841.
unutmayın ki dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir.
-içimizdeki şeytan/sabahattin ali
devamını gör...
842.
“kendimi defalarca buldum, defalarca kaybettim.”

kinyas ve kayra, hakan günday
devamını gör...
843.
"kaldırımlar güzel. ama bir de üzerinde yürüyen şu insanlar olmasa!"
-kinyas ve kayra - hakan günday
devamını gör...
844.
" insan hayal kurmadan yaşayamaz ki." -yeşilin kızı anne-
devamını gör...
845.
'birlikte şarkılarımıza benzeyen neşesiz meydanlardan, kocaman ağızlı mağazaların cam yüzlerinden, eskici dükkanlarının yıllanmış kokularından, sahafların başka alemlere açılıyormuş gibi gözüken kapılarından, otoparkların insanı ürküten alacakaranlık genişliğinden ve pazaryerlerinin geceye yayılan çürük meyve kokulu ıssızlığından geçiyoruz. ya kaçak çocuk derilerinin çığlık çığlığa kamyonlara yüklendiği, ihtiyarların çuvallara doldurulup avuç avuç ortalıktan kaldırıldığı ve gürül gürül akan bir gençliğin de, binlerce gövde, milyonlarca tutku ya da heves halinde varıp kendini duvarlara çarptığı saatlerin içinden.. kayboluyoruz belki bazı gözlerde ; bir alay gürültü şeklinde salkım saçak ortaya çıkıyor, anlaşılmaz işaretler gibi birtakım kafaları karıştırıyor, sonra da ayak seslerimizi şarkıların içine döke saça, yavaş yavaş gözden, gönülden ve hayattan uzaklaşıyoruz.'
                   hasan ali toptaş- bin  hüzünlü haz
devamını gör...
846.
"merhamet kötü bir alışkanlıktır. sahip olmadığımız güçler için hak iddia etmektir ve kurbana karşı işlenen affedilemez bir suçtur."

mario puzo - omerta suskunluk yasası
devamını gör...
847.
"ölmek, uyumak sadece! düşünün ki uyumakla yalnız bitebilir bütün acıları yüreğin,
çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü!
çünkü o ölüm uykularında,
sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
bu düşüncedir uzun yaşamayı cehenneme eden.

kim dayanabilir zamanın kırbacına?
zorbanın kahrına, gururun çiğnenmesine,
sevgisinin kepaze edilmesine,
kanunların bu kadar yavaş,
yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine."

hamlet
devamını gör...
848.
insanlar mutlulukları için her şeyi yapmaya hazırdırlar, bunun tüm kuvvetlerine mal olduğunu fark etmezler.


syf. 60.
mutsuz olmak - wilhelm schmid.
devamını gör...
849.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ağır bir şey benimki, kaldırabileceğimden daha ağır. umutsuzluk. onun için sinirliyim. dayanıksızım.
gül yetiştiren adam rasim özdenören
devamını gör...
850.
bana gelince... kimse olduğum gibi görmek istemiyor beni. nasıl söylesem herkes kendi icat ettiği gibi bakıyor bana. gül yetiştiren adam /rasim özdenören
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
851.
ne kadar güzel katil gördüm. hiçbiri iyi değildi. ahmet ümit - kavim romanından
devamını gör...
852.
bir kilimi üzerinde sevgiliniz gezinecekmiş, bir kaşkolu çocuğunuz boynuna dolayacakmış gibi dokur, bir binayı içinde anneniz oturacakmış gibi yaparsanız, ne o kilim eskir, ne o kaşkol solar, ne o bina yıkılır..
posta kutusundaki mızıka
devamını gör...
853.
gece, düzen güçleri uykudadır. bürokrasi, askeriye, okullar, polis, kısacası yaşamımızı düzenleyen tüm güçler uykudadır; sokakta devriye gezen nöbetçi polis dışında. askerler de hepimizden önce yatağa girerler. dünyanın bu en baskıcı kurumunun mensupları, en erken yatanlardır aynı zamanda. aslında, tüm totaliter kurumlarda, daha doğrusu tüm kurumlarda (tüm kurumlar totaliter değil midir zaten?) insan her zaman erken yatmak zorundadır – yatılı okullarda, manastırlarda, ailede, cezaevlerinde, hastanelerde… kişinin istediği saatte yatma hakkını destekleyen, bu özgürlüğe onay veren hiçbir kurum tanımıyorum. aşk (?) üzerine kurulu olan ve iki kişinin özgür iradesiyle gerçekleşen evlilik kurumunda bile, çiftler yatağa aynı saatte girmezlerse, biri daha geç yatar, geceyi daha fazla yaşarsa, sorunlar çıkmakta gecikmez. kurum her zaman “geç” yatanı suçlar, erken yatanı değil. avrupa feodal toplumunda tüm kent sakinleri mumlarını aynı saatte söndürmek zorundaydılar; bayramlar dışında. düzen ve baskı güçlerinin doğal yapısı, her zaman belirli bir uyku saatini zorunlu kılar. bu belirli saatin erken bir saat olması da yine onların doğal yapısından kaynaklanır.

gündüz vassaf - cehenneme övgü
devamını gör...
854.
toplumumuzun kendi kendine yetme endüstrisi asla yeterince iyi olmadığımız varsayımı üzerine kuruludur. özellikle de kadınlar sürekli olarak sözüm ona eksiklikleri için dört bir yandan yaylım ateşine maruz kalırlar.
devamını gör...
855.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
856.
"yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa: 'dünyada neler gördünüz?' dese herhalde verecek cevap bulamayız. koşmaktan görmeye vaktimiz olmuyor ki..."

(sabahattin ali, kamyon, 2015: 29).
devamını gör...
857.
dünya malı elinden gittiyse, üzülme buna, hiçtir o; ve bir dünya malı geçtiyse eline, sevinme buna, hiçtir o. önünden geçer acılar ve zevkler
geç dünyanın önünden, hiçtir o.


kitapların tecrübenin yerini alamaması ve öğrenimin de dehanın yerini tutamaması birbirine benzeyen iki olgudur.
devamını gör...
858.
yalnız insan kendine acır. (oğuz atay, oyunlarla yaşayanlar, s.52, 9)
devamını gör...
859.
felaket başa gelmeden önce, onun önlenme sebepleri ve savunmasını düşünmek gerekir. geldikten sonra üzülmenin faydası yoktur.

nutuk, mustafa kemal atatürk
sayfa 316 - türkiye iş bankası kültür yayınları
devamını gör...
860.
arnavut kaldırımlarına hayran kalıp çıkmaz sokağa girmek gibiydi seni sevmek
(iyi ki yoksun-hakan özkan).
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kitap alıntıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim