1221.
yanılmazlığın da yanılabileceğini, sistemin işleyişinde de hatalar olabileceğini, yasa konuştuğunda her şeyin söylenmediğini, toplumun mükemmel olmadığını, otoritenin de tereddüde düşebileceğini, değişmezliğin değişebileceğini, yargıçların da insan olduklarını, göğün devasa mavi camında bir çatlak olduğunu fark etmek katlanılmazdı
devamını gör...
1222.
aynı yılların bir başka eğilimi, binalara yüce ilkelerin, değerlerin adlarını vermekti; ama annem yaptırdıkları apartmana "hürriyet", "inayet", "fazilet" gibi adları verenlerin, aslında bütün hayatlarını bu değerleri çiğneyerek geçirmiş kişiler arasından çıktığını söylerdi.

masumiyet müzesi, orhan pamuk
devamını gör...
1223.
özgürlük ruhu vasıtasıyla "hakikatin özünü" arama alışkanlığı içlerine işlemediği için yeni fikirler üretemiyorlar.

jules payot-irade terbiyesi
devamını gör...
1224.

hayatımın en mutlu anıymış, bilmiyordum. bilseydim, bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi? evet, bunun hayatımın en mutlu anı olduğunu anlayabilseydim, asla kaçırmazdım o mutluluğu.
(bkz: orhan pamuk - masumiyet müzesi)
devamını gör...
1225.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
1226.
"... doğrudur, kitap okumak karın doyurmuyor. ancak karnı tok, beyni boş adamlardan çektiğimiz kadar hiç kimseden çekmedik."
zülfü livaneli - serenad
devamını gör...
1227.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


şeker portakalı
devamını gör...
1228.
bütünüyle altüst edilmiş bir dünyada; doğru, bir yanlışlık halidir.

-gösteri toplumu, guy debord.
devamını gör...
1229.
“ellerimin arasına dikkatle başını alıp gözlerinde hayatımızın gittiği yeri korkuyla gördüğümde seni severdim.”

(bkz: kara kitap)
devamını gör...
1230.
bir tane de nutuk'tan iliştireceğim, parçalardan parça..

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...
1231.
"harese nedir, bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir. harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnmeye başlarlar. keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider. böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. bunun adı haresedir. demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. bütün ortadoğu’nun adeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadında sarhoş olur."

huzursuzluk, zülfü livaneli
devamını gör...
1232.
niçin, gün dediğimiz şey, bazen tahammül edemeyeceğimiz kadar uzar? şüphesiz bunun sebeplerini etrafımızda geçen şeylerden ziyade kendi içimizde aramamız icap eder.


syf. 275
sahnenin dışındakiler, ahmet hamdi tanpınar.
devamını gör...
1233.
"çevresine bakındı, yoktu. oturma odasını da aradı, orada da yoktu. bunca lüzumsuz eşya vardı da neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu. kadınlar da böyleydi. dünyada gereğinden çok kadın vardı ama yalnız bir teki yoktu."

aylak adam, yusuf atılgan
devamını gör...
1234.
"tek bir kural var aslında: ne kadar kazanırsan kazan, sonunda herkes gibi kaybedeceksin."

-murat menteş, antika titanik
devamını gör...
1235.
-tüm erdemlerin yüzünden cezalandırırlar seni. içtenlikle bağışladıkları yalnızca hatalarındır.
devamını gör...
1236.
tarih, üzerinde uzlaşılmış bir yalandır.

napoleon bonaparte
devamını gör...
1237.
sonra, düşüncelerin içinde kelimeler var; tamamlanmamış kelimeler, eksik kalmış cümleler.

bulantı,jean-paul sartre
devamını gör...
1238.
"onunla aramızda her şey o kadar bitmişti ki bir kelime bile konuşamıyoruz."
-dokuzuncu hariciye koğuşu-
peyami safa
devamını gör...
1239.
"evet, bize yük oldukları için onları suçluyoruz, ama karılarımızın çalışmasına izin verir miyiz? vermeyiz. bu gururumuzu kırar. hep onları zengin evlilikler yaptıkları için suçluyoruz ama parasız bir ahmakla evlenen bir kıza ne diyoruz? sadece zavallı budala, o kadar. ve onlar bunu biliyorlar. "
charlotte perkins gılman-sarı duvar kağıdı ve diğer öyküleri
devamını gör...
1240.
"ne kendi gücü ne de dünyanın kudreti hakkında bilgisi vardı, hayatın derinlikleri denilen şey ona göre hayalin enginlikleriydi."

jack london/martin eden
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kitap alıntıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim