401.
"kuşlar uçuyor; çiçekler dans ediyor ama ben hep dalgaların o kasvetli gürültüsünü duyuyorum. "
virginia woolf
devamını gör...
402.
"azıcık mutluluk... herkes için iyi olur. ama kimse azıcık mutluluk istemez. ve mutluluk fazla büyük oldu mu, değeri azalır."
john steinbeck - fareler ve insanlar
devamını gör...
403.
ölüm, geldiği açıklandığı zaman, onu en yakından tanıyanlar tarafından bile belirli saygı gosterileriyle karşılanması gereken bir komutandır.
devamını gör...
404.
"hiçbir hareket yapmadan, doğayla hiçbir şekilde alışverişte bulunmadan yaşarsa insan, sonsuz bir zamanı yaşamış olur, derler."
devamını gör...
405.
"sarı özek'te yaşamayı göze almak yürek isterdi. bozkır uçsuz bucaksız, insan ise küçücüktür. insan çok güçlü ve hünerli olmalıydı burada. yoksa çürüyüp giderdi kısa zamanda. sizin iyi ya da kötü olmanız bozkırın umurunda değildi. ama insanın çeşitli tutkuları, arzuları olurdu. başka yerlerde, başka insanların arasında daha iyi bir hayat sürebileceğini, buraya onu kör talihin sürüklediğini düşünürdü. uçsuz bucaksız ve umursamaz bozkırın karşısında insan, şahmerdan'ın üç tekerlekli motosikletindeki akü gibi durduğu yerde boşalır giderdi. şahmerdan motosikletine ne kendisi biner ne de başkasını bindirirdi. bir işe yarayacağı zaman da çalışmazdı. çünkü çalışmayan motor paslanıp kalmış olurdu."

cengiz aytmatov - gün olur asra bedel
devamını gör...
406.
"her zaman iyiyimdir ve tek kötü yanım da budur. çünkü her zaman iyi olmak kadar kötü bir şey yoktur."
fyodor mihayloviç dostoyevski- budala
devamını gör...
407.

''yaktırdığınız sapkın keşişlerden biri bana ölmeden önce ne dedi biliyor musunuz?'' dedim. ''tek bir iyilik vardır, vicdanına göre davranmak. eğer söylediği doğruysa dünyaya hakim olmayı istemek boşuna; insanlar için bir şey yapılamaz, onların iyilikleri yalnızca kendilerine bağlıdır.''
''tek bir iyilik vardır, ahirette selamete ermek,'' dedi karl.
''siz başkalarını da selamete erdireceğinizi düşünüyor musunuz, yoksa yalnızca kendinizi mi erdireceksiniz?''
''yalnızca kendimi, tanrı'nın lütfuyla,'' dedi.
elini alnına götürdü.
''başkalarının selametini de güç yoluyla sağlayabileceğime inanmıştım; hatam da buradaydı: şeytanın kışkırtmasıydı bu.''

simone de beauvoir - bütün insanlar ölümlüdür/her erkek ölümlüdür/tüm insanlar ölümlüdür
devamını gör...
408.
"duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa kendimi parçalayacak değilim elbette ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabul edemem."
dostoyevski-yeraltından notlar
devamını gör...
409.
“bir hayal gerçekleşmesi gereken zamanda gerçekleşmelidir. işte tam o günlerde alınmalıydı bana akülü araba. artık çok geç, her şey için çok geç, uçup gitti elimizden o balon.”

emrah serbes – müptezeller
devamını gör...
410.
"burada insanın en ağrına giden ne biliyor musun? onların yalan söylemeleri değil; yalan her zaman bağışlanabilir; tatlı bir şeydir çünkü yalan, insanı önünde sonunda gerçeğe götürür. burada insanın agrina giden şey, onların yalan söylemeleri değil, söyledikleri yalana kendilerinin de inanmaları."

suç ve ceza- dostoyevski
devamını gör...
411.
"bazılarımız şiirlere, şarkılara, filmlere, kitaplara tutunuyor..
sanırım artık insan, tutunamıyor insana..."
tutunamayanlar
(bkz: ramazan samet yılmaz)
devamını gör...
412.
"en uzun, en çaresiz geceni düşün. sabah olmadı mı?"

reşat nuri güntekin - çalıkuşu
devamını gör...
413.
tehditlerin hiç korku uyandırmıyor cassius, çünkü ben dürüstlükle öyle iyi silahlandım ki saygı duymadığım avare bir rüzgar misali yanımdan geçip gidiyorlar!

ray bradbury- fahrenheit 451
devamını gör...
414.
''bir iple intihar da edebilirsin. salıncak da kurabilirsin.''

(bkz: dostoyevski)
devamını gör...
415.
''yaşadığımızı sanırken ölüyüzdür; ölümle pençeleşirken yaşamaya başlarız.''
(bkz: huzursuzluğun kitabı)
devamını gör...
416.
"bu kadar yorgun olmasaydım, ağlardım."
(bkz: silmarillion) (bkz: j.r.r. tolkien)
devamını gör...
417.
"gel çok küçük bir yaratıkta, mesela bir fındık faresinde anlaşalım. bir adam pantolonun paçasında hiç haberi olmadan bir fındık faresi taşıyabilir."

terry eagleton - azizler ve alimler
devamını gör...
418.
kimse seni anlamadığında yolun kütüphaneye düşer
devamını gör...
419.
''...kader denen şey ilahi karmaşada bir matematikti ve insanoğlunun en büyük hatası da onu sadece neticeler yaratan bir şey olarak görmesiydi. oysa insanın yaptıkları kadar, yapmadıklarını da seçtikleri kadar seçmediklerini de oldukları kadar olamadıklarını da içine alıyordu kader. o, zaman boyunca uzanan yani geçmişten gelip dörtnala geleceğe doğru ilerleyen düz bir çizgi değildi. kader bir döngüydü. içinde neticeler barındırdığı kadar görülmemiş gizli kalmış sebepler de barındırıyordu. bitişlerle olduğu kadar başlangıçlarla da doluydu. tek mesele kaderi okumakta, okuyabilmekteydi.

...kaderin sadece tek bir kısmına bakıp kalmak, insanın kendisini bir girdaba hapsetmesiydi sadece. oysa önemli olan döngünün bütününe bakabilmek zamanlar mekanlar insanlar ve olaylar arasında kendi bıraktığı izleri sürebilmekti. bunu yapabilmek bu ilahi matematiğin içine gizlenmiş denklemleri belirgin kılıyor, elinizden alınanlar kadar önünüze sunulanları da görebilmenizi sağlıyordu''


pir-i lezzet - saygın ersin
devamını gör...
420.
her şey gider, her şey geri gelir, sonrasızca döner varlık çarkı. her şey ölür, her şey yine çiçeklenir, sonrasızca sürer varlık yılı.
(bkz: böyle buyurdu zerdüşt)
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kitap alıntıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim