kitap alıntıları
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
başlık "mesteral" tarafından 08.11.2020 11:05 tarihinde açılmıştır.
421.
denge, insanoğlunun icat ettiği en vahşi kavramdır. ip cambazının kendini iyi hissettiği an, kendini ağa bıraktığı andır oysa. sırat köprüsünden, beslenmeye kadar denge her yerdedir. dünyanın en sağlam alarm sistemi. bütün dengesizlere karşı. en ufak harekete, yanlışa duyarlı...
hakan günday
kinyas ve kayra
hakan günday
kinyas ve kayra
devamını gör...
422.
"bilmek her şeyin sonu olur. çekici olan bilememektir. sis her şeye harika bir güzellik katar."
"ya da insana yolunu şaşırtır."
"bütün yolların sonu aynı noktaya çıkar, biricik gladys."
"ya o nedir? "
"hayal kırıklığı."
"ya da insana yolunu şaşırtır."
"bütün yolların sonu aynı noktaya çıkar, biricik gladys."
"ya o nedir? "
"hayal kırıklığı."
devamını gör...
423.
"kişinin yarattığı her etki kişiye bir düşman kazandırır. toplumda gözde olmak için orta karar olmak gerekir."
devamını gör...
424.
"böylesine alçalmış bir kadın olmasaydım ben de senin gibi düşünürdüm. alçalmışlığım hani şu mahvolmuş denilen kadınlardan olduğumdan değil, çektiklerimden, katlanmak zorunda kaldığım acılardan, bedenimin aşağılanmasından değil... tembelliğe lükse alışmaktan! kendi gücümle tek başıma yaşayamamaktan, hep başkalarının yardımına gereksinim duymaktan, sürekli olarak istemediğim şeyleri yapmaktan! alçalmışlığım bundan benim!" (s. 65)
nikolay çernışevskiy-nasıl yapmalı
nikolay çernışevskiy-nasıl yapmalı
devamını gör...
425.
"hissetmek ne büyük bir ağırlık! hissetmek zorunda olmak ne büyük bir ağırlık!"
devamını gör...
426.
bunlar pişmanlıktan gelen o artık geri dönmeyecek tertemiz zamanlara adanmış mutlulukla geçireceği genç hayatın boşuna ziyan edilişinden doğan kırgınlıktan kaynaklanan gözyaşlarıydı.
savaş ve barış-lev tolstoy
savaş ve barış-lev tolstoy
devamını gör...
427.
"asıl körlük, umudun tükendiği bu dünyada yaşamaktı."
-körlük/ josé saramago
-körlük/ josé saramago
devamını gör...
428.
"düşünmek istemiyorum. düşünmek istemediğimi düşünüyorum. düşünmek istemediğimi düşünmemem gerek."
jean paul sartre - bulantı
jean paul sartre - bulantı
devamını gör...
429.
köleyi çalıştırarak ömrünü çalar ve yorarlar. böylece düşünmek için ne gücü kalır ne de zamanı.
-yakan ışık-
-yakan ışık-
devamını gör...
430.
"zulmün zulüm olduğu hem kurbanının kendisi hem de zulmeden kişi tarafından, yapılanlardan az çok haberdar olan herkes tarafından bilinir. zulmün bahanesi veya hafifletici sebepleri olmaz. zulüm asla geçmişi dengelemez, geçmişte yapılmış hataları telafi etmez. zulüm gelecekteki zulmün yolunu açar, o kadar. zulmeden herkes, bunun yol açacağı zulümlerin sorumlusudur." dune çocukları - frank herbert
devamını gör...
431.
“etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! kitaplarımızı, hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalakalacağız.”
(bkz: yeraltından notlar)
(bkz: fyodor dostoyevski)
(bkz: yeraltından notlar)
(bkz: fyodor dostoyevski)
devamını gör...
432.
-elimde değil olric
+ ne efendimiz ?
- elleri olric, elleri...
+ ne efendimiz ?
- elleri olric, elleri...
devamını gör...
433.
"seni yüreğimde canlandırarak öldürdüm."
şeker portakalı
şeker portakalı
devamını gör...
434.
“hepimizinki günübirlik hayatlar; hatırlayanın, hatırlanandan farkı yok. hepsi geçici. hem anılar, hem de onların nesnesi. her şeyi unutmuş olacağın günler kapıda, her şeyin seni unutacağı günler yakın. bil ki çok geçmeden hiç kimse ve hiçbir yerde olacaksın.” günübirlik hayatlar / ırvin d. yalom
devamını gör...
435.
bin sene heyecanla beklediğin bir şey sonunda gelmiş de gerek kalmamış gibi.
aşk ve gurur - jane austen
aşk ve gurur - jane austen
devamını gör...
436.
kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. bu nedene beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor.
tehlikeli oyunlar - oğuz atay
tehlikeli oyunlar - oğuz atay
devamını gör...
437.
dünyada hepimiz sallantılı, korkuluksuz bir köprüde yürür gibiyiz. tutunacak bir şey olmadı mı insan yuvarlanır. tramvaydaki tutamaklar gibi. uzanır tutunurlar. kimi zenginliğine tutunur; kimi müdürlüğüne; kimi işine, sanatına. herkes kendi tutamağının en iyi, yüksek olduğuna inanır. gülünçlüğünü fark etmez.
aylak adam - yusuf atılgan
aylak adam - yusuf atılgan
devamını gör...
438.
“bir çağı ya da bir ulusu anlamak için onun felsefesini anlamalıyız ve felsefesini anlamak için de biz kendimiz bir ölçüde filozof olmalıyız. burada karşılıklı bir nedensellik vardır: insanların yaşam koşulları felsefelerini belirlemek üzere çok fazla rol üstlenir, ama öte yandan felsefeleri de onların koşullarını belirlemek üzere çok şey yapar. yüzyıllar boyunca süren bu etkileşim aşağıdaki sayfaların konusu olacak.
bununla birlikte, daha kişisel bir yanıt da vardır. bilim bize neyi bilebileceğimizi söyler; ama bilebileceklerimiz azdır ve ne kadar çok şey bilemediğimizi unutursak, çok önemli birçok şeye duyarsızlaşırız. diğer yanda teoloji, aslında bilgisiz olduğumuz yerde bilgi sahibi olduğumuza ilişkin dogmatik bir inancı telkin eder ve böyle yaparak da evrene yönelik bir tür münasebetsiz arsızlık üretir. canlı umutların ve korkuların var olduğu yerde belirsizlik acı verir; ama rahatlatıcı peri masallarının desteği olmadan yaşamak istiyorsak, bu acıya katlanmalıyız. felsefenin sorduğu soruları unutmak da, kendimizi bu sorulara kuşku götürmez yanıtlar bulduğumuza inandırmak da iyi değildir. kesinlik olmadan ve tereddüt tarafından felce uğratılmadan nasıl yaşanacağını öğretmek, felsefe çalışanlar çağımızda felsefenin hâlâ yapılabileceği belki de başlıca şeydir.”
bertrand russel - batı felsefesi tarihi, 1. cilt.
bununla birlikte, daha kişisel bir yanıt da vardır. bilim bize neyi bilebileceğimizi söyler; ama bilebileceklerimiz azdır ve ne kadar çok şey bilemediğimizi unutursak, çok önemli birçok şeye duyarsızlaşırız. diğer yanda teoloji, aslında bilgisiz olduğumuz yerde bilgi sahibi olduğumuza ilişkin dogmatik bir inancı telkin eder ve böyle yaparak da evrene yönelik bir tür münasebetsiz arsızlık üretir. canlı umutların ve korkuların var olduğu yerde belirsizlik acı verir; ama rahatlatıcı peri masallarının desteği olmadan yaşamak istiyorsak, bu acıya katlanmalıyız. felsefenin sorduğu soruları unutmak da, kendimizi bu sorulara kuşku götürmez yanıtlar bulduğumuza inandırmak da iyi değildir. kesinlik olmadan ve tereddüt tarafından felce uğratılmadan nasıl yaşanacağını öğretmek, felsefe çalışanlar çağımızda felsefenin hâlâ yapılabileceği belki de başlıca şeydir.”
bertrand russel - batı felsefesi tarihi, 1. cilt.
devamını gör...
439.
sizi, nasıl anlaşılmak istyorsanız öyle anlıyordu, size inanılmasını istediğiniz gibi inanıyordu ve sizin hakkınızdaki izleniminin, tam da bırakmayı umduğunuz en iyi izlenim olduğuna dair size güvence veriyordu.
devamını gör...
440.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106