1301.
çünkü biliyorum ki mutlu insanlar gülümser, mutsuz insanlar kahkahalar atar.

syf. 26
öykümü kim anlatacak, şebnem işigüzel.
devamını gör...
1302.
"nefes almak için pencereyi değil de fotoğraflarını açtığım zaman anladım sana yenildiğimi..."
devamını gör...
1303.
yaşam insanı büker ve suratını ezer. onun da suratını ezmişti ama daha az, çok daha az. yoksullar feleğin sillesini yemiştir. sefalet devasadır, dünyanın pisliğini silmek için kullanır suratınızı bir toz bezi gibi. yine de biraz kalır.
gecenin sonuna yolculuk
devamını gör...
1304.
‘gelirsen bir kimliğim olur’ /(bkz: turhan muharrem turhan) 'dan

onunla misket oynamıştık/ kaydıraklı parkın kenarında/ saçlarını oğlan gibi kestirmişti/ az bozuktu ağzı ( syf 7 )

yaşanmamış bir çocukluk/ durur kapında/ ona iyi bak olur mu/ oğlum olur ( syf 69 )

suya susamış toprak gibi gel/ süte şefkate doyamamış çocuklar gibi ( syf 73 )

yağmurların emzirdiği/ dalları sarı bir baharın çocuğuyum/ saçı sakalı sarı/ çisil çisil bir mutluluğa ıslanıyorum ( syf 90 )

çok asitli acılar biriktirdim kalbimde/ yandı ağlama duvarlarım ( syf 13 )

sırtımda koca bir uygarlık taşıdım sana/ babil’den geldim ben, asur’dan ( syf 29 )

ilkay coşkun / mavi yeşil dergisi / sayı 87
devamını gör...
1305.
“insanoğlunun kusursuzlaştırılabileceğine inanmak ne büyük trajedi!
ya inanmak, ya o nasıl bir trajedi!"

huzursuzluğun kitabı, fernando pessoa
devamını gör...
1306.
"yan yana yürüdüler. ayrı ayrı yaşantıları, ayrı ayrı duyguları olan iki kıta gibiydiler; bir ilişki kurulamıyordu aralarında."

sineklerin tanrısı, william golding
devamını gör...
1307.
"sadece bu gösteriyi, ilerleyen zamanı dolduran o şehvetli heyecanı izlemek istiyordum, çünkü kayıtsız kalan için başkalarının uyarılmışlığı en hoş izlencedir."

olağanüstü bir gece, stefan zweig
devamını gör...
1308.
ama insanın, "ben buyum işte!" diye bağırabilmesi için, az da olsa, bir şey olması gerekiyordu.

-bir kadının penceresinden, oktay rıfat horozcu
devamını gör...
1309.
bir at neden ağlar düşün bunu sevgilim

birlikte rüzgara açamadığımız kollar

ay’ı seyretmek için üşüdüğümüz yollarda

birlikte söyleyemediğimiz şarkıları ağlatıyor şimdi

bizi seyrederken aydınlık bir avludan

çocukken beni güzelleştiren o çakıl taşlarıyla

vurulmak istiyorum dünyaya

bildin mi şimdi,

at vurulmadı, ondan ağlar sevgilim.

(bkz: serap kadıoğlu)
devamını gör...
1310.
oğuz atay'ın tehlikeli oyunlarından:
"artık sanki yaşamıyorum, yaşayan birini seyrediyorum; daha önce bildiğim romanı okur gibiyim. bir roman, kendini okumaya başlasaydı herhalde bu kadar sıkıcı bulurdu kendini."
devamını gör...
1311.
zülfü livaneli kardeşimin hikayesinden:
"birine aşık olmak,gözü bağlı olarak bir uçurumun kıyısında yürümek demektir."
devamını gör...
1312.
- kitap okuyor musunuz bay anderson?
+ okumuyorum, eksikliğini de hissetmiyorum.
- ama biz hissediyoruz.
devamını gör...
1313.
"ben kendi hayatımı yaşıyorum krestyan ivanoviç. şunu da söyleyeyim, kendi yolumda ilerlemeyi seviyorum. hiç kimseye bağımlı olmadan kendi yolumda ilerliyorum."

öteki, fyodor dostoyevski
devamını gör...
1314.
hayatı boyunca sevgi açlığı çekmişti. sevgiye hasretti. varoluşunun temel talebiydi sevgi. ama hiç sevgi görmemiş ve zaman içinde katılaşmıştı. sevgiye ihtiyaç duyduğunu fark etmemişti bile. şimdi de bilmiyordu bunu. sadece sevginin nasıl ifade edildiğini görmüş , yüreği hoplamış ve ne kadar güzel , yüce ve muhteşem bir şey olduğunu düşünmüştü.

jack london / martin eden
devamını gör...
1315.
hayatın anlamı yoktur, diyor. hayatı kendimizi bulmak için yaşamamız gerekir. kendimiz ise hiçbir zaman hayatın anlamı değilizdir.

öykümü kim anlatacak, şebnem işigüzel.
devamını gör...
1316.
"mabel' in her şeyi önceden sezmesi de kendi düşüncelerinin birebir aynılarını ondan duymak da iyi geliyordu ona. iki alevin birleşerek daha büyük üçüncü bir alev yaratması gibiydi aralarındaki bağ. biri olmadan da yakmaya yeterdi diğeri elbet, hatta belki bir gün yakacaktı da ama oliver, ikisinin bir arada daha fazla sıcaklık ve ışık vermelerinden hoşnuttu."

dünyanın efendisi - robert hugh benson
devamını gör...
1317.
aklıma ilk gelen alıntı:
"kimsenin kimseye ayıracak vakti yok.."

(bkz: fahrenheit 451)
devamını gör...
1318.
zengin olmanın faydalarından biri de sadaka dağıtabilmek ve iyilik yapabilmektir. yoksul insanların iyilik yapmaları zordur. iyilik yapmak da bir lükstür!


sade olabilmek de zenginlerin bir ayrıcalığıdır. kendisinden sade diye söz edilen tek bir işçi tanıyor musun? sadelik işçinin yaşama biçimidir zaten.

syf. 17
gitar, michel del castillo.
devamını gör...
1319.

cicekleri sevdigini soyleyen bir kadinin cicekleri sulamayi unuttugunu gorursek, onun cicek sevgisine inanmayiz. sevgi, sevdigimiz seyin buyumesi ve yasamasi icin gosterdiginiz etkin (aktif) ilgidir. bu etken ilginin bulunmadigi yerde sevgi de yoktur. . .

erich fromm/ sevme sanati
devamını gör...
1320.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yağmurcuk kuşu, yaşar kemal
syf. 58
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kitap alıntıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim