501.
peki hüsamettin albayım.
işte bu ahşap evimde, bir gece içinde olsa, seni barındırıyorum; bir işe yaradığımı hissediyorum.
son zamanlarda neye yaradığımı pek bilemiyorum da.
belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi.
ayaklarımın ucuna basarak yürürüm yataktan kalkınca.
tahtalar gıcırdar.
hayır, zamanla öğrenirim hangi tahtaların ses vermediğini.
sonra ne yaparım?
uyanmadı, çayın hazırlandığından haberi yok diye sevinirim.
bütün hayatımı, en ince ayrıntılarına kadar hesapladığım iyiliklerin hayaliyle geçirdim albayım.
artık ne olacaksa olaun istiyorum.

(bkz: tehlikeli oyunlar)
(bkz: oğuz atay)
devamını gör...
502.
"herkesi mutlu edemezsin çünkü pizza değilsin"
devamını gör...
503.
"yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım."

(bkz: tutunamayanlar)
devamını gör...
504.
iyi bir şeyi yok etmek ya da ateşe vermek bir çeşit ihtiyaçtır.

karamazov kardeşler - dostoyevski
devamını gör...
505.
vladimir : ne diyorlar?
estragon : hayatlarından söz ediyorlar.
vladimir : yaşamış olmak onlara yetmiyor.
estragon : bir de ondan söz etmeleri gerekiyor.

waiting for godot, samuel beckett .
devamını gör...
506.
"elleriniz ne kadar soğuktu" dedim.
tereddütsüz cevap verdi: "ısıtın!" ve her ikisini birden uzattı.
sabahattin ali / kürk mantolu madonna
devamını gör...
507.

bir insanın başına gelen ilk ve en büyük travma doğmaktır.

(bkz: otto rank)
devamını gör...
508.
birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. içimdeki sıkıntı eridi. **
devamını gör...
509.
"istesen de ne istediğinin farkında değilsin. kendini sürekli yalnız hissetmen de bundan. oysa yalnız değilsin. ne istediğini bilmiyorsun sadece. ne istediğini ben biliyorum ve söylüyorum sana ama ben bildiğim ve ben söylediğim için senin ne istediğin olmuyor, benim senden ne istediğim oluyor. bu sefer de kendini baskı altında hissetmeye başlıyor, benden uzaklaşıyorsun. susuyorum, susuyorsun. bu suskunlukta da sen gene ne istediğini bilmiyorsun, benim suskunluğumun bozulup can sıkıntından istifade edeceği ana dek birbirimizden savruluyoruz sadece."

(bkz: franz kafka)
(bkz: milena'ya mektuplar)
devamını gör...
510.
hayatımda ilk kez birisi bana “kendine çok dikkat et” dedi sadece.
anlamış onun kalbini taşıdığımı herhalde.

sevda sözleri, cemal süreya
devamını gör...
511.
sevdalanmaya gidiyormuşum meğer...
bunu daha önce bir kâhin bana söyleseydi, kuşkusuz geri dönmeye kalkmazdım, ama bu sevdanın nerede, nasıl karşıma çıkacağını düşünmekten belki de olayların sırasını bozardım, zamanı altüst ederdim. geleceğimizi bilmemektir bizi zamanın içine sokan... 
**
devamını gör...
512.
''baban uyanmadan burdan gidicez tamam mı? karnımda kardeşin var. seni babanla bırakamam ayşe. üçümüz balkondan bu balon gibi uçacağız. şimdi gitmezsek, yazık değil mi kardeşine?'' antabus, seray şahiner
devamını gör...
513.
"ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok kuvvetli severiz. aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir."
sabahattin ali :kürk mantolu madonna
devamını gör...
514.
'' bildiğim tek şey gölgelerdi ve ben onların gerçek olduğunu düşünüyordum. ama sonra sen geldin, benim güzel sevgilim! ruhumu o zindandan çıkardın ve gerçeğin ne olduğunu öğrettin.'' oscar wilde- dorian gray'in portresi
devamını gör...
515.
kendini ingiltere kralı sanan bir deli ile tartışmanın tehlikeli olduğunu herkes bilir; fakat tek başına olduğu için onun hakkından gelinebilir.
bütün bir ulus bir kuruntuya kapıldığı zaman, savlarına karşı gelindiğinde öfke tek bir delininkiyle aynıdır; fakat o ulusun aklını başına getirecek tek şey savaştır.
sorgulayan denemeler
bertrand russell
devamını gör...
516.
yapayalnız tükenen bu hayat, kendisi için değil başkaları için yaşanmıştı, bütün benzerleri gibi.
(bkz: mücella)
devamını gör...
517.
hiçbir yararı olmayacağını bile bile insan kalmanın çok önemli olduğunu düşünüyorsan onları yenmişsin demektir.
(bkz: 1984)
devamını gör...
518.
özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir.

1984
devamını gör...
519.
"evrenin kökeni mevcutken; sonu yoktur. sonsuzdur. yıldızlarında bir başlangıcı vardır. lakin sahip oldukları enerji onları yıkıma sürükler. yani fanilerdir. tarih göstermiştir ki bilge her şeyi bilmez, sadece ahmaklar her şeyi bilir. "
devamını gör...
520.
"oto galerisini dolandırdığım günü hatırlıyorum: sessizliği uğuldayarak dağıtan ayazın yüzümde patlayıp ensemi yaladığı bir gündü. pardösümün yakasını kaldırmıştım. yaktığım sigaradan birkaç fırt çekip fırlattım. sol cebimden çıkardığım telefonun tuşlarına bastım. karşımdaki kadının sesini ezecek tonda konuşmaya başladım:
"işyeri sahibiyle görüşmek istiyorum."
"kim arıyor diyeyim?"
"keçiören belediye başkanı yardımcısı murat ürkmez ben."
"bir saniye efendim," diyen kadının heyecanı sesinde dalgalandı. doğru yoldaydım. bekleme müziğini dinlerken derince soluyup yutkundum.
karşıdaki ses, "merhaba başkanım, beklettim sizi kusura bakmayın," dedi. "orhan çerçi efenim, galerinin sahibiyim. nasıl yardımcı olabilirim?"
"orhan bey biliyorsun mübarek ramazana neredeyse bir hafta kaldı."
"evet başkanım."
"şimdi biz belediye olarak, her yıl olduğu gibi büyük bir çadırda iftar yemeği verecez, her günün masrafını keçiören'deki itibarlı müesseselerden biri karşılasın istiyoruz, bir günü de sen alacaksın, uygunsan tabii."
"hay hay başkanım, ne demek!"
"büyük sevap işlersin valla orhan bey, çok büyük."
"inşallah başkanım."
belediyeyle "iyi ilişki" kurmanın hazzını duyan orhan,"bu vesileyle belediyemize bir dahlimiz olacaksa, yani sizi temin ederim, benim için büyük şeref bu," dedi. "miktarı, bir de nereye yatırmam gerektiğini söylerseniz, gerisini hallolmuş sayın beyfendi."
"her gün ortalama 15 bin tutar diyoruz, kağıt kalem hazırla banka bilgilerini vericem... çok teşekkür ederiz tabii iyilik yapan iyilik bulur. belediyeyle ilgili bir problem olursa bu numaradan arıyosun orhan kardeşim, tamam mı?"
"sağ olun başkanım, allah başımızdan eksik etmesin sizi."
işte, her şey bu kadar kolay gerçekleşmişti. bundan böyle benzeri bir iş çıkarmam neredeyse imkansızdı. şimdi ise bırakın dolandırıcılık yapmayı, süte düt diyecek kadar zavallı bir durumdaydım. belki de hayatta olduğum için şanslıydım."

alocu tilki'nin serencamı, emrah polat 2. baskı 2015, sf 44-45 iletişim yayınları

bir dolandırıcının başından geçenler anlatılıyor romanda. olaylar ankara'da geçiyor. bu ayrıca hoşuma gitmişti.
sade ve samimi bir anlatımı var. karakterlerin konuşma tarzları ait oldukları sosyal çevreyi yansıtıyor diyebiliriz.
kitapta alıntıladığım kısma benzer tespitler de var. insanların menfaatperest olması bir dolandırıcının gözünden anlatılmış.
zaten dolandırılmanın içinde bir parça menfaat olduğunu söyleyebiliriz.

şu yukarıda anlatılan kısım size biraz, "kaldı mı böyle dolandırılmak?" dedirtebilir. yazarımız 1974 doğumlu. anlattığı hikaye 90'lı yılların sonlarında geçiyor tahminim. bu da dönem için gerçekçi bir dolandırıcılık hikayesi demektir.

yazar, ankara'da doğumlu. odtü sosyoloji bölümünü bitirmiş. 2000 yılında kendisine manik depresif bozukluk tanısı konulmuş.
hastalığı intihara teşebbüs etmesine sebep olmuş. olaydan sonra belkemiği kırıldığı için artık yürüyemiyormuş.
köpek adamlar adlı romanı arnavutluk, bulgaristan ve romanya’da da basılmış.
yazar aynı zamanda hâlen edebiyat haber www.edebiyathaber.net/ adlı online edebiyat dergisinin yayın yönetmenliğini yürütüyor.

şu kitabın kaliteli olduğuna adım gibi eminim. kim peki emrah polat? belki edebiyat camiası onu çok iyi tanıyordur.
ama ben onu kitap fuarında yakaladım. üstünde pembe bir 5 tl özel fiyat etiketiyle.
bir gün tüm yazarlar hak ettiği değeri bulur umarım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
buradan kitabın ilk üç bölümüne ulaşabilirsiniz. kitap da zaten altı liraymış. desenize bir lira kârdayım.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kitap alıntıları" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim