kitap alıntıları
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
başlık "mesteral" tarafından 08.11.2020 11:05 tarihinde açılmıştır.
941.
lakin işte görüyorum ki, bir çanak suda bir damla zeytinyağı gibiyim. ne karışıyorum ne de dibe çökebiliyorum. bize, bunun için toplumun kaynağı diyorlar galiba.
yakup kadri karaosmanoğlu - yaban
yakup kadri karaosmanoğlu - yaban
devamını gör...
942.
çocukluğumdan beri kendimi, nedendir bilmem, korkunç derecede yalnız ve farklı hissettim.
giovanni papini - bitik adam.
~sayfa 11.
giovanni papini - bitik adam.
~sayfa 11.
devamını gör...
943.
belli bir anlam için doğru kelimeyi ya da belli bir kelime için doğru anlamı bulabileceğimden her zaman emin olamıyorum.
zweig / olağanüstü bir gece
zweig / olağanüstü bir gece
devamını gör...
944.
"özgür mü diyorsun kendine? sana hükmeden düşünceni duymak isterim, bir boyunduruktan kaçıp kurtulduğunu değil.
bir boyunduruktan kaçıp kurtulmaya layık mısın sen? uşaklığını fırlatıp atarken, son değerini de fırlatıp atanlar vardır.
kendi iyini ve kötünü sen verebilir misin kendine? ve kendi istemini bir yasa gibi asabilir misin üstüne? kendi yasanın yargıcı ve celladı olabilir misin?
kendi yasasının yargıcı ve celladıyla baş başa kalmak korkunçtur. bir yıldızda böyle fırlatılır yalnızlığın ıssız boşluğuna ve buzlu soluğuna.
bugün hâlâ eziyet çekiyorsun çoğunluktan, sen tek olan: cesaretini ve umudunu yitirmedin henüz bugün.
oysa günün birinde yalnızlık yoracak seni, günün birinde gururun iki büklüm olacak ve cesaretin kırılacak. “yalnızım!” diye haykıracaksın günün birinde.
yalnız kişiyi öldürmek isteyen duygular vardır; öldürmeyi başaramazlarsa eğer, onların ölmesi gerekir! peki gücün yetiyor mu katil olmaya?
ama karşına çıkabilecek en kötü düşman her zaman sen kendin olacaksın; sen kendin pusuda bekleyeceksin kendini mağaralarda ve ormanlarda.
yalnız kişi, kendin gidiyorsun kendine giden yolda! ve senden geçiyor yolun ve senin yedi şeytanından!
kendine karşı bir zındık olacaksın, bir cadı, bir kâhin, bir deli, bir kuşkucu, bir uğursuz ve bir alçak olacaksın.
kendini yakmak istemelisin kendi ateşinde: nasıl yeniden doğmak isteyebilirsin ki önce kül olmadan?"
-böyle buyurdu zerdüşt
bir boyunduruktan kaçıp kurtulmaya layık mısın sen? uşaklığını fırlatıp atarken, son değerini de fırlatıp atanlar vardır.
kendi iyini ve kötünü sen verebilir misin kendine? ve kendi istemini bir yasa gibi asabilir misin üstüne? kendi yasanın yargıcı ve celladı olabilir misin?
kendi yasasının yargıcı ve celladıyla baş başa kalmak korkunçtur. bir yıldızda böyle fırlatılır yalnızlığın ıssız boşluğuna ve buzlu soluğuna.
bugün hâlâ eziyet çekiyorsun çoğunluktan, sen tek olan: cesaretini ve umudunu yitirmedin henüz bugün.
oysa günün birinde yalnızlık yoracak seni, günün birinde gururun iki büklüm olacak ve cesaretin kırılacak. “yalnızım!” diye haykıracaksın günün birinde.
yalnız kişiyi öldürmek isteyen duygular vardır; öldürmeyi başaramazlarsa eğer, onların ölmesi gerekir! peki gücün yetiyor mu katil olmaya?
ama karşına çıkabilecek en kötü düşman her zaman sen kendin olacaksın; sen kendin pusuda bekleyeceksin kendini mağaralarda ve ormanlarda.
yalnız kişi, kendin gidiyorsun kendine giden yolda! ve senden geçiyor yolun ve senin yedi şeytanından!
kendine karşı bir zındık olacaksın, bir cadı, bir kâhin, bir deli, bir kuşkucu, bir uğursuz ve bir alçak olacaksın.
kendini yakmak istemelisin kendi ateşinde: nasıl yeniden doğmak isteyebilirsin ki önce kül olmadan?"
-böyle buyurdu zerdüşt
devamını gör...
945.
- korktum ve odayı terk etmek için döndüm. bana bunu yaptıran vicdan değildi, korkaklıktı. kaçmaya çalıştığım için kendimle övünmeyeceğim.
+ vicdan ve korkaklık aslında aynı şeylerdir, basil. vicdan, ticarethanenin markasıdır. hepsi bu
benim için lord henry'i en iyi roman karakterleri listesinde bir anda ilk 3'e sokan cümle. zaten dorian gray'in şeytanı olduğu için ve onu manipüle etmek konusunda yeteneği ortada olduğu için kitabın devamında, hayran kaldığına pişman olmuyorsun.
the picture of dorian gray
+ vicdan ve korkaklık aslında aynı şeylerdir, basil. vicdan, ticarethanenin markasıdır. hepsi bu
benim için lord henry'i en iyi roman karakterleri listesinde bir anda ilk 3'e sokan cümle. zaten dorian gray'in şeytanı olduğu için ve onu manipüle etmek konusunda yeteneği ortada olduğu için kitabın devamında, hayran kaldığına pişman olmuyorsun.
the picture of dorian gray
devamını gör...
946.
"umurumda olan şeyler her geçen gün azalıyor."
şeker portakalı, josé mauro de vasconcelos
şeker portakalı, josé mauro de vasconcelos
devamını gör...
947.
sizden benimle konuşmanızı rica ediyorum, çünkü kendi suskunluğumda boğulmak üzereyim.
amok koşucusu/stefan zweig
amok koşucusu/stefan zweig
devamını gör...
948.
eğer insan cehennemde doğmuşsa bir iblis olmayı reddedebilir miydi?
devamını gör...
949.
devamını gör...
950.
“size zamanını ayırmayan birine, asla kendinizi harcatmayın”
devamını gör...
951.
952.
beni bir gün unutucaksan bir gün bırakıp gidiceksen boşuna yorma, boş yere mağaramdan çıkarma beni. alışkanlırımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna.
oğuz atay - tutunamayanlar
oğuz atay - tutunamayanlar
devamını gör...
953.
belki de sürdürdüğüm yaşam, sürdürmem gereken yaşam değildir?
ivan ilyiç'in ölümü-lev tolstoy
ivan ilyiç'in ölümü-lev tolstoy
devamını gör...
954.
"umutların öldüğüne iyice inandığın bir anda insanlık, bin bir yönden açan bir ışık-umut çiçeğiyle birden aydınlanıverir..."
devamını gör...
955.
binlerce kez iyi geceler sana binlerce kez beter olsun gece senin ışığın yoksa romeo ve juliet
devamını gör...
956.
söz konusu başkalarının derdi olunca nasıl da hep daha zeki ve daha nesnel oluruz. (bkz: stefan zweig)(bkz: amok koşucusu)
devamını gör...
957.
gülünç bir umuda kapılmıştım. (bkz: stefan zweig)(bkz: amok koşucusu)
devamını gör...
958.
her köyde üç grup insan yaşar. birincisi gördüklerimiz. hani şu dolaşan , yemek yiyen , uyuyan ve çalışan insanlar. ikincisi atalarımız. üçüncüler , henüz doğmamış olanlar.
kökler / alex haley
kökler / alex haley
devamını gör...
959.
"uyuyunca geçmez, kalkın! konuşmamız gerek.'
friedrich nietzsche
friedrich nietzsche
devamını gör...
960.
"...
bütün dünyayı sevmeye hazırdım; değerlendiren çıkmadı: böylelikle de nefret etmeyi öğrendim. renksiz gençliğimi, kendime ve dünyaya karşı giriştiğim savaşta tükettim. alaya alınmaktan korktuğum için, en iyi duygularımı yüreğimin derinlerine gömdüm: orada silinip gittiler. hep doğru söyledim, inanılmadım: o zaman kandırmaya başladım. kibarların dünyasını, toplumun işleyişini iyiden iyiye kavrayınca, hayat biliminde ustalık kazandım; başkalarının bu ustalığı kazanmadan mutluluğa nasıl ulaştıklarım gördüm; benim hiç yılmadan erişmeye çalıştığım önceliklerin tadını, onlar kendilerini hiç yormadan çıkarıyorlardı. o zaman içimi bir karamsarlık kapladı; tabanca kurşunuyla giderilecek türden bir karamsarlık değildi bu: soğuk, çaresiz, sevimliliğin, iyi niyetli bir gülümsemenin altına gizlenen bir umutsuzluktu. ruh yönünden sakat olmuştum.
ruhumun yarısı yoktu; solmuştu, uçmuştu, ölmüştü. ben de o yarıyı kestim attım; oysa öteki yarı kımıldanıyordu, diriydi, herkesin hizmetindeydi. kimse farkına varmadı bunun; çünkü bir zamanlar var olan öteki yandan haberleri yoktu; ama siz bir hatırayı uyandırdınız, ben de size bir kitabe okudum. birçoklarına kitabeler gülünç gelir, ama ben hiç de öyle düşünmem, hele onların altında nelerin gömülü olduğunu düşündüğüm zaman.
...”
zamanımızın bir kahramanı – mihail lermontov
(bkz: mihail lermontov)
(bkz: zamanımızın bir kahramanı)
bütün dünyayı sevmeye hazırdım; değerlendiren çıkmadı: böylelikle de nefret etmeyi öğrendim. renksiz gençliğimi, kendime ve dünyaya karşı giriştiğim savaşta tükettim. alaya alınmaktan korktuğum için, en iyi duygularımı yüreğimin derinlerine gömdüm: orada silinip gittiler. hep doğru söyledim, inanılmadım: o zaman kandırmaya başladım. kibarların dünyasını, toplumun işleyişini iyiden iyiye kavrayınca, hayat biliminde ustalık kazandım; başkalarının bu ustalığı kazanmadan mutluluğa nasıl ulaştıklarım gördüm; benim hiç yılmadan erişmeye çalıştığım önceliklerin tadını, onlar kendilerini hiç yormadan çıkarıyorlardı. o zaman içimi bir karamsarlık kapladı; tabanca kurşunuyla giderilecek türden bir karamsarlık değildi bu: soğuk, çaresiz, sevimliliğin, iyi niyetli bir gülümsemenin altına gizlenen bir umutsuzluktu. ruh yönünden sakat olmuştum.
ruhumun yarısı yoktu; solmuştu, uçmuştu, ölmüştü. ben de o yarıyı kestim attım; oysa öteki yarı kımıldanıyordu, diriydi, herkesin hizmetindeydi. kimse farkına varmadı bunun; çünkü bir zamanlar var olan öteki yandan haberleri yoktu; ama siz bir hatırayı uyandırdınız, ben de size bir kitabe okudum. birçoklarına kitabeler gülünç gelir, ama ben hiç de öyle düşünmem, hele onların altında nelerin gömülü olduğunu düşündüğüm zaman.
...”
zamanımızın bir kahramanı – mihail lermontov
(bkz: mihail lermontov)
(bkz: zamanımızın bir kahramanı)
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108

