1.
yeryüzünde ne yazıldıysa insan yazdı ne söylendiyse insan söyledi. bütün dinler insan uydurmasıdır ve sözde kutsal(!) kitaplar, insan elinden ve zihninden çıkmıştır. (bkz: bütün dinlerin insan ürünü olduğu gerçeği)








devamını gör...
2.
ne derseniz deyin, ne kadar inanmazsanız inanmayın hiçbir insan evladı dört büyük dinin kitabını yazabilecek kapasiteye sahip değil çünkü biliyorsunuz ki islam bilim insanları kuran'dan ilerlemiştir. kuran bilimi reddetmez aksine kabul eder. islam bilim insanlarının kuran'ı takip ederek ilerlediğini şam seytanı bile bilir.
kuran'da dünyada yaşayan tek varlığın insanlar olmadığı yazar yani kuran insan ürünü olsaydı bu bilgiye nereden ulaşılacaktı? uzaylı kavramı nereden çıkacaktı? uzaylıların dünyada bıraktığı bir şey mi var?
hiç yoktan kıyamet alametlerini düşünün. daha dünya tam oturmadan bu alametlerin yüzyıllar sonra gerçekleşeceğini insan evladı nereden bilmiş?
bir bebeğin anne karnında gelişimi bile kuran'da yazıyor. hangi teknoloji ya da hangi insan evladı bunu yazabilir? o dönemde bir bebeğin anne karnındaki gelişimini hiçbir insan evladı tahmin edemez, bilemez ve düşünemez.
siz şimdi dünyanın oluşumuna da ilahi bir güç yoktu dersiniz. bu düzen ilahi bir güç olmadan kendi kendine oluşamaz, oluşmadı da. big bang teorisini tabii ki reddetmiyorum ama ilahi güç varlığına inanıyorum.
edit: atatürk'ü böyle işlere alet etmeyin.
edit2: dört büyük kitap yerine dört büyük din yazdığımı yeni fark ediyorum, iki saattir bana yazılan tanıma bakıp yanlışı arıyordum. düzeltme için teşekkürler ama hâlâ insanlarının kuran gibi bir kitabı yazmayacağını düşünüyorum. bazı şeylere karşı çıkıp kesin hükümlerde bulunabilirsiniz ama kıyamet alametleri, bir bebeğin anne karnında gelişimi gibi birçok bilginin o dönemde nasıl ulaşıldığı belli değil.
bazı şeylere ulaşabilirsiniz ama ulaşamadığınız şeylerin de varlığını inkâr etmemek lazım. herkesin bu konuda haklı olduğunu düşünüyorum. tez olduğu kadar anti tez de olacaktır sonuçta.
edit3: kuran'da hiçbir bilimsel bilgi yok demek de doğru değildir çünkü kainatin genişlediği yazılmış ve bu bilgi bilim insanları tarafından onaylanmıştır. gece, gündüz ve yıldız bilgisine de ulaşabilirsiniz, güneşin sabit olmadığı yazılmıştır mesela.
güneş de kendisi için tespit edilen bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. bu üstün ve güçlü olan bilenin takdiridir. (yasin, 36/38)
dağları görürsün de donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler... (neml, 27/88)
allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı? (talak, 65/12)
sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlıkta, bir yaratılıştan diğer yaratılışa geçirerek yaratmaktadır…(zumer suresi 6. ayet)
ve dolunay haline geldiği zaman ay. siz gerçekten tabakadan tabakaya binip geçeceksiniz. (inşikak suresi 19. ayet)
iki denizi birbiri üstüne salan o’dur. bu tatlı ve ferahlatıcı, bu tuzlu ve acıdır. ve ikisinin arasına karışmalarını önleyen bir sınır olarak engel koymuştur. (furkan suresi 53. ayet)
kuran'da dünyada yaşayan tek varlığın insanlar olmadığı yazar yani kuran insan ürünü olsaydı bu bilgiye nereden ulaşılacaktı? uzaylı kavramı nereden çıkacaktı? uzaylıların dünyada bıraktığı bir şey mi var?
hiç yoktan kıyamet alametlerini düşünün. daha dünya tam oturmadan bu alametlerin yüzyıllar sonra gerçekleşeceğini insan evladı nereden bilmiş?
bir bebeğin anne karnında gelişimi bile kuran'da yazıyor. hangi teknoloji ya da hangi insan evladı bunu yazabilir? o dönemde bir bebeğin anne karnındaki gelişimini hiçbir insan evladı tahmin edemez, bilemez ve düşünemez.
siz şimdi dünyanın oluşumuna da ilahi bir güç yoktu dersiniz. bu düzen ilahi bir güç olmadan kendi kendine oluşamaz, oluşmadı da. big bang teorisini tabii ki reddetmiyorum ama ilahi güç varlığına inanıyorum.
edit: atatürk'ü böyle işlere alet etmeyin.
edit2: dört büyük kitap yerine dört büyük din yazdığımı yeni fark ediyorum, iki saattir bana yazılan tanıma bakıp yanlışı arıyordum. düzeltme için teşekkürler ama hâlâ insanlarının kuran gibi bir kitabı yazmayacağını düşünüyorum. bazı şeylere karşı çıkıp kesin hükümlerde bulunabilirsiniz ama kıyamet alametleri, bir bebeğin anne karnında gelişimi gibi birçok bilginin o dönemde nasıl ulaşıldığı belli değil.
bazı şeylere ulaşabilirsiniz ama ulaşamadığınız şeylerin de varlığını inkâr etmemek lazım. herkesin bu konuda haklı olduğunu düşünüyorum. tez olduğu kadar anti tez de olacaktır sonuçta.
edit3: kuran'da hiçbir bilimsel bilgi yok demek de doğru değildir çünkü kainatin genişlediği yazılmış ve bu bilgi bilim insanları tarafından onaylanmıştır. gece, gündüz ve yıldız bilgisine de ulaşabilirsiniz, güneşin sabit olmadığı yazılmıştır mesela.
güneş de kendisi için tespit edilen bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. bu üstün ve güçlü olan bilenin takdiridir. (yasin, 36/38)
dağları görürsün de donmuş sanırsın; oysa onlar bulutların sürüklenmesi gibi sürüklenirler... (neml, 27/88)
allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı? (talak, 65/12)
sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlıkta, bir yaratılıştan diğer yaratılışa geçirerek yaratmaktadır…(zumer suresi 6. ayet)
ve dolunay haline geldiği zaman ay. siz gerçekten tabakadan tabakaya binip geçeceksiniz. (inşikak suresi 19. ayet)
iki denizi birbiri üstüne salan o’dur. bu tatlı ve ferahlatıcı, bu tuzlu ve acıdır. ve ikisinin arasına karışmalarını önleyen bir sınır olarak engel koymuştur. (furkan suresi 53. ayet)
devamını gör...
3.
#2455592 yazar arkadaşımız daha yazıya başlarken faul yapmış. dört büyük din? ibrani dinler üç tanedir: yahudilik, hıristiyanlık ve müslümanlık. dördüncüsü hangisi? yazar dört kitaptan söz ediyorsa dört kitap da yoktur. tevrat = eski ahit, incil =yeni ahit ve kuran diye üç kitap vardır. müslümanların zebur diye davut'a indirildiğini söyledikleri şey tevrat içinde bir bölümdür. davut'un söylediği ilahilerdir. şöyle elinize bir tevrat alıp davut'un mezamirlerini okursanız dediğimi anlarsınız. şunu şuraya bırakayım, okuyunca ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız:
www.oodegr.com/tourkika/pro...
yazar arkadaşımız çok büyük bir iddiada bulunmuş.
hiçbir insan evladı dört büyük dinin kitabını yazabilecek kapasiteye sahip değil
bunu yazan bir insanın tevrat ya da incil'i okumadığını sanıyorum. çünkü tevrat genesis'ten başlayan bir tarih kitabı. uzunca bir zaman diliminde yazıldığı belli. musa bu kitabın içinde bir bölüm, "chapter". aynı şekilde incil de dört farklı kişinin ağzından isa'nın çıkışını ve çöküşünü anlatan bir hikaye kitabı. arkasından da pek çok aziz kehanetlerini, gördüklerini, göreceklerini anlatıyor. incil ve tevrat'ın tahrif edildiğine dair söylem de müslüman yalanı.
çünkü biliyorsunuz ki islam bilim insanları kuran'dan ilerlemiştir. kuran bilimi reddetmez aksine kabul eder. islam bilim insanlarının kuran'ı takip ederek ilerlediğini şam seytanı bile bilir.
kuran'da hiçbir bilimsel bilgi yoktur. var olanlar da o zaman zaten bilinen, örneğin suyu ısıtınca kaynayacağı gibi şeylerdir. müslüman (islam bilim adamı diye bir şey olamaz) bilim insanları ellerindeki eski yunan, roma, hint eserlerini okuyarak onun üstüne koyarak ilerlemişlerdir. kuran'dan bir şey çıkartıp onun üstüne bilim yapmamışlardır. kuran'ı yazanların da böyle bir iddiası yoktur zaten. kuran statik, bilim dinamiktir. bilimin bulduğu ve bak bu kuran'da yazıyor denilen şeyi yarın bilim yanlışlarsa ne olacak bu durumda?
aslında "bak bu kuran'da yazıyor" hikayesi yarım asırlık bir hikaye. 1973 yom kippur savaşında beş milyonluk israil 200 milyonluk (o zamanın nüfusları) arap dünyasının "eline verince", "allah bizi korumuyor mu" diyerek dinden çıkmaya başlayan arap gençlerini konsolide etmek için suudilerin uydurduğu bir projedir. kanadalı bir bilim adamına "bunlar zaten kuran'da yazıyor" dedirtmek için milyonlarca dolar para döktü suudiler. gençlere de bak adamlar kuran'ı okuyup oradan çıkardıkları şeylerle bizim anamızı bellediler dediler. (başarılı oldular mı? bize kadar yansıdığına göre olmuşlar)
sondan bir önce: hem de iki suudi "neden yazılamazmış, yazarız" diyerek kuran benzeri bir kitap yazdılar. bulursam size linkini atacağım.
son: hiç kimse savaş ve barış'ın da benzerini yazamaz.
www.oodegr.com/tourkika/pro...
yazar arkadaşımız çok büyük bir iddiada bulunmuş.
hiçbir insan evladı dört büyük dinin kitabını yazabilecek kapasiteye sahip değil
bunu yazan bir insanın tevrat ya da incil'i okumadığını sanıyorum. çünkü tevrat genesis'ten başlayan bir tarih kitabı. uzunca bir zaman diliminde yazıldığı belli. musa bu kitabın içinde bir bölüm, "chapter". aynı şekilde incil de dört farklı kişinin ağzından isa'nın çıkışını ve çöküşünü anlatan bir hikaye kitabı. arkasından da pek çok aziz kehanetlerini, gördüklerini, göreceklerini anlatıyor. incil ve tevrat'ın tahrif edildiğine dair söylem de müslüman yalanı.
çünkü biliyorsunuz ki islam bilim insanları kuran'dan ilerlemiştir. kuran bilimi reddetmez aksine kabul eder. islam bilim insanlarının kuran'ı takip ederek ilerlediğini şam seytanı bile bilir.
kuran'da hiçbir bilimsel bilgi yoktur. var olanlar da o zaman zaten bilinen, örneğin suyu ısıtınca kaynayacağı gibi şeylerdir. müslüman (islam bilim adamı diye bir şey olamaz) bilim insanları ellerindeki eski yunan, roma, hint eserlerini okuyarak onun üstüne koyarak ilerlemişlerdir. kuran'dan bir şey çıkartıp onun üstüne bilim yapmamışlardır. kuran'ı yazanların da böyle bir iddiası yoktur zaten. kuran statik, bilim dinamiktir. bilimin bulduğu ve bak bu kuran'da yazıyor denilen şeyi yarın bilim yanlışlarsa ne olacak bu durumda?
aslında "bak bu kuran'da yazıyor" hikayesi yarım asırlık bir hikaye. 1973 yom kippur savaşında beş milyonluk israil 200 milyonluk (o zamanın nüfusları) arap dünyasının "eline verince", "allah bizi korumuyor mu" diyerek dinden çıkmaya başlayan arap gençlerini konsolide etmek için suudilerin uydurduğu bir projedir. kanadalı bir bilim adamına "bunlar zaten kuran'da yazıyor" dedirtmek için milyonlarca dolar para döktü suudiler. gençlere de bak adamlar kuran'ı okuyup oradan çıkardıkları şeylerle bizim anamızı bellediler dediler. (başarılı oldular mı? bize kadar yansıdığına göre olmuşlar)
sondan bir önce: hem de iki suudi "neden yazılamazmış, yazarız" diyerek kuran benzeri bir kitap yazdılar. bulursam size linkini atacağım.
son: hiç kimse savaş ve barış'ın da benzerini yazamaz.
devamını gör...
4.
dinler kesinlikle insan aklının ürünü değildir. insan aklı limitlidir çünkü.
bu başlığı açan arkadaşın araştırma yapmadan, yeterince bilgi sahibi olmadan, kulaktan dolma konuştuğu kanısındayım.
şahsen dinler ve kültürler üzerine akademik olarak çalışan biri olarak söylüyorum ki genel çerçevede “din ve ilah kavramı” en başından beri vardı.insanlar üstüne yaratıldı.
beynimizin bile sadece %12’sini kullanabiliyoruz. bir çok açıdan kısıtlı olan bir varlığız, dini kitaplarda yer alan; verilen bilgilerin büyüklüğünü göz önüne aldığımız zaman zaten ortaya çıkıyor ki insan aklı bunları üretmekte asla yeterli değil. hiç bir insanlık kendi kendisine din oluşturamaz. en ufacık konularda bile anlaşmazlığa düşen insanoğlu, temelde 4 büyük din üzerinde mi anlaşacak? ( eğer insanlık üretmiş olsaydı.)
saçma sapan şeylere inanmanın bir mantığı olduğu kanısında değilim. altı boş tezler üretip, burada insanların beynini yıkıyorsunuz. neye dayanarak? hangi bilgi? hangi donanım? bunu savunabilmeniz için yıllarca bunun üzerine çalışmış olmanız ve gerçekten elle tutulur delillerinizin olması gerekiyor. neredeler? ben niye bunca akademik çalışmamın içerisinde göremedim bunları? biriktirdiklerim, deneyimlediklerim aksini bağırıyor çünkü benim de.
rabbim ile din arasındaki bağlantı her zaman açıktı ve hala öyle. paranormal olarak bir çok vakanın varlığını hala açıklamıyor o çok bayıldığınız bilim ve psikoloji. hala vatikan şeytan çıkarma ayinleri düzenliyor. amerika’da / avrupada herkes doğumuyla vaftiz ediliyor, haç takıyor, pazar günleri kiliseye gidip, yemeklerden önce şükür duası ediyor, christmas ve paskalya kutlamaya devam ediyor ki bir kaç gün içerisinde paskalya bayramı var( her yıl mart’ın 14. gününü izleyen pazar günü)
müslümanlar için mübarek 3 aylar geldi. daha dün kandildi. ramazan geliyor.
yani hangi kültürel/ antropolojik/ sosyolojik/ psikolojik /etimoloji ve en önemlisi teoloji bilgisine dayanarak açıldı bu başlık? referanslar ve açık kaynak adları nelerdir?
inanç red edilemez. red etmek hiç birimizin haddi değil. bunu yapan insana saygı duyarım ( çünkü bu ahlaktır) ama kimseyi yersiz- altı boş düşüncelerle manipule etmeye / inancını zedelemeye çalışmayın.
benim 664 sayfalık akademik dokümanım var yazdığım.bu başlığı açan arkadaş bir zahmet okusun. bakın ben uluslararası geçerli bir delille konusuyorum.
dolayısıyla boş ve yanlış düşüncelerinizi yaymaya çalışmayın. siz böyle düşünüyor olabilirsiniz ama kendi düşüncenizi gerçeklik olarak kimseye servis edemezsiniz.
ilah ve din kavramı evrenin bile üstündedir.
bu başlığı açan arkadaşın araştırma yapmadan, yeterince bilgi sahibi olmadan, kulaktan dolma konuştuğu kanısındayım.
şahsen dinler ve kültürler üzerine akademik olarak çalışan biri olarak söylüyorum ki genel çerçevede “din ve ilah kavramı” en başından beri vardı.insanlar üstüne yaratıldı.
beynimizin bile sadece %12’sini kullanabiliyoruz. bir çok açıdan kısıtlı olan bir varlığız, dini kitaplarda yer alan; verilen bilgilerin büyüklüğünü göz önüne aldığımız zaman zaten ortaya çıkıyor ki insan aklı bunları üretmekte asla yeterli değil. hiç bir insanlık kendi kendisine din oluşturamaz. en ufacık konularda bile anlaşmazlığa düşen insanoğlu, temelde 4 büyük din üzerinde mi anlaşacak? ( eğer insanlık üretmiş olsaydı.)
saçma sapan şeylere inanmanın bir mantığı olduğu kanısında değilim. altı boş tezler üretip, burada insanların beynini yıkıyorsunuz. neye dayanarak? hangi bilgi? hangi donanım? bunu savunabilmeniz için yıllarca bunun üzerine çalışmış olmanız ve gerçekten elle tutulur delillerinizin olması gerekiyor. neredeler? ben niye bunca akademik çalışmamın içerisinde göremedim bunları? biriktirdiklerim, deneyimlediklerim aksini bağırıyor çünkü benim de.
rabbim ile din arasındaki bağlantı her zaman açıktı ve hala öyle. paranormal olarak bir çok vakanın varlığını hala açıklamıyor o çok bayıldığınız bilim ve psikoloji. hala vatikan şeytan çıkarma ayinleri düzenliyor. amerika’da / avrupada herkes doğumuyla vaftiz ediliyor, haç takıyor, pazar günleri kiliseye gidip, yemeklerden önce şükür duası ediyor, christmas ve paskalya kutlamaya devam ediyor ki bir kaç gün içerisinde paskalya bayramı var( her yıl mart’ın 14. gününü izleyen pazar günü)
müslümanlar için mübarek 3 aylar geldi. daha dün kandildi. ramazan geliyor.
yani hangi kültürel/ antropolojik/ sosyolojik/ psikolojik /etimoloji ve en önemlisi teoloji bilgisine dayanarak açıldı bu başlık? referanslar ve açık kaynak adları nelerdir?
inanç red edilemez. red etmek hiç birimizin haddi değil. bunu yapan insana saygı duyarım ( çünkü bu ahlaktır) ama kimseyi yersiz- altı boş düşüncelerle manipule etmeye / inancını zedelemeye çalışmayın.
benim 664 sayfalık akademik dokümanım var yazdığım.bu başlığı açan arkadaş bir zahmet okusun. bakın ben uluslararası geçerli bir delille konusuyorum.
dolayısıyla boş ve yanlış düşüncelerinizi yaymaya çalışmayın. siz böyle düşünüyor olabilirsiniz ama kendi düşüncenizi gerçeklik olarak kimseye servis edemezsiniz.
ilah ve din kavramı evrenin bile üstündedir.
devamını gör...
5.
"insan evladı dört büyük dinin kitabını yazabilecek kapasiteye sahip değil."
evet, böyle düşünen çok arkadaşımız var. lakin ben katılmıyorum sizlere.
insanda çok daha güçlü ve manalı şeyler yazabilecek kapasite olduğunu az da olsa başka şeyleri okuma fırsatı bularak görmüş bir sade vatandaş olarak sizlere şunu söyleyebilirim.
kendi aklınızı yetersiz ve kendi kapasitenizi düşük bulabilirsiniz. ama lütfen herkesi kendiniz gibi düşünmeyin...
sevgili niçe (bkz: böyle buyurdu zerdüşt) kitabını vahye dayanmadan yazılabildiğine göre her şey mümkün bu alemde...
evet, böyle düşünen çok arkadaşımız var. lakin ben katılmıyorum sizlere.
insanda çok daha güçlü ve manalı şeyler yazabilecek kapasite olduğunu az da olsa başka şeyleri okuma fırsatı bularak görmüş bir sade vatandaş olarak sizlere şunu söyleyebilirim.
kendi aklınızı yetersiz ve kendi kapasitenizi düşük bulabilirsiniz. ama lütfen herkesi kendiniz gibi düşünmeyin...
sevgili niçe (bkz: böyle buyurdu zerdüşt) kitabını vahye dayanmadan yazılabildiğine göre her şey mümkün bu alemde...
devamını gör...
6.
#2455634
bu kadar kötü bir yazının sahibi biri yetkince akademik çalışmalar yapamaz. nokta.
beynimizin sadece %12'sini kullanabildiğimizi nereden çıkardınız? madem akademik çalışmalar yapıyorsunuz, ingilizce de biliyorsunuzdur. buyurun:
the 10 percent of the brain myth states that humans generally use only 10 percent (or some other small percentage) of their brains. it has been misattributed to many celebrated people of science and history, notably albert einstein.
ayrıca "çok bayıldığınız bilim" diyorsunuz da, beynimizin %10'unu kullandığımız mitini de bilim tespit edebilirdi sadece. siz kendiniz bunu ölçemeyeceğinize göre, hiç bayılmadığınız bilim bunu yapabilirdi ancak, değil mi? ki bu da yanlışmış zaten. beynimizin hepsini kullanıyormuşuz. kimin/kimlerin beyin yıkamaya çalıştığı ortada.
"inanç red edilemez. red etmek hiç birimizin haddi değil. bunu yapan insana saygı duyarım ama..."
demişsiniz.
böyle mi saygı duyuyorsunuz? reddetmek haddimin sınırları içinde. saygı duyuyorum demeniz saygı duyduğunuz anlamına gelmez ki duymadığınız da belli. ha, bu hiç umurumda da değil, merak ettiyseniz.
bu kadar kötü bir yazının sahibi biri yetkince akademik çalışmalar yapamaz. nokta.
beynimizin sadece %12'sini kullanabildiğimizi nereden çıkardınız? madem akademik çalışmalar yapıyorsunuz, ingilizce de biliyorsunuzdur. buyurun:
the 10 percent of the brain myth states that humans generally use only 10 percent (or some other small percentage) of their brains. it has been misattributed to many celebrated people of science and history, notably albert einstein.
ayrıca "çok bayıldığınız bilim" diyorsunuz da, beynimizin %10'unu kullandığımız mitini de bilim tespit edebilirdi sadece. siz kendiniz bunu ölçemeyeceğinize göre, hiç bayılmadığınız bilim bunu yapabilirdi ancak, değil mi? ki bu da yanlışmış zaten. beynimizin hepsini kullanıyormuşuz. kimin/kimlerin beyin yıkamaya çalıştığı ortada.
"inanç red edilemez. red etmek hiç birimizin haddi değil. bunu yapan insana saygı duyarım ama..."
demişsiniz.
böyle mi saygı duyuyorsunuz? reddetmek haddimin sınırları içinde. saygı duyuyorum demeniz saygı duyduğunuz anlamına gelmez ki duymadığınız da belli. ha, bu hiç umurumda da değil, merak ettiyseniz.
devamını gör...
7.
ben size insanların yazdığı ayetlerden örneklerle geldim. bu kişi müseylime-i kezzab, bakalım insan ürünü ayet(?) nasıl oluyor:
"fil nedir? filin ne olduğunu sana ne bildirdi?
onun hurma lifinden ip gibi kuyruğu ve uzun hortumu vardır."
"bu rabbimizin yarattıklarından azıcığıdır!
ey kurbağa kızı kurbağa! ne diye nak nak, vak vak edip duruyorsun? üstün suda, altın balçıkta! sen, ne suyu bulandırabilirsin ne de içene mani olabilirsin! yarasa, sana ölüm haberini getirinceye kadar bekle!"
"fil nedir? filin ne olduğunu sana ne bildirdi?
onun hurma lifinden ip gibi kuyruğu ve uzun hortumu vardır."
"bu rabbimizin yarattıklarından azıcığıdır!
ey kurbağa kızı kurbağa! ne diye nak nak, vak vak edip duruyorsun? üstün suda, altın balçıkta! sen, ne suyu bulandırabilirsin ne de içene mani olabilirsin! yarasa, sana ölüm haberini getirinceye kadar bekle!"
devamını gör...
8.
hz muhammed ümmi idi. ne okuması vardı ne de edebiyat bilirdi. ancak sonradan öğrendi.
devamını gör...
9.
dağlar,güneş,yıldızlar gök ve gece,gündüz de mi insan ürünü o zaman.ve bizim canımızı kim alıyor.
göklerde ve yerde allah’ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren öyle deliller var ki! onlar, bu delillerle sürekli iç içe, yan yana bulunurlar, fakat üzerinde hiç düşünmeden tam bir aldırmazlık içinde onlardan yüz çevirirler!
allah o’dur ki gökleri sizin görebileceğiniz bir direk olmaksızın yükseltti, sonra da arş üzerine kuruldu ve güneşle ayı emrine boyun eğdirdi. bunların her biri belirli bir vakte kadar yörüngesinde dönüp duracaktır. o, tam bir nizama koyduğu kâinatta her işi çekip çeviriyor, her şeyi idâre ediyor ve gerçeğin bütün işaret ve delillerini detaylarıyla açıklıyor ki, bir gün gelip rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanasınız.
o allah ki, yeryüzünü enine boyuna yayıp genişletti, oraya yerinden oynatılamaz dağlar yerleştirdi, nehirler akıttı ve orada her bir ürünü çifter çifter yetiştirdi. o, sürekli olarak geceyi de gündüze bürüyüp duruyor. doğrusu bütün bunlarda, sistemli düşünebilen kimseler için nice deliller, alınacak nice dersler vardır.
yeryüzünde birbirine komşu kara parçaları, üzüm bağları, ekinler, bir kökten birkaç gövde hâlinde çatallı çıkan hurma ağaçları ve bir kökten tek sürgü halinde çatalsız çıkan hurma ağaçları vardır. bunların hepsi aynı suyla sulanmaktadır. buna rağmen canlılara sağladıkları ürünler bakımından, ayrıca tat, gıda ve kalite açısından biz onları farklı farklı yapıyor ve bazısını bazısına tercih edilir kılıyoruz. elbette bunlarda aklını kullanan kimseler için dersler ve ibretler vardır.
o, yeryüzünde sizin için her türde ve her renkte daha nice hayvanlar ve bitkiler yaratmıştır. elbette bunda düşünüp öğüt alan bir toplum için büyük bir ibret ve ders vardır.
devamını gör...