tıp vs mühendislik
iki meslekte de ne kadar köfte o kadar ekmek durumu geçerlidir. ikisi de kolay değildir. çok düşünmeyi seviyorsanız mühendis olun, insanlarla uğraşmayı seviyorsanız doktor.
devamını gör...
yalnızlığın en çok dokunduğu an
dokunan, yalnızlık değildir. birisidir!
özlemektir, aşktır, hasrettir, gurbettir mesela. uzaklıktır dokunan, yakınında olsa bile hiç haberin olmamasıdır. acını gömmektir şişelerin içine, yudum yudum içtiğini, göz yaşı olarak dökmektir. hisli şarkılara edilen eşliktir. dokunan, yalnızlık degildir.
bazen okumaktır, ama daha çok yazmak. kelimeleri bata bata yüreğine, bilerek kanatmaktır kendini. evin sağır duvarları değildir dokunan. insanın kendisine ördüğü duvarlardır.
dokunan, yalnızlık degildir. birisidir!
dokunan, bu yazıyı yazarken içilen rakıdır.
sonradan edit: yazım yanlışı düzeltilmiştir. yazıları teleskopla okuyan ve beni özelden uyaran yazar arkadaşa teşekkür ederim.
özlemektir, aşktır, hasrettir, gurbettir mesela. uzaklıktır dokunan, yakınında olsa bile hiç haberin olmamasıdır. acını gömmektir şişelerin içine, yudum yudum içtiğini, göz yaşı olarak dökmektir. hisli şarkılara edilen eşliktir. dokunan, yalnızlık degildir.
bazen okumaktır, ama daha çok yazmak. kelimeleri bata bata yüreğine, bilerek kanatmaktır kendini. evin sağır duvarları değildir dokunan. insanın kendisine ördüğü duvarlardır.
dokunan, yalnızlık degildir. birisidir!
dokunan, bu yazıyı yazarken içilen rakıdır.
sonradan edit: yazım yanlışı düzeltilmiştir. yazıları teleskopla okuyan ve beni özelden uyaran yazar arkadaşa teşekkür ederim.
devamını gör...
iz-le radyo yayını
dostum siz n'abıyonuz yaaa?!&%/^&+
vallahi şaştım kaldım. efsane güzel bişiii olmuş bu. fikir 10 numara; seslendirme 5 yıldız; hikaye pek bi heyecanlı. bakalım ne çıkacak anket sonuçlarında*...
ön bilgi: bu tanım, hikaye ilerledikçe yenilenecektir.
vallahi şaştım kaldım. efsane güzel bişiii olmuş bu. fikir 10 numara; seslendirme 5 yıldız; hikaye pek bi heyecanlı. bakalım ne çıkacak anket sonuçlarında*...
ön bilgi: bu tanım, hikaye ilerledikçe yenilenecektir.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
eyyyyy amerika! sen kimsin yaaa
devamını gör...
mutluluk paradoksu
2011 yılında emotion'da yayımlanan bir araştırmada, mutluluğu fazlasıyla önemseyen kişilerle, mutluluğu fazla önemsemeyen kişiler karşılaştırılmış ve oldukça ilginç sonuçlar elde edilmiştir. öncelikle mutluluğu önemseyen gruptaki katılımcılar, düşük seviyede stres yaratan durumlar karşısında kendilerini diğer gruba kıyasla daha mutsuz hissetmişlerdir. işin daha da ilginci, araştırmacılar, bu katılımcıların mutluluk seviyesini artırmak için onları pozitif uyaranlara maruz bıraktığında da diğer gruba kıyasla daha az olumlu tepki verdiklerini gözlemlemiştir.
mutluluğa daha fazla önem veren kişiler erişilebilir, küçük mutluluklardan daha az mutlu olurken aynı zamanda gündelik hayatta karşılarına çıkan sorunlar yüzünden de daha çok ve çabuk mutsuz oluyorlar. araştırmacılar bu sonuçları mutluluğu fazla önemseyen insanların, erişemeyecekleri mutluluk standartları belirlemiş olmalarına bağlıyor.
aynı ekibin bu sefer 2012 yılında yine emotion’da yayımlanan bir başka araştırmasında ise katılımcıların, bilimsel bir manipülasyon sayesinde, mutluluğa normalde verdiklerinden daha fazla önem vermeleri sağlanıyor. normal şartlarda katılımcıların kendilerini daha iyi hissetmeleri beklenirken aksine katılımcılar, kendilerini sosyal anlamda etraflarından kopuk ve yalnız hissetmeye başlıyorlar. üstelik bu durum sadece katılımcıların öznel hisleri ile sınırlı kalmıyor, hormon seviyelerinde de kendini gösteriyor.
bu sonuçlara dayanan araştırmacılar mutluluk gibi kişisel kazanımlara düşkünlüğün diğer insanlarla olan bağlantımızı zayıflatarak, kendimizi daha yalnız hissetmemize sebep olabileceğini ileri sürmektedirler.
konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için tık.
mutluluğa daha fazla önem veren kişiler erişilebilir, küçük mutluluklardan daha az mutlu olurken aynı zamanda gündelik hayatta karşılarına çıkan sorunlar yüzünden de daha çok ve çabuk mutsuz oluyorlar. araştırmacılar bu sonuçları mutluluğu fazla önemseyen insanların, erişemeyecekleri mutluluk standartları belirlemiş olmalarına bağlıyor.
aynı ekibin bu sefer 2012 yılında yine emotion’da yayımlanan bir başka araştırmasında ise katılımcıların, bilimsel bir manipülasyon sayesinde, mutluluğa normalde verdiklerinden daha fazla önem vermeleri sağlanıyor. normal şartlarda katılımcıların kendilerini daha iyi hissetmeleri beklenirken aksine katılımcılar, kendilerini sosyal anlamda etraflarından kopuk ve yalnız hissetmeye başlıyorlar. üstelik bu durum sadece katılımcıların öznel hisleri ile sınırlı kalmıyor, hormon seviyelerinde de kendini gösteriyor.
bu sonuçlara dayanan araştırmacılar mutluluk gibi kişisel kazanımlara düşkünlüğün diğer insanlarla olan bağlantımızı zayıflatarak, kendimizi daha yalnız hissetmemize sebep olabileceğini ileri sürmektedirler.
konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için tık.
devamını gör...
kitap okumayan insan
linc edilmesine anlam veremiyorum. kitap okumak bir tercihtir. kimisi kafasini bosaltmak icin kitap okur ve bosalan yeri kitapla doldurur. kimisi ayni isi film dizi izleyerek, muzik dinleyerek ya da oyun oynayarak gerceklestirir. kimisi marangozluk yapar kimisi resim cizer. her insanin beyni ayni degil.
ben kitap okurken odaklanamiyorum kafam o sekilde calismiyor. ama su okudugunuz tanimi yazdigimiz sozlugun her bir satir kodunu yazabilecek sekilde calisiyor benim beynim. toplasaniz okudugum roman 20yi gecmez 35 yillik hayatimda. onlari da tarih ve edebiyat derslerinin zorunlu odevlerinden dolayi okumusumdur.
ben kitap okurken odaklanamiyorum kafam o sekilde calismiyor. ama su okudugunuz tanimi yazdigimiz sozlugun her bir satir kodunu yazabilecek sekilde calisiyor benim beynim. toplasaniz okudugum roman 20yi gecmez 35 yillik hayatimda. onlari da tarih ve edebiyat derslerinin zorunlu odevlerinden dolayi okumusumdur.
devamını gör...
normal sözlük mesaj kutusu
moderatörden gelen uyarılara dolu olan mesaj kutusu.
devamını gör...
iyi insanlar nerededir ve onları nasıl buluruz sorunsalı
iyi insanların çoğu kötü insanlarla ve muhtemelen iyi oldukları için kendilerine sövüyorlar. peki bulabilir miyiz iyi insanı? bulamayız çünkü herkes kalbinin ekmeğini yemiyor. ben dünya iyisi olayım(ki öyleyim)*ama yine de karşıma iyi biri çıkacağını sanmıyorum. iyiler kötülerledir demiş miydim?
editasyon: "o iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler."
editasyon: "o iyi insanlar, o güzel atlara binip çekip gittiler."
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
hissetmeyi özledim
devamını gör...
ergen annesi olmak
annelik, başlı başına zorken, bir üst düzey olan ergen anneliği, henüz duygusal olgunluğa erişememişseniz, sinir uçlarınıza dokunan durumlara sıklıkla maruz kalmak demektir. çelik gibi bir sabır, sevecen bir kalp, bol empati yapabilme yeteneği gerektirir. aksi takdirde, sinir krizi geçirmek kaçınılmazdır.
aslında, dünya üzerinde yolunu kaybetmiş birine yol göstericilik yapmak demektir çünkü ergen, çocukluk ile yetişkinlik arasında kimlik bulanımı yaşayan biridir. anne ile çocuk arasında ergenlikten önce güvenli ve sağlıklı bir bağ kurulmuşsa aslında ona rehberlik etmek çok heyecan vericidir ama öyle bir bağ kurulmamışsa ergenlik, o bağın kurulabileceği son dönemdir yani tabiri caizse, köprüden önceki son çıkıştır.
uzmanlar, içindeki çocuğa şefkatli, merhametli davranan annelerin, çocuklarına da şefkatli ve merhametli olduğunu belirtiyorlar. şaşırtıcı gelebilir ama içimizdeki çocuk ile kendi çocuğumuz arasında enteresan bir bağ var ve onu iyileştirdikçe çocuklarımızla ilişkimiz de günden güne iyileşiyor. o yüzden, çocuklarımız en azından ergenlikten yetişkinliğe geçmeden içimizdeki çocukla bağ kurmamız, sadece kendimize değil, ergen çocuğumuza karşı görevimizdir.
çoğu anne, ergen evladından şikayet eder ama ben oğlumdan şikayetçi değilim çünkü o, bendeki yaraları bana geri yansıtan bir ayna ve benim kendi yaralarımla onun hayatını mahvetmeye hakkım yok, o yüzden ona şefkat ve merhametle yaklaşıyorum...
aslında, dünya üzerinde yolunu kaybetmiş birine yol göstericilik yapmak demektir çünkü ergen, çocukluk ile yetişkinlik arasında kimlik bulanımı yaşayan biridir. anne ile çocuk arasında ergenlikten önce güvenli ve sağlıklı bir bağ kurulmuşsa aslında ona rehberlik etmek çok heyecan vericidir ama öyle bir bağ kurulmamışsa ergenlik, o bağın kurulabileceği son dönemdir yani tabiri caizse, köprüden önceki son çıkıştır.
uzmanlar, içindeki çocuğa şefkatli, merhametli davranan annelerin, çocuklarına da şefkatli ve merhametli olduğunu belirtiyorlar. şaşırtıcı gelebilir ama içimizdeki çocuk ile kendi çocuğumuz arasında enteresan bir bağ var ve onu iyileştirdikçe çocuklarımızla ilişkimiz de günden güne iyileşiyor. o yüzden, çocuklarımız en azından ergenlikten yetişkinliğe geçmeden içimizdeki çocukla bağ kurmamız, sadece kendimize değil, ergen çocuğumuza karşı görevimizdir.
çoğu anne, ergen evladından şikayet eder ama ben oğlumdan şikayetçi değilim çünkü o, bendeki yaraları bana geri yansıtan bir ayna ve benim kendi yaralarımla onun hayatını mahvetmeye hakkım yok, o yüzden ona şefkat ve merhametle yaklaşıyorum...
devamını gör...
ele güne karşı
mfö grubunun 11 parçadan oluşan albümüdür.
çok ilginç ve leziz bir albümdür.
bir albümde olması gereken her şey vardır 11 şarkının 11 tanesi farklı farklı ve güzeldir.
grubun ilk albümüdür ve mfö grubunun müzik kimliğini başta belirleyen bir albümdür çok değerli ve çok başarılıdır.
albümde en sevdiğim parça.
bu sabah yağmur var istanbul’da .
çok ilginç ve leziz bir albümdür.
bir albümde olması gereken her şey vardır 11 şarkının 11 tanesi farklı farklı ve güzeldir.
grubun ilk albümüdür ve mfö grubunun müzik kimliğini başta belirleyen bir albümdür çok değerli ve çok başarılıdır.
albümde en sevdiğim parça.
bu sabah yağmur var istanbul’da .
devamını gör...
bu başlıkta kendimizi kandırıyoruz
yarın okullar açıldığı için çok mutluyum. *
devamını gör...
evli birinin eşinden başka birine aşık olması
çocuk yapmadan önce ilişkideki sevgi ve saygının kemikleşmesini beklemek gerektiğinin göstergesidir. ha o saatten sonra olamaz mısınız başla birine aşık? elbette olunur ama ihtimal daha azdır, o zaman kader der çare bakarsınız. ama hemen çocuk yapıp bu gibi bir sebeple bozulan yuvalarda ben en çok çocuğa acıyorum.
devamını gör...
sosyalizm vs kemalizm
mahir çayan’ın dediği gibi de; “kemalizm soldur, milli kurtuluşçuluktur, emperyalizme karşı isyan bayrağıdır”
ayrıca sosyalizm ile kemalizm arasındaki tek fark şudur; kemalizm milliyetçiliği savunur sosyalizmde bu yoktur. bir sosyalist mustafa kemal atatürk’ün ilkelerini benimseyebilir zira halkçılık ilkesini sonuna kadar benimsemiş biriyim ben. başka sorusu olan?
bir de atatürk sağcıların olsun solcuların olsun ortak değeridir, insanları bu şekilde tahrik etmek çok yanlış. zaten en kral komünist olan fidel castro bile atatürk’e hayran biriymiş siz neden bahsediyorsunuz ya? bir komünist atatürk’ü sevebilir sahip çıkabilir, bu sizi rahatsız etmesin. rica ediyorum!
edit: atatürk komünizmden nefret etmezdi, bazı kişiler atatürk’ün komünizmden nefret ettiği iddiasında bulundu hatta onun söylemediği sözleri bile kendileri uydurdu, milletin önüne attı. şimdi de devam ediyor bu. yanlış bilgiler edinmeyin kalbinizi kırarım!
ayrıca sosyalizm ile kemalizm arasındaki tek fark şudur; kemalizm milliyetçiliği savunur sosyalizmde bu yoktur. bir sosyalist mustafa kemal atatürk’ün ilkelerini benimseyebilir zira halkçılık ilkesini sonuna kadar benimsemiş biriyim ben. başka sorusu olan?
bir de atatürk sağcıların olsun solcuların olsun ortak değeridir, insanları bu şekilde tahrik etmek çok yanlış. zaten en kral komünist olan fidel castro bile atatürk’e hayran biriymiş siz neden bahsediyorsunuz ya? bir komünist atatürk’ü sevebilir sahip çıkabilir, bu sizi rahatsız etmesin. rica ediyorum!
edit: atatürk komünizmden nefret etmezdi, bazı kişiler atatürk’ün komünizmden nefret ettiği iddiasında bulundu hatta onun söylemediği sözleri bile kendileri uydurdu, milletin önüne attı. şimdi de devam ediyor bu. yanlış bilgiler edinmeyin kalbinizi kırarım!
devamını gör...
eğitim hayatında alınmış en düşük sınav notu
05 almıştım .sonra o dersin hocası oldum.nasıl aldım bu puanı hala şaşarım kendime.
devamını gör...
dışarıda koca bir dünya varken odasında takılan genç
türkiye gencidir. dışarıdaki koca dünya bize yok.
devamını gör...
melek ipek'in eşini neden öldürdüğünü anlatması
bu haberi yeni okudum,detaylıca farklı kaynaklardan da okumamın sebebi olayı daha iyi anlamak içindi.
sözlükte bu konu ile alakalı iki başlık buldum ama yazmak istediklerim hem o başlıklara uygun değil artı sözlük formatına aykırı yoksa kanun suç vs umrumda değil!
bazı tutuklu yargılamalar sanığı korumak için yapılır kısmen anlayabileceğimiz bir durum.
dışarda zarar verilir hayati tehlikesi vardır vs.
burda sayın melek ipek hanımefendi de ise bir akıl tutulması yaşanıyor kanun uygulayıcılar arasında.
bu kadının açıklamalarını okudukça kanım çekildi!
ki ben vahşeti yakinen yaşamış görmüş biriyim ama bir kere bile savaş sahasında olmayan birine el kaldırmamış aman dileyene teslim olana ekmeğimi bölmüş adamım.
bu kadının ve o çocukların yaşadığı vahşeti anlamakta zorlanıyorum.
o çocukların psikolojisi asla düzelmez bir yara halinde kalacaktır ömürleri boyunca.
kadın yıllarca resmen vahşet dolu bir hayat yaşamış keşke bu iş ona kalmadan aileden biri yapsaydı...
bu kadına devlet kendisini kocası olacak şey’den koruyamadığı için özür dilemesi gerekirken bir de müebbet hapis ile yargılıyor! akıl tutulması resmen.
demokratik bir ülkede bu kadına en azından bakın en azından nefsi müdafa uygulanır hastanede tedavi edilir ve psikolojik destek sağlanır yıllarca.
devlet devlet olsa bu kadına madalya verir!
m.ensonhaber.com/3-sayfa/an...
sözlükte bu konu ile alakalı iki başlık buldum ama yazmak istediklerim hem o başlıklara uygun değil artı sözlük formatına aykırı yoksa kanun suç vs umrumda değil!
bazı tutuklu yargılamalar sanığı korumak için yapılır kısmen anlayabileceğimiz bir durum.
dışarda zarar verilir hayati tehlikesi vardır vs.
burda sayın melek ipek hanımefendi de ise bir akıl tutulması yaşanıyor kanun uygulayıcılar arasında.
bu kadının açıklamalarını okudukça kanım çekildi!
ki ben vahşeti yakinen yaşamış görmüş biriyim ama bir kere bile savaş sahasında olmayan birine el kaldırmamış aman dileyene teslim olana ekmeğimi bölmüş adamım.
bu kadının ve o çocukların yaşadığı vahşeti anlamakta zorlanıyorum.
o çocukların psikolojisi asla düzelmez bir yara halinde kalacaktır ömürleri boyunca.
kadın yıllarca resmen vahşet dolu bir hayat yaşamış keşke bu iş ona kalmadan aileden biri yapsaydı...
bu kadına devlet kendisini kocası olacak şey’den koruyamadığı için özür dilemesi gerekirken bir de müebbet hapis ile yargılıyor! akıl tutulması resmen.
demokratik bir ülkede bu kadına en azından bakın en azından nefsi müdafa uygulanır hastanede tedavi edilir ve psikolojik destek sağlanır yıllarca.
devlet devlet olsa bu kadına madalya verir!
m.ensonhaber.com/3-sayfa/an...
devamını gör...
ivan fyodoroviç karamazov
hiç sevmediği ve sebepsiz bir tiksinti duyduğu uşak smerdyakov, zat-ı şahanelerinin double'ı, öteki'si, gölge benliği'dir.
jung'un, kişinin kendi gölgesini gördüğü kişilerden içgüdüsel olarak tiksindiğinden dem vurmasını hatırlamakta fayda var.
"vicdanından arınmış bir ivan nasıl olurdu?" gibisinden provokatif bir soru soracak olursak, cevabını smerdyakov'da ve eylemlerinde buluruz. öyle ki bu sefil uşak, ivan'ın dahi bu konuda hakkını yemeyeceği ölçütte zekidir. ivan'daki ahlakın, vicdanın kendisinde olmaması; ona müthiş bir kurnazlık ve ön görülemezlik de katmıştır.
dostoevsky'nin yazdığı en derin, karmaşık karakterdir aynı zamanda ivan. smerdyakov ise, ivan'ın derinliğini burada ıskalamaktadır zira ivan'ı derinleştiren, entelektüel birikimi ve düşünsel nihilizminin yanında içgüdüsel denilebilecek, sezgisel bir ahlak anlayışının hümanizmasının da olmasıdır. hatta ve hatta bana göre tanrı fikriyle uzlaştıramadığı bu hümanizması onu nihilizme sürükler.
büyük engizisyoncu'su, smerdyakov ile olan görüşmeleri, alyoşa ile olan sohbetleri ve şeytan ile olan yüzleşmesi açısından; insan ruhunun en yaygın olmasa da en cevaplanması zor sorularını ve çatışmalarını dostoevsky, ivan üzerinden ele almıştır.
jung'un, kişinin kendi gölgesini gördüğü kişilerden içgüdüsel olarak tiksindiğinden dem vurmasını hatırlamakta fayda var.
"vicdanından arınmış bir ivan nasıl olurdu?" gibisinden provokatif bir soru soracak olursak, cevabını smerdyakov'da ve eylemlerinde buluruz. öyle ki bu sefil uşak, ivan'ın dahi bu konuda hakkını yemeyeceği ölçütte zekidir. ivan'daki ahlakın, vicdanın kendisinde olmaması; ona müthiş bir kurnazlık ve ön görülemezlik de katmıştır.
dostoevsky'nin yazdığı en derin, karmaşık karakterdir aynı zamanda ivan. smerdyakov ise, ivan'ın derinliğini burada ıskalamaktadır zira ivan'ı derinleştiren, entelektüel birikimi ve düşünsel nihilizminin yanında içgüdüsel denilebilecek, sezgisel bir ahlak anlayışının hümanizmasının da olmasıdır. hatta ve hatta bana göre tanrı fikriyle uzlaştıramadığı bu hümanizması onu nihilizme sürükler.
büyük engizisyoncu'su, smerdyakov ile olan görüşmeleri, alyoşa ile olan sohbetleri ve şeytan ile olan yüzleşmesi açısından; insan ruhunun en yaygın olmasa da en cevaplanması zor sorularını ve çatışmalarını dostoevsky, ivan üzerinden ele almıştır.
devamını gör...

