beğeni almayıp sürekli yazan yazar
kendine güveni tam, yazdığından emin, pes etmeyen, kendinden vazgeçmeyen, yazma tutkusunu bütün benliğiyle benimsemiş yazarlardır.
devamını gör...
normal sözlük yazarları
sanki burdaki herkes birbirlerini yıllardır tanıyor gibi. kötü anlamda söylemiyorum sanki yıllardır birbirimizi tanıyorduk yazarlarla, buranın kurulmasını bekledik sadece. herkes iyi burdaki, herkes umudu kaybetmemek için burda. yazıyorlar. çünkü yorgunlar. çünkü yazmaktan başka çare yok. hepsine selam olsun..
devamını gör...
neden mutsuzsun sorusu
mutlu olduğumu hissetirecek anılar ve hisler uzun bir süre önce yitip gitti de ondan mutsum bne
devamını gör...
aynı evde yaşıyormuş gibi entryler
cenk'in arka bahçesi elindeki yoyo'yu bırakta, müzik aç bize biraz.
devamını gör...
kalbinizi en çok kıran cümle
"hiçsin. anladın mı, hiçsin sen"
askerde işittiğim bir söz. ailesinden uzakta 20 yaşındaki birine bu söz söylenir mi?!?!
askerde işittiğim bir söz. ailesinden uzakta 20 yaşındaki birine bu söz söylenir mi?!?!
devamını gör...
görüşmeyi kesen insanın bir anda çıkıp gelmesi
evet birkaç sene önce oldu böyle bir durum. biraz umutlanmasını bekledim sonra uzatmadan geri gönderdim.
kimsenin oyuncağı veya b planı olmayın yazar kardeşlerim.
edit: bu geri dönüşçü tayfa hiç utanmaz mı? anladık muhatabına saygın yok da kendine de mi saygın yok?
kimsenin oyuncağı veya b planı olmayın yazar kardeşlerim.
edit: bu geri dönüşçü tayfa hiç utanmaz mı? anladık muhatabına saygın yok da kendine de mi saygın yok?
devamını gör...
sözlük yazarlarının tecrübe ettiği en ilginç karışımlar
pekmez ve makarna.
devamını gör...
yazarların hatırladığı en eski anıları
dört yaşındaydım.
annem pırasa doğruyor.
bu ne, diye sordum.
taze soğan dedi.
yemek pişti, sofraya kondu.
ağzıma bir kaşık aldım, soğanla alakası olmayan bir tad.
o gün, bu gündür pırasa yemem.
anneler çocuklarının beyinleriyle oynamasınlar, lütfen.
annem pırasa doğruyor.
bu ne, diye sordum.
taze soğan dedi.
yemek pişti, sofraya kondu.
ağzıma bir kaşık aldım, soğanla alakası olmayan bir tad.
o gün, bu gündür pırasa yemem.
anneler çocuklarının beyinleriyle oynamasınlar, lütfen.
devamını gör...
evde örümcekle yaşamak
oda arkadaşı olduk biz örümcekle o kendi köşesinde bende kendi köşemde geçinip gidiyoruz.
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
kötülüğü yaratan tanrı iyiliğide yaratmış
tanrı, bizleri doğru yoldan ve iyilikten ayırmasın
umutlarımız gerçek, dualarımız kabul olsun. iyi bayramlar.
tanrı, bizleri doğru yoldan ve iyilikten ayırmasın
umutlarımız gerçek, dualarımız kabul olsun. iyi bayramlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hayallerindeki türkiye
dünyaya terörist ihraç eden bir ülke olarak değil de eskisi gibi istanbul'uyla, ölüdeniz'iyle, efes'iyle tanınan,
tarihi ve doğal kaynaklarının kısa vadeli getiriler için hiç edilmediği,
kültürel ve ekonomik olarak batıyla tam entegre olmuş, paramızın değersiz olmadığı,
dünyada herkese höt höt eden değil de sorunlarını ve çıkarlarını diplomasi kanallarını zorlayarak çözmeye çalışan, güçlü ordusunu da gerektiğinde kesin sonuç almak üzere sahaya sürebilecek güçte olan ve diğer ülkelerin de bunun farkında olduğu,
ortalama bir türk insanının yılda ortalama 30 kitap okuyarak dünya ortalamasını tutturduğu,
dünyanın en iyi ilk beş yüz üniversitesi listesinde en az on üniversitesinin olduğu,
yılda 100 milyon turistin ziyaret ettiği ve türkiye'yi ziyaretin statü göstergesi olduğu,
ve pek tabii ki türk pasaportu taşımanın da klas olduğu bir türkiye hayal ediyorum. kaldı ki bunlar ulaşılamayacak hayaller değil. türkiye bunları karşılayabilecek yeterli potansiyele sahip bir ülkedir. bunların içinde en kolay olanı da yılda ortalama 30 kitap bitirmek olanıdır. ilk başta ''voaaav nasıl olacak bu'' gibi düşünülebilir ama bu ayda hepi topu 2 kitap filan ediyor zaten. ayda 2 kitap okumak da imkansız bir şey değil. zaten bunu halletsek gerisi çorap söküğü gibi gelecektir inanın bana...
tarihi ve doğal kaynaklarının kısa vadeli getiriler için hiç edilmediği,
kültürel ve ekonomik olarak batıyla tam entegre olmuş, paramızın değersiz olmadığı,
dünyada herkese höt höt eden değil de sorunlarını ve çıkarlarını diplomasi kanallarını zorlayarak çözmeye çalışan, güçlü ordusunu da gerektiğinde kesin sonuç almak üzere sahaya sürebilecek güçte olan ve diğer ülkelerin de bunun farkında olduğu,
ortalama bir türk insanının yılda ortalama 30 kitap okuyarak dünya ortalamasını tutturduğu,
dünyanın en iyi ilk beş yüz üniversitesi listesinde en az on üniversitesinin olduğu,
yılda 100 milyon turistin ziyaret ettiği ve türkiye'yi ziyaretin statü göstergesi olduğu,
ve pek tabii ki türk pasaportu taşımanın da klas olduğu bir türkiye hayal ediyorum. kaldı ki bunlar ulaşılamayacak hayaller değil. türkiye bunları karşılayabilecek yeterli potansiyele sahip bir ülkedir. bunların içinde en kolay olanı da yılda ortalama 30 kitap bitirmek olanıdır. ilk başta ''voaaav nasıl olacak bu'' gibi düşünülebilir ama bu ayda hepi topu 2 kitap filan ediyor zaten. ayda 2 kitap okumak da imkansız bir şey değil. zaten bunu halletsek gerisi çorap söküğü gibi gelecektir inanın bana...
devamını gör...
haset
kıskançlığın yıkıcı versiyonu.
geçenlerde yine nerde okuduğumu hatırlamadığım bir cümle günlerdir aklımda dönüp duruyor. “türkiye’de toplum içi ilişkiler hasetçilik üzerine” diye. ya da buna benzer bir cümleydi. toplum olarak bir başkasının hayatına bunca fikirlerimizi, yargılarımızı sokmamızı benim nezdimde çok iyi açıklıyor.
insan, bazen insanlarla ilişkileri üzerine düşünürken bazı hisleri, durumları ve tavırları tanımlamaya ihtiyaç duyuyor. belirli söylemlerin, eleştirilerin, yargıların kökenini anlamlandırmaya ya da bir temel bulmaya çalışıyor.
bir insanla konuşurken yorum diye nitelediğimiz, basit cümlelerin altına sakladığımız o yargılayıcı aşağılama duygusunun motivasyonunu haset tam olarak karşılıyor.
bir insanın sahip olduğu bir olguyu, durumu, hissi dahi küçümsemekte aynı motivasyondan kaynaklanıyor.
‘bende yoksa onda da olmasın’ ve olmasın diye de onu cümlelerimle rahatsız edebilir ya da dahası kötü niyetle manipüle edebilirim. kişinin kendi hayatına değmeyen herhangi bir konuda bu aşağılayıcı/niteliksiz yargılayıcı tavırda olması üzerine, düşünmesi gerekiyor.
çünkü karşınızdaki kişi, ne kadar yakınınız olursa olsun, haset edilen konu hakkında yeterince fikir/bilgi/deneyim veya eminlik sahibiyse, kişinin aklında bilfiil ‘yetersiz’ ya da basit bir durumun niteliklerini çözümleyemeyen rahatsız edici bir köylü kurnazı olarak kalmanız olası.
geçenlerde yine nerde okuduğumu hatırlamadığım bir cümle günlerdir aklımda dönüp duruyor. “türkiye’de toplum içi ilişkiler hasetçilik üzerine” diye. ya da buna benzer bir cümleydi. toplum olarak bir başkasının hayatına bunca fikirlerimizi, yargılarımızı sokmamızı benim nezdimde çok iyi açıklıyor.
insan, bazen insanlarla ilişkileri üzerine düşünürken bazı hisleri, durumları ve tavırları tanımlamaya ihtiyaç duyuyor. belirli söylemlerin, eleştirilerin, yargıların kökenini anlamlandırmaya ya da bir temel bulmaya çalışıyor.
bir insanla konuşurken yorum diye nitelediğimiz, basit cümlelerin altına sakladığımız o yargılayıcı aşağılama duygusunun motivasyonunu haset tam olarak karşılıyor.
bir insanın sahip olduğu bir olguyu, durumu, hissi dahi küçümsemekte aynı motivasyondan kaynaklanıyor.
‘bende yoksa onda da olmasın’ ve olmasın diye de onu cümlelerimle rahatsız edebilir ya da dahası kötü niyetle manipüle edebilirim. kişinin kendi hayatına değmeyen herhangi bir konuda bu aşağılayıcı/niteliksiz yargılayıcı tavırda olması üzerine, düşünmesi gerekiyor.
çünkü karşınızdaki kişi, ne kadar yakınınız olursa olsun, haset edilen konu hakkında yeterince fikir/bilgi/deneyim veya eminlik sahibiyse, kişinin aklında bilfiil ‘yetersiz’ ya da basit bir durumun niteliklerini çözümleyemeyen rahatsız edici bir köylü kurnazı olarak kalmanız olası.
devamını gör...
seni sen yapan özelliklerin
hani şey varya; canım yaa ben seni ilk gördüğümde soğuk havalı biri zannetmiştim aslında hiç öyle değilmişsin hah! iste o benim .
devamını gör...
ıssız sokaklarda yürürken güven veren şeyler
(bkz: avcı bıçağı)
o yoksa çelik asker matarası da olur. kafaya geçirildiğinde etkisiz hale getiremeyeceği canlı yoktur.
t: normal şartlarda hoş olmamasına karşın gerekli olan şeylerdir. işleri pisleşmeden halletmek isterseniz yaratıcılığınızı da konuşturabilirsiniz. büyük boy şemsiyeler bu konuda çok işlevseldir mesela swh.
o yoksa çelik asker matarası da olur. kafaya geçirildiğinde etkisiz hale getiremeyeceği canlı yoktur.
t: normal şartlarda hoş olmamasına karşın gerekli olan şeylerdir. işleri pisleşmeden halletmek isterseniz yaratıcılığınızı da konuşturabilirsiniz. büyük boy şemsiyeler bu konuda çok işlevseldir mesela swh.
devamını gör...
annelerin kız çocuklarına gittikleri her yerde iş yaptırmaya çalışması
misafirliğe gidilir herkes oturur ev sahibi ikramlık hazırlamak için mutfağa yönelir ve anne bakışlarının kaldırma kuvveti ile kızı kaldırıp peşinden yollar.
devamını gör...
ankara soğuğu
eylül sabahında polar şal kullanmama sebep olan soğuk.
pikem ile vedalaşma gerekecek.
akşamları çorap yetmiyor çünkü.
oysa ben ağustosta anca ısınmıştım.
tamam vurmayın* ben kansızım, napim.
pikem ile vedalaşma gerekecek.
akşamları çorap yetmiyor çünkü.
oysa ben ağustosta anca ısınmıştım.
tamam vurmayın* ben kansızım, napim.
devamını gör...



