sözlük şarkı yarışmasına, uber kategorisinde olduğu için alınmayacağı konusunda duyumlar aldığım yazar.

canım sen unkapanı ben? bak kırarız parayı?
devamını gör...

21. yy nin en büyük getirilerinden olan teknolojik gelişmeler, bizleri birbirimize yakınlaştırdı. iletişim, ulaşım konularında büyük yol kat ettik. internet bilgiye ulaşımı kolaylaştırdı. yeni icatlar ve inovasyonlar şehir insanının yaşamına konfor kattı. bilgi ile birlikte daha da organize olduk, belki dünyayı daha iyi tanıma fırsatı yakaladık.

fakat 21.yy nin başka bir getirisi de hiper rekabet oldu. rekabet gelişimi tetikler, bu mutlaktır ancak artan nüfus ve azalan kaynaklar toplumların yönelimlerinde değişikliklere sebep oldu.

post modernist dönem fonksiyondan çok sembolleri öne çıkarıp, bireye yönelik pazarlama ile birlikte insanları izolasyona iterken, tükenen kaynaklardan dolayı da tüketim mallarının nitelikleri oldukça düşmeye başladı. tabi bu düşüş sadece ürünler ile kalmadı, her şeyin niteliği düşmeye başlı haliyle. çünkü kaynaklar ile beraber insanlar da tükeniyordu günden güne. dillerde, kültürlerde, sevgilerde, gülümsemelerde niteliğini kayıp etti, kalitesizleşti.

post modernist dönemin bir başka tarafı ise "her şeyi hemen yaşayın, yoksa kaçırabilirsiniz" mantığıydı. bu mantık tüketim toplumlarının temelini oluşturur. işte bu yüzden korkar oldu insanlar, tecrübe edilecek o kadar güzellik var iken, bu güzellikleri tecrübe edemeden ölmekten.

bulunduğumuz döneme bakıldığında, toplumların büyük bir kısmının hayat koşuşturmasında kayıp olduğunu ve ancak ufak bir kısımın bu endişelerden muaf olduğu gözlemlenebilir.

nüfus artar, rekabet artar, kaynaklar azalır, kalite azalır. hayat ise gerçekten bir ömre sığmayacak kadar deneyim barındırır. kimse bunların hepsini yaşayamaz. bu yüzden yeterince yaşamadan ölmek gibi bir kaygıya kapılmamalı insan.

çünkü;

biraz seveceğiz, biraz sevileceğiz, bir az güleceğiz, biraz üzüleceğiz, biraz kazanacağız, biraz kayıp edeceğiz, bazılarını diğerlerinden biraz fazla yaşayacağız, sonrada çekip gideceğiz zaten misafiri olduğumuz bu dünyadan.

eğer bugün bitiyorsa hayat, yaşadıklarınıza sayın. sizden daha az ve daha çok yaşamışlar elbet olacaktır.
devamını gör...

sözlükte dilden dile dolaşan bir madalya
müracaat da kuyruk var herkes sıra sıra
halbuki aldım ben kendime bir kupa
madalyaları kullanın doya doya.
devamını gör...

diktatörler kendilerini özgürleştirirler. ama halkı esarete mahkûm ederler.
charlien chaplin
devamını gör...

sağda solda paylaşmak ve 'bakın ben hayvanseverim' pozları vermek için satın alınan, türlü rahatsızlıkları olan kedi cinsi.
acılı bir hayat yaşıyorlar yaşadıkları acılara değiyor mu aldığınız beğeniler?
devamını gör...

belki uzaya çıkamadık...(sigaralı emoji) ama radyoyu açtık... (konfetili emoji)
devamını gör...

letgoda,seccade işleyip, satardım
dikiş kursunda fermuar,makas,tela
kur'an kursunda araciydim,babam başörtü dikerdi paralar cebe *
hâlâ fakirim,olmayınca olmuyor.
devamını gör...

filmin sonunda stefan zweig'ın eserlerinden esinlendiği belirtilerek biten filmdir.

ralph fiennes'in oyunculuğunu çok beğendiğimi dile getirmek istiyorum.
film savaş nedeniyle göç etmek zorunda kalan mülteci zero olarak the mösyö gustave tarafından mülakat sırasında isimlendirilen gencin the grand of budapest hotel'e nasıl sahip olduğu hikayesini, merak eden birine geri dönük anlatmasını konu alıyor.

savaş zamanlarını anlatan filmde mülteci olduğu için her zaman zor durumlara maruz kalan zero'nun birkez daha avrupa'nın mülteciye karşı sert tutumunu gösteriyor.

akıcı, oyuncularin çoğunun ingilizce aksanlarının kulağa hoş olduğu bir film olmuş.

filmin sonundaki hızlı kendine özgü müziği de farklı olmuş.

tavsiye ederim ,keyifli seyirler.
devamını gör...

mavi önlük üzerine takılan beyaz renkte ve çeşitli desenleri olan yakalık modelleri.*
devamını gör...

o değil de nereden haberiniz oluyor yeni çaylaklardan ?
bir bakmışsın başlığı açılmış.
insan hayret ediyor.
devamını gör...

"batır parmakların batır kanıma
oy desinler o elleri kınalı"


karacaoğlan
devamını gör...

gemilerin güvertelerinde işçi olarak çalışan kişilere denir. ayrıca hepimizin çocukluğunda en azından bir kez okuduğu yalvaç ural'ın yarattığı çocuk dergisidir.
devamını gör...

yazılmıyor ki düşsün anam.
devamını gör...

fazla hümanistlik hiç iyi bir şey değil işte. mülteciler rus da olsaydı alman da olsaydı bizim ülkemizin kriterlerine uymayacaklarsa, suç oranımızı yükselteceklerse, bizim vergimizi yiyeceklerse, ülkeyi kendi leş ülkelerine çevirmek isteyeceklerse, bayrağımıza saygı duymayıp, cinsiyet farketmeksizin kardeşimizi, gencecik evlatlarımızı öldürüp, taciz,tecavüz edeceklerse yine istemezdik. daha içimizde kendi doğu sorunlarımızı çözememişken( ergen gebelik, çocuk evlilik vb.) bu sorunların yaygın olduğu ülkelerden insan alarak ülkemizi sadece bitiriyoruz. neden kanada gibi profesör mülteci almıyoruz? alamayız hem yeterli imkan vermeyiz hem de bunu istemiyoruz hani hep senelerce dış mihraklar oyunu vardı ya sayın üstteki yazar asıl iç mihraklar oyunu şimdi başlıyor abd'nin açıklaması ne "türkiye'nin afganları ülkelerine almasından çok memnunuz." niye? çünkü zaten senelerdir araplaştırıp, parsel parsel satın aldıkları ülkeyi daha kolay ırak'ı işgal ettikleri gibi işgal etmek. bu ülkenin şuan sadece kayıtlı veriler de %8'i arap azınlık soruyorum bu az bir rakam mı? ki kayıtlı yani vatandaşlık alabilmiş ve bu hakka sahip, çalışma izni ve ruhsatı olan azınlık. peki bu buz dağının arkası? olayı duygusallaştırıp, içsellestirip algı yaratmayın. o senin için güzellik algımıza sahip olmayan insanlar yarın bir gün seni de öldürebilirler, sevgiline ve karına tecavüz de edebilirler? daha 2 gün öne gencecik 18 yaşında kardeşimizi öldürmediler mi? suç oranı yüksekliği kayıtlara getirilmediği için görmüyoruz sadece çünkü mülteci almak istiyor devlet istatikleştirmek istemedikleri için. sabah sabah gerildim ya. bir daha bu sözlükte böyle boş boş hümanistlikler,komünistlikler görürsem sövcem özelden.
devamını gör...

aklımın almadığı olay. haftanın 6 günü, günde 8 saat çalışmaya kim ikna etti dünyadaki insanlığı? ilk kim dedi ''günün yarısını çalışarak geçirelim'' diye? hadi biri dedi, kimler onayladı? kesin almanlar yapmıştır. çalışmaktan zevk alıyor adamlar. ama çalışma şartlarının da adabını biliyorlar. örnek alan ülkeler sadece kötü yanlarını alıyor.
devamını gör...

masa aydınlatıcısı ve cam kaplı bir masa kullanılarak farklı renklerde ince kumun el ile işlenip görüntü oluşturulması ile yapılan bir sanat türüdür. hem rahatlatıcı hem de dinlendirici bir müzik çalarken merak duygusunun uyandırılması kum sanatının temel özellikleri arasında yer alır. gölgeleme tekniği, hatların ve ince işçiliklerin koyu renkli kum ile belirginleştirilmesi kum sanatının tekniğini ön plana çıkartır.


sonsuzluğu ölçülemez evrenin içinde dünya küçücük bir kum tanesiydi, minicik bir kum tanesi - cengiz aytmatov.
devamını gör...

açtığım başlık tutunca bende aynen şu moda giriyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim aylardır iş aradığım ve zor durumda olduğum dönemde, sadece aldığı zammı ve ikramiyeyi ballandıra ballandıra anlatmak için aradığı an. swh

eline geçen totali söyleyip telefonu kapatmıştır canım arkadaşım. ben de kendisini canı gönülden hayırlı ederken ne mal olduğunu anlamış oldum. (bkz: görgüsüzlük)
devamını gör...

erkeklerde ve postmenopozal kadınlarda daha sık görülen inflamatuvar artrittir.(eklem inflamasyonu)
eklemlerde monosodyum ürat kristallerinin birikimi sonucunda gelişir.
en önemli risk faktörü hiperürisemidir.
alkol alımıyla veya allopurinol kullanımıyla alevlenir.en sık ayak 1. metatarsofalangeal(ayak baş parmak) eklem tutulur.
bu hastalıkta tofüs denilen dejeneratif lezyonlar oluşabilir.
tedavisinde kolşisin,nsaii ilaçlar kullanılabilir.
alkol alımının azaltılması gerekmektedir.
ürik asit seviyesini düşürmek için ksantin oksidaz inhibitörü febuksostat, ürikozürik olarak probenesid,sülfinpirazon veya rekombinant ürikaz aktivitesine sahip rasbürikaz kullanılabilir.
devamını gör...

eymir'de görüştüğümüz gün, nikahıma alacağım gün olacaktır.
bugün ifşa etmeme gerek yok, büyük gün geldiğinde fotoğraf atacağız....
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim