yazarların bu yüzden hep yalnız kalacağım dediği şeyler
beklentilerimi çok yüksek tutuyorum .
devamını gör...
antalya
burnumda tüten güzel şehir.
devamını gör...
küp açılımını ezbere bilen insan
çarpanlara ayırma hiç anlamadığım bir konu olduğu için idolüm olan insan.
devamını gör...
içinde çığlık olan şarkılar
şebnem ferah şarkıları.
devamını gör...
newton'un hareket yasaları
bir cisim üzerine etki eden kuvvetler ve cismin hareketi arasındaki ilişkileri ortaya koyan üç yasadır. ilk kez modern fiziğin babası olan isaac newton tarafından 5 temmuz 1687 tarihinde yayımlanan philosophiae naturalis principia mathematica adlı çalışmada ortaya konmuştur.bu yasalar klasik mekaniğin temelini oluşturmuş, bizzat newton tarafından fiziksel nesnelerin hareketleri ile ilgili birçok olayın açıklanmasında kullanılmıştır.
newton'ın birinci yasası: eylemsizlik yasası olarak geçer. tüm cisimler bir kuvvet etkisi tarafından durumunu değiştirmeye zorlanmadıkça düzgün doğrusal hareketini veya durağanlığını korur. yani duran bir cisim durmaya devam etmek, hareket eden bir cisimde hareketine devam etmek ister.)
newton'un ikinci yasası: dinamiğin temel prensibi olarak geçer. fizik kitaplarında en basit hali ile f= m x a olarak geçer. bir cisim üzerindeki net kuvvet, cismin kütlesi ile ivmesinin çarpımına eşittir olarak açıklanabilir.
newton'un üçüncü yasası: etki-tepki yasası olarak geçer. her kuvvete karşılık, her zaman eşit ve ters bir tepki kuvveti vardır: veya iki cismin birbirine uyguladığı kuvvetler her zaman eşit ve zıt yönelimlidirler.
newton'ın birinci yasası: eylemsizlik yasası olarak geçer. tüm cisimler bir kuvvet etkisi tarafından durumunu değiştirmeye zorlanmadıkça düzgün doğrusal hareketini veya durağanlığını korur. yani duran bir cisim durmaya devam etmek, hareket eden bir cisimde hareketine devam etmek ister.)
newton'un ikinci yasası: dinamiğin temel prensibi olarak geçer. fizik kitaplarında en basit hali ile f= m x a olarak geçer. bir cisim üzerindeki net kuvvet, cismin kütlesi ile ivmesinin çarpımına eşittir olarak açıklanabilir.
newton'un üçüncü yasası: etki-tepki yasası olarak geçer. her kuvvete karşılık, her zaman eşit ve ters bir tepki kuvveti vardır: veya iki cismin birbirine uyguladığı kuvvetler her zaman eşit ve zıt yönelimlidirler.
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
devamını gör...
süper tanıyıcılar
süper tanıyıcı kavramı, psikoloji bilimi uzmanı richard russel ve ekibi tarafından 2009 yılında tanımlandı. yüz körlüğü kavramının tersi olan kavram, nüfusun %1’inden daha az kişide görülmektedir. deriz ya, ‘bir gördüğüm yüzü bir daha asla unutmam’. bu durumda süper tanıyıcı olma olasılığınız büyük.
bu yeteneğe sahip kişiler misal, yolda biriyle karşılaştığında onun,atıyorum,2012 yılında morning cafe’de kahve içip cheesecake yerken rastladığını hatırlayabilirler. peki neden bazılarımız yüzleri iyi hatırlıyorken, kimimiz dün tanıştığı kişinin yüzünü unutabiliyor? bu durum, yüzü parça halinde mi yoksa bütün olarak mı işlediğinizle alakalı. eğer birinin yüzünün tam olarak görüp işliyorsanız o yüzü tanıma olasılığınız yükselirken, o yüzün belli kısımlarına odaklanırsanız(burnu,kulağı,gözleri gibi) o yüzü tanıma olasılığınız düşüyor.
bu kişilerden en bilineni ise ingiltere’de west midlands polis teşkilatında çalışan andy pope adlı bir polis memuru. ayrıca ‘süper tanıyıcılar derneği’nin 20 üyesinden biri olan bu polis memuru, şu ana kadar 2000’e yakın şüpheliyi yakalamıştır. boş zamanlarında merkezdeki şüpheli fotoğraflarını inceliyerek ‘beyin yüz arşivi’ni genişletmektedir. bu memurun, bir yüzü tanıması için illa yüzün tamamını görmesi bile gerekmiyor. maske taksa dahi gözlerinden,minicik ayrıntılardan ve hatta mimiklerinden bile tanıyabiliyor. yüz tanıma yazılımında şüpheliyi tespit etmek için yüksek çözünürlü resimler gerekirken, süper tanıyıcılar resim net olmasa da şüpheliyi tespit edebiliyorlar(insan-1,makine-0).
ingiltere ve avustralya’da süper tanıyıcı birimi mevcut ama en büyük süper tanıyıcı birimi almanya’da. almanya’da bu birim berlin,münih, stuttgart ve kuzey vestfalya’da bulunmaktadır.
bu yeteneğe sahip kişiler misal, yolda biriyle karşılaştığında onun,atıyorum,2012 yılında morning cafe’de kahve içip cheesecake yerken rastladığını hatırlayabilirler. peki neden bazılarımız yüzleri iyi hatırlıyorken, kimimiz dün tanıştığı kişinin yüzünü unutabiliyor? bu durum, yüzü parça halinde mi yoksa bütün olarak mı işlediğinizle alakalı. eğer birinin yüzünün tam olarak görüp işliyorsanız o yüzü tanıma olasılığınız yükselirken, o yüzün belli kısımlarına odaklanırsanız(burnu,kulağı,gözleri gibi) o yüzü tanıma olasılığınız düşüyor.
bu kişilerden en bilineni ise ingiltere’de west midlands polis teşkilatında çalışan andy pope adlı bir polis memuru. ayrıca ‘süper tanıyıcılar derneği’nin 20 üyesinden biri olan bu polis memuru, şu ana kadar 2000’e yakın şüpheliyi yakalamıştır. boş zamanlarında merkezdeki şüpheli fotoğraflarını inceliyerek ‘beyin yüz arşivi’ni genişletmektedir. bu memurun, bir yüzü tanıması için illa yüzün tamamını görmesi bile gerekmiyor. maske taksa dahi gözlerinden,minicik ayrıntılardan ve hatta mimiklerinden bile tanıyabiliyor. yüz tanıma yazılımında şüpheliyi tespit etmek için yüksek çözünürlü resimler gerekirken, süper tanıyıcılar resim net olmasa da şüpheliyi tespit edebiliyorlar(insan-1,makine-0).
ingiltere ve avustralya’da süper tanıyıcı birimi mevcut ama en büyük süper tanıyıcı birimi almanya’da. almanya’da bu birim berlin,münih, stuttgart ve kuzey vestfalya’da bulunmaktadır.
devamını gör...
geç kalmışlık hissi
neye başlamak istesen bir bacağından tutup "dur ya, nereye gidiyorsun? gidenler geri döndü bile," diyen histir.
geç kalmışlık hissi kötüdür fakat geç bile kalamayacağınız hatta o yere hiç varamayacağınız hissi daha yıkıcıdır.
bir şeye geç kalmışsanız, en kötü %1 ihtimaliniz vardır ve %1 her şeydir. onu geliştirmek size kalmıştır çünkü.
oysa o yere geç dahi kalmama yani orada hiç var olamama duygusunun tarifi yoktur. %1'in yoktur. hiçbir ihtimal yoktur.
geç kalmışlık hissi kötüdür fakat geç bile kalamayacağınız hatta o yere hiç varamayacağınız hissi daha yıkıcıdır.
bir şeye geç kalmışsanız, en kötü %1 ihtimaliniz vardır ve %1 her şeydir. onu geliştirmek size kalmıştır çünkü.
oysa o yere geç dahi kalmama yani orada hiç var olamama duygusunun tarifi yoktur. %1'in yoktur. hiçbir ihtimal yoktur.
devamını gör...
hypatia
daha çok hristiyan topluluğun ellerinde gerçekleşen dramatik ölümüyle ünlü olan hypatia (ms 355-415 civarı), matematiksel ve astronomik çalışmalarıyla hayranlık uyandıran neoplatonik bir öğretmendi.
öğrencilerinden biri olan hristiyan piskopos synesius; hypatia’ya hararetli mektuplar yazıyor, bu mektuplarda onunla sadece felsefe alanında değil aynı zamanda anlaşılması zor matematiksel ölçümler hakkında da bilgi değiş tokuşu yapıyordu.
hypatia, babası theon’un halk tarafından kabul görmesini sağlayan astronomik yorumunu da düzenledi.
antik dönemde yaşamış kadınların zekasını hatırlamak, hem tarihe bakış açımızı genişletiyor hem de bize modern karmaşık düşüncenin cinsiyetçi ögelerini anımsatıyor.
bu, özellikle de felsefe alanı için geçerli; felsefenin, modern üniversitelerde öğretilen beşeri bilimler arasında cinsiyet eşitsizliğini en fazla barındıran alan olduğu konusunda devamlı bir fikir birliği mevcut.
antik dünya, kadınların seslerini felsefe dalına dahil edecek alanı yaratabilmişti; antik dünyayı geleceğe taşımak bizim elimizde.
öğrencilerinden biri olan hristiyan piskopos synesius; hypatia’ya hararetli mektuplar yazıyor, bu mektuplarda onunla sadece felsefe alanında değil aynı zamanda anlaşılması zor matematiksel ölçümler hakkında da bilgi değiş tokuşu yapıyordu.
hypatia, babası theon’un halk tarafından kabul görmesini sağlayan astronomik yorumunu da düzenledi.
antik dönemde yaşamış kadınların zekasını hatırlamak, hem tarihe bakış açımızı genişletiyor hem de bize modern karmaşık düşüncenin cinsiyetçi ögelerini anımsatıyor.
bu, özellikle de felsefe alanı için geçerli; felsefenin, modern üniversitelerde öğretilen beşeri bilimler arasında cinsiyet eşitsizliğini en fazla barındıran alan olduğu konusunda devamlı bir fikir birliği mevcut.
antik dünya, kadınların seslerini felsefe dalına dahil edecek alanı yaratabilmişti; antik dünyayı geleceğe taşımak bizim elimizde.
devamını gör...
kafamda bir tuhaflık
(bkz: orhan pamuk)'un bir dönem eleştirisini hissettirmekle beraber, istanbul'un farklı bir açıdan panoramik fotoğrafını çektiği eserdir. bedrettin dalan dönemi talan politikalarına, cumhuriyet dönemi iskan politikalarına da göndermeler bolca bulunmaktadır. şahsıma göre pamuk'un siyasi düşüncesini en çok işlediği romanlarındandır. doğrudur, yanlıştır tartışılır ama kurgu olarak enfes bir kitaptır. hemen her kitabında olduğu gibi bu eserinde de dil kullanımı yönünden türkçe'nin birçok yanlış ifadesine bolca rastlanır ve bunu bilinçli olarak yaptığı da göz önüne alındığı zaman çok sırıtmamaktadır. özetle, bir dönem eseridir; iyisiyle, kötüsüyle toplumu, inşaat sektörünün ne şekilde bugünlere geldiğini pasaj pasaj anlatan, kıymetli bir kitaptır.
devamını gör...
andımızı okumuş sözlük yazarlarımız
yıllarca okuduk, tek gecede kaldırdılar.
devamını gör...
yazarların normal sözlük'ten öğrendikleri
yobazlara, dinci takımına aldırış etmemeyi öğrendim.
devamını gör...
birini olduğu gibi kabul etmek
bir insana yapılabilecek en büyük iyiliklerden biridir.
devamını gör...
meshoch be gufi
az kelimeyle ne kadar güzel bir şarkı yazılabilirse ondan kat ve kat mükemmel sanki bu şarkı. (bkz: riff cohen)in söylediği bu muhteşem şarkı ibranice'nin tüm güzelliğini kendinde toplanmış adeta. şarkıyı dinlerken hissettiğim hüznü, acıyı ve duyguları inanın nasıl yazıya dökerim bilmiyorum. o yüzden şarkıda olduğu gibi az şey söyleyeceğim, şarkıyı bırakacağım ve
susacağım...*
open.spotify.com/track/0zij...
/bedenimi,aşkımı çekin
ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
ve aşkı söyle ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
bedenimi, aşkımı çekin /*
susacağım...*
open.spotify.com/track/0zij...
/bedenimi,aşkımı çekin
ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
ve aşkı söyle ve aşkın ne olduğunu bilmiyorum
bedenimi, aşkımı çekin /*
devamını gör...
z kuşağının normal sözlük'e girişinin yasaklanması gerekliliği
susturmayın gençliği, bizim zamanımızda yok bu devrimci vardi bilmem ne diye kendi yapmadığınız şeyler üzerinden kasılmayın. z kuşağını eleştirmek yerine bir şeyler katmak için çabalasanız sanki daha hayırlı olur.
devamını gör...
sedat tunalı
aspor’da futbol yorumculuğu yapan gazetecidir.
yazdıklarını okumadım, okumaya da niyetim yok. yorumlarını da çok fazla dinlemedim, sanırım bundan sonra da dinlemem. bunun nedeni de sadece bozuk diksiyonu değil.
eskiden televizyonda yorum yapmak, program yapmak için belli özelliklere sahip olmak gerekirdi, sanırım uzun bir zamandır bu gereklilik ortadan kalktı.
kahvede oturup göbeğini kaşıya kaşıya futbol yorumu yapan adamlar gibi konuşan ve konuştuğunun ne anlama geleceğini anlamaktan aciz adamlar televizyonda ahkam kesebiliyor. bu insanları da futbolu sevdiğini iddia eden insanlar keyifle izliyor. hele bir de kendi takımlarının lehine konuşuluyorsa bu tür insanlar bir anda duayen sayılmaya başlıyor.
türk futbolunun halini psv- galatasaray maçında görmüş olduk zaten ama türk spor medyasının halini de gözden kaçırmayalım.
bu arkadaş az önce yorumculuk yaptığı maçta aklınca bir espiri yapıp giorgio chiellini’nin trabzonlu olduğunu, at hırsızlarının olduğu bilmemne köyünden olduğunu söyledi.
bu tür espiriler internette bolca yapılıyor ancak bunu televizyondan canlı yayınlanan bir maç esnasında yapmak nasıl bir akıl tutulmasıdır. insan hiç mi düşünmez ne konuştuğunu? ben trabzonlu değilim ama oralı olsam eminim daha çok sinirlenirdim.
bence türk futbolunda düzelmesi gereken şeylerden biri de spor medyasıdır.
yazdıklarını okumadım, okumaya da niyetim yok. yorumlarını da çok fazla dinlemedim, sanırım bundan sonra da dinlemem. bunun nedeni de sadece bozuk diksiyonu değil.
eskiden televizyonda yorum yapmak, program yapmak için belli özelliklere sahip olmak gerekirdi, sanırım uzun bir zamandır bu gereklilik ortadan kalktı.
kahvede oturup göbeğini kaşıya kaşıya futbol yorumu yapan adamlar gibi konuşan ve konuştuğunun ne anlama geleceğini anlamaktan aciz adamlar televizyonda ahkam kesebiliyor. bu insanları da futbolu sevdiğini iddia eden insanlar keyifle izliyor. hele bir de kendi takımlarının lehine konuşuluyorsa bu tür insanlar bir anda duayen sayılmaya başlıyor.
türk futbolunun halini psv- galatasaray maçında görmüş olduk zaten ama türk spor medyasının halini de gözden kaçırmayalım.
bu arkadaş az önce yorumculuk yaptığı maçta aklınca bir espiri yapıp giorgio chiellini’nin trabzonlu olduğunu, at hırsızlarının olduğu bilmemne köyünden olduğunu söyledi.
bu tür espiriler internette bolca yapılıyor ancak bunu televizyondan canlı yayınlanan bir maç esnasında yapmak nasıl bir akıl tutulmasıdır. insan hiç mi düşünmez ne konuştuğunu? ben trabzonlu değilim ama oralı olsam eminim daha çok sinirlenirdim.
bence türk futbolunda düzelmesi gereken şeylerden biri de spor medyasıdır.
devamını gör...
coma
2020 yılında çıkmış bir film. bilim kurgu ve senaryosu çok güzel. genelde izlemesi zor çünkü sitelere gelince çok kısa bir süre sonra telif yüzünden kalkıyor. izlemek isteyenler bu yorumu okuduktan sonra acele etsin.

komaya girmiş insanlar bilinçlerinde var olan bir dünyaya uyanırlar. dünya onların anıları, rüyaları, hayalleriyle şekillenir. bu dünya ne kadar bilinçte var olsa da burda da hayatta kalma mücadelesi var. farklı karakterler, farklı yetenekler bir araya gelerek komadan çıkış yolu arıyorlar. gerçek dünya ile koma hayatının zaman kavramı da farklı. film mimar lakaplı karakterin uyanmasıyla başlıyor. daha sonra yetenekleri ortaya çıktıkça gerçeğin farkına varıyor.
ruslar son yıllarda güzel işler çıkarıyor. bu da izlenmeli. özellikle bilim kurgu sevenler kaçırmasın.
filmde en hoşuma giden yer eski liderin azraile dönüştükten sonra arkadaşlarını öldürmek yerine onlara yardım etmesiydi. filmde komada olan çoğu insan gerçek hayatında sefil bir hayat sürüyor ama yine de proje sahibi herkesin onayını alarak bu hayata geçiş yaptırsa daha güzel olurdu. bak mimar kabul etti mi komada kalmayı. hayır. ben olsam ben de etmem. koma hayatı ne kadar gerçeğe yakın olsa da hiçbir alternatif hayat gerçeği gibi olamaz.

komaya girmiş insanlar bilinçlerinde var olan bir dünyaya uyanırlar. dünya onların anıları, rüyaları, hayalleriyle şekillenir. bu dünya ne kadar bilinçte var olsa da burda da hayatta kalma mücadelesi var. farklı karakterler, farklı yetenekler bir araya gelerek komadan çıkış yolu arıyorlar. gerçek dünya ile koma hayatının zaman kavramı da farklı. film mimar lakaplı karakterin uyanmasıyla başlıyor. daha sonra yetenekleri ortaya çıktıkça gerçeğin farkına varıyor.
ruslar son yıllarda güzel işler çıkarıyor. bu da izlenmeli. özellikle bilim kurgu sevenler kaçırmasın.
filmde en hoşuma giden yer eski liderin azraile dönüştükten sonra arkadaşlarını öldürmek yerine onlara yardım etmesiydi. filmde komada olan çoğu insan gerçek hayatında sefil bir hayat sürüyor ama yine de proje sahibi herkesin onayını alarak bu hayata geçiş yaptırsa daha güzel olurdu. bak mimar kabul etti mi komada kalmayı. hayır. ben olsam ben de etmem. koma hayatı ne kadar gerçeğe yakın olsa da hiçbir alternatif hayat gerçeği gibi olamaz.
devamını gör...
en iyi futbol takım marşı
tabiki de fenerbahçe 100. yıl marşı. *
devamını gör...
2 ocak 2021 bakan soylu'nun kadın cinayetleriyle ilgili tweet'i
bu kadar cinayete istifa etmesi gereken bakanın ölüm sayısı düştü diye attığı tweettir. gerçekten sevinmemizi mi bekliyorsun sayın bakan.
devamını gör...

