gerçekten iğrenç bir hayat
ezgisi bol, sözü yok denecek kadar az parça.
ara ara yaşadıklarımı gözden geçirince ağzımdan dökülüveriyor.
ara ara yaşadıklarımı gözden geçirince ağzımdan dökülüveriyor.
devamını gör...
sahibini öldüren horoz
hindistan'da yaşanmış olaydır. horoz yakalanmış ve olay hakkında inceleme başlatılmıştır.
buradan
buradan
devamını gör...
sivas
2014 yapımı kaan müjdeci'nin yazıp yönettiği başrollerini doğan izci ve ''çakır'' ın paylaştığı filmdir efem..
film 7,4 lük imdb puanını sonuna kadar hak ederken, venedik film festivalinde jüri özel ödülünü almıştır.
bundan sonra yazacaklarımızı spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen.
''
''
oldukça sevimsiz bir konu üzerine şekillendirilmiş bir film; köpek döğüşleri....
çok gerçek bir hikaye, bu filmde aslanda gerçek, aslana dayatılan 'erk'likde gerçek...köyden kurtulup şehire gitmek isteyen, öğretmen bile gerçek....
aslan ilkokula giden bir öğrencidir. ayşe isimli arkadaşına aşıktır. okulda gerçekleştirilecek bir piyeste ayşe prenses rolünü oynayacak ve aslan çok istemesine rağmen, prens rolünü muhtarın oğluna kaptıracaktır. kendisi yedi cücelerden biri olan aslan , bu geri plana atılma duygusuyla mücadele edecektir. tam o sırada katıldığı bir köpek döğüşünde ''sivas''ın mücadelesine tanık olacak, mağlubiyetini derinden hissedecektir. döğüşten sonra ölüme terkedilen sivas'a bakacak, ve aralarında merhamet ve sevgiye dayalı bir arkadaşlık doğacaktır.
köy okulunda sivas sayesinde arkadaşlarının ilgisini çeken, ayşenin bile özel ilgisine nail olan aslan, bu varolma mücadelesinde yer alabilmek ve arkalara itilmemek için asla döğüştürmem dediği sivası bile döğüştürecektir.
bu toplumda lessie dizisindeki gibi güllük güneşlik romantik bir hikaye asla olmayacaktır. bu bir var olma mücadelesidir. sivasın var olma mücadelesi ile aslanın varolma mücadelesi toplum tarafından onlara dayatılan isteklerin yerine getirilmesi ile alakalıdır. bu uğurda ikisi de çok yaralar alacak, çok hırpalanacaktır.
filmin çok sevdiğim müziklerinden birini paylaşalım
çok muhteşem bir film. gerçekten çok beğendim...tavsiye ederim.
film 7,4 lük imdb puanını sonuna kadar hak ederken, venedik film festivalinde jüri özel ödülünü almıştır.
bundan sonra yazacaklarımızı spoi takıntısı olanlar okumasın lütfen.
''
''oldukça sevimsiz bir konu üzerine şekillendirilmiş bir film; köpek döğüşleri....
çok gerçek bir hikaye, bu filmde aslanda gerçek, aslana dayatılan 'erk'likde gerçek...köyden kurtulup şehire gitmek isteyen, öğretmen bile gerçek....
aslan ilkokula giden bir öğrencidir. ayşe isimli arkadaşına aşıktır. okulda gerçekleştirilecek bir piyeste ayşe prenses rolünü oynayacak ve aslan çok istemesine rağmen, prens rolünü muhtarın oğluna kaptıracaktır. kendisi yedi cücelerden biri olan aslan , bu geri plana atılma duygusuyla mücadele edecektir. tam o sırada katıldığı bir köpek döğüşünde ''sivas''ın mücadelesine tanık olacak, mağlubiyetini derinden hissedecektir. döğüşten sonra ölüme terkedilen sivas'a bakacak, ve aralarında merhamet ve sevgiye dayalı bir arkadaşlık doğacaktır.
köy okulunda sivas sayesinde arkadaşlarının ilgisini çeken, ayşenin bile özel ilgisine nail olan aslan, bu varolma mücadelesinde yer alabilmek ve arkalara itilmemek için asla döğüştürmem dediği sivası bile döğüştürecektir.
bu toplumda lessie dizisindeki gibi güllük güneşlik romantik bir hikaye asla olmayacaktır. bu bir var olma mücadelesidir. sivasın var olma mücadelesi ile aslanın varolma mücadelesi toplum tarafından onlara dayatılan isteklerin yerine getirilmesi ile alakalıdır. bu uğurda ikisi de çok yaralar alacak, çok hırpalanacaktır.
filmin çok sevdiğim müziklerinden birini paylaşalım
çok muhteşem bir film. gerçekten çok beğendim...tavsiye ederim.
devamını gör...
manidar
arapça mani (mana, anlam) ve farsça dar (sahip olan) sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuş sıfat soylu sözcük.
günümüzde gerçek anlamıyla değil mecaz anlamıyla kullanımı yaygın. doğrudan ya da dümdüz değil de böyle lafı dolandırarak, ima ederek konuşma anlamını taşıyor. aslında farkında olarak ya da olmayarak bizler de bu türlü konuşmaları sık sık yapıyoruz. hele sözlük ortamlarında laf dokundurma cümleleri çok yaygın. ki, bence bu iyi de bir şey. daha kibarca söyleyerek, kastettiğimiz anlamın karşı tarafa ulaşmasını bekliyoruz.
hoş, bazen yalnızca susmak da manidardır.
günümüzde gerçek anlamıyla değil mecaz anlamıyla kullanımı yaygın. doğrudan ya da dümdüz değil de böyle lafı dolandırarak, ima ederek konuşma anlamını taşıyor. aslında farkında olarak ya da olmayarak bizler de bu türlü konuşmaları sık sık yapıyoruz. hele sözlük ortamlarında laf dokundurma cümleleri çok yaygın. ki, bence bu iyi de bir şey. daha kibarca söyleyerek, kastettiğimiz anlamın karşı tarafa ulaşmasını bekliyoruz.
hoş, bazen yalnızca susmak da manidardır.
devamını gör...
ısparta
turlarda, salda gölü + lavanta tarlaları demek olan şehir.
devamını gör...
kelebek mobilyanın reklam müziği
her boş kaldığımda; nedensizce, amaçsızca, anlamsızca, olur olmaz, farkında da olmadan ve sürekli bir şekilde ıslıkla çaldığım - güzel de çaldığım- melodidir.
takıntılı bir insan sayılabilir miyim acaba diye düşünmeden edemiyorum bazen. bazı şeyler var ki öyle bir alışkanlık haline geliyor ki bende ne yapsam kurtulamıyorum. bu melodi de öyle bir şey.
yolda yürürken bir anda ıslıkla bu melodiyi çalmaya başlıyorum ama melodiyi çalmaya başlamam ile dudaklarım artık mecalsiz kalıp da bu işkenceye bir son vermem arasında uzun dakikalar geçiyor.
tuhaf bir rahatlama yöntemi bu benim için. melodiyi çalmaya başladığım anda kendimi bir üçlü koltukta uzanmış hiçbir şey yapmadan uzanırken görüyorum. hiçbir derdim tasam yok, bütün sorumluluklardan azadeyim, o gün yapılacak hiç işim yok, muhtemelen günlerden perşembe; ışıklı, güneşli, ışıltılı, serin bir gün.
o kadar sakinim ki o an. dünya yansa bir kalbur samanım yanmaz. keyif bende. oh be dünya varmış. çalmaya başladım bile melodiyi şimdiden, okurken sizin zihninizde çalmaya başladığına da eminim. ama yine de ben melodiyi bırakıyorum buraya:
kelebek mobilya
takıntılı bir insan sayılabilir miyim acaba diye düşünmeden edemiyorum bazen. bazı şeyler var ki öyle bir alışkanlık haline geliyor ki bende ne yapsam kurtulamıyorum. bu melodi de öyle bir şey.
yolda yürürken bir anda ıslıkla bu melodiyi çalmaya başlıyorum ama melodiyi çalmaya başlamam ile dudaklarım artık mecalsiz kalıp da bu işkenceye bir son vermem arasında uzun dakikalar geçiyor.
tuhaf bir rahatlama yöntemi bu benim için. melodiyi çalmaya başladığım anda kendimi bir üçlü koltukta uzanmış hiçbir şey yapmadan uzanırken görüyorum. hiçbir derdim tasam yok, bütün sorumluluklardan azadeyim, o gün yapılacak hiç işim yok, muhtemelen günlerden perşembe; ışıklı, güneşli, ışıltılı, serin bir gün.
o kadar sakinim ki o an. dünya yansa bir kalbur samanım yanmaz. keyif bende. oh be dünya varmış. çalmaya başladım bile melodiyi şimdiden, okurken sizin zihninizde çalmaya başladığına da eminim. ama yine de ben melodiyi bırakıyorum buraya:
kelebek mobilya
devamını gör...
geceye ingilizce bir söz bırak
masturbation is a necrophilia if you are dead inside.
devamını gör...
hamam
genelde erkeklerin içeride süper seksi hatunların birbirlerine köpük fırlatarak gülüştükleri, meyveler yiyip şarkı söyledikleri mekanlar olarak hayal ettikleri ancak aslında memeleri göbeklerine değen teyzelerin yıkanma yeri, kese sırası, dolap ve su sıçratma kavgaları ettikleri şahsen beni uzun yıllar boyunca tedirgin etmiş yerlerdir.
ancak özellikle yeni yapılan hamamlarla insanı bayıltan su buharı problemi çözülmüş, temiz ve ferah yerler açılmış. sauna ve buhar banyosu gibi odalar eklenmesi ile de oldukça keyifli yerler olmuş. ısıtma su kullananları tercih etmek için bir sebep göremiyorum. kaynak suyu kullananlar gerçekten insanı dinlendiriyor ve tüm tutulmuş kasları oyun hamuru kıvamına getiriyor.
eskişehir'de ufak bir şehre göre oldukça çok hamam bulunur, hatta hamamyolu diye bir bölgesi bile vardır*.
ayrıca çıkışta gazoz içmeyen bizden değildir.
ancak özellikle yeni yapılan hamamlarla insanı bayıltan su buharı problemi çözülmüş, temiz ve ferah yerler açılmış. sauna ve buhar banyosu gibi odalar eklenmesi ile de oldukça keyifli yerler olmuş. ısıtma su kullananları tercih etmek için bir sebep göremiyorum. kaynak suyu kullananlar gerçekten insanı dinlendiriyor ve tüm tutulmuş kasları oyun hamuru kıvamına getiriyor.
eskişehir'de ufak bir şehre göre oldukça çok hamam bulunur, hatta hamamyolu diye bir bölgesi bile vardır*.
ayrıca çıkışta gazoz içmeyen bizden değildir.
devamını gör...
ölmek üzere olan ünlüler
azrail spoiler veriyor.
devamını gör...
kimliksiz ve telefonsuz bir şekilde dışarıya çıkmak
kimliksiz eskiden çok çıkıyordum, ta ki ceza yiyene kadar. şimdi de telefonsuz çıkıyorum, dezenfekte etmeye uğraşmamak için. zaten hem dışarıya çok çıkmıyorum, çıkınca da çok durmuyorum.
o yüzden başlığa bir türlü uygun olamadım.
o yüzden başlığa bir türlü uygun olamadım.
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
şaka maka bu sözlüğün ilk dini bayramı.
bu da ilk bayramlaşma.
bayramınız kutlu olsun.
bu da ilk bayramlaşma.
bayramınız kutlu olsun.
devamını gör...
empresyonizm
izlenimcilik, empresyonizm ya da impressionism 19. yüzyılın ikinci yarısında ismini almış bir sanat akımı idi. dönemin baskın eserleri mitolojik veya tarihi sahneleri tasvir etmekti. fakat bir grup sanatçı, gelecekte apayrı bir sanat akımı olarak anılacak bir işe imza attılar!
tarihsel konulara, dini temalara ve portrelere önem verilen bir dönemde manzara resimleri ve natürmort akademi tarafından önemsenmiyordu. halkın, sanat eserleri ile buluştuğu ünlü paris salonu'nda da görülen eserler bu yöndeydi. saydığımız türlerden ziyade manzara ve modern yaşamı tablolarında yaşatan claude monet , pierre-auguste renoir , alfred sisley ve frédéric bazille gibi isimler de vardı. resim yapmak için doğaya çıkan bu sanatçılar yeni bir resim tarzı geliştirmeye başladılar. buluşmalar yapan ve sayıları artan bu grubun eserlerinin bir çoğu 1860'lı yıllarda salon jürileri tarafından reddedilmişti. ağır eleştirilen alan sanatçıların eserlerini gördükten sonra napolyon ııı, eserleri halkın kendisinin de görmesi ve yorumlaması amacı ile salon des refusés'u (reddedilenler salonu'nu) düzenledi.
bu salona bazı kişiler sadece eserler ile alay etmek için gelseler de sanattaki bu yeni eğilim dikkat çekti ve salon'dan daha çok dikkat çekti. sonraki yıllarda tekrar bu salondan düzenlenmesini talep eden sanatçıların dilekçeleri reddedildi. sonrasında, 1873 yılında bu sanatçılar société anonyme coopérative des artistes peintres, sculpteurs, graveurs topluluğunu kurdular. claude monet, pierre-auguste renoir, camille pissarro gibi sanatçıların olduğu bu topluluk salonda sergilenmeyi gözden çıkarmıştı ve eserlerini bağımsız olarak sergileyeceklerdi. çeşitli sanatçıları da davet eden bu grup, yaklaşık 30 sanatçı, 15 nisan 1874 yılında boulevard des capucines üzerinde bir stüdyoda yaklaşık 165 eseri sergilediler. bu eserlerden biri de monet'in 1872 tarihli ''ımpression, sunrise'' tablosu idi. (izlenim, gündoğuşu)
tepkiler karışık ve sertti. bu tepkilerin birinin odağında da monet vardı. le charivari gazetesinde sanat eleştirmenliği yapan louis leroy monet'in izlenim, gündoğuşu adlı eseri ile; başlığında kelime oyunu yaparak sert bir eleştiri kaleme aldı. tabloyu bitmemiş bir eser, tamamlanmamış bir eskiz olarak görüyordu. exhibition of the ımpressionists (izlenimcilerin sergisi) ismini verdiği bu makalesinde leroy düşüncelerini şu şekilde dile getiriyordu:
''ımpression ı was certain of it. ı was just telling myself that, since ı was impressed, there had to be some impression in it — and what freedom, what ease of workmanship! a preliminary drawing for a wallpaper pattern is more finished than this seascape.''
''izlenim, bundan emindim. kendime, etkilendiğimden beri şunu söylüyordum: bunda bir etkileyicilik olmalı - ne özgürlük ama, ne kolay işçilik! bir duvar kağıdı eskizi bile bu manzaradan daha tamamlanmıştır!''
işte kelime buydu! izlenim. bu yeni tarzda sanatçıların hava tasvirleri, hareketli yaşamları ve tabloların dinamizmi modern hayatların kısa anları... sanatçılar gerçekten de bu kısa anların tasvirlerini, izlenimi yansıtmak istiyorlardı. bir eleştiri olarak ele alınmış, olumsuz bir biçimde kullanılmış olsa da bu terim zamanla halk ve sanatçılar içinde benimsendi. ve sanatta yeni bir pencere açılıyordu!
kaynakça ve daha fazlası: artsy.net, wikipedia, impressionism, en.wikisource.org
tarihsel konulara, dini temalara ve portrelere önem verilen bir dönemde manzara resimleri ve natürmort akademi tarafından önemsenmiyordu. halkın, sanat eserleri ile buluştuğu ünlü paris salonu'nda da görülen eserler bu yöndeydi. saydığımız türlerden ziyade manzara ve modern yaşamı tablolarında yaşatan claude monet , pierre-auguste renoir , alfred sisley ve frédéric bazille gibi isimler de vardı. resim yapmak için doğaya çıkan bu sanatçılar yeni bir resim tarzı geliştirmeye başladılar. buluşmalar yapan ve sayıları artan bu grubun eserlerinin bir çoğu 1860'lı yıllarda salon jürileri tarafından reddedilmişti. ağır eleştirilen alan sanatçıların eserlerini gördükten sonra napolyon ııı, eserleri halkın kendisinin de görmesi ve yorumlaması amacı ile salon des refusés'u (reddedilenler salonu'nu) düzenledi.
bu salona bazı kişiler sadece eserler ile alay etmek için gelseler de sanattaki bu yeni eğilim dikkat çekti ve salon'dan daha çok dikkat çekti. sonraki yıllarda tekrar bu salondan düzenlenmesini talep eden sanatçıların dilekçeleri reddedildi. sonrasında, 1873 yılında bu sanatçılar société anonyme coopérative des artistes peintres, sculpteurs, graveurs topluluğunu kurdular. claude monet, pierre-auguste renoir, camille pissarro gibi sanatçıların olduğu bu topluluk salonda sergilenmeyi gözden çıkarmıştı ve eserlerini bağımsız olarak sergileyeceklerdi. çeşitli sanatçıları da davet eden bu grup, yaklaşık 30 sanatçı, 15 nisan 1874 yılında boulevard des capucines üzerinde bir stüdyoda yaklaşık 165 eseri sergilediler. bu eserlerden biri de monet'in 1872 tarihli ''ımpression, sunrise'' tablosu idi. (izlenim, gündoğuşu)
tepkiler karışık ve sertti. bu tepkilerin birinin odağında da monet vardı. le charivari gazetesinde sanat eleştirmenliği yapan louis leroy monet'in izlenim, gündoğuşu adlı eseri ile; başlığında kelime oyunu yaparak sert bir eleştiri kaleme aldı. tabloyu bitmemiş bir eser, tamamlanmamış bir eskiz olarak görüyordu. exhibition of the ımpressionists (izlenimcilerin sergisi) ismini verdiği bu makalesinde leroy düşüncelerini şu şekilde dile getiriyordu:
''ımpression ı was certain of it. ı was just telling myself that, since ı was impressed, there had to be some impression in it — and what freedom, what ease of workmanship! a preliminary drawing for a wallpaper pattern is more finished than this seascape.''
''izlenim, bundan emindim. kendime, etkilendiğimden beri şunu söylüyordum: bunda bir etkileyicilik olmalı - ne özgürlük ama, ne kolay işçilik! bir duvar kağıdı eskizi bile bu manzaradan daha tamamlanmıştır!''
işte kelime buydu! izlenim. bu yeni tarzda sanatçıların hava tasvirleri, hareketli yaşamları ve tabloların dinamizmi modern hayatların kısa anları... sanatçılar gerçekten de bu kısa anların tasvirlerini, izlenimi yansıtmak istiyorlardı. bir eleştiri olarak ele alınmış, olumsuz bir biçimde kullanılmış olsa da bu terim zamanla halk ve sanatçılar içinde benimsendi. ve sanatta yeni bir pencere açılıyordu!
kaynakça ve daha fazlası: artsy.net, wikipedia, impressionism, en.wikisource.org
devamını gör...
ecem yalnız değilsin
ön edit: olay sahte çıktı arkadaşlar. merak eden olursa aşağıda.
sabah işe giderken tecavüze uğramış gencecik bir kız. 19 yaşında 3 kişi tarafından tecavüz edilmiş. bağırdıkça duyan olmamış. 3 yıldır hukuk mücadelesi hala devam ediyor. okurken elim ayağım titredi, insanlıktan soğudum. bu ülkede adaletin artık sadece kendinizin sağlayabileceğine inananlardanım.

sabah işe giderken tecavüze uğramış gencecik bir kız. 19 yaşında 3 kişi tarafından tecavüz edilmiş. bağırdıkça duyan olmamış. 3 yıldır hukuk mücadelesi hala devam ediyor. okurken elim ayağım titredi, insanlıktan soğudum. bu ülkede adaletin artık sadece kendinizin sağlayabileceğine inananlardanım.


devamını gör...
yazarların hayalleri
veteriner olmak istiyorum ama matematikte çok kötüyüm. hayır yani ineğe matematik formülleriyle mi doğum yaptıracağım?
devamını gör...
psikologların aşırı ücret talep etmesi
arzu kaynağını yaratır. bir şey için istekliyseniz onun için gerekli zamanı da parayı da yaratabilirsiniz. ücret konusu değişkenlik göstermekle birlikte kendi bütçenize göre görüşebileceğiniz birçok psikolog bulabilirsiniz. başlığın altında terapi sürecini 5 cümle ezberlemek olarak gören bilgin yazar arkadaşları da görmek şaşırtmadı aslında. ülkede herkes her şey olabildiği için her alan hakkında bilgimiz var rahatça sallayabiliyoruz. verilen hizmetin kalitesine göre herkes kendisine göre bir ücret belirleyebiliyor. bu konu tartışılabilir veya belirli bir standart oluşturulabilir. ruh sağlığına önem veren herkesin dönemsel olarak duyduğu bir ihtiyaçtır terapi. ancak karnımızı doyurmaya bile zorlandığımız ve yeterli alım gücüne sahip olamadığımız bir ülkede lüks gibi görünmektedir psikoloğa gitmek.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar

elektrik kesildi az evvel. bir planım vardı iptal etmek zorunda kaldım. kafamı yukarı kaldırıp ya sabır diye söylenirken, böyle bir manzaraya rastladım* o kadar güzeldi ki elimi uzatsam dokunacakmışım gibi. daha tadına doyamamışken de geri geldi elektrikler. bir sabır da onun için diledim. çok güzeldi çok. *
(bkz: keşke güzel bir kameram olsa)
devamını gör...
evi nepal’de kalmış slovakyalı salyangoz
ismet özelin celladıma gülümserken şiirinde bahsettiği salyangozdur.
ayrıca güzel bir mahlas olabilecek cümledir.
evi nepal'de kalmış
slovakyalı salyangozdur ruhum der şair.
haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
ruhum sahte
evi nepal'de kalmış
slovakyalı salyangozdur ruhum
sınıfları doğrudan geçip
gerçekleri gören gençlerin gözünde.
acaba kim bilen doğrusunu? hatta ben
kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
sanki ne anlıyorum?
ayrıca güzel bir mahlas olabilecek cümledir.
evi nepal'de kalmış
slovakyalı salyangozdur ruhum der şair.
haytanın biriyim ben, bunu bilsin insanlar
ruhumun peşindedir zaptiyeler ve maliye
kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
laboratuvarda çalışanlara sorarsanız
ruhum sahte
evi nepal'de kalmış
slovakyalı salyangozdur ruhum
sınıfları doğrudan geçip
gerçekleri gören gençlerin gözünde.
acaba kim bilen doğrusunu? hatta ben
kıyı bucak kaçıran ben ruhumu
sanki ne anlıyorum?
devamını gör...

