salaklık.
devamını gör...

allah allah.
ilk iki-üç gün, biraz anksiyete yaşarım, sonra kuş gibi olurum ramazan sayesinde.
ortaokuldan beri oruç tutuyorum elhamdulillah. hiç bir zararını görmedim bilakis çok faydasını gördüm. 30 küsür senedir ömrüme ömür katıyor ruhumu iyileştiriyor.
bir hamileliğimde doktorum bu duruma hastalık yok hasta var demişti.
bir arkadaşım, çalıştığı okuldaki tutmayan arkadaşları için, her ramazan yeni hastalıklar öğreniyoruz demişti.*
siz tutmayın sağlıklı kalın, biz oruç tutarak sağlıklı kalabiliyoruz, müsterih olun.
devamını gör...

bekara karı boşamak kolay tabi sallayın.
devamını gör...

günümüzde marketlerde,pazarda,vitrinlerde her ürünün başına konan sıradanlaşmış kelime.organik bunlar yazınca öyle olmuyor!inandık biz de!
devamını gör...

halk fakirlikten inim inim inlerken bu sene itibardan tasarruf etmeyenler 2 saray daha yaptıracak. entry bu kadar.
devamını gör...

gereksiz bir kaygıdır. yok olduktan sonra kaygı duymak da yoktur. varken de zaten var olduğumuz için kaygı duymamıza gerek yoktur. beni asıl kaygılandıran sevdiklerimin yok olması.
devamını gör...

inception olacaktı ama geç kalmışım*
(bkz: kingsman)
devamını gör...

blu tv bu haftasonu ücretsiz olacakmış.


blutv de hafta sonu saatlerce evde kalmak zorunda olanlar için destekleyici kampanyasını duyurdu. yayınlanan twitter gönderisine göre blutv, 16-17-18 nisan tarihlerinde herkese ücretsiz hizmet verecek.

blutv, kampanyadan faydalanarak evde geçecek hafta sonunu film ve dizilerle renklendirmek isteyenlere özel şifreyi paylaştı. hafta sonu geçerli olacak ücretsiz erişim kampanyasından faydalanmak isteyen internet kullanıcıları, 'blutvizliyorum' şifresiyle sisteme kolayca giriş yapabilecek. kampanya 18 nisan'da, saat 00.00'a ulaştığında sona erecek.

www.webtekno.com/hafta-sonu...
devamını gör...

ikinci çağ'da karanlık lord sauron tarafından, başta elfler olmak üzere, orta dünya'nın özgür halklarına hükmetmek amacıyla oluşturulan antik bir yüzüktür.
aynı zamanda iktidar yüzüğü ve isildur'un felaketi (isildur'un ölümüne neden olması nedeniyle) olarak da bilinir. yüzüğün üzerindeki kara lisan'la yazılmış dizelerde ash nazg olarak anılır.
“elfler birçok yüzük yaptı; ama sauron gizlice, tek yüzüğü diğerlerine hükmetmek için yaptı ve güçleri buna tamamen bağlıydı ve sadece sürmesi gerektiği sürece devam etti."
yüzük geometrik olarak kusursuz bir saf altın çemberine benziyordu, bu mükemmellik ve saflık, çekiciliğinin bir parçasıydı. kullanıcının parmağına sığmak ya da parmağından çıkmak için genişlediği ve daraldığı görülmüştür. ateşte ısıtıldığında, büzüşen ince çizgiler, yüzüğün içinde ve dışında akıyor gibi görünür.
üzerinde mordor'un kara lisanı'nın tengwar'ında yazılmış harflerle şunlar yazar.
ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul, ash nazg thrakatulûk, agh burzum-ishi krimpatul.
(hepsine hükmedecek bir yüzük, hepsini o bulacak, hepsini bir araya getirip, karanlıkta birbirine bağlayacak)
sauron’dan başka hiç kimse yüzüğe onun hükmedebildiği gibi hükmedemez, gücünü açığa çıkaramaz. zira sauron ile yüzük birdir ve sauron bu güç yüzüğü sayesinde diğer tüm yüzükleri ve sahiplerini kontrol edip hüküm sürebilir.
yüzük, niyetleri ne olursa olsun kullanıcısını yavaşça ve kaçınılmaz olarak kötülüğe sevk eder.
sauron yüzüğü takarken en büyük güce sahip olur ama yüzük parmağında değilse, gücü önemli ölçüde zayıflar. basit bir altından yapılmış gibi görünse de, büyülü yüzük sadece orijinal olarak dövüldüğü orodruin alevinde imha edilebilir.
sadık númenórlular sürgündeki diyarlar'ı kurduğunda, sauron bu diyarlardan biri olan gondor'a karşı bir saldırı başlattı. prens isildur savaş esnasında sauron’un parmaklarını kesti ve yüzüğü kendisi için aldı. ısildur, yüzüğün gücüne kapıldı ve gerektiği gibi imha etmek yerine onun etkisi altına girdi.
ferah çayırlar felaketi sırasında bir grup ork saldırınca ısildur kaçmak için ferah nehir'e atladı. ama yüzük ona ihanet ederek parmağından fırlayıp ferah nehir'de kayboldu. ısildur, nehirden çıktığında orklara gözüktü ve öldürüldü.
yüzük, deagol tarafından bir balık avında keşfedilinceye kadar o nehir yatağında 2.000 yıldan fazla gizli kaldı. déagol’ü öldüren smeagol yüzükten etkilenerek gollum adındaki yaratığa dönüştü. 500 yıl gollum’da kalan yüzük bilbo baggins tarafından keşfedildi.
gandalf'ın nasihatini dinleyen bilbo yüzüğü yeğeni ve kabul edilen varisi frodo'ya verdi. yüzüğün yeniden ele geçirilmesini önlemek için, frodo ve mordor'a gitmek için rivendell'den yola çıkan diğer sekiz arkadaş, hüküm dağı'nın alevinde yüzüğü imha etmek amacıyla yola çıktı.
yüzüğün tom bombadil hariç herkesin üzerinde etkisi vardı.
yüzük parmağına takıldığı kişiyi görünmez yapıyor ve ömürlerini uzatıyordu ama bu özellikler akıl çelmek amaçlıydı. nazguller yüzük takanı görürdü. yüzüğünü takanın duyuları öncekinden daha keskin olur ve her şeyi eskisinden daha kolay fark etmeye başlar. örneğin bir insanı cesaretlendirip, öncesinde korktuğu bir şeyden korkmamasını sağlayabilir. hatta karşısında bir düşman bulunuyorsa, ona da korku salarak yüzüğü takan kişiyi daha yüce gösterebilir. başkalarına daha kolay hükmedebilir ve onu yönetebilir.
başka bir güç yüzüğü taşıyan birinin düşüncelerini görmesine ve kontrol etmesine izin verir. yüzük güç de olsa imha edildi.
“çünkü ilk başta hiçbir şey kötü değildir. sauron bile değildi.”
devamını gör...

benim değil ama rahmetli babamın anneme hapisten yazdığı şiir...

bir gün sana geleceğim
sensiz geçen yılların
yılların verdiği burukluğun
sensizliğin verdiği özlemle geleceğim...
devamını gör...

1- #603480 numaralı iletide altını çizdiğim bir husus olan, çaylakların tanımlarının daha sıkı kontrolü ve çaylak moderatörlüğü müessesini uygulamakla ilgili kafanızda bir fikir belirdi mi?

2- #475397 numaralı iletide değindiğim ve yazarların değerli gördükleri yazılarını ön plana çıkararak, bizlerin iğne ile kuyu kazmasını engelleyecek öneri hakkında herhangi bir gelişme var mı?

3- başlık altında dahi geyik boynuzlarını cilalayıp, parlatıp, sitenin kurucusundan direkt olarak cevap alabilecekleri bir ortamda dahi tatava yapan kitlenin, sizin sözlüğü kurarken amaçladığınız hedefle örtüşüp örtüşmediği konusunda ne söylersiniz?

4- kurulma aşamasından beri ciddi emek verdiğinizi düşünürsek, insanların sürekli şikayetleri ve talepleri sonrasında oluşan bir metal yorgunluk yaşıyor musunuz? farklı beklentileri aynı potada eritmek noktasında elinizden geleni yapmanıza rağmen * bu şikayetlerin hepsinin köküne kibrit suyu deyip, dükkanı kapatıp, moskova'ya gittim gelmeyeceğim tarzı bir tabelayı sözlüğe asmak içinizden geçiyor mu?

5- sözlük içerisinde size takılan lakaplar hakkında ne düşünüyorsunuz? sandalyeden düşme hobinizin arka planında ne yatıyor?

6- sözlük trollerinde dahi oluştuğu gözlenen sözlüğe aidiyet duygusu hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

7- geçtiğimiz günlerde yaşanan kavimler göçünün müsebbibi kimdir? eski yazarları vampir zannedip kalplerine kazık saplamak isteyen bir kitlenin varlığından haberdar mısınız?

cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
devamını gör...

en çok bilinen hamlet tiradı olsa bile ona bu ağırlığı veren cümlenin kendisinden ziyade daha sonra william shakespeare tarafından kaleme alınanlardır özünde. ölümden sonrasına duyulan insancıl korku ve yaşamın katlanılmaz ağırlığı arasında bin çeşit ızdırabı sırtlayan insanın kederli kabullenişidir bu cümleler. yaşamak denilen trajediyi katlanılabilir kılan ölüm fikridir ama ölümün belirsizliği fikrini katlanılabilir kılan da yaşamaktır; en azından öyle diyor hamlet. ölüm için yaşama katlanır yaşam için ölüme tahammül ederiz, tüm karmaşanın ana nedeni özünde bu çıkmazdır. bundan ötürü bu tirad başlı başına shakespeare'in dehasının özetidir aslında; aynı cümleler ile siyah ve beyaz kadar zıt iki düşünceyi de aktarabildiği için. şöyle devam ediyor o meşhur tirad:



olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu!
düşüncemizin katlanması mı güzel
zalim kaderin yumruklarına, oklarına
yoksa diretip bela denizlerine karşı
dur, yeter demesi mi?
ölmek, uyumak sadece!
düşünün ki uyumakla yalnız
bitebilir bütün acıları yüreğin,
çektiği bütün kahırlar insanoğlunun.
uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü.
çünkü, o ölüm uykularında
sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından
ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu.
bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan.
yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına?
zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine
sevgisinin kepaze edilmesine
kanunların bu kadar yavaş
yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
kötülere kul olmasına iyi insanın
bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken?
kim ister bütün bunlara katlanmak
ağır bir hayatın altında inleyip terlemek
ölümden sonraki bir şeyden korkmasa
o kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya
ürkütmese yüreğini?
bilmediğimiz belalara atılmaktansa
çektiklerine razı etmese insanları?
bilinç böyle korkak ediyor hepimizi:
düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor
yürekten gelenin doğal rengini.
ve nice büyük, yiğitçe atılışlar
yollarını değiştirip bu yüzden
bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar.


yazıldığı dilde ise aşağı yukarı bu şekildedir:


to be, or not to be, that is the question:
whether 'tis nobler in the mind to suffer
the slings and arrows of outrageous fortune,
or to take arms against a sea of troubles
and by opposing end them. to die—to sleep,
no more; and by a sleep to say we end
the heart-ache and the thousand natural shocks
that flesh is heir to: 'tis a consummation
devoutly to be wish'd. to die, to sleep;
to sleep, perchance to dream—ay, there's the rub:
for in that sleep of death what dreams may come,
when we have shuffled off this mortal coil,
must give us pause—there's the respect
that makes calamity of so long life.
for who would bear the whips and scorns of time,
th'oppressor's wrong, the proud man's contumely,
the pangs of dispriz'd love, the law's delay,
the insolence of office, and the spurns
that patient merit of th'unworthy takes,
when he himself might his quietus make
with a bare bodkin? who would fardels bear,
to grunt and sweat under a weary life,
but that the dread of something after death,
the undiscovere'd country, from whose bourn
no traveller returns, puzzles the will,
and makes us rather bear those ills we have
than fly to others that we know not of?
thus conscience does make cowards of us all,
and thus the native hue of resolution
ıs sicklied o'er with the pale cast of thought,
and enterprises of great pitch and moment
with this regard their currents turn awry
and lose the name of action.

devamını gör...

kalbidir kalbi.
devamını gör...

bahar olsun,
umut olsun,
direnişin ve emeğin günü kutlu olsun.
devamını gör...

aklın sorgulamadığı duygu biçimi.
devamını gör...

"quid rides? mutato nomine de te fabula narratur."

anlamı; "neden gülüyorsun? ismi değiştirirsen; anlatılan senin hikayendir."
devamını gör...

sen adaletsiz bir kadındin..
allah seni affeder mi bilmem..
devamını gör...

son zamanlarda bilinçli olarak mustafa kemal atatürk’e bilinçli olarak bir saldırı var. yani bunu yapan yunanlı, ermeni vs değil, kendi halkı yapıyor. neredeyse avrupa’nın tamamını, gezdim. amerika’da bulundum. kübayı gezdim...
insanların saygısını görmeniz gerekli kemal paşaya. bakın aşağıya ülkelerin kemal paşa’nın ismini verdikleri andıkları anıt, park, caddeleri paylaşmak istiyorum;
belçika
meksika
israil
hollanda
yeni zelanda
küba
küba için araya bir parantez açmak istiyorum: küba’da atatürk dışında başka hiç bir yabancı devlet adamının heykeli ve anıtı yok.
italya
amerika birleşik devletleri
japonya
edit: yeni zelanda linki düzeltildi. @robert nickli arkadaşa teşekkürler.
devamını gör...

"sadece dış görünüşe önem veren ve beynini geliştirmeyen insan" yerine "kadın" yazıp hoş ve doğru olmayan bir genelleme yaptığı için bu başlığı açanın beynini ne kadar geliştirdiğini sorgulatan ironik bir başlık olmuş.
devamını gör...

balkon kapılarının rahatça açık kalabilmesi ve evlerin içinin buzlu kahve içilince insanı üşütmeyecek derece ısınması. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim