“bir insana onun kendine vermediği değeri verirseniz sizde bir kusur olduğunu düşünür. mesela satıcının on lira dediği fincana elli lira vermeyi teklif ederseniz ya sizin saf, yarım akıllı olduğunuzu ya da bu işte bir bit yeniği, art niyet olduğunu düşünür. sen neyin peşindesin diye sorar, kuşku duyar.

insanlara da iyi niyetle, sevdiğiniz, özlediğiniz, kıyamadığınız ya da zor bir dönemden geçtiklerini düşündüğünüz için, beklediklerinin, tahmin ettiklerinin ya da kendilerine layık gördüklerinin cok üzerinde taviz verir fedakarlık yaparsanız sizi samimi bulmazlar, iyi niyetinizden kuşku duyarlar ya da sizi cok değersiz ve kusurlu bulurlar. o yüzden insanların yaşadığı hayata, yaptıkları seçimlere bakarak kendilerine ne kadar değer biçtiklerini görün.

kimseye onun kendine biçtiği değerin üzerinde bir değer biçmeyin."
tülay kök
devamını gör...

ben kimim ?
devamını gör...

iste geldim buradayimdir, ben bu iste ustayimdir.

sabir, loading %78.
devamını gör...

tadı mükemmel olan tatlıdır ama kalitelisini yemek lazımdır.

çok, bim gibi yerlerde satılanlar para etmez.
devamını gör...

bir tatlı söz, bir güzel mesaj, bir tatlı tebessüm, sıcacık bir sohbet, bunların hepsi bedava. eksik etmemek lazım.
devamını gör...

bu başlığı görene kadar çaylakların oy kullan(a)madığını fark edemeyen yazar beyanı.

hatta bu başlığı görene kadar sözlükte çaylak olduğunu bile farkedemeyen. yok artık biraz daha abart istersen whis*

çaylak üyelerin de sözlüğün bir parçası olduğunu ve bundan dolayı da sözlükte rahat rahat oy kullanmaları gerektiğini düşünüyorum. hem oy verdiklerini zaman daha çok kişi tarafından farkedilip tanımları okunacak ve böylelikle yazar olmaları da kolaylaşacaktır.

(bkz: çaylaklar sözlüğün medar-ı iftiharıdır)
devamını gör...

tüylerimi diken diken etmiş şahane kafa sözlük olayı.

destek olacağım hemen, süper olay.
devamını gör...

isimlendirmenin bozulduğu afazi tipidir.
hastalar isimleri kullanamazlar. daha çok parietotemporal bölge tümörleri sonucunda görülür.
devamını gör...

karıma erkek doktur bakmasın diyen kitleyle aynıdır.
devamını gör...

kahretsin! yansımammış
devamını gör...

bende buna katılıyorum doğru düzgün kimse birbirini takip etmiyor ya da beğenmiyor. hal böyle olunca da sözlüğün tadı kaçıyor.
devamını gör...

sevimli olanları da vardır, ortamı yumuşatırlar, yirmağa giderler bunlar bazen....

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özellikle sahil şehir ve kasabalarının sorunlarından birisi.
aslında buna sorun demek doğru bir yaklaşım olmaz.
çünkü onlar masum, onların hiç birşeyden haberi yok ki .
bütün dünyayı talan edip, diğer canlıların da yaşam alanlarını zapt eden doyumsuz insanoğludur sorunun ta kendisi.

sezon açıldığında tatil amacıyla sahillere akın eden ahalide, artık olmazsa olmazlardan biri haline geldi bu dostlardan bir veya birkaçını kucaklarına alıp gelmek.

boş yok, kime baksanız mutlaka ya kendi elinde, ya çoluk çocuğun elinde bir tasma ipi, adeta oyuncak gibi.

15-20 gün, 1 ay, 2 ay derken biten tatili müteakip, sokaklara terkedilen o arkadaşların durumunu ancak görerek anlayabilirsiniz .

hepsi sağda solda, sahipsiz kalmanın verdiği o travmayla, başıboş biçimde yaşam savaşı vermeye çalışıyor.

ancak güzel de bir durum var ,
sahil kesimi insanı, burada görüldüğü gibi çok da rahatsız değil bu durumdan.

hatta büyük çoğunluk, onların idamesi için son derece duyarlı davranmakta.

onlara kızan, bağıran yok, hayatın bir parçası olmuş durumdalar ve birlikte yaşamaktan, hayatı, yaşam alanını paylaşmaktan çok da rahatsız değiller.

bu arkadaşların insanoğluna hükmetme gibi bir şansı yok.
bizleriz tüm dünyaya olduğu gibi, onların da yaşamına hükmeden.

bu sebeple, onların bu muhtaçlıklarını unutmadan, sevgiyle yaklaşır, yaşam haklarına saygı gösterirsek, çok da sorun olmayacaklarını düşünüyorum.

bu arada, onların bu sokak hayatları çok da güzel ve cazip değil.
elbette daha iyi şartlarda yaşamak onların da hakkı,
bu bağlamda, gerek hayvanseverler, gerek yerel yönetimler bazı çalışmalar yürütüyorlar ancak görünen o ki, yetersiz kalıyor bu çabalar.
o sebeple bu konuda faaliyet gösteren gerek bireysel, özel, gerekse resmi oluşumlara verilecek küçücük destekler, hem bu durumdan rahatsız olanlar, hem de o dostlarımız için olumlu sonuçlar doğuracak bir yaklaşım olacaktır...
devamını gör...

2018 yılının nisan ayında, giresun eynesil'de yaşayan ve henüz 11 yaşında olan rabia naz'a bi aracın çarparak ölümüne neden olduğu ve sürücünün kaçtığı ajanslara düşer. ancak polis kayıtlarına olay "evinin çatısından atlayarak intihar" olarak geçer. iddiaya göre çarpan kişi akp'li belediye başkanın yeğenidir ve işin içinde başka kodamanlar da vardır.

rabia naz'ın babası şaban vatan bir dedektif gibi çalışır, deliller toplar. "gerçek" gazeteci metin cihan olayı tüm türkiye'ye duyurur, sürekli gündemde tutar.

sonra mı? sonra türkiye'de adalet işler.

- şaban vatan gözaltına alınır.
- deliller karartılır.
- şaban vatan akıl hastanesine gönderilmeye çalışılır.
- deliller karartılır.
- metin cihan, gelen baskı ve tehditler yüzünden yurtdışına iltica eder.
- artık delil melil kalmadığından rabia naz cinayeti, rabia naz intiharı olarak kayıtlarda kalmaya devam eder.
devamını gör...

geçmiş.
geçmişte kalmıyor maalesef.
devamını gör...

ped. tamam kanıyorum da neden 20 tl vermek zorundayım anlamadım.
devamını gör...

attila ilhanın birçok şiirinin bir hikayesi vardır ancak bu şiiri ona yazdıran neydi bunu araştırmama rağmen bulamamıştım, eğer sözlükten bilen biri varsa bilgilendirmesini rica edeceğim. bu şiirde ''hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim'' dizesinde şair biraz çirkin değil biraz karanlıktır. bazen burdaki biraz sözcüğü çirkin sözcüğünü tanımlıyor gibi gelebilir ancak öyle değil. biraz karanlık düpedüz çirkin olduğunu iddia ediyor güzelim ilhan.
bu şiirin psikolojik olarak kısa bir incelemesini de ilgilisi için bırakalım. bence çok kapsamlı bir inceleme değil ancak bunca sevip yine de git diyebilmenin altında yatan psikoloji ne olabilir, buna değinilmesi güzel.
buradan
devamını gör...

söz müziği yaşar'a ait olan, türk popu için klasikleşmiş bir şarkıdır.

youtube

"hatırlarım hiç gidemem deyişini
hatırlarım erken ölürüm deyişini
aldanırım ben zaten gülüşüne ah gülüşüne"
devamını gör...

aklıma barış balcı'nın söylediklerini getiren başlık.

--- alıntı ---

köylerde gezerken inek dışkılarından yeni yapılmış buram buram kokan tezeklerin yanında elimde simit yiyerek dolaşıyorum…
bütün yakın arkadaşlarım burada, yedi yıldır aynı telefonu kullanıyorum
. (blackberry 9800).
satsanız 150 lira etmez, ama bir hafta sarjım dayanıyor, üstelik istediğim her yeri rahatça arayıp, bütün sosyal medya hesaplarıma bakıp, maillerime cevap verip, kaybolduğumda navigasyonuyla yolumu bulabiliyorum.
her ortamda da masanın üstüne çekinmeden koyuyorum…
böyle bir fotoğraf paylaştığımdan dolayı benim ne maaşım, ne yetkilerim, ne mevkiim ne de insanların bana olan saygısı, sevgisi azalmıyor.
aynı şekilde 7 yıldır aynı telefonu kullandığım için de hiç kimse beni küçük görmüyor…
oysa avrupa birliği ülkelerinde görev yapan 5 türk kalkınma uzmanından birisiyim. günlük ortalama 14 milyon lira cirosu olan bir gemi ikmal limanının proje sahibiyim.
sadece geçtiğimiz yıl ülke ekonomisine 5.2 milyar dolar para kazandıran bir ekibin masa başındaki ismiyim.
yine bir telefonumla milyar dolarlık gemilerin güvenerek geldiği sayılı isimlerden birisiyim.
ayrıca turizm veya kırsal alanda yapılacak her projeye 10 milyon liralık hibe desteği sağlayan imzaya sahibim…
işte insanlar buna bakıyorlar…
sizin mevkinize, beyninize ve kariyerinize bakıyorlar.
telefonunuza veya yediğinize içtiğinize değil, anlatabildim mi?
bakın bugün 3 bin liraya iki tane yabancı dil kursuna gidip burada ab bünyesinde kokartlı rehber olabiliyorsunuz.
aldığınız maaş ise tam 12 bin lira!
sonra turizm bakanlığına geçerseniz eğer, aldığınız bu maaşı da katlıyorsunuz.
yani kafanızı çalıştırırsanız bugün bir ıphone 7 parasına geleceğiniz kurtuluyor arkadaşlar!
size yemin ediyorum buraya samsung’u, ıphone’u üreten adamlar geliyorlar ve ellerinde halen 10 senelik telefonlarla konuşuyorlar, fakat devamlı ellerinde kitap var ve okuyorlar.
kendilerini geliştiriyorlar…
bir kere bile odalarında bir dizi veya aptal yarışmalar seyrettiklerini görmedim,
telefonları sadece çaldığı zaman çantalarından çıkartıyorlar, çünkü hayatı gerçekten gezerek eğlenerek sosyal bir şekilde yaşıyorlar.
magazin manyaklarının takıldığı ınstagram’da veya sanal alemlerde değil!
abartmıyorum volvo’nun yeni modellerini yapan mühendis bile halen 15 sene önce yaptığı arabaya biniyor,
neden yeni yaptığınızı kullanmıyorsunuz?, diye sorduğumda ”çünkü ihtiyacım yok” diyor!
düşünsenize ne kadar eski araba kullanıyor olsa da ”işte bu adam volvo’nun mühendisi” diyorlar o kadar !..
ve işte insanlar da buna bakıyor arkadaşlar…
geriye kalan benim telefonumun modeliymiş, ayakkabımın markasıymış, nerede kiminle ne yediğimmiş.
yemin ediyorum kimsenin umrunda bile değil arkadaşlar.
çünkü bunlarla adam yerine konulmuş olmuyorsunuz !…
umarım az da olsa bir şeyler anlamışsınızdır da geleceğinizi düşünüp ailelerinize acı çektirmezsiniz!
*barış balcı


--- alıntı ---
devamını gör...

salvador dali ve einstein gibi dahilerin de kullandığı mikro uyku, çok kısa süreli uykuları tanımlamak için kullanılır.
mikro uyku sırasında hypnagogic duyular denilen deneyimlerle vücut, uykuyla uyanıklık arasında uyarılıyor, beynin algıları açılıyor ve bu da yaratıcılığınızın gelişmesini ve hafıza performansınızın artmasını sağlıyor.

insanlar mikro uykuyu bilinçli bir şekilde deneyimlemek için bir sandalyeye oturuyor. ellerine ağır bir anahtar alıyor, ellerinin altından anahtar düştüğünde ses çıkarması için tabak benzeri bir şey alıp uyuyorlar. derin uykuya geçtiklerinde anahtar ellerinden düşüyor ve uyanıyorlar. bu uyku 2- 20 saniye arasında sürebiliyor. gözlerimiz açıkkken de mikro uykuya dalmak mümkün. kitap okurken aynı paragrafı tekrar okuduğumuz anlar, gözlerimizi yavaşça kırptığımızda ve boş bakışlarla bir yere daldığımızda kendimize geldiğimizde son dakikayı hatırlamıyorsak mikro uykuya dalmış olabiliriz. mikro uyku ile hayal gücümüzü geliştirebilir, ürerkenliğimizi arttırabiliriz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim