ilahi komedya
michelino'nun bir freskinde
dante, cehennemin girişinde araf dağının yedi eteğinde ve floransa şehrinde, üstte cennet küresi, elinde ilahi komedya'yı tutarken resminin de meydana getirildiği
3 ciltten oluşan,
(bkz: salvador dalı) nin başlı başına anlatımlarını resmettiği şiirsel bir şölendir.
ilahi komedya
(italyanca: commedia, divina commedia),
dante tarafından 14. yüzyılın ilk yarısında yazılmış, italyan edebiyatının en meşhur epik şiiri ve dünya edebiyatının önemli bir başyapıtı.[1]

comencia la comedia, 1472
komedya'da dante, ölüm sonrası sırasıyla cehennem, araf ve cennette geçen seyahati, hikâyenin kahramanı da olan kendisinin ağzından anlatır. orta çağda "komedya", "tragedya'nın" aksine sonu iyi biten hikâye anlamına gelirdi. burada eserin adındaki "komedya" kelimesi, öyküsünün güldürü unsurları taşıdığı anlamına gelmez.
orta çağ ile rönesans arasındaki geçiş döneminde yazılmış bu şiir, hayalgücü ve alegorik tasavvuru, ölüm sonrası hayatı anlattığı öyküsü ile hristiyan batı kiliseleri tarafından benimsendi. eserin orijinal adı "komedya" olmakla birlikte daha sonra, 1360 yılında giovanni boccaccio tarafından başına "ilahi" kelimesi eklenerek hristiyanlaştırılmıştır.
toskana lehçesi ile yazılan eser, bu lehçenin modern italyan dili olarak gelişmesine yardım etmiştir.
devamını gör...
yazarların kendinde en nefret ettiği özellik
bu kadar düşünceli bir enayi olmaktan nefret ediyorum. bu kadar düşünceli olmak zorunda değilsin kuşum...
devamını gör...
dana yetiştiren insan benim gözümde sanatçıdır
asıl sanatçının kendisi olduğunu düşünüyorum. zira bu zeka seviyesiyle valilik makamına gelebilmek için baya bir kıvırmıştır, dansöz misali.
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
sanırım en saçma şeylerden birisi bende. lisenin son günlerinde arkadaşımdan bana hatıra olarak bir şey vermesini istemiştim. o da peçeteye hatıra yazıp vermişti. gerçekten çok başarılı. bir de defter yaprağı verdiğim arkadaşımın ona derste not tuttuktan sonra tekrar bana vermesini saklıyorum. bunun gibi daha bir sürü bir kutu dolu saçma şey vardır.
devamını gör...
yazarların sevdiği albüm kapakları
devamını gör...
reyhanlı ilçesindeki suriyelilerin ayaklanması
yarın bir gün devlet isterlerse şaşırmam. bir gece yalan haberden rumları nasıl kapı dışı ettiysek bunlara naparız bilemiyorum. ak partinin ülkeye dayattığı en ağır faturadır suriyeli mülteciler.
devamını gör...
ötüken
tarihin her döneminde türk ve moğol kağanlıklarının ve imparatorluklarının merkezi olmuş ve kutsal sayılmış şehir. bilge kağan'ın türklere oturup kalmalarını öğütlediği yurt. orta asya'nın asırlar boyunca stratejik ve kuzey ipek yolu üzerinde yer alan ticaret merkezi. tüm bozkır uruklarını bir sancak altında toplayan cengiz han'ın; hunların, göktürklerin, uyguların yaptığı gibi başkent seçtiği kadim yer. doğal zenginlikleri ile bolluk ve bereket vaat eden ötüken yış (ormanı). bugün yeri kesin olarak bilinmese de ondan övünerek bahseden bilge kağan'ın mezarından çok ötede de aramamak gerekir. şüphesiz, bu mekan, baykal gölünden çıkıp güneye inen orhun ırmağının kollarından birinin yamacında kurulu idi.
devamını gör...
baltalı ilah
tek kitabı olan çok sevdiğim karikatür serisi.
hevesinizi kursağınızda bırakır.tatile gidene "dönüşün çok zor olacak"demesi gibi.
hevesinizi kursağınızda bırakır.tatile gidene "dönüşün çok zor olacak"demesi gibi.
devamını gör...
entry favlama çetesi
maalesef var olandır. tak tak örnekleriyle de ifşa ederim. hiç sıkıntı değil ama gerek yok. bu beğenilme işi sosyal medyayla beraber iyice yaygınlaşan bir hastalığa döndüğü düşüncesindeyim.
bu arada beğenilmek tabi ki güzel. beğenilmek herkesin hoşuna gider ama sahte beğeni almak insanı nasıl mutlu eder onu anlayamıyorum.
bu arada beğenilmek tabi ki güzel. beğenilmek herkesin hoşuna gider ama sahte beğeni almak insanı nasıl mutlu eder onu anlayamıyorum.
devamını gör...
normal sözlük’te bilgi içerikli vs forumsal başlıklar
buranın bir sözlük olduğunu hatırlatmak gerekiyor artık, gündemde durması gereken olaylar kaybolup gidiyor, gündemi bile takip edemiyoruz aynı şekilde bilgi içerikli başlıklar içinde geçerli, varsa yoksa goygoy yapmak.
hiç yapmayalım demiyorum en azından bilgi içerikli başlıklar biraz rağbet görsün istiyorum.
hiç yapmayalım demiyorum en azından bilgi içerikli başlıklar biraz rağbet görsün istiyorum.
devamını gör...
biyolojik takvim
normal takvim hangi zamanı gösterirse göstersin esas önemlisi bizim de kişisel bir takvimimiz var. doğumumuzla başlayıp ecelimizle sona erecek bir takvimdir bu. bu takvimin döngüsü ne güneştir ne de ay. insanı merkez alan ve ölçü birimi nefes olan bir takvim.
devamını gör...
zelig
woody allen'ın yazıp yönettiği, mia farrow ile başrolünü paylaştığı 1983 yapımı mockumentary (sahte belgesel - melgesel ) tarzı film.
sahte belgesel tarzıyla film kendi gerçekliğini oluşturmuş. öyle ki, içinde barındırdığı absürtlüğe rağmen, filme televizyonda tesadüfen rast gelmiş bir kişi, izlediği şeyin bir film değil de, biyografik bir belgesel olduğu fikrine çok rahat kapılabilir. (tabii bir de woody allen'ı tanımıyor olması gerekirdi. ayrıca, belli bir süre sonra (gbkz: leonard zelig)'in bukalemun hastalığı izleyene hiç de absürt gelmez; olaylara kendinizi kaptırırsınız.)
hem bu sebepten hem de woody allen faktörü sayesinde film adeta kendi kendini tamamlayıp izleyiciye yorum hakkı bırakmaz. film kendi gerçekliğini yaratmıştır. bu farkındalığa, film hakkında bir şeyler yazmaya niyetlenip sonrasında yazacak bir şey bulamayınca anlayabildim ama olsun. benim tatlı canım sağ olsun. ne yalan söyleyeyim, izleyene sadece diyaloglara gülmek kalıyor; bir de neden bu kadar kısaydı diye hayıflanmak. (film süresi 70 küsur dakika)
film zaman olarak 1920'li ve 30'lu yıllarda geçer. detaylar üzerinde epey düşünülmüş olduğundan olsa gerek, izleyiciye bunu sonuna kadar hissettirir, filmin kendi gerçekliğini oluşturmasında ayrıca bir katkı sağlar. benim nazarımda, sırf bunun için bile takdir edilesi bir filmdir. * *) *)
sahte belgesel tarzıyla film kendi gerçekliğini oluşturmuş. öyle ki, içinde barındırdığı absürtlüğe rağmen, filme televizyonda tesadüfen rast gelmiş bir kişi, izlediği şeyin bir film değil de, biyografik bir belgesel olduğu fikrine çok rahat kapılabilir. (tabii bir de woody allen'ı tanımıyor olması gerekirdi. ayrıca, belli bir süre sonra (gbkz: leonard zelig)'in bukalemun hastalığı izleyene hiç de absürt gelmez; olaylara kendinizi kaptırırsınız.)
hem bu sebepten hem de woody allen faktörü sayesinde film adeta kendi kendini tamamlayıp izleyiciye yorum hakkı bırakmaz. film kendi gerçekliğini yaratmıştır. bu farkındalığa, film hakkında bir şeyler yazmaya niyetlenip sonrasında yazacak bir şey bulamayınca anlayabildim ama olsun. benim tatlı canım sağ olsun. ne yalan söyleyeyim, izleyene sadece diyaloglara gülmek kalıyor; bir de neden bu kadar kısaydı diye hayıflanmak. (film süresi 70 küsur dakika)
film zaman olarak 1920'li ve 30'lu yıllarda geçer. detaylar üzerinde epey düşünülmüş olduğundan olsa gerek, izleyiciye bunu sonuna kadar hissettirir, filmin kendi gerçekliğini oluşturmasında ayrıca bir katkı sağlar. benim nazarımda, sırf bunun için bile takdir edilesi bir filmdir. * *) *)
devamını gör...
linç yemek
biri birşey dediğinde diğeri pusuda bekler tam açık verdiğinde ard arda sıralanırlar neye uğradığını şaşırırsın. maksat kendi egolarını tatmin etmektir. biraz gülmek isterler belki bilemezsin ki bir insanı köşeye sıkıştırmanın bu hastalıklı beyinler tarafından nasıl algılandığını ama emin olun ki kendi başlarına geldiğinde kasıp kavururlar ortalığı... siz siz olun görüşünüz aynı olsa bile linçleyen kişiyle ortak olmayın karma denilen birşey var. bir gün ben linç edilirim diğer gün sen...ben linç kültürüne karşıyım bir sıkıntı varsa teke tek konuşursun bu kadar. çok fazla linç yiyende zamanla hissizlesiyor saldırganlaşıyor bunu da unutmamak lazım.
devamını gör...
the truman show
jim carrey’nin kariyerinin dönüm noktası sayılan, platon'un mağara alegorisine atıfta bulunan hiç eskimeyecek filmdir.
etrafı oyuncularla çevrilen, ailesinin bile sahte olduğu, gökyüzünün, kumsalın, denizin, hepsinin dekorlardan ibaret olduğu ve bebekliğinde bir televizyon şirketi tarafından evlatlık edinilip böyle bir kurgunun içerisinde yani tv şovunun (truman show) ortasında kendisini bulan bir insan hayal edin. truman herkesin bebekliğinden beri onu tv'de izlediği ama kendisinin asla bundan haberi olmadığı bir birey.
birçok kişiye göre kusursuz bir hayatı var. fakat gökyüzü ve denizin sahte olması zaten başlı başına bir kusur değil midir? onu sevmeyen kadının seviyormuş gibi davranması, ailesinin aslında gerçek ailesi olmaması ve yaşadığı her şeyin tamamıyla kurgudan ibaret olması? truman en yakın arkadaşı sandığı kişiye bütün hayatının bir şeyler üzerine inşa ediliyor gibi hissedip hissetmediğini sorar. çünkü truman bunu fazlasıyla hissediyordur, bir anda reklamlara girer gibi konuşan eşindeki garipliği hissettiği gibi*.
bundan sonrası spoiler içerebilir, izlemeyenlerin okumaması önerilir: truman özgürlüğüne; dekordan ibaret olan denize açılarak kavuşur. çünkü deniz bittiğinde bir kapı aralanır gerçekliğe açılan.
--- alıntı ---
in case i don't see ya,
good afternoon,
good evening,
and good night!
--- alıntı ---
etrafı oyuncularla çevrilen, ailesinin bile sahte olduğu, gökyüzünün, kumsalın, denizin, hepsinin dekorlardan ibaret olduğu ve bebekliğinde bir televizyon şirketi tarafından evlatlık edinilip böyle bir kurgunun içerisinde yani tv şovunun (truman show) ortasında kendisini bulan bir insan hayal edin. truman herkesin bebekliğinden beri onu tv'de izlediği ama kendisinin asla bundan haberi olmadığı bir birey.
birçok kişiye göre kusursuz bir hayatı var. fakat gökyüzü ve denizin sahte olması zaten başlı başına bir kusur değil midir? onu sevmeyen kadının seviyormuş gibi davranması, ailesinin aslında gerçek ailesi olmaması ve yaşadığı her şeyin tamamıyla kurgudan ibaret olması? truman en yakın arkadaşı sandığı kişiye bütün hayatının bir şeyler üzerine inşa ediliyor gibi hissedip hissetmediğini sorar. çünkü truman bunu fazlasıyla hissediyordur, bir anda reklamlara girer gibi konuşan eşindeki garipliği hissettiği gibi*.
bundan sonrası spoiler içerebilir, izlemeyenlerin okumaması önerilir: truman özgürlüğüne; dekordan ibaret olan denize açılarak kavuşur. çünkü deniz bittiğinde bir kapı aralanır gerçekliğe açılan.
--- alıntı ---
in case i don't see ya,
good afternoon,
good evening,
and good night!
--- alıntı ---
devamını gör...
cinsellik
dünya açıkça üreme üzerine dönüyor. cinsellik dediğimiz kavram, aslında beslenme gibi çok doğal bir içgüdüdür.
şurada, şu küçük populasyonda kaçımız bir tolstoy, da vinci, tesla ya da büyük iskender?
peki biz bu insanlar gibi dünyanın gidişatını değiştiremiyor ya da farklı eserler bırakamıyorsak, o halde bizim görevimiz nedir?
insan neslinin devamını sağlamak.
birtakım inançlar ya da toplumsal tabular neticesinde konuşulması ayıp sayıldığından, insanların gözünde daha ulaşılmaz, daha değerli bir hal almıştır.
bu yüzden cinsellik içeren başlıklar daha çok yazı içerir, bu yüzden arama motorlarında daha çok cinsellik ile ilgili aramalar vardır.
şurada, şu küçük populasyonda kaçımız bir tolstoy, da vinci, tesla ya da büyük iskender?
peki biz bu insanlar gibi dünyanın gidişatını değiştiremiyor ya da farklı eserler bırakamıyorsak, o halde bizim görevimiz nedir?
insan neslinin devamını sağlamak.
birtakım inançlar ya da toplumsal tabular neticesinde konuşulması ayıp sayıldığından, insanların gözünde daha ulaşılmaz, daha değerli bir hal almıştır.
bu yüzden cinsellik içeren başlıklar daha çok yazı içerir, bu yüzden arama motorlarında daha çok cinsellik ile ilgili aramalar vardır.
devamını gör...
normal sözlük'te futbol konuşulmaması
sahada futbol oynanmıyor ki kafa sözlük'te konuşulsun. son yıllarda türk futbolundan gram zevk almadığım için artık üstünde yorum yapmak bile içimden gelmiyor.
devamını gör...
günün sözü
bir iple intihar da edebilirsin, salıncak da kurabilirsin... hayatın ipleri senin elinde...
devamını gör...
lazy
deep purple' ın 1972 tarihli machine head albümünden bir şarkı. ritchie blackmore’ un gitarı ve jon lord’ un orgu üzerine kurgulanmış güzel bir şarkıdır, jon lord döktürür, ian gillan armonikası ile arada çalar:
şuradan dinleyebilirsiniz.
şarkınn orjinali 7:33 uzunluğunda ama ilk 4:18 enstrümantaldir.
şuradan dinleyebilirsiniz.
şarkınn orjinali 7:33 uzunluğunda ama ilk 4:18 enstrümantaldir.
devamını gör...
evli biriyle sevgili olmak
grup vitaminden bir söz;tercihli yola girme,girer sana elalem..
devamını gör...


