kafa sözlük format ve kuralları'nı okuyun, bir sorun ya da sorununuz olursa online listesinin tepesinde moderatör arkadaşlar var çekinmeden yardım isteyin, "35 senelik sözlükçüyüm ben11!!1" diyen tiplerden uzak durun..

ha bi de dişil bir birey iseniz lucifer denen arkadaşa dikkat edin, gerçi etseniz ne olacak o sizi aldığınız nefesten tanır bulur.*
devamını gör...

ıphone'un logosu ucundan ısırılmış elma. elma gibi pilinden de almışlardır azıcık ısırık.
devamını gör...

ilk önce konuyla alakalı daha önce yazdığım bir tanımı buraya bırakayım.
#481713

anadolu leoparı yakın zamanlarda hatta bir iki kuşak öncemizde ülkemizde de popülasyon halinde yaşamaktaydı. artık hiç göremiyoruz. bunun sebeplerinden birisi de mantolu hasan lakaplı kişidir. hayatını anadolu leoparının neslini tüketmeye adamıştır. sayısız leoparı zevk için öldürmüş, lakabını da öldürdüğü leopar kürklerini sırtına alıp gezmesi ile almıştır. çok acıdır ki dönemin devlet başı ismet inönü kendisine bir tüfek hediye etmiştir. vahşi ya da evcil fark etmez hayvanlar canlıdır. size zararı dokunmamış hayvanları öldürmenin cinayet olduğu eğitimle kazanılan bir bilgi değildir. bu insanımızın sahip olmadığı vicdan ile alakalıdır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu yıl içerisinde 80 bin usd olması ön görülüyor, balinaların yoğun ilgi göstermesi ihtimali ile, 100 nin usd ihtimali yıl sonu sürpriz beklentisi var.
akabinde ethereum, dot veya link 2ci sıraya alınması mühtemel olarak görülüyor.
aslında ne kadar kazançlı olsa da, btc ve alt coin lerin aşırı ilgi görmesi, boğa dönemlerin sık sık yaşanmasına sebep olmakla birlikte verilen alış ve satış emirlerine pump kısıtlaması aşırılığından ciddi kayıplar yaşanıyor.
not:fuzuli tanım uzaması.
devamını gör...

abd'li şair denise levertov'un, vietnam savaşı'nı ve amerika'yı eleştirdiği şiiridir.

çevirisi, cevat çapan tarafından yapılmıştır.

1-vietnamlılar taştan fenerler
kullanıyorlar mıydı?

2-törenlerle kutluyorlar mıydı
tomurcukların açışını?

3-sessizce gülme eğilimleri var mıydı?

4-süs olarak kemik ve fildişi,
yeşim taşı ve gümüş takınıyorlar mıydı?

5-destanları var mıydı?

6-konuşmakla türkü söylemek arasında
bir ayırım yapıyorlar mıydı?


1-efendim, yumuşak yürekleri taşa dönüşmüştü.
taş fenerlerin bahçelerde güzel yolları
aydınlatıp aydınlatmadığı hatırlanmıyor.

2-belki bir kez tomurcukları kutlamak için
toplanmışlardı,
ama çocuklar öldürüldükten sonra
tomurcuklar açmadı.

3-efendim, yanık ağızlara acı verir gülmek.

4-bir düş önce, belki. sevinmek içindir süs.
bütün kemikler kömür olmuştu.

5-hatırlanmıyor. unutmayın ki,
çoğu köylüydü; pirinç ve bambuyla
yaşıyorlardı.

sessiz bulutlar çeltik tarlalarında yansıdığında
ve bayırdaki setlerde korkusuzca yürürken manda,
belki babalar eski masallar anlatmışlardır oğullarına.
bombalar bu aynaları parçalayınca,
ancak çığlık atmaya vakit kalmıştı.

6-hâlâ türküye benzer bir yankısı
duyuluyor konuşmalarının.
anlatıldığına göre türkü söyleyişleri
pervanelerin ay ışığında
uçuşuna benzermiş.
kim bilebilir? artık her yer sessiz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kadının vücudunda kıl görseniz ay iğrenç , ağdacıya gitse ay midem bulandı pardon da paşam ne istiyorsun?
devamını gör...

gülmek de bunlardan biri. yolda gülünce deli damgası yiyor insan. tabi tek başınaysa.
devamını gör...

vefatıyla hüzzam makamından en ağır şarkısını söylemiş oldu.
devamını gör...

ben wifi olmak istiyorum. balkondayken bazen çekmiyor da, kendime bağlanırım en azından.
devamını gör...

makarna yedikleri için italyanlarada varoş demeniz gereken durumdur.
pizza yedikleri için italyanlarada varoş demeniz gereken durumdur.
hamburger ( ekmek arası köfte ) yedikleri için amerikalılarada varoş demeniz gereken durumdur.

her ülkenin kendi kültüründen gelen yemekleri vardır.
ve bu yemekleri yemek ; kimseyi varoş yapmaz.
devamını gör...

bu durumda insan ya kahkahalarla güler ya da hüngür hüngür ağlar. sızıp kalana, tamamen sessizleşene de rastlanır arasıra, onlara dokunmayınız yazıktır. ayrıca yılmaz abinin organize işlerde belirttiği gibi üşümezler. kafa güzelleştikçe derinin kalınlaştığını da açıklamıştır isviçreli bilim adamları. *
devamını gör...

yukarıdaki bir yazarın hâyâl ürünü dediğinde aslında gözlerini bu tür olaylara ne kadar kapattığını gördüğüm ve maalesef ki çevremdeki insanların bizzat yaşadığı durumdur. bu, güya dinî açıdan çocuğuna iyilik yaptığını düşünen güruh, aslında o çocuğun birey oluşunu hiçe saymaktadır. bunun maalesef ki en kötü örneğine bizzat tanıklık ettim. henüz ilköğretim öğrencisi iken en yakın arkadaşlarımdan birinin ailesi bu zorlamanın yolunu yapmaktaydı. ardından liseye geçtiğimizde arkadaşıma onuncu sınıftayken "eğer kapanmazsan bir daha okula gidemezsin" şeklinde tehditler savurup, üstüne üstlük şiddet uyguladı. arkadaşım ne kadar dirense de başarılı olamadı. polise gitmeye karar verdik şiddetten ötürü ama maalesef aile ile arasının yapılıp eve yollandığı durumlar o kadar çoktu ki arkadaşım daha fazla şiddet görmekten korktu. öğretmenleri araya girmeye çalıştı ama aile iyice diretti ve bir de bu süre zarfında ben aleviyim diye benimle görüştürmedi. zorla görüşüyor, kardeşlerimiz aracılığı ile not yazıyorduk birbirimize. arkadaşımın telefonuna el koymuşlardı çünkü. sonra ne mi oldu? bu kadın maalesef kapandı. ailenin yüzü güldü ve kendince gururla çocuğunu okula yolladılar. arkadaşım kapalı kaldı o evden ayrılana kadar, evlendikten sonra ise ilk hazır olduğu anda tesettürden çıktı. ve şu mutlu da olsa ailesinin ona yaşattığı psikolojik travmaların etkisini hâlâ sürdüren bir birey olarak hayatına devam etmeye çalışıyor. yarın bir gün kendi isteğiyle kapanır mı bilmem ama bu kadınların sağlıklı bir birey olmasını nasıl bekleriz bir toplum olarak ki?
işte tam bu noktada piaget'nin ve erikson'ın kuramlarını tekrar tekrar okumakta fayda var. ayrıca sorunlu ailelerin ve özellikle beynini din bürümüş, gözü kör olmuş ailelerin ve tüm bunları yaparken bir yandan da kendi karısını başka kadınlarla aldatan adamların ciddi bir tedaviye ihtiyacı var. siz tedavi olmadığınız sürece hastalıklı bireyler yetiştirme yolunda emin adımlarla ilerliyorsunuz çünkü.
ekleme yapayım: şu an bu bahsettiğim ve kızları ile beni aleviyim diye görüştürmeyen aile, beni yolda gördüğünde benimle konuşma girişimlerinde bulunuyor. konuşuyorum ben de, onlar gibi değilim, hem belki utanırlar diye düşünüyorum. umarım utanıyorlardır bir nebze.
devamını gör...

kıs. what the f*ck
ing. hadi canım sen de

evet.
devamını gör...

baba ile televizyon izleme aktivitesi yapmak. ne zaman haberleri izlesek tartışırız. çünkü benim düşünceme dayanamaz ben de onun düşüncesine dayanamam. sonra yemek vakti gelince suratıma bakar aman der güler.
devamını gör...

hiç kimsenin her konuda bilgi sahibi olması mümkün değildir. herkesin cahil olduğu konu vardır. bir insanı cahil yapan şey şu bence. bizim bildiğimiz bir konu hakkında bilgisi yok mu? o zaman cahildir.

benim coğrafya ve tarih konusunda doğal bir yeteneksizliğim var. bazen biri çıkıyor, bir anlatıyor, vay arkadaş diyorum. sıfır bilgimin olduğu bir konuda böyle üstün bilgilere sahip olmasını fazlaca etkileyici buluyorum. rahatsız olmuyor ve kendimi ezilmiş hissetmiyorum.

bir ihtimal şunu tartışabiliriz. bazı insanlar neden bilmediği konularda çok biliyor gibi yorum yapıyor ya da bilmediği konuların konuşulduğu ortamlarda neden eziliyor? bunun muhtemel psikolojik bir tanımı yapılabilir .

ancak şunu yine tartışmalıyız. biz de bilmiyorsak neden bilmeyen başkalarını eziyoruz?

bilemüyürüm. tartışmak gerek.
devamını gör...

bir konu hakkında ne düşündüğün sorulduğunda ya da tavsiyede bulunman istendiğinde, karşı tarafın duymak istediğinden farklı bir söylemde bulunduğun için ciddiye alınmaman.
devamını gör...

tatlı tatlı yedirten, acı acı çıkartan aperatif yiyecek. dürümün içine bol yeşillik, nar ekşisi, bol limon koyacaksın, lezzetinden ne ara bittiğini bile anlamazsın.
devamını gör...

hasret gültekin hayat şiiri
peki öyle olsun hayat.. zannetme ki pes ettim. kilonu tartarım kilonu. satarım kilonu da, bırakmam onuru. haziran 1992
devamını gör...

dün. küçük bir zafer kazandım. o kadar küçük ki bir kelebeğin kanat çırpışlarının yarattığı kadar dahi etkisi yok. benim için küçük insanlık için büyük bir adım değil de benim için büyük insanlık için küçük bir adım bile değil. bu küçük zaferleri, banka mevduatı gibi biriktirip büyük zaferler de elde edemiyorsun. rüzgar gibi işte gelip geçiyor.
olsun. hayat uzun bir yürüyüş, biz de düşe kalka yürüyoruz işte. düşe kalka . dostum, sen düşersen ben elimi uzatırım sana. sen ?
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim