bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
ısısısı luci bu sen misin hocut.
ne mülayim bir ses tonu bu, ayetel kürsi falan okuyacaksın zannettim.
ne mülayim bir ses tonu bu, ayetel kürsi falan okuyacaksın zannettim.
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
sokakta gülümsediği bir yabancının karşılık verdiği andaki gibi bir his taşıyan yazardır.
devamını gör...
kadın şairleri şairden saymamak
şiiri de cinsiyet kalıpları içine sokmaya çalışanların halt yemesidir. dünya sizin sandığınız gibi erkeklerin etrafında dönmüyor ey okumamışlar. bir şiirden gerçekten nasiplenecek olabilseydiniz zaten bunun kadını erkeği olmayacağını da bilir ve bunu diyenlere bir tarafınızla gülerdiniz. benim yaptığım gibi.
devamını gör...
sandalyenin üstündeki kıyafetler
birikir, birikir, birikir... toplamaya üşenilir ve kirli sepetini boylar.
devamını gör...
klasik koşullanma
eğitilecek canlıyı koşulsuz uyarıcı ile kandırıp koşullu uyarıcı ile istediği davranış değişikliğini yaptırmaktır.
çocuklarda iyi alışkanlıklar oluşturmakta kullanılır. *
çocuklarda iyi alışkanlıklar oluşturmakta kullanılır. *
devamını gör...
şokopop
kavga, polemik, basitlik, skandal mottosuyla yola çıktığı günden beri türkiye'nin en derin magazin çukuru olan youtube kanalıdır. başarılarının devamını dileriz, pek seviyoruz kendisini.
devamını gör...
kitap alıntıları
hisseden her şey acı çeker ve zindan içindedir bende: ama benim istemim hep benim kurtarıcım ve sevinç kaynağım olarak gelir bana.
istemek özgürleştirir: budur istemin ve özgürlüğün gerçek öğretisi – böyle öğretiyor size zerdüşt.
artık-istememek, artık-değer-biçmemek ve artık-yaratmamak! ah, bu büyük yorgunluk her daim uzak olsun diye benden!
idrak ederken bile istemimin dölleme ve olma sevincini hissediyorum sadece; ve idrakimde masumiyet varsa, bu onun içinde dölleme istemi olmasındandır.
tanrının ve tanrıların ötesine cezbetti beni bu istem; yaratacak ne kalırdı geriye, tanrılar – var olsaydı?
ama hep yeni baştan, insanlara doğru götürüyor beni kızışmış yaratıcı istemim; böylece itiyor çekicimi taşa.
böyle söyledi zerdüşt - nietzsche
istemek özgürleştirir: budur istemin ve özgürlüğün gerçek öğretisi – böyle öğretiyor size zerdüşt.
artık-istememek, artık-değer-biçmemek ve artık-yaratmamak! ah, bu büyük yorgunluk her daim uzak olsun diye benden!
idrak ederken bile istemimin dölleme ve olma sevincini hissediyorum sadece; ve idrakimde masumiyet varsa, bu onun içinde dölleme istemi olmasındandır.
tanrının ve tanrıların ötesine cezbetti beni bu istem; yaratacak ne kalırdı geriye, tanrılar – var olsaydı?
ama hep yeni baştan, insanlara doğru götürüyor beni kızışmış yaratıcı istemim; böylece itiyor çekicimi taşa.
böyle söyledi zerdüşt - nietzsche
devamını gör...
cahille sohbeti kesmek
cahil benle kesmiyor. help.
devamını gör...
radyodan kasete şarkı çekmiş nesil
bu kasetlerin hepsini saklamış ve her gün düzenli olarak temizlemeye devam etmiş nesil. bu nesil ki kasetleri her eline aldığında usb denen sonradan görmenin hafızalarının sınırlı kaldığını ve yine bir gün kaset sistemine dönüleceğini söylemekten vazgeçmez. bilim teknik'e göre 35 terrebayt depoluyor bu veletler diyerek de tezini güçlendirir. ayrıca hepsi heroes of might and magic ve quake ile üniversite yıllarında fenafillaha ermiştir.
devamını gör...
şeker portakalı kitabından alıntılar
biliyor musun, insanları öldürüyorum portuga.
bunu nasıl yapıyorsun zeze?
onları unutarak.
bunu nasıl yapıyorsun zeze?
onları unutarak.
devamını gör...
tehlikeli oyunlar
"bir yaşantıyı tam bitirmeli. hiçbir iz kalmamalı ondan. yeni yaşantılar için. yeni yaşantılar için... bunu önceden bilseydim, yaşantı milyoneri olmuştum."
devamını gör...
deniz gezmiş
yaşasaydı hdp'den milletvekili olacak kişilik.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarından aforizmalar
bakış açın kadar görürsün hayatı.
devamını gör...
günün sözü
- sensiz yaşayamam.
- yaşarsın. herkes herkessiz yaşayabilir.
tezer özlü
- yaşarsın. herkes herkessiz yaşayabilir.
tezer özlü
devamını gör...
ağla sazım
efsane bir neşet ertaş albümü.
yapımcı şirket: kalan müzik
çıkış tarihi: 2000
format: cd

neşet ustanın efsane albümlerinden birisi.toplam 12 türküden oluşuyor.bazı türküleri başka plaklarda ve albümlerde de okuduğu biliniyor zaten neşet ağam eski türkülerini düzenleyerek yeniden okumayı severdi.
1. ağla sazım
söz-müzik: neşet ertaş
ustam bu türküsünde; yâreni sazıyla dertleşiyor.diyor ki; kara sazım senden başka beni dinleyen, anlayan yok bari sen ağla bu halime, bari seninle duygudaşlık eyleyelim.zaman kötü zaman bizim de birbirimizden başka kimsemiz yok ben ağlayam sen ağla. birbirimizi haylayıp göçelim bu fâni dünyadan.
kimilerinin gözü ağlar, kimilerinin oğulları kızı ağlar, kimilerinin baba yadigârı sazı ağlar. neşet ağam gibilerin ardından da hepisi ağlar.
2. o sen misin
söz-müzik: neşet ertaş
öz gönülden gülemeyen
o sen misin o sen misin
gönlünce yar bulamayan
o sen misin o sen misin
ağlayıp da gülemeyen
gözyaşını silemeyen
sevdiğini alamayan
o sen misin o sen misin
ta küçükken aşka düşen
aşkın ateşiyle pişen
sevdiğinden ayrı düşen
o sen misin o sen misin
sevdiğinden ayrı kalan
gül gibi sararıp solan
gurbet elde garip olan
o sen misin o sen misin
neşet ağam aslında bi’ sen misin diyor bu türküde. ama bi’ sen misin derse ayıp olur, gönül koyar dertli garipler diye o sen misin diyor. bu derdi çeken herkesin ağzından söylüyor türküyü.o sen misin diyor , sen de benden misin ? bir nevi öz geçmiş.
3.türkiye’m
söz-müzik: neşet ertaş
başkaldırdı yunan, düşman göründü
sabrile sabretti durdu türkiye
zaptetti kıbrıs'ı vermez güründü
bu işi dünyaya sordu türkiye'm
anlattı derdini dünyaya türkçe
çaresiz kalınca başına tekçe
düşündü taşındı merdoğlu mertçe
yerinde bir karar verdi türkiyem
kırk milyonu bir olunca hepimiz
açıldı akdeniz'e gemilerimiz
sarıldı süngüye mehmet'lerimiz
sonunda zafere erdi türkiye'm
bir garip aşığım kendi halımda
adımız söylendi dünya dilinde
girne, magosa şimdi türk'ün elinde
mertliğin gününü gördü türkiye'm
neşet ustam bu türküyü kıbrıs barış harekatı için yazmıştır.
4. yarim senden ayrılalı
söz: kul âşık
müzik: ( bu varyant için ) neşet ertaş
yöre: erzincan
yarim senden ayrılalı
hayli zaman oldu gel gel
gözlerimden akan yaşlar
ab-ı revan oldu gel gel
böyle m'olur küsüp gitmek
seni seveni terk etmek
haram oldu yemek içmek
işim figan oldu gel gel
kul aşık ever varmaya
halından haber sormaya
yetiş namazım' kılmaya
seni seven öldü gel gel
neşet ağamın sazı kırma tüfek gibi kullandığı, tertemiz çalışı olan bir türkü.manyetik sevmeyenler için de bir nimet.mis gibi kuru saz.
5.kız pınar başında yatmış uyumuş
kaynak kişi : neşet ertaş
derleyen: neşet ertaş
yöre: kırşehir
not: türkünün kayseri ve niğde repertuarında değişik varyantları bulunmaktadır.
kız pınar başında yatmış uyumuş
ela gözlerini uyku bürümüş
evvel küçük idi şimdi büyümüş
yörü yörü
usul usul yörü yörü
yörü yörü
kibar kibar yörü yörü
yörü yörü
güzel güzel yörü yörü
uykudan uyanmış mahmur bakıyor
sevda kitabını yeni okuyor
sevdanın ateşi yürek yakıyor
eğlenceli bir kaşık havası. kostak kostak yörü yörü diye de seslendirilir. iç anadoluda neredeyse her düğünde, eğlencede çalınır, söylenir, oynanır. kebapçığınız da az oynamadı hani. kır kaşıkları kır kır!!!
6.ben miyim dünyada
yöre:kırşehir
kaynak kişi: neşet ertaş
(aman) ben miyim dünyada bir bahtı kara
(aman) tabipler derdime bulmadı çare vay çare
(aman) muhtaç ettin beni de oy of o zalim kula vay kula
(aman) kula muhtaç olmak da oy of zordur yareden
(aman) aradım derdime bir çare yoktur vay yoktur
(aman) anladım ezelden böyledir takdir
(aman) ele düğün bayram bize mi kahır vay kahır
(aman) ne çekilmez kahrın da vardır yareden
müthiş bir uzun hava. bozlaktan daha çok uzun havadır bence bu eser.ve müthiş bir kelime oyunu içerir. yaradan+var eden= yâreden.neşet ustamın ilahi aşkla dolduğunu taştığını bilmeyen yoktur zaten. isyan ederken bile naifliğini elden bırakmıyor türküde.
7.aldın aklım bir bakışta
söz-müzik: neşet ertaş
aldın aklımı bir bakışta
yaktın yüreğim ateşte
al hançeri sinem işte
acımazsan vur sevdiğim
bir görüşte sevdim seni
etti deli mecnun beni
göreyim o gül sineni
insaf eyle dur sevdiğim
sevdiğim başımın tacı
merhamet et bana acı
sendedir derdim ilacı
himmet eyle ver sevdiğim
işte geldik benim duygularımı sellere dönüştüren, ruhumu buzlardan ateşlere atan muhteşem türküye.dörtlüklerin son dizelerine bakarak bile bir aşkın nasıl yaşandığına şahit oluruz
acımazsan vur sevdiğim: bir başkaldırı,dumura uğramışlığın şaşkınlığı, delikanlılığın zorlayan tarafı. beni nasıl bu hale getirdin çek vur ulen atarı,gideri.
insaf eyle dur sevdiğim: ey güzel yârim, canımın canı ruhumun özü yarim, seni sevmek belki beni deli etti ama ben bu deliliğin müptelasıyım, düşündüm de sen hançeri vurmadan önce bi’ dursan bi’ konuşsak mı ?
himmet eyle ver sevdiğim: ben bok sürmediğim yiğitliğimi yerden yere çaldım, benim yaram da yârim de dermadım da derdim de sensin, aman dilerim senden.
8.eğer benim ile
söz: karacaoğlan
müzik: neşet ertaş
eğer benim ile gitmek istersen
ağlen güzel yaz gelsin de gidelim
bizim ele kırcı yağdı boran var
yollar çamur kurusun da gidelim
erisin şu dağların karı erisin
ucu gelsin çöl ovayı bürüsün
bizim eller yaylasına yürüsün
mor koyunlar meleşsin de gidelim
geçe idim karaman'ın elini
köprüsü yok geçemezsin selini
gerdan yaylasını perçem telini
lale sümbül bürüsün de gidelim
sökülsün dağların buzu sökülsün
oğul versin çöl ovaya dökülsün
erzurum dağı'nın kışı çekilsin
mor koyunlar melesin de gidelim
karac'oğlan der ki buna ne fayda
ırağbet kalmamış yoksulda bayda
bu ay da olmazsa gelecek ayda
on bir ayın birisinde gidelim
karacaoğlan yorumlayacak değiliz.
9.mevlana
bu dünyada yok değilsin
bu dünyada yok değilsin
varsın mevlana mevlana
mevlana mevlana...
sen cümlemizin gönlüne
yarsın mevlana mevlana...
gerçekler dünyada ölmez
her ermiş mevlana olmaz
mevlana mevlana...
can gözü görmeyen bilmez
can gözü görmeyen bilmez
sırsın mevlana mevlana...
her gönüle bir eşsin sen
her gönüle bir eşsin sen
kalpte yanan bir aşksın sen
mevlana mevlana...
gönlümüze güneşsin sen
nursun mevlana mevlana...
gönlümüze güneşsin sen
nursun mevlana mevlana...
neşet ağamın mevlânâ celâleddîn-i rûmî için yazdığı türkü.
10.taramış zülfünü
kaynak: neşet ertaş
yöre: kırşehir
(ay dost) taramış zülfünü kırkmış kabadan
bir gelin kezikmiş büyük obadan
ayrı düşmüş ana ile babadan
yaylasına sökün etti bu gelin
(aydost) aman aşağıdan kalktı bir akça geyik
kırıktır kollarım dutmıyo seyik
mah cemalini görünce de titirer kayık
kızılırmak senden geçti bu gelin
aydost ile başlayınca bir bozlak, insanın sırça gönlü tuz buz olur, avuçlarına dökülür.
yörelere can olan, arpa buğdaya başak olan, insanlara kaynak olan kızılırmak’ı , kızılırmak olduğu için değil, üstünden bir gelin geçtiği için kutsuyor.bu edebi sanatın hastayısız efenim.
11.atım araptır
yöre: ankara
kaynak kişi: mucip arcıman
atım araptır benim amman amman
haydi yüküm şaraptır benim vay vay
bu yıl bölye giderse amman amman
haydi halim haraptır benim vay vay
emişim gümüşüm bir hoşum vay vay
çokça da içmişim sarhoşum vay vay
atım kara ben kara amman amman
haydi kalk gidelim ılgara vay vay
ılgar bize n'eylesin amman amman
haydi kalk gidelim kızlara vay vay
emişim gümüşüm bir hoşum vay vay
çokça da içmişim sarhoşum vay vay
keyifli bir oyun havası daha.yukarıya linkini koyduğum icraya bakıldığında nasıl temiz ve tek tek çalındığını fark edeceksiniz sevgili gönül dostları. şimdilerde led ışıklar sonuna kadar açılmış eğlence mekanlarda egzajere edildiğini duymak canımı yakıyor.
12. fidayda ya da diğer adıyla hüdayda
yöre: ankara
kaynak kişi(ler): sadık ergun - bayram aracı
aman bulguru kaynadırlar
serine yayladırlar
bizde adet böyledir
güzeli ağladırlar
aman çirkini söyledirler
fidayda (hüdayda) da ankaralım fidayda
beşyüz altın yedirdim bir ayda
gitti de gelmedi ne fayda
başını da yesin bu sevda
aman dama çıkma baş açık
arpalar kara kılçık
aman arpalar kara kılçık
eğer gönlün var ise
aman gey galucu yola çık
fidayda (hüdayda) da ankaralım fidayda
beşyüz altın yedirdim bir ayda
gitti de gelmedi ne fayda
başını da yesin bu sevda
haydaaaaaaaaaaaaaa kır kaşıkları kır kır. gadan alim gavur hacı. hey hey hey hey.
yukarıya özellikle albüm kaydını koymadım, birincisi neşet ustanın seyirci,dinleyici olduğunda, onlar coştukça kendinin de nasıl coştuğunu göresiniz diye, ikincisi o elin bilekten nasıl yılan gibi kıvrıldığını ve mızrap hakimiyetini göresiniz diye.
son olarak neşet ağamın bir sözü ; ellerinizi her birbirine vurduğunuzda, günahlarınız kurumuş yaprak gibi dökülmüştür umarım.
yapımcı şirket: kalan müzik
çıkış tarihi: 2000
format: cd

neşet ustanın efsane albümlerinden birisi.toplam 12 türküden oluşuyor.bazı türküleri başka plaklarda ve albümlerde de okuduğu biliniyor zaten neşet ağam eski türkülerini düzenleyerek yeniden okumayı severdi.
1. ağla sazım
söz-müzik: neşet ertaş
ustam bu türküsünde; yâreni sazıyla dertleşiyor.diyor ki; kara sazım senden başka beni dinleyen, anlayan yok bari sen ağla bu halime, bari seninle duygudaşlık eyleyelim.zaman kötü zaman bizim de birbirimizden başka kimsemiz yok ben ağlayam sen ağla. birbirimizi haylayıp göçelim bu fâni dünyadan.
kimilerinin gözü ağlar, kimilerinin oğulları kızı ağlar, kimilerinin baba yadigârı sazı ağlar. neşet ağam gibilerin ardından da hepisi ağlar.
2. o sen misin
söz-müzik: neşet ertaş
öz gönülden gülemeyen
o sen misin o sen misin
gönlünce yar bulamayan
o sen misin o sen misin
ağlayıp da gülemeyen
gözyaşını silemeyen
sevdiğini alamayan
o sen misin o sen misin
ta küçükken aşka düşen
aşkın ateşiyle pişen
sevdiğinden ayrı düşen
o sen misin o sen misin
sevdiğinden ayrı kalan
gül gibi sararıp solan
gurbet elde garip olan
o sen misin o sen misin
neşet ağam aslında bi’ sen misin diyor bu türküde. ama bi’ sen misin derse ayıp olur, gönül koyar dertli garipler diye o sen misin diyor. bu derdi çeken herkesin ağzından söylüyor türküyü.o sen misin diyor , sen de benden misin ? bir nevi öz geçmiş.
3.türkiye’m
söz-müzik: neşet ertaş
başkaldırdı yunan, düşman göründü
sabrile sabretti durdu türkiye
zaptetti kıbrıs'ı vermez güründü
bu işi dünyaya sordu türkiye'm
anlattı derdini dünyaya türkçe
çaresiz kalınca başına tekçe
düşündü taşındı merdoğlu mertçe
yerinde bir karar verdi türkiyem
kırk milyonu bir olunca hepimiz
açıldı akdeniz'e gemilerimiz
sarıldı süngüye mehmet'lerimiz
sonunda zafere erdi türkiye'm
bir garip aşığım kendi halımda
adımız söylendi dünya dilinde
girne, magosa şimdi türk'ün elinde
mertliğin gününü gördü türkiye'm
neşet ustam bu türküyü kıbrıs barış harekatı için yazmıştır.
4. yarim senden ayrılalı
söz: kul âşık
müzik: ( bu varyant için ) neşet ertaş
yöre: erzincan
yarim senden ayrılalı
hayli zaman oldu gel gel
gözlerimden akan yaşlar
ab-ı revan oldu gel gel
böyle m'olur küsüp gitmek
seni seveni terk etmek
haram oldu yemek içmek
işim figan oldu gel gel
kul aşık ever varmaya
halından haber sormaya
yetiş namazım' kılmaya
seni seven öldü gel gel
neşet ağamın sazı kırma tüfek gibi kullandığı, tertemiz çalışı olan bir türkü.manyetik sevmeyenler için de bir nimet.mis gibi kuru saz.
5.kız pınar başında yatmış uyumuş
kaynak kişi : neşet ertaş
derleyen: neşet ertaş
yöre: kırşehir
not: türkünün kayseri ve niğde repertuarında değişik varyantları bulunmaktadır.
kız pınar başında yatmış uyumuş
ela gözlerini uyku bürümüş
evvel küçük idi şimdi büyümüş
yörü yörü
usul usul yörü yörü
yörü yörü
kibar kibar yörü yörü
yörü yörü
güzel güzel yörü yörü
uykudan uyanmış mahmur bakıyor
sevda kitabını yeni okuyor
sevdanın ateşi yürek yakıyor
eğlenceli bir kaşık havası. kostak kostak yörü yörü diye de seslendirilir. iç anadoluda neredeyse her düğünde, eğlencede çalınır, söylenir, oynanır. kebapçığınız da az oynamadı hani. kır kaşıkları kır kır!!!
6.ben miyim dünyada
yöre:kırşehir
kaynak kişi: neşet ertaş
(aman) ben miyim dünyada bir bahtı kara
(aman) tabipler derdime bulmadı çare vay çare
(aman) muhtaç ettin beni de oy of o zalim kula vay kula
(aman) kula muhtaç olmak da oy of zordur yareden
(aman) aradım derdime bir çare yoktur vay yoktur
(aman) anladım ezelden böyledir takdir
(aman) ele düğün bayram bize mi kahır vay kahır
(aman) ne çekilmez kahrın da vardır yareden
müthiş bir uzun hava. bozlaktan daha çok uzun havadır bence bu eser.ve müthiş bir kelime oyunu içerir. yaradan+var eden= yâreden.neşet ustamın ilahi aşkla dolduğunu taştığını bilmeyen yoktur zaten. isyan ederken bile naifliğini elden bırakmıyor türküde.
7.aldın aklım bir bakışta
söz-müzik: neşet ertaş
aldın aklımı bir bakışta
yaktın yüreğim ateşte
al hançeri sinem işte
acımazsan vur sevdiğim
bir görüşte sevdim seni
etti deli mecnun beni
göreyim o gül sineni
insaf eyle dur sevdiğim
sevdiğim başımın tacı
merhamet et bana acı
sendedir derdim ilacı
himmet eyle ver sevdiğim
işte geldik benim duygularımı sellere dönüştüren, ruhumu buzlardan ateşlere atan muhteşem türküye.dörtlüklerin son dizelerine bakarak bile bir aşkın nasıl yaşandığına şahit oluruz
acımazsan vur sevdiğim: bir başkaldırı,dumura uğramışlığın şaşkınlığı, delikanlılığın zorlayan tarafı. beni nasıl bu hale getirdin çek vur ulen atarı,gideri.
insaf eyle dur sevdiğim: ey güzel yârim, canımın canı ruhumun özü yarim, seni sevmek belki beni deli etti ama ben bu deliliğin müptelasıyım, düşündüm de sen hançeri vurmadan önce bi’ dursan bi’ konuşsak mı ?
himmet eyle ver sevdiğim: ben bok sürmediğim yiğitliğimi yerden yere çaldım, benim yaram da yârim de dermadım da derdim de sensin, aman dilerim senden.
8.eğer benim ile
söz: karacaoğlan
müzik: neşet ertaş
eğer benim ile gitmek istersen
ağlen güzel yaz gelsin de gidelim
bizim ele kırcı yağdı boran var
yollar çamur kurusun da gidelim
erisin şu dağların karı erisin
ucu gelsin çöl ovayı bürüsün
bizim eller yaylasına yürüsün
mor koyunlar meleşsin de gidelim
geçe idim karaman'ın elini
köprüsü yok geçemezsin selini
gerdan yaylasını perçem telini
lale sümbül bürüsün de gidelim
sökülsün dağların buzu sökülsün
oğul versin çöl ovaya dökülsün
erzurum dağı'nın kışı çekilsin
mor koyunlar melesin de gidelim
karac'oğlan der ki buna ne fayda
ırağbet kalmamış yoksulda bayda
bu ay da olmazsa gelecek ayda
on bir ayın birisinde gidelim
karacaoğlan yorumlayacak değiliz.
9.mevlana
bu dünyada yok değilsin
bu dünyada yok değilsin
varsın mevlana mevlana
mevlana mevlana...
sen cümlemizin gönlüne
yarsın mevlana mevlana...
gerçekler dünyada ölmez
her ermiş mevlana olmaz
mevlana mevlana...
can gözü görmeyen bilmez
can gözü görmeyen bilmez
sırsın mevlana mevlana...
her gönüle bir eşsin sen
her gönüle bir eşsin sen
kalpte yanan bir aşksın sen
mevlana mevlana...
gönlümüze güneşsin sen
nursun mevlana mevlana...
gönlümüze güneşsin sen
nursun mevlana mevlana...
neşet ağamın mevlânâ celâleddîn-i rûmî için yazdığı türkü.
10.taramış zülfünü
kaynak: neşet ertaş
yöre: kırşehir
(ay dost) taramış zülfünü kırkmış kabadan
bir gelin kezikmiş büyük obadan
ayrı düşmüş ana ile babadan
yaylasına sökün etti bu gelin
(aydost) aman aşağıdan kalktı bir akça geyik
kırıktır kollarım dutmıyo seyik
mah cemalini görünce de titirer kayık
kızılırmak senden geçti bu gelin
aydost ile başlayınca bir bozlak, insanın sırça gönlü tuz buz olur, avuçlarına dökülür.
yörelere can olan, arpa buğdaya başak olan, insanlara kaynak olan kızılırmak’ı , kızılırmak olduğu için değil, üstünden bir gelin geçtiği için kutsuyor.bu edebi sanatın hastayısız efenim.
11.atım araptır
yöre: ankara
kaynak kişi: mucip arcıman
atım araptır benim amman amman
haydi yüküm şaraptır benim vay vay
bu yıl bölye giderse amman amman
haydi halim haraptır benim vay vay
emişim gümüşüm bir hoşum vay vay
çokça da içmişim sarhoşum vay vay
atım kara ben kara amman amman
haydi kalk gidelim ılgara vay vay
ılgar bize n'eylesin amman amman
haydi kalk gidelim kızlara vay vay
emişim gümüşüm bir hoşum vay vay
çokça da içmişim sarhoşum vay vay
keyifli bir oyun havası daha.yukarıya linkini koyduğum icraya bakıldığında nasıl temiz ve tek tek çalındığını fark edeceksiniz sevgili gönül dostları. şimdilerde led ışıklar sonuna kadar açılmış eğlence mekanlarda egzajere edildiğini duymak canımı yakıyor.
12. fidayda ya da diğer adıyla hüdayda
yöre: ankara
kaynak kişi(ler): sadık ergun - bayram aracı
aman bulguru kaynadırlar
serine yayladırlar
bizde adet böyledir
güzeli ağladırlar
aman çirkini söyledirler
fidayda (hüdayda) da ankaralım fidayda
beşyüz altın yedirdim bir ayda
gitti de gelmedi ne fayda
başını da yesin bu sevda
aman dama çıkma baş açık
arpalar kara kılçık
aman arpalar kara kılçık
eğer gönlün var ise
aman gey galucu yola çık
fidayda (hüdayda) da ankaralım fidayda
beşyüz altın yedirdim bir ayda
gitti de gelmedi ne fayda
başını da yesin bu sevda
haydaaaaaaaaaaaaaa kır kaşıkları kır kır. gadan alim gavur hacı. hey hey hey hey.
yukarıya özellikle albüm kaydını koymadım, birincisi neşet ustanın seyirci,dinleyici olduğunda, onlar coştukça kendinin de nasıl coştuğunu göresiniz diye, ikincisi o elin bilekten nasıl yılan gibi kıvrıldığını ve mızrap hakimiyetini göresiniz diye.
son olarak neşet ağamın bir sözü ; ellerinizi her birbirine vurduğunuzda, günahlarınız kurumuş yaprak gibi dökülmüştür umarım.
devamını gör...
imparator çay bahçesi
ilk yayım tarihi 1997 olan, türk fantastik edebiyatının kraliçesi nazlı eray'ın kitabıdır.
konusunu anlat deseniz, hiçbir zaman tam anlamıyla anlatamayacağım. konuşan mezar taşı fotoğrafları, 'öbür taraf' ile bizim dünyamızı bir araya getiren bir çay bahçesi, cennetin bekçisi olan irfan adlı şahıs, her biri gül abla'nın hayatındaki bir erkeği temsil eden konuşan afrika menekşeleri var. ve bir kadın, nereden kaçıyor, nere gidiyor belli değil.
bu kitabın bendeki yeriyse çok özel. hayatımda okuduğum ilk romandır bu kitap*. ortaokuldaydım, içindeki fantastik ögeler başımı döndürmüş, beni kitabın içine çekip bitirdikten sonra uzunca bir süre etkisi altında bırakmıştı. romandaki konuşan afrika menekşeleri yüzünden afrika menekşesi aldırmıştım anneme. nazlı eray çok acayip bir yazar, her hikayesiyle her romanıyla farklı şeyler hissettiriyor insana. fantastik ögeleri öylesine güzel yediriyor ki kitaba, fantastik değil de yaşanan her şey olağanmış gibi okumaya başlıyorsunuz bir süre sonra. bu kitap belki size hiçbir şey katmaz ama okumanızı öneririm. sırf keyifli vakit geçirmek için bile.
konusunu anlat deseniz, hiçbir zaman tam anlamıyla anlatamayacağım. konuşan mezar taşı fotoğrafları, 'öbür taraf' ile bizim dünyamızı bir araya getiren bir çay bahçesi, cennetin bekçisi olan irfan adlı şahıs, her biri gül abla'nın hayatındaki bir erkeği temsil eden konuşan afrika menekşeleri var. ve bir kadın, nereden kaçıyor, nere gidiyor belli değil.
bu kitabın bendeki yeriyse çok özel. hayatımda okuduğum ilk romandır bu kitap*. ortaokuldaydım, içindeki fantastik ögeler başımı döndürmüş, beni kitabın içine çekip bitirdikten sonra uzunca bir süre etkisi altında bırakmıştı. romandaki konuşan afrika menekşeleri yüzünden afrika menekşesi aldırmıştım anneme. nazlı eray çok acayip bir yazar, her hikayesiyle her romanıyla farklı şeyler hissettiriyor insana. fantastik ögeleri öylesine güzel yediriyor ki kitaba, fantastik değil de yaşanan her şey olağanmış gibi okumaya başlıyorsunuz bir süre sonra. bu kitap belki size hiçbir şey katmaz ama okumanızı öneririm. sırf keyifli vakit geçirmek için bile.
devamını gör...



