yoldaş benjamin levent gültekin podcast'i
ben çok beğendim güzel bir sohbet olmuş.sorular net cevaplar aydınlatıcı sadece ufak bir ses problemi vardı o kadar da olsun nazar boncuğu.
devamını gör...
huzursuzluk
baş edilmesi ne zor hislerden biridir. çöreklendiği yerde derin bir boşluk oluşturarak kendi varlığına boşa düşürecek bir tezata neden olur.
kendi kişisel tecrübelerimden yola çıkarak hiç düşünmeden söyleyebilirim ki çok zor bir duygudur huzursuzluk. ben “en”leri olan bir insan olduğum için bir önceki cümleyi görüyor ve arttırıyorum: huzursuzluk baş edilmesi en zor duygudur.
belki de ben beceremiyorum üstesinden gelmenin. huzursuz hissetmeye başladığım yerlerden uzaklaşmaktan başka yol gelmiyor aklıma. huzursuzluk duygusunu ortadan kaldırmak yerine kendimi ortadan kaldırmayı tercih ediyorum ben.
beni huzursuz eden insanlarla da durum aynı hemen hemen. içime huzursuzluk veren bir insanla zaman geçirmek benim için katlanılmaz bir ceza gibi geliyor ve bu insandan kurtulmak için elimden geleni yapıyorum.
huzursuz hissettiğim an yemeden içmeden kesiliyorum. yemek içmek bir şey değil benim için. çaresi bulunur. ama okumayı da beceremiyorum. sanki okuduğum her şey içimdeki huzursuzluk ateşini harlayan savruk bir rüzgar olacakmış gibi geliyor bana.
aslında bu kadar uzun anlatmaya gerek var mı bilmiyorum. şöyle de özetleyebilirdim aslında:
huzurum kalmadı fani dünyada!
kendi kişisel tecrübelerimden yola çıkarak hiç düşünmeden söyleyebilirim ki çok zor bir duygudur huzursuzluk. ben “en”leri olan bir insan olduğum için bir önceki cümleyi görüyor ve arttırıyorum: huzursuzluk baş edilmesi en zor duygudur.
belki de ben beceremiyorum üstesinden gelmenin. huzursuz hissetmeye başladığım yerlerden uzaklaşmaktan başka yol gelmiyor aklıma. huzursuzluk duygusunu ortadan kaldırmak yerine kendimi ortadan kaldırmayı tercih ediyorum ben.
beni huzursuz eden insanlarla da durum aynı hemen hemen. içime huzursuzluk veren bir insanla zaman geçirmek benim için katlanılmaz bir ceza gibi geliyor ve bu insandan kurtulmak için elimden geleni yapıyorum.
huzursuz hissettiğim an yemeden içmeden kesiliyorum. yemek içmek bir şey değil benim için. çaresi bulunur. ama okumayı da beceremiyorum. sanki okuduğum her şey içimdeki huzursuzluk ateşini harlayan savruk bir rüzgar olacakmış gibi geliyor bana.
aslında bu kadar uzun anlatmaya gerek var mı bilmiyorum. şöyle de özetleyebilirdim aslında:
huzurum kalmadı fani dünyada!
devamını gör...
yazarların eş cinsel çocuğu ile yapacağı ilk konuşma
her zaman arkasında olduğumu, her zaman destekleyeceğimi söylerim.
ayrıca eşcinsellik bir karar ya da etraflıca düşünülmesi gereken bir şey değildir.
ayrıca eşcinsellik bir karar ya da etraflıca düşünülmesi gereken bir şey değildir.
devamını gör...
türkçülük
arkadaşlar kafayı mı yediniz. yukarıda türkçülük hakkında bilip bilmeyen atıp tutmuş. biri de demiş ki, bunlara göre türk olmayan herkes ölmeli. hahah ırkçılıkla milliyetçiliği ayırt edebilecek yetkinlikte olmanızı ve felsefesini anlamadığınız bir topluluğun adına konuşma hakkına sahip olmadığınızı bilmenizi beklerdim.
ben bir türküm. gen haritama bakılsa belki biraz ermeni, biraz kürt,biraz rum, biraz bilmem ne çıkacağımı biliyorum. fakat türklük bir tarih, kültür, felsefe bütünlüğüdür. seviyorum ve benimsiyorum. türk olmayanların da kendi milletlerini sevmesini normal ve insancıl karşılıyorum. art niyet ve düşmanlık beslemediği takdirde de bütün insanlık hakkında iyi niyetli düşünüyorum. ama şunu kanıksayın , kendi ailenden, kendi sülalenden , kendi mahallenden, kendi süründen , kendi neslinden olanı dışariya karşı kollamak doğadan gelen fıtri bir özelliktir. türkçülükten rahatsız olanların iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum, belli ki bir yaraları var. keyfiniz bilir. her yerde korkmadan haykıracağız;
ne mutlu türküm dıyene *
ben bir türküm. gen haritama bakılsa belki biraz ermeni, biraz kürt,biraz rum, biraz bilmem ne çıkacağımı biliyorum. fakat türklük bir tarih, kültür, felsefe bütünlüğüdür. seviyorum ve benimsiyorum. türk olmayanların da kendi milletlerini sevmesini normal ve insancıl karşılıyorum. art niyet ve düşmanlık beslemediği takdirde de bütün insanlık hakkında iyi niyetli düşünüyorum. ama şunu kanıksayın , kendi ailenden, kendi sülalenden , kendi mahallenden, kendi süründen , kendi neslinden olanı dışariya karşı kollamak doğadan gelen fıtri bir özelliktir. türkçülükten rahatsız olanların iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum, belli ki bir yaraları var. keyfiniz bilir. her yerde korkmadan haykıracağız;
ne mutlu türküm dıyene *
devamını gör...
sokrates
değerli bir yunan filozof ve bilge.
idamı sırasında karısıyla arasında ibretlik bir konuşma geçmiştir.
"sokrates'in karısı, 'ah bu yargıçlar! seni haksız yere öldürüyorlar.' diye ağlarken sokrates, 'haklı olarak öldürselerdi daha mı iyi olurdu?' demiş."
idamı sırasında karısıyla arasında ibretlik bir konuşma geçmiştir.
"sokrates'in karısı, 'ah bu yargıçlar! seni haksız yere öldürüyorlar.' diye ağlarken sokrates, 'haklı olarak öldürselerdi daha mı iyi olurdu?' demiş."
devamını gör...
maganda
ne anlama geldiği, hangi kelimeden türediği tam olarak bilinmese de, duyulduğu ya da bir yerlerde okunduğunda otomatik olarak insan beyninde belirli bir şahıs profili oluşmasına neden olan kelime, şahıs tipidir.
maganda deyince ilk akla gelen elbette ki silahlara nedeni tam belli olmayan aşırı bir sevda barındıran erkek profili gelmektedir.
ayrıca trafik kurallarını, dolayısıyla başkalarının haklarını hiçe saymak, uluorta etrafta bayan var mıdır yok mudur diye bakmadan sinkaflı, bol cinsel içerikli sözler sarf etmek, futbolda hastalık derecesine varmış bir fanatiklik, hastane, nüfus müdürlükleri gibi ortamlarda sıra beklememek, kaynak yaptığında gelen itirazlara illa ki ''sen benim kim olduğumu biliyon mu lan?'' gibisinden hafif tehdit vari sözler kusmak bu türün genel özelliklerindendir.
yüksekten atıp tutmak, karşı cins ile olan münasebetlerini bire bin katarak abartmak, (hadi biz buna palavra sıkmak diyelim)'okey masaları yine hadi neyse bir de sözlük facebook sayfası gibi ortamlarda karşı cins ile olan münasebetlerini skor geyiğine çevirmek kıskançsı koca rolü oynayıp elin evli kadınlarına sarkmak `yine bir maganda türünün olmazsa olmaz özelliklerindendir.
maganda deyince ilk akla gelen elbette ki silahlara nedeni tam belli olmayan aşırı bir sevda barındıran erkek profili gelmektedir.
ayrıca trafik kurallarını, dolayısıyla başkalarının haklarını hiçe saymak, uluorta etrafta bayan var mıdır yok mudur diye bakmadan sinkaflı, bol cinsel içerikli sözler sarf etmek, futbolda hastalık derecesine varmış bir fanatiklik, hastane, nüfus müdürlükleri gibi ortamlarda sıra beklememek, kaynak yaptığında gelen itirazlara illa ki ''sen benim kim olduğumu biliyon mu lan?'' gibisinden hafif tehdit vari sözler kusmak bu türün genel özelliklerindendir.
yüksekten atıp tutmak, karşı cins ile olan münasebetlerini bire bin katarak abartmak, (hadi biz buna palavra sıkmak diyelim)'okey masaları yine hadi neyse bir de sözlük facebook sayfası gibi ortamlarda karşı cins ile olan münasebetlerini skor geyiğine çevirmek kıskançsı koca rolü oynayıp elin evli kadınlarına sarkmak `yine bir maganda türünün olmazsa olmaz özelliklerindendir.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
- cenk, iyi ki bi radyoda yayına başladın, sürekli radyo entry’si giriyosun azıcık kürekle yazı at üzerimize de okuyalım artık boğulduk bu ne?
haklısınız canlar, ama bi iki gün böyle oldu idare edin, telafi edicem. üstelik reel hayatta da uzun yıllardır tanıdığım birbirinden orijinal ve dolu bu iki insanın bir araya geldiği yayına bi iki bir şey yazmasam çocuğumu keserdim. ister miydiniz bunu ha, keseyim mi yavrucağı? sakin sakin, kesemem zaten çocuğum yok.
ben şahidim, valla. bu ikili bir araya gelince ortalık bir sohbet düğümüne dönüşüyor, üçüncülerini aralarına almamışlar, tam bir düğün salonu ortamı olmasın diye, yani şey, ıı, sanırım öyle düşünmüşlerdir ben bilemenko.
akşam dinlemedeyim, zor bekliyorum. let’s go!
haklısınız canlar, ama bi iki gün böyle oldu idare edin, telafi edicem. üstelik reel hayatta da uzun yıllardır tanıdığım birbirinden orijinal ve dolu bu iki insanın bir araya geldiği yayına bi iki bir şey yazmasam çocuğumu keserdim. ister miydiniz bunu ha, keseyim mi yavrucağı? sakin sakin, kesemem zaten çocuğum yok.
ben şahidim, valla. bu ikili bir araya gelince ortalık bir sohbet düğümüne dönüşüyor, üçüncülerini aralarına almamışlar, tam bir düğün salonu ortamı olmasın diye, yani şey, ıı, sanırım öyle düşünmüşlerdir ben bilemenko.
akşam dinlemedeyim, zor bekliyorum. let’s go!
devamını gör...
sözlüklerde dişiliğin prim yapması
bize bu primi veren kim? erkekler. peki bundan şikayet eden kim? yine erkekler. kendi kendinizle çelişmiyor musunuz?
hem siz sırf kadın olduğumuz için takip ediyorsunuz hem de neden kadın yazarların takipçi sayısı fazla diye ağlıyorsunuz. nerden baksan mantıksız bu haha.
hem siz sırf kadın olduğumuz için takip ediyorsunuz hem de neden kadın yazarların takipçi sayısı fazla diye ağlıyorsunuz. nerden baksan mantıksız bu haha.
devamını gör...
sincerely
eng. adv.
ingilizcede bir zarf. "içtenliğimle, saygılarımla, sevgilerimle" anlamlarına gelir.
bir şarkıdan alıntı: "famous blue raincoat"
and jane came by with a lock of your hair.
ve jane senin bir tutam saçınla geldi.
she said that you gave it to her,
senin ona verdiğini söyledi,
that night that you planned to go clear.
temizlenmeyi planladığın gece.
sincerely, l. cohen
içtenliğimle, l. cohen
ingilizcede bir zarf. "içtenliğimle, saygılarımla, sevgilerimle" anlamlarına gelir.
bir şarkıdan alıntı: "famous blue raincoat"
and jane came by with a lock of your hair.
ve jane senin bir tutam saçınla geldi.
she said that you gave it to her,
senin ona verdiğini söyledi,
that night that you planned to go clear.
temizlenmeyi planladığın gece.
sincerely, l. cohen
içtenliğimle, l. cohen
devamını gör...
kişinin büyüdüğünü fark ettiği anlar
evden havaalanına gitmek için çıktığımda annemle göz göze geldik, "ağlama sakın, geri geleceğim zaten. en kısa sürede geleceğim cennetim." dedim. duygularımı kontrol ettiğim, annemi ayakta tutmaya çalıştığım o an büyüdüğümü fark ettim. hoş, o günden sonra hep güçlendirmeye çalıştım annemi ama asıl büyüdüğümü o gün hissettim.
ağlamadım, tuttum kendimi, uçağa biner binmez sessizce bir iki yaş düştü gözümden. elimin tersiyle sildim ve müziğimi dinlemeye devam ettim.
bence mantığı devreye koyup, duyguları özellikle de hüznü belli etmemeye başladığınızda büyüyorsunuz. bir süredir içimde vaveylalar kopsa da kahkahalarımla bastırıyorum, gizliyorum. büyüdüğümü hissediyorum niyeyse.
ağlamadım, tuttum kendimi, uçağa biner binmez sessizce bir iki yaş düştü gözümden. elimin tersiyle sildim ve müziğimi dinlemeye devam ettim.
bence mantığı devreye koyup, duyguları özellikle de hüznü belli etmemeye başladığınızda büyüyorsunuz. bir süredir içimde vaveylalar kopsa da kahkahalarımla bastırıyorum, gizliyorum. büyüdüğümü hissediyorum niyeyse.
devamını gör...
uber'in görme engelli kadına 1,1 milyon dolar tazminat ödeyecek olması
işte demokrasi, işte insanın gerçekten insan değeri gördüğü ülke. birde bizim yaşadığımız çöplüğe bak anasını satayım, hakkını istemeye kalksan linç edilme ihtimalin var.
ayrıca; o köpeğin iq'su, onu arabaya almak istemeyen şoförlerin iq'sundan, %100 daha yüksektir.
ayrıca; o köpeğin iq'su, onu arabaya almak istemeyen şoförlerin iq'sundan, %100 daha yüksektir.
devamını gör...
doğu
4. ve 5. bölümle ilgili olabildiğince spoilersız naçizane değerlemdirmelerde bulunacağım. :
4. bölüm mükemmeldi. ilk 15 dakikada ofansif mizah kısmından baya rahatsızlık duydum. sanırım insanların yaratılışından gelen özellikleri ile dalga geçilmesinden hoşlanmıyorum. benim için bir insanın dış görünüşü ile dalga geçmekle engelli bir insanın engeli ile dalga geçmek arasında fark yok. bölümün mizah dozaşı baya yüksekti. birkaç kez kahkaha attım. ama özellikle bölümün sonuna ba-yıl-dım. hani bazen sizin için önemli ve hayatınızda yeri olan bir insandan fikir alırsınızda onun sizi anlamadığını ya da kendinizi ona anlatamadığını düşünürsünüz ya. ama sonra hayatınızda hiçbir yeri olmayan yabancı birisi çıkar size duymak istediğini söyler sizi rahatlatır. sizi bir saniyeliğinede olsa mutlu eder. işte bu bölümün sonu da aynen öyleydi.(tabi bu olay belki bir tek benim başıma gelmiştir. ve bu nedenle empati kurmuş olabilirim. bu sebepten bu kadar hoşuma gitmiştir belki.) yani sonuç olarak 4. bölüm benim ilk 5 bölüm arasında en sevdiğim ve en beğendiğim bölümdü.
5. bölüme gelecek olursak yine inceden ofansif bir mizah vardı. ofansif mizahı sevmememe rağmen diziyi baya sevdim 5. bölümde kişisel gelişim mevzusuna sağlam bir eleştiri vardı. 1. bölümdeki sohbete çağıran arkadaş bu bölümde de vardı. dizide demekki devamlı olacak. bölümün sonunda doğu yine kendine inanan kendini anlayan birisini buldu. o da ufaktan bir mutlu etmedi değil.
diziyi genel olarak eleştirecek olursam bu dizi 5. bölüm itibari ile olmuş. hem de baya iyi olmuş. türkiye "gibi" ve "doğu" gibi dijital platformda çok iyi iki komedi dizisi kazandı.
ikisinide zevkle takip edeceğim.
4. bölüm mükemmeldi. ilk 15 dakikada ofansif mizah kısmından baya rahatsızlık duydum. sanırım insanların yaratılışından gelen özellikleri ile dalga geçilmesinden hoşlanmıyorum. benim için bir insanın dış görünüşü ile dalga geçmekle engelli bir insanın engeli ile dalga geçmek arasında fark yok. bölümün mizah dozaşı baya yüksekti. birkaç kez kahkaha attım. ama özellikle bölümün sonuna ba-yıl-dım. hani bazen sizin için önemli ve hayatınızda yeri olan bir insandan fikir alırsınızda onun sizi anlamadığını ya da kendinizi ona anlatamadığını düşünürsünüz ya. ama sonra hayatınızda hiçbir yeri olmayan yabancı birisi çıkar size duymak istediğini söyler sizi rahatlatır. sizi bir saniyeliğinede olsa mutlu eder. işte bu bölümün sonu da aynen öyleydi.(tabi bu olay belki bir tek benim başıma gelmiştir. ve bu nedenle empati kurmuş olabilirim. bu sebepten bu kadar hoşuma gitmiştir belki.) yani sonuç olarak 4. bölüm benim ilk 5 bölüm arasında en sevdiğim ve en beğendiğim bölümdü.
5. bölüme gelecek olursak yine inceden ofansif bir mizah vardı. ofansif mizahı sevmememe rağmen diziyi baya sevdim 5. bölümde kişisel gelişim mevzusuna sağlam bir eleştiri vardı. 1. bölümdeki sohbete çağıran arkadaş bu bölümde de vardı. dizide demekki devamlı olacak. bölümün sonunda doğu yine kendine inanan kendini anlayan birisini buldu. o da ufaktan bir mutlu etmedi değil.
diziyi genel olarak eleştirecek olursam bu dizi 5. bölüm itibari ile olmuş. hem de baya iyi olmuş. türkiye "gibi" ve "doğu" gibi dijital platformda çok iyi iki komedi dizisi kazandı.
ikisinide zevkle takip edeceğim.
devamını gör...
erkek çocuk büyütmek
erkek çocuğu veren allah sabrını da verir dediğim başlık. *
böyle konuşuyorum ama umarım çocuum maymuna benzemez.
böyle konuşuyorum ama umarım çocuum maymuna benzemez.
devamını gör...
kadınlar psikopat erkeklerle birlikte olmadığında kadın cinayetleri son bulur mu sorunsalı
kadınlar ailesindeki, tanımadıkları ya da reddettikleri erkekler tarafından da öldürülüyor. o nasıl duracak peki?
devamını gör...
başak demirtaş'ın doların yükselişini eşinin tutuklanmasıyla ilişkilendirmesi
ilişkisi var tabii ki.
mesele demirtaş'ın şahsı değil burada.
bir ülkede gazeteciler, siyasiler veya devletin mimlediği diğer kesimler hapislerde tutulursa tabii ki dolar yükselir.
iktisat bilenler zaten durumun farkında: güven ortamının olmadığı yerde kimse yatırım yapmak istemez.
yatırım yapmak istememek demek (paranın kaçması demek)
yabancı şirketler kaçınca dolar yükselir.
neyse şunu bil yani.
her şey direkt etkilenmez. çoğu şey dolaylı olarak etkilenir.
not: çok kısa yazdım fakat.
doğru olan yaklaşım.
mesele demirtaş'ın şahsı değil burada.
bir ülkede gazeteciler, siyasiler veya devletin mimlediği diğer kesimler hapislerde tutulursa tabii ki dolar yükselir.
iktisat bilenler zaten durumun farkında: güven ortamının olmadığı yerde kimse yatırım yapmak istemez.
yatırım yapmak istememek demek (paranın kaçması demek)
yabancı şirketler kaçınca dolar yükselir.
neyse şunu bil yani.
her şey direkt etkilenmez. çoğu şey dolaylı olarak etkilenir.
not: çok kısa yazdım fakat.
doğru olan yaklaşım.
devamını gör...
bir noel şarkısı

orijinal adı a christmas carol olup, yazarı charles dickens'ın "küçük bir noel kitabı" diye tanımladığı eserdir. konusuna gelecek olursak... görüp görebileceğiniz en ruhsuz adam scrooge ile tanışsaydınız muhtemelen içiniz ürperirdi ve hava ne kadar sıcak olursa olsun üşürdünüz... hali vakti yerinde olan, nihilist ve kendinden başkasını umursamayan bu kalpsiz ihtiyar, noel zamanında hayatını değiştirecek bir gece geçirir. çünkü scrooge; geçmişin, şimdinin ve geleceğin hayaletleriyle hayatını kökten değiştirecek bir yolculuğa çıkar. charles dickens bu eseriyle bizlere, yılın soğuk günlerinde içimizi ısıtacak, ders niteliğinde bir hikaye sunmakta. vincent van gogh'un da dediği gibi, 'bir noel şarkısı' insanı hayata bağlayan nadir eserlerden biri...

kitabı okurken bir yandan da kafa yorduğum bir şey vardı. insanoğlunun iyiye yönelmesi için korkuyla kamçılanmayı beklemesi ne kadar da acınasıydı! halbuki içimizden yükselerek gelen o iyi niyetli çağrıya ayak uydursak dünya ne güzel bir yer olurdu. scrooge bencilliği ve taş yüreği yüzünden kendi elleriyle ördüğü dikenli yollara sürükleniyordu. aslında hepimiz kendimize nasıl bir gelecek hazırladığımızın farkındayız, hayatımızı seçimlerimiz şekillendiriyor. kendi ellerimizle hazırladığımız geleceğin gözlerimizi açması için geleceğin hayaletine ihtiyacımız olmadığını düşünüyorum. içimizden yükselen iyi niyetli o çağrılara kulak vermemiz bile yeterlidir.
devamını gör...
iko (yazar)
kafa sözlüğün biricik admini. yeniliklerin adamı. eğer bir devrim yapılacaksa güncelleştirme kısmını iko halleder. gracias iko. iyi ki varsın.
devamını gör...
cennet cehennem mağarası
mersin civarında, gezenlerin çok yakından bildiği mağaranın ismi. dev obruklardan oluşan ve içlere doğru giren mağaralar vardır. bu mağaraların 128 metreyi bulan derinliği vardır. şimdi asansör yapılmış, tartışma konusu olmuş. doğal yapıyı bozduğu ve çirkin görüntü verdiği söyleniyor. fotoğrafa bakan düşüncesini netleştirebilir.
devamını gör...

