birkaç gün içerisinde ülke çapında ünlü olacağınızı garantileyecek olay. yalnız mavi donu kendiniz getireceksiniz. mavi don önemli...

böyle bir şeyin gerçek olduğunu hayal edin. insanlar normal bir yayın bekleyerek açıyorlar radyoyu. yavaş yavaş mevzu hedefinden sapıyor; tuhaf tuhaf konuşmalar, sesler vesaire... böyle bir ülkede bunu yaparak ciddi anlamda fenomen olurdunuz. tabii 2 cephe çıkardı ilk etapta ortaya hemen: ilki hayranlıkla "cesarete bak bee! helal olsun" övgülerini sıralayan kitle, ikincisi "toplumun ahlakı (var çünkü) bozuluyor"cular...

***

evet, gerçeklere dönebiliriz. yapan var, yapamayan var. oturun oturduğunuz yerde.
devamını gör...

bunu yazan kardeşimiz, aynı zamanda 1 mayıs rozeti almış. muhtemelen sadece ucuz diye.

trollük uğruna ya rab, ne kafalar yaşanıyor. şaşkınız.
devamını gör...

sürekli alttan alttan iğnelenmekten bıkmış olduğum için o başlıklara tanım yazmaktan usanmayacağım tanımdır. lakin, yetişemiyorum orası ayrı. çünkü din düşmanlığı empatisizliği saygısızlığı bitmiyor. ben müslüman olarak oturup hristiyanlara yahudilere sataşim sürekli onların papazlarını rahiplerini takip edim hangi arabaya biniyorlar hangi kadınlarla evliler ya da değiller ya da hangi marka takılıyorlar bakmıyorum. ama bizim ülkedeki hemde müslüman olanların tek işi dindar muhafazakar insanları yargılamak ne yiyor ne giyiyor onu tartışmak. ya başörtüyü biz takıyoruz iğnesi size mi batıyor anlamıyorum ki. ben birinin şortuna içkisine asla laf etmiyorum. adam akıllı derim ki kardeşim bak bu günah hemde zararlı vs. bu kadar ama bunu başlık yapıp niye provokasyon yapar gibi linçleme çabasında olayım? saçma yani. bu kadar boşuz demekki ki sürekli böyle şeyler araştırılıp irdelenip gündeme geliyor. ben size çarşaf giyerek cübbe şalvar giyerek nası bi zarar veriyorum???? kuran okuyorum otobüste "sessizce!" namaz kılmak için duruyorum, masama gelen yemeği araştırıp helal mi değil mi bakıyorum. bunun size ne zararı var???? vallahi kafam beynim durucak bunu anlamlandırmaya toplumdan nefret etmemeye onlara saygıyı empatiyi anlatmaya çalışmaktan.

geçende yürüyorum iki genç bana bakarak, gençliğin haline bak laiklik elden gidiyor dedi. bende dönüp ne laiklik elden gitmesi ya dedim? sürekli güzel güzel anlatamam daha. bizimde bi eşref bi eşşek saatimiz var. ve bana orada taarruz var resmen savun savun nereye kadar bende çıkıştım. ben öyle çıkışınca beklemedikleri bir tutumla karşılaşınca hemen inkar etmeye böyle bi video olduğunu onu konuştuklarını vesaire dile getirdiler bende uzaklaştım yanlarından olay kapandı gitti. bu nasıl bir özgüven ve insan ayrımıdır ki, mahrem yerleri bile açık olan bir kadına 'a' denince linçleniliyor da, çarşaflı kadını darp eden "kadına" ağızlar sessiz kalıyor???

velhasıl siz kötüledikçe, ilminiz aklınız yetmediği halde konuştukça bende savunacağım. inşallah. vesselam

allah'ın rahmeti, bereketi, inayeti hepimizin üzerine olsun. amin.
devamını gör...

kitabın bir bölümünde bir tane müslüman vardır. bu müslümanın tek hayali hacca gitmek. çoban buna sorar neden gitmiyorsun diye müslüman da param yok der. aradan bir süre geçer çoban farkeder ki müslümanın parası var ama gitmiyor. neden diye sorar müslüman cevap verir:
bir gün yola çıktım gidiyorum sonra farkettim ki eğer ben haca gidersem başka hayalim kalmayacak ve yaşam amacım yok olacak sonra geri döndüm der.

önemli olan hayallere ulaşmak değiş yoldaki süreçtir
devamını gör...

artık sayılı saatler kalan müsabakadır.

euro 2020'nin açılış maçıdır. italya karşısına türk milli takımımız açılış maçında çıkacak. bir turnuvaya açılış maçında başlamak iyi mi kötü mü göreceğiz. emin olduğumuz tek şey ise çok heyecanlıyız.
türkiye'nin turnuva takımı olması ve bu jenerasyonu iyi değerlendirmesi için bu turnuvayı çok önemli görüyorum. umarım ilk maç italya karşısında güzel bir sonuç alırız.
iyi oynayıp yenilirsek.
berabere kalırsak.
kazanırsak.
muhteşem hissederim.

italya çok güçlü bir takım ve baya zorlanacağız. mancini ve öğrencileri uzun süredir yenilmiyorlar. çok az gol yiyen bir ekip haline geldiler. az gol yiyorlar çok gol atıyorlar.
harika bir takımları var. önceden italyan takımları savunmalarıyla öne çıkarlardı ama bu jenerasyon ve bu takım hem hücum hem savunma olarak iyi işler yapıyorlar.
bizim takımımıza gelecek olursak. güçlü rakiplere karşı iyi işler yapan bir milli takım haline geldi. bunun sebebi ise oyuncularımızın geçiş performansı. geçiş oyununda çok başarılıyız. kapanan ve topun arkasına geçen rakiplere karşı zorlanıyoruz.
topun arkasına geçen rakiplere karşı bir kaç oyuncumuzun performansının iyi olmasını beklemek zorundayız. cengiz mesela formda olursa bu maçlarda iş yapabilir. kerem ve abdülkadir de aynı şekilde.
güçlü rakiplere karşı ise çok başarılıyız. savunmayı ön alanda kuran rakipleri geçiş oyunuyla alt edebiliyoruz. (bkz: fransa) (bkz: hollanda) (bkz: norveç)

umarım iyi futbol oynarız umarım iyi bir sonuç alırız. başarılar bizim çocuklar!
devamını gör...

annemle konuşurken çok duyarım bunu.
-çene yarıştırcağına elin çalışsaydıı...
-bir kere de altta kal be,hep bi çene yatıştırma peşindesin*

ayrıca yerine göre gayet eğlenceli bir şey.milleti çileden çıkarmak hoş olabiliyor.bunu bildiğimden kimsenin bende bu hazzı yaşamasına izin vermem.gerçi hıncını alamayan kişi daha çok hırslanıyor ama konu bu değil.*


kaytsz ukdesi
devamını gör...

"tabiat ahlakı kovuyor. nerde bir ahlak türemişse, orda tabiatla ahlak çatışma halinde. sanatı doğuran mutlaka bu çatışmadır demiyoruz. ama sanatı besleyen bu çatışmadır diyoruz. tabiat sanatla kurulu düzene baş kaldırıyor. itiyor onu. hafife alıyor. bozuyor. " sözleri ile 'şiir anayasaya aykırıdır' diyen şairdir.

şiirin belirli kalıplara hapsedilerek yazılamayacağını, geleneğin yeterli olmayacağını ifade etmiş; kendine has bir üslup ile kapalı, hatta bazen anlaşılmayan imgelerle örülü bir şiir geliştirmiştir.
anlam arayanlar, anlamaya çalışanlar için de cemal süraya'dan şu alıntıyı bırakalım.

"umut belki de gelecek sayfadadır. kapatma kitabı."
devamını gör...



bu şekilde düşüreceklerdir.
devamını gör...

yunan edebiyatının ünlü yazarı nikos kazancakis, 1883 yılında osmanlı topraklarında doğmuştur. yazar, yunan yazarlar topluluğu tarafından nobel edebiyat ödülü için kurula tavsiye edilmiş fakat ödülü bir oy fark ile albert camus'a kaptırmıştır.
albert camus ödülü aldıktan sonra nikos kazancakis'in bu ödülü kendisinden daha fazla hak ettiğini söyleyecektir.
yazarın 1946 yılında yayımlanan ve filme de de uyarlanan” zorba” adlı eseri “özgürlük” kavramının irdelendiği felsefik bir kitap. olay örgüsünün kısa tutulduğu yapıtta anlatıcı yazar, kömür madenini işletmek ve buda ile düşüncelerini oturtmak için girit’e gider. hayatı kitap okumaktan ibaret olan bu “kâğıt faresi”, aleksi zorba adında ilginç bir adamla karşılaşır. onu da linyit madeninde işçi olarak çalıştırmak üzere yanına alır ve patron işçi ilişkisini aşan dostlukları başlar.
zorba, hayata dair tüm bildiklerini, patronuna anlatır. bizim kutadgu bilig’imiz gibi onun öğretileri de mutluluğun sırlarını verir. geçmişe takılmadan, gelecek kaygısı duymadan yaşadığı her anın tadını çıkaran zorba, kimseye minnet etmeden yaşamaktadır. ölümden ve hayatın zorluklarından korkmayan, hayatı olduğu gibi yaşayan, aynı yerde uzun süre kalamayan, kimseye bağlanmayan gezgin bir adamdır.zorba’ya göre özgür olabilmek için hayatın ve insanlığın dayattığı her şeyden kurtulmak gerekir.din, vatan, evlilik, çocuk...
“vatandan kurtuldum, papazlardan kurtuldum, paradan kurtuldum; silkiniyorum. silkindikçe de hafifliyorum. nasıl söyleleyim sana.kurtuluyorum insan oluyorum."

zorba, gönülden bağlı olduğu santurunu
canı isteyince çalar ve canı isteyince müziğin ritmine uyarak dans eder.dul kadın müptelası olan bu kaçkın adamın kadınlarla ilgili aykırı düşünceleri de bir kitabı dolduracak kadar fazladır.
“kadın korkunç bir sırdır, hiçbir zaman da kapanmayan bir yarası vardır. sen kulak asma, bütün yaralar kapanır ama, o yara kapanmaz."

halk hikâyeleri, efsaneler, etkileyici tasvirler ve bilge sözlerle bezeli roman insanın kendine dönmesini sağlayan başarılı bir klasik.

“dünyadaki pek çok insanın esas sorunu, henüz kendisiyle tanışmamış olmasıdır.”
devamını gör...

müslüman olabilir. peki müslüman olmak atatürk'ü sevmemeyi mi beraberinde getirir? aslında evet. atatürk, islam denen çağdışı kurallar bütününün egemenliğini yıkarak yerine seküler bir devlet kurmaya çalışmış kişidir. peki kuran söz konusu durumla ilgili ne söyler?

''...kim allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.'' (maide, 5/44)

atatürk'ü ve onun uygulamaya koyduğu laiklik ilkesini bu ayetin neresine koyalım? kuran'ın tek ve sarsılmaz doğru olduğunu kabul eden müslüman kişisi pek tabii atatürk'e diş bileyecektir. ben asıl bir müslümanın atatürk'ü nasıl sevebildiğini anlamakta zorlanıyorum.
devamını gör...

umarım yeni dünya düzenini hükümetler değil halk kendisi kurar.

ayrıca türkiye'de yaşanacak olayların özeti felan değildir.
bu olaylar türkiye'de %2 ihtimal ile ancak yaşanır.
23'de chp kazansa zatı muhterem de inmiyorum koltuktan dese, üç beş twitten ileriye gitmez.
sebeb mi?
1- bu ülkede bazı kesimler zaten açlığa alışkın açlık onlar için sebeb değil.
2-diger kesim aç olup ama şükür edenler. azı ile yetinmeyen çoğunu bulamaz kafasında, bir ömrü iki allah kitap söylemine heba edenler.
ki bu kesim en tehlikeli olan kesim.öyle bir durumda kafa kesmeye çıkarlar din uğruna.
3- beyaz yakalılar,her olayda onlarca twit atıp sayfalarca entry girip,"başkaları çıksın benim hakkımı arasın,ben klavyeden yazarım" kafasında gazcı olanlar.
4- memur kesmi,adamlar iki twitter hesabı kullanıyor hak istemek için, anonimden yazıyorlar fişlenme korkusuna.
bunlarda eldeki pirinçten olmayalım tadımız kaçmasın ama hep en iyisini yaşayalım tayfası.

yani üç beş işsiz, canına tak eden adam çıkar,onlarda bir güzel dayağını ve biber gazını yer.sizde twitter'da üç beş zulüm twiti atarsınız.
size karışıklıkta polisimin,askerimin yanındayım tagı açılır ve dayağı yiyen yediği ile kalır, bu devranda sürer gider.
umarım demokratik bir seçim olur.
devamını gör...

hayatında biri mi var?. he var sanane. yok yine sanane. sa na ne. her hangi bir bilgimden sanane ulan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

19 yaşında aklı başında olan da var 49 yaşında aklı bir karış havada olan da . bir yaş kriteri belirlemek bu yüzden oldukça saçmadır .
devamını gör...

klişe gibi olacak ama gönül kimi severse güzel o' dur.
devamını gör...

bir evlat annesinin kokusunu onlarca koku içerisinden ayırt edebilir ve bir anne evladının kokusunu binlerce bebek arasından. anne ve evlat kokusu üzerine koku tanımıyorum.
devamını gör...

alttan göbekle desteklerse daha dik durur, tadından yenmez vjfjvj.
devamını gör...

kişinin kendini; yani kusurlarını, zaaflarını, hırs ve isteklerini, ne yaptığını, ne yapabileceğini ve ne yapması gerektiğini bilmesi; insan olmanın insanca yaşamanın ne olduğunun farkına varması hali...
dolayısıyla;
benliğinin farkına varmış herkes için genel bir kural olarak ifade edebiliriz ki, maddi, manevi ve ahlaki bir ilerlemenin meydana gelmesi ancak bu tür iyi niyetli çabalarla gerçekleşir...

dostoyevski;
"gururlu bir insan, ancak kendini bilen ve kendini büyük bir titizlikle sorgulayıp, hesaba çeken insandır..."
devamını gör...

çizim de kendime aittir
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

böyle bir kitap olduğunu ilk defa burada görüyorum.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim