herşeyi salla çayı demle hacı.
devamını gör...

memuriyetten istifa ederdim..
devamını gör...

ara biraz limoniyken pıtı pıtı gidip sarılmak.
devamını gör...

'en kıymetlim' sonunda 3, 5 kalp, çiçek falan var.

kelimenin, kavramın tam anlamını karşılayan insan.
devamını gör...

ne kadar yaklaştığımızı tartışmamız gereken seviyedir. maddeler halinde bakılabilir aslında bu konuya ve birlikte karar veririz:

1. hukuk: adli kontrol şartıyla serbest bırakılmak sözünü duymaktan gına getirdiğimiz bir dönemdeyiz şu an. kadınları taciz eden, onlara tecavüz eden, hayvana eziyet eden, trafikte alkollü ve ehliyetsiz ( tam tersi olmalıydı) araç sürerken insaların hayatını söndüren, çalan çırpan herkes bu şartla serbest bırakıldı. bunun haricinde eleştiren, hak arayan, ses çıkaran, muhalif olan herkes içeride. olmadı. ulaşmadık.

2. eğitim: ne müfredatlar doğru düzgün hazırlanıyor, ne de öğretmenler doğru düzgün yetişmiş olarak sahaya gönderiliyor.* öğrencilerin ve velilerin isteğine göre sınıf geçiliyor, kitap okuma araştırma desen zaten yok. öğretmenler hak ettikleri ücretleri alamadığı için ek işlerin peşine düşmüş durumda, birçok öğretmen zaten alanında yeterli bilgiye de sahip değil. idareciler belli bir siyasi görüşten seçildiği için okullar siyasetin fink attığı ilişkiler yumağı haline geldi. olmadı. bunda da ulaşamadık.

3. ekonomi: ayakkabı kutuları, cengiz inşaat, çılgın projeler kapsamında incelerken tadını artırmak için üzerine biraz da pudra şekeri serpmemiz gerek ekonomi doların ve avronun elinde bir yoyo gibi savruluyor. herkes kendini fakir hissederken büyük bir çoğunluk da tevekküle sarılmış uyuyor. olmadı. yine ulaşamadık.

4. medya: bir zamanlar tarafsız olduğuna dair şehir efsaneleri dinlediğimiz bu yapı kurban bayramında kaçan bir dana gibi ne yöne döneceğini şaşırmış, can havliyle koşturup durmakta. kim kimi kapısına bağlı, kim kime havlıyor belli değil. dizilerle inşa edilmeye çalışılan yeni insan prototipinden hiç bahsetmiyorum bile. bu da gol değil. ulaşmadık yine.


diğer yazarların ekleyeceği maddeler de vardır elbette. benden bu kadar. acaba beklesek de muasır medeniyetler seviyesi mi aşağıya inse?
devamını gör...

aynı ağaç üzerinde bir ömür geçirebilen hayvan. yerleştiği ağaçtan beslenir, o ağaç üzerinde uyur, hatta aynı ağaç üzerinde diğer hayvanlarla sosyalleşebilir.
devamını gör...

içine düşme yanılgısının hissedildiği anlarda, yüzünü görmediğimiz, sesini dahi hiç duymadığımız, çok uzaklarda olmasına rağmen nidalarımızı işitebilen insanların iyi dileklerinin ve dualarının her zaman yanıbaşımızda olduğunu bilerek güç toplamamız, topladığımız gücü de çevremizdekilere nakletmemiz gerekendir.
devamını gör...

çıkış noktası ne para içindir ne de sanat için.
sanat bir ihtiyaçtır.
anlatma ihtiyacı.
hayatı boyunca sanatın seyircisi olmuş bir ruhun daha fazla bunun dışında kalamaması, karşı koyamamasıdır.
bir el hareketinin, tek bir nefesinin enstrümanda çıkardığı sesi duymak ister.
tuvalin üzerinde kendi elleriyle tuttuğu fırçanın bırakacağı izi, renklerin birleşimini görmek ister.
belki de bunların hiçbiri değildir. yalnızca dünyaya bir anı bırakmak istiyordur, bilemiyorum. ama hepsinin kayıtsız kalamamaktan ileri geldiğini biliyorum.
devamını gör...

bir keith rivers kısa filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
philips parallel lines ve ridley scott işbirliği ile düzenlenen tell it your way isimli kısa film yarışmasının bir diğer finalistidir.

yarışmanın kurallarına uygun olarak sadece üç dakika süren bu kısa film yine aynı kurallar çerçevesinde içinde sadece şu altı cümleyi barındırmakta:

what’s that?
ıt’s a unicorn.
never seen one up close before.
beautiful.
get away, get away.
ı’m sorry.


aynı yarışmada finalist olan the void, lilicorne, ultimate unicorn ve yarışmayı kazanan porcelain unicorn gibi the return de bu cümlelerden yola çıkaran bir hikaye anlatmakta bize.

bu kısa filmde konu savaşa giden bir askerin gitmeden önce ve döndükten sonra yaşadıklarına odaklanmış. ancak bu bir savaş sonrası sendromu sayılmaz. ya da tam olarak öyle sayılmaz.

savaşın her şeyi değiştirme gücünün zaten hepimiz biliyoruz. ülkeleri yerle bir edip insanların hayatlarına kast eden savaş başlangıcından bitimine kadar her şeyi alt üst eder. bu olumsuz etkinin bitmesi ise savaşın bitmesiyle gerçekleşmez. bu çok uzun süren ve sona ermesi çok zor olan bir etkidir.

savaştan döndüğünüzde siz de savaşa giderkenki kendiniz olamazsınız ama belki de en kötüsü savaşa gitmek için bıraktığınız hiçbir şeyin bıraktığınız haliyle sizi bekliyor olmayacak oluşudur.

the return
devamını gör...

yasatir.
devamını gör...

kimisi için çok zevkli olan, hem paylaşan için derli toplu bir katalog oluşmasını, hem de insanların internette aradığı bilgiye daha kolay ulaşmasını sağlayan, isteğe bağlı eylem.

yapılmasını veya yapılmamasını eleştirmek pek bir yersizdir. kimi öznel tanımlarla ve duygu dünyasına dair paylaşımlarda bulunarak sözlüğü güzelleştirmeye çalışır, kimi de bilgi tanımlarıyla. hatta bilgi paylaşımlarında, bilginin doğruluğunu teyit etme açısından puanlayan yazarlara da iş düştüğünden, yanlış bilginin yayılmasındansa "bırakalım dağınık kalsın" denilmesi bazen en güzelidir. kısacası herkesin hayatına kimsenin karışamamasıdır.**
devamını gör...

ilk yapısal noktada kirpiksi cisim ile başlayabiliriz.
bu kaslar merceği çekerek ışığa odaklanmasına yardım eder.
aynı zamanda sayfam sıvı üretimi sağlar.
göz rengine hayran hayran baktığımız kısım iris dır.
gözbebeğinin büyüklüğünü kontrol eden kaslara sahiptir.
gözümüzün siyah karadeliği de diyebileceğimiz göz bebeği
iris de ki ışığın göze girmesini sağlar.
gözbebeği ayrıca duygulara da karşılık verir.
korku anında dikkate değer şekilde küçülür mutluluk anında ise açılır.
gözün saydam kısmını oluşturan kornea
ışık ışınlarını kırar.
ve ışınların keskin bir görüntü olarak retinaya ulaşmasını sağlar.
gözün ön kısmını dolduran saydam sıvı
besin yönünden oldukça zengindir.
gözün ön kısmına verilen ad olan konjonktiva dış tabaka kornea ile göz akını ki adına sklera deriz koruma sağlayarak
hasar durumunda kendini hızlıca onarır.
uzun lif hücresi mercek,
ışığı retinaya tam odaklanması için ufak kaslar yani kirpiksi cisim tarafından çekilerek incelir yada kalınlaşır.
mercekler yaş ilerledikçe kalınlaşır ve iyi odaklanamaz.
mercek bulanmaya başladığında ise katarakt dediğimiz göz kusuru meydana gelebilir.
göz yuvasının ciddi bir kısmını opak beyaz renk oluşturur göz akı olarak adlandırdığımız skelera
kemik yuvası içinde kaslar sayesinde hereket etmesine olanak tanır.
makula retinanın detaylı görüşten sorumlu olan kısmı dır.
gözün en duyarlı noktasıda denilebilir.
her gözde bulunan optik alanda sinirler kiyazma da birleşir ve sinyalleri retinadan beyin arka kısmın da bulunan görme korteksine taşır.

ve tüm bu fizyolojik yapı,
gezegende ki tüm türler içinde en karmaşık ışık algılama sistemini meydana getirir.

ancak fizyolojik sistem bir yana,
dünya üzerinde ki en sağlıklı göze sahip olmak,
gözlerin içinin gülümsemesi ile mümkün olandır.

sağlıklı ve bol tebessümlü gözler..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

24 ağustos pazartesi , saat 00.03:
"binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."

yok öykü böyle başlamamalıydı. o son sigarananın yakılması-içilmesi-vedası anlatılmalıydı ki hakkı verilmeliydi.

" artık vücudundaki kırgınlığa dayanamıyordu kadın. huzurla nefes alabildiği zaman dilimi haftada dört gün spor yaptığı anlardan ibaretti. üstelik yaşlı insanlar gibi çabucak yoruluyor, kanepede uzun saatler geçirmek zorunda kalıyor, bu durumdan rahatsız olduğu için de huzursuz bir ruh haline bürünüyordu.
artık yeter deyip doktora gittiği gün, yeni bir doktor ile karşılaştı. tüm tetkiklerden sonra uzun uzun anlattı; sebepleri, etkileri, uzak durulması gerekenleri. başını sallayarak dinliyor, iyi olmak için sorularla konuşmayı daha anlaşılır kılmak için uğraşıyordu kadın. doktor anlattı, kadın dinledi. en son doktor dedi ki 'yalnız ameliyatını yapmadan bir ay önce sigarayı bırakmalı ve tekrarlamaması için de bir daha içmemelisin! ' düşüneceğim diyerek ayrıldı kadın.
düşündü de. neydi ki sigaranın hayatındaki yeri. sabahı karşılamanın yoluydu kahveyle beraber. ev işlerinin arasındaki soluklanma anıydı. minik balkonunda öykülerini karalarken düşünme anıydı. dostlarınla tokuşturduğu kadehlerin arkadaşıydı. moralini bozan bir konuşmaya es vermek için kaçma anıydı. kaçış ya da keyifti. hatta keyifli geçirilmiş anların kutlamasıydı.
düşündü. düşündü. çok zor, dedi.
aradan iki ay geçti. bu iki ayda canı sigara istediğinde sonra, dedi. kahveden henüz iki yudum almışken biten sigaranın ikincisini yakmadı. keyif aldığı şeyleri yapmaya devam etti ama sigara ile taçlandırmayı bıraktı. artık tamam, dedi.
ameliyat öncesi son gecesinde saate baktı. tam olarak on ikiye on kala kendine koyu bir americano yaptı. müziğini açtı. bir sigara yaktı. hızlıca çekti içine. saate göz attı, bardaktaki yarım kahveye baktı. bir tane daha, dedi. bir sigara daha yaktı. keyfini çıkara çıkara çekti içine zehri. ve son kez - binlerce kez yapıldığından otomatikleşmiş bir hareketle- elindeki sigarayı kül tablasına bastı kadın..."
devamını gör...

128 milyar dolar döktüm yollarına..
devamını gör...

(1) başlık, genellikle ilgili kavramın ismi olmalıdır. (örn, müphem)
(2) başlıkta kullanılan kısaltmalar, bitişik yazılır. (örn; tbmm)
(3) belli bir tarihi ifade eden başlıklar “gün - (yazıyla) ay – yıl xxxxx” şeklinde olmalıdır. (örn; 04 mart 2021 ümit özdağ’ın iyi parti’den istifası)
(4) başlık, soru cümlesi olarak açılmamalıdır. (örn; “trump’un ne dediğini anlayan var mı” değil; “trump’ın ne dediğinin anlaşılmaması” şeklinde olmalıdır.)
(5) bir kişi, kavram, nesne hakkında açılan başlıklara istisnaî durumlar dışında isim, takı eklenmemelidir. (örn, “elma meyvesinin faydaları” değil, “elmanın faydaları” şeklinde olmalıdır.)
(6) kişiler hakkında açılan başlıklarda kişinin adı tam olarak yazılmalıdır. (örneğin, “5 mart 1953 stalin’in ölümü” şeklinde değil, “5 mart 1953 josef stalin’in ölümü” şeklinde olmalıdır.)
(7) başlık açmadan önce o başlığın anahtar kelime ya da kelimelerini arama butonunda taratıp, daha önce o konuda başlık açılıp açılmadığı kontrol edilmelidir.
(8) belli bir kesimi belirtmek amacıyla şahıs kipleri kullanılmamalıdır. (örneğin, “eski nişanlımın evlenmesi” değil; “eski nişanlının evlenmesi” şeklinde olmalıdır.
(9) toplumun genelince hakaret, sövme, küfür olarak kabul gören kelimelerle başlık açılmamalıdır. (tck m. 125/1).
(10) her türlü teknolojik alet, araba, vs. ile ilgili olarak özel modelinin adı/kodunun belirtilerek başlık açılmalıdır. (örneğin, “iphone 12 pro max, maserati quattroporte) vb. şeklinde olmalıdır.
(11) içki isimleri içeren başlıklarda tam isim kullanılmalıdır. (örn, absolut citron, puschkin black sun, smirnoff ice, kavaklıdere angora) vb. şeklinde olmalıdır.
(12) "rusça, yunanca, arapça, japonca gibi latin yazı sistemi kullanmayan dillerdeki özel isimler (ve özel isim olarak sınıflandırılabilecek yerleşik kavramlar ve terimleşmiş sözcükler), türkçenin ses özelliklerine uygun olarak okunduğu gibi yazılır. (örn, çaykovski, vasabi, hiroşima ) vb. şeklinde olmalıdır.
(13) bir tanımdan ziyade bir olay, durum, haber vb. ile ilgili başlık açan kişinin ilk girdinin sahibi olması sebebiyle “güvenilirliği yüksek kaynak göstererek” başlık açmalıdır. başlıkta teyit edilmiş (mavi tik’li) kişisel ya da kurumsal hesaplar hariç twitter vb kaynakların kaynak olarak gösterilmesinden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.
(14) başlık açarken kullanılan kelimelerin doğru yazıldığından emin olunarak başlık açılmalıdır. yazımı için emin olunamayan kelimeler için tdk yazım kılavuzuna bakmaktan imtina edilmemelidir.
(15) eften püften konular için “sorunsalı” kelimesi ile biten başlık açılmamalıdır. nitekim sorunsal denilen şey, çözümü belirsiz olan bir sorundur, hatta ortada sorun olup olmadığı bile belli değildir.
(16) unutulmamalıdır ki, doldurulan her ukte, sözlüğe yeni bir başlık olarak katılacaktır. dolayısıyla başlık açarken en uygun olan eylem, ilk girdinin bir tanım olması, sonrasında da örneklemelerle devam edilmesi, gerekiyorsa ekstra tanımların da yapılması şeklindedir.
(17) ötekileştiren, nefret söylemi içeren başlık açılmamalıdır. (bkz: empati)
devamını gör...

her hafta birinin yıkadığı sıra örtüsü.
devamını gör...

1-mutlu eder: seks sırasında yüksek miktarda salgılanan ve mutluluk hormonu olarak adlandırılan endorfin sayesinde libidoda artış olur, yani diğer bir deyişle seks insanı mutlu eder. düzenli seks eşlerin mutlu olmalarını sağlamanın yanı sıra birbirlerine karşı aşk, güven ve bağlılık duygularını da artırır ve böylece ilişkide yaşanabilecek sorunların daha kolay üstesinden gelinebilir.

2- uyku sorunlarını giderir: seksten sonra salgılanan hormonlar rahatlama ve gevşemeyi sağlayarak vücudun uykuya geçişi kolaylaştırır. bu sayede de düzenli seks uyku sorunlarının çözülmesine yardımcı olur.

3- stresi azaltır: modern yaşamın getirdiği streslerden kurtulmanın en iyi ve keyifli yolu sekstir. düzenli seks ile günlük koşturma ve yoğunluğunuzun üzerinizde yarattığı baskı ve stresten kurtulabilirsiniz.

4-bağışıklık sistemini güçlendirir:
iyi bir cinsel hayat, fiziksel olarak da güçlenmek anlamına geliyor. öyle ki, haftada bir ya da iki kez seks yapmak vücutta soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonların ortaya çıkmasına neden olan antikorlarla savaşa yardımcı oluyor.
devamını gör...

çok eskiden denizciler kaybolduğunda, yönlerini bulabilmek için mor çiçekli biberiye bitkisini koklarlarmış. yakın zamanda bilim insanları bir deney yapıyor. bu deney iki grup insandan oluşuyor. birinci gruba düzenli olarak biberiye bitkisini koklatıyorlar, ikinci gruba yani kontrol grubuna ise bir şey yapmıyorlar. yıllar geçiyor ikinci grupta bulunan insanlardan alzheimer hastalığına yakalananlar oluyor. fakat düzenli olarak biberiye koklatılan insanların akıl sağlıkları yerindedir. daha sonra biberiyenin akıl sağlığına iyi geldiğini ve hafızayı güçlendirdiği ispatlanmıştır. asırlar öncesinde denizcilerin uyguladığı bu tekniğin boş olmadığını her şeyin doğa ve bilimle mümkün olabileceğini görmüş oluyoruz. sınav zamanları biberiye yağını yanınızdan ayırmamanızı tavsiye ederim.
devamını gör...

o kadar bana benzemiyorki bir keresinde kargoya gittiğimde kimliğimi bulamadım diye okul kartımı gösterdim adam “ama bu hiç sana benzemiyor aslında vermemem lazım kargonuzu “ demişti.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ingiliz taklidi yapıyorum:)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim