14 yaşındaki kızını istismar eden 22 yaşındaki genci 'evde kimse yok' mesajı ile evine çağırıp evire çevire döven baba. ohh. mis. eline sağlık. bu arada genç tutuklanmış. yani tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamış.

--- alıntı ---

avustralya'da bir baba, 14 yaşındaki kızını istismar eden 22 yaşındaki gençten intikamını fena aldı. kızının sosyal medya hesabından istismarcısına 'evde kimse yok' mesajı atan baba, eve gelen genci tekme tokat dövdü.

avustralya'da 22 yaşındaki jamil chowdhury isimli genç, internet üzerinden tanıştığı 14 yaşındaki bir kıza defalarca cinsel istismarda bulundu.

kızının hesabından mesaj attı

küçük kızın annesi, kızlarının ınstagram mesajlarına bakınca durumu öğrendi. baba ise kızının sosyal medya hesabından, kızının ağzıyla jamil'e evde kimsenin olmadığını söyleyip davet mesajı attı.

tekme tokat dövdü

jamil eve girdiği sırada kızın babası genci yakalayıp yumruk ve tekmelerle dövmeye başladı. baba, dövdükten sonra polise haber verdi. gözaltına alınan jamil hakkındaki suçlamaları kabul etmezken, mahkeme istismarcı gencin tutuklanmasına karar verdi.

--- alıntı ---

kaynak: www.haberler.com/baba-kizin...
devamını gör...

sizinle eylendi, benimle evlendi.

bu zihniyetteki insanlara çok acıyorum..
devamını gör...

üşüdüysen kalkalım.
devamını gör...

(bkz: madagaskar penguenleri)
devamını gör...

işçi sınıfının, mavi yakalıların hayatlarına ve sorunlarına değinen filmlerdir. top 20 listesi yapacaktım, sonra haksızlık olmasın diye vazgeçtim. kronolojik ve kişisel bir liste hazırladım. seçki geniş. grev, sendika hakları, vahşi kapitalizme odaklanan filmler: satchka, maden, germinal, karanlıkta uyananlar, ziemia obiecana, la classe operaia va in paradiso. kadın işçilerin zor yaşam koşulları ve hakları için norma rae, north country, deux jours, une nuit. acı tatlı dram filmi izlemek isteyenler için whisky, los lunes al sol, i, daniel blake. komedi de olsun diyenler için modern times, blue collar. klasik olsun diyenler için ladri di biciclette, on the waterfront. roman uyarlaması olsun diyenler için of mice and men, germinal. biografik olsun isteyenler için hoffa. psikolojik gerilim de olsun diyenler için the machinist. kafa sözlükteki sinefillere hediyem olsun.


satchka - 1925
yön: sergei m. eisenstein

modern times- 1936
yön: charlie chaplin

the grapes of wrath - 1940
yön: john ford

ladri di biciclette -1948
yön: vittorio de sica

on the waterfront - 1954
yön: elia kazan

saturday night and sunday morning- 1960
yön: karel reisz

karanlıkta uyananlar- 1964
yön: ertem göreç

la classe operaia va in paradiso- 1971
yön: elio petri

otobüs- 1975
yön: tunç okan

ziemia obiecana- 1975
yön: andrzej wajda

blue collar - 1978
yön: paul schrader

maden- 1978
yön: yavuz özkan

days of heaven - 1978
yön: terrence malick

norma rae - 1979
yön: martin ritt

matewan- 1987
yön: john sayles

hoffa - 1992
yön: danny devito

of mice and men- 1992
yön: gary sinise

germinal - 1993
yön: claude berri

dirty pretty things - 2002
yön: stephen frears

los lunes al sol- 2002
yön: fernando león de aranoa

whisky - 2004
yön: juan pablo rebella, pablo stoll

the machinist - 2004
yön: brad anderson

noth country - 2005
yön: niki caro

biutiful- 2010
yön: alejando g. iñárritu

deux jours, une nuit - 2014
yön: jean-pierre dardenne, luc dardenne

i, daniel blake- 2016
yön: ken loach
devamını gör...

(bkz: hiking)

ihtiyacımız olan tek malzeme, bir çift yürüyüş batonudur. o da decathlon’da en son 40₺ gibi bir şeydi. ne kadar sağlıklı olduğunu, bacak kaslarını nasıl çalıştırdığını, insana nasıl kondisyon kattığını, tabiri caizse dipçik gibi yaptığını tecrübe edenler
bileceklerdir. hem de bırakın en ucuz hobi olmasını, üstüne üstlük beleş beleş. camping ile kombine edildiği zaman tadından da yenmez.
devamını gör...

nagehan muharrem'den sonra toparlanamadı.kimin rahat olduğunu çok iyi biliyoruz biz.
devamını gör...

kitabı okumayı şimdi bitirdim.

öncelikle bu kitabın öyle sıradan edebiyat kitapları gibi uzun betimlemeler ve psikolojik analizler içermeyeceğini başından beri biliyordum. çünkü kitapta salinger'in yarattığı karakterlerinin kendi dili yani daha doğrusu kendini ifade etme biçimi var. tutup bütün karakterleri tekdüze bir diyalog içerisinde bulamazsınız.

sonunun olmaması beni biraz düşünmeye itti. kendimi salinger'in yerine koydum hemen. kendi ifadesiyle biraz otobiyografik bir eser olduğunu ve çocukluğunun aşağı yukarı böyle geçtiğini biliyordum. bence kendisi de sonunu göremiyordu kitabı yazdığı tarihte. o yüzden hep bahsettiği ''sahtekarlar'' gibi okuyucuyu etkileyecek bir son yazmak yerine kendisi gibi davrandı ve samimi bir itirafla sonlandırdı kitabı. ''sakın kimseye bir şey anlatmayın. herkesi özlemeye başlıyorsunuz sonra.''

2. dünya savaşı sırasında yaşadıkları, çarpışmalar, ölümler,kaos ortamı hatta savaş sonrası hastaneye yatıp psikolojik tedavi alması gibi olaylara rağmen 16 yaşındaki o hoyrat yanını yansıtması bana muazzam geldi. ki o dönem ki olaylarla alakalı kızına: ''ne kadar yaşarsan yaşa, yanan etin kokusunu burnundan hiçbir zaman tam olarak sökemiyorsun.'' demiş olmasına rağmen.

genel olarak zevk alarak okuduğum bir kitaptı. altını çizdiğim yer sayısı baya fazla onuda belirtmek isterim. belki de holden karakteriyle aramda çok benzerlikler olduğunu düşündüğüm için bu kadar sevdim. neyse okuyun.
devamını gör...

canim dostum bana da öğret.. senin gibi bebek tenli olayım..
tanım: çok usendigim faydalı yoga çeşidi..
devamını gör...

ege bölgesinde yoğun olarak görülen ve balıkçılık faaliyetlerinin yapıldığı koy ve körfez alanlarında bulunan yerleşmelerdir.
devamını gör...

2014 yılında avrupa birliği uyum süreci kapsamında bir dönem midye ile birlikte yasaklanan kokoreç o dönem büyük tepkilere sebep olmuştu. türk halkının kimyasını bozmak için avrupa birliği üye ülkeleri tarafından yoğun baskılara maruz kalan türkiye cumhuriyeti büyük oyunu görmüş öncesinde 2012 yılında eurovision şarkı yarışmasından çekilmiş, ardından iç işlerimize bu orantısız müdehaleleri sebebiyle gemileri yakmıştır. eurovision ile başlayan bu müdehale süreci sayın haşmetlimiz tarafımızdan son bulmuştur ve türkiye cumhuriyeti kokoreçini avrupalılara yedirmemiştir! *

avrupanın, türkiye üzerinde oynadığı bu büyük oyunu siz kıymetli sözlük yazarlarına hatırlatmaktan gurur duyarım;

ilgili haber
midye dolma yasak tanımaz
devamını gör...

atilla ilhan'dan "ben sana mecburum" şiirinin ilk ve son kıtasını paylaşmak istiyorum.
"ben sana mecburum bilemezsin
adını mıh gibi aklımda tutuyorum
büyüdükçe büyüyor gözlerin
ben sana mecburum bilemezsin
içimi seninle ısıtıyorum.
...

ne vakit bir yaşamak düşünsem
bu kurtlar sofrasında belki zor
ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
ne vakit bir yaşamak düşünsem
sus deyip adınla başlıyorum
içimsıra kımıldıyor gizli denizlerin
hayır başka türlü olmayacak
ben sana mecburum bilemezsin..."
devamını gör...

öncelikli olarak sürekli bu filmin çekilme aşamasında çektikleri videoları izliyorum ve sonra diyorum ki adam montun duruşunu dahi düşünüyor askıdaki montun duruşunu bile. boşuna nuri bilge ceylan olmamışsın be.ahlat ağacına gelirsek sinan üniversiteyi bitirdikten sonra kendisini yine ailesinin yanında buluyor çok fazla çatışmalar yaşıyor ailesiyle babasıyla hesaplaşmaları, yazdığı kitabı bastırmaya çalışması .sinan oldukça mutsuz, yenilmiş,çıkmaya çalıştığı o yerden çıkamıyor.aslında tüm karakterler gerçekten hayatımızda olan örneğin hatice okumaktansa zengin koca bulma hayaliyle yaşıyor. bunlar birebir gerçek hayatta yaşadığımız şeyler ve o kadar doğal anlatılıyor ki.örneğin imam sinanla tartışmaları sırasında sürekli kendi haklılığını iddia etmeye çalışıyor. sadece tartışma olduğunu haklı haksız aranmadığının farkında bile değil.sinan etrafında dönüyor film ve sinan kitabını bastırınca yine bir hayal kırıklığıyla karşılaşıyor kitabı hiç satılmıyor sinan bu labirent gibi yoldan çıkamıyor bir türlü. depresyon ve mutsuzluğu devam ediyor.3. ve 4. izleyişimde başka başka anlamlar çıkaracağıma eminim anlamadığım birçok noktalar olduğuna da eminim.derinliklere indiriyor sizi. nuri bilge ceylan ve zeki demirkubuz izleyiniz.
devamını gör...

2 şubat 2012 doğumlu bir yarış atı, amerikan firavunu ismi ile de tanınıyor. dünyanın en çok yarış kazanan atı olan pharoah, 2015 yılından beri emekli ama sahibine kazandırmaya devam ediyor. günde üç farklı dişi ile çiftleşen pharoah sahibine her çiftleşmede 200 bin dolar kazandırıyor. ve geçtiğimiz yıllarda onun soyundan bir tay 2 milyon doların üzerinde bir bedelle satılmış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

recep yazıcıoğlu ankara üniversitesi hukuk fakültesini bitirmiş, birçok farklı ilçede kaymakamlık yapmış ve burada geçirdiği başarılı zaman sayesinde genç yaşta liyakati ile vali olmuş aydın, mütevazı bir türk bürokratıdır. ne yazık ki bir suikast sonucu şehit olmuştur.
devamını gör...

oryantalizmi daha iyi anlamamız için 1994 yılında kenan doğulu'nun klibine bir göz atmamız gerekiyor. medeniyetler çatışması , çernobil patlaması,berlin duvarının yıkılması ve nihayet soğuk savaşın sona ermesi ile birlikte yeni savaş alanı doğu olmuştur. doğuyu anlamak için filmlere bakmayalım kliplere bakalım.*
devamını gör...

okuduktan sonra hastalıkların en güzelidir bol bol alınıp okunmalı, ülkemizin bu tür hasta insanlara ihtiyacı var.
devamını gör...

gülseren budayıcıoğlu'nun dizileri.
devamını gör...

bir şeyi ifade ederken/ açıklarken neden küfüre ihtiyaç duyarız ki?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

huzurlu bir uykudaki tüm tatlılığı yansıtan bir kare.
(arkadaşımın minik kedileri. arkadaşım fotoğrafı çeken kişidir. )
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim