şampanya
fransa'nın champagne bölgesinde yapılan köpüklü şaraplara verilen isim. chardonnay , pinot noir ve pinot meunier üzümlerinden yapılır. üstünde blanc de blancs yazanlar yani beyazların beyazı anlamı taşıyan bu ifade yüzde yüz chardonnay üzümünden yapılmış olduğunu gösterir.
devamını gör...
kemal sunal filmlerinin charlie chaplin'den araklanmış olduğu gerçeği
buna araklamak denir mi bilmiyorum ama eğer öyleyse çok doğru kişiden araklamış. ben daha çok esinlendiğini düşünüyorum.
bkz:
üstteki yazarla aynı filmleri düşünmüşüz. kalplerimiz bir*
bkz:
üstteki yazarla aynı filmleri düşünmüşüz. kalplerimiz bir*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
devamını gör...
normal sözlük kulüp başkanlığı müracaatları
kafa sözlük sevişme kulübü için başvuru yaptım ama performans yetersizliği nedeniyle kulübünüzü kuramıyoruz cevabını aldım, şimdi bana değil kulüp başkanlığı sözlüğün yönetimini verseniz istemem. pandemi nedeniyle ufak bir performans düşüklüğü yaşadık diye böyle de yapılmaz ki kardeşim, ayıptır ayıp!*
devamını gör...
mescid-i aksa
lokasyon olarak filistin’de bulunan(kimine göre israil), müslümanların ilk kıblesi ve kutsal sayılan üç mescidden biridir. kur’an-ı kerim’de el-mescidül aksa adıyla anılır. aksa arapça’da uzak anlamındadır. mekke’ye olan uzaklığından dolayı bu isim olduğu rivayet edilir. çevresinin mübarek kılındığı belirtilir. museviliğe göre burası dünya yaratılmadan önce vardır. tüm dinlere ev sahipliği yapmış, buram buram tarih kokan mübarek bir beldedir.
eskiden gittiğim ve gittikten sonra içimde burukluk yaşamama sebep olan yerdir. mescide namaz kılmaya gitmek istediğinizde, israil askerlerinin kontrolünde geçmek zorundasınızdır. gerekirse çantanızı ve üzerinizi ararlar. itiraz ettiğinizde sizi direkt gözaltına alarak deport ederler. maalesef şu an içler acısı bir durumdadır.
eskiden gittiğim ve gittikten sonra içimde burukluk yaşamama sebep olan yerdir. mescide namaz kılmaya gitmek istediğinizde, israil askerlerinin kontrolünde geçmek zorundasınızdır. gerekirse çantanızı ve üzerinizi ararlar. itiraz ettiğinizde sizi direkt gözaltına alarak deport ederler. maalesef şu an içler acısı bir durumdadır.
devamını gör...
yayın önerisi
-türkülerin, şarkıların hikayeleri anlatılıp bir parça dinlerken kalbe, akla daha çok işlemesi sağlanabilir.
- sinema, tiyatro, dizi, dijital oyunlar üzerine sohbet yapılabılır.
- sınavlara hazırlıkla ilgili bir program olabilir. lgs, yks, dgs, kpss, ales, yös falan derken milyonlarca gencin günlük hayatında yol gösterecek bir yıldız olur. bak programın adı da çıktı "gençlerin yıldızları"
- otomobil, motorsiklet, karavan, yat, paraşüt, bisiklet, uçak, planör gibi farklı tutkuların insanlarına seslenilebilir.
- yayıncılar diye bir program oluşturulup gazete, kitap, dergi, youtube, ınstagram, twitch, twitter, wattpad gibi farklı alanların temsilcilerine ulaşılıp dünyaya bakışları, yaşadıkları gibi mevzulara değinilebilir.
-akademi dünyasına girilip türkiye'de yahut dünyada yaşadıkları, hayalleri, umup buldukları, tecrübeleri aktarılabilir.
-ticaret sahasından insanlara ulaşılarak baklavacı, çiĝ köfteci, ayakkabı tamircisi, kaportacı, mermer satıcısı, çiçekçi, eczacı, bankacı, anahtarcı fotokopici, kuruyemişçi, dondurmacı, kuru temizlemeci, halı satıcısı vs. gibi farklı sektörlerdeki insanlardan sohbeti hoş, kendini dinletip tecrübeleriyle farklı bakış açıları sunacak insanlara ulaşılabilir.
kısacası kafa sözlük'ün radyosu yahut youtube sayfası çok renkli bir dünya kurabilir.
- sinema, tiyatro, dizi, dijital oyunlar üzerine sohbet yapılabılır.
- sınavlara hazırlıkla ilgili bir program olabilir. lgs, yks, dgs, kpss, ales, yös falan derken milyonlarca gencin günlük hayatında yol gösterecek bir yıldız olur. bak programın adı da çıktı "gençlerin yıldızları"
- otomobil, motorsiklet, karavan, yat, paraşüt, bisiklet, uçak, planör gibi farklı tutkuların insanlarına seslenilebilir.
- yayıncılar diye bir program oluşturulup gazete, kitap, dergi, youtube, ınstagram, twitch, twitter, wattpad gibi farklı alanların temsilcilerine ulaşılıp dünyaya bakışları, yaşadıkları gibi mevzulara değinilebilir.
-akademi dünyasına girilip türkiye'de yahut dünyada yaşadıkları, hayalleri, umup buldukları, tecrübeleri aktarılabilir.
-ticaret sahasından insanlara ulaşılarak baklavacı, çiĝ köfteci, ayakkabı tamircisi, kaportacı, mermer satıcısı, çiçekçi, eczacı, bankacı, anahtarcı fotokopici, kuruyemişçi, dondurmacı, kuru temizlemeci, halı satıcısı vs. gibi farklı sektörlerdeki insanlardan sohbeti hoş, kendini dinletip tecrübeleriyle farklı bakış açıları sunacak insanlara ulaşılabilir.
kısacası kafa sözlük'ün radyosu yahut youtube sayfası çok renkli bir dünya kurabilir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
naptın bize böyle be benmutlusengaripdünyalargüzeli
devamını gör...
4 eylül 2021 kılıçdaroğlu vaatleri
sonuçta şu an olandan daha iyileri sunulmuş.şimdi ilk arabasını alan gençlerden ötv alınıyor mu alınıyor.sınav sorularının çalınmasından iyidir. sınavdan yüksek alıp mülakatla elenmekten iyidir.
devamını gör...
kayaköy
ömrümün dört yazı fethiye ovacık’ta ailemle birlikte işletmecilik yaparak geçti. küçük kafe restoran ve içinden badem ağacı geçen( ağacı kesmeyip düşünen yüce ruhlu köylüye ve mimara selam olsun) altı odalı bir pansiyon.uzun süre kapı gıcırtısı sandığımız sesin kaynağı işte bu payamda(bademde) yaşayan ağaçkakan ailesiydi.
işler hafiflediğinde, o yıllarda hırsızlık diye bir şey olmadığından buzdolabına asma kilidi takar etrafı gezmeye çıkardık.bütün anahtarlar omuz atsan açılacak mutfak kapısının hemen yanında bir kâse içinde dururdu.
çocukluğumda aile büyüklerinin yaşadığı eski rum evlerinde bu kadar bile kilit yoktu: mevsim yazsa kapı da açıktı, içeri girmek için seslenmeniz yeterliydi.
bu evlerin benzerleri bizden çok uzakta fethiye’de vardı işte: kayaköy. bıkmadan defalarca gittiğimiz,parça parça gezdiğimiz terkedilmiş rum köyü.

yaşlı amca ve teyzenin bir gözlemecisi vardı gittiğimiz.kimi zaman atla hisarönü’nden gelen turist kafilesi uğrardı buraya. yaşlı aile ile oturup söyleşir ağaçların hışırtısıyla köyün o kimsesiz halini duyumsardık bir yandan.

babam mübadil bir aileden geliyor, bu yüzden zorunlu göç her zaman hassas olduğum bir konu oldu.yalnızca dinine bakarak bir anlaşmayla yurtlarını bırakmaya zorlanan insanlar içimi burkar: kıyının her iki tarafı için de.
etrafa baktığınızda yamaca sıralanmış çoğu harap olmuş ( gerek depremler gerek hazine bulma amacıyla kazı yapanlar yüzünden) taş binalar, büyüklü küçüklü kilise ve okullar görürsünüz.bazılarında oda bölümleri belirgindir, ocakları vardır.kiliselerinin içi fresklerle süslü,bahçesi de mozaikle döşelidir.
mübadele öncesi köyün adı levissiymiş. likya uygarlığının karmylassos yerleşimine dayalı bulguların m.ö. 400’lere kadar köyde yerleşimin var olduğunu gösteriyor.değişimle gelen türkler ne yamaçta çiftçilik yapmak ne de rum evlerini de sahiplenmek istemiş.içinde oturulmayan,bakılmayan 1957’de de büyük bir depremle (7,3 ) darbe alan bu evler, hazine bulmak için kırıp döken soyguncuların da elinde iyice yaşanmaz hale gelmiş.
tarihi yerleri gezerken içimi kaplayan garip bir hüzün şimdi bu satırları yazarken de gelip buluyor beni.bir gün dönebilmek umuduyla ufak tefek eşyasını anca alabildiği evine son kez nasıl bakmıştır o insanlar? bir gemiye doluşmuş bilinmeze yolculuk edenler geride neler bırakmıştı? tek bildiğim bizimkilerin gemisinin adı: gülcemal. ne hayatlar taşıdı gülcemal karşı kıyıya?
gülcemal

çok önceleri gezmiş olduğum kayaköy hakkında yazı yazmak istedim.şöyle bir bilgilerimi tazelemek amacıyla baktığımda hakkındaki bilgiyi çok organize bir şekilde sunan bu site içlerinde en beğendiğim:
işi ehline bırakayım
gülcemal hakkında çok çok bilgi
işler hafiflediğinde, o yıllarda hırsızlık diye bir şey olmadığından buzdolabına asma kilidi takar etrafı gezmeye çıkardık.bütün anahtarlar omuz atsan açılacak mutfak kapısının hemen yanında bir kâse içinde dururdu.
çocukluğumda aile büyüklerinin yaşadığı eski rum evlerinde bu kadar bile kilit yoktu: mevsim yazsa kapı da açıktı, içeri girmek için seslenmeniz yeterliydi.
bu evlerin benzerleri bizden çok uzakta fethiye’de vardı işte: kayaköy. bıkmadan defalarca gittiğimiz,parça parça gezdiğimiz terkedilmiş rum köyü.

yaşlı amca ve teyzenin bir gözlemecisi vardı gittiğimiz.kimi zaman atla hisarönü’nden gelen turist kafilesi uğrardı buraya. yaşlı aile ile oturup söyleşir ağaçların hışırtısıyla köyün o kimsesiz halini duyumsardık bir yandan.

babam mübadil bir aileden geliyor, bu yüzden zorunlu göç her zaman hassas olduğum bir konu oldu.yalnızca dinine bakarak bir anlaşmayla yurtlarını bırakmaya zorlanan insanlar içimi burkar: kıyının her iki tarafı için de.
etrafa baktığınızda yamaca sıralanmış çoğu harap olmuş ( gerek depremler gerek hazine bulma amacıyla kazı yapanlar yüzünden) taş binalar, büyüklü küçüklü kilise ve okullar görürsünüz.bazılarında oda bölümleri belirgindir, ocakları vardır.kiliselerinin içi fresklerle süslü,bahçesi de mozaikle döşelidir.
mübadele öncesi köyün adı levissiymiş. likya uygarlığının karmylassos yerleşimine dayalı bulguların m.ö. 400’lere kadar köyde yerleşimin var olduğunu gösteriyor.değişimle gelen türkler ne yamaçta çiftçilik yapmak ne de rum evlerini de sahiplenmek istemiş.içinde oturulmayan,bakılmayan 1957’de de büyük bir depremle (7,3 ) darbe alan bu evler, hazine bulmak için kırıp döken soyguncuların da elinde iyice yaşanmaz hale gelmiş.
tarihi yerleri gezerken içimi kaplayan garip bir hüzün şimdi bu satırları yazarken de gelip buluyor beni.bir gün dönebilmek umuduyla ufak tefek eşyasını anca alabildiği evine son kez nasıl bakmıştır o insanlar? bir gemiye doluşmuş bilinmeze yolculuk edenler geride neler bırakmıştı? tek bildiğim bizimkilerin gemisinin adı: gülcemal. ne hayatlar taşıdı gülcemal karşı kıyıya?
gülcemal

çok önceleri gezmiş olduğum kayaköy hakkında yazı yazmak istedim.şöyle bir bilgilerimi tazelemek amacıyla baktığımda hakkındaki bilgiyi çok organize bir şekilde sunan bu site içlerinde en beğendiğim:
işi ehline bırakayım
gülcemal hakkında çok çok bilgi
devamını gör...
enigma makinesi
sistemin şifrelerini çözerek savaşın akışını değiştiren kişi alan turing’dir.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
bitttiiiiii !!!
şu an havai fişek patlatarak gökyüzüne "iyi ki varsınız kafa sözlük ailesi sizi çooooook seviyorum" yazdırmaktan başka bir şey geçmiyor kalbimden!
o kadar heyecanlıydım ki yayının başında arkama bakmadan koşa koşa kaçmak istiyordum, elim ayağım titriyordu. oysa şimdi pamuk gibiyim. o kadar güzelsiniz o kadar bir tanesiniz ki hepinizi çok seviyorum uleyn!*
ses kayıtları ve destek tanımlarıyla destek olan herkes; cansınız! bir tanesiniz! iyi ki varsınız! hepinizin hayatında sizin gibi güzel insanlar olsun dilerim!*
bu haftalık bizden bu kadar, yarın yeni konsepti belirleyip başlığa yazarak ses kayıtları için kapınızı çalacağımı şimdiden söylemek istiyorum ki hazır olun buna.*

ps: kapanış anonsum çok duyulmadı sona doğru kesildi ancak kısaca hepinize çok çok çok teşekkür etmiştim. bin teşekkür!
şu an havai fişek patlatarak gökyüzüne "iyi ki varsınız kafa sözlük ailesi sizi çooooook seviyorum" yazdırmaktan başka bir şey geçmiyor kalbimden!
o kadar heyecanlıydım ki yayının başında arkama bakmadan koşa koşa kaçmak istiyordum, elim ayağım titriyordu. oysa şimdi pamuk gibiyim. o kadar güzelsiniz o kadar bir tanesiniz ki hepinizi çok seviyorum uleyn!*
ses kayıtları ve destek tanımlarıyla destek olan herkes; cansınız! bir tanesiniz! iyi ki varsınız! hepinizin hayatında sizin gibi güzel insanlar olsun dilerim!*
bu haftalık bizden bu kadar, yarın yeni konsepti belirleyip başlığa yazarak ses kayıtları için kapınızı çalacağımı şimdiden söylemek istiyorum ki hazır olun buna.*

ps: kapanış anonsum çok duyulmadı sona doğru kesildi ancak kısaca hepinize çok çok çok teşekkür etmiştim. bin teşekkür!
devamını gör...
oksijen
bir andrew miller kitabıdır.
hayatımızı idame ettirmek için ihtiyaç duyduğumuz oksijen bambaşka anlamlara sahip olabilir bambaşka kişiler için.
mesela ölümcül bir hastalığın son evresinde iseniz, ölümünüz o kadar da beklenmedik değilse artık, hatta son anın gelmesini beklemekte yorulup bunaldıysanız ve sizi hayatta tutan şey bir tüpün içine hapsedilmiş zavallı tutsak oksijense bünyenizde ve zihninizde bambaşka bir anlam barındırabilir.
bir çevirmen olarak üzerinde çalıştığınız bir metnin adı da olabilir oksijen ve siz uğraşmaya devam ettikçe metin zihninize giden gerçek oksijeni kurgusal yanılsaması ile günden güne azaltabilir.
ya da oksijen sadece oksijendir. hayatta kalmak için onu solur ve ne olduğunu, sizin için ne anlamada geldiğini, ne kadar önemli olduğunu düşünmezsiniz bile. ta ki bir gün ciğerleriniz eski randımanını kaybedip oksijen için gerekli gücü kendinde bulamayana kadar.
son yıllarda okuduğum en büyük ingiliz yazarlardan biri andrew miller. daha önce saf isimli kitabına da tanım yazmıştım. okumaktan asla sıkılmayacağınız büyük bir yazar. bence mutlaka en az bir kitabını okumalısınız. ve ben sizin yerinizde olsam okumaya bu kitabı ile başlardım.
hayatımızı idame ettirmek için ihtiyaç duyduğumuz oksijen bambaşka anlamlara sahip olabilir bambaşka kişiler için.
mesela ölümcül bir hastalığın son evresinde iseniz, ölümünüz o kadar da beklenmedik değilse artık, hatta son anın gelmesini beklemekte yorulup bunaldıysanız ve sizi hayatta tutan şey bir tüpün içine hapsedilmiş zavallı tutsak oksijense bünyenizde ve zihninizde bambaşka bir anlam barındırabilir.
bir çevirmen olarak üzerinde çalıştığınız bir metnin adı da olabilir oksijen ve siz uğraşmaya devam ettikçe metin zihninize giden gerçek oksijeni kurgusal yanılsaması ile günden güne azaltabilir.
ya da oksijen sadece oksijendir. hayatta kalmak için onu solur ve ne olduğunu, sizin için ne anlamada geldiğini, ne kadar önemli olduğunu düşünmezsiniz bile. ta ki bir gün ciğerleriniz eski randımanını kaybedip oksijen için gerekli gücü kendinde bulamayana kadar.
son yıllarda okuduğum en büyük ingiliz yazarlardan biri andrew miller. daha önce saf isimli kitabına da tanım yazmıştım. okumaktan asla sıkılmayacağınız büyük bir yazar. bence mutlaka en az bir kitabını okumalısınız. ve ben sizin yerinizde olsam okumaya bu kitabı ile başlardım.
devamını gör...
bazal hücreli karsinom
insanlarda görülen sık kanserdir.
epidermis bazal hücrelerinden veya kıl foliküllerinden gelişir.
beyaz ırkta en sık görülen malign deri tümörüdür. güneş ışınlarına maruz kalan bölgelerde daha sık görülür.
çoğu olguda ptch1 gen mutasyonu vardır.
bir önemli özelliği de malign olmasına rağmen metastaz çok nadirdir,lokal invazyon yapar.
epidermis bazal hücrelerinden veya kıl foliküllerinden gelişir.
beyaz ırkta en sık görülen malign deri tümörüdür. güneş ışınlarına maruz kalan bölgelerde daha sık görülür.
çoğu olguda ptch1 gen mutasyonu vardır.
bir önemli özelliği de malign olmasına rağmen metastaz çok nadirdir,lokal invazyon yapar.
devamını gör...
dünyaya düşen adam
walter tevis tarafından yazılan, ithaki bilimkurgu’dan çıkan kitaptır.
dünya dışı varlıklara inanır mısınız bilmiyorum ama ben inanıyorum. bu evrende bizden daha gelişmiş bir yaşam formunun olması gerekir, yani lütfen olsun. çünkü eğer yoksa çok manasız bir hayat sürüyor olabiliriz.
en büyük isteklerimden biridir dünya dışı varlıkların dünyaya gelmesi ve onlarla karşılaşmak. bu pek mümkün görünmüyor tabii ki. çünkü onlar hep amerika’ya inerler ve oradakilere sohbet eder ya da oradakilerle savaşırlar. ben göremeyecek olsam da umarım dünya dışı varlıklar madagaskar’a inerler. bu hem amerikalılar içim bir yıkım hem de dünya dışı varlıklar için bir şaşkınlık sebebi olur.
her neyse, yine bir türlü konuya girip kitabı anlatamadım. dünya düşen adam, t.j. newton ismini alan bir anthealının hikayesi. newton’un amacı nükleer bir yıkımla yerle bir olan gezegeninde kalan soydaşlarını kurtarmak için bir gemi inşa etmek. bunu yapmak için de dünyada çok zengin bir adam olmak niyetinde. dünyalılardan daha derin olan bilgi birikimi ile bunu yapması da zor değil.
zor olan ise dünyaya ayak uydurmak. fiziksel olarak bu oldukça zor bir şey zaten onun için ama daha zor olan insanlaşmamak için mücadele etmek zorunda kalmak. bir yandan kendi gezegenini kurtarmak için uğraşan newton bir yandan dünyayı kurtarma amacına da soyunur. öte yandansa git gide dünyalı olmaktadır.
dünya zor bir gezegen, her uzaylının harcı değil dünyada yaşamak. newton gelmeden önce keşke ford prefect’e bir danışsa idi.
dünya dışı varlıklara inanır mısınız bilmiyorum ama ben inanıyorum. bu evrende bizden daha gelişmiş bir yaşam formunun olması gerekir, yani lütfen olsun. çünkü eğer yoksa çok manasız bir hayat sürüyor olabiliriz.
en büyük isteklerimden biridir dünya dışı varlıkların dünyaya gelmesi ve onlarla karşılaşmak. bu pek mümkün görünmüyor tabii ki. çünkü onlar hep amerika’ya inerler ve oradakilere sohbet eder ya da oradakilerle savaşırlar. ben göremeyecek olsam da umarım dünya dışı varlıklar madagaskar’a inerler. bu hem amerikalılar içim bir yıkım hem de dünya dışı varlıklar için bir şaşkınlık sebebi olur.
her neyse, yine bir türlü konuya girip kitabı anlatamadım. dünya düşen adam, t.j. newton ismini alan bir anthealının hikayesi. newton’un amacı nükleer bir yıkımla yerle bir olan gezegeninde kalan soydaşlarını kurtarmak için bir gemi inşa etmek. bunu yapmak için de dünyada çok zengin bir adam olmak niyetinde. dünyalılardan daha derin olan bilgi birikimi ile bunu yapması da zor değil.
zor olan ise dünyaya ayak uydurmak. fiziksel olarak bu oldukça zor bir şey zaten onun için ama daha zor olan insanlaşmamak için mücadele etmek zorunda kalmak. bir yandan kendi gezegenini kurtarmak için uğraşan newton bir yandan dünyayı kurtarma amacına da soyunur. öte yandansa git gide dünyalı olmaktadır.
dünya zor bir gezegen, her uzaylının harcı değil dünyada yaşamak. newton gelmeden önce keşke ford prefect’e bir danışsa idi.
devamını gör...
sözlük mağazası ürünlerinin cep yakması
yeşillenmenin bedelini ağır ödedim.bir daddy değilim sonuçta neyime güvendim.bir rozet'im bile yok anlıyor musun?
devamını gör...
geceye bir sanat eseri bırak
ressamı ve ismi aynı iki eser bırakmaya geldim.
1600'lü yılların başında roma'daki bir kilise caravaggio'dan bir melek figürünün de yer alacağı "aziz matta" tablosu resmetmesini istiyor. ressam; aziz matta'yı ne yapacağını bilmeyen, sıradan, kıyafetleri özensiz, halktan biri gibi yansıtmak ve meleğin resimdeki yol göstericiliğini vurgulamak istiyor. şöyle bir tablo sunuyor kiliseye:

tabii dönemin sanata, özellikle din temalı eserlere, katı bir bakış açısıyla yaklaşması nedeniyle bu resim bir saygısızlık olarak algılanıyor ve skandala dönüşüyor. ardından caravaggio yine 1602'de şu ikinci "aziz matta" tablosunu yapıyor:
1600'lü yılların başında roma'daki bir kilise caravaggio'dan bir melek figürünün de yer alacağı "aziz matta" tablosu resmetmesini istiyor. ressam; aziz matta'yı ne yapacağını bilmeyen, sıradan, kıyafetleri özensiz, halktan biri gibi yansıtmak ve meleğin resimdeki yol göstericiliğini vurgulamak istiyor. şöyle bir tablo sunuyor kiliseye:

tabii dönemin sanata, özellikle din temalı eserlere, katı bir bakış açısıyla yaklaşması nedeniyle bu resim bir saygısızlık olarak algılanıyor ve skandala dönüşüyor. ardından caravaggio yine 1602'de şu ikinci "aziz matta" tablosunu yapıyor:
devamını gör...
rammstein
1994 yılında berlin’de kurulan ve albümleri aşırı şekilde satılan, endüstriyel metalin babası olan gruptur adeta. azizim rammstein bir markadır, rammstein metal dünyasının vazgeçilmezlerinden olandır, kendileri zaten dünyada en iyi 50 metal grubunun arasına girmiştir, kalitesi de tartışılmaz bence. hangi albümünden hangi şarkısından bahsedelim ki? bir sürü var her birini buraya yazmaya kalksam gılgamış destanı gibi entry girmiş olurum. yalnız benim için değerli gruplar arasında yer alır bunu da belirteyim. neyse.
favori rammstein albümlerim; sehnsucht, kein engel, wasserreise, mutter, herzeleid, liebe ist für alle da gibi gibi. bu albümleri çıkar çıkmaz yok satan albümlerdir ve metal dünyasında en çok beğenilen albümlerindendir aynı zamanda. konserlerinde hayranlarına görsel şölen yaşatan, hayranlarına coşku veren adamlardır bunlar. bazen konser videolarını izlerim, izledikçe de oturduğum yerde kudururum adeta öyle gaz veriyor bu amcalar insana.
grubun vokali olan till lindemann’a diyecek söz yok zira kendisinin on parmağında on marifet olan biridir. hem oyuncu hem söz yazarı hem de rammstein’ı zirveye çıkaran adamdır. bazen hakkında olumsuz iddialar ortaya atılsa da o hiçbir zaman sanatını yapmaktan vazgeçmemiş. ayrıca çok güçlü bir sesi de vardır, şarkıya girer girmez bile o şarkıyı üst seviyeye çıkarmasını da iyi bilir. sevgiler saygılar olsun kendisine ve tüm rammstein grubu üyelerine.
almanya’nın manyakları bunlar anasını satıyım. manyak gibi albüm yapıp manyak gibi performans sergiliyorlar. helal olsun be…
favori rammstein albümlerim; sehnsucht, kein engel, wasserreise, mutter, herzeleid, liebe ist für alle da gibi gibi. bu albümleri çıkar çıkmaz yok satan albümlerdir ve metal dünyasında en çok beğenilen albümlerindendir aynı zamanda. konserlerinde hayranlarına görsel şölen yaşatan, hayranlarına coşku veren adamlardır bunlar. bazen konser videolarını izlerim, izledikçe de oturduğum yerde kudururum adeta öyle gaz veriyor bu amcalar insana.
grubun vokali olan till lindemann’a diyecek söz yok zira kendisinin on parmağında on marifet olan biridir. hem oyuncu hem söz yazarı hem de rammstein’ı zirveye çıkaran adamdır. bazen hakkında olumsuz iddialar ortaya atılsa da o hiçbir zaman sanatını yapmaktan vazgeçmemiş. ayrıca çok güçlü bir sesi de vardır, şarkıya girer girmez bile o şarkıyı üst seviyeye çıkarmasını da iyi bilir. sevgiler saygılar olsun kendisine ve tüm rammstein grubu üyelerine.
almanya’nın manyakları bunlar anasını satıyım. manyak gibi albüm yapıp manyak gibi performans sergiliyorlar. helal olsun be…
devamını gör...
anın fotoğrafı
anı yaşıyoruz.

yer bir anda kayabiliyor ayaklarımızın altından.
akılda yaşayamadıklarımız.
nafile mi, yoksa yeniden bir şans verilir mi?
film şeridi yok gözlerin önünde, çaresizlik var, yaşanmak isteyipte yaşanamamışlıkların pişmanlığı var, belki geç kalmışlık var...
evet bir şans daha.
peki şimdi nereden başlasak yeni hayata?
nerede kalmıştık?
anda.
siz de buyrun beklerim.

yer bir anda kayabiliyor ayaklarımızın altından.
akılda yaşayamadıklarımız.
nafile mi, yoksa yeniden bir şans verilir mi?
film şeridi yok gözlerin önünde, çaresizlik var, yaşanmak isteyipte yaşanamamışlıkların pişmanlığı var, belki geç kalmışlık var...
evet bir şans daha.
peki şimdi nereden başlasak yeni hayata?
nerede kalmıştık?
anda.
siz de buyrun beklerim.
devamını gör...
en iyi maden suyu
perier her türlü alır. oda yoksa san pellegrino der susarım. yerli markalardan bepazarı hariç bir cacık olmaz.
devamını gör...
