koşulsuz sevginin mimarlarıdır. 3 sene boyunca onlara atla terapi verdim. inanır mısınız sevgilerine doyulmuyor.
devamını gör...

halk arasında kar maskesi veya kar başlığı olarak bilinir. yüz, boyun ve ağız bölgesini kapatan bir nevi beredir. genellikle motosiklet kullanan bizlerin, kışın kaskın altına giydiğimiz soğuktan koruyucu ekipmanlardan birisidir.
devamını gör...

üsküdar. efekt yaparken zevk aldığım fotilerdendi.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

o sarı bez bulaşık bitince düzgünce katlanır. lavabonun kenarına konur çünkü bu temizliğin bittiğinin göstergesidir. olmazsa olmazlarımızdandır.
devamını gör...

ölümcül bir hastalığa yakalandığı için huzur içinde göl evinde ölmeyi bekliyordu. tam o sırada ; haberlerde bilim insanlarının ölümsüzlüğü keşfettiğini öğrendi. *
devamını gör...

sözlüğün hüzünçlü ağır abisi. zeki demirkubuz'un kader filmindeki bekir'in sevdası var yüreğinde.

sözlük sen içinde varsın diye güzel.
devamını gör...

arasanız da ulaşamazsınız.
devamını gör...

henüz daha serinin ilk kitabını okumuş olmama rağmen “ince memed 1” bende yazarın tüm kitaplarını okuma isteği yarattı.

yaşar kemal’in akıcı anlatımıyla ve dilde kullandığı kelimelerle, çukurova’da babasız ezilen bir çocuk olan memed’in, büyüyüp zalimin karşına dikilmesini anlatıyor.
devamını gör...

#950668 tekrar değil yeni singlelar grammyler bekliyoruz. haydi jünyor portakallar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yargılamamak gereken yazarlardır. sınavları olacağı için ya da psikolojik rahatsızlıklarından dolayı ayrılan yazarlar sonrasında sınavları geçince veya daha iyi hissedince geri dönebilir, bu normaldir. veda işi de daha önce iletişime geçtikleri yazarlara haber vermek içindir.
devamını gör...

günlerce ağlasam -işlerimi aksatmadığım sürece- 'neyin var?' demez.

biraz mutlu olayım, bir şeye güleyim o anı zehir eder çatar. kendi halime ya da kardeşlerimle dans edeyim gelir hemen 'ayranın kabarmasın, rahat dur, kudurdun bunları da kendine benzetme!' diye kızar.

e benim annem niye hiç sevinmezsin? evladını mutlu görmeye katlanamaz. ben bu kadını anlamlandıramıyorum. istiyor ki herkes kendisi gibi olsun. maalesef narsisistik annesi olan her kız çocuğu bunu yaşıyor. doç. dr. şafak nakajima'nın bu makalesini görene kadar bilmezdim ne ile mücadele ettiğimi...
şimdi onun inadına daha şen kahkahalarım, baktım ki sınır oluyor nefesim kesilene kadar dans ediyorum.

işte o makale... annesinden yana talihsiz hissedenlere ilham olması için paylaşmak istedim.

doç. dr. şafak nakajima
anne zihnimizde, koşulsuz sevgiyle özdeşleştirebileceğimiz yegâne kişidir.
kim olursak olalım, ne yaparsak yapalım, yaşamın fırtınalarından bizi koruyacak, ruh üşümelerimizi ısıtacak kucaktır anne.
bir kız çocuğunun başına gelebilecek en büyük talihsizliklerden birisi, narsisistik yani kendine âşık bir annenin kızı olmaktır.
maalesef narsisistik annelerin kızları ne koşulsuz sevgiyi, ne de güvenli anne kucağını tanır.
bir ömür boyu o sevgiyi tadacağını ve o kucağın kendisine açılacağını umarak, pervane gibi döner annesinin etrafında.
her kötü muameleyi, her dışlanmayı, her ayrımcılığı, her hakareti sineye çeker.
narsisistik anne benmerkezci, samimiyetsiz, yargılayıcı, çıkarları için yalan söylemeye ve gerçekleri çarpıtmaya eğilimli, inatçı, bencil ve soğuktur.
dünya onun etrafında döner.
çocuklarının ihtiyaçlarını, duygularını ve seçimlerini kontrol ve manipüle eder; bunu yapamadığı zamansa cezalandırır.
çocukları arasında ayrımcılık yapar, evde kamplar, düşmanlıklar yaratır.
kızının babasıyla güçlü bağlar kurmasını kıskanır.
eşini ve erkek çocuklarını kızından uzak tutmak, düşman etmek için elinden geleni yapar; çünkü kızıyla rekabet içindedir.
kız çocuğu böyle bir rekabeti aklına bile getiremediğinden, erkek kardeşinden gördüğü kötü muameleye akıl erdiremez.

kız çocuklarının anneyle ilişkisi, oğullardan farklıdır.
kızlar genellikle anneleriyle daha fazla zaman geçirir ve onu rol modeli olarak görürler.
narsisistik anne kızının eğitim ve fiziksel gereksinimlerine duyarlı ve özverili olabilir ama onu duygusal olarak yalnız bırakır.
kızının duygularını paylaştığı her durumda, kendi duygularından bahsederek onu susturur; konu dönüp dolaşıp yine anneye gelir.
kızının başına bir talihsizlik geldiğinde bile, onun için öncelikli mesele kızının ne hissettiği değil, yaşanan olaydan kendisinin nasıl etkilendiğidir.
narsisistik anne kızına hem bir tehdit hem de kendi egosunun bir uzantısı olarak bakar.
evin içinde izole ederken bir yandan da ağır eleştiri ve yönlendirmeleriyle kızını, kendi olmak istediği biçime sokmaya çalışır.
“iyiliği için” neyi sevdiğini veya istediğini, anne belirler.
kızının istediği beden ölçülerine sahip olmaması, beklediği tarzda giyinmemesi, ‘’yanlış’’ erkek arkadaş, eş ya da meslek seçimi gibi durumların cezası, hakaret, lakap takma gibi sözel saldırganlıktan, dışlama, yok sayma ve tüm bağları kesmeye kadar uzanabilir.
narsisistik annenin etrafa göstermek istediği ''mükemmel aile'' imajı, kızının duygularından daha önemlidir!
annemin, yaşamımla ilgili yaptığım bir seçimi onaylamayarak bana, ‘’senin mutluluğun beni ilgilendirmiyor!’’ deyişini, üzerinden geçen on yıllardan sonra bile hala, tüylerim ürpererek hatırlıyorum.
kız, kendi istek ve beklentilerini feda etmekle, annesinin sevgisini kaybetmek arasında bir seçim yapmak durumunda bırakılır.
gerçek benliği önce annesi, sonra kendisi tarafından reddedilir.
sonuç, gerçek benliğinin sevilemez olduğu inancına dayanan içsel utançtır.
kendi annesi onu sevip kabul etmediğine göre, o nasıl iyi ve sevilebilir bir insan olabilir!
narsisistik annenin kızına yönelik bencil, soğuk, katı ve saldırgan tutumu, kızının çocuklarına bile uzanabilir.
narsisistik anne, oğluna da farklı biçimlerde zarar verir.
ona, eşiyle sağlıklı bir bağ kurmasını sağlayacak temel değerleri öğretmez; zaten oğlunun eşi, bir başka rakibidir.
oğluyla duygusal ensest yaşar; onu yüceltir, kimseyle paylaşmak istemez.
oğlunu kızına karşı bir tehdit aracı olarak kullanır; kışkırtır, biler ve saldırtır.
baba genellikle iyi niyetli ama pasiftir.
annenin manipülasyonlarına, saldırılarına ve hasedine karşı kızını koruyamaz.
sürekli eleştiri, utandırma ve dışlama, kız çocuğunun öz güvenini erken yaşlardan itibaren kemirmeye başlar.
kendi duygularına ve dürtülerine güvenemez.
annesinin hiçbir zaman memnun olmamasının, kötü hissetmesinin ve hastalanmasının kendi suçu olduğuna inanır.
ciddi duygusal, fiziksel istismar veya ihmal durumlarında ise, var olma hakkının olmadığını, annesine yük olduğunu ve asla doğmamış olması gerektiğini düşünebilir.
narsisistik anneler kızlarının hayatlarını kontrol altına almak için onların tüm mahremiyetini ihlal eder, kendilerine ait özel alan bırakmaz.
narsisistik annenin kızında açtığı yaraların iyileşmesi çok zordur.
mizacı güçlü değilse, baba yeterince destek olmuyorsa, kendini savunmayı, kendi gücüne güvenmeyi öğrenmesi hiç kolay olmaz.
bu tür annelerin, kızları için empati duymadıklarını unutmamak önemlidir.
annenin acımasız sesi, zamanla kızının içsel eleştirmenine dönüşür.
annesinin olmadığı yerde bile onu eleştiren, aşağılayan, utandıran, mutlu olmasını engelleyen bir iç ses vardır beyninde…
ve karmaşık iyileşme yolculuğu da zaten, bu iç sesin farkına varmak ve onu susturmakla başlar.
ikinci adım, kendisini annesinden ayıran sınırları belirlemektir.
kendisine öncelik vermeyi ve hak ettiği alanı açmayı öğrenmelidir.
nefes alabilmek ve kendini yeniden inşa edebilmek için bazı durumlarda anneden tamamen uzaklaşması gerekebilir.
tüm bunlar zor değişimlerdir; acı verir, kanatır; zaman ve emek gerektirir.
sonuçsa, yaşamda ilk kez narsisistik anneyi gerçek anlamda hayal kırıklığına uğratmak ama hem kendi benliğini ve hem de gelecek kuşakları kurtarmaktır."
devamını gör...

kabuğumda ters döndüm resmen. limonu güzel sıkmışsın. 5. günün şafağı/mafağı da tarihe karıştı. portakallı istari seni.

bu arada yoldaş yine sandalyeden düşmüş, adamda kemik kalmadı.
devamını gör...

i think she is the saddest girl to ever hold a martini.
-vanilla sky.
devamını gör...

bütün miyop astigmatlar için işkence olan durum.
devamını gör...

yanlış düşünüyorum diyemediğimiz için, yanlış düşündüğümüzü kabul etmediğimiz için doğruya gidemiyoruz.
devamını gör...

ansızın çektin gittin parçası ile popüler olmuştu.

devamını gör...

chuck dizisinde yoğurt güzeli vardı. onunla arkadaş olmayı çok isterdim.



(bkz: dünyanın en güzel cia ajanı)
devamını gör...

hiç olmamasıyla kafa kafaya yarışır.*
devamını gör...

esinlemeler'de beşinci roma imparatoru nero sezar'ı temsil eden sözde numaradır. asıl ayet bütün kötülüklerin kaynağının nero sezar olduğunu söyler, ancak yazan yargılanmaktan korktuğu için imparatorun adını direkt olarak yazmaktan kaçınmış, onun yerine kendisinden 666 şeklinde bahsetmiştir. asıl ayet ibranice yazılmıştır ve bu dilde rakamlar harf, harfler de rakam yerine geçebilir.
devamını gör...

nazım hikmet, kaçak olduğu ve polis tarafından aranıldığı günlerden bir gün sevgilisi piraye ile buluşmak ister. bu sebeple de güvendiği bir arkadaşı ile haber ulaştırır piraye’ye. fakat hikmet’in arkadaşı sanıldığı gibi güvenilir biri değildir. öyle ki, bu arkadaş polislere ”nazım, gülhane parkı’nda, en ulu ceviz ağacının altında olacak” diye haber uçurur.

gelgelelim buluşma günü gelip çatar, piraye’nin hasreti ile yanan nazım hikmet, gülhane parkı’na gelir. gelir gelmesine de, her yer polis kaynamaktadır. derken polislere görünmemek için meşhur ceviz ağacına tırmanıverir. nazım ağacın tepesindeyken, sevgilisi piraye ceviz ağacının altında belirir ve kendisini beklemeye başlar. polisler ise uzaktan piraye’yi gözetlemekte, nazım’ın onun yanına gelmesini beklemektedir.

polisler bir köşede, piraye ağacın altında, nazım ağacın tepesinde… herkes birbirini beklemektedir. bizim şair ne ağaçtan inebilir ne de sesini duyurabilir sevdasına. ve çaresiz çıkarıp kağıdını kalemini, o meşhur şiirini yazar: “başım köpük köpük bulut içim dışım deniz/ ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkı’nda/budak budak serham serham ihtiyar bir ceviz/ne sen bunun farkındasın ne polis farkında/ben bir ceviz ağacıyım gülhane parkı’nda/yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl/yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril/koparıver gözlerinin gülüm yaşını sil/yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var/yüz bin elle dokunurum sana istanbul’a/yapraklarım gözlerimdir şaşarak bakarım/yüz bin gözle seyrederim seni istanbul’u/yüz bin yürek gibi çarpar çarpar yapraklarım”
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim