alfred adler der ki: her insanda aşağılık kompleksi vardır. kimisinde daha belirgin görülür kimisinde geri planda kalmıştır. sorsak kimse buna sahip değildir ancak her insanda eser miktarda bulunur. nevrotikler ise bunu başka davranışlarla üstünlük duygusuna dönüştürmeye çalışır.
devamını gör...

tanım: sohbet edilen konuyu gerçek amacından saptırıp cinselliğe yönelten insanlara denmektedir.
şöyle oturayım da sanat sepet konuşayım, iki kültürleneyim denilmez bu insanla. varsa yoksa geceyi düşünür, siz karşılıklı sohbet etme amacındayken bir bakmışsınız geceye dair yapılacaklar konuşuluyordur. asla enerjisi bitmez bu tiplerin. kültürlü görünmek adına ezberledikleri birkaç genel kültür bilgisi, birkaç da şarkı vardır. bunlar üzerinden yürürler sürekli. her insanı aynı zannederler, tökezlediklerinde de ekseriyetle çirkefleşirler.
devamını gör...

bu kadar sıkıntının içinde biraz gülelim :)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

“çayı demle sana geliyoruz.”

çok sıkıldım evet. arkadaşlarımı da çok özledim. öyle böyle değil ağlicam şimdi.
devamını gör...

kendisi için ayrıca fatura ödediğim doğrudur.. kapatınca da kızıyor..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ömürsüz bir eylem.
ilk kısıtlamalarında aşı olmayacaklarsa bende bu işi bilmiyorum.
devamını gör...

ben ekşide yine kim küfür etti, bugün hangi bacımı gangbange almışlar diye panik oluyorum. burda şirinler köyündeyiz öyle şeyler olmaz...merhaba ben manyak şirin.
devamını gör...

tacize uğramış bir kadının şu başlığı okuduğunda dahi ne hissettiğini bilmeyen bir erkeğin dalgasına konu olmuş taciz. eğitilmezsiniz!
devamını gör...

90'lar ve 2000'lerdeki çocukların korkulu rüyası chucky serisinden bir film.

hikayesi annesi ile tekerli sandalyeye muhtaç bir kızın evine kargoyla gelen ne olduklarını bilmedikleri chucky bebekle başlıyor.
ufak bir chucky fotoğrafı ile gözümüzün pası silinsin.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

daha sonra bu korkunç bebek chucky'nin aile içerisinde yaptığı katliama tanık oluyoruz.

bebeğin içindeki katilin aslında kadının kocası olması ama kadının hamile iken erkekten uzak tutmaya çalışmak için polise haber vermesiyle başlayan intikam hikayesi filmin ortalarında işleniyor.
devamını gör...

bir iddia.

sayısal bilimlerle uğraşan kişiler genellikle biraz uçuk kaçık olur. yalnız bu öyle "şu mesleği edineyim de para kazanayım" tipi insanlarda rastlanan bir şey değil. onlar dümdüz tipler oluyor çoğunlukla. o mesleğe gerçekten aşık olanlarda görülen bir özellik bu çünkü gece gündüz aklında bir fikirle yaşıyor bu tip insanlar. bilim insanları da böyle oluyor.

ben bu hafif uçuk kaçıklıktan çok hoşlanıyorum. kendim de birazcık öyle olduğumdan olsa gerek...
devamını gör...

derdi bu olsun.
anında çözerim.
oturmaya mı geldik buraya, yazı veririm bi nick altı hemen. elime mi yapışacak.
çünkü, hümanist olmak ve yazar olmak bunu gerektirir.
devamını gör...

türkçeye yeşil yol olarak çevrilmiş 1999 yapımı dram filmi.

film stephen king'in yine aynı isimdeki eserinden uyarlanmıştır. başrol oyuncuları tom hanks* ve michael clarke duncan*'dır.


bir baş gardiyan ve mahkumun hikayesini anlatan film, akıllara "lütfen patron, o şeyi yüzüme kapama. beni karanlıkta bırakma. ben karanlıktan korkarım." repliği ile kazınmıştır.

ayrıca izlerken yanınıza bolca peçete almanızı gerektiren ve birden çok kez izlense bile izlemekten bıkılmayan filmlerdendir.
devamını gör...

sevmiyordur sevmek zorunda değildir.

bahane yerine sevmiyorum demesi daha doğru olur.
ama hayatta tek vasfı kitap okumak olan numuneler garip yaklaştığı için bahane üretiyorlar.
devamını gör...

herhangi bir konuda karşı tarafa fikir sorar gibi yapıp işin olumlu yanlarını söyleyerek karşıyı ikna etme çabasıdır.
bu gibi durumlarda "sen bilirsin" demekten başka bir şey demeyin, zira fikirlerinizin zerre önemi yoktur.
devamını gör...

masa basında ne iş yaptığına bağlı.. atıp tutan başlık..
devamını gör...

kadınlara ev ve mutfak eşyası alınınca beni bir kaşıntı tutuyor resmen.
devamını gör...

ben gündemi gayet yakından takip eden biri olarak kimseyle siyaset konuşmak istemiyorum. sadece her iki tarafı da dinlerim, mantık çerçevesinde olayları değerlendiririm. hele ki birisi özgür bir şekilde düşüncesini ortaya atarken, diğerleri de; “sen şu’cusun yok bu,cusun” diyerek olayı bambaşka yerlere çekmeye çalışıyor. nereden mi biliyorum, bakın ekşi sözlük’e, twitter’a, youtube yorumlara. herkesin görüşüne saygı duyan biri olarak daima uzak durmuşumdur siyaset konuşmaktan. aziz hocamızın dediği gibi:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

odamın balkonunu odama ilave ettirdim, pişmanım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim