farklılıkların kabul edilmediği, karşıt görüşlerin susturulduğu, azınlıklara azınlık olduğunun bastırılırak belli edildiği bir yönetim sistemidir.
faşizm, ciddi olarak ilk defa benito mussolini ve adolf hitler aracılığıyla uygulanmışsa da tarihe bakıldığında başka faşist uygulamalara da rastlanmaktadır. roma imparatorluğu ve persler ırkçı uygulamalarıyla bunun ilk örneklerindendir.
devamını gör...

uyuklarım diye yemiyorum.
yemeyince de uyukluyorum.
bu durumu tespit edince de sinirleniyorum.
sinirlenince de bağırıyorum. sonra beni ne ayıltır diye düşünüyorum ve kahveyi buluyorum. kahve içiyorum.
devamını gör...

namıdiğer (bkz: saidi kürdi)'dir. kendisi hakkında en net gerçekleri hüseyin nihal atsız yazmıştır.

--- alıntı ---

mabetsiz şehrin ilk yemişi ticanilik, onun olup kurtlanmışı da nurculuk oldu.

nurculuk nedir?
gazetelerde ikide bir görülen nurcular, nur risalesi talebeleri kimdir? aralarında avamdan aydına kadar, mühendis, avukat ve doktora kadar her türlü adamın bulunduğu nurculuk,
“said-i nursi” adında cahil bir kürdün peşine takılmış cahil bir sürü, nur risalesi talebeleri de saîd-i nursî’nin o çetrefil ve cahil kürt türkçesiyle yazdığı risaleleri atom fiziği ve einstein nazariyesi okur gibi toplanıp okuyan bir yığın zavallıdır.

saîd-i nursî denilen adam, eskiden saîd-i kürd-î diye bir takım risaleler yayınlayan, türkçe bilmez, daha nokta ile virgülün nerede kullanılacağını bilmekten aciz, şafiîlik mezhebinden bir kürttür. mütareke yıllarında istanbul sokaklarında millî kürt kılığı ile dolaşarak caka yapmıştır. bu cakacı kürt kendisine “bedîüzzaman” demekte, müritleri de bu adı bir övünçmüş gibi kullanarak şeyhlerini bu adla ululamaktadır.

bedîüzzaman, “zamanın harikası” demektir. kürt said cidden zamanın harikasıdır. yirminci yüzyıl gibi bir zamanda bu bilgisizliği ve iptidailiği ile ortaya atılmakta gösterdiği pişkinlikle zamanın harikası, bundan daha fazla olarak da on binlerce, belki yüz binlerce türk’ü ardına takmakta gösterdiği başarıyla gerçekten zamanın bir harikasıdır.

zamanın bu harikası, bu kürt said, aslında bir kürt milliyetçisidir.
nasıl moskofçular türk milletini yıkmak için ortaya sosyal adalet ilkesiyle atılıyor, yoksulların davasını benimsemiş görünüyorlarsa, kürt said de ortaya müslümanlık ve kardeşlik çığırtkanlığı ile çıkıyor.

kürtçülük davasını açıkça güdemeyeceği için, türkçülüğü yıkacak ağuları müslümanlık ve nurculuk diye ileri sürüyor. müritlerine veya kendi tabiriyle risâle-i nur şakirtlerine evlenmeyi yasak ediyor. çünkü evlenip çocuk sahibi olurlarsa, o çocukların kötü ve dinsiz olma ihtimali varmış.

tabiî, dağdaki kürdün bu büyük ve ilâhî buyruktan haberi olamayacağı için, o evlenecek ve kürtler çoğalacak. herkesin sözüne inanan saf türkler ise, büyük mürşidin buyruğu ile evlenmeyecek, böylelikle türk soyu azalacak ve kürt şeyh said’in 1924’de yapamadığını, kürt molla said (yani bedîüzzaman) kırk yıl sonra yapmış olacak.

--- alıntı ---

kaynak: nurculuk denilen sayıklama nihal atsız
devamını gör...

'bu dünyanın direği yok
merhameti yüreği yok
kılavuzun gereği yok
yolun sonu görünüyor.'
devamını gör...

çocuk 1: abi sence burçlar ne işe yarıyor?
çocuk 2: kadınlar eş seçerken kullanıyor
çocuk 1 : nerden biliyorsun?
çocuk 2: anneme arkadaşı bir daha dünyaya gelsem bir balıkla asla evlenmezdim hep uyuyor dedi ya.
çocuk 1: abi sen hangi burçsun?
çocuk 2: aslan burcuyum. neden sordun,?
çocuk 1 : ben de kız olsaydım aslan burcu biri ile evlenmezdim.
çocuk 2 : nedenmis o?
çocuk 1: hep üstüne yemek döküyorsun. hep çamaşır yıkamak istemezdim.
devamını gör...

empati ve özel alana saygıdır.
devamını gör...

anonim olarak var olduğumuz bir sözlük ortamında "o" dediğiniz kişiyle karşılaşma oranınız imkansıza yakındır. karşılaşsanız bile tanımayacağınız için direkt imkansız diyebiliriz. ama burada önemli olan nokta, anonim bir yerde bile onunla karşılaşma tedirginliğini taşıyor olmanızdır. bu tedirginlikle yaşamanın zor olduğunu belirtmek istiyorum, ne yapacağınız tabii ki size kalmış.

tanım: hiç istemediğimiz birilerinin sözlükte karşımıza çıkma oranı sorunsalına cevap arayan başlıktır.
devamını gör...

(bkz: toplum sözleşmesi) rousseau'nun dört kitaptan oluşan, mülkiyet, eşitlik, özgürlük, yasa, devlet gibi konulara ele alıp insan ve toplumun gelişimini bu kavramlar üzerinden değerlendiriyor. özgür bireyin toplumla ve devletle ilişkisinin bilhassa üzerinde duruyor birinci bölüm " insan özgür doğar, oysa her yerde zincire vurulmuştur" diye başlar. ayrıca rousseau vatandaşlığı ise kitapta şu şekilde tanımlamıştır "biz bütün vatandaşlar kendi çıkarlarımızdan yine hepimizin ortak çıkarları için fedakarlık yaparız. devlet burada sadece bir rol üstlenici konumundadir aslında ve anayasa dedigimiz toplum sözleşmesi, hepimizin tabi olduğu ve kapsayıcı nitelik taşır. kısacası, kendini topluma bağlayan kişi, hiç kimseye bağlanmamış olur ve kendi üzerinden başkasına tanımış olduğu hakların aynını elde etmeyen hiçbir üye bulunmadığına göre de,herkes hem yitirdiginin tam karşılığını, hem de elindekini korumak için daha çok güç kazanmış olur". yine tek ve mutlak bir hükümet biçimi olmadığını devletlerin nüfusuna göre yönetim biçimlerinin de değişiklik göstermesi gerektiğini savunur. rousseaunun bu eseri aynı zamanda fransız devriminin öncülerine de esin kaynağı olmuştur.

-hükümet ya da yüksek yönetim diye yürütme gücünün yasal yoldan kullanılmasına; hükümdar ya da görevli diye de, bu yönetim işini üstüne alan kimseye ya da bütüne diyorum. sy 34
devamını gör...

ceza olarak zorunlu tehcir uygulanmasıdır.

bu gezegen çok büyük, durmuyor. sürekli büyüyor ve bir taraftan sürekli götürüyor. aldıkları fazla önemsenmiyor ilk başlarda, hani büyüyor ya.! getirecekleri daha bi' önem kazanıyor. ama öyle olmuyor, damlaya damlaya göl oluyor ve akut olmasa da zamanı geliyor..

sürekli ufak ufak ruhumdan aldıkları bir insan için bi' kol, bir ülke için bi' şehir, bir ana için bi' evlat kadar olunca zihinsel bi' acı veriyor, düşüncelerimin 1m²si için 1m³ nöronum ölmeye başlıyordu. bi' taraftan büyütüp m³ m³ kaybettiğim beynim sızlamaya başlıyor, göz çukurlarımdaki kızgın bilyeleri çıkarma isteğiyle irkilen sağ elimi sol elimle kontrol altına almaya çalışıyordum..

buna düşünce vurgunu deniyor..

bir beynin düşünce vurgununa uğraması için, tümce sürgününe gönderilmiş düşüncelerin sürgün isyanı başlatarak sürgünden dönme kararı alması gerekir..

tümce sürgününe gönderilen düşünceler, ruhun hissedip haykırmak istediği ancak haykırmaması gereken kelimelerden oluşan mantıksal olgu yoğunluklarıdır. bu ertelenmiş mantıksal olgu yoğunlukları bir yerden sonra kendi içlerinde mantıksal olgulara dönüşür ve beynin mantıksal gerçeklerle ilerlediğini düşünen ancak her şeyi mantıksal olgu yoğunluğu olarak erteleyen, çalışan kısmına karşı çalışmaya başlar..

bu nokta şizofrenidir..

mantıksal olgu yoğunluklarından mantıksal olgu haline gelen düşünceler mantıksal gerçek olarak yaşanmaya başlanır. isyan çıkmıştır ve mantıksal olgu yoğunluğuyla başlayan yolculuk mantıksal gerçekliğe ulaşmıştır. bunlar olurken sorgulanan eski mantıksal gerçeklerde düşüncenin 1m²si için 1m³ nöron ölmeye devam eder ve ikiye bölünmüş bedenini kontrol etmeye çalışırsın..

artık iki kişi vardır,
vurguna uğrayan ve gitmek zorunda kalan...
*

- aro -
devamını gör...

profilini ilk keşfettiğimde yarım saat kadar çıkamadığım, peş peşe okuyup, işe geçe kalacak kadar müptela etkisi bırakan yazardır. içeriklerinde hayat esintileri, sanat, akıcı yazıları, bilgi birikimi, özenle seçilmiş geniş kelime haznesi ile sözlükte gördüğün en kaliteli profile sahip yazarlardan biridir.

ince detayların hastası biri olarak çok güzel nüanslarla karşılaşacaksınız. içeriklerde bolca görsel vardır, hikaye anlatır gibi bir üslubu vardır. son olarak, bilerek mi yaptı bilmem ama tanımları sıraladığınızda sayfa başına 1-2 tane youtube müzik linki bırakmış, entryler içerisine, müziğini açta öyle oku entry'lerimi dercesine.
devamını gör...

linke tıklamak istemeyenler için:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

feedback nedir?

2 veya daha çok kişinin, olayları yahut kişileri nasıl algıladığına dair görüş belirtmesine feedback denir. genelde işyerlerinde yönetimin veya çalışanların davranışlarını feedback yardımı ile düzeltmesi veya geliştirmesi amaçlanır.

mühim olan feedback ile hakaret arasında ki o ince çizgiyi tutturup, kırmadan eleştirebilmektir. lakin çoğumuz bunu başaramıyoruz. bu noktada da sandviç metodu devreye giriyor.
devamını gör...

benim de çok yakında öğrendiğim ve çok şaşırdığım, ağırıma giden bir durumdur. evlilik ile bir kadını kendisine bu kadar yabancılaştırmak çok mantıksız ve çağın gerisinde bir uygulamadır.
devamını gör...

yasak aşklardan, 3. sınıf entrikalardan, bol bol ağalardan ve törelerden beslenen vasat ötesi sektör
devamını gör...

bugün bir kere daha fark ettiğim şey buydu tam. iki seneyi geçti hemen hemen her uykuya dalacağım an uykumu kaçıran acı hatıram. annemin morgdaki görüntüsü. solarken bile gülümsüyor oluşu. zihnimde hep aynı sahneyi oynatıp duruyorum istemsiz çıkıp geliyor bir yerden. rüyalarım da hep aynı... tekrar be tekrar yitişi canımın...
devamını gör...

ben bir ara renk uyumuna göre dizmiştim, güzel duruyor. denenebilir.
devamını gör...

"boy ver" kavramını lügatımıza kazandıran kişidir.
devamını gör...

yine mi genellemeli başlık, izninizle.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yerlerde yuvarlanırım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yeğenine tanım yapmış herif ya..
t: mesleki değil de uslup olarak diyebiliriz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim