lisans şeysi başvurusunun bugün son günü olan atanamayan ordusunun müsebbibi sınav.
devamını gör...

bekardan korkan ev sahiplerinin
kapıda kızlık heykelleri...


cahit zarifoğlu.
devamını gör...

beğendiğim bir başlığı okuyup tanım yazmak istediğim, fakat o da ne? en güzel cümlelerin başlık sahibi veya alttaki tanımdakiler tarafından zaten yazılmış olduğunu görüp, saygılar diyip zaplıyorum vesselam.

bir bakınız şeysi olarakta kullanabiliriz.
devamını gör...

her girilen ortamda "nasılsınız ? alışabildiniz evliliğe ? " sorularından sonra muhakkak yapıştırılan soru. o soruya ne cevap verdiğinizinde bir önemi yoktur aslında. hele eski topraksa karşınızda size bunu soran korkun.

- daha yeni biraz zama…
+yaş geriye gitmiyor evladım.

-henüz düşünmüyoruz.
+şimdiki gençlerin dilinde de hep aynı laf...

-işlerimiz yoğ..
+ iş hep olur, ama çocuk öyle mi sonra siz istersiniz allah korusun olmaz...

-bizde istiyoruz ama kısmet.
+hayırlısı yavrum, siz isteyin olur.
devamını gör...

bu aşkın efkarı şarkılarda
hüzün bende solacak
bizi zaman yenecek
ve anılar kalacak
.
devamını gör...

benim oyum somurtkan şirine.gözlüklü şirin'den nefret ederim.nefret etmektende nefret ederim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazı bölgelerde “farkına varmak” anlamında kullanılan fiil.
devamını gör...

hakiki olanı doğru ölçülerde tüketildiğinde vücuda oldukça yararlı olan bir yağdır.

soğuk sıkım olarak bilinen zeytinyağı her zaman daha güzel olur.
devamını gör...

türkçe buna uygun bir dil değil diyenlere bir taraflarımla güldüğüm cinsel seks hedesi. yapmayı bilmiyoruz demiyorsunuz da "imi tirkçi bini iygin diil" diyonuz ya, gülesim geliyor çocuklar. kimseye yapmayacağım bir kıyak yapıyor ve size çok önemli bir trick veriyorum, siz de artık türkçe dirty talk yapabilir partnerinizi oyunun içine çekebilirsiniz.

dirty talk sadece seks sırasında yapılan bir şey değil. foreplay (ön sevişme) kısmında da kullanabilirsiniz, daha öncesinde de kullanabilirsiniz. durduk yere "senin ananı duvardan duvara şöyle sektiririm, babanı donumun lastiğine oturtur salıncakta sallar gibi sallarım" diye girişmeyin. dirty talk bu değil. hele hele s*k beni hiç değil. yapmayın. bunların yerine fantazilerinizden bahsedin. hayalgücünüzü kullanın. nerede sevişmek istediğinizi tarif edin mesela. konya yolunun 46. kilometresinde sağa çekip arabada mı istersin, uçak tuvaletinde mi istersin (bu çok zor bişey bu arada. konforlu da değil, tavsiye etmem), hastanede sedye üstünde mi istersin, "ailen evde yokken sizinkilerin yatağında sevişelim" mi dersin bilmiyorum artık. hayalgücü senin.

buna karar verdikten sonra nasıl bişeyler istiyorsun onu düşün artık. arabaya karar verdiysen hangi şekle girmek istiyorsun mesela? kaputun üstüne çıkalım mobeseden izlesinler mi istiyorsun, kenara çekip tarlanın birine dalıp açık havada mı sevişelim diyorsun, kapıyı camı kapatalım sıcaktan buhardan arabanın içi buğu olsun mu diyorsun sana kalmış sevgili okuyucu. ama bunları düşünüp karşıya anlat işte. adamın ölmüş annesini mezarında rahat bırak, karşındakine odaklan *. bu bile ellerinizin nasırlarına iyi gelecektir eminim. norveçli balıkçıların kremlerine para kaptırmayın * başka şeyler de var da, hele bi siz buralardan bi girin muhabbet açın gerisi gelir *

p.s. düzgün yapılmadığında şöyle gözükür aynı zamanda
devamını gör...



zerrin özer hanımefendi de güzel seslendiriyor.


kalbin acılar dolu kaçmak istercesine kalbin kanatlar dolu uçmak istercesine
devamını gör...

parasızlık ve zamansızlık. iki tane hobimiz olamıyor bu ikisi yüzünden.
devamını gör...

bu sabah annem varmış gibi uyandım. mutlu sabahlarda patates kızartması yaptığı günler hiç gitmemiş gibi. kahvaltımı o varmış gibi yaptım. bu sabah da annem varmış gibi uyandım...
devamını gör...

insanı bambaşka şehirlere savuran bir garip attila ilhan şiiri. bir şiirin içine kaç düşünce kaç duygu yer edebilir şaşırıyor insan. çocuk cesetleri doğuran dünyanın her karışında biri oluveriyorum okudukça. budapeşte'de tankları dinliyorum. sürgündeki namık kemal, çervenkof tarafından asılmış bulgar gazeteci, gece yarısı kurşuna dizilen o yaşlı sosyalist sendikacı oluyorum. yine de attila ilhan yapmış yapacağını, bunca kederin orta yerinde o tanıdık aşk ve bekleyiş yerinde duruyor.

o meşhur yalnızlığımdan çıkıp gideceğim diye başlayan dize bu şiire aittir aynı zamanda. muhtemelen kederle yazmadı attila ilhan ama ne zaman denk gelsem boğazımı yakan bir dizesi var; bir gece sabaha karşı, dehşetini birden kaybedecek gelmeyişin. aslında bir korku hali değil midir bu? ölen birinin kederini artık o kadar derin hissetmediğimizde boğazımıza eski bir düşman gibi çöken o suçluluk duygusu gibi. ben sana mecburum şiir derlemesinin belki de en güzel şiiri çünkü başka hangi şiir tutup yakasından insanı sere serpe, çekiştirip durmuştur dünyanın bambaşka şehirlerine? şiirin son dizeleri ise başka bir hikaye, öyle güzel ki sonuna geldiğim için sevindiğim tek şiirdir muhtemelen.


gece garlarında bekledim
tren
tren
rıhtımlara döküldüm saçıldım
gelmedin

en gizli rüzgarları dinliyorum
bir yerde benden konuşuluyor
biliyorum
hırsızlama konuşuluyor geceyarısı
kayıp cigaraların korkak aydınlığında
cesetlere oturulmuş
konuşuluyor

belki mütareke'de tutsak istanbul'da
belki barselon'da savaş sonrası

kimbilir belki de
ağır bir kar kalabalığına durmuş
alman sosyal demokratlarının viii'inci mitinginde
konuşuluyor
batı belin'de
biliyorum
en gizli rüzgarları dinliyorum

paris'teki "tiryaki köpek" kahvesi'nde
chesterfield cıgaralarının düşmanı soğuk gözlü bir kadın
ellerimden tutan bir kadın her on beş dakikada bir
bütün yahudiler gibi yahudi
yurdundan uğramışlar gibi yabancı bütün
benden konuşuyor
38 senesinde
biliyorum

nihavent bir şarkı bekliyorum
izmir'in işgal edildiği gün
ıslıksız dudaklarımdan alıp götürdüğün
hangi sırılsıklam marşandiz katarıyla kim bilir
hangi ingiliz devriyesinden kaçırarak
kuvayi milliye çetelerine götürdüğün
o nihavent şarkıyı bekliyorum
biraz şuh
biraz mahzun
biraz çıplak
benden konuşuyor o şarkı
biliyorum


acı bir tütün gibi yakıyor genzimi
senden uzak olmak

akşamları dağılan sonbahar bulutları götürüyor
bedevi sonbahar bulutları alıp götürüyor
iki yorgun yaprak diye gözlerimi
karanlığı karşılamak
sulanmış toprak bir avluda
pembe ve mor
ve bir genç kız yüzü kadar dinlendirici
gecesafalarıyla beraber
karanlığı sensiz karşılamak
açık deniz uğultuları
çocuk şiirleri ve mapusane türküleriyle
dolduruyor içimi
yıldızların parıltılı ağırlığı altında
kerpiç duvarlar çatlarken
yalnız olmak
sensiz olmak
tadına bir kavak gibi tekbaşına varıp gökyüzünün
tekbaşına dokunmak kelebek kanatlarına
beni senden alıp dağıtıyor
senden alıp başkalarına dağıtıyor beni
büsbütün

işte bak
siyasi polisin kapısında buluyorlar
badajoz'da buluyorlar beni
ispanya'da
damarlarım açılmış
gözlerim birbirinden uzak

kendimi hep milano'da hesaplıyorum
ıslak duvarlarında bütün
bütün yorgun duvarlarında milano'nun
uykularıma giren bir afiş
balta ve mızrak
en gizli kulaklarımda italyanca bir türkü var
- ... mia bambina dolce mia bambina
yenik badajoz'da birkaç kere ölü sonbahar
en kullanılmadık bulut gölgelerinin altına
ümitlerini düğümleyip eğilmiş
toledo'lu milisler
kızgın namlularını rüzgara tutup
yine benden konuşuyorlar
yakın ve fevkalade iyimser
bir yağmur halinde giriyorum
uykularına

işte bak
eflatun bir karanlık çektiler üstüme
kilitlediler
dişlerim ayrılmıyor birbirinden
dilsiz bir gestapo hücresindeyim
on beş dakika sonra yirmi dört saat dolacak
ben erna baumgartner değil miyim
heidelberg üniversite'nden
sesi daima bir parça dumanlı
dudakları daima bir parça ıslak
iki demir çocuk hitlerci gençler birliği'nden
ele vermediler mi beni

(hem birisi konrad
kardeşim gibi sevdiğim
hani boksör schmeling'e hayran
otomobil markalarına meraklı)
şimdi o müthiş dakikayı yaşıyorum aklımdan
üniversitenin büyük kapısına yağmur yağıyor
onlar meydanda toplanmış heine'yi yakıyorlar
ben trençkotumu unutmuşum
otobüs durağına koşuyorum

işte bak
budapeşte'de durgun soğumuş gözlerimle unutulmuşum
en uzak içlerime bir rüzgar dağılıyor
bu bir bakıma kahrolmuşluğum
bir bakıma boydan boya kırılmış şarkılar
budapeşte radyosu susmuş
fabrikaların isli duvarlarında petöfi'nin mısraları
sımsıcak
ufacık kan gülüşmeleri duyuluyor
yenik bir sessizliğin arkasından
tankların o küstah öksürükleri
en uzak içlerime tunanın aydınlığı vurmuş
bir bulvarda yanyana mitralyöze gidiyorlar
fakülteli kızlar
savrularak
bir ihtiyar sosyalist sendikacı
sorgusu biter bitmez geceleyin kurşuna diziliyor

gülümsemesi açık bir yara gibi acı
utandırıcı
hürriyet gibi göznüde pırıl pırıl
hala çatlamış gözlükleri

bir gece sabaha karşı
en kilitli kapılarım açılacak
yalnızlığımdan çıkıp gideceğim
ne sensiz kalırsam korkusu
ne kitaplarda okuyup altını çizdiklerim
ne alkol tutabilecek beni
ne ölüm telaşı

bir gece sabaha karşı
kırık bir kuş çırpıntısı yaprakların üstünde
en küçük su
dört bir taraflara yelkenler halinde açılmış
en büyük sedalar
bir değil ben artık birkaç kişiyim
bir vakit paris'te jean jaures'in kürsüsünde
bir vakit makina başında kuvayı milliye telgrafçısı
madird'de bir akşam üstü arriba frente popular
bir akşam üstü sofya'da çervenkof tarafından asılmış
sosyal demokrat bulgar gazetecisi
bir değil ben artık birkaç kişiyim
belki juarez'im meksika'da güneşin tuzunu yalıyorum
belki de namık kemal osmanlı sürgününde
habib burgiba diye bir limanda yakalanıyorum
bükreş'te matbaamı dağıtıyor demir muhafızlar
kalküta'da kongre partisi sekreteriyim
hürriyet sokağında isimsiz bir mezar

bir gece sabaha karşı
dehşetini birden kaybedecek gelmeyişin
ıslığımın tadında bir değişme
iç tartışmalarımda büsbütün başka bir tutum
büsbütün başka kıvılcımlar
ve en padişah korkulara direnebilen
yepyeni bir mustafa kemal davranışı

devamını gör...

lebaleb kongrelerin faturasını kesiyorlar. turizm sezonuna mı hazırlık bu? turizm için eve kapanan insanlar başka yerlerden gelen turistlerden hastalık kapmayacak mı? el insaf!

pandemi var, iş yok. maddi yardım da yapmıyor nasıl geçinecek bu insanlar?

geçinemeyen insan topluma isyan etse kim, ne diyebilir?
devamını gör...

yoo kim diyor furkan'ı kıskandım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hah acaba kendimi çizsem nasıl çizerim dedim ortaya bu çıktı. hahah.

bunu buraya atmaya utanmadın mı? vallahi utanmadım. herkesin yeteneği kendine kadar. kalem tutabiliyor olmuş olmamla gurur duyuyorum ben de. bu da bana yetiyor.

şaka yaptım yetmiyor. ama olsun. yetiyor gibi davranmak havalı. çıkartın kağıdı kalemi çizili yapıcağğğmm.. (olmadı püfff.)

edit: #1020344 domestic hıyar
hayat işte tam olarak bu dostum. her zaman gotik mimari çizdirmez sana hah.
devamını gör...

sosyal medyadan bir süre uzak durmak.
devamını gör...

çekinmeden borç isteyebilen insanlar. o para geri gelmez.
devamını gör...

sonuna kadar sabit fikirli olmaları,değişmek istememeleri,yönetmekten bi haber olmaları daha uzar gider bu liste.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim