depresyonda olan kişiye çık bi hava al iyi gelir demek
küfür edin, daha az rahatsız edici olacaktır.
devamını gör...
regl ağrısı
ayıp bir şey olmayan saygı duyulması gereken şey
devamını gör...
zaman her şeyin ilacı mıdır sorunsalı
zaman algısının değişken ve göreceli olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. hatta zamanın her şeyin ilacı olduğu dogmatik bir gerçek olarak kabul edilebilir fakat ya bir birey unutmak istemiyorsa zamanın iyileştirici özelliğinden bahsetmemiz mümkün müdür? zamanla yaşanmışlar unutulur mu yoksa o konudaki hislerimiz mi körelir zamanla? ya peki zaman unutturmayıp, uyuşturuyorsa yine de ‘zaman her şeyin ilacıdır’ savı doğru olmuş olmuyor mu?
devamını gör...
sigma (yazar)
formata aykırı ne yaptığını ben de çok merak ettim. genel itibariyle mantığa uyan tanımlara ve kalp kırmayan bir dile sahipti.
umarım yeniden yazar olur ve önceki hatasını* yinelemez. çaylaklığa düşmesi hoşumuza* gitmez açıkçası.
sevgilerr.
umarım yeniden yazar olur ve önceki hatasını* yinelemez. çaylaklığa düşmesi hoşumuza* gitmez açıkçası.
sevgilerr.
devamını gör...
evde sıkılmayan asosyal tip
asosyal değilim. dışarda bin tane arkadaşım var ama evde de hiç sıkılmam. asıl mesele olduğun yerin tadını çıkarabilmek. tek başına yaşayamıyorsan bir parazitsindir ruhen. önce kendini tanıman gerek. o kadar çok insan var ki kendini tanımayıp hep başkalarına yapışık yaşayan. yalnızlığın derinliğini tatmamıştır.
bu tipler kitap okumaz bu yüzden kendine ait fikirleri yoktur. tek başına film izleyemez başkasıyla izleyince de filme odaklanamaz. tek takılmayı bir kafeye gidip tek başına oturmak zanneder. oysa kafeler sosyal ortamlardır. eğer mecburiyet yoksa tek başına orda takılmazsın tamamen yalnız olabileceğin yerde kendini dinlersin. ama siz yani kendinin yabancısı olanlar yani hep başkalarının ağzının içine bakanlar yani sadece başkalarının fikirleri kadar düşünenler evde tek başına takılamazsınız. çünkü siz size düşmansınız. içinizde bir parça sizinle tanışmak ister diye korkarsınız. delilik zannedersiniz bunu ama değildir. insan kendini bildiği kadar başkalarını keşfeder.
zaten dikkat ederseniz bu kendi başına takılamayan insanlar bir arkadaş ortamına da uzun süre tutunamaz. gittiği her yerde başkasını çekiştirir konuşacak konu diye çünkü başka ne konuşacağını bilemez. genelde pek ciddiye de alınmazlar ve pek sır verilen biri de değildir bu insanlar. diyeceğim o ki insanları eleştirmeden önce bir dönüp kendinize bakın. çünkü mutlaka kenarda bir çuvaldız kalmıştır.
bu tipler kitap okumaz bu yüzden kendine ait fikirleri yoktur. tek başına film izleyemez başkasıyla izleyince de filme odaklanamaz. tek takılmayı bir kafeye gidip tek başına oturmak zanneder. oysa kafeler sosyal ortamlardır. eğer mecburiyet yoksa tek başına orda takılmazsın tamamen yalnız olabileceğin yerde kendini dinlersin. ama siz yani kendinin yabancısı olanlar yani hep başkalarının ağzının içine bakanlar yani sadece başkalarının fikirleri kadar düşünenler evde tek başına takılamazsınız. çünkü siz size düşmansınız. içinizde bir parça sizinle tanışmak ister diye korkarsınız. delilik zannedersiniz bunu ama değildir. insan kendini bildiği kadar başkalarını keşfeder.
zaten dikkat ederseniz bu kendi başına takılamayan insanlar bir arkadaş ortamına da uzun süre tutunamaz. gittiği her yerde başkasını çekiştirir konuşacak konu diye çünkü başka ne konuşacağını bilemez. genelde pek ciddiye de alınmazlar ve pek sır verilen biri de değildir bu insanlar. diyeceğim o ki insanları eleştirmeden önce bir dönüp kendinize bakın. çünkü mutlaka kenarda bir çuvaldız kalmıştır.
devamını gör...
küba
dünyanın en renkli ülkesi olarak bilinen küba, karayiplerde bir ada ülkesidir.
-unesco'nun yaptığı bir araştırmada, dünyada en çok görülmek istenen ülke olduğu ortaya çıkmıştır.
-havana'daki bir parkta atatürk büstü bulunmaktadır.
-ernest hemingway, ‘çanlar kimin için çalıyor’ ve ‘ihtiyar adam ve deniz’ kitaplarını küba’da yaşarken yazdı.
-unesco'nun yaptığı bir araştırmada, dünyada en çok görülmek istenen ülke olduğu ortaya çıkmıştır.
-havana'daki bir parkta atatürk büstü bulunmaktadır.
-ernest hemingway, ‘çanlar kimin için çalıyor’ ve ‘ihtiyar adam ve deniz’ kitaplarını küba’da yaşarken yazdı.
devamını gör...
evgeny grinko
hayatımın arka planında tek bi müzik çaldırma şansım olsa evgeny grinko-valse olurdu yüksek ihtimalle.her daim dinleyebilceğim nadir şarkılardandır benim için.çok ayrıdır çok.
devamını gör...
bilinen en şaşırtıcı tarihi bilgi
bir zamanlar pepsi isimli meşrubat markasının en güçlü donanmalardan birine sahip olması bendeki en ilginç tarihi bilgidir.
--- alıntı ---
pepsi nasıl zamanının en büyük 6. donanmasına sahip oldu?
soğuk savaş yıllarında, abd başkanı eisenhower’ın, sovyet vatandaşlarına, kapitalizmin komünizmden daha iyi olduğunu anlatmak için bir proje araması sonucu olarak 1959 yılında, amerikan hükümeti, moskova’da “amerikan ulusal fuarı” açmaya karar verdi. o zamanlar başkan yardımcısı olan richard nixon’ı bu işle görevlendirip rusya’ya yolladı. nixon, fuar esnasında sscb başkanı khrushchev ile muhabbet ederken, yanlarında bulunan pepsi’nin pazarlama müdür yardımcısı olan donald m. kendall, rus başkanın sıcaktan terlediğini fark etti ve ona bir bardak pepsi sundu. yukarıdaki fotoğraf o andan alınan bir karedir. ve o zamanlar için, pepsi adına büyük bir pr başarısına damga vurmuştur.
aradan yıllar geçti. donald kendall artık pepsi’nin başkanıydı. nixon’da abd’nin başkanı olmuştu. kendall, nixon ile arkadaşlıklarını kullanarak sovyetler birliğinde pepsi satmanın yollarını arıyordu. 1972 yılında sovyetler ve pepsi arasında anlaşma neredeyse imzalanmak üzereydi. pepsi, sovyetler birliği’nde satılan ilk batı ürünü olacaktı, fakat rusların ruble harici bir parası yoktu ve ruble ulusalarası piyasalarda geçerli bir para birimi değildi. bunun üzerine trampa yaparak pepsi’ye ödemeyi para ile değil votka ile yapacaklardı. ülkede satılan votkanın büyük kısmı zaten hükümet tarafından üretiliyordu ve stolichnaya votkası ile ödeme yapılmasına karar verildi.anlaşma sonucu pepsi, sovyetler birliği’nde satılan ilk batılı ürünü oldu.ellerinde çok fazla miktarda votka olan pepsi abd’de alkollü içkiler pazarına girdi, çünkü artık elinde satacak çok miktarda votka bulunuyordu.
1989 yılında,sovyet halkı pepsi’yi sevmişti fakat ilk anlaşmanın süresi bitmek üzereydi iki taraf da anlaşmayı yenilemek istiyordu ama yine bir sorun vardı, pepsi 3 milyar dolarlık bir pazara ulaşmıştı ama rusların elindeki votka bu parayı ödemeyi karşılamıyordu.
ruble uluslararası piyasalarda geçerli olmadığı için ruslar soğuk savaştan birikmiş askeri malzemeler ile ödeme yapmayı teklif etti. pepsi anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı çünkü sovyetlerin ellerinde önerebilecek başka bir teklifleri yoktu. anlaşma sonucunda sovyetler, pepsi’ye 17 dizel deniz altı, 1 krüvazör, 1 destroyer, 1 fırkateyn verdi ve bunun sonucunda pepsi bir anda dünya’nın en büyük 6. donanmasına sahip oldu. daha sonra bu gemiler isveç’e götürülüp hurda parasına satıldı.
bu durum üzerine pepsi başkanı donald kendall, abd ulusal güvenliğine “gördüğünüz gibi rusları sizden daha iyi silahsızlandırıyoruz”diye açıklama yaptı.
buradan.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
pepsi nasıl zamanının en büyük 6. donanmasına sahip oldu?
soğuk savaş yıllarında, abd başkanı eisenhower’ın, sovyet vatandaşlarına, kapitalizmin komünizmden daha iyi olduğunu anlatmak için bir proje araması sonucu olarak 1959 yılında, amerikan hükümeti, moskova’da “amerikan ulusal fuarı” açmaya karar verdi. o zamanlar başkan yardımcısı olan richard nixon’ı bu işle görevlendirip rusya’ya yolladı. nixon, fuar esnasında sscb başkanı khrushchev ile muhabbet ederken, yanlarında bulunan pepsi’nin pazarlama müdür yardımcısı olan donald m. kendall, rus başkanın sıcaktan terlediğini fark etti ve ona bir bardak pepsi sundu. yukarıdaki fotoğraf o andan alınan bir karedir. ve o zamanlar için, pepsi adına büyük bir pr başarısına damga vurmuştur.
aradan yıllar geçti. donald kendall artık pepsi’nin başkanıydı. nixon’da abd’nin başkanı olmuştu. kendall, nixon ile arkadaşlıklarını kullanarak sovyetler birliğinde pepsi satmanın yollarını arıyordu. 1972 yılında sovyetler ve pepsi arasında anlaşma neredeyse imzalanmak üzereydi. pepsi, sovyetler birliği’nde satılan ilk batı ürünü olacaktı, fakat rusların ruble harici bir parası yoktu ve ruble ulusalarası piyasalarda geçerli bir para birimi değildi. bunun üzerine trampa yaparak pepsi’ye ödemeyi para ile değil votka ile yapacaklardı. ülkede satılan votkanın büyük kısmı zaten hükümet tarafından üretiliyordu ve stolichnaya votkası ile ödeme yapılmasına karar verildi.anlaşma sonucu pepsi, sovyetler birliği’nde satılan ilk batılı ürünü oldu.ellerinde çok fazla miktarda votka olan pepsi abd’de alkollü içkiler pazarına girdi, çünkü artık elinde satacak çok miktarda votka bulunuyordu.
1989 yılında,sovyet halkı pepsi’yi sevmişti fakat ilk anlaşmanın süresi bitmek üzereydi iki taraf da anlaşmayı yenilemek istiyordu ama yine bir sorun vardı, pepsi 3 milyar dolarlık bir pazara ulaşmıştı ama rusların elindeki votka bu parayı ödemeyi karşılamıyordu.
ruble uluslararası piyasalarda geçerli olmadığı için ruslar soğuk savaştan birikmiş askeri malzemeler ile ödeme yapmayı teklif etti. pepsi anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı çünkü sovyetlerin ellerinde önerebilecek başka bir teklifleri yoktu. anlaşma sonucunda sovyetler, pepsi’ye 17 dizel deniz altı, 1 krüvazör, 1 destroyer, 1 fırkateyn verdi ve bunun sonucunda pepsi bir anda dünya’nın en büyük 6. donanmasına sahip oldu. daha sonra bu gemiler isveç’e götürülüp hurda parasına satıldı.
bu durum üzerine pepsi başkanı donald kendall, abd ulusal güvenliğine “gördüğünüz gibi rusları sizden daha iyi silahsızlandırıyoruz”diye açıklama yaptı.
buradan.
--- alıntı ---
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
yavaş salla düşerim
gezegenden geçerim
hanchinanski’ye kalem yok
ben salata yapmaya giderim
gezegenden geçerim
hanchinanski’ye kalem yok
ben salata yapmaya giderim
devamını gör...
o ney gardaş yarısını bana ver
bir ülkenin vergi politikası.
devamını gör...
sille
elin iç yüzeyi ile atılan tokat anlamındadır.
devamını gör...
diyarbakır köy okulu yardımımızın ulaşması
(bkz: haziran 2021 köy okulları yardım projesi)
haziran ayı itibarı ile başlatmış olduğumuz, diyarbakır'ın eğil ilçesine bağlı, dere mahallesi köy okuluna yardım projemizi tamamlamış bulunmaktayız. sözlüğümüzde düzenlediğimiz bütün yardım organizasyonlarına katılım ve ilgi oldukça yüksek seviyelerde oluyordu, ancak bu proje bazında, bir rekora imza attığımızı söyleyebilirim.
katılan bütün yazarlarımıza sonsuz teşekkürler.
ek olarak : 15 gün içerisinde okulumuzda komple bir boya/bakım çalışması yapılacak. bu esnada, sözlüğümüzün logosu da çizilip, ücra bir köy okulunda sözlüğümüzü ölümsüzleştireceğiz.
sevgili yazarlarımızdan kafadandeniz'in aracılık etmesi ile cubo boya şirketi oldukça cömert bir boya yardımı sağladı. kendilerine de buradan teşekkürü borç bilirim.
15 gün sonra boya/bakım bittikten sonra, konuyu güncelleyeceğim.
umut vagonuna işbirliği için teşekkürler.
umut vagonu iletişim : 90 554 132 30 24
bu zamana kadar bitirdiğimiz diğer projeler :
batman köy okulu etkinliğimiz : (bkz: kafa sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği)
kız çocukları koruncuk vakfı bolluca köyü etkinliğimiz : (bkz: kafa sözlük - koruncuk vakfı yılbaşı hediye ve yardım etkinliği)
barınak, mama yardımı etkinliğimiz : (bkz: kafa sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası)
oyuncak ve moral desteğimiz : (bkz: kanser hastası çocuklara yardım etkinliği)
ve niceleri bizleri bekliyor...
dere mahallesi köy okulundan görseller,




haziran ayı itibarı ile başlatmış olduğumuz, diyarbakır'ın eğil ilçesine bağlı, dere mahallesi köy okuluna yardım projemizi tamamlamış bulunmaktayız. sözlüğümüzde düzenlediğimiz bütün yardım organizasyonlarına katılım ve ilgi oldukça yüksek seviyelerde oluyordu, ancak bu proje bazında, bir rekora imza attığımızı söyleyebilirim.
katılan bütün yazarlarımıza sonsuz teşekkürler.
ek olarak : 15 gün içerisinde okulumuzda komple bir boya/bakım çalışması yapılacak. bu esnada, sözlüğümüzün logosu da çizilip, ücra bir köy okulunda sözlüğümüzü ölümsüzleştireceğiz.
sevgili yazarlarımızdan kafadandeniz'in aracılık etmesi ile cubo boya şirketi oldukça cömert bir boya yardımı sağladı. kendilerine de buradan teşekkürü borç bilirim.
15 gün sonra boya/bakım bittikten sonra, konuyu güncelleyeceğim.
umut vagonuna işbirliği için teşekkürler.
umut vagonu iletişim : 90 554 132 30 24
bu zamana kadar bitirdiğimiz diğer projeler :
batman köy okulu etkinliğimiz : (bkz: kafa sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği)
kız çocukları koruncuk vakfı bolluca köyü etkinliğimiz : (bkz: kafa sözlük - koruncuk vakfı yılbaşı hediye ve yardım etkinliği)
barınak, mama yardımı etkinliğimiz : (bkz: kafa sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası)
oyuncak ve moral desteğimiz : (bkz: kanser hastası çocuklara yardım etkinliği)
ve niceleri bizleri bekliyor...
dere mahallesi köy okulundan görseller,




devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
kadınların hepsi.*
devamını gör...
5 yıl sonraki kendine not
sonunda mutlu olmuşsundur umarım salak
devamını gör...
eski fotoğraflara bakarken hissedilenler
genclesmisim demek.!!
devamını gör...
bir şehri sevmemek için sebepler
toprağında sevdikleriniz yatıyorsa sövün gitsin o şehre.
devamını gör...
ülkeler hakkında ilginç bilgiler
çin'de bebekler doğduklarında 1 yaşında sayılıyorlarmış.
devamını gör...
zebercet
kendisi bana her zaman taxi driver'daki travis bickle'ı hatırlatır. sonlarını saymazsak benzer yönleri vardır.
keşke zebercet de travis bickle gibi kendini yeniden yaratma cesareti gösterebilseydi. travis bickle, sosyopatlığını, kadınlarla olan garip ilişkisini ve uzakkalışını bir noktaya kanalize etmeyi başarıp kendine hediye edercesine bir kahraman yarattı kendinden. zebercet sadece gitmeyi seçti.
zebercet karakteri, bu coğrafyanın kaderi olmuş ve iliklerimize kadar işleyen vazgeçiş, boş veriş, lanet edişi çok güzel yansıtmış.
anayurt oteli'ni hiç okumadım. ama ömer kavur çok iyi anlamış, çok iyi çözmüş zebercet'i ve macit koper'in bu rolün altından kalkabileceğini anlamış ki ortaya türkiye sinema tarihinin hem en iyi roman uyarlaması filmini hem de en iyi işlenmiş karakterini çıkarmıştır.
zebercet bir edebiyat karakteri olarak var olmasının yanında artık bir de sinematik zebercet doğmuş oldu. filmin sonunu izlemedim, izlemek istemedim. bir nevi minik bir pasif direniştir benimki. bu toprakların kaderi olmayı bırakmasını umduğum, vazgeçişi artık görmeyi reddediyorum.
elbette dijital çağdaki spoiler yağmuruna ben de yakalandım, biliyorum zebercet'in sonunu. ancak zebercet'in sonunu görmemeye ne kadar dayanabilirsem o kadar dayanacağım.
yeri gelmişken can yayınları sen ne berbat bir kapak yapmışsın öyle. kitabın sonunu kapak yapmışlar olacak şey değil.
keşke zebercet de travis bickle gibi kendini yeniden yaratma cesareti gösterebilseydi. travis bickle, sosyopatlığını, kadınlarla olan garip ilişkisini ve uzakkalışını bir noktaya kanalize etmeyi başarıp kendine hediye edercesine bir kahraman yarattı kendinden. zebercet sadece gitmeyi seçti.
zebercet karakteri, bu coğrafyanın kaderi olmuş ve iliklerimize kadar işleyen vazgeçiş, boş veriş, lanet edişi çok güzel yansıtmış.
anayurt oteli'ni hiç okumadım. ama ömer kavur çok iyi anlamış, çok iyi çözmüş zebercet'i ve macit koper'in bu rolün altından kalkabileceğini anlamış ki ortaya türkiye sinema tarihinin hem en iyi roman uyarlaması filmini hem de en iyi işlenmiş karakterini çıkarmıştır.
zebercet bir edebiyat karakteri olarak var olmasının yanında artık bir de sinematik zebercet doğmuş oldu. filmin sonunu izlemedim, izlemek istemedim. bir nevi minik bir pasif direniştir benimki. bu toprakların kaderi olmayı bırakmasını umduğum, vazgeçişi artık görmeyi reddediyorum.
elbette dijital çağdaki spoiler yağmuruna ben de yakalandım, biliyorum zebercet'in sonunu. ancak zebercet'in sonunu görmemeye ne kadar dayanabilirsem o kadar dayanacağım.
yeri gelmişken can yayınları sen ne berbat bir kapak yapmışsın öyle. kitabın sonunu kapak yapmışlar olacak şey değil.
devamını gör...
sözlük radyosunda yayınlanacak ilk program
kesinlikle dinleyeceğim program.*
devamını gör...
portakal çiçeği festivali
pandeminin adana'ya verdiği en büyük zararlardan biridir bu festivalin yalan olması.
ben bunun ilkini de hatırlıyorum. ulan adana, ne güzeldin.
ben bunun ilkini de hatırlıyorum. ulan adana, ne güzeldin.
devamını gör...