previously on denince akla ilk gelen dizi
kesinlikle lostdur.
devamını gör...
normal sözlük’e girince bildirim görmek
genelde en fazla 3-4 tane oluyor. sanırım çok iyi yazamıyorum. bazen saçmaladığım da doğrudur. ama yine de bildirim ışığını yakanlara teşekkürü bir borç bilirim.
devamını gör...
epistemoloji
bilgi felsefesi. bilginin imkanı, doğası ve doğruluğuyla ilgilenir. “doğru bilgi imkanlıdır” ve “doğru bilgi imkansızdır” diye iki ana kola ayrılır. mesela 3 büyükler* rasyonalizm*’i savunur.
devamını gör...
don kişot
aşk, don kişot'un yeldeğirmenidir, çünkü aşık, don kişot'un ta kendisidir. demiştir sait faik abasıyanık kumpanya adlı eserinde.
oğuz atay tutunamayanlarda şövalye romanları okuya okuya kendini şövalye sanan don kişot'a benzetebilirsiniz beni. yalnız onunla bir fark var aramda: ben kendimi don kişot sanıyorum. diyerek don kişot olmanın gururunu yaşatmıştır.
don kişot'un masum haklı ve huzurlu bir savaşı vardır. tekrar tekrar okunması gereken kitaplardan.
her bir satırında çok büyük anlamlar var:
bana göre insanları arzu ve iradeleri dışında davranmaya zorlamaktan daha çirkin bir şey olamaz.
don kişot yeryüzünde tek değildi malumuâliniz... ve don kişot'ların kökleri hiçbir devirde kurumadı ki devrimizde kurusun. her memleketin kendine göre don kişot'ları var, olacak. (orhan kemal)
oğuz atay tutunamayanlarda şövalye romanları okuya okuya kendini şövalye sanan don kişot'a benzetebilirsiniz beni. yalnız onunla bir fark var aramda: ben kendimi don kişot sanıyorum. diyerek don kişot olmanın gururunu yaşatmıştır.
don kişot'un masum haklı ve huzurlu bir savaşı vardır. tekrar tekrar okunması gereken kitaplardan.
her bir satırında çok büyük anlamlar var:
bana göre insanları arzu ve iradeleri dışında davranmaya zorlamaktan daha çirkin bir şey olamaz.
don kişot yeryüzünde tek değildi malumuâliniz... ve don kişot'ların kökleri hiçbir devirde kurumadı ki devrimizde kurusun. her memleketin kendine göre don kişot'ları var, olacak. (orhan kemal)
devamını gör...
dil tarih ve coğrafya fakültesi
hayallerimi süsleyen fakülte, idi.
kapısından içeri ilk girdiğim günü dün gibi hatırlıyorum. yaz tatili, okul boş. ankara'da yaşıyor olmanın verdiği rahatlık ile kazandıktan sonra gitmiş, güvenlikten içeriye giriş izni istemiş, içeride zaten bir kaç kişi hariç kimse yok demesi ile bahçesinde gezinmeme müsaade etmişti. o günü hiç unutmuyorum. teşekkürler güvenlikçi apla.
cumhuriyet döneminde inşa edilmesi sebebi ile tarihi eser sayılan ana binanın arkasında iki tane yapım tarihlerini bilmediğim sonradan yapılma ucube binalar ile kontenjanı arttırılmış olsa da hem bu binaların içi ve dışı, hem de güzelim bahçeyi katletmesi ile insanın içini bayan güzelim fakültenin her fırsatta başka yere taşınacağı dillendirilir.
kılık kıyafetten kimin neci olduğunu anlarsınız. güzel ülkemin dört bir yanında malum olan parka, kirli sakal, uzun saç solcu; palto, gömlek, subay/alabulus saç traşı, düzgün çıkanlarda hilal bıyık sağcı öğrenci profili burada da son demine kadar yaşamakta ve yaşatılmaktadır. baraka diye tabir edilen ve ana binanın asıl giriş kapısından bahçeye geçerken hemen karşınıza çıkan yerde sol meşrepli öğrenciler takılırken, az önce tarif ettiğim kapından girince bahçeye adım atmadan hemen sağ tarafınıza giden patika yoldan arka kantine ulaşırsınız ve burası da sağ meşrepli öğrencilerin takıldığı ancak gayr-i resmi olarak bölge idaresinin ülkücülerin elinde olduğu yerdir.
ortak sınavlar, ortak dersler, kütüphane ve özellikle yemekhanede kendinize dikkat edin. her an bir kavganın ortasında kendinizi bulabilirsiniz.
ne idüğünü bilmediğiniz kişiler ile konuşurken dikkatli olun. ertesi gün örgüt üyesi olmaktan alınabilir, başınız ağrıyabilir. * kamuya açık alanlarda otururken, kalkarken dikkat edin. gerçi yeni gençlerde ve hocalarda bu pek yok ancak ne bileyim, bir hocanın yanında bacak bacak üstüne oturmak veya onun karşısında sigara içmek bana göre değil, ha herkesin giydiğine kimse karışamaz, ancak ihtiyar ateşin var mı yia dediğiniz kişi bir sonraki dersinize girebilir. *
burada okumayı düşünen arkadaşlara tavsiyem bir adet miğfer alsınlar. biber gazına karşı bağışıklık güçlendirecek şeyler faydalı olur. aikido öğrenmelerini de tavsiye ederim.
kapısından içeri ilk girdiğim günü dün gibi hatırlıyorum. yaz tatili, okul boş. ankara'da yaşıyor olmanın verdiği rahatlık ile kazandıktan sonra gitmiş, güvenlikten içeriye giriş izni istemiş, içeride zaten bir kaç kişi hariç kimse yok demesi ile bahçesinde gezinmeme müsaade etmişti. o günü hiç unutmuyorum. teşekkürler güvenlikçi apla.
cumhuriyet döneminde inşa edilmesi sebebi ile tarihi eser sayılan ana binanın arkasında iki tane yapım tarihlerini bilmediğim sonradan yapılma ucube binalar ile kontenjanı arttırılmış olsa da hem bu binaların içi ve dışı, hem de güzelim bahçeyi katletmesi ile insanın içini bayan güzelim fakültenin her fırsatta başka yere taşınacağı dillendirilir.
kılık kıyafetten kimin neci olduğunu anlarsınız. güzel ülkemin dört bir yanında malum olan parka, kirli sakal, uzun saç solcu; palto, gömlek, subay/alabulus saç traşı, düzgün çıkanlarda hilal bıyık sağcı öğrenci profili burada da son demine kadar yaşamakta ve yaşatılmaktadır. baraka diye tabir edilen ve ana binanın asıl giriş kapısından bahçeye geçerken hemen karşınıza çıkan yerde sol meşrepli öğrenciler takılırken, az önce tarif ettiğim kapından girince bahçeye adım atmadan hemen sağ tarafınıza giden patika yoldan arka kantine ulaşırsınız ve burası da sağ meşrepli öğrencilerin takıldığı ancak gayr-i resmi olarak bölge idaresinin ülkücülerin elinde olduğu yerdir.
ortak sınavlar, ortak dersler, kütüphane ve özellikle yemekhanede kendinize dikkat edin. her an bir kavganın ortasında kendinizi bulabilirsiniz.
ne idüğünü bilmediğiniz kişiler ile konuşurken dikkatli olun. ertesi gün örgüt üyesi olmaktan alınabilir, başınız ağrıyabilir. * kamuya açık alanlarda otururken, kalkarken dikkat edin. gerçi yeni gençlerde ve hocalarda bu pek yok ancak ne bileyim, bir hocanın yanında bacak bacak üstüne oturmak veya onun karşısında sigara içmek bana göre değil, ha herkesin giydiğine kimse karışamaz, ancak ihtiyar ateşin var mı yia dediğiniz kişi bir sonraki dersinize girebilir. *
burada okumayı düşünen arkadaşlara tavsiyem bir adet miğfer alsınlar. biber gazına karşı bağışıklık güçlendirecek şeyler faydalı olur. aikido öğrenmelerini de tavsiye ederim.
devamını gör...
1000 liralık kitap alışverişi yapan booktuberlar
gösterişten başka bir şey değildir,istersen milyon kitabın olsun okumadıktan sonra kaç yazar.
devamını gör...
varoluşçuluk
(bkz: egzistansiyalizm)
egzistansiyalist ne ahlaki değerlere ne de tanrıya inanır o insanın vicdanının olduğunu iyi bir iş yaparsa onu güzelleştirdiğini teskin edip huzurlu kıldığını ancak kötü işin vicdanı sızlattığını söylüyor. peki "varoluş özden önce gelir" diyen egzistansiyalizme şöyle bir soru yöneltirsek:
vicdan varlığın mı yoksa özün, mahiyetin, sıfatın mı bir parçasıdır?
çok açıktır ki vicdan özün bir parçasıdır ve sonradan kazanılan bir sıfattır. her insanda bulunan ve doğuştan gelen bir mahiyet değildir.
eylemden önce hiçbir şeyin varlığı yoktur. yani biz insanlar bazı şeyler yaparız ve bu, bu şekilde birikerek ilerler. daha sonra bu yaptıklarımızın bir kısmına iyi bir kısmına kötü deriz. iyilik ve kötülük eylem ve uygulamalardan sonra vücuda gelir. bu nedenle delilleri de eylemin kendisi yaratmıştır. yanisi şu:
iyiliğe ve kötülüğe karar veren "delilleri" yani "bu iyidir, bu kötüdür" dememizi sağlayan şeyleri zaman içerisinde insanların uygulamaları ortaya çıkartmıştır. ve toplumdan topluma doğru ve yanlış kavramları farklılık gösterir. bu yalnızca teizmde geçersizdir.
egzistansiyalizm'de neyin iyi neyin kötü olduğu belli değildir. bir dindar birey tanrı beğenmiyor diye şu iş kötü diyebiliyor, bir radikalist bu işi ahlaki değerler mekanizması ile ölçüp değerlendiriyor ve kötü ya da iyi olduğunu söyleyebiliyor fakat ne yargıya ne tanrıya ne alaka ne de maneviyata inanan egzistansiyalizm hiçbir işin iyi ya da kötü olduğunu söyleyemiyor. zira hiçbir şey insanın eyleminden önce yok ki insanın eylemini onunla ölçüp değerlendirelim.
egzistansiyalizm'in dediği gibi vicdan iyilikte ve kötülükte belirleyici delil olamaz.
egzistansiyalizm'de eylemleri, uygulamaları, işleri iyi ve kötü delillerle ölçmek mümkün değildir. çünkü eylemden önce hiçbir şeyin varlığı yoktur yani iyi ve kötü deliler de eylem veya uygulamadan sonra vücuda gelir bu nedenle delilleri de eylemin kendisi yaratmıştır.
eğer bir kimse kötü bir iş yapar fakat iyi bir niyeti varsa iyidir. sartre'dan hangi sebeple iyi niyetin kötü niyetten daha iyi olduğu sorulduğu zaman bir açıklaması yoktur. egzistansiyalist insana özgürlük verdiği ve sonra sorumluluğu arttırdığı ve sorumluluğun var dediği zaman bu sorumluluk kime karşı olmalıdır, kimin karşısında olduğunu söylemeksizin sorumluluğun bir manası yoktur. sorumluluk bir kişinin bir kimseden sorması ve neticede insanın sorumluluk hissetmesi demektir. egzistansiyalizme tanrının da vicdanında olmadığını söylendiği zaman insanı kime karşı sorumlu tutuyor. kimim karşısında olduğunu söylemeksizin sorumlu tutulmanın bir manası yoktur. egzistansiyalist sorumlu tutuluyor ama soran olmadan sorumlu tutan olmaksızın sorumlu tutuluyor.
kısaca egzistansiyalizm sıçmış sıvamış dolayısıyla evrensel ve toplumsal değer yargılarını ortaya koyamamıştır.
egzistansiyalist ne ahlaki değerlere ne de tanrıya inanır o insanın vicdanının olduğunu iyi bir iş yaparsa onu güzelleştirdiğini teskin edip huzurlu kıldığını ancak kötü işin vicdanı sızlattığını söylüyor. peki "varoluş özden önce gelir" diyen egzistansiyalizme şöyle bir soru yöneltirsek:
vicdan varlığın mı yoksa özün, mahiyetin, sıfatın mı bir parçasıdır?
çok açıktır ki vicdan özün bir parçasıdır ve sonradan kazanılan bir sıfattır. her insanda bulunan ve doğuştan gelen bir mahiyet değildir.
eylemden önce hiçbir şeyin varlığı yoktur. yani biz insanlar bazı şeyler yaparız ve bu, bu şekilde birikerek ilerler. daha sonra bu yaptıklarımızın bir kısmına iyi bir kısmına kötü deriz. iyilik ve kötülük eylem ve uygulamalardan sonra vücuda gelir. bu nedenle delilleri de eylemin kendisi yaratmıştır. yanisi şu:
iyiliğe ve kötülüğe karar veren "delilleri" yani "bu iyidir, bu kötüdür" dememizi sağlayan şeyleri zaman içerisinde insanların uygulamaları ortaya çıkartmıştır. ve toplumdan topluma doğru ve yanlış kavramları farklılık gösterir. bu yalnızca teizmde geçersizdir.
egzistansiyalizm'de neyin iyi neyin kötü olduğu belli değildir. bir dindar birey tanrı beğenmiyor diye şu iş kötü diyebiliyor, bir radikalist bu işi ahlaki değerler mekanizması ile ölçüp değerlendiriyor ve kötü ya da iyi olduğunu söyleyebiliyor fakat ne yargıya ne tanrıya ne alaka ne de maneviyata inanan egzistansiyalizm hiçbir işin iyi ya da kötü olduğunu söyleyemiyor. zira hiçbir şey insanın eyleminden önce yok ki insanın eylemini onunla ölçüp değerlendirelim.
egzistansiyalizm'in dediği gibi vicdan iyilikte ve kötülükte belirleyici delil olamaz.
egzistansiyalizm'de eylemleri, uygulamaları, işleri iyi ve kötü delillerle ölçmek mümkün değildir. çünkü eylemden önce hiçbir şeyin varlığı yoktur yani iyi ve kötü deliler de eylem veya uygulamadan sonra vücuda gelir bu nedenle delilleri de eylemin kendisi yaratmıştır.
eğer bir kimse kötü bir iş yapar fakat iyi bir niyeti varsa iyidir. sartre'dan hangi sebeple iyi niyetin kötü niyetten daha iyi olduğu sorulduğu zaman bir açıklaması yoktur. egzistansiyalist insana özgürlük verdiği ve sonra sorumluluğu arttırdığı ve sorumluluğun var dediği zaman bu sorumluluk kime karşı olmalıdır, kimin karşısında olduğunu söylemeksizin sorumluluğun bir manası yoktur. sorumluluk bir kişinin bir kimseden sorması ve neticede insanın sorumluluk hissetmesi demektir. egzistansiyalizme tanrının da vicdanında olmadığını söylendiği zaman insanı kime karşı sorumlu tutuyor. kimim karşısında olduğunu söylemeksizin sorumlu tutulmanın bir manası yoktur. egzistansiyalist sorumlu tutuluyor ama soran olmadan sorumlu tutan olmaksızın sorumlu tutuluyor.
kısaca egzistansiyalizm sıçmış sıvamış dolayısıyla evrensel ve toplumsal değer yargılarını ortaya koyamamıştır.
devamını gör...
sözlük radyosunun yayına başlaması
o gün bu gün arkadaşlar!
devamını gör...
canı istemiyorsa telefona yanıt vermeyen insan
benim. rehberinde bir şekilde telefon numaramin var olması canın her istediğinde bana ulaşabileceğin anlamına gelmiyor.
devamını gör...
yazarların uyuyamama sebepleri
tüm gün içtim kahveyi içtim kahveyi uykum gelmiyor.
devamını gör...
0 tanım 0 takipçi 800 artı oy basmış ve hesabını dondurmuş yazar kadrosu
anlam veremediğim yazar kadrosu. sözlüğe gelip birilerine 800 artı oy dağıtıp gidiyorlar.
ki onlar 4. günün şafağında portakallarını soyup gidenler ,
mandalinayı işaret parmağına yüzük gibi geçiren onlardır.
ki onlar 4. günün şafağında portakallarını soyup gidenler ,
mandalinayı işaret parmağına yüzük gibi geçiren onlardır.
devamını gör...
logaritma
büyük sayılarla yapılan çarpma ve bölme işlemleri yerine,toplama ve çıkartma işlemlerini koyarak işlemi basitleştiren matematiksel fonksiyon'dur.
devamını gör...
alengirli şiir
pazar akşamı fena gitmeyecek ali lidar şiiridir.
ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil
nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
biraz nietzsche biraz kant kafan karışmış belki
parlıamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi.
iyi kitaplar okudum bir boka yaramadı..
ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
işin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
küsmesi,barışması,ayılması,bayılması
hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması
meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi.
bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
hepsi ağzıma sıçtı..
ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
içime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
ben seni severim sevmesine de
iş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim..
ben seni severim sevmesine de toplum buna hazır değil
nükleer denemeler kyoto sözleşmesi küresel ısınma falan.
belki sen çok küçüksün belki benim ruhum ölü
biraz nietzsche biraz kant kafan karışmış belki
parlıamanet'i de bozdular tutunacak dalımız mı kaldı?
pavyonda tanıdığım bilge bir pezevenk vardı!
kötü kitaplar okumak kötü yaşamak gibidir derdi.
iyi kitaplar okudum bir boka yaramadı..
ben seni severim aslında da düzenim bozulur diye korkuyorum
durduk yere başımıza saçma sapan bir aşk çıkar
sinemaya gitmeye ele ele tutuşmaya falan kalkarız
işin yoksa çiçek al,saç tara, parfüm sık.
küsmesi,barışması,ayılması,bayılması
hatta eninde sonunda kaçınılmaz ayrılması
meyhanede tanıdığım gerzek bir filozof vardı!
güzel kadınlar insanın ömrünü uzatır derdi.
bir sürü güzel kadın girdi hayatıma
hepsi ağzıma sıçtı..
ben seni severim belki de rabbim buna hazır değil.
her şeyin güzelini sever o ideal birliktelikler ister
seninle benim yan yana oturacağımız çekyata
ne ilahi adalet sığar ne de diyalektik..
içime çöreklenmiş sığ bir sığır var benim.
ben seni severim sevmesine de
iş çıkarmasana şimdi ne gerek var güzelim..
devamını gör...
tabut
sevdiklerini içine hiç yakıştıramadığımız bir yerdir aynı zamanda. içine girmek ise an meselesidir eğer nasibinizde var ise o da. nasibinizde yok ise ölseniz bile tabuta giremezsiniz.
devamını gör...
karnından 6 kilo 400 gram kitle çıkan kadın
aile hekiminin "gaz var" demesi beni hiç şaşırtmadı, sağlıkçıların bu ezbere konuşup hasta ile yeterince ilgilenmemesi beni deli ediyor. hasta sayısı çok, doktor sayısı az diyecek olan varsa peşinen hemen söyleyeyim: bu gözler sadece 2 hastası varken bekletip bir buçuk saat dışarıda sigara içen doktor gördü, o yüzden bütün hekimlere değil bireylere saygı duyuyorum artık.
devamını gör...
dopamin detoksu
devamını gör...
kadın sürücü
ben çok korkuyorum trafiğe çıktığımda panikleyince saçma sapan sürüyorum arabayı. özellikle de erkek sürücüler sıkıştırmasa bu kadar sinir olmam belki*. kurallara tam uyunca olmuyor o iş.
devamını gör...
bir insanın sizden hoşlandığını anlamanın yolları
devamını gör...
türkiye'de en çok kazanan mesleğin öğretmenlik olması
iki tane öğretmenden yola çıkarak nasıl genelleme yaptın diye sorarlar dikkat etmek lazım. genellemek bu kadar kolaysa zaten yazarın bahsettiği örneklerden daha fazla kazanan mühendis ve doktor herkesin etrafında vardır. sabahtan akşama kadar okulda çalış, üzerine gel hergün 3 saat özel ders ver ve bunu 20 gün boyunca sürdür aldığın 9000tl çok gelsin insanlara. bu insan ne zaman yaşasın ömrü çalışmakla geçiyor zaten. kimya örneği içinse 20 gün boyunca sabahtan akşama kadar tam kapasite özel ders verecek kadar çevre oluşturabilmek kolay zannediliyor sanırım. o ögretmenin kendi alanında ulaştığı başarıya denk doktor yazarın bahsettiği paralara güler geçer.
t: kahkaha attıran tespit.
t: kahkaha attıran tespit.
devamını gör...
şili hükümetinin doğum kontrol hapı yerine şeker dağıtması
t: şili hükümeti'nin yaptığı illegal olayı anlatan başlık.
ülkelerin şekerlerle alıp veremediği ne acaba? biri pudra şekeri çeker, biri doğum kontrol hapı niyetine şeker verir. ne üstünmüş şu meret yahu, her bir şeyciğe oluyor.
kesin yanlışlıkla anlaştık şeker fabrikasıyla, falan derler. *
ülkelerin şekerlerle alıp veremediği ne acaba? biri pudra şekeri çeker, biri doğum kontrol hapı niyetine şeker verir. ne üstünmüş şu meret yahu, her bir şeyciğe oluyor.
kesin yanlışlıkla anlaştık şeker fabrikasıyla, falan derler. *
devamını gör...