postmodern roman kategorisinde üniversitede okuyup tahlil etmiştik. postmodern romanlar gerçekten okunması ve anlaşılması zordur. olaydan ziyade kişilerin iç dünyası, kurmaca karmaşası ,anlatıcı ve bakış açılarının çokluğu romanı zorlaştırır.

beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. tedirgin etme beni. bu sefer geride bir şey bırakmadım. tasımı tarağımı topladım geldim. neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim.


bu kısmı en hoşuma giden kısımlardandı.
devamını gör...

kimseye bir faydası olmayacak ama çekirgelerin duyma organları ön bacaklarındadır.
devamını gör...

egzersiz hareketleriyle atlatılacağını bilseniz dahi sizi psikolojik olarak oldukça yıpratan kötü huylu bir hastalık türü.
devamını gör...

herkesin adını bildiği ama birçok insanın hiç görmediği muhteşem kokulu yasemindir bana göre.
devamını gör...

annemin ellerini hayal ederek uyuyacağım bu gece de. bazen içimdeki boşluk daha da büyüyor günlük. bazen o boşlukta bi basıma kalakalıyorum.

-annemin toprağına kar yağıyor günlük.
devamını gör...

beğendigimiz rozet gelince alıcaz elbet biraz birikmişimiz var.almışken iyi bir şey olsun istiyoruz yeni gelicek rozetleri merakla bekliyoruz.
devamını gör...

lütfen terbiyenizi takının:
başında lütfen olması ve içinde terbiye sözcüğü geçmesi sizi yanıltmasın; aslında içinde kinaye olan ağır bir laftır.
terbiye eskiden at yada beygir gibi binek hayvanlarının baş kısmına takılan ve gem, dizgin, gözlük ve başlık gibi unsurlar içeren ve binek hayvanının başı boş hareket etmemesini sağlayıp onu yönetmeye yarayan bir aracın adıydı.
terbiyenizi takının diyen bir kişi , size dolaylı yoldan at, beygir, eşek gibi bir binek hayvanı olduğunuzu ve terbiye adı verilen özel binek başlığınızı takmadan dolaşıyorsunuz, galiba sahibiniz başıboş bırakmış; lütfen terbiyenizi takının demek istemektedir.
devamını gör...

dengesiz.
bir gün aşırı mutlu, umutlu, heyecanlıyım;
bir gün aşırı karamsar, öz güvensiz, paranoyak.
ama çoğunlukla hep iyiye odaklanırım ve kendime kurduğum hayal dünyasında yaşarım.
devamını gör...

"ben düşündükçe var dünya." diyerek beni etkileyen, şarapçı diye dayak yiyen ve kafir ilan edilen sanatçı kişidir. amin maalouf'un semerkand eserinden de kendisinin hikayesini bir parça öğrenebilirsiniz.
devamını gör...

bunun müzik olanında deneysellik ile arasında çok ince bir çizgi vardır, hatta bazen bu çizgi görmezden bile gelinebilir. bu ilericiliğin yeni şeyler denemeden sağlanamayacağından ötürü gelişen bir durumdur bana göre.

akla kraftwerk'i getirir.

devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
apartmanımıza sığınan anne kedinin bebeklerinden biri. komşularımızdan biri ramazan ayında annelerini bir caminin önüne attı. geri dönmeye çalışırken araba çarpmış kuzuma.* hayatımda gördüğüm en güzel kedilerden biriydi, herkese kendini sevdirirdi. anne kediyi atan komşularımız bebekleri 10 gün içinde sahiplendirmezsek hepsini atacaklarını söylemişti. biz sözümüzü tuttuk ama onlar tutmadı ve dolaylı yoldan da olsa bir canın ölümüne sebep oldular.
fotoğraftaki bebek ise çok güzel bir yuvada. geçen aylarda bir yaşına girdi. diğer kardeşleri de farklı yuvalarda ve mutlular.
devamını gör...

kesinlikle dinleyeceğim program.*
devamını gör...

sürekli gel- git kafaya sahip olan insanların davranışıdır, korkunçtur. bugün iyidir yarın kötü, öbür gün yeniden iyi, sonra daha kötü. bir dediğini ertesi gün dememiş kadar sakin ve şaşkın bakışlarla size bakar ve sanki siz uyduruyormuşsunuz gibi bir hale girer ve bu duyguyu tüm gerçekliğiyle yansıtmasından dolayı kendinizde şüphe edersiniz. sözler verir tutmaz çünkü onları veren o olmayabilir kendisine göre.
yalan söyler ama söylemediğini iddia eder sizi ayakta uyutmaya çalışırken sizde onun acizliğine üzülür, kendinizden (böyle zeka ürünü(!) bir insanı nasıl sevdiğinizi sorgularken) nefret edersiniz.
hiç bitmeyen vaatleri, planları ve güler yüzü ile sizi uzun zaman bulutların üstüne çıkarır ve hayatın gerçekliğinin olduğu noktalarda sizi o bulutların üstüne çıkarttığı gibi anında yerin dibine sokar.
kendine ait dertleri dışında sizin ne yaşadığınızla ilgilenmez sadece kendine odaklıdır. uzak durun sinyalini verir siz görmezsiniz. kendine bile dürüst değildir. çünkü kendisi de ne istediğini bilmiyordur.
devamını gör...

"satılık: bebek ayakkabısı, daha önce giyilmedi".
devamını gör...

eski mısır'da nil kıyısındaki topraklarda tarım yapılıyormuş ancak nil nehri yılın belirli dönemlerinde taştığı için bu tarlalar büyük zarar görüyormuş. mısırlılar, bu taşkınlardan en az seviyede etkilenmek için nehrin su seviyesini izlemeye başlamışlar. bunun için bir araç geliştirmişler. bu araç, üzeri çizgilerle bölmelere ayrılmış mermer bir sütün. su, sütunun üzerinde belli bir konuma ulaştığında taşkın zamanının yaklaştığını anlıyorlarmış. ilk kez nil nehri'nde kullanılmak üzere geliştirildiği için bu araca, nehrin isminden esinlenilerek nilometre denilmiş.

ayrıca ilginç bir bilgi. eski mısır'da yıllık ödenecek vergiler nilometredeki su seviyesine bakılarak belirleniyormuş. vergi, çiftçinin elde ettiği ürün üzerinden alınıyormuş. bu nedenle su seviyesi belli bir seviyenin üzerine çıktığında yani taşkın ne kadar etkili ve yıkıcı ise tarladan buna bağlı az ürün alınacağı için çiftçilerden daha az vergi alınıyormuş.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanların dilinde sakız olmasından kaynaklanan durum. daha ilişkiye adım atmadan söylüyoruz sonrası malum her saat kalpli vıcık vıcık emojilerle süslüyoruz. sözün o kutsal anlamını basitlleştiriyoruz ya da işimize geliyor anlamını idrak etmeden tüketmek.çünkü söylemesi çok basit. ağzı olan kurar bu cümleyi . uygulması ise çok zordur.
can yücel, ‘’seni seviyorum ‘’ demek değil ki marifet, marifet önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek.
(bkz: behlül kaçar)
devamını gör...

"wobegon gölü" harika erkeklerin, müthiş ötesi kadınların ve onların ultra zeki çocuklarının yaşadığı kurgu bir hikâyede geçen yerin adıdır.
ilk olarak yazar garrison keillor'ın radyo programında ortaya çıkmıştır, kendisi radyo programında her gün buradaki müthiş ötesi insanların hikayelerini anlatıyor.
oradaki herkes harikadır, kusursuzdur.
bu terim psikolojide, kişinin kendisini diğer insanlardan üstün görmesi, kendini deyim yerindeyse bir b*k sanması, eksilerini görmezken, artılarını dağ gibi büyütmesi olarak tanımlanıyor.
yine günümüzde instagram annelerinin "en zeki benim çocuğum " mealine gelen paylaşımları da bu kategoriye giriyor.
devamını gör...

"suriye'den 3-5 roket attırırız" planının, "3-5 hdp'li katlederiz" şeklinde güncellenmesine kurban edilmek istenen parti.

hdp kapatılsa da, benim üyesi olduğum başka bir parti kapatılsa da, herkesi cezaevine tıksanız da, yiyip semirdiklerinizden çatlasanız da biz buradayız. kapatmazsanız da hatırım kalır.
devamını gör...

3 yaşımda verildigimde 3 sene kalacağımı biliyordum tabiki ama çok ağlamıştım o gece.
sonraki geceler de hep böyle devam etmişti.
istenmeyen olmak o yaşta çok ağır gelmişti.
devamını gör...

kişinin görünüşünün normal veya kabul edilebilir normal değerler arasında olmasına rağmen, kendini dikkat çekecek kadar çirkin ya da bedensel olarak kusurlu/çirkin ve/veya eksik hissetmesi şeklinde gelişen bir algılama bozukluğudur.
özellikle ergenlerin ya da ruhu ergen olanların sosyal medyada kendini filtreye boğmasının altında yatan psikolojik bozukluk.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim