italya'da 6 gün önce aşı olan doktorun covid-19'a yakalanması
6 gün antikor oluşması için yeterli bir süre değil kaldı ki ikinci doz da yapılmamış, antikor oluşmadan aşı koruyuculuğundan bahsedilebilir mi?
devamını gör...
kişinin kendini en özgür hissettiği an
üretirken. boyalarla haşır neşir olmuşken, hayal dünyanda kurduğun ne varsa kağıda dökebilmek, bir başına.
devamını gör...
sözlükteki kan aranıyor duyuruları
up.
devamını gör...
cinsiyetsiz tuvaletler istiyoruz
heh ben de diyorum nerde kaldı bu başlık diye. neyse ki ekşide bunu destekleyenlere bol bol küfür ettim rahatladım hadi yine iyisiniz sakinim artık.
tanım: tecavüz vakalarını ikiye katlayacak olay.
tanım: tecavüz vakalarını ikiye katlayacak olay.
devamını gör...
haftalık puan tablosu
önce birinciliğe çıkıp, ardından ikinciliğe düştüğüm listedir. meja'ya katılıyorum, kesinlikle belirleyen başka etkenler var. yoksa bunca yazar varken tek seferde beni nasıl birinciliğe çıkardı ki?
en iyisi bunun algoritmasının yetkili tarafından belirlenip yazılması. hem kurallar belli olursa oyun daha zevkli oynanır.
en iyisi bunun algoritmasının yetkili tarafından belirlenip yazılması. hem kurallar belli olursa oyun daha zevkli oynanır.
devamını gör...
etik dinleyici ile akvaryum radyo yayını
wutang ile gecenin açılışını yapmış bulunmaktayım.
devamını gör...
peki kek
2000'lerin başlarında üretilmiş, çilekli, muzlu, karamelli, kakaolu ve fındıklı türevleri bulunan, okul sabahlarımın vazgeçilmezi canım kek idi. ne hikmetse birden piyasadan kaldırıldı. şimdiki kekler onun yerini tutmuyor. tutamaz.*

herkesin bu kek sayesinde anlamsızca mutlu olduğu reklamını da şuraya iliştireyim.

herkesin bu kek sayesinde anlamsızca mutlu olduğu reklamını da şuraya iliştireyim.
devamını gör...
yazarların yazar takip etme kriterleri
#748265 süngerbob çorabı giyen yiğit sağolsun, unuttuğum kriterlerimi hatırlattı:
çok esmer olmasın
çok da beyaz olmasın
şöyle çikolata tenli olsun.
kumral olsun
yakışıklı olsun
kaşlı-gözlü, döşü kıllı olsun
karizmatik olsun.
yaşa gelirsek;
ben 35-40 aralığını tercih ederim ve fakat dinamik olursa 46-47'de olur.
kendine güveniyorsa aslanlar gibiii!
beyaz saçlı, ben beyaz saçlı istememiyorum!!!
kaşlı-gözlü, şöyle traşlı olduğu zaman yani traşını yaptığı zaman ışıl ışıl.....
böyle yüzü ışıl ışıl olacak, kaymak gibi olacak.
sonra temizce güzel döşünde kılı....
ama bu kıl ıııı yani
nasıl diyim
hiç kılsız değil de
böyle yorgan gibi de değil!
abartılı olmasın yaaaa.
böyle kadın gibi değil* yani hiç kılsız.
yani böyle yorgan gibi de değil abartılı
benim takip etme kriterlerim bunlar.
çok esmer olmasın
çok da beyaz olmasın
şöyle çikolata tenli olsun.
kumral olsun
yakışıklı olsun
kaşlı-gözlü, döşü kıllı olsun
karizmatik olsun.
yaşa gelirsek;
ben 35-40 aralığını tercih ederim ve fakat dinamik olursa 46-47'de olur.
kendine güveniyorsa aslanlar gibiii!
beyaz saçlı, ben beyaz saçlı istememiyorum!!!
kaşlı-gözlü, şöyle traşlı olduğu zaman yani traşını yaptığı zaman ışıl ışıl.....
böyle yüzü ışıl ışıl olacak, kaymak gibi olacak.
sonra temizce güzel döşünde kılı....
ama bu kıl ıııı yani
nasıl diyim
hiç kılsız değil de
böyle yorgan gibi de değil!
abartılı olmasın yaaaa.
böyle kadın gibi değil* yani hiç kılsız.
yani böyle yorgan gibi de değil abartılı
benim takip etme kriterlerim bunlar.
devamını gör...
miktar teorisi
irving fisher tarafından ortaya atılan ve dolaşımdaki para miktarındaki bir artışın fiyatlarda da oransal bir artış getireceğini öne süren teoridir.
devamını gör...
tunalı hilmi
ankaralılar sadece tunalı der. tunalı hilmi diyen birini görürseniz o kişi ankaralı değildir.
devamını gör...
yazdıklarınızın en az bir kişiye dokunduğunu hissettiğiniz an
kulaklara varan bir gülüş,
karında kelebekler*
karında kelebekler*
devamını gör...
nickaltına yazılınca mutlu olan yazar
çoğu yazar için anlamını kaybetmiş olan "mutluluk".
tabii ki hepimizin burası dışında birer hayatı var ama burada da hatırı sayılır ölçüde vakit geçiriyoruz bazen. o nedenle dikkate değer bulunmak da insanın hoşuna gidiyor elbette. anormal bir şeymiş gibi davrananlara bakmayın siz.
yalnız sorun şu; genellikle aynı kişilere, aynı kişiler, hemen hemen aynı nickaltı yazılarını girdiği için olay biraz anlamsızlaştı artık. durup dururken kötü şeyler yazıp sataşanlar insanların sinirini bozarken, gereksiz yere aşırı yağlı ballı, yapış yapış yazanlar da hepinizin malumu olan "kankacılık" mevzusunu gündeme getirdiler. şöyle 2 satırla meramını anlatan fazla kişi yok gibi maalesef.
yazılarını sevmediğiniz bir yazarı eleştirirken yazıları üzerinden gitseniz ve gerekçe söyleseniz "sürekli alıntı yapıyor. o yüzden beğenmiyorum." ya da "hatalı bilgiler veriyor hep. o yüzden iyi bir yazar değil." deseniz, beğendiğiniz yazara da "iyi yazıyor çünkü kendi deneyimlerini de katıyor." yahut "beğeniyorum çünkü internette birçok yerde derli toplu şekilde bulamadıklarımı yazıyor." ve hatta "seviyorum çünkü beni güldürüyor. esprileri güzel." falan yazsanız yetecek aslında ama öyle olmuyor. onun yerine "ben yazdığı konuları sevmiyorum." ya da "ilgi çekmek için yazıyor." diye şahsi ve çoğunlukla yanlış olan teşhislerinizi ya da "çok seviyorum çünkü kankam." gibi olumlu da olsa yine şahsi görüşlerinizi yazıyorsunuz. bunlar başka yazarların nickaltı girdiğiniz yazarı tanıması için iyi yöntemler değil. gereksiz sataşma ya da temelsiz övgülerin normal bir insanı mutlu edeceğini de hiç sanmıyorum açıkçası.
edit: bu şahsi görüş yazma işini nadiren de olsa benim de yapmışlığım var. yalnız ne lafı uzatıp vıcık vıcık şeyler yazarım ne de sevmediğim yazara herhangi bir şey yazıp laf sokmaya çalışırım. onu da aklımdayken yazmış olayım.
tabii ki hepimizin burası dışında birer hayatı var ama burada da hatırı sayılır ölçüde vakit geçiriyoruz bazen. o nedenle dikkate değer bulunmak da insanın hoşuna gidiyor elbette. anormal bir şeymiş gibi davrananlara bakmayın siz.
yalnız sorun şu; genellikle aynı kişilere, aynı kişiler, hemen hemen aynı nickaltı yazılarını girdiği için olay biraz anlamsızlaştı artık. durup dururken kötü şeyler yazıp sataşanlar insanların sinirini bozarken, gereksiz yere aşırı yağlı ballı, yapış yapış yazanlar da hepinizin malumu olan "kankacılık" mevzusunu gündeme getirdiler. şöyle 2 satırla meramını anlatan fazla kişi yok gibi maalesef.
yazılarını sevmediğiniz bir yazarı eleştirirken yazıları üzerinden gitseniz ve gerekçe söyleseniz "sürekli alıntı yapıyor. o yüzden beğenmiyorum." ya da "hatalı bilgiler veriyor hep. o yüzden iyi bir yazar değil." deseniz, beğendiğiniz yazara da "iyi yazıyor çünkü kendi deneyimlerini de katıyor." yahut "beğeniyorum çünkü internette birçok yerde derli toplu şekilde bulamadıklarımı yazıyor." ve hatta "seviyorum çünkü beni güldürüyor. esprileri güzel." falan yazsanız yetecek aslında ama öyle olmuyor. onun yerine "ben yazdığı konuları sevmiyorum." ya da "ilgi çekmek için yazıyor." diye şahsi ve çoğunlukla yanlış olan teşhislerinizi ya da "çok seviyorum çünkü kankam." gibi olumlu da olsa yine şahsi görüşlerinizi yazıyorsunuz. bunlar başka yazarların nickaltı girdiğiniz yazarı tanıması için iyi yöntemler değil. gereksiz sataşma ya da temelsiz övgülerin normal bir insanı mutlu edeceğini de hiç sanmıyorum açıkçası.
edit: bu şahsi görüş yazma işini nadiren de olsa benim de yapmışlığım var. yalnız ne lafı uzatıp vıcık vıcık şeyler yazarım ne de sevmediğim yazara herhangi bir şey yazıp laf sokmaya çalışırım. onu da aklımdayken yazmış olayım.
devamını gör...
mr. nobody
bay hiçkimse (ingilizce özgün adı: mr. nobody), 2009 yapımı, jaco van dormael'in yönetmenliğini yaptığı filmdir. kader olgusunu güzel anlatan bir yapıttır.
film detayları
bay hiçkimse, 2092 yılında dünyada kalmış son ölümlü olan 117 yaşındaki némo adlı bir adam. ölüm döşeğindeki némo genç bir çocukken bir peronda durduğunu hatırlar. tren kalkmak üzeredir. annesiyle birlikte mi gitmeli, yoksa babasıyla mı kalmalıdır? bu karar, sonsuz sayıda olasılığı doğuracaktır... her gün sonsuz seçimlerden diğerini yapsak ne olurdu?
filmden seçme replikler...
tek bir şeye inanıyorum. bence sevdiğimiz insanlara seni seviyorum demeliyiz.
her okulun kara tahtasına yazılmalıdır bu: hayat oyun alanıdır ve biz hiçiz.
benim yaşımda mumların parası, pasta parasından fazla tutuyor. ölmekten korkmuyorum, yeterince yaşamamış olmaktan korkuyorum.
hani bir söz vardır ya, sonuç kötü de olsa herşey olacağına varıyor.
seçim yapmadığın sürece, kalan olasılıkların hepsi mümkündür.
- herkese zarar verdim, sana zarar verdim, çocuklara da..
+ birlikte başarabiliriz.
- kalırsam sen de benimle boğulursun ama,
+ yüzmeyi öğrenirim, seni seviyorum..
devamını gör...
bandista
benim annem cumartesi parçasıyla kalbime taht kurmuş, birden fazla arpejlerle müziğini sade tutmamış emekçi müzik grubudur. ha bu arada berfo ana selam olsun..
devamını gör...
normal sözlük kafası güzeller derneği
kafanın içi mi?
dışı mı?
düşüncesi mi?
zihniyeti mi?
tam olarak neresi güzel olmalı?
tam bir açıklama olursa, ben de üye olabilirim.
dışı mı?
düşüncesi mi?
zihniyeti mi?
tam olarak neresi güzel olmalı?
tam bir açıklama olursa, ben de üye olabilirim.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
tanımlarını okurken mest olduğum yazardır kendileri. umarım hep böyle uzun uzun yazmaya devam ederler.
devamını gör...
tenturdiyot (yazar)
uzun süredir takipleştiğim, hiçbir mesajlaşmamız olmamasına rağmen gidişi ile üzüldüğüm, güzel tanımlara imza atmış yazar arkadaşımız. en azından kafa izni yazmıyor, buralarda bir yerlerde olabilir. şimdi bulacağım seni. önüm arkam sağım solum sobeeee. eh çık artık ama. güzel tanımlarından mahrum bırakma bizi.
devamını gör...
yazarların mahlaslarının bir üst seviyesi
mejazını aldım kardeşim, ben de varım.
devamını gör...

