hele ki yanında muhabbeti saran biri varsa kilometrelerce yürünür.
devamını gör...

bektaşi baba istanbul’da gezinirken, padişahın sarayı olduğunu zannettiği görkemli bir binanın yakınından geçmekte idi. binanın önünde şatafatlı bir fayton durmakta idi. binadan sırmalı elbiseleri olan adam çıkınca, muhafızlar selama durdu. adam faytona binerken, bektaşi meraklalandı ve muhafızlardan birinin yanına sokularak sordu.
-faytona binen padişahmıdır?
-hayır padişahın bir kuludur. cevabını aldı.
bektaşi, tepeden tırnağa önce faytondaki adama baktı. sonrada kendi haline baktıktan sonra, ellerine açarak:
-tanrım, bir padişahın kuluna bak! sonra, bir de senin kuluna bak! diye söylendi.
devamını gör...

sürekli karalıyorum.önce bir çizik sonra bir tane, bir tane daha. çok çarpık, eğri büğrü şekiller... bunların bana faydası yok iç güdüsel oluyor bazı şeyler.
karalamalarıma bakıyorum hırsla hınçla öfkemi kusarcasına o an rahatlıyorum ama sonra anlamsız geliyor. kendime öfkeleniyorum sana,ona,buna,şuna ne varsa önüme çıkana.hepsini düm düz ediyorum.siliyorum, tekrar çiziyorum.kapatıyorum defteri, tekrar açıyorum. yırtıyorum atıyorum sonra gidip yenisini alıyorum. ben anlamlı şeyler yazamıyorum sadece karalıyorum.kendimle savaşıyorum.iç çekişmelerim iç çekmelerimle sonlanıyor.

bir gün anlamlı şekiller çıkarmaya inancımı kaybetmeyerek savuruyorum içimde kalanları boş gördüğüm yollara. içim içime sığmadığı zamanları öfkeye değil coşkuya bırakmakla meşgulum bu ara.
devamını gör...

çabuk sezme ve anlama kabiliyeti.
keskin anlayış, sezgi.*
devamını gör...

agresif bir sözlük kullanma alışkanlığı olan yazar. agresif derken burası için agresif. yanlış anlaşılmasın. yoksa insanlara laf sokmanın, insanların yalanlarını/ikiyüzlülüklerini ortaya çıkarmanın, bunu da insanların suratına suratına söylemenin problem olmadığı platformlar mevcut. kendisi tercihen burayı da böyle kullanıyordu. sevmediği bir insansanız spawnlanmamış olmanız pek mümkün değildi kısacası. bu yüzden de çok göze batıyordu doğruya doğru. tasvip eder misiniz etmez misiniz bilemem, ben açıkçası "bu ne enerji be kardeşim, canına yazık" diyen taraftaydım. ama şimdi eğri oturup doğru konuşalım spawn kimseye, kimsenin şahsiyetine, ulu orta, mesnetsizce ve hayasızca hakaret etmedi, iftira atmadı, kimsenin yüzüne söyleyemediğini/söyleyemeyeceğini arkasından söylemedi. söylemezdi. söyleyecek olsa spawn olmazdı.

şimdi ne oldu gerçekten bilmiyorum. bir süredir uzağım sol frame'den ya da discorddan. mutlaka bir gündem olmuştur. kim haklıdır kim haksızdır bilemem zaten benim gündemim de değil ama şunu söyleyebilirim, spawncım baya bir zamandır kendisinin burası için, buranın kendisi için uygun olmadığını düşünüyordu zaten. dediğim gibi uçurulma konusunun içeriğini bilmiyorum, açıkçası merak da etmiyorum, kendisinin de pek umursamadığını düşünüyorum yukarda bahsettiğim sebepten ama benim için de bence buradaki herkes için de önemli olan bir konu vuku buluyor bu başlık altında sözlükte şu an.

evet moderasyonu lise müdüriyeti gibi görmek, her konunun içinde olmasını, her konuda açıklama yapmasını falan beklemek saçma. böyle bir yükümlülüklerinin de olmadığını düşünüyorum ben şahsen. ama burada olmayan bir insanın haysiyetini ilgilendiren, kendisine yöneltilmiş, kanıtlanmamış, bir iftiradan öte şekilde değerlendirilemeyecek bir ithamın, yazar uçurulduktan sonra buraya girilmiş bir entrynin, spawn'ı hiç tanımayan insanlarca "hmmm demek ki bu yüzden uçuruldu bu yazar" diye yorumlanma olasılığı olan bir metnin burada kalmasına izin vermek başka bir konu. moderasyonun ya ilgili entryi silmesi, yazarına hak ettiği cezayı vermesi ya da bir açıklama yapması gerekiyor. insanlara mesnetsiz suçlamalar yöneltmek suçtur. bu suçlara platform olmak da suçtur. güzelcim'in başlığında istediği kadar trafik yaratamadığı, istediği kadar ilgi çekemediği için sağa sola saldırmaya devam etmekten de ekmek çıkmayacağını fark etmek entry sahibi arkadaşı üzecek ama ayıktırayım; korkunç kötü bir trollsün ve maalesef öyle olmaya da devam edeceksin. kapasite meselesi. yapacak bir şey yok. ama sen yine de hobi olarak denemeye devam edebilirsin.

sevgili rob'un söylediği gibi, spawn son derece beyefendi bir adam. kendisiyle aylardır süregelen bir iletişimim var ve kimse kusura bakmasın da evet olay çıkardığında pis çıkarır ama doğru düzgün bir düzlemde kendisiyle tartıştığınızda çirkinleşmeden bunu yapacak kadar kaliteli bir insan kendisi. buradaki bazı pespayelerin aksine.

edit: tanım silinmiş. umarım yazar da hak ettiği cezayı alır. bu vesileyle bir şey daha söylemek istiyorum. her yerde moderasyonlar için yazar uçurmak en son seçenektir. eminim spawn konusunda da oldukça zor karar almışlar, başka seçenekleri kalmadığından emin olmuşlar ve bu yüzden böyle bir karar almışlardır. tekrar söylemek istiyorum, benim meselem değil, valla buradaki kimsenin meselesi olduğunu da düşünmüyorum açıkçası, moderasyon kalkıp yazarlara bu yazar bu bu yüzden uçuruldu diye açıklama yapmak zorunda değil. ama şunu unutmamak lazım, bir yazarı kendinizce haklı sebep ya da sebepler bütünü yüzünden uçursanız da onun hakkını, hukukunu gözetmeye devam etmeniz gerekiyor. silinen entry burada saatlerce kaldı. başlık başıboşlara taşınırken içeriğine muhakkak göz atılmıştır, atılmalıdır. böylesi bir entrynin şikayete bile tabi olmadan bu başlıkla saatlerce kalmasının kabul edilebilir, izah edilebilir bir tarafı yok. kılıçların çift taraflı keskin olması lazım. yönetimde söz sahibi olmak bu sorumlulukları da kabul etmek demek.
devamını gör...

uluk * bir insanı iş yaparken izlemek ve işini bitirmesini beklemek, buna zorunlu olarak maruz kalmak.

senin yapasın gelir ama yapamazsın. müdahale etme şansın yoktur. kafasına bir şeyler geçirmek istersin ama bunun da mümkünatı yoktur. öylece durup onun bitirmesini beklersin.

hareket ettiğinde mevsimler değişen insanlardan nefret ediyorum.
devamını gör...

2017 yazında mersin’de bir kamptayız. cumaya gitmek isteyenler için kamp alanına çektiler bir otobüs, biz de az buçuk imanlılar olarak toplandık cumaya gittik. daha ezan okunmamış, hoca vaaz veriyor: “derler ki bir şeyi yüz seksen kez tekrar edersen güzelliğini yitirir.”*

evet, pame hakkında haftalarca ve peş peşe tanım girdikten sonra beni durduran, bu sözün zihnimde yarattığı düşünce oldu. kendimi acaba bu güzelliğe bir halel mi getiriyorum diye sorarken buldum. belki abartı gelebilir kimine ancak yazdıkça yazdıklarımın değeri azalır düşüncesinden kurtulamadım.
her neyse. içerdeyiz, daima.
devamını gör...

kapalıçarşı'dan başlayıp tahtakale ve sirkeci'den geçip eminönü'ne, oradan karaköy'e doğru uzamak. karaköy'den ya yürüyerek istiklal'e çıkmak ya da kabataş'a kadar yürümek.
devamını gör...

güney afrika cumhuriyetinde evinde televizyon olan herkes, ister izlesin ister izlemesin, her yıl t.v vergisi ödüyor.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iyi niyetle yapılan davranış, eylem ve duyguları bilerek veya bilmeyerek kötüye kullanmaktır. bu tip insanlar kendi kredisini tüketen insanlardır.
devamını gör...

uzun boylu kadın da sen itici bul diye bekliyordu zaten dediğim sorunsal. elf gibi kadındır, maşallahtır.
devamını gör...

karşıt mıyım değil miyim arada kaldığım durum.
imzaladığımız kağıtlara ne demeli?
devamını gör...

lavinia
devamını gör...

bir noktada sen koy beraber susalım demenin falanıma filanca hali.

ünlü bir düşünürün de dediği gibi;
sana bir nokta koysam ikincinin hatri kalır, iki nokta koysam üçüncünün hatri kalır,kalirsa kalsın be kalırsa kalsın al..
devamını gör...

gelecek kaygısı yüzünden yapamadığım şey. gelecek diye bir şey yok aslında, gelip geçiyor ben farkedemeden. bu konuda dertliyim. çok fazla hayal kurmamlada alakalı.
devamını gör...

ilk denemede amatörce çizilmiş bir viking gemisi:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1994 yılında isveç'in angelhölm şehrinde, kökeni 1171 yıllarına kadar giden svabya'da yaşayan asillerden biri olan königsegg ailesinin günümüzdeki fertlerinden christian von koenigsegg tarafından kurulmuş yüksek performanslı, butik, süperspor otomobiller üreten firmadır.. ürettikleri araçlar genelde hız konusunda kafaya oynar, rekora koşar..
drivetribe.imgix.net/QhEDO3...
kapıları yukarıya doğru dönerken aynı zamanda dışarıya doğru çıkar, buna "dihedral-synchro helix actuation doors" adıverilir..
ilk ürettikleri araç cc8s isimli araçtır.. uzun yıllar süren ar-ge çalışmalarının sonucu olarak şirketin kurulduğu yıldan tam 8 yıl sonra, yani 2002 yılında çıkarılmıştır.. cc isimli 3 adet prototip araç üretilmiş ve bunların üzerinde yapılan 8 yıllık çalışmalar sonucu cc8s isimli ilk araçları geliştirilmiştir..

koenigsegg cc prototipi
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

koenigsegg cc8s
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

tabi ki de bu ar-ge'ler meyvelerini vermiş, cc8s, dünyanın en güçlü motoru ünvanı ile guiness rekorlar kitabına girmiş ve tasarım ödülleri toplamıştır..
2004 yılında ccr isimli modeli çıkarmışlardır.. 806 beygirlik bu araç dünyanın en hızlı seri üretim aracı rekorunu kırmıştır.. tam 388 km/h hıza çıkarak 386 km/h ile mclaren f1'e ait rekoru kırmıştır..bu rekor daha sonra bugatti veyron tarafından 407 km/h ile kırılmıştı..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
2006 yılında ccx modeli çıkarılmıştır, bu araç ccr'ın değişik versiyonudur denebilir, bu araçtaki motoru çeşitli ülkelerdeki (özellikle amerika'daki) motor düzenlemelerine uyabilmek için şirket kendisi yapmıştır.. 806 beygirlik bu aracın motorunun ve şanzımanın geliştirilmesinde f1 camiasından kişiler yer almıştır.. ilk defa jantlarında karbon-fiber kompozit malzeme kullanılan araçtır.. 806 hp güce rağmen 100 km'de 17 litre gibi bir değere sahiptir ki, o yıllarda çıkan bmw m5 22 litre, ford mustang ise muhtemelen 25-30 litre yakmaktaydı..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
30 adet düz ccx, ve farklı adetlerde ccxr, special edition, trevita gibi versiyonlarıyla toplamda 49 adet üretilmiştir..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
2011 yılında agera isimli modeli çıkmıştır.. önceki modelindeki 4.7 litrelik v8 motoru, bu modelde 5 litreye çıkarılmıştır ve tam 947 beygir fücü elde etmektedir.. bir sürü versiyonu yapılmıştır, rs modeli 2011 yılında 447 km/h hıza ulaşarak dünyanın en hızlı seri üretim otomobili olmuştur.. agera r modelinin ecu'su (elektronik kontrol ünitesi, yani beyni denebilir) benzinin kalitesine göre, içerdiği alkol oranına göre (yurtdışında bazı ülkelerde alkol, metanol gibi katkılar kullanılmaktadır) motoru korumak amacıyla motor gücünü düşürmekte, gerekli ayarlamaları yapabilmektedir..
bir sürü versiyonu yapıldı dedik başlıca bahsetmek gerekirse
agera n, agera x, agera s hundra (üretilen 100. agera), agera hh, agera rs naraya, agera rs draken, agera rs valhall, agera rs gryphon, agera rsr (japon müşterileri için 3 adet üretilmiş), agera fe thor, agera fe vader ve bir kaç tane daha versiyon sayılabilir..
bunların içinde en hardcore olanı ise koenigsegg one:1'dir.. buradaki one:1 isminin anlamı ise güç/ağırlık oranıdır.. 1341 beygir güce karşılık 1341 kilo ağırlığı bu aracı adeta uçmayı bırakın, ışınlamaktadır.. 0'dan 300 km/h'a hıza tam 11.92 saniyede çıkarak dünya rekorunu kırmıştır.. dünyanın en hızlı hızlanan aracıdır..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
agera rs 0'dan 400 km/h hıza çıkıp tekrar 0'a tam 36 saniyede inmiştir ki, bunu bugatti chiron'dan tam 5.5 saniye daha hızlı gerçekleştirmiştir.. 0'dan 400'e 27 saniyede çıkmıştır..
bunun gibi daha bir çok rekor sayılabilir..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
regera isimli hibrit modelleri de vardır.. tesla araç alan christian reyiz, bundan etkilenmiş ve hibrit bir araç yapmıştır..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
jesko isimli, daha çok yarış arabası odaklı bir model de çıkartmışlardır.. çok değişik geliştirmeler vardır, agera tabanlı olan motorunda yeni ve 5kg daha hafif krank mili kullanılmış, turbo lagı önlemek için 20 litrelik hava tankına bağlı kompresor, gerektiğinde turboya hava göndermek için konulmuştur..** hava tankı da karbon fiberden yapılmadır elbette.. öhlins* marka kendi icatları olan triplex adını verdikleri 3 arka tekerleklere bağlı 3 adet amortisör, karbon seramik fren diskleri ve tabi ki de opsiyonel olarak sunulan ve önde her biri sadece 3 kilo, arkada ise 3.5 kilo olan karbon fiber jantlarla, christian reyizin babasının ismini alan jesko, ailesinin onurunu da korumayı başarmıştır..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
koenigsegg otomobil dünyasında bulunduğu yer apayrı bir noktadır.. otomobil teknolojilerinde, rekorlarında her zaman kafaya oynayan ve bu sebeple de her zaman saygı gören, sevilen, sayılan bir firmadır..
devamını gör...

lisanstan sonra uzunca bir süre iş bulamayanların ''bari boş durmayayım'' diyerek yaptıkları hede. zaten lisans mezunlarının iş bulamadığı bir memlekettik, şimdi tüm işsizlerin yüksek lisans mezunu olduğu ve yine iş bulamadığı tuhaf bir yer haline geldik. kolumuz kime çarpsa lisans üstü çıkıyor ama adam 6 yıldır işsiz.
devamını gör...

(bkz: murphy kanunları)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim