hababam sınıfı'nın ikinci ve en çok hasılat yapan serisi.
edebiyat öğretmenleri semra hoca' ya yaptıklarından dolayı öğrencilerin disiplin kuruluna verildiği filmdir.
devamını gör...

yumurtadan çok silikon olan yumurtadır.

çok daha güzel yumurtalar var bence.
devamını gör...

batan güneşin fotosu bunlaar
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

düğünde gelinin beline kırmızı kurdele takılması, bakire veriyoruz bak demeyi sembolize eden ve tamamen kadını aşağılamaya dönük bir adettir. bu kurdeleyi bağlayan; ya gelinin erkek kardeşi ya da babası olur, bir bitmedi şu saçmalıklar.
devamını gör...

allah'ın sanki sis, bulut gibi bütün gökyüzünü kaplayıp bizi seyretmesi. böyle hayal ederdim ve nedenini bilmediğim bir şekilde suçlu hissederdim o ayrı.
devamını gör...

ortalık teneffüse çıkmış lise talebesi kaynıyor, ne evlisi.?

yanlış genellemedir.
devamını gör...

olgunluğun zirvesinde olmaktır. halinden memnun olmaktır. kendini sevmektir.
devamını gör...

yakışıklı erkek tatbiki çünkü kızlar yakışıklı erkeklere gülerler.
devamını gör...

benimdir.

artı yönleri

metro da ya da başka bir yerde çaldığın da kimse rahatsız edilmez.
ses yoktur en fazla titreşimdedir. kafa rahattır.

eksi yönleri

kaybedildiğin de zor bulunur.
fark edilmez ise önemli bir arama kaçırılabilir.
devamını gör...

cok fedakarlik...verdiginiz her bir taviz,yaptiginiz her bir fedakalik dozunu astiginda sizi degersizlestirecektir,tecrubeyle sabit.
devamını gör...

bir çok böyle yazara sahibim, yemeğin tuzsuz olduğuna emin olup bu riskle seri tuz atmak misali tanımlarımı okumadan değerli bulmaları beni mest eder. kendilerini itina ile takibe alır, teşekkürlerimi borç bilirim.
devamını gör...

kuran'da savaş fiilinin kökünden (q-t-l) türetilmiş 170 kelime bulunmasına rağmen barış kelimesinin kökünden (s-l-m) türetilmiş 140 kelime bulunmaktadır. affetmek fiilinin kökünden (ğ-f-r) türetilmiş 234 kelime bulunmasına rağmen cezalandırmak fiilinin kökünden (a-z-b) türetilmiş 373 kelime bulunmaktadır. cihadı saymadım bile.

bakara 191: onları nerede yakalarsanız öldürün. sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır. yalnız, mescid-i haram yanında, onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın. sizinle savaşırlarsa onları öldürün. kâfirlerin cezası böyledir.

nisa 74: o hâlde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, allah yolunda savaşsınlar. kim allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.

nisa 89: arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. bu sebeple, onlar allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.

nisa 91: diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini göreceksin. bunlar küfre her döndürüldüklerinde ona atılırlar. eğer bunlar sizden uzak durmazlar, sizinle barış içinde yaşamak istemezler, ellerini savaştan çekmezlerse, onları yakalayın ve onları nerede bulursanız öldürün. işte bunlara karşı size apaçık bir yetki verdik.

tevbe 5: haram aylar çıkınca bu allah’a ortak koşanları artık bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. şüphesiz allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

muhammed 4: inkâr edenlerle karşılaştığınız zaman boyunlarını vurun. nihayet onları çökertip etkisiz hâle getirdiğinizde bağı sıkı bağlayın (sağ kalanlarını esir alın). artık bundan sonra ya karşılıksız ya da fidye karşılığı salıverin. savaş sona erinceye kadar hüküm budur. eğer allah dileseydi, onlardan öç alırdı. fakat sizi birbirinizle denemek için böyle yapıyor. allah yolunda öldürülenlere gelince, allah onların amellerini asla boşa çıkarmayacaktır.

maide 33: allah’a ve resûlüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri, yahut asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden sürülmeleridir. bu cezalar onlar için dünyadaki bir rezilliktir. ahirette de onlara büyük bir azap vardır.

ahzap 61: andolsun, eğer münafıklar, kalplerinde bir hastalık bulunanlar ve medine’de kötü haberler yayıp ortalığı karıştıranlar vazgeçmezlerse, elbette seni onların üzerine gitmeye teşvik edeceğiz. onlar da orada lânete uğramış kimseler olarak seninle pek az süre komşu kalacaklardır. nerede bulunurlarsa, yakalanırlar ve yaman bir şekilde öldürülürler.

bakara 193: hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık yalnız zalimlere karşıdır.

bakara 244: allah yolunda savaşın ve bilin ki, şüphesiz allah hakkıyla işitendir ve hakkıyla bilendir.

nisa 76: iman edenler, allah yolunda savaşırlar. inkâr edenler de tâğût yolunda savaşırlar. o hâlde, siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.

nisa 84: artık allah yolunda savaş! sen ancak kendinden sorumlusun! mü’minleri de savaşa teşvik et. umulur ki allah inkâr edenlerin gücünü kırar. allah’ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir.

enfal 39: baskı ve şiddet kalmayıncaya ve din tamamen allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. eğer vazgeçerlerse, şüphesiz ki allah onların yaptıklarını hakkıyla görendir.

tevbe 14: onlarla savaşın ki, allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin, mü’min topluluğun gönüllerini ferahlatsın ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. allah, dilediğinin tövbesini kabul eder. allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

tevbe 123: ey iman edenler! kâfirlerden yakınınızda olanlarla savaşın ve sizde bir sertlik bulsunlar. bilin ki, allah kendisine karşı gelmekten sakınanlarla beraberdir.

saffat 4: hiç şüphe yok ki allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanları sever.

bakara 216: savaş, hoşunuza gitmediği hâlde, size farz kılındı. olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. allah bilir, siz bilmezsiniz.

enfal 65: ey peygamber! mü’minleri savaşa teşvik et. eğer içinizde sabırlı yirmi kişi bulunursa, iki yüz kişiye galip gelirler. eğer içinizde yüz kişi bulunursa, inkâr edenlerden bin kişiye galip gelirler. çünkü onlar anlamayan bir kavimdir.

gibi buram buram barış kokan ayetler de "kitab-ı mukaddestedir" zaten.
devamını gör...

bugün dergimizi şereflendiren yazarımız:
son samuray. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradaki öne çıkanlardan ulaşabilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...

güzel bir anımı hatırlayamadım ama babamın bir anısını yazayım.
sene 1998 babam ve 5 arkadaşı çok güzel bir kadroyla dershane açıyorlar. dershane açıldıktan sonra tek yapılması gereken öğrencilere ulaşmak ve kayıt yaptırmaları için ikna etmek. o dönemlerde de dershaneler arası bir moda varmış, dereceye giren ogrencilere hediye vermek gibi. bizimkiler de düşünmüşler ve reklam panolarına bu yaziyi yazdırmışlar
" üniversite giriş sınavında ilk 3'e giren öğrencimize 0 km doğan slx vereceğiz"
tabi bu kampanyadan dolayı bütün sınıflar dolmuş bunun heyecanıyla bir sene eğitim vermişler ve sınav zamanı gelmiş bütün öğrenciler sınava girmiş. yaklaşık olarak 2 ay sonra sınav sonuçları açiklanmiş.
ertesi hafta bir öğrenci bu reklam projesini hatirlamiş ve dershaneyi ziyarete gelmiş belgelerle babama ve diğer hocalara türkiye'de fen kısmında 3 matematik kisminda 2. olarak derece yaptığını söylemiş ve arabayi istemiş.
tabi bizimkiler öyle bir reklam yaptiklarini bile unutmuşlar. neyse sadete geleyim
1999 yılında sıfir km doğan slx'i almış babamgil ve öğrenciye vermiş. öğrenci şuanda başarili bir endüstri mühendisi.
bu da böyle bir anımız buraya kadar okuduysan teşekkür ederim.*
devamını gör...

dedem az mola ver dedirten haber. (bkz: susun deli konuşuyor)
devamını gör...

günaydın sözlükçüm,

günü ayanlardan ziyade, henüz uyanmadığından benim günü ayamadı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

behiye aksoy-gülünce gözlerinin içi gülüyor.
devamını gör...

sevinçle karışık mahcubiyet.
devamını gör...

gözlemlenebilir evrende, shapley çekicisi'nin tam tersi istikamette görülen ve tüm galaksilerin kendisinden hızla uzaklaştığı yapı. türkçeye çevirince çift kutuplu itici gibi bir anlamı oluyor.

shapley çekicisi, galaksilerin süratle kendisine doğru çekildiği dev bir yapı. dipole repeller ise bunun tam tersi bir özellik gösteriyor ve gözlemlenen galaksilerin kendisinden uzaklaştığını görüyoruz. bu iki yapı birlikte düşünüldüğünde dev bir mıknatısın iki kutbuna benziyorlar.

bir mıknatısta manyetik alan çizgileri kuzey kutuptan güney kutba doğru yönlenir. evrende de, en azından evrenin bizim görebildiğimiz kadarında galaksiler dipole repeller'dan shapley çekicisi'ne doğru yönleniyor gibi görünüyor. bunun neden gerçekleştiğine dair henüz bir bilgimiz yok. yani shapley çekicisi büyük bir kütleye sahip ve galaksileri kütle çekim kuvveti nedeniyle çekiyor, o kısmını biliyoruz ama neden dipole repeller bölgesinin boş olduğunu ve bu iki zıt özellikli bölgenin nasıl oluştuğunu henüz bilmiyoruz.

mıknatıs kutupları ve bahsi geçen uzay bölgeleri arasındaki benzerliği kendiniz de görebilirsiniz şu görsellerle;

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

aşağıdaki görselde mavi renk yüksek yoğunluğu, kırmızı ise düşük yoğunluğu temsil ediyor:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

pazarlanmak istenen ürünleri uygun kompozisyonlar ile etkileyici bir biçimde son kullanılacalara ulaştırmayı amaçlayan fotoğrafçılık alt dalıdır. moda fotoğrafçılığı yapmak için öncelikle profesyonel olmak gerekmektedir. bunun anlamı, satın alınabilir, ticari işler yapıyor olmanızdır. bununla birlikte sanattan, sanat tarihinden anlayan, gündemi , trendi takip eden ve fotoğraflayacağı ürünü tanıyan fotoğrafçılar her zaman daha başarılı olurlar. moda fotoğrafçılığında etkin bir başarı için olmazsa olmazlarlardan ikisi ise, çekim öncesinde ekiple toplantı yaparak, tam çekimi planlanan karelerin üstünden geçerek tüm oluşabilecek olumsuzlukların önüne geçmek ve fotoğraflama işlemi sonrasında güçlü bir ışıklı oda işlemine tabi tutmaktır. sonuçta çekilen bu fotoğraflar editorial fotoğraftan uzak, ticari ürünler olduğu için çekim amacına uygun olarak izleyici ile buluşturulması öncelikli şartlardan biridir. moda fotoğraçılığı içerisinde fotoğrafçının kendine has bir çekim tekniğinin olması da imzası olarak tanımlanır. sonuçta ortaya çıkan son ürünün üstüne ismini yazmadan izleyiciler ile buluştururken, gelecek işlere de yol açmanın en etkili yöntemi budur. moda fotağçısının geniş bir araç parkuru olması yanında yardımcı ekibinin de etkin ve bilgili olması başarı oranını yükseltecektir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim