rusça
yaklaşık 3 bin* kelimesinin kürtçe ile ortak-benzer olduğu teorisi bulunan dil.
azıcık örnek:
spas-spasibo (teşekkür)
bra-brad (kardeş)
mişk-miş (fare)
azıcık örnek:
spas-spasibo (teşekkür)
bra-brad (kardeş)
mişk-miş (fare)
devamını gör...
yıldızları izlemek
göğün açık olduğu zamanlarda mutlaka başım yukarıdadır.
skyview adında bir uygulama var, konum servislerini açıp gözle seçebildiğiniz tüm yıldızların, gezegenlerin ve dünyanın etrafında turlar atan uzay istasyonunun yerini belirleyebiliyoruz: bu benim için mutluluk verici.
güneşin battığı yerde venüs göz kırpar, oldukça parlaktır hem.
venüs, jüpiter ve mars’ın nerede olduğunu tayin edebiliyorum program sayesinde.sirrius,vega, betelgeuse çok parlak olanlardan bazılarıdır.
evdekiler benim coşkumu paylaşmasa da ben yine gökyüzünün seyrine dalarım yaz geceleri.
çok sıkıldığım zamanlarda anneannem göğe bak, rahatlarsın, derdi.
gerçekten de işe yarar bu, belki de evrende küçük bir toz tanesi olduğumuzu anımsarız, kendimizi bu kadar büyük ve önemli görmeyi bırakırız, bencilliğimizi terkederiz.
skyview adında bir uygulama var, konum servislerini açıp gözle seçebildiğiniz tüm yıldızların, gezegenlerin ve dünyanın etrafında turlar atan uzay istasyonunun yerini belirleyebiliyoruz: bu benim için mutluluk verici.
güneşin battığı yerde venüs göz kırpar, oldukça parlaktır hem.
venüs, jüpiter ve mars’ın nerede olduğunu tayin edebiliyorum program sayesinde.sirrius,vega, betelgeuse çok parlak olanlardan bazılarıdır.
evdekiler benim coşkumu paylaşmasa da ben yine gökyüzünün seyrine dalarım yaz geceleri.
çok sıkıldığım zamanlarda anneannem göğe bak, rahatlarsın, derdi.
gerçekten de işe yarar bu, belki de evrende küçük bir toz tanesi olduğumuzu anımsarız, kendimizi bu kadar büyük ve önemli görmeyi bırakırız, bencilliğimizi terkederiz.
devamını gör...
müslüm gürses'i anma gecesi radyo yayını
beyfendiliği askıya aldığım gecedir. an itibariyle kadıköy derbederi olarak güncelliyorum. açtım yayını dinlemekteyim.
devamını gör...
alıngan insan tipi
çevresindeki insanların hayatını zorlaştıran ve onları yoran insan tipidir.
aşırı alıngan bir akraba ya da arkadaşa sahipseniz vay halinize. insanın her hareketinden, bakışından ve nefes alışından bile alınma potansiyeline sahiptirler. sonra düşün dur acaba ben ne yaptım da ne dedim de alındı diye. halbuki sorun kendilerindedir. bana göre bu aşırı alınganlığın temelinde öz güven eksikliği yatmaktadır. benden uzak olsunlar.
aşırı alıngan bir akraba ya da arkadaşa sahipseniz vay halinize. insanın her hareketinden, bakışından ve nefes alışından bile alınma potansiyeline sahiptirler. sonra düşün dur acaba ben ne yaptım da ne dedim de alındı diye. halbuki sorun kendilerindedir. bana göre bu aşırı alınganlığın temelinde öz güven eksikliği yatmaktadır. benden uzak olsunlar.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
yayını aksatmadan dinlemeye devam ederek, maksimum iki hafta içerisinde verem olup sanatoryumdan bildirmeye devam edeceğimi düşündüğüm yayın...
devamını gör...
ne istediğini bilmek
büyük bir erdemdir, insanın içindeki farklı duygu ve istek mekanizmaları sürekli bir şeyler isteme halindedir. eğer insan bunların hepsini kabul edip her istek mekanizmasını eyleme çevirseydi, ondaki istek mekanizmasının hayvanlarınkinden farkı kalmayacaktı.
bundan dolayı insanın duygularından hangisini eyleme çevireceğine karar vermesi gerekir. insanın karakteri bu kararlar neticesinde şekillenir. mesela zevk ve huzuru birbirinden ayıramamış bir insan anlık zevkleri huzur zannedip daha kısa yoldan mutluluklar arar ise zaman geçtikçe elinde bir şey kalmayacaktır,
terbiyenin mânâsıda budur, kısa yol çoğu zaman doğru yol değildir. kişi ne istediğini çok iyi bilmeli, ihtimal ki kendisi için kötü olacak bir şeyi istiyordur.
insanı yaratan allah insanlara bu özelliğinden de bahsediyor.
" insan, şerri de hayrı istediği gibi ister. insan pek acelecidir! "
ve yed'u el insânu bi eş şerri duâe-hu bi el hayri ve kâne el insânu acûlen
وَيَدْعُ الإِنسَانُ بِالشَّرِّ دُعَاءهُ بِالْخَيْرِ وَكَانَ الإِنسَانُ عَجُولاً
isra 11
-
hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı seviyorsunuz.
kellâ bel tuhıbbûne el âcilete
كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ
kıyâme suresi 20
bundan dolayı insanın duygularından hangisini eyleme çevireceğine karar vermesi gerekir. insanın karakteri bu kararlar neticesinde şekillenir. mesela zevk ve huzuru birbirinden ayıramamış bir insan anlık zevkleri huzur zannedip daha kısa yoldan mutluluklar arar ise zaman geçtikçe elinde bir şey kalmayacaktır,
terbiyenin mânâsıda budur, kısa yol çoğu zaman doğru yol değildir. kişi ne istediğini çok iyi bilmeli, ihtimal ki kendisi için kötü olacak bir şeyi istiyordur.
insanı yaratan allah insanlara bu özelliğinden de bahsediyor.
" insan, şerri de hayrı istediği gibi ister. insan pek acelecidir! "
ve yed'u el insânu bi eş şerri duâe-hu bi el hayri ve kâne el insânu acûlen
وَيَدْعُ الإِنسَانُ بِالشَّرِّ دُعَاءهُ بِالْخَيْرِ وَكَانَ الإِنسَانُ عَجُولاً
isra 11
-
hayır; siz çarçabuk geçmekte olanı seviyorsunuz.
kellâ bel tuhıbbûne el âcilete
كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ
kıyâme suresi 20
devamını gör...
bilgi kategorisinden sorumlu moderatörün ayrımcı olması
devamını gör...
tanrı
tanrının varlığı ya da yokluğu benim en çok merak ettiğim şeydir. hatta hayatımdaki en önemli sorudur. yaşayacağımız hayat kaç sene ki? yetmiş, seksen, yüz sene olsa ne olur? öleceğimiz, toprağa karışacağımız kesindir.
öldükten sonra yaşam var mı? ya da hepten yok mu olacağız?
yaşamak, var olmak en temel güdümüz. yok olmayı kim ister ki? bu durumda ölümden sonra yaşamaya başka formda da olsa devam edip etmeyeceğim merakını hiç bir dürtü bastıramaz.
bu merakı giderecek kesin bilgi tabi ki kimsede yok. evet tanrıya işte bu noktada inanmak istiyorum. inanç meselesi. tanrıya isteyen inanır isteyen inanmaz derler. iş okadar basit değil. bir şeye inanman için kıymetli delil lazım. istemekle olmuyor.
dinin kanaat önderleri, tanrının yollamış olduğu mesajı dünyevi çıkarları uğruna eklemelerle, saptırmalarla yozlaştırmış olsa da, nakledilmiş bu uydurma öğretileri ana akım topluluklar sorgulamadan kabul etmiş olsa da bu beni ilgilendirmez. beni bir kalıba sokamaz.
tüm ön kabüllerden arınıp, tanrının varlığını ve indirdiği kitabı kendimce biriktirdiğim deliller ile kabul ediyor, inanıyorum.
karşısına çıktığım zaman ona diyeceğim şey şu, kitabını okudum bana verdiğin şuur ile doğru bulduğum yöne gittim.
öldükten sonra yaşam var mı? ya da hepten yok mu olacağız?
yaşamak, var olmak en temel güdümüz. yok olmayı kim ister ki? bu durumda ölümden sonra yaşamaya başka formda da olsa devam edip etmeyeceğim merakını hiç bir dürtü bastıramaz.
bu merakı giderecek kesin bilgi tabi ki kimsede yok. evet tanrıya işte bu noktada inanmak istiyorum. inanç meselesi. tanrıya isteyen inanır isteyen inanmaz derler. iş okadar basit değil. bir şeye inanman için kıymetli delil lazım. istemekle olmuyor.
dinin kanaat önderleri, tanrının yollamış olduğu mesajı dünyevi çıkarları uğruna eklemelerle, saptırmalarla yozlaştırmış olsa da, nakledilmiş bu uydurma öğretileri ana akım topluluklar sorgulamadan kabul etmiş olsa da bu beni ilgilendirmez. beni bir kalıba sokamaz.
tüm ön kabüllerden arınıp, tanrının varlığını ve indirdiği kitabı kendimce biriktirdiğim deliller ile kabul ediyor, inanıyorum.
karşısına çıktığım zaman ona diyeceğim şey şu, kitabını okudum bana verdiğin şuur ile doğru bulduğum yöne gittim.
devamını gör...
golfçü dirseği
fleksör kasların tendonlarının aşırı gerilmesinde veya medial epikondil(dirsek iç tarafı) lezyonlarında oluşan durumdur.
medial epikondilde çok şiddetli ağrı ile karakterizedir.
golfçülerde yaygın görüldüğü için bu ismi almıştır.
medial epikondilde çok şiddetli ağrı ile karakterizedir.
golfçülerde yaygın görüldüğü için bu ismi almıştır.
devamını gör...
mutsuzlukla başa çıkmanın yolları
bu da geçer yahu demek. şu fani dünyada her şey gelip geçiyor, her şey değişiyor. bugün mutlu olan yarın mutsuz, bugün mutsuz olan yarın mutlu olabiliyor. demem o ki hiç bir şey kalıcı değil.
devamını gör...
tek tabloda 112 atasözü: pieter bruegel
hollandalı ressam pieter bruegel'in 1559 yılında 112 flemenkçe atasözü ve deyimi resmettiği 'mavi pelerin' tablosu ilk bakıldığında oldukça karmaşık görünse de aslında bütünlüğü bozan bir aykırılıkta söz konusu değildir. resmettiği bazı atasözlerinin günümüzde karşılıkları olsa da bazılarının günümüzde tam bir karşılığı olduğunu söyleyemeyiz. resmi biraz incelediğinizde 'büyük balık küçük balığı yutar.', ' akıntıya karşı yüzmek' gibi deyimleri farkedebilirsiniz. bunun dışında:
-kocasına mavi pelerin giydirmek: kocasını aldatmak. bizdeki 'boynuzlamak gibi'
-şeytana mum atmak: her gördüğünü pohpohlayarak arkadaş edinmeye çalışmak.
-arkası tutuşmak: bizdeki 'götü tutuşmak'
-dana boğulduktan sonra kuyuyu kapatmak: iş işten geçtikten sonra önlem almaya çalışmak
gibi daha birçok atasözünü de resmi incelediğinizde görebilirsiniz. merak edenler için linki de bırakıyorum.
buradan
-kocasına mavi pelerin giydirmek: kocasını aldatmak. bizdeki 'boynuzlamak gibi'
-şeytana mum atmak: her gördüğünü pohpohlayarak arkadaş edinmeye çalışmak.
-arkası tutuşmak: bizdeki 'götü tutuşmak'
-dana boğulduktan sonra kuyuyu kapatmak: iş işten geçtikten sonra önlem almaya çalışmak
gibi daha birçok atasözünü de resmi incelediğinizde görebilirsiniz. merak edenler için linki de bırakıyorum.
buradan
devamını gör...
musicbuddy
bu şarkıyı hiç kimse bilmesin istiyorum.. hep benim şarkım olsun istiyorum. ama olur da bir gün serin balkonda sigaranızla derin düşüncelere dalarsanız ; sizinle de paylaşabilirim. buyrun... buradan
devamını gör...
bebeklerin yüzünü emojiyle kapatmak
hayır kapatacaksan atma hıyar. cringe.
devamını gör...
atsina
a'aninin, gros ventre. kuzey amerika'nın büyük ovalar bölgesinde yaşayan, algonkin dili konuşan bir kızılderili kabilesidir.
bu kabile kendisine "a'aninin" diyor ama artık nasıl yemek yemiş ve ne göbek yapmışlarsa onları gören beyazlar tarafından "büyük göbek" manasında "gros ventre" ve karaayak kabilesi tarafından "bağırsak halkı" manasında "atsena" denildiği için bu isimlerle tanınmıştır.
eskiden büyük göller bölgesinde yaşarken, ojibwe'lerin saldırıları karşısında batıya kaçan gruptan, büyük ovaların güneyine gidenlere arapaho denilirken, kanada'nın saskatchewan ve a.b.d'nin montana civarında yaşayanlar ise atsina ismini aldılar. geldikleri bölgede assiniboin ve cree saldırılarına karşı karaayak'larla ittifak oldular.
beyazlarla savaşları olmadı, antlaşma yaptılar ve rezervasyonda yaşamaya razı oldular. bugün montana'daki rezervasyonda eski düşmanları olan assiniboin kabilesiyle beraber yaşamaktadırlar.
bu kabile kendisine "a'aninin" diyor ama artık nasıl yemek yemiş ve ne göbek yapmışlarsa onları gören beyazlar tarafından "büyük göbek" manasında "gros ventre" ve karaayak kabilesi tarafından "bağırsak halkı" manasında "atsena" denildiği için bu isimlerle tanınmıştır.
eskiden büyük göller bölgesinde yaşarken, ojibwe'lerin saldırıları karşısında batıya kaçan gruptan, büyük ovaların güneyine gidenlere arapaho denilirken, kanada'nın saskatchewan ve a.b.d'nin montana civarında yaşayanlar ise atsina ismini aldılar. geldikleri bölgede assiniboin ve cree saldırılarına karşı karaayak'larla ittifak oldular.
beyazlarla savaşları olmadı, antlaşma yaptılar ve rezervasyonda yaşamaya razı oldular. bugün montana'daki rezervasyonda eski düşmanları olan assiniboin kabilesiyle beraber yaşamaktadırlar.
devamını gör...
orta çağ'da yaşayacak olsan yapacağın meslek
rahibe olurdum. muhtemelen şeytan çıkarma ritüellerini sabote ederdim.
devamını gör...
son görülmesi ve mavi tiki kapalı insan
öyle bir rahatlıktır ki bir daha bırakamazsın
devamını gör...
acta est fabula
oyun bitti anlamına gelen latince deyiş. dilimize bazı kaynaklarda gösteri bitti olarak da çevrilmiştir. antik roma tiyatrolarında gösterinin bittiğini belirtmek için de kullanılmıştır fakat arkasında daha etkileyici bir hikaye yatar. rivayetlere göre ilk roma imparatoru olan gaius julius caesar octavianus augustus öleceğini hissettiğinde etrafındakilere rolümü iyi oynadım mı diye sormuş - bazı kaynaklarda rolümü iyi oynamadım mı olarak bir soru cümlesinden ziyade teyit etme durumu olduğu da geçer- ve evet cevabını aldıktan sonra bu cevabı vermiştir. bir başka versiyonda plaudite, acta est fabula* olarak da sunulur deyiş. anlatının gerçekliği kesin olmamakla beraber yine de oldukça etkileyicidir çünkü ölüm gösterinin bittiği yerdir. perde kapanır, son alkışlar duyulur ve seyirciler oyunun nasıl olduğu hakkında iyi veya kötü bir kaç cümle kurup evlerine dağılırlar. ölüm de benzer bir yapıdadır çünkü son sahne oynanıp perde kapandığında ne kadar iyi veya başarılı bir hayat sürüldüğünün önemi kalmaz, ardından alınabilecek en iyi teselli ödülü belki bir kaç iyi düşünce ve yorumdur ama zaten ölenin bundan haberi olmadığından pek de ödül gibi değildir. augustus bu cümleyi kurarken ne düşündü bilinmez ama bana kalırsa ölmeden dakikalar önce bu katı gerçekliğin ironik ve hatta neredeyse komik denebilecek benzerliğinin farkına varmış bir adamın cümleleriydi bunlar. ek olarak la vie de gargantua et de pantagruel'in yazarı françois rabelais bu hikayeden oldukça etkilenmiş olsa gerek ölmeden önce tirez le rideau, la farce est joueé* cümlelerini kurmuştur.
devamını gör...
nickaltı
nedense marketten yeni gelmiş poşetleri açan çocuk heyecanıyla okuduğum hede.
devamını gör...
günde kendi çocuğunu ballandıra ballandıra anlatan kadın
devamını gör...
