yazarların istekleri
kafa sözlük ahalisi çok farklı, diğer hiç bir sözlük veya sosyal mecrayla kıyaslanmayacak kadar farklı hemde.
bu fark o kadar açık ve net biçimde görülüyor ki, bazen insanın içine ciddi bir karamsarlık düşmesi artık olağan hale geliyor.
ekonomi yazıyorsun, tık yok,
siyaset zaten öcü,
ınsan hakları, özgürlükler, eh işte,
güncel ülke dünya sorunları, bana ne,
ee, sonra , ne olacak böyle, geriye ne kalıyor, 3-5 goygoy başlığı.
valla bravo, ha bugün, ha yarın dedik, ama kafa ileri gideceği yerde geriye gidiyor.
az önce trakya ilahiyat dekanının boğaziçi'li öğrencileri tehdit ettiği haberini başlık yaptım.
6-7 kişi geldi, bir tepki koydu ortaya.
(benim başlık yapmam değil önemli olan, örnek o olduğu için bu vurguyu yapıyorum.)
bunun gibi o kadar çok konu ve başlık var ki , birazcık araştırsam yüzlerce böyle yok olup giden başlık bulur yazarım buraya.
hani o beğenmeyip, her firsatta yaftalama yapılan sözlükte, aynı konu başlık yapılmış, şu anda gündemde 3. sırada, sanırım 350 civarında girilen entry var.
bu adamlarla biz, farklı ülkelerde farklı dünyalarda mı yaşıyoruz acaba diyorum bazen .
bu kadar hayattan dünyadan gerçeklerden kopuk insan bir araya nasıl geldi, gerçekten anlamıyorum.
gördüğüm o ki, kafa bu şekilde iyiye gitmiyor. bir süre sonra 3-5 çocuğun oyun oynadığı bir yer olarak kalırsa doğrusu hiç şaşırmam.
belli bir süre sonra bu konulara duyarlı kişilerde, ciddi bir hayal kırıklığı, umutsuzluk ve bıkkınlık yaratıyor bu durum...
kimse kalkıp her zaman yaptıkları gibi, saçma sapan savunmalarla karşı saldırıya geçmesin lütfen.
konunun benim şahsımla hiç bir ilgisi yok, ben sizlerle varolan bir gerçeği gözümüzün önüne koyuyorum sadece ...
edit; iki elin parmakları kadar sayıda olan duyarlı yazarı tenzih ediyorum.
onlar zaten kendilerini biliyorlar.
edit : değerli arkadaşlarım,
yukarıda da söyledim ama tam anlaşılmamış sanırım.
bu başlığa da çok az tepki olmasına rağmen, bunlardan birkaçının hala tam da benim tespitlerim doğrultusunda yorum yaptığını görüyorum.
bakın meselenin özünü daha iyi anlamanız için küçük bir araştırma yaptım.
geriye dönük 10 sayfa başlığı inceledim.
10 sayfa başlık demek, yaklaşık 600-650 adet başlık demek.
bunlardan 20 ve üzeri entry girilen başlıklar şunlar.
(bkz: geceye ingilizce bir söz bırak)
(bkz: ak parti ile ülkemiz 50 yıl ileri gitti)
(bkz: birden fazla kitabı beraber okumak)
(bkz: defalarca izlenen filmler)
(bkz: halkımızın uzman olduğu konular)
(bkz: dark (dizi))
(bkz: kırtasiyeye girince her şeyi alma isteği)
evet. 20 ve üzeri entry girilen başlık adeti sadece 7.
sonra 20-10 arası entry girilen başlıklara baktım. onlar da ;
(bkz: emekli olup sahil kasabasına yerleşmek)
(bkz: her şeye ve herkese rağmen yalnız hissetmek)
(bkz: adana'da görülen 15 metrelik balina)
(bkz: yaş ilerledikçe artan şeyler)
(bkz: en sevdiğiniz dublaj sanatçıları)
(bkz: mirkelam)
(bkz: 33 metrelik dev vajina heykeli)
(bkz: sinirliyken kendini ifade edememek)
(bkz: hatalardan ders çıkarmak)
(bkz: yarın için yaşamak)
(bkz: testere’yi oynayabilecek türk oyuncu)
(bkz: sözlük yazarlarının satın aldıkları son kitap)
(bkz: uzaylı görülünce söylenecek ilk şey)
(bkz: uzun tanımları okumamak)
(bkz: bir cümleyle hayattan öğrendiklerimiz)
(bkz: ağırınıza giden sözler)
(bkz: alacakaranlık (film))
(bkz: kafa sözlük yazarlarının meslekleri)
(bkz: çaya şeker atmadan içen kişi)
(bkz: tik tok kullanmayan yazarlar veri tabanı)
(bkz: 2023'te ay'a gidiyoruz)
(bkz: ailenin kafa sözlük'te yazar olduğunu öğrendiklerinde tepkileri)
(bkz: mahir ünal'ın çiftçiye akıllı telefonu çok görmesi)
(bkz: ilahiyat dekanından boğaziçi'li öğrencilere tehdit)
bu başlıklar. toplam adet mi , 24 .
evet , 10 ila 20 arası tanım girilen başlık sayısı 24 adet .
ne oldu toplam ,31.
kafa sözlükte 650 adet başlıktan ortalama 20 entry girilen başlık sayısı sadece 31.
geriye kalan 620 başlıkta entryler 10'un altında. çoğunlukla da 1 veya 2.
bilemiyorum, bu durum benim ne anlatmaya çalıştığımla ilgili biraz daha farklı bir pencereden bakmanıza yardımcı oldu mu ?
ınanmayanlar, kısa bir incelemeyle bu başlıkları teyid edebilirler.
bu fark o kadar açık ve net biçimde görülüyor ki, bazen insanın içine ciddi bir karamsarlık düşmesi artık olağan hale geliyor.
ekonomi yazıyorsun, tık yok,
siyaset zaten öcü,
ınsan hakları, özgürlükler, eh işte,
güncel ülke dünya sorunları, bana ne,
ee, sonra , ne olacak böyle, geriye ne kalıyor, 3-5 goygoy başlığı.
valla bravo, ha bugün, ha yarın dedik, ama kafa ileri gideceği yerde geriye gidiyor.
az önce trakya ilahiyat dekanının boğaziçi'li öğrencileri tehdit ettiği haberini başlık yaptım.
6-7 kişi geldi, bir tepki koydu ortaya.
(benim başlık yapmam değil önemli olan, örnek o olduğu için bu vurguyu yapıyorum.)
bunun gibi o kadar çok konu ve başlık var ki , birazcık araştırsam yüzlerce böyle yok olup giden başlık bulur yazarım buraya.
hani o beğenmeyip, her firsatta yaftalama yapılan sözlükte, aynı konu başlık yapılmış, şu anda gündemde 3. sırada, sanırım 350 civarında girilen entry var.
bu adamlarla biz, farklı ülkelerde farklı dünyalarda mı yaşıyoruz acaba diyorum bazen .
bu kadar hayattan dünyadan gerçeklerden kopuk insan bir araya nasıl geldi, gerçekten anlamıyorum.
gördüğüm o ki, kafa bu şekilde iyiye gitmiyor. bir süre sonra 3-5 çocuğun oyun oynadığı bir yer olarak kalırsa doğrusu hiç şaşırmam.
belli bir süre sonra bu konulara duyarlı kişilerde, ciddi bir hayal kırıklığı, umutsuzluk ve bıkkınlık yaratıyor bu durum...
kimse kalkıp her zaman yaptıkları gibi, saçma sapan savunmalarla karşı saldırıya geçmesin lütfen.
konunun benim şahsımla hiç bir ilgisi yok, ben sizlerle varolan bir gerçeği gözümüzün önüne koyuyorum sadece ...
edit; iki elin parmakları kadar sayıda olan duyarlı yazarı tenzih ediyorum.
onlar zaten kendilerini biliyorlar.
edit : değerli arkadaşlarım,
yukarıda da söyledim ama tam anlaşılmamış sanırım.
bu başlığa da çok az tepki olmasına rağmen, bunlardan birkaçının hala tam da benim tespitlerim doğrultusunda yorum yaptığını görüyorum.
bakın meselenin özünü daha iyi anlamanız için küçük bir araştırma yaptım.
geriye dönük 10 sayfa başlığı inceledim.
10 sayfa başlık demek, yaklaşık 600-650 adet başlık demek.
bunlardan 20 ve üzeri entry girilen başlıklar şunlar.
(bkz: geceye ingilizce bir söz bırak)
(bkz: ak parti ile ülkemiz 50 yıl ileri gitti)
(bkz: birden fazla kitabı beraber okumak)
(bkz: defalarca izlenen filmler)
(bkz: halkımızın uzman olduğu konular)
(bkz: dark (dizi))
(bkz: kırtasiyeye girince her şeyi alma isteği)
evet. 20 ve üzeri entry girilen başlık adeti sadece 7.
sonra 20-10 arası entry girilen başlıklara baktım. onlar da ;
(bkz: emekli olup sahil kasabasına yerleşmek)
(bkz: her şeye ve herkese rağmen yalnız hissetmek)
(bkz: adana'da görülen 15 metrelik balina)
(bkz: yaş ilerledikçe artan şeyler)
(bkz: en sevdiğiniz dublaj sanatçıları)
(bkz: mirkelam)
(bkz: 33 metrelik dev vajina heykeli)
(bkz: sinirliyken kendini ifade edememek)
(bkz: hatalardan ders çıkarmak)
(bkz: yarın için yaşamak)
(bkz: testere’yi oynayabilecek türk oyuncu)
(bkz: sözlük yazarlarının satın aldıkları son kitap)
(bkz: uzaylı görülünce söylenecek ilk şey)
(bkz: uzun tanımları okumamak)
(bkz: bir cümleyle hayattan öğrendiklerimiz)
(bkz: ağırınıza giden sözler)
(bkz: alacakaranlık (film))
(bkz: kafa sözlük yazarlarının meslekleri)
(bkz: çaya şeker atmadan içen kişi)
(bkz: tik tok kullanmayan yazarlar veri tabanı)
(bkz: 2023'te ay'a gidiyoruz)
(bkz: ailenin kafa sözlük'te yazar olduğunu öğrendiklerinde tepkileri)
(bkz: mahir ünal'ın çiftçiye akıllı telefonu çok görmesi)
(bkz: ilahiyat dekanından boğaziçi'li öğrencilere tehdit)
bu başlıklar. toplam adet mi , 24 .
evet , 10 ila 20 arası tanım girilen başlık sayısı 24 adet .
ne oldu toplam ,31.
kafa sözlükte 650 adet başlıktan ortalama 20 entry girilen başlık sayısı sadece 31.
geriye kalan 620 başlıkta entryler 10'un altında. çoğunlukla da 1 veya 2.
bilemiyorum, bu durum benim ne anlatmaya çalıştığımla ilgili biraz daha farklı bir pencereden bakmanıza yardımcı oldu mu ?
ınanmayanlar, kısa bir incelemeyle bu başlıkları teyid edebilirler.
devamını gör...
oryantalizm
19 yy ikinci yarısında itibaren batılı sanatçıların doğuyu yakından görüp doğu şehirlerini inceleyip eserlerinde realist bir şekilde yansıtmaya gittikleri akımdır.özellikle ressamları çoğu resimlerde vaha,çöl,harem sahneleri, yiğitliği yansıtan savaş ve av sahneleri gibi doğuya özgü konulara ağırlık vermişlerdir.
örnekler;


örnekler;


devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
içimde bir gram bile vicdan kalmadı fakat son bir sevgi tohumu kaldı ve o tohumu yeşillendirip eski iyi halimi yakalamaya çalışıyorum. gücüm de kalmadı pek. her gün kendime yalvarıyorum o tohumu kurutma diye ama bu yeşerme için de yine başka bir şeyi bekliyorum. son bir çabam, umudum kaldı. o da olmazsa asla eskisi gibi olamayacağımdan korkuyorum.
devamını gör...
bedia akarsu
akarsu, kamuran birand’dan sonra ikinci kadın felsefe profesörümüzdür.
türkiye'de felsefenin kurulup gelişmesinde büyük katkıları olan kişidir. uzun yıllar istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümünde çalışmış.kendisi en çok kant ve scheler’in ahlak felsefelerinden etkilenmiştir. bunun gerekçesini ise şu sözlerle açıklamıştır:
kant insana saygıyı, scheler sevgiyi öğrettiği için. saygı ve sevgi ahlak felsefesinin temel kavramları olduğu gibi, insan olmanın da temel nitelikleri'dir.
yaşamın kurallar üzerinden ilerlemesine en büyük ilave olarak sevgi ve saygı ile ilerlemesi baz alınır. bilimde, sanatta, edebiyatta,felsefede her yerde bu ikili ile kucaklaşıp net sonuca varılmalı.
akarsu, bilimsel düşünüşün sorgulayarak, araştırarak doğru sonuca götürebileceğini öne sürer. sorunları bizim çerçevemizin dışında tüm insanlığı ilgilendiren genel bir bakış açısıyla değerlendirmiştir. atatürk inkılaplarına bağlı bir cumruriyet kadını olarak örnek olmuş, çağdaşlaşma ve aydınlanmacı görevini üstlenmiştir. felsefe,eğitim ve toplum konularında hümanist bakış açısıyla destek vermiştir. felsefe'yi yaşadığı toplum için bir çaba olarak kullanmış. felsefe terimlerinin türkçe'leşmesi hususunda büyük rol almıştır.
işte karşınızda dolu dolu bir ömür geçirmiş, bir bilim kadını.
türkiye'de felsefenin kurulup gelişmesinde büyük katkıları olan kişidir. uzun yıllar istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi felsefe bölümünde çalışmış.kendisi en çok kant ve scheler’in ahlak felsefelerinden etkilenmiştir. bunun gerekçesini ise şu sözlerle açıklamıştır:
kant insana saygıyı, scheler sevgiyi öğrettiği için. saygı ve sevgi ahlak felsefesinin temel kavramları olduğu gibi, insan olmanın da temel nitelikleri'dir.
yaşamın kurallar üzerinden ilerlemesine en büyük ilave olarak sevgi ve saygı ile ilerlemesi baz alınır. bilimde, sanatta, edebiyatta,felsefede her yerde bu ikili ile kucaklaşıp net sonuca varılmalı.
akarsu, bilimsel düşünüşün sorgulayarak, araştırarak doğru sonuca götürebileceğini öne sürer. sorunları bizim çerçevemizin dışında tüm insanlığı ilgilendiren genel bir bakış açısıyla değerlendirmiştir. atatürk inkılaplarına bağlı bir cumruriyet kadını olarak örnek olmuş, çağdaşlaşma ve aydınlanmacı görevini üstlenmiştir. felsefe,eğitim ve toplum konularında hümanist bakış açısıyla destek vermiştir. felsefe'yi yaşadığı toplum için bir çaba olarak kullanmış. felsefe terimlerinin türkçe'leşmesi hususunda büyük rol almıştır.
işte karşınızda dolu dolu bir ömür geçirmiş, bir bilim kadını.
devamını gör...
anahtar
güzel bir barış manço şarkısı.
s ö z l e r i :
anahtar
sınıfın en güzel kızı, o yalnız geziyor
kimse ona yaklaşamıyor
yine koltuğunda koca koca kitaplar
yine kütüphaneden geliyor
baktım bir cilt şair mehmet akif
iki büyük kitap fatih sultan mehmet
üç kalın cilt mevlana bir de mimar sinan
döndü bana dedi ki beni seviyorsan
eğer kalbime girmek istiyorsan
önce bunları anla beni iyi dinle
en sevdiği şair mehmet akif
bir abide, fatih sultan mehmet
hayranım dediği sinan, bir de mevlana
en sevdiği şair mehmet akif
bir abide, fatih sultan mehmet
hayranım dediği sinan, bir de mevlana
gece annem evde dedi oğlum neyin var
yemeden içmeden kesildin yine
dedim anne artık kalbimin sahibi var
aşık oldum delicesine
bir gün akif okuyor bir gün mevlana
bir fatih'e hayranmış bir de sinan'a
hem tarihe meraklıymış hem de sanata
annem dedi oğlum anlamadın mı?
vazgeç bu sevdadan bu kız fazla akıllı
ah benim saf oğlum! ah oğlum! anlamadın mı?
en sevdiği şair mehmet akif
bir abide, fatih sultan mehmet
hayranım dediği sinan, bir de mevlana
en sevdiği şair mehmet akif
bir abide, fatih sultan mehmet
hayranım dediği sinan, bir de mevlana
aşkın gözü kör olurmuş
annem galiba haklı
kafama fena takıldı
bu kız çok akıllı
düşün taşın bütün gece
benim kalbim bir bilmece
kalbimin bir kilidi var
işte sana anahtar
beş akif bir saat kulesi
iki kule bir fatih
beş fatih bir mevlana
iki mevlana bir sinan
düşün taşın bütün gece
benim kalbim bir bilmece
kalbimin bir kilidi var
işte sana anahtar
beş akif bir saat kulesi
iki kule bir fatih
beş fatih bir mevlana
iki mevlana bir sinan
*
klip:
*
bilmece'nin cevabı para bu arada.
*
s ö z l e r i :
anahtar
sınıfın en güzel kızı, o yalnız geziyor
kimse ona yaklaşamıyor
yine koltuğunda koca koca kitaplar
yine kütüphaneden geliyor
baktım bir cilt şair mehmet akif
iki büyük kitap fatih sultan mehmet
üç kalın cilt mevlana bir de mimar sinan
döndü bana dedi ki beni seviyorsan
eğer kalbime girmek istiyorsan
önce bunları anla beni iyi dinle
en sevdiği şair mehmet akif
bir abide, fatih sultan mehmet
hayranım dediği sinan, bir de mevlana
en sevdiği şair mehmet akif
bir abide, fatih sultan mehmet
hayranım dediği sinan, bir de mevlana
gece annem evde dedi oğlum neyin var
yemeden içmeden kesildin yine
dedim anne artık kalbimin sahibi var
aşık oldum delicesine
bir gün akif okuyor bir gün mevlana
bir fatih'e hayranmış bir de sinan'a
hem tarihe meraklıymış hem de sanata
annem dedi oğlum anlamadın mı?
vazgeç bu sevdadan bu kız fazla akıllı
ah benim saf oğlum! ah oğlum! anlamadın mı?
en sevdiği şair mehmet akif
bir abide, fatih sultan mehmet
hayranım dediği sinan, bir de mevlana
en sevdiği şair mehmet akif
bir abide, fatih sultan mehmet
hayranım dediği sinan, bir de mevlana
aşkın gözü kör olurmuş
annem galiba haklı
kafama fena takıldı
bu kız çok akıllı
düşün taşın bütün gece
benim kalbim bir bilmece
kalbimin bir kilidi var
işte sana anahtar
beş akif bir saat kulesi
iki kule bir fatih
beş fatih bir mevlana
iki mevlana bir sinan
düşün taşın bütün gece
benim kalbim bir bilmece
kalbimin bir kilidi var
işte sana anahtar
beş akif bir saat kulesi
iki kule bir fatih
beş fatih bir mevlana
iki mevlana bir sinan
*
klip:
*
bilmece'nin cevabı para bu arada.
*
devamını gör...
ivanmilinski
şu sözlük aleminden okumaktan en keyif aldığım yazarlardan biri. evet, hayranlık diyebiliriz. çok küçük bir sohbetimiz de olsa kendisiyle sohbet etmenin de çok keyifli olduğunu düşündürdü bana.
bir gün kahve içme şansımız olursa verdiğim söz aklımda yazar arkadaşım.
bir gün kahve içme şansımız olursa verdiğim söz aklımda yazar arkadaşım.
devamını gör...
the dragon
yazdığı biz romanı ile pek çok distopik eserin ilham kaynağı olmuş yevgeni zamyatin'in günlük yaşamları konu edinen öykülerinden oluşan koleksiyon. zamyatin'in üslubu çok sıradışı olmasa bile öykülerinde yarattığı atmosfer gerçek anlamda çarpıcı derecede iyi tasarlanmış durumda. çok bariz olmasa bile egon schiele tablolarından fırlamış grotesk bir atmosfer hakim öykülerde. schiele'nın fırçasından dökülmüş çarpık, hastalıklı vücutlar sanki etten ve kemikten bir şekil almış gibi. özellikle devrim öncesi ve sonrasında yaratılan hava schiele'nın krumau'sunu anımsatır cinsten ve hatta belki biraz da four trees ama eser bir bütün olarak bir schiele tablosu olsaydı muhtemelen dead mother öyküleri en net yansıtan tablo olurdu. her ne kadar çeviride pek çok şey yitirmiş olsa bile sıradışı benzetmeler ve detaysız görünse bile aslında oldukça ince bir özenle yazılmış betimlemeleri ile gerçekten her öykü bir diğerinden daha fazla içine çekiyor.
"dozens of ears floated around them in the dust waves; the whisper was heard, and it ran on like a spark along a gunpowder wick. alyoshka's secret message, the mysterious special clothing, the deacon's catastrophe-all this was too much. the atmosphere was charged with thousands of volts, and something was needed to discharge the electricity, to clear the air."
"dozens of ears floated around them in the dust waves; the whisper was heard, and it ran on like a spark along a gunpowder wick. alyoshka's secret message, the mysterious special clothing, the deacon's catastrophe-all this was too much. the atmosphere was charged with thousands of volts, and something was needed to discharge the electricity, to clear the air."
devamını gör...
misc radyo yayını
tanımadığım insanların samimi anılarını dinlemek çok hoş. konsept güzel olmuş, daim olsun.
devamını gör...
türk dizisi klişeleri
1-holding sahibi zengin, şımarık, baba parası yiyen, çapkın ya da hiçbir kıza bakmayan, mütevazi, hep nasihat aldığı yaşlı bir amcası olan 23lerinde erkek karakter
2-köpek gibi fakir ama iki katlı ahşapımsı evde yaşayan çok güzel kıyafetleri ve telefonu son model olan gururlu kadın
3-baş karakter erkekten hoşlanan ara bozucu zengin kadın(hep olmadık zamanda öpüşürler) ve baş karakter kadından hoşlanan öbür zengin erkek(genelde baş karakter erkekle yakın bi ilişkileri vardır)
4-dakikada 50 kereye çıkabilen bakışmalar, asla bitmezler... arada bakışlar dudaklara kayar ama tesadüf eseri aniden odaya başka biri gelir ya da biri öksürüp geri çekilir
2-köpek gibi fakir ama iki katlı ahşapımsı evde yaşayan çok güzel kıyafetleri ve telefonu son model olan gururlu kadın
3-baş karakter erkekten hoşlanan ara bozucu zengin kadın(hep olmadık zamanda öpüşürler) ve baş karakter kadından hoşlanan öbür zengin erkek(genelde baş karakter erkekle yakın bi ilişkileri vardır)
4-dakikada 50 kereye çıkabilen bakışmalar, asla bitmezler... arada bakışlar dudaklara kayar ama tesadüf eseri aniden odaya başka biri gelir ya da biri öksürüp geri çekilir
devamını gör...
yazarların starbucks’a gitmeme nedenleri
2 liralık kahveye 20 lira verecek kadar aklımı yitirmedim. cimrilik değil. kat kat kalitelisini sahilde denize karşı içebiliyorum. ek olarak pelinsuların ağızlarını yayarak konuşmalarından da uzak kalabiliyorum.
devamını gör...
insanı olgunlaştıran şeyler
yılmadan yeni insan tanımak.
her insan bir alem çünkü.
her insan bir alem çünkü.
devamını gör...
1 temmuz 1999 doğmuş olmam
22 yıl önce başıma gelen üzücü hadise.
devamını gör...
ağdacıya gitmiş bir kadınla evlenmek
kadının vücudunda kıl görseniz ay iğrenç , ağdacıya gitse ay midem bulandı pardon da paşam ne istiyorsun?
devamını gör...
neşet ertaş
sanırsın ki sevenim çok, arkadaşım çok, dostum çok. sonra kötü bir şey olur, dönüp bir bakarsın ki arkanda gölgenden başka hiçkimse yok.*
devamını gör...
dostum biden
pek yakında malum kişi tarafından duyacağımız söz.
ben baştan başlığını açayım da...
ben baştan başlığını açayım da...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
kumaş mendil kullanmayı seviyorum. doğum 1920 lerden öncelerine bile gider.
devamını gör...



