aldığı ahlarla hala nasıl yasiyor hiç anlayamayacagim..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

programlama dilleri sayılıyorsa beni de yazın dediğim kişi listesi.

gerçi kullanmaya kullanmaya unutmaya başladım sanırım onu da...
devamını gör...

- abine mesaj at gelirken migrosa uğrasın kedi maması alsın.
- anne bana mesaj atıncaya kadar direkt abime atsaydın ya mesajı.
- sen de bana cevap yazıncaya kadar abine atsaydın ya istediğim mesajı.
devamını gör...

yaklaşık 8 aydır yazmayan beni merak eden tek kişinin ortamın en dolandırıcı, böbrek mafyası, heğn üçkağıtçı, en deli insanı olması ve ortamdan uzaklaşmamın sebebinin hırsızlık yapmam olarak düşünülmesi. sahiden çok çileli bir yaşam sürüyorum. böyle suçlamalar beni çok üzüyor ve utandırıyor. edep, hayâ, ar gibi enfes özellikleri bünyesinde zevkle taşıyan bir insan olarak kırılıyorum.

neden ortamdan uzaklaşma sebebim hırsızlık olarak düşünülüyor? hakkat soruyorum. ahlaksızlık neden akla gelmiyor? çünkü ilk o gelmeli.

yakın zamanda arkadaşının abisine yoğun şekilde aşık olan ve her gece yatağa gelinliği ile uzanan, bitmek tükenmek bilmez şekilde geceden sabahlara kadar kavuştur yarabbim bizi duaları eden ancak arkadaşının ona aşık olması sebebüyle sevdiğine kavuşamayan bebeksi yazar. bu nedenle içine kapanmış çile dolu bir hülya koçyiğit. ah ahh.
devamını gör...

başkasının hayatına burnunu sokmamak. herkes yaşam şekli bir canlıya ve bir canlının özgürlüğüne zarar vermediği sürece dilediği gibi yaşayabilir, buna hiç kimse de karışamaz. ancak maalesef ki günümüzde birinin dini, dili, ırkı, yaşam şekli gibi kendisini ilgilendirmeyen konularda yorum yapan, fikir beyan eden ve insanları kendi doğrularına göre şekillendirmek isteyen çok fazla insan mevcut.
devamını gör...

kendinden çok başkalarının düşüncelerini önemsemek
devamını gör...

bence, sağlıktan bile önce, iletişim becerisi eğitimi verilmelidir.
mesela empati eğitimi.
sınavı da olsun, geçenler evlensin.
empati kuramayan insanlar
evlenmesin, çocuk yapmasın
devamını gör...

yavşak gevşek arkadaş hareketi.

kıçımdaki kıllar dahil tüm kıllarım esas duruşa geçiyor, irkiliyorum sabri bunalıyorum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bazen 10 bazen 80 oluyor. kişiye, duruma ve bunların hissettiklerine bağlı hepsi.
devamını gör...

benzer bir örneği, aynı firmanın otobüsleri yan yanaysa, yanlış otobüse bindim fobisidir. gözler muavini arar. muavin aynı kişiyse insanın içine inanılmaz bir huzur gelir.
devamını gör...

ukrayna, kleven'de bulunan aşk tüneli , sarmaşıklarla sarılı bir tren yolundan oluşmaktadır.
bu tünelin içinden, lokomotifle geçilerek gezilmektedir.
sunta fabrikasına gitmek için, fabrika işçilerinin kullandığı bu tren yolu. zamanla fotoğrafçıların ilgisini çeker, hatta düğün fotoğrafı çektirmek için akın akın insanlar buraya gitmeye başlar. daha sonrasında ise, ülke dışından gidenlerin de uğrak noktası olur.
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
''
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel''
devamını gör...

bırakın lisans derecesine sahip olanları, 'profesör' unvanına sahip nice cahillerle çalışıyorum bilemezsiniz. atalar boşuna "tahsil cehaleti alır, eşeklik baki kalır" dememiş.

t: (türkiye'de) diploma sahibi olmanın eğitilmiş olmayı beraberinde getirmediği iması taşıyan ancak anlatım bozukluğuna sahip olan başlıktır.

olması gereken başlık, "diploma sahibi olmayı eğitimli olmak sanmak"tır.
devamını gör...

forever çay.
every time çay.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


kitabı okurken george orwell'ın bilinçaltının sınır tanımazlığı karşısında hayrete düşüp,özgüvenine hayranlık duymaktan kendimi alamadım.yazarın 2.dünya savaşı sonrası kaleme aldığı romanını ;savaşın ezici gücünün ve bilinçaltında onarılması inkânsız travmaların yazınsal izdüşümü olarak değerlendiriyorum.
1946 ıngiltere"sinde,neredeyse her ağzını açan komünist yaftasıyla tanışırken,george orwell da bu fişlemelerden nasibini alıyor.ıngiliz hükümeti : "aşırı komünist bir adam,göz önünde tutulmalı"diyerek hayatını mercek altına alıyor.bu baskılar onu yazma eyleminden alıkoymuyor,aksine, (prophecies of fascism)faşizm'in kehanetleri başlığında derlenen 12 bölümden oluşan metinler yazıyor.yine faşizm'e tepki olarak yazdığı,1945 yılında basılan"hayvan çiftliği' ile totaliter rejimleri hicvetmiş ve 1950 de yazar'ın tüberküloz'dan ölümü sonrası dünya çapında tanınmış.

ütopik romanı 1984 içerik bakımından oldukça zengin.yazar'ın hayâl gücünün yarattığı bu ütopya'nın gerçek olabilme ihtimali hiç de uzak değil gibi geldi bana.zaten bir reportajında,proleterlerler(işçi sınıfı)ezilmekten vazgeçip bir şeyler yapmazsa,buna benzer yaşamlar yaşanabilir diyor.
paragrafların içinde bazen nefesinizi tutmuş ilerlerken,karanlık,izbe bir binada penceresiz kaldığınızı hissettiğiniz anlarda,yazar bunu öngörmüş olacak ki ;büyük bir nezaketle,size düş dünyasından pencereler inşaa ediyor.umut ile korkunun kol kola gezdiği olaylar silsilesinde böyle bir denge oluşturmuş yazar.
umutsuzluk içinde umuda tutunuyor sanki aşık olduğunda.gerçek bir aşk ve ona bağıntılı süregelen cinsellik düşlemek imkânsız gibi.yazar,kitabında bunu şu cümlelerle anlatıyordu : "tüm kadınlar,partinin amaçladığı gibi ulaşılmazdı.ıstediği sevilmekten çok,ömründe bir kez de olsa,bu erdem duvarını yıkmaktı.cinsel eylem başarıyla yerine getirilirse başkaldırmak demekti.birisini istemek bir düşünce suçuydu."
aç karnını doyurabilmek için bir parça ekmek çalan çocuk gibi ensesine biniyorlar.tutuklanıyor roman kahramanımız winston smith,sevdiği kadın ile birlikte.
bu süreçte,film senaryolarına konu olan 101 numaralı odada,ortaçağ'dan kalma,fiziksel ve zihinsel işkenceler silsilesi başlıyor...
2 x 2=5 ettiğini öğretiyorlar belleğini boşaltıp çiftdüşün tekniğiyle.
"büyük birader" big brother,iktidarın gerçek mi sanal mı belli olmayan lideri.tele-ekranlardan sisteme başkaldırabilecek insanları izliyor.herşey kontrol altında.çocukların ajan olarak yetiştirildiği ütopik ama gerçek olması imkânsız olmayan bir dünya ülkesi (okyanusya)...düşüncesuçu,yüzsuçu gibi icat edilen dikta suçları da cabası...

kitap yayınlandıktan 32 yıl sonra komünizm propagandası yapıyor suçlamasıyla yasaklanarak,tarihteki onurlu yerini alıyor.

çoğu paragrafı manifesto niteliğinde olan romanda öğrendiklerimden biri de şudur : "asla zaaflarını ve korkularını kimseye deşifre etme.çünkü onları sana karşı kullanabilirler"
ıngsos partisi(ingiliz sosyalizmi) bireyselliğin ve özgür düşüncenin kelime anlamını bilmeyen nesiller yaratmak istiyorlar (yenisöylem) ile.
sosyalist söylemlerle iktidara gelip despot,totaliter bir rejim uygulayan okyanusya'da sistemin kölesi insancıklar arasında geçmişten bir iz bulmaya çabalayan winston"ın acı hikâyesini 70 yıl sonra celâl üster'in başarılı çevirisi sayesinde ilgiyle ve sıkılmadan okudum.kitabın kapağındaki gözbebeğine benzeyen lâbirentlerdeki farelere bir anlam verememiştim.kitabı okuyunca onca farenin neden cirit attığını,hayat dersi niteliği taşıyan bir olay ile öğreniyorsunuz.

bu dikta çemberini,saksıda fotosentez yapan bir bitkinin kırmasının imkânsızlığı gibi,winston"ın içine düştüğü düşsel kör kuyularda,bir ışık hüzmesi ararken,faşizm'in acımasız gücünü,güçlü bir anlatımla hissediyorsunuz...

öyle ya : yarın nasıl bir dünya'ya uyanacağımızı kim bilebilir?.
devamını gör...

ilki pratikte mümkün değil bence. şimdi oturup buraya yazdıklarınızı notepad'e falan yazın ama kimse okumasın olur mu? bence bunu kimse yapmaz. zaten yazı dediğimiz şey bir iletişim aracı. birileri görsün okusun diye yazıyoruz. ama her yazan kişinin beklentisi başka oluyor. o beklentiyi çok yüksek tutmamak lazım belki..
devamını gör...

çünkü bilir ki aramasının bir anlamı yoktur. karşılığında alacağı cevap onu daha çok üzecektir.
bazen sessizce varlığını birilerine unutturmak herkes için daha iyidir. zaman her şeyi çözer, acılarımız azalır geçmişte üzüldüğünüz şeylere güler geçersiniz. beklemeyi bilin, zamanı geldiğinde sadece öğretici bir anı olarak kalacak.
devamını gör...

1 ocak 2022 gününe özel olarak dolar kurunu kuru fasulye gibi 7.5 olacak şekilde sabitleyen kampanya.

geç kalma vatandaş, koş koş!*

#1640371
devamını gör...

büyük can baba’nın yalçın küçük için söylediği sözü adına uyarlayabileceğimiz gazeteci taklidi yapan garip bir adamdır.

cem küçük’tür ama mide bulandırır.

kendisi amerikan kültürü mezunu olan bu arkadaşımız aslında kötü bir çevirmen değildir, hatta carpe diem yayınları tarafından piyasaya sürülen ne demiş kafka kitabını yayına hazırlayan de kendisidir. bu anlamda büyük bir kafka hayranı olduğum için benden bir artı puan alır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ancak medyada güçlü olanın yanında bulunmak için sürekli bir yarış içinde olan bu kardeşimiz ani manevralar yaparak yer ve yön değiştirebilir. belli konularda ise korkutucu bir hıza ulaşıp en iyi tur zamanını elde ettiği olmuştur.

adnan oktar’ın medyadaki has adamlarından biri olduğunu bildiğimiz cem küçük sonradan her zamanki hızını kullanmak bu konuda da kendini sağlama almayı başarmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

boş konuşma konusunda birçok meslektaşından üstün olan gazeteci nagehan alçı ile yarışının burun farkıyla kaybetmiştir.

sürekli birilerinin hedef göstermeye çalışmanın yanı sıra muktedirlerin hoşuna gitmek için yapmayacağı şey, söylemeyeceği söz, yazamayacağı yazı yoktur.

can baba her zaman haklıdır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bunun üstüne tanımadığım formül.
lan millette ne evlatlar var, şu dünyaya ingiltere kraliçesi olarak gelmek varmış.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim