midas'ın kulakları
aynı zamanda bir espri de olan deyiştir. birine söylemek istemediğiniz gizli bir bilgi ya da sırrınız varsa ve o da ısrarla sizden, söylemenizi istiyorsa kullanılır:
midas'ın kulakları eşek kulakları.
asıl anlamı ise; sır saklama eyleminden türemiştir. şöyle ki, frigya vezirlerinden* biri, göreve gelince kral midas'ın tipini ve karakterini oldukça garipser. karakterine bir nebze alışmasına rağmen, görüntüsüne beslediği gülme hissinden bir türlü kurtulamaz. hele o eşeğe benzeyen uzun kulakları... en sonunda dayanamaz ve bir kuyuya gidip; midas'ın kulakları eşek kulakları, diye bağırır. fakat bu çığlık, ses olur, yankı olur ve tüm gordion'a yayılır. böylece vezir, herhangi bir sırrını, kuyuya dahi söylememesi gerektiğini trajikomik de olsa anlamış olur. işte bu hadise, gel zaman git zaman, nesilden nesile, sir saklamanın önemi hususunda anlatılagelir.
peki bayrağı son teslim alan nesil, bilin bakalım kim?..


bizim kültürümüzde midas, o kadar benimsenmiştir ki, kendisi hakkında öyküler ve tiyatro oyunları bile yazılmıştır. hoş, dünyanın çoğu ülkesinde, ki buna uzak doğu da dahil, midas'ın kulakları eşek kulakları tabiri, bilinmekte ve kullanılmaktadır.
neyse efenim hakkında yazılan öykülerden biri de, midas ve altın kıssasıdır. ki o da ayrı bir başlığın konusu olsun.

not: görseller sırasıyla: midas medya, vikipedi ve youtube'dan alıntıdır.
midas'ın kulakları eşek kulakları.
asıl anlamı ise; sır saklama eyleminden türemiştir. şöyle ki, frigya vezirlerinden* biri, göreve gelince kral midas'ın tipini ve karakterini oldukça garipser. karakterine bir nebze alışmasına rağmen, görüntüsüne beslediği gülme hissinden bir türlü kurtulamaz. hele o eşeğe benzeyen uzun kulakları... en sonunda dayanamaz ve bir kuyuya gidip; midas'ın kulakları eşek kulakları, diye bağırır. fakat bu çığlık, ses olur, yankı olur ve tüm gordion'a yayılır. böylece vezir, herhangi bir sırrını, kuyuya dahi söylememesi gerektiğini trajikomik de olsa anlamış olur. işte bu hadise, gel zaman git zaman, nesilden nesile, sir saklamanın önemi hususunda anlatılagelir.
peki bayrağı son teslim alan nesil, bilin bakalım kim?..


bizim kültürümüzde midas, o kadar benimsenmiştir ki, kendisi hakkında öyküler ve tiyatro oyunları bile yazılmıştır. hoş, dünyanın çoğu ülkesinde, ki buna uzak doğu da dahil, midas'ın kulakları eşek kulakları tabiri, bilinmekte ve kullanılmaktadır.
neyse efenim hakkında yazılan öykülerden biri de, midas ve altın kıssasıdır. ki o da ayrı bir başlığın konusu olsun.

not: görseller sırasıyla: midas medya, vikipedi ve youtube'dan alıntıdır.
devamını gör...
pekka
(bkz: clash of clans) oyununun robot mu,şovalye mi yoksa samuray mı olduğu bilinmeyen efsane karakteri. isabet puanı 3. seviyede iken 3500,saniye başı hasarı 310'dur. sadece kara hedeflerini vurabilir. ayrıca (bkz: meral akşener)in bu karakter ile iş birliği yaptığı iddaa edilir.
devamını gör...
normal sözlük'te yazacak zaman bulmak
hasta olup evden hiç çıkmadan tek başına bir hafta kalıp kafayı yiyince bol bol bulunuyormuş. az önce üşenmemiş 1200 evet bin... iki... yüz... kelimelik 9532 karakterlik tanım yazmışım. tanım için aldığım ekran görüntülerini saymıyorum bile.
buradan editörlere selam ve saygılarımla. bir tanıma beş - on tane madalya verilebiliyor mu?
evet sırf madalya için yazdım.
buradan editörlere selam ve saygılarımla. bir tanıma beş - on tane madalya verilebiliyor mu?
evet sırf madalya için yazdım.
devamını gör...
23 mart 2021 uzaktan eğitimin kalıcı hale gelmesi
(bkz: çok uzaktan eğitim)
devamını gör...
gece balkonda sigara içmek
ev halkı uykuya dalınca kesinlikle ilk iş yaptığım eylem. kendime özel bir ritüel gibi. hatta elektrik sobası koydum, kahve de içiyorum. yazın bütün gece balkondayım zaten.
devamını gör...
meftun
arapça kökenli gönül vermiş, tutulmuş anlamındaki kelime.
bu devirde herkes bir şeylere meftun olmuş. kimi maddi, kimi manevi.
bu devirde herkes bir şeylere meftun olmuş. kimi maddi, kimi manevi.
devamını gör...
bilişsel çelişki
iki bilişsel öğe'nin birbiriyle çelişik olması durumu.
basit bir örneklendirme yapacağım;
bugün erken yatmalıyım/ şimdi bir film izleyeceğim.
birbirini desteklemeyen iki önerme.
burada önemli olan çelişkili olan iki durumu nasıl gidermemiz.
film izlemeyi seviyorum beni rahatlatıyor ifadesi çelişkiyi güçlendirir. erken kalkman için film önerisini reddetmen gerekir.
- çok uykusuz kalacağım yarın hiç bir şey istediğim gibi olmayacak. doğru kararlar veremem. bir sürü bağlantı ard arda. tabii bu çelişkilerin sonucunu yaşamadan ders çıkaramayız. uykusuz kalıp verimsiz bir gün geçirdikten sonra diğer gün ikinci önermeyi reddetme eğilimimiz daha hızlı olacaktır.
- dün geç yattım. erken kalktım. yapmam gereken her şey birbirine karıştı. uykusuz kaldığımda iyi kararlar veremiyorum. bugün çok zorlandım. film'i bugün izlememeliyim. çünkü yarın yine erken kalkacağım.
bu basit örneği başka bir olgu üzerine oturtalım:
sürekli beklenti ve tutumlarımızla başka bir dünya'ya adapte olmaya çalışırız. ve her zaman akılcı yolları tercih etmeyiz. bu kuramı oluşturan sosyal psikolog leon festinger'in bakış açısıda tüm insanlar için geçerlidir yani evreseldir. seçme özgürlügü olan herkes'i ilgilendirir. bu akıllıca kararları vermekte zorlandığımız noktada devreye geçen durumlar var:
kendimizi kandırmamız
arkadaşın arıyor ve film izlemeni istiyor o sırada savaş veriyorsun. tamam ya bugünde izleyeyim yarın telafi ederim demen mesela bir kandırma sözcüğü. yanlış olan önermeyi yine güçlendiriyorsun.
şimdi, bunun daha önemli ve bizi sarsan önermeleri mevcut. kendinizi etkileme kısmından çevreyi ve toplumu nasıl yanlış yönlendirebilirsin kısmına geçelim:
kişi ortaya çıkan durum veya olguyu reddetme, yalanlama ve değiştirme yoluna gidiyor. bu arada kendi inancında olan insanların desteğini arayarak başkalarını ikna etmeye ve taraftar toplamaya çalışabilir. basit bir örnekten daha büyük toplumsal olaylardaki çeliskilere kadar gidebilir. hayatımızdaki koca yanlışlar zincirinin halkalarından bahsediyoruz. farketmeden taraftar oluyoruz. bazen düşündüğümüz ile yaptığımız eylem arasında uçurum oluyor. bu kararlarla kendimize ve çevremize zarar veriyoruz.
ben bunu niye yapıyorum? sorusunu sormak gerekir. defalarca sorun hiç çekinmeyin.
oluşturulacak stratejilerin ve gelecekle ilgili beklentilerin daha gerçekçi temellere dayanması mümkün kılmak için bu çelişkilerden kurtulmamız gerekecektir.
bilinçsizce yaptığınız çelişkilerken kurtulun... oyuna gelmeyin. *
basit bir örneklendirme yapacağım;
bugün erken yatmalıyım/ şimdi bir film izleyeceğim.
birbirini desteklemeyen iki önerme.
burada önemli olan çelişkili olan iki durumu nasıl gidermemiz.
film izlemeyi seviyorum beni rahatlatıyor ifadesi çelişkiyi güçlendirir. erken kalkman için film önerisini reddetmen gerekir.
- çok uykusuz kalacağım yarın hiç bir şey istediğim gibi olmayacak. doğru kararlar veremem. bir sürü bağlantı ard arda. tabii bu çelişkilerin sonucunu yaşamadan ders çıkaramayız. uykusuz kalıp verimsiz bir gün geçirdikten sonra diğer gün ikinci önermeyi reddetme eğilimimiz daha hızlı olacaktır.
- dün geç yattım. erken kalktım. yapmam gereken her şey birbirine karıştı. uykusuz kaldığımda iyi kararlar veremiyorum. bugün çok zorlandım. film'i bugün izlememeliyim. çünkü yarın yine erken kalkacağım.
bu basit örneği başka bir olgu üzerine oturtalım:
sürekli beklenti ve tutumlarımızla başka bir dünya'ya adapte olmaya çalışırız. ve her zaman akılcı yolları tercih etmeyiz. bu kuramı oluşturan sosyal psikolog leon festinger'in bakış açısıda tüm insanlar için geçerlidir yani evreseldir. seçme özgürlügü olan herkes'i ilgilendirir. bu akıllıca kararları vermekte zorlandığımız noktada devreye geçen durumlar var:
kendimizi kandırmamız
arkadaşın arıyor ve film izlemeni istiyor o sırada savaş veriyorsun. tamam ya bugünde izleyeyim yarın telafi ederim demen mesela bir kandırma sözcüğü. yanlış olan önermeyi yine güçlendiriyorsun.
şimdi, bunun daha önemli ve bizi sarsan önermeleri mevcut. kendinizi etkileme kısmından çevreyi ve toplumu nasıl yanlış yönlendirebilirsin kısmına geçelim:
kişi ortaya çıkan durum veya olguyu reddetme, yalanlama ve değiştirme yoluna gidiyor. bu arada kendi inancında olan insanların desteğini arayarak başkalarını ikna etmeye ve taraftar toplamaya çalışabilir. basit bir örnekten daha büyük toplumsal olaylardaki çeliskilere kadar gidebilir. hayatımızdaki koca yanlışlar zincirinin halkalarından bahsediyoruz. farketmeden taraftar oluyoruz. bazen düşündüğümüz ile yaptığımız eylem arasında uçurum oluyor. bu kararlarla kendimize ve çevremize zarar veriyoruz.
ben bunu niye yapıyorum? sorusunu sormak gerekir. defalarca sorun hiç çekinmeyin.
oluşturulacak stratejilerin ve gelecekle ilgili beklentilerin daha gerçekçi temellere dayanması mümkün kılmak için bu çelişkilerden kurtulmamız gerekecektir.
bilinçsizce yaptığınız çelişkilerken kurtulun... oyuna gelmeyin. *
devamını gör...
narsisistik kişilik bozukluğu
aşırılıktan bahsedilebilir. aşırı sevgi, aşırı ilgi veya aşırı nefret. kişinin kendini tanıması, çok iyi bir çevresi olması, çok başarılı olması yetmemektedir. çevresinde bulunan insanların yaşamasına ve gelişmesine de imkan tanımamaktadır. aslında bir nevi kendini geliştirmesi bile ona yetmemektedir. bu da onda daha fazla kızgınlık yaratır ve çevresine daha büyük zarar verir. uzak durmak maruz kalmaktan daha sağlıklıdır. zira sizin yerinize geçecek birileri her zaman bulunabilir.
devamını gör...
seni sen yapan cümlelerin
hayattan zevk alıyor muyum? mhmm.. eminim o benden daha çok zevk alıyordur.
devamını gör...
kadın olmanın zorlukları
kadınlar acıya dayanamıyor diyen şuursuzları gördüğümüz başlık.
solunumunu kadın düşmanlığıyla yapan ayrımcı orklara katlanıyorlar lan; daha ne olsun.
şaka bir yana boşanan çiftlerde erkeklerin ömrünün kısaldığını gösteren çalışmalar bile vardı gidin bakın çok merak ediyorsanız. dünyayı cehenneme çeviren bu mantık zaten. e bunu taşıyan insanların da kimseyi güçsüzlükle itham etmeye hakkı yok.
aklıma gelmişken, ağlamayı zayıflık olarak görmek de ayrı bir kepazelik. güç algınızı yesinler sizin.
solunumunu kadın düşmanlığıyla yapan ayrımcı orklara katlanıyorlar lan; daha ne olsun.
şaka bir yana boşanan çiftlerde erkeklerin ömrünün kısaldığını gösteren çalışmalar bile vardı gidin bakın çok merak ediyorsanız. dünyayı cehenneme çeviren bu mantık zaten. e bunu taşıyan insanların da kimseyi güçsüzlükle itham etmeye hakkı yok.
aklıma gelmişken, ağlamayı zayıflık olarak görmek de ayrı bir kepazelik. güç algınızı yesinler sizin.
devamını gör...
zor okunan kitaplar
dostoyevski - karamazov kardeşler... çok zorlandım ve bıraktım. demekki henüz zamanı gelmemiş. bir kitabı başa sarıp sarıp anlamlandırmaya çalışarak okuyorsam, o kitabın henüz zamanı gelmemiştir, diye düşünüyorum.
biraz zaman tanıyıp çok sonra okuduğumda, o kitaptan verim alabiliyorum.
biraz zaman tanıyıp çok sonra okuduğumda, o kitaptan verim alabiliyorum.
devamını gör...
plaka harflerinden isim tahmini
para verip istediğiniz harflerde eğer daha satılmamışsa alabilirsiniz. genellikle sıfır ya da segmenti yüksek arabaların plakalarına bakarak sıkça oynadığım tahmin oyunu.özellikle bmv’ler de “aga” sıkça alınıyor. galiba kullananlar kendilerini ağa gibi hissediyorlar. *
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının oy vermiyor olması
"tatava yapma bas geç" demek istediğim durum.
devamını gör...
yerdeniz
üçleme, beşleme, altılı. fark etmiyor. yerdeniz bir bütün. anlatacaklarını, söyleyeceklerini bitirememiş, yetirememiş olacak ki ablamız devam etmiş. iyi ki de etmiş. çok geç okudum, iyi ki de okudum. okumam gereken başka şeylere rağmen bölünmeyi göze alarak, elimden bırakamadım. hadi, zamanıdır yüreklendirmesi içinse başka bir sürü şey için de müteşekkir olduğum masal kahramanına minnettarım.
meraklısına serinin kitapları sırasıyla şu şekilde;
1- yerdeniz büyücüsü
2- atuan mezarları
3- en uzak sahil
4- tehanu
5- yerdeniz öyküleri
6- öteki rüzgar
meraklısına serinin kitapları sırasıyla şu şekilde;
1- yerdeniz büyücüsü
2- atuan mezarları
3- en uzak sahil
4- tehanu
5- yerdeniz öyküleri
6- öteki rüzgar
devamını gör...
ağrı kesicilerin ağrıyı kesmemesi
içtiğiniz ağrı kesiciye göre değişen durumdur. başım ağrıdığında, özellikle, dayanamayacak noktaya geldiğinde naprosyn iyi geliyor. majezik diş ağrılarında iyi geliyor vs.
devamını gör...
sözlükte cahil yazar artışı
sırf provokatiflik yapmak için açılan absürt başlıkların altına zaten birkaç kişi adamakıllı karşı tanım yazıyor, çok istiyorsanız onlara beğeni atın, malum başlığa ekstra karşı tanım girip popülerleştirmeyin tavsiyem. akışta görmek istemiyorum bunları, sayfayı yeniledikçe yukarı çıkması iyi değil.
devamını gör...
ekşi sözlük'ten gelen yazarlar
11 yıldır çaylaklık dahil yazarım. 9 yıldır tam yazarım. orada metrobusdeoturanadam burada metrobuste oturan adam.
çay var dediler geldik. he bir de adalet var dediler. herkes eşit dediler.
çay var dediler geldik. he bir de adalet var dediler. herkes eşit dediler.
devamını gör...
şiirde başlık okunmalı mı sorunsalı
bir topluma okunan şiirlerde dinleyicilerin bilgilenmesi için "şu yazardan şu adlı şiiri okunacaktır." falan denebilir ama normal zamanlarda şiirin başlığı okunmaz, diye eski hocamız söylüyordu.
eski hocamızın kendisi mükemmel olsa bile şimdiki hocamın yaptığına zıt olduğu için ikileme düşmekteyim.
o yüzden bu başlık altında sizlere sormak istedim.
eski hocamızın kendisi mükemmel olsa bile şimdiki hocamın yaptığına zıt olduğu için ikileme düşmekteyim.
o yüzden bu başlık altında sizlere sormak istedim.
devamını gör...
erdoğan'ın açtığı 21 davanın 20'si kılıçdaroğlu lehine sonuçlandı
chp genel başkanı kemal kılıçdaroğlu’nun avukatı celal çelik beyanı.
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın 39 dava açtığını bu açılan davaların 21 tanesinin 20'sinin müvekkili kılıçdaroğlu lehine sonuçlandığını aktardı.
avukat celal çelik'in bu konu hakkındaki açıklamaları şöyle :
--- alıntı ---
dönemin başbakanı recep tayyip erdoğan, kendisine ithafen, "dolmabahçe'de oturup, kadıköy'den gelen vapurlardaki kadınları dikizliyor" sözleri nedeniyle kılıçdaroğlu‘na 100 bin liralık manevi tazminat davası açmış ve kazanmıştı. bu karara itiraz ettik ve dosya şu an anayasa mahkemesinde
kılıçdaroğlu’nun itirazı üzerine geçtiğimiz aylarda yeniden görülen man adası davasında chp lideri kılıçdaroğlu'nun, cumhurbaşkanı erdoğan ve yakınlarına 197 bin lira tazminat ödemesine karar verilmişti.reddi hâkim talebine rağmen aynı hâkimler tarafından karar verildiğini ifade ederek, dosyayı yargıtay’a taşıdıklarını.olumsuz bir sonuç beklemiyoruz. bizim bütün eleştirilerimiz ve iddialarımızın dayanakları mevcut. dolayısıyla negatif bir karar beklemiyoruz.
chp lideri kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı erdoğan’ın hakaret davalarına karşı aihm’de açtığı ifade özgürlüğü davasını kazandı. bu davaların içeriğinde kılıçdaroğlu, erdoğan’a yönelik 'din tüccarlığı' yaptığı eleştirisinde bulunmuş, öte yandan deniz feneri davasına değindiği konuşmasında 'yolsuzluk' vurgusu yapmıştı. ama bu dosyalar aihm’den ifade özgürlüğü vurgusuyla geri döndü. dolayısıyla o davalarda açılan 5’er bin tl’lik tazminat mahkûmiyetimiz onların aleyhine sonuçlandı. yani ankara, kılıçdaroğlu'na tazminat ödemeye mahkûm edildi. herhangi bir hukuk devletinin olduğu bir ülkede hiçbir davanın genel başkanımızın aleyhine sonuçlanma ihtimali olamaz. çünkü kılıçdaroğlu, somut vakalara dayalı olarak eleştirilerde bulunuyor.
erdoğan inanılmaz bir şekilde davalar açmaya ve tazminat istemeye başladı. gerçekler ortaya çıktığı için genel başkanımız da eleştiri hakkını elbette kullanacaktı. işte bu eleştiri hakkının kullanılmaması için yargı bize karşı araç olarak kullanılmaya çalışıldı. sindirme politikaları ile davalar açılmaya başlandı. biz de sayın genel başkanımızın talimatı doğrultusunda sindirilmeyeceğimizi ifade ettik ve istedikleri kadar dava açsınlar, biz de açılan davalarda ispat hakkımızı kullanacağız dedik ve kullandık. her aşamada hodri meydan dedik ve sonuçta yargı yoğun bir baskı altında olmasına rağmen çoğu dosya lehimize sonuçlandı. bu süreçte kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı sürecinde aleyhe açılan yüzlerce davada kaybettiğimiz dosyalarda ödediğimiz tazminatlar, kazandığımız dosyalar özelinde aldığımız tazminatları geçmiyor.
--- alıntı ---
kaynak
cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan'ın 39 dava açtığını bu açılan davaların 21 tanesinin 20'sinin müvekkili kılıçdaroğlu lehine sonuçlandığını aktardı.
avukat celal çelik'in bu konu hakkındaki açıklamaları şöyle :
--- alıntı ---
dönemin başbakanı recep tayyip erdoğan, kendisine ithafen, "dolmabahçe'de oturup, kadıköy'den gelen vapurlardaki kadınları dikizliyor" sözleri nedeniyle kılıçdaroğlu‘na 100 bin liralık manevi tazminat davası açmış ve kazanmıştı. bu karara itiraz ettik ve dosya şu an anayasa mahkemesinde
kılıçdaroğlu’nun itirazı üzerine geçtiğimiz aylarda yeniden görülen man adası davasında chp lideri kılıçdaroğlu'nun, cumhurbaşkanı erdoğan ve yakınlarına 197 bin lira tazminat ödemesine karar verilmişti.reddi hâkim talebine rağmen aynı hâkimler tarafından karar verildiğini ifade ederek, dosyayı yargıtay’a taşıdıklarını.olumsuz bir sonuç beklemiyoruz. bizim bütün eleştirilerimiz ve iddialarımızın dayanakları mevcut. dolayısıyla negatif bir karar beklemiyoruz.
chp lideri kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı erdoğan’ın hakaret davalarına karşı aihm’de açtığı ifade özgürlüğü davasını kazandı. bu davaların içeriğinde kılıçdaroğlu, erdoğan’a yönelik 'din tüccarlığı' yaptığı eleştirisinde bulunmuş, öte yandan deniz feneri davasına değindiği konuşmasında 'yolsuzluk' vurgusu yapmıştı. ama bu dosyalar aihm’den ifade özgürlüğü vurgusuyla geri döndü. dolayısıyla o davalarda açılan 5’er bin tl’lik tazminat mahkûmiyetimiz onların aleyhine sonuçlandı. yani ankara, kılıçdaroğlu'na tazminat ödemeye mahkûm edildi. herhangi bir hukuk devletinin olduğu bir ülkede hiçbir davanın genel başkanımızın aleyhine sonuçlanma ihtimali olamaz. çünkü kılıçdaroğlu, somut vakalara dayalı olarak eleştirilerde bulunuyor.
erdoğan inanılmaz bir şekilde davalar açmaya ve tazminat istemeye başladı. gerçekler ortaya çıktığı için genel başkanımız da eleştiri hakkını elbette kullanacaktı. işte bu eleştiri hakkının kullanılmaması için yargı bize karşı araç olarak kullanılmaya çalışıldı. sindirme politikaları ile davalar açılmaya başlandı. biz de sayın genel başkanımızın talimatı doğrultusunda sindirilmeyeceğimizi ifade ettik ve istedikleri kadar dava açsınlar, biz de açılan davalarda ispat hakkımızı kullanacağız dedik ve kullandık. her aşamada hodri meydan dedik ve sonuçta yargı yoğun bir baskı altında olmasına rağmen çoğu dosya lehimize sonuçlandı. bu süreçte kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı sürecinde aleyhe açılan yüzlerce davada kaybettiğimiz dosyalarda ödediğimiz tazminatlar, kazandığımız dosyalar özelinde aldığımız tazminatları geçmiyor.
--- alıntı ---
kaynak
devamını gör...
aşırı öz güven sahibi birey iticiliği
kişi, içindeki özgüveni karşısındaki insanı ezmek için kullanıyor veya kendini diğerlerinden üstün gördüğünü vurgulamak istercesine yüzlerine çarpmaya çalışıyorsa, yalancı özgüven'in kollarında demektir. bu yaşadığı yalancı duyguyu iştirak edemiyor seviyedeyse karşıdakini her daim zorlayacak ve onların stres seviyesini yükseltecektir.sevilmeyecektir neticede aslında bütün bu girişimleride kendilerine hayranlık beslenilmesi ve daha çok sevilmeleri için değil midir? ama ayna karşısında deve olmayı,kendi yarattığı hikayenin baş kahramanı olarak hayatına devam etmeyi bu küçük oyunda sadece kendilerini mutlu etmeyi bir görev olarak bilecek kendi iç meselesi için büyük çabalar sarf edeceklerdir.
devamını gör...