kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
mercedesin salatalıkta çıkması ironisi.
devamını gör...

ne de güzel tanımlar girilmiş. yavanlastırmayan, üslup bozucu olmayan... o zaman bir iki alıntı daha ekleyeyim.

ilk nesne ilişkisi memeyle kurulandır.

freud daha da ileri giderek emmeden alınan doyumu cinsel ilişkiden alınan doyumun ilk örneği olarak görmüştür. 1905'te şunları yazar: “annesinin memesinden geriye doğru kendini bırakan, mutlu gülümsemesi, kırmızı yanakları ile karnı doymuş bebeğin uykuya dalması sahnesini gördüğümüzde daha sonra yaşanacak olan cinsel doyumun ifadesinin bir ilk örneği ile karşılaşmış olduğumuzu düşünmeden edemeyiz.” (yukarıdaki sevgili yazarın eşiyle olan örneği gibi)

çocuğun anne memesinden aldığı doyumun erişkin cinselliğinin doyumları için bir örnek teşkil ettiği düşüncesini freud hiç terk etmez. 1938'de kaleme aldığı, yarım kalan psikanalizin özeti yapıtında ise şöyle der: “annenin besleyen memesi çocuk için ilk erotik nesnedir, aşk beslenme gereksinimine yaslanarak ortaya çıkar. anne her iki cinsiyet için de ilk ve en kuvvetli aşkların nesnesi olarak daha sonraki tüm aşk ilişkilerinin ilk örneğini oluşturur”

peki ya annenin aldığı doyum? helene parat, sigmund freud'un birçok konuda cesur görüşler önermesine karşın bu konudaki utangaçlığını şaşkınlıkla karşılar.

çocuk için memeye yönelmek gereksinim düzeyinde ise anne için emzirmek çoktan arzu düzeyindedir. freud çocuk cinselliğinden söz ederek bir skandal yaratmış, ancak anne cinselliğinden söz etme cesaretini gösterememiştir.

meme çocuk için aşk nesnesidir ama çocuk da annenin aşkının ürünüdür. anne-kadın memesini bir olanaksız paylaşımda, arzuladığı-arzulandığı adama ve onunla aşkının meyvesi olan bu çocuğa bağlar.
devamını gör...

sadece hukuk yetmez dediğim artıştır.

tüm fakültelerde yapılması gerekendir. hatta 6 yıla çıkmalıdır. böylelikle önümüzdeki iki sene boyunca üniversite mezunu işsiz insan sayısı artmayacaktır. ak parti zamanında oldu denecek bir başarıdır hedef 2023'e kadar 2 sene boyunca işsiz sayısının artmaması.

(gerçi eşşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmeyelim. fakültelerin alayını 10 seneye çıkartma potansiyeli görüyorum ben bunlarda.)
devamını gör...

olsa ne olur olmasa ne ? burada önemli olan paylaşım yapmak,birşeyler aktarmak değil mi amaç ?
istila gibi tabir kullanmak niçin ?
eski izdivaç programları canlandı gözümde şart mı arıyorsunuz +35 diyerek bu ne alüminyum hahah.
devamını gör...

jefferson airplane şarkısı.
devamını gör...

bir alman askeri eve döndüğünde ailesini artık orada bulamaz. frankfurt, 1946.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aa bizim ülkemizde de var bunlardan. *
devamını gör...

gelin giysisi.

eğer evlenmiş olsaydım en kralından bir tanesini - elbette maddi imkanlar dahilinde- giyerdim.

kına gecesi, düğün diğer bütün ıvır zıvırlar hiç biri umrumda değil (hatta olmazlarsa daha memnun olurum) ama gelinlik ayrı bir mevzu.
evlenen bir kadının gelinlik giymesi kadar normal bir şey olamaz.
devamını gör...

artık gelmesi gereken özellik. yazık, dostumus kim bilioz düçmanımızı bilmiyoruz. ya ben onu hunharca oyluyorsam? ayıp ya.
devamını gör...

o hep 19 yaşında.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

wok tavada yapılmalıdır. döküm olursa daha iyi sonuç alınır.
önce tavayı ocağın üstüne koyup ocağı açın ve 2 dakika kadar ısınmasını bekleyin.
sebzeleri atıp hemen kavurun ve ayrı bir yere koyun.
tavuğu da kavurun ve sebzeyle karıştırın.
üstüne istediğiniz baharatları dökün.
afiyet olsun.
devamını gör...

bursa-gemlik
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kavgayı ertelemek, üstünü örtmek... "neyse...." diye biten her tartışma geleceğe ertelenmiş kavga demektir. büyür büyür ve zamanı gelince öeeeehhhh diye karşı tarafın yüzüne kusulur. o yüzden kavganızı sıcak sıcak yapın, geleceğe ertelemeyin; yükü daha hafif olur.
devamını gör...

bir öyküyü,şiiri,denemeyi bitirdiğiniz o andır.yani bir şey yarattığınız zaman böylesi bir şey yaşanabilir diye düşünüyorum.
devamını gör...

ben değilim hacı.
devamını gör...

liliana hart'ın 2016'da yayınlanan polisiye kitabı.
sözlük kütüphanesinden talep ettiğim kitap.

eveet şimdi bitti kitap. aşağıda yazacağım herşey dinine imanına kadar spoiler içeriyor ve gıcık olduğum için spoiler içine almayacağım.

baş kahramanımız bir kadın, adı jaye. açıkçası okurken en az benim kadar yalnız ve abaza bir kadın olması beni mutlu etti çünkü olayları ben yaşıyorum gibiydi. sanırım onun verdiği tüm tepkileri bende verirdim. kesinlikle kitapta en sevdiğim nokta bu hanımefendiyle olan benzerliğimdi.

jaye, bloody mary kasabasına ailesinin ölümüyle kesin dönüş aile mesleği olan cenaze levazımatçılığını devam ettiriyor. kendisi aslen bir doktor, kasabaya dönerek hem aile mesleğini icra ediyor hemde kasabanın tıbbi tetikçisi oluyor.

ikinci başrolümüz yakışıklı jack. onun çocukluk arkadaşı ama gerçekten imanım gevreyerek kitabın sonuna kadar artık seks yapın lan diyerek okudum.

ilk cinayetle aslında kitabın sonunu tahmin ederek okudum. bu benim deformasyonum olabilir çünkü bu tarz kitapları, cinayet vakalarını o kadar irdeledim araştırdım ki maalesef hep araştırırken yada okurken kendimle yarışır halde oluyorum. kurbanın profilini çıkarmak, katilin izini sürmek.

kitap beni biraz yanıltsın ve zorlasın isterdim ancak başaramadı.

ilk kurbanımız ayakları ve yüzü hariç tüm vücudu eski ve yeni çürüklerle kaplı, kasaba halkı tarafından kocasından şiddet gördüğü düşünülen fiona. yani gerçekten bu kadının sado-mazo bağımlısı biri olduğunu ceset daha ilk bulunduğunda anladım, unutmayın her kurban masumdur ama herkesin karanlık bir hikayesi vardır.

nitekim diğer cinayetler, masum görünen kadınlar ve adam, hepsinin ortak noktasının seks ve para olduğunu ve aslında hiç masum olmadıklarını anladım ve bu canımı sıktı açıkçası.

böyle küçük kasabalarda geçen her hikayede kasabaya bir yabancı gelir, bilirsiniz. gelen yabancımız yakışıklı bir yazardı ve jaye ile bolca seks yaptılar. elbette katilin yabancı yazar olduğunu düşünebilirsiniz, sığ bulurum sizi, bu tarz hikayelerde yanıltıcı öge o kahramandır ve hikayenin sonunda hep bok yoluna ölür.

öyle de oldu. kıps.

jaye ve jack olayları çözemedi tabiki, gerçek katilimiz brody'i (yani yabancı yazarı) öldürüp jaye'e olan aşkını itiraf etti ve tüm cinayetleri nasıl işlediğini anlattı. jaye tam ölecekken jack gelip kurtardı falan..

öyle, kendimle yarışarak okuduğum bir kitap oldu. beni şaşırtmasını çok isterdim çünkü cinayetler ilgi çekiciydi ve jaye gerçekten en az benim kadar kafayı yemiş bir kadındı. aslında zevkle okudum yalan yok ama azıcık şaşırsaydım keşke.

ayrıca kitabın edebi değeri yok. anlatım dili aynen şu, sıfır betimleme ile:
"sabah kalktım. çişimi yaptım. kahvemi içtim. otopsiye girdim. brody yakışıklı azdım."

eh, bu yüzden hızlı okuttu kendisini çünkü kafamı yormadı. dili ağır olsaydı ve yavaş yavaş okusaydım eminim ki çok zevk alırdım.
devamını gör...

200 milyon dolarlık bütçesiyle 773 milyon dolar hasılat elde eden james gunn'ın yönettiği marvel filmi. imdb puanı 8,0.

filmin afişi:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

30 plus.
devamını gör...

kahvaltı mı? kahve mi?deseler, cevabı kahve olanların bildiği tat.
devamını gör...

belki adalet bu kadar geç sağlanmasaydı zanlının bugün annesi yaşıyor olacaktı. annesi hakkında olan suçlamalar da incelenecek ve ailecek işledikleri suçların cezasını çekeceklerdi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim