gülmek
her insana yakışan eylem.
devamını gör...
sahibinin sesiyle okunan cümleler
ovumceklev havvy, ovumceklev. dans etmemi istiyovlav, dans etmek istemiyovum. (bkz: ron weasley)
devamını gör...
konuşurken en çok kullanılan kelime
mütemadiyen, röpteşambır , zat-ı ali, nen var kuzum?
devamını gör...
güne ingilizce bir söz bırak
all's well that ends well.
sonu iyi biten her şey iyidir.
w. shakespeare
sonu iyi biten her şey iyidir.
w. shakespeare
devamını gör...
vampir
vampir efsanelerinin çıkış noktası aslında porfiria hastalığıdır.
bu hastalıkta alyuvarlardaki hemoglobinlerde yer alan hem'in yapısında bulunan porfirin sentezinde bozukluk vardır.
hastalar güneşe çıktıklarında ciltlerinde kabarcık,kaşıntı ve şişme meydana gelir.güneş ışığına aşırı duyarlıdırlar.
ayrıca cilt tutulumundaki nekroz ve çekilmeler nedeniyle dişler açığa çıkar,yani ağızdan taşar
ayrıca tarihte bazı porfiria hastaları,gelişen anemilerini,kan içerek giderebileceklerini düşünmüşlerdir.
tüm bu sebepler nedeniyle de vampir efsane ve söylentileri ortaya çıkmıştır.
bu hastalıkta alyuvarlardaki hemoglobinlerde yer alan hem'in yapısında bulunan porfirin sentezinde bozukluk vardır.
hastalar güneşe çıktıklarında ciltlerinde kabarcık,kaşıntı ve şişme meydana gelir.güneş ışığına aşırı duyarlıdırlar.
ayrıca cilt tutulumundaki nekroz ve çekilmeler nedeniyle dişler açığa çıkar,yani ağızdan taşar
ayrıca tarihte bazı porfiria hastaları,gelişen anemilerini,kan içerek giderebileceklerini düşünmüşlerdir.
tüm bu sebepler nedeniyle de vampir efsane ve söylentileri ortaya çıkmıştır.
devamını gör...
takip listem
kapitalist sistemin sözlüğümüzü ele geçirdiğinin kanıtı*.
yoldaş benjamin franklin' e sesleniyorum, beni takip eden insanları neden emeğimle görebiliyorum kardeşim belki geri takip yapacağım, ne engel oluyosunuz? puanı harcamaya da kıyamıyorum.
yoldaş benjamin franklin' e sesleniyorum, beni takip eden insanları neden emeğimle görebiliyorum kardeşim belki geri takip yapacağım, ne engel oluyosunuz? puanı harcamaya da kıyamıyorum.
devamını gör...
gece denize girmek
en büyük fobilerimden biri gece denize girmek. ayağımı bile zor sokarım gece gece. karanlık ve simsiyah olması çok ürkütüyor beni.
devamını gör...
ekim'de maskelere veda edeceğiz iddiası
maskelere veda edene kadar inanmayacağım iddiadır.
veda ettikten sonra bile bir süre inanmayabilirim.
veda ettikten sonra bile bir süre inanmayabilirim.
devamını gör...
aşırı okuyan biriyle sohbet etmek
aşırı okuduğunu belirten biriyle sohbet etmeyin.
okumayı okuduğu kitap sayısıyla göstermeye çalışana itibar etmeyin.
okuyunca entelektüel olduğunu düşünen bir insanla iletişim kurmayın.
kısacası okuduğu kitabı size karşı en ufak bir şekilde üstünlük kurma yolunda araç olarak kullanacak kimseyi ciddiye almayın.
eğer gerçekten okuduğunu anlasa idi, dünyadaki bütün kitapları okusa dahi sizden öğreneceği bir şey olduğunu bilirdi.
okumayı okuduğu kitap sayısıyla göstermeye çalışana itibar etmeyin.
okuyunca entelektüel olduğunu düşünen bir insanla iletişim kurmayın.
kısacası okuduğu kitabı size karşı en ufak bir şekilde üstünlük kurma yolunda araç olarak kullanacak kimseyi ciddiye almayın.
eğer gerçekten okuduğunu anlasa idi, dünyadaki bütün kitapları okusa dahi sizden öğreneceği bir şey olduğunu bilirdi.
devamını gör...
kedi kasabası
şimdi dinlediğim habere göre samsun’da bulunuyormuş.
20 dönümlük araziye kedinin ihtiyacı olan her şey yerleştirilmiş. yaklaşık 200 kedi bulunuyormuş.
bayıldımmm.
20 dönümlük araziye kedinin ihtiyacı olan her şey yerleştirilmiş. yaklaşık 200 kedi bulunuyormuş.
bayıldımmm.
devamını gör...
çivit mavisi
koyu maviye mor katılmış, aslen cezayir, tunus ve fas'ın, bir nebze de yunan adalarının sembolü olan renk. çoğu akdeniz ülkesinde kapı ve duvar boya renginde açığı yahut koyusu olmak üzere. bu renk tercih edilir. sebebi ise; akdeniz'in kendine has, loş mavisidir. pandemi sonrası, caanım denizim, yine o loş mavisine kavuştu.
kelime; mürekkeple yazma tekniği olan çivitten gelmektedir.
uluslararası literatürde, indigo diye geçmesine ek olarak, türk diline özgü çivit kelimesini, literatürden silmek gibi bir algı logaritması da söz konusudur.
kelime; mürekkeple yazma tekniği olan çivitten gelmektedir.
uluslararası literatürde, indigo diye geçmesine ek olarak, türk diline özgü çivit kelimesini, literatürden silmek gibi bir algı logaritması da söz konusudur.
devamını gör...
ülkücüleri eğitip topluma kazandırmak
taşı egitemezsin ama, heykel yapabilirsin, duvar örebilirsin, oturak bile yapabilirsin yeri geldiğinde. çeliği bukebilirsin mesela. ülkücü eğitmek mi ? işte onu yapamazsın...
devamını gör...
yazarların mezun olduğu liseler
(bkz: izmir karataş lisesi)
bozuk bir psikolojinin son kırıntılarını ve kalan son beyin hücrelerinizi de kaybetmeyi göze alıyorsanız gidin.
ytd.
bozuk bir psikolojinin son kırıntılarını ve kalan son beyin hücrelerinizi de kaybetmeyi göze alıyorsanız gidin.
ytd.
devamını gör...
her şeyi içine atan insan
benimdir. gün sonunda ağlayarak günlüğüme yazarım. eşşek kadar oldum bu huyumu bir türlü değiştiremiyorum.
tanım: her şeyin üstesinden tek başına gelmeye çalışan insan.
tanım: her şeyin üstesinden tek başına gelmeye çalışan insan.
devamını gör...
tüh bu başlık da tutmadı
şimdi girip tüm açtığın başlıklara yazacağım. maksat gençlerin işi görülsün, birileri mutlu olsun. siz de katılın bu gece de mutlu edelim. kolay mı öyle aileyiz goygoyu yapmak.
ek. o değil de bu başlıktan çok iyi bkz olur. tebrikler.
ek. o değil de bu başlıktan çok iyi bkz olur. tebrikler.
devamını gör...
siteyi satın almak istiyorum admin bana ulaşsın
(bkz: ankara beni bulsun)
ustune de leblebi ister miyiz, birer drink alir miyiz?
ustune de leblebi ister miyiz, birer drink alir miyiz?
devamını gör...
vişneizm
hiç üşenme'den, zevk ile okuduğum, her okuduğum satırda bana bir bilgi daha katan değerli yazar, yazdığı her satırda emek ve bilgi var ilim var, teşekkür eder yazılarının devamını diliyorum.
devamını gör...
güneş (yazar)
sabah uyandım, tek gözüm açık, elimde telefon. önce interneti açtığım anda yağan bildirimlere şöyle bi göz attım, sonra kafa’ya girip takip butonuna bastım, var mı bişiler? okuyam da okurken ayılam, yok. beni aniden ayıltacak bir şey yok, okurken hafif hafif dikkatimi uyarıp da zihnimi uyandıracak bir şey de yok. çıktım, instagram’da kedi köpek fotoğrafı baktım. tamam tamam, keşfetime güzel güzel kızlar da düşüyor, onlara da baktım. neyse. twitter? meh. sabah sabah algılayamayacağım kadar çok meme var. organ olan değil fesatî, anadolu ellerinde caps diye bilinen şey işte. yok, kalkayım en iyisi.
tuvalete gittim. yüzümü yıkarken güneş aklıma geldi. allah allah ne kadar da beklenmedik bir enişte öpüşü bu, güneş ne alaka? tamam sık sık okuyorum hatta vaktim olduğunda gerilere gerilere gidip önceleri yazdıklarını da ama, ben daha yeni uyanıyorum. ayılmaya çalışan zihnimde güneş ne arıyor? geri sar, şu filmi makinist geri sar…
yeşilevham… nickaltı girmiş güneş’e, okumuşum gözucuyla. herkes gibi onun da, herkes gibi benim de ilk zamanlarda düştüğümüz hatayı birilerinin tekrarlamasından dem vurmuş. zihnim oradan çekmiş güneş'i meğerse. uyanmaya çalışırken oyun hamuru gibi oluyor beyin, yakalayamıyosun bi türlü.
neyse. güneş, naber? ben pek nickaltı girmem, bu da böyle bir yanımdır ama bi yandan da bu da böyle bir anımdır. sabah sabah zihnimde ne işin var? neyse, uyandım. şaka elbet, zihnimde sana ve yazdıklarına yer açmaktan keyif duyuyorum, bundandır ki zaten okuyorum.
- hitabı özneden al, kitleye geri ver.
“ben cesur değilim onun kadar” demişti nickaltımda kendileri bir gün, yazdıklarıma gönderme yaparak. düşüncelerimizin hızına yetişememe konusunda ne kadar haklıysa, bu çıkarımında da bi o kadar yanılıyordu. kendisinin yalın, olduğu gibi, doğal ve içten, samimi üslubunun yanında benim üstü bol bol kapalı, çokça göndermeli ve çokça katmanlı yazım tarzıma dair nasıl böyle bir yorumda bulundu o zaman da anlam verememiştim, şimdi de veremiyorum. aslında ben bu ortama, onun kadar net ve açık şekilde yazmaya gelmiştim ama başaramadım. sonuç, yazdıklarımın yüzde yüzünü benim, yüzde doksan beşini tek bir kişinin anlayabildiği, kalanınınsa yüzde ellilerde dans ettiği bir konuma getirdi beni. olsun varsın. yani güneş, senin yazma konusundaki açıklığın beni döver, böyle de devam et lütfen.
2000 karakter nickaltı mı olur? oldu valla ve yine valla, kısa kestim. sörry.
tuvalete gittim. yüzümü yıkarken güneş aklıma geldi. allah allah ne kadar da beklenmedik bir enişte öpüşü bu, güneş ne alaka? tamam sık sık okuyorum hatta vaktim olduğunda gerilere gerilere gidip önceleri yazdıklarını da ama, ben daha yeni uyanıyorum. ayılmaya çalışan zihnimde güneş ne arıyor? geri sar, şu filmi makinist geri sar…
yeşilevham… nickaltı girmiş güneş’e, okumuşum gözucuyla. herkes gibi onun da, herkes gibi benim de ilk zamanlarda düştüğümüz hatayı birilerinin tekrarlamasından dem vurmuş. zihnim oradan çekmiş güneş'i meğerse. uyanmaya çalışırken oyun hamuru gibi oluyor beyin, yakalayamıyosun bi türlü.
neyse. güneş, naber? ben pek nickaltı girmem, bu da böyle bir yanımdır ama bi yandan da bu da böyle bir anımdır. sabah sabah zihnimde ne işin var? neyse, uyandım. şaka elbet, zihnimde sana ve yazdıklarına yer açmaktan keyif duyuyorum, bundandır ki zaten okuyorum.
- hitabı özneden al, kitleye geri ver.
“ben cesur değilim onun kadar” demişti nickaltımda kendileri bir gün, yazdıklarıma gönderme yaparak. düşüncelerimizin hızına yetişememe konusunda ne kadar haklıysa, bu çıkarımında da bi o kadar yanılıyordu. kendisinin yalın, olduğu gibi, doğal ve içten, samimi üslubunun yanında benim üstü bol bol kapalı, çokça göndermeli ve çokça katmanlı yazım tarzıma dair nasıl böyle bir yorumda bulundu o zaman da anlam verememiştim, şimdi de veremiyorum. aslında ben bu ortama, onun kadar net ve açık şekilde yazmaya gelmiştim ama başaramadım. sonuç, yazdıklarımın yüzde yüzünü benim, yüzde doksan beşini tek bir kişinin anlayabildiği, kalanınınsa yüzde ellilerde dans ettiği bir konuma getirdi beni. olsun varsın. yani güneş, senin yazma konusundaki açıklığın beni döver, böyle de devam et lütfen.
2000 karakter nickaltı mı olur? oldu valla ve yine valla, kısa kestim. sörry.
devamını gör...

