perinatal yas
bir bebeğin ölü doğum, düşük veya yenidoğan ölümü nedeniyle kaybı, travmatik bir yaşam olayı olarak kabul edilir. doğum öncesi kayıptan sonra komplike yas gelişiminin yordayıcıları arasında sosyal destek eksikliği, önceden var olan ilişki güçlükleri veya hayatta kalan çocukların yokluğu ve ayrıca kararsız tutumlar veya hamileliğin gerçekliğine ilişkin yüksek algı yer alır. fetal anormallik nedeniyle gebeliğin sonlandırılmasından sonra komplike yas riski özellikle yüksek bulunmuştur. ebeveynler bebekleriyle bir ilişki kurmamış olsalar da, hamilelik kaybından sonraki yas, diğer kayıp senaryolarından yoğunlukta önemli ölçüde farklı değildir. birinci derece akrabaları içeren yas vakalarında olduğu gibi, yas belirtileri genellikle ilk 12 ayda yoğunlukta azalmaktadır. boylamsal çalışmalar, normal bir yas sürecinde, gebelik kaybından sonraki 2 yıllık bir süre içinde yasın azaldığını göstermiştir. perinatal kayıpların da ebeveynler ve aileler üzerinde önemli bir psikolojik etkiye sahip olduğu ve travma sonrası stres, depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. genel olarak, yüksek cg seviyeleri genellikle daha zayıf bir zihinsel sağlık durumu ile ilişkilidir. bir perinatal kaybın ardından cg reaksiyonlarını öngören bir dizi değişken; örneğin, sosyal desteğin yas sonrası uyum sağlamada büyük bir rol oynadığı yaygın olarak belgelenmiştir. stres teorisine göre, sosyal desteğin bir tampon etkisi olduğu ve aile ve arkadaşlardan gelen zayıf sosyal desteğin kg tepkileri ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. toplumdan algılanan yüksek düzeyde duygusal destek, onu inceleyen tüm çalışmalarda tutarlı bir şekilde daha düşük perinatal keder puanları ile ilişkilidir. ayrıca, daha fazla dini katılım, ebeveynler için daha az kederle ilgili sıkıntıya katkıda bulunan artan sosyal destek algısı ile ilişkili olduğundan, dini toplulukların başka bir sosyal destek kaynağı olarak faydalı olduğu bulunmuştur. bu argümanın ardından, eşten destek alamama ve evlilikteki zayıf ilişkiler, daha yoğun yasla ilişkili diğer güçlü bileşenler olarak tanımlanmıştır. suçluluk ve suçlamanın yanı sıra bir ortağa karşı öfkeli duygular ve bir aile olarak bir gelecek vizyonunun kaybı, ilişki üzerinde önemli bir stres yaratabilir. yas yoğunluğunun bir diğer önemli yordayıcısı yaşayan çocukların varlığıdır. perinatal kaybın psikiyatrik bozukluklara ve cg'ye yol açabileceği yaygın olarak bilinmesine rağmen, düşük yaşayan kadınların sadece küçük bir kısmı rutin takip psikolojik desteği almaktadır.
devamını gör...
intihar etmek
intihar denilince ne tuhaftır ki, akla isveç, norveç gibi refah seviyesi yüksek ülkeler gelirdi. sebep olarak da monoton bir yaşamdan dolayı bunalıma girmek, sürekli kapalı ve karanlık havanın depresyona sevk etmesi gibi sebepler ortaya çıkar, yine de anlam verilemezdi.
son dönemlerde bu intihar salgını türkiye'ye de bulaştı. köprüden atlayanlar, yüksek binadan kendini boşluğa bırakanlar, cinnet geçirip silahı ateşleyenler, kutu kutu ilaç içenler, hava gazı ya da tüp gazına davrananlar, birkaç metrelik urganı boynuna geçirip yaşamını sonlandıranlar...
intihar haberlerinde ölenin yakınları, ailesi, ahbabı, komşusu hep şu tanıdık açıklamayı yapar:
çok sessiz biriydi, çok sakin hayatı vardı, böyle bir şey yapacağını düşünmezdik.
düşünülemez, çünkü kişi, karşıdakine yaklaşmayacak kadar anlaşılmaz ve karmakarışık duygular içerisinde. buna sosyal, ekonomik, ruhsal sıkıntılar da eklenince bireyin psikolojisi yerlerde sürünüyor.
son dönemlerde bu intihar salgını türkiye'ye de bulaştı. köprüden atlayanlar, yüksek binadan kendini boşluğa bırakanlar, cinnet geçirip silahı ateşleyenler, kutu kutu ilaç içenler, hava gazı ya da tüp gazına davrananlar, birkaç metrelik urganı boynuna geçirip yaşamını sonlandıranlar...
intihar haberlerinde ölenin yakınları, ailesi, ahbabı, komşusu hep şu tanıdık açıklamayı yapar:
çok sessiz biriydi, çok sakin hayatı vardı, böyle bir şey yapacağını düşünmezdik.
düşünülemez, çünkü kişi, karşıdakine yaklaşmayacak kadar anlaşılmaz ve karmakarışık duygular içerisinde. buna sosyal, ekonomik, ruhsal sıkıntılar da eklenince bireyin psikolojisi yerlerde sürünüyor.
devamını gör...
datça bademi
datça'ya özgü olan, farklı bir badem türü. ak, kaba, sıra, diş, yazı, tüylü gibi isimlerle anılıyor. en makbul olanına nurlu deniliyor.
devamını gör...
ruh diye bir şeyin olmaması
ruhu, insan canlıyken içinde duran, ölünce beyaz ışıksı şekilde çıkıp yükselen bir şey olarak beynimize yerleştirdiler.
lakin ruh dediğimiz şey vücudun işletim sistemidir. çalışması için bir vücuda ihtiyacı var. görüntü işleyebilmesi için göze ihtiyacı var. vücut iflas edip ölüm olduğunda o bilgi ve deneyim nereye gidiyor?
nerden biliyorum. sallıyorum.
lakin ruh dediğimiz şey vücudun işletim sistemidir. çalışması için bir vücuda ihtiyacı var. görüntü işleyebilmesi için göze ihtiyacı var. vücut iflas edip ölüm olduğunda o bilgi ve deneyim nereye gidiyor?
nerden biliyorum. sallıyorum.
devamını gör...
normal sözlük'ün gümbür gümbür gelmesi
heyt ulen!!! radyo madyo açmışız dost düşman çatlatır olmuşuz. hızlı giden bazı atlar da düşmüş elenmiş. aya da gidiyoruz, 2021 yeni başlıyor galiba.
ilik gibi sözlük yemin ediyorum.
iko artık bi nazar boncuğu şart gibi.
playlist de yılan yemin ediyorum. emmi vayhhavslar filan.
ilik gibi sözlük yemin ediyorum.
iko artık bi nazar boncuğu şart gibi.
playlist de yılan yemin ediyorum. emmi vayhhavslar filan.
devamını gör...
girişi güzel olan şarkılar
1976 yılında kurulmuş olan türk progresif rock müzik grubu olan hardal’ın yanlış bilmiyorsam 1980 senesinde çıkarmış oldukları ilk albümün adıdır “nasıl, ne zaman?”. bu albümün içerisinde aynı ad ile yer alan şarkıdır aynı zamanda. şarkının başlarındaki o kahkaha sesine bayılırım.* sözlerini de, şarkının ritmini de, her şeyini sahiden çok severim.
gençlik bir kitaptı, okuduk bitti
canım bahar geçti çoktan, kış şimdi
ne kaldı sana bu dünyada
ne kaldı sana bu dünyada
devamını gör...
kin tutamamak
imrendiğim insanlardır ve kesinlikle ben değilimdir. çok güzel kim tutarım efendim. karşımdaki konuşmasa yıllarca konuşmam, dönüp bakmam, burnum düşse eğilip almam, barışsam yine unutmam. en ufak alakasız bir şeyden konuyu oraya getirir, iki arada bir derede lafımıda söylerim. benim kadar sevgi pıtırcığı (kimse övmüyor bari ben kendimi öveyim)bir insan nasıl bu kadar kindar olabiliyor aklım almıyor bazen. ehlileştiremediğim yönlerimden biride bu, kindar ve fil hafızalıyım.
bir gün yolunuz kin tutmayan biriyle kesişirse kıymetini bilin, tavsiyemdir.
bir gün yolunuz kin tutmayan biriyle kesişirse kıymetini bilin, tavsiyemdir.
devamını gör...
gereksiz romantize edilen kavramlar
meşrubat edebiyatı
devamını gör...
z kuşağı
birçok olumsuz özellikleri sayılabilir fakat daha insancıl, ayrım yapmayan, açık fikirli olduklarını düşündüğüm kuşak.
devamını gör...
kadir mısıroğlu'nun atatürk ile diyaloğu
kendisi'de yunan adalarına tatil'e gitti. sakın
ha çağırmayın bir yerden bir daha ruhları bile gelmesin buraya.gerçi bırakmazlar da onu oradan pek severler kendilerini.
ha çağırmayın bir yerden bir daha ruhları bile gelmesin buraya.gerçi bırakmazlar da onu oradan pek severler kendilerini.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yeşil
dinliyor, büyüyor
bana gölge
sana engel
saklıyor
sakladığını zannediyor
ince
uzun
aheste
görsen
nasıl salınıyor
kelimeler dans ediyor
yazamıyorum
seni bulunca
gözlerim kamaşıyor...
dinliyor, büyüyor
bana gölge
sana engel
saklıyor
sakladığını zannediyor
ince
uzun
aheste
görsen
nasıl salınıyor
kelimeler dans ediyor
yazamıyorum
seni bulunca
gözlerim kamaşıyor...
devamını gör...
normal sözlük şikayet hattı
sözlük kurallarından sıkılmış yazar(lar)ın ortaya koyduğu tepki. ama gerçekten film adı gibi olmuş. hatta seri bile yapılabilir. *
mevzuya gelecek olursak kurallardan şikayetçiyiz, kendimizi baskı altında hissediyoruz ve sıkıştırılıyoruz argümanı savunuluyor. ama buna neden hangi kurallar olduğundan bahsedilmemiş. dolayısıyla hangi kuralların değişmesi gerektiği konusunda bir eleştiri yapılmamış. eleştiriyi yuvarlak cümlelerle yapmak eleştiri yapmak değil.
kendimden örnek vermem gerekirse, birkaç haftadır aktif olarak kullanıyorum sözlüğü ama kendimi hiç baskı altında hissetmedim ya da kısıtlandığım hissine kapılmadım. aklıma geleni yazdığım için bir yazar arkadaş tarafından yazarımsı ve troll olarak bile nitelendirildim ancak amacım asla trollük yapmak değil. sadece bilgim olan bir konuda bilgimi paylaşıyorum. arada eğleniyorum, fikrimi beyan ediyorum falan. ama bugüne kadar bir tane tanımım dahi silinmedi.
demem o ki kendini baskı altında hissedip özgürlüğünün kısıtlandığını düşünenler ne konuda olduğunu da söylerse mantıklı ise beraber savunalım. ama burada çok kural var diye hayıflanıyorlarsa biraz öz eleştiri yapmaları gerek sanırım.
mevzuya gelecek olursak kurallardan şikayetçiyiz, kendimizi baskı altında hissediyoruz ve sıkıştırılıyoruz argümanı savunuluyor. ama buna neden hangi kurallar olduğundan bahsedilmemiş. dolayısıyla hangi kuralların değişmesi gerektiği konusunda bir eleştiri yapılmamış. eleştiriyi yuvarlak cümlelerle yapmak eleştiri yapmak değil.
kendimden örnek vermem gerekirse, birkaç haftadır aktif olarak kullanıyorum sözlüğü ama kendimi hiç baskı altında hissetmedim ya da kısıtlandığım hissine kapılmadım. aklıma geleni yazdığım için bir yazar arkadaş tarafından yazarımsı ve troll olarak bile nitelendirildim ancak amacım asla trollük yapmak değil. sadece bilgim olan bir konuda bilgimi paylaşıyorum. arada eğleniyorum, fikrimi beyan ediyorum falan. ama bugüne kadar bir tane tanımım dahi silinmedi.
demem o ki kendini baskı altında hissedip özgürlüğünün kısıtlandığını düşünenler ne konuda olduğunu da söylerse mantıklı ise beraber savunalım. ama burada çok kural var diye hayıflanıyorlarsa biraz öz eleştiri yapmaları gerek sanırım.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
tıpkı 90'lar gibi bizi karışık duygulara sürükleyecek, kâh hüzünlendirip kâh coşturacak, merakla beklenen yayın. takvimlerde 2021'i görüp de bu bir zaman hatası demek istiyorum.
devamını gör...
türk kahvesi
kahve fincanıyla değil,kupayla içtiğim ve delisi olduğum kahve.
devamını gör...
yurt dışına çıkış harcı
henüz yurt dışına çıkmadığım için hiç ödemediğim, yasal bir soygun olduğunu düşündüğüm harçtır.
devamını gör...
sesi bile iyi gelen insan
sadece sesini bile duysanız ruhunuza iyi gelecek insanlar vardır.
devamını gör...
mutlu eden küçük şeyler
çok sıkıldığınız bir anda içinize şöyle bir su serpen bir anıdadır o ‘ küçük şey’.

fotoğraftakiler sabundan yapılmış iki küçük kalp.
2016 yılıymış avuçlarıma bırakıldıklarında.
yine içim kararmış bir haldeydim. öğrencilerim hep çok güler yüzlü olduğumu söyleseler de, çok zaman benim için de bulutlarla kaplanır gökyüzü.
iki kız yanıma yanaştı.
buyrun hocam, diye elime bu iki kalbi bıraktı bir tanesi.
nöbetçiydim, bir aşağı bir yukarı geziyor, uğul uğul sesler arasında ruh halimi daha da aşağıya çekecek düşüncelerle dolduruyordum zihnimi.
oradaydım ama ‘an’ da değil.
elimdeki kalplerle birlikte kendime geldim, o ‘an’ a.
iki kızın sevgiyle bana bakışlarını tatlı gülümsemelerini fark ettim.
nedir bunlar, dedim.
hocam bu onları biz yaptık, size de vermek istedik dedi ötekisi.
güler yüzüm geri geldi.
seviyorum onları: gençleri.
bazen çok uzaklardan bir dost gibi anı gelir köşe başına oturur, yürek hafifçe sızlarken tebessüm aydınlatır çehreyi.

fotoğraftakiler sabundan yapılmış iki küçük kalp.
2016 yılıymış avuçlarıma bırakıldıklarında.
yine içim kararmış bir haldeydim. öğrencilerim hep çok güler yüzlü olduğumu söyleseler de, çok zaman benim için de bulutlarla kaplanır gökyüzü.
iki kız yanıma yanaştı.
buyrun hocam, diye elime bu iki kalbi bıraktı bir tanesi.
nöbetçiydim, bir aşağı bir yukarı geziyor, uğul uğul sesler arasında ruh halimi daha da aşağıya çekecek düşüncelerle dolduruyordum zihnimi.
oradaydım ama ‘an’ da değil.
elimdeki kalplerle birlikte kendime geldim, o ‘an’ a.
iki kızın sevgiyle bana bakışlarını tatlı gülümsemelerini fark ettim.
nedir bunlar, dedim.
hocam bu onları biz yaptık, size de vermek istedik dedi ötekisi.
güler yüzüm geri geldi.
seviyorum onları: gençleri.
bazen çok uzaklardan bir dost gibi anı gelir köşe başına oturur, yürek hafifçe sızlarken tebessüm aydınlatır çehreyi.
devamını gör...
fethullah'a bir kez dahi hoca efendi demeyen türk genci
genç olmayıp içinde bulunduğum güruh.
kimseye hoca demedim. ne tarikatla ne de böyle tiplerle işim oldu. lisenin başından itibaren fetö benim için gayrimeşru bir çocuktu ve bunu da hep dile getirdim. ancak hep hakarete uğradım. sonra baktım ki bana hakaret edip kovanlar, meydanlara çıkmışlar. hayat ne garip.
kimseye hoca demedim. ne tarikatla ne de böyle tiplerle işim oldu. lisenin başından itibaren fetö benim için gayrimeşru bir çocuktu ve bunu da hep dile getirdim. ancak hep hakarete uğradım. sonra baktım ki bana hakaret edip kovanlar, meydanlara çıkmışlar. hayat ne garip.
devamını gör...

