nickaltı yalakalığı
nezaketten, güzellikten, eğlenmekten ve keyifli zaman geçirmekten haz etmeyen ya da anlamayan hatta iyi olan her şeyi kendisine göre eğip bükmekten bir çeşit zevk alan kişi başlığıdır.
gerek var mıdır sahiden böyle şeylere, isteseydin açıverirdim sana bir nickaltı başlık dediğim söz grubudur.
gerek var mıdır sahiden böyle şeylere, isteseydin açıverirdim sana bir nickaltı başlık dediğim söz grubudur.
devamını gör...
kaç yenilgi var söyle ömürde allah aşkına
sıla gençoğlu’nun ilk olarak 2009 yılında piyasaya çıkan imza isimli albümünde yer alan, sözleri ve müziği sıla gençoğlu ve efe bahadır’a ait olan yoruldum isimli şarkıda geçen bir sözdür.
bir ömüre kaç yenilgi sığabileceğini ancak yenilmekten korkmayan insanlar bilir. bu insanlar hayatlarını bir sürü yenilgiyle doldururlar nihai galibiyete ulaşana kadar. onların gücü mağlup oldukça ayağa kalkabilmelerinden gelir. gözlerinde şekerlerini paylaşan iki kız çocuğu vardır. asla pes etmezler.
ama ben size bir futbol hikayesi anlatacağım. çalıştığım okulda diğer öğretmen arkadaşlarla anlaşıp bir süper lig kurduğum sene her öğretmen öğrencilerden birer takım kurmuş, isim bulmuş, logo tasarlamış ve yeni formalar almıştı. her hafta okulun bir panosunda istatistikler ve puan durumu paylaşılır ve okulda o gün sadece bu konu konuşulurdu. aslında o sene boyunca sadece bu lig konuşuldu.
benim talihsizliğim ise herkes takımlarını kurduğunda bana kalan öğrenciler çok sevimli çocuklar olsalar da ikisi hariç hiçbiri futboldan haberdar değildi. sen sol tarafı kapat dediğim öğrenci bir maç boyunca halı sahanın sol taraftaki tellerine yapışıp beklemişti bir hazırlık maçında.
lig başlamadan önce 5 hazırlık maçı yaptık ve beklendiği üzere hepsinde yenildik. işte şarkı da burda devreye girdi. maçlara benim arabama doluşup giderken her seferinde eye of the tiger dinleyerek içimizdeki savaşçıları ortaya çıkarmaya çalıştık ama akşam maçtan sonra yediğimiz gollerle tıka basa dolu olan ruhumuzla geri döndük ve her dönüşte de bu şarkıyı çaldık ve eşlik ettik. sadece başlıktaki cümle geldiğinde sustuk ve sıla’nın söylemesini dinledik.
bu bize yenilgiyi de gülümseyerek kabul etmeyi öğretti. merak edip buraya kadar okuduysanız diye söylüyorum o turnuvada final oynadık ve sadece final maçında mağlup olduk. final maçından sonra da aynı şarkıyı söyledik soyunma odasında rakip takım şampiyonluğu kutlarken.
takımımıza seçtiğimiz isme gönderme yaparak söylüyorum: vefa yalnızca bir semt adı değildir.
bir ömüre kaç yenilgi sığabileceğini ancak yenilmekten korkmayan insanlar bilir. bu insanlar hayatlarını bir sürü yenilgiyle doldururlar nihai galibiyete ulaşana kadar. onların gücü mağlup oldukça ayağa kalkabilmelerinden gelir. gözlerinde şekerlerini paylaşan iki kız çocuğu vardır. asla pes etmezler.
ama ben size bir futbol hikayesi anlatacağım. çalıştığım okulda diğer öğretmen arkadaşlarla anlaşıp bir süper lig kurduğum sene her öğretmen öğrencilerden birer takım kurmuş, isim bulmuş, logo tasarlamış ve yeni formalar almıştı. her hafta okulun bir panosunda istatistikler ve puan durumu paylaşılır ve okulda o gün sadece bu konu konuşulurdu. aslında o sene boyunca sadece bu lig konuşuldu.
benim talihsizliğim ise herkes takımlarını kurduğunda bana kalan öğrenciler çok sevimli çocuklar olsalar da ikisi hariç hiçbiri futboldan haberdar değildi. sen sol tarafı kapat dediğim öğrenci bir maç boyunca halı sahanın sol taraftaki tellerine yapışıp beklemişti bir hazırlık maçında.
lig başlamadan önce 5 hazırlık maçı yaptık ve beklendiği üzere hepsinde yenildik. işte şarkı da burda devreye girdi. maçlara benim arabama doluşup giderken her seferinde eye of the tiger dinleyerek içimizdeki savaşçıları ortaya çıkarmaya çalıştık ama akşam maçtan sonra yediğimiz gollerle tıka basa dolu olan ruhumuzla geri döndük ve her dönüşte de bu şarkıyı çaldık ve eşlik ettik. sadece başlıktaki cümle geldiğinde sustuk ve sıla’nın söylemesini dinledik.
bu bize yenilgiyi de gülümseyerek kabul etmeyi öğretti. merak edip buraya kadar okuduysanız diye söylüyorum o turnuvada final oynadık ve sadece final maçında mağlup olduk. final maçından sonra da aynı şarkıyı söyledik soyunma odasında rakip takım şampiyonluğu kutlarken.
takımımıza seçtiğimiz isme gönderme yaparak söylüyorum: vefa yalnızca bir semt adı değildir.
devamını gör...
insan kütüphanesi
ilk kez 2000 yılında danimarka’nın kopenhag şehrinde “kitabı kapağına göre değerlendirmeyin“ sloganından yola çıkılarak hayata geçirilmiş bir kuruluştur. normal bir kütüphane işleyişi standartlarına sahiptir. bilindik kütüphanelerden tek farkı raflarında kitaplar yoktur, onun yerine gerçek yaşam tecrübelerine sahip, farklı hikayeler sunan çeşit çeşit gönüllü insanlar vardır.
yarım saatliğine bir politikacıyla, bir fahişeyle, bir evsizle, bir alkolikle, belki bir şizofrenle yada bir mülteciyle oturup onların benzersiz hikayelerinin dinliyorsunuz. bu insanları kitaplardan üstün kılan tarafı, en iyi öğrenme metotlarından sayılan tecrübe transferinin sağlanması ve hikayenin ortasında soru sorup cevabını alabiliyor olmanızdır.
ülkemizde istanbul'da ''yaşayan kütüphane'' adıyla çeşitli etkinlikler*in içerisinde yer yer uygulanmıştır.
yarım saatliğine bir politikacıyla, bir fahişeyle, bir evsizle, bir alkolikle, belki bir şizofrenle yada bir mülteciyle oturup onların benzersiz hikayelerinin dinliyorsunuz. bu insanları kitaplardan üstün kılan tarafı, en iyi öğrenme metotlarından sayılan tecrübe transferinin sağlanması ve hikayenin ortasında soru sorup cevabını alabiliyor olmanızdır.
ülkemizde istanbul'da ''yaşayan kütüphane'' adıyla çeşitli etkinlikler*in içerisinde yer yer uygulanmıştır.
devamını gör...
kendinden kaçmak
kendini kandırmaktan öteye gidemezsin. hiç bir kurtuluş yok 'bu beden bu ruh senin' atamazsın,satamazsın. onu olduğu gibi kabul edip dost olmayı başaramazsan hayat'ın her türlü zehir olur. bu da kendimizle olan sınavımız. orada bile torpil yok. insan kendine bile zor soru sorar mı?
cevap vermekten bu kadar korkar mı?
yine deli sorularla kapattık günü.
cevap vermekten bu kadar korkar mı?
yine deli sorularla kapattık günü.
devamını gör...
camide sümüklü burnunu secdedeyken halıya sürerek temizleyen mümin
olmaz demeyin. böyle bir şey var.
inanmayanlar olmuş. o zaman biraz ayrıntısını anlatayım. o sıralar 20'li yaşlardaydım. sanırım 22 olmalı. henüz dindar takılan bir tiptim. cumalarımı hiç aksatmazdım filan. cami içerisinde ön saflardan bir yere oturdum. benim ardımdan gelen cübbeli sarıklı bir adam hemen önümdeki safa oturdu. adam biraz kirli bir tipti zaten. neyse zaman geçti, ilk sünneti kıldık, hutbe filan derken. adamın hastalıktan gözlerinin yaşardığını gördüm. elini yüzüne gözüne sürüp halılara da tutuyordu. iğrenç bir manzaraydı açıkçası. hemen götüm götüm bir saf geriye kaydım bir şekilde, kalabalık cami içerisinde. sonra farz için kalktık. neyse bu herife gözüm takılıyor sürekli. sonra, o kadar ki secdede bile gözüm gidiyor pisliğe. işte neyse bu herifin akan göz yaşları ile birlikte secde ettiği noktaya baya baya burnunu sildiğini gördüm. inanılmaz bir andı ben için hayatım boyunca aklımdan çıkmıyor pislik herif, neyse işte böyle.
inanmayanlar olmuş. o zaman biraz ayrıntısını anlatayım. o sıralar 20'li yaşlardaydım. sanırım 22 olmalı. henüz dindar takılan bir tiptim. cumalarımı hiç aksatmazdım filan. cami içerisinde ön saflardan bir yere oturdum. benim ardımdan gelen cübbeli sarıklı bir adam hemen önümdeki safa oturdu. adam biraz kirli bir tipti zaten. neyse zaman geçti, ilk sünneti kıldık, hutbe filan derken. adamın hastalıktan gözlerinin yaşardığını gördüm. elini yüzüne gözüne sürüp halılara da tutuyordu. iğrenç bir manzaraydı açıkçası. hemen götüm götüm bir saf geriye kaydım bir şekilde, kalabalık cami içerisinde. sonra farz için kalktık. neyse bu herife gözüm takılıyor sürekli. sonra, o kadar ki secdede bile gözüm gidiyor pisliğe. işte neyse bu herifin akan göz yaşları ile birlikte secde ettiği noktaya baya baya burnunu sildiğini gördüm. inanılmaz bir andı ben için hayatım boyunca aklımdan çıkmıyor pislik herif, neyse işte böyle.
devamını gör...
herkesi seven insan iticiliği
bence olması gereken insanlık tavrı bu’dur.kimse ayırt etmeden, kötü davranılmadan sevilmelidir.insanlar olarak o kadar alışmışız ki aşağılamaya, kırmaya, rencide etmeye normal davranan birini gördüğümüzde yadırgıyoruz.
nasıl bakarsan, öyle görürsün.insan olarak herkesi eşit mesafede sevmelisin.kötülüğe bile iyilikle gitmen gerekir.senin iyiliğin seni kurtarır.kötülüğe kötülük ile cevap vermek yine senin zararınadır.kötülük mikroptur.vücuda girdiğinde aklı, kalbi her şeyi kontrol eder.
bugün haklı olarak yaptığına inandığın şey ileride genel ruh halin haline gelebilir.sevimsiz, geçimsiz, kıskanç biri haline dönüşebilir.
bence ahlak herkesi aynı anda sevmeyi gerektirir.
hepimiz eksiğiz.kimse %100 muhteşem yaratılmadı.kafamızda hale ile gezmiyoruz.
nasıl bakarsan, öyle görürsün.insan olarak herkesi eşit mesafede sevmelisin.kötülüğe bile iyilikle gitmen gerekir.senin iyiliğin seni kurtarır.kötülüğe kötülük ile cevap vermek yine senin zararınadır.kötülük mikroptur.vücuda girdiğinde aklı, kalbi her şeyi kontrol eder.
bugün haklı olarak yaptığına inandığın şey ileride genel ruh halin haline gelebilir.sevimsiz, geçimsiz, kıskanç biri haline dönüşebilir.
bence ahlak herkesi aynı anda sevmeyi gerektirir.
hepimiz eksiğiz.kimse %100 muhteşem yaratılmadı.kafamızda hale ile gezmiyoruz.
devamını gör...
kafa sözlük trollerinin aşırı yakışıklı olması
kendisine yakışıklı diyen troll hezeyanı.
devamını gör...
kalbi kırılmış bir kadının yapabilecekleri
sessizleğe gömülür çünkü artık sözcüklerin işe yaradığının farkındadır.
kendini dış dünaya'ya kapatmayı yeğler konuşmak ve anlatamak yerine.
bir de ağlayarak rahatalar, geceleri onun yastığı gözyaşlarına seyirci olmuştur..
göz altları kızarıktır ve yine de gülümsemeye çalışır, çevresinde onu tüm kırıklarıyla kabul eden insanlar vardır.
bir kadının yapabilecekleri sadece kendine yetmektir.
ve tek istediği yanında olup onun göz yaşlarını silebilecek birisidir.
ya da sadece yapabilceği tek şey küçük bir kucaklaşmayala bile mutlu olmaktır.
kendini dış dünaya'ya kapatmayı yeğler konuşmak ve anlatamak yerine.
bir de ağlayarak rahatalar, geceleri onun yastığı gözyaşlarına seyirci olmuştur..
göz altları kızarıktır ve yine de gülümsemeye çalışır, çevresinde onu tüm kırıklarıyla kabul eden insanlar vardır.
bir kadının yapabilecekleri sadece kendine yetmektir.
ve tek istediği yanında olup onun göz yaşlarını silebilecek birisidir.
ya da sadece yapabilceği tek şey küçük bir kucaklaşmayala bile mutlu olmaktır.
devamını gör...
sma hastalarına destek veriyoruz kampanyası
yukarıdaki yazar kendi sebebi ile destek vermediğini kendince haklı sebebe dayandırarak açıklamış. sen hükümetin bırak 100 çocuğu binlerce çocuğu kurtaracak parayı yutmasına rağmen bu açıklamayı yapabiliyorsan, zihniyetin yerin dibine girsin. bir kaç defa okudum acaba yanlış mı anlıyorum diye. ama bariz saçmalamış.
az önce haberleri izlerken yine küçücük bedenleriyle hayata tutunmaya çalışan bebekleri görünce içim sızladı. bu çocukları böyle bilip, duyup, görüp kılını kıpırdatmayan ve hatta yardım kampanyası yürüten ailelere hakaret eden hükümet yetkilileri, her ne hakkım varsa haram olsun. dilerim ki tez zamanda bin beterini yaşarsınız ve inşallah bizede görmek nasip olur.*
t: vicdanı sızlayan gönlü güzel insanların, bu lanet hastalıkla mücadele eden yavrularımıza destek olmak için çabası.
az önce haberleri izlerken yine küçücük bedenleriyle hayata tutunmaya çalışan bebekleri görünce içim sızladı. bu çocukları böyle bilip, duyup, görüp kılını kıpırdatmayan ve hatta yardım kampanyası yürüten ailelere hakaret eden hükümet yetkilileri, her ne hakkım varsa haram olsun. dilerim ki tez zamanda bin beterini yaşarsınız ve inşallah bizede görmek nasip olur.*
t: vicdanı sızlayan gönlü güzel insanların, bu lanet hastalıkla mücadele eden yavrularımıza destek olmak için çabası.
devamını gör...
yol kazısında 57 milyon yıllık fosil bulunması
#1049770
şu entry'e o kadar katılıyorum ki... arkadaşlar hiç mi güzellik görünmüyor gözünüze ya? gülün ilk dikenini görüyorsunuz hep. ulan adamlar fosil bulmuş, fosillerin götürüldüğü bir müzemize katkı yapmışlar. daha ne olsun?
sadece yol yapılırken bulunurmuş. ya fosillerin nerede olabileceklerini arkeolog abiler bile tam kestiremiyor bazen. şak diye çıkıyor ortaya. göbeklitepe'den bulunmasaydı nasıl haberimiz olabilirdi? arkeologlar müneccim mi?
şu entry'e o kadar katılıyorum ki... arkadaşlar hiç mi güzellik görünmüyor gözünüze ya? gülün ilk dikenini görüyorsunuz hep. ulan adamlar fosil bulmuş, fosillerin götürüldüğü bir müzemize katkı yapmışlar. daha ne olsun?
sadece yol yapılırken bulunurmuş. ya fosillerin nerede olabileceklerini arkeolog abiler bile tam kestiremiyor bazen. şak diye çıkıyor ortaya. göbeklitepe'den bulunmasaydı nasıl haberimiz olabilirdi? arkeologlar müneccim mi?
devamını gör...
mirror cell
ayna hücreleri olarak bu hücreler taklit yoluyla yeni beceri öğrenme konusunda görev alan hücrelerdir.
bu hücreleri yoğun olan insanlarda karşıdaki insanın niyetini de tahmin edebilme özelliği artmıştır.
bu hücreleri yoğun olan insanlarda karşıdaki insanın niyetini de tahmin edebilme özelliği artmıştır.
devamını gör...
namuslu kadın evinde oturur
margareth teatcher(eski britanya başbakani),ursula von der leyen(ab komisyonu başkanı),angela merkel(alman şansölyesi),marie curie(iki nobel ödüllü bilim insanı),benazir butto(eski pakistan başbakanı),florance nightingale(modern hemşireliğin kurucusu),sabiha gökçen(ilk türk kadın pilot,dünyanın ilk kadın savaş pilotu).unutmayın arkadaşlar bu insanları.onlara neler borçlu olduğumuzu.onlar kadın.şimdi neden evde oturmadınız mı demeli.hepsine sonsuz saygılar.saçma ve çağdışı düşüncelerin kölesi olmayın ve unutmayın sizi ve herbirimizi bu dünyaya getiren de bir kadın.
devamını gör...
kimsenin çözemediği matematik sorusu
elmalarla armutları ayırmak gereken sorudur:
kasaya girenler: 10+10+10= 30tl
kasadan çıkan: 5tl
kasaya giren son durum: 25tl
kasadan çıkan 5tl 1+1+1=3tl arkadaşlara
2tl çırağa
bu durumda girenler / çıkanlar yukarıdaki şekilde.
siz eğer kasaya giren (25tl)+ çırağın cep(2tl) = çocukların çıkan (9+9+9) yaparsanız doğru cevabı bulursunuz.
aksini yaparsanız adınızın berat olup olmadığını bir kontrol ettirin.
kasaya girenler: 10+10+10= 30tl
kasadan çıkan: 5tl
kasaya giren son durum: 25tl
kasadan çıkan 5tl 1+1+1=3tl arkadaşlara
2tl çırağa
bu durumda girenler / çıkanlar yukarıdaki şekilde.
siz eğer kasaya giren (25tl)+ çırağın cep(2tl) = çocukların çıkan (9+9+9) yaparsanız doğru cevabı bulursunuz.
aksini yaparsanız adınızın berat olup olmadığını bir kontrol ettirin.
devamını gör...
rimbaud
burada tanıdığım en değerli insan. direkt söylüyorum en değerli. yaptığı şey sonucuna varmadığı için ne kadar şükretsem az galiba. bir daha öyle bir hataya düşmemesi dileği ile. burada seviliyorsun bunu unutma. birkaç kişinin saçma sapan söylemini kafana takma lütfen.
devamını gör...
hatıra olsun diye saklanan garip nesneler
eskiden ne bulursa biriktiren ben, şimdi
yasadigim mutlu anlari bile hafızamda tutmaya çalışmıyorum. benim için geçmiş üzücüdür. güzelse bittiği için, kötüyse yaşandığı için.
yasadigim mutlu anlari bile hafızamda tutmaya çalışmıyorum. benim için geçmiş üzücüdür. güzelse bittiği için, kötüyse yaşandığı için.
devamını gör...
monica lewinsky
1995-1996 yıllarında amerika birleşik devletleri başkanı bill clinton ile yaşadığı birliktelik ile büyük bir skandala neden olan beyaz saray stajyeridir.

bu skandala neden olarak sadece beyaz sarayda ve bill clinton’ın kariyerinde değil aynı zamanda da dünya halklarının bilincinde de bir sarsıntı yaratmıştır. zira yaptığı açıklamalar televizyonlarda yayınlanınca diğer ülkeleri bilmem ama dönemin türk halkı üzerinde aydınlatıcı bir etki yaratmıştır.
amerikan başkanlık ofisi olarak bilinen oval ofisin isminin o dönemlerde uzun bir süre oral ofis olarak anılmasına neden olan kahramanlardan biri olan monica beyaz saray stajyeri olarak girdiği ofisten dünyanın en çarpıcı skandallarından birinin kahramanı olan ünlü biri olarak çıkmıştır.
bir yıl boyunca oval ofiste dokuz kez birliktelik yaşadıklarını iddia eden monica bunu kanıtlamak için de oral seksin nihai ürünü ile lekelenmiş ve efsane olan mavi elbisesini mahkemede delil olarak sunarak dünyaya yepyeni bir fantezi nesnesi de sunmuş oldu.

o dönem daha sonraları başkanlık için de yarışan hillary clinton ile evli olan bill ise neden amerikan tarihinin gelmiş geçmiş en yüksek iq sahibi başkanı olduğunu kanıtlayarak bunun bir cinsel ilişki sayılamayacağını çünkü kendisinin bir şey yapmadığını kendisine bir şeyler yapıldığını iddia ederek ergenler alemine bir hayal gücü bombası bırakmıştır.
skandaldan sonra bill sadece mahkemeler ile uğraşırken monica zor günler geçirmiş, ingiltere’ye taşınmak zorunda kalmış, sosyal psikoloji okumuş, tasarımcılık yapmış ama bir türlü tutunamamıştır. bütün suç monica’ya yıkıldığı için o zamana kadar onlarca seks skandalına adı karışan bill rahat rahat saksafon çalmaya devam ederken toplumda monica’ya karşı olan güvensizlik devam etmiştir.

ilk paragrafta andığım etki ise şöyle olmuştur. o dönemler türkiye’de porno sektörü çok yaygın olmadığı, sansür yüzünden filmlerde insanların yanak yanağa öpüştüğü ve hayal gücü de çok kuvvetli olmayan türk halkı yeni bir kavramla bu kadar aleni bir şekilde tanışınca şöyle diyaloglar yaşanması kaçınılmaz olmuştur:

ayrıca şu an belediyelerin seminerler düzenleyerek cinsel eğitimler verecek boyuta gelmesine önayak olan da yine bu skandaldır.
#1089279

bu skandala neden olarak sadece beyaz sarayda ve bill clinton’ın kariyerinde değil aynı zamanda da dünya halklarının bilincinde de bir sarsıntı yaratmıştır. zira yaptığı açıklamalar televizyonlarda yayınlanınca diğer ülkeleri bilmem ama dönemin türk halkı üzerinde aydınlatıcı bir etki yaratmıştır.
amerikan başkanlık ofisi olarak bilinen oval ofisin isminin o dönemlerde uzun bir süre oral ofis olarak anılmasına neden olan kahramanlardan biri olan monica beyaz saray stajyeri olarak girdiği ofisten dünyanın en çarpıcı skandallarından birinin kahramanı olan ünlü biri olarak çıkmıştır.
bir yıl boyunca oval ofiste dokuz kez birliktelik yaşadıklarını iddia eden monica bunu kanıtlamak için de oral seksin nihai ürünü ile lekelenmiş ve efsane olan mavi elbisesini mahkemede delil olarak sunarak dünyaya yepyeni bir fantezi nesnesi de sunmuş oldu.

o dönem daha sonraları başkanlık için de yarışan hillary clinton ile evli olan bill ise neden amerikan tarihinin gelmiş geçmiş en yüksek iq sahibi başkanı olduğunu kanıtlayarak bunun bir cinsel ilişki sayılamayacağını çünkü kendisinin bir şey yapmadığını kendisine bir şeyler yapıldığını iddia ederek ergenler alemine bir hayal gücü bombası bırakmıştır.
skandaldan sonra bill sadece mahkemeler ile uğraşırken monica zor günler geçirmiş, ingiltere’ye taşınmak zorunda kalmış, sosyal psikoloji okumuş, tasarımcılık yapmış ama bir türlü tutunamamıştır. bütün suç monica’ya yıkıldığı için o zamana kadar onlarca seks skandalına adı karışan bill rahat rahat saksafon çalmaya devam ederken toplumda monica’ya karşı olan güvensizlik devam etmiştir.

ilk paragrafta andığım etki ise şöyle olmuştur. o dönemler türkiye’de porno sektörü çok yaygın olmadığı, sansür yüzünden filmlerde insanların yanak yanağa öpüştüğü ve hayal gücü de çok kuvvetli olmayan türk halkı yeni bir kavramla bu kadar aleni bir şekilde tanışınca şöyle diyaloglar yaşanması kaçınılmaz olmuştur:

ayrıca şu an belediyelerin seminerler düzenleyerek cinsel eğitimler verecek boyuta gelmesine önayak olan da yine bu skandaldır.
#1089279
devamını gör...
türk vergi sistemi
brüt maaşınız 4000₺ olsun. %15 sgk kesintisi 3400₺ kaldı. %15 de gelir vergisi. kaldı mı 2890₺ yani maaşınızı çekmeden kafadan 1110₺ vergiye gitti. e bitti mi? harcamayacak mıyız parayı? %30'unu da dolaylı yollardan -zorunlu ihtiyaçlar, mutfak, çikolata, ekmek falan- vergiye vereceksiniz. 2,890₺ den düşün %30'u da. kaç kaldı? 2023? hedef 2023!
devamını gör...
sürekli olumlu olan insan
sözlükte sıkça bulunmalarını istediğim insanlardır. biraz pozitif enerji yaysınlar.
zaten gerçek hayatta bıkmış vaziyetteyim. ben ve bir çok kişi.
zaten gerçek hayatta bıkmış vaziyetteyim. ben ve bir çok kişi.
devamını gör...
