tuvalet terliği.

-tuvalet terliği! sarı olan! plastik. bi tarafı kopmuştur hani. ayak dışarı çıkar. basamazsın yahu! yani giyemezsin de ayağını sürersin üstüne basarak. işte o pis, tuvalet terliği! o derece çirkin..

kafa sözlükte kullanılası küfürlerdir.
devamını gör...

bazı kişilerin, iletişime geçtikleri insanların duygularını üst düzeyde hissedip hatta kendi hayatlarında birebir yaşamasıdır.
empat olan kişi, karşısındakinin duygularını en derin travmalara dek kendi zihninde hissedebilen kişidir.
devamını gör...

günümüzde akıllı telefonların hayatımıza bu denli girmesinden sonra sosyal medya öğelerinin bir bir artması ve “online” olma sürelerimizin artmasıyla insanların birbirlerine daha kolay ulaşabilmesinin sonucu olarak, dünyanın küçülmesi ve daha rahat iletişim kurabilme gibi özelliklerin bir yan sonucudur.

şöyle ki, eskiden varlığından bile haberdar olamayacağınız bir kişi, kullandığınız sosyal medya uygulamasında karşınıza ortak yönleriniz sebebiyle çıkabilir, kendisine mesaj atabilir ve bundan sonra kendisiyle arkadaş olabilirsiniz.

bunun 20-25 yıl öncesine kadarki versiyonu mektup arkadaşlığı olup, günümüzde artık mektup kullanımının kalmaması sebebiyle tarihin tozlu raflarında yerini almıştır.

bu tarz arkadaşlıkların güzel yanları olabileceği gibi tehlikeli yanları da olabilmektedir.

özellikle karşınızdaki kişinin gerçek hayatını bilmediğinizden dolayı, size sunduğu kadarını tanıyabilirsiniz. bu bilgiler gerçek olabilir ya da tamamen hayali bir karakter üzerine inşa edilmiş de olabilir.

bu sebeple, bu tarz sosyal lişkiler beraberinde dolandırıcılık, taciz, şantaj gibi ek suçların da aktif olarak kullanılmasına sebep olmaktadır.

çoğunlukla bir kişiyle konuşurken, belirli bir güven ortamı sağlanmadan kişisel bilgilerin paylaşılmaması konusunda uzmanların da görüş birliği mevcuttur.
devamını gör...

uzun zaman evvel dünyaya yanıt aradığım bir şiirden bir parça ile geceye katılıyorum.*

...
kalabalıklar olarak dağılıyorduk şehre
suratlarımızı bir kez vestiyere asıp çıksaydık o kapıdan
belki daha az düşman
daha çok dost dolardı öğle paydosumuza
geldik metro kuyruklarında astık yüzümüzü
kopmadıkça boynumuz intihar demediler
oysa astık işte yüzümüzü
yaşamaya dair ne kaldı suretimizde?
devamını gör...

bu topraklarda nefes alan herhangi bir şey olmak zor fakat kadın ve çocuk olmak çok daha zor. kafa sözlük'ü küçük bir türkiye simülasyonu olarak düşünürsek şayet burada da zor çünkü fikir ekebilen bir tek leonardo dicaprio vardı o filminde sonunda ne olduğu şüpheli. özetle hiç bir yönetim tek başına yetki alanındakilerin hastalıklı şekilde birbirine saldırmasını önleyemez yada alından öpüp; '' aydınlandım lan'' anı yaşatamaz.

yukarıda anlattıklarımdan sebep; insanların kendi hür iradesi ile yaşam alanlarını birbirine dar etmeden önce bu saldırgan tavrın ne zaman kendine döneceğini hesap etmesi ve otokontrolünü sağlamayı öğrenmesi gerek. ideolojik olarak çok uzak noktalarda da olsak sırrı süreyya önder'in mecliste bunun ile ilgili anlattığı bir hikaye vardı izlemek isteyenler buradan izleyebilir. zulüm etmek böyle bir şey işte. sıranın ne zaman kendine geleceğinden habersiz köşende oturmak.

dün; sokak hayvanının kolunu bacağını koparıp işkence edilen videonun altına; ''sokaklarda ölüm saçıyorlar'' diye müstehak gördünüz.
bugün; kadın, tacize uğrarken, şiddete ve istismarın her türlüsüne maruz kalırken; ''orada ne işi varmış, onu neden giymiş, bakkal süleyman'a neden selam vermiş.'' derseniz yarın sizleri sırf ideolojik olarak uyuşmadığınız için toprağa belinize kadar gömüp recm ederlerse ne dün sahip çıkmadığınız çocukların gücü yeter sizlere gün yüzü göstermeye ne de taciz edilirken sustuğunuz kadınlar sindirilmişliğini üzerinden atıp sesini yükseltebilir.

unutmayın ki;

tahran'da şu fotoğrafların çekildiği tarih çok uzak değil.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

toplumsal olarak her bir ferdimiz belirli kriter altında ezilip yok olmadan evvel hayat felsefesi yapmamız gereken; ''bana ne, sana ne, kime ne'' sorularını birileri zulüme uğrarken değil birileri birilerinin hayatının üzerinde tahakküm kurmaya çalışırken sormalıyız.

+memesini açmış?
-bana ne abi.
+etek giymiş?
-sana ne abi.
+süleymanla fingirdiyormuş?
-eee, bundan kime ne abi.
devamını gör...

sıkça duyduğum cümle.

nefret edersiniz bu cümleden. sen çok farklısın demek iyi bir şey değil bakıldığında. sizdeki o farklılık ilk başta karşı tarafa cezbedici gelse de zamanla siz de gördüğü "o farklılığı" bir başkasında bulunca "sen de herkes gibisin'e " çevrilir. nefret edersiniz sonra iliğinizle kemiğinizle farklı olmaktan.

farklıdan kasıtları da ağızlarına yer edinmiş
"sen komiksin,eğlencelisin, kafa dengisin, kendine has tarafin var, bana iyi geliyorsun, düşünce yapın farkli, tam bana göresin,ayrı bir güzelsin" demenin kısaltılmış halidir.

inanmayın bal porsuklari bu cümleye. üzülürsünüz bak. badem sütü kreması bile sizi hayata döndüremez sonra. whis demişti dersiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ikinci sezonu gelmeden önce geçen sene izlediğim birinci sezonu tekrar gözden geçirip biraz hatırladığım dizi.
ilk sezon hakkında genel yorumum;çıtır çerezlik bir şey arıyorsanız gideceği yönünde.kesinlikle çok kaliteli;size hayatın sırlarını açacak bir dizi değil ama eğer gizem tarzı dizilerden hoşlanıyorsanız şans verebilirsiniz.ben gizem barındıran dizilerden çok keyif aldığım için bunu da sevdiğimi söyleyebilirim.tabi gizem kısmı ne kadar sağlam;orası tartışılır.eğer çok fazla benzer dizi izlemişseniz gizemi ilk bölümlerde bile çözebilirsiniz.yine de oldukça akıcı,yoklukta rahat gidecek bir dizi.kafanızı dağıtmaya,biraz merak ettirmeye yeter.
bunun dışında;dizide pek çok lise klişesi mevcut.ama bu kliseleri işleyiş şeklini begendim,zorbalığı gerekli ciddiyette işlemişler.ama amerikan tarzı olması biraz sıkicı olmuş,her dizide aynı lise ortamını görnek baydı.
aşk üçgenini işleyiş bakımından ise ne çok iyi ne çok kötü olduğunu söyleyebilirim.ama biraz zayıf kalmış,oradan daha çok gerilim ve duygu katabilirlermiş işin içine.

raul dizide en ilgimi çeken karakter oldu.sıkıcı bir tip değil,kendini rahatlıkla izletiyor.para ile kendini kabul ettirmesi,arkadaşlarının parası için onunla arkadaşlık kurduğunu duyması derken karakter derinliği de katmaya çalışmışlar gibi geldi ama biraz yarım olmuş.sofia'dan esinlenerek hacker olması güzel bir fikir ama burada şöyle bir sorun var:bu çocuk ne ara bu kıza aşık oldu?ilk sahnelerde hiç ilgilenmediğini görüyoruz,hatta küçümsediğini.sonra sırf sofia böyle bir fikir ortaya attı diye mi kıza deli divane aşık oluyor,onun için tüm bunları yapacak kadar?oldukça seyir zevki veren bir karakter olsa da bu kısım bende hiç oturmadı.geçmiste olduğumuz bölümde yavaş yavaş hacker sürecini ve motivasyonunu görmek oldukça güzel bir fikirmiş ama dediğim gibi bende motivasyonu tam oturmadı çünkü kıza nasıl o derece aşık olduğunun bir karşılığı yok.esasında hacker olma olayını sofia için değil de,kendi için yaptığını düşünüyorum; belki de sofia'ya da sadece kendisiyle aynı hissettiği için aşık olmuş gibi geliyor ama bunun altını umarım ikinci sezonda iyice doldurup açabilirler.


edit:ikinci sezonuna biraz göz gezdirdim,pek hoşuma gitmedi.bir kere intikamcı için tahmin ettiğim,"bir tek bu yapar herhalde,"dediğim kişi çıktı ki normalde bu tahmin oyunlarında iyi değilimdir.tahmini iyi olmayan ben bile tahmin edebiliyorsam çoğunluk tahmin edebilir bence.intikamcı ana hikayeye bir katkısi olan bir karakter de değil üstelik,bence zayıf bir tercih olmuş.ilk sezonda ilgimi çeken raul da bu sezon pek hoşuma gitmedi,sıkicı bir karakter olmuş çıkmış.genel olarak çok karışık,bir sürü olayın olduğu ama hicbirinin pek de umrunuzda olmadiğı,üstelik zaman zaman kendini tekrarlayan,ilk sezonuyla benzerlikler gösteren bir sezon olmuş.sonu da oldukça klise bir şekilde bitti
.açıkçası ben beğenmedim,sezonun tamamını izlemeyi düşünmüyorum.
devamını gör...

sherlock dizisindeki bir sahneyle açıklamak istiyorum:
“cinayet! pardon, cinayet mi dedim?
evlilik diyecektim. ama bilirsiniz, düşününce ikisi de benzer süreçlerdir.katılımcılar birbirlerini tanır ve bittiğinde, biri ölmüştür.”
devamını gör...

cefasını çekip sefasını başkasına bırakma eylemidir.
devamını gör...

içinde bulunduğum nesil. hoş geldin sonrası, bir keresinde de başlığımın silindiğine dair attıkları bir ponçik mesajı da almış bulunmaktayım.
ne kadar kibar, naif, hoşgörülü modsunuz siz öyle ya, çok sevdim sizi.allah başımızdan eksik etmesin. amin.
devamını gör...

beyin gelişimini tamamlayamamış yazarlar bütünü. buranın bir sözlük olduğunu, format dahilinde herkesin fikir belirtebileceğini bildiği halde bunu yaparlar. neden? çünkü bundan zevk alan tiplerdir, onlar bu toplumun çürük elmalarıdırlar. engelleyiniz geçiniz efendim, muhatap olmaya değmez hiçbiri. ne demişler; "inan sana değil kastım, cahille muhabbeti kestim".
devamını gör...

bestesi arif sami toker'e ait olan, sevil öztatlı tarafından seslendirilen bir acayip şarkı.

her ne kadar bazı şeyleri eleştirmek maksatlı yazılmış gibi görünse de, yine de insan böyle aklı başında bir besteciden nasıl çıkmış bu eser(!) hayret doğrusu diye düşünmeden edemiyor.



japone kollar yana açılır
göğüsler yana saçılır
herkesin gözü açılır
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks

çıplaklar kampına döndü
görenin gözleri döndü
bu gidişle ocak söndü
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks

seks bombası olmuş meğer
herkesin dilinde gezer
sosyete böyleymiş meğer
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks

kalçaları bomba gibi
kollarıda asma kabak
gören gözler şaşı olur
amanın kadına bak
adına da derler seks
seks seks seks

kağıttan elbise moda
mini etek giymiş o da
yaşasın der en son moda
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks

ne ferman dinler ne kadı
sosyetik çıkmıştır adı
cenneten mi gelmiş tadı
adına da derler seks
adına da derler seks
seks seks seks
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birilerinin gölgesinde yaşamaya alışkındırlar. kendileri bir şeyler başarmayı pek umursamazlar. başkasının fikrini, başkasının başarısını savunurlar. kötü bile olsa kendi fikirleri olsa daha çok saygı duyarım. ama sadece birilerinin arkasına sığınıp sağa sola sallarlar. içlerinde anlamsız bi kin olur. ama bu kini dışarı vurmaya cesaretleri yoktur, o yüzden birinin bir şeyin düşüncesi arkasında sığınarak sallarlar. bir şey söylediğinde de o insanı, o düşünceyi örnek gösterip seni taşlarlar. klavye delikanlısıdırlar.
devamını gör...

içerisi şampiyonlar ligi gibi konuklar şahane . dinlemedeyiz.

edit:şuan başladı ,konuda şahane.
devamını gör...

yıl 2012. lisedeyim o zaman. almanca dersi görüyoruz. sınıftan bir arkadaşım ( ifşa etmeyeyim adı x olsun) sayısalı mükemmel ama sözeli özellikle yabancı dili berbat bir öğrenci. almanca sınavı olacağız. ve o zaman kelebek sistemi var bilen bilir belki tüm okulun sınıflarını karma şekilde farklı sınıflara yollarlar. 9,10,11,12 ler dahil herkes karma sınıflarda sınav olur. neyse. sınavdan bir önceki ders bu x arkadaşım benim almanca defterimi almıştı kendince kopya hazırlamış. bir güzelde çekmiş. 3-4 gün geçti almanca dersimiz var hoca notları okuyacak. herkesin notunu okudu güzel not almışım. x de güzel not almış benim notlarım sayesinde yüzü gülüyor, teşekkür ediyor. derken, hoca benle x arkadaşımı ayağa kaldırdı. siz aynı sınıfta mı sınava girdiniz diye sordu. hayır dedik, listeye baktı gerçekten de farklı sınıflardayız. bana oturabilirsin dedi. x hala ayakta. oğlum senin adın ne diye soruyor, arkadaşım x diye cevap veriyor. iyi düşün oğlum bak adın ne diyor. hocam benim adım x diyor. hoca da, allah allah madem öyle neden sınav sorusundaki adın ne sorusuna (benim adımda tutuğ olsun) tutuğ diye cevap veriyorsun oğlum hadi erkek ismi olsa neyse bir de kız ismi yazıyorsun demişti. tüm sınıf kahkahaya boğulmuştuk. salak arkadaşım almanca adın ne sorusuna benim adımı kullanarak cevap vermiş .
bu da böyle bir anımdır, paylaşmak istedim. umarım yüzünüz bir nebze gülmüştür.
devamını gör...

sözlükte nasıl işlediğini anlamadığım tek program. bulmaca gibi bir şey.
ama katılanları keyifle dinliyorum.
devamını gör...

hareketi kesinlikle tasvip etmemekle birlikte yine at gözlüğünü takıp gelen aktroll bir arkadaşımız teşrif etmişler, hoş gelmişler gözüm üstünde.

bu arada, hatırlar mısın bizim oğlan?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

islam'dan sonra şekillenmeye başlayan, kaynak olarak kur'an ve hadisleri temel alan, kulluk bilinci, ibadetlerle inancı güçlendirme gibi amaçları olan sade giyimi ve gösterişsiz yaşamı öğütleyen bir düşünce ve yaşayış biçimidir. zamanla tarihi gelişmelerle farklı yorumlar oluşmuş, farklı kural ve ibadet şekilleri gözlenmiştir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim