şehir fm
2019 yılında yayınlanan 90 bpm albümüdür. bütün bir albümdür ve albüm hikaye anlatımı yapar. farklı ve lezzetli bir albüm.
albüm 15 şarkıdan oluşuyor. 15 şarkı tek bir şarkı gibi hissediyoruz. bir arabanın içinde radyo açılıyor ve albüm ortaya çıkıyor. şarkıların başında ve sonunda diyaloglar ve skitler bulunuyor. şarkıları dinlememizi ve albümün konseptini anlamamızı kolaylaştırıyor. uzun süredir rap dinleyen birisi olarak bu albümü beğenmiştim ama çok beklettikleri için bir burukluk hissetmiştim. albümün çıkış sürecinde sürekli tarih verildi ve sürekli ertelendi. tabii bu kadar kalabalık bir albüm yapmak kolay değildir anlıyorum ama tarih vermek kötü bir seçenekti.
bir önceki tanımımda belirttiğim gibi tam bir yol albümüdür benim için. bu albümü ve diğer albümümü yanıma alırım yolda sindire sindire dinlerim. diğer albüm için (bkz: bütün ayazların ortasında)
bence bu albüm yolda yürürken veya yalnızken dinlenebilecek bir albüm. herkese hitap etmiyor.
albüm boom bap tarzında bir albüm olmasına rağmen güncelliğini koruyor. sanatçılar güncel flowlar yapıyorlar kendilerini geliştirdiklerini ve değişimi yakaladıklarını belli ediyorlar. çizgilerinin dışına çıkmadan beatin üstünde dans ediyorlar. albümde en fazla sıyrılan isim bence kayra. hem bu konsepte olan yatkınlığı hem de bu beatleri çok sevmesi onun için bir avantaj olmuş. ayrıca da poet ve savai de çok iyilerdi.
tabii böyle bir albüm olunca insan ister istemez bir kıyaslama yapıyor. grubun bir diğer albümü "kötülük bizim işimiz" daha iyi bir albümdü. şahsi fikrim o albümün daha doyurucu oluşuydu. her şeye rağmen 90 bpm albümü ve belirli bir seviyenin üstünde. güzel beatler sağlam rapçiler albümün içinde bulunuyor. tavsiye ederim.
albümde 90 bpm grubu dışında başarılı isimler var. ağaçkakan, kamufle, idil meşe, da proff, kutay soyocak albümde gruba eşlik ediyor.
albümün şarkı listesini aşağı yazacağım.
1- ne olacaksa olsun
2- kötüler
3- 4 silahlı adam
4-yalan
5-bekle, iste, yap
6- hatıra müzesi
7- beygir ali
8- ışıkların altında
9-umut var feat da proff
10- çıplak vatandaş feat kamufle
11-tekdüze feat ağaçkakan
12-ambulans feat kutay soyocak
13-simsiyah feat idil meşe
14 şehir
15- en son ne zaman
albümün toplam süresi 1 saat 15 dakika. en sevdiğim şarkılar. ne olacaksa olsun, kötüler, 4 silahlı adam, hatıra müzesi, beygir ali, çıplak vatandaş.
ayrıca albümün kapak çalışmasını başarılı buldum ve albümle uyumlu bir kapak tasarımıydı. umarım grup olarak yeni albüm yaparlar ve bu tarz albümlere tekrar kavuşuruz.
albüm 15 şarkıdan oluşuyor. 15 şarkı tek bir şarkı gibi hissediyoruz. bir arabanın içinde radyo açılıyor ve albüm ortaya çıkıyor. şarkıların başında ve sonunda diyaloglar ve skitler bulunuyor. şarkıları dinlememizi ve albümün konseptini anlamamızı kolaylaştırıyor. uzun süredir rap dinleyen birisi olarak bu albümü beğenmiştim ama çok beklettikleri için bir burukluk hissetmiştim. albümün çıkış sürecinde sürekli tarih verildi ve sürekli ertelendi. tabii bu kadar kalabalık bir albüm yapmak kolay değildir anlıyorum ama tarih vermek kötü bir seçenekti.
bir önceki tanımımda belirttiğim gibi tam bir yol albümüdür benim için. bu albümü ve diğer albümümü yanıma alırım yolda sindire sindire dinlerim. diğer albüm için (bkz: bütün ayazların ortasında)
bence bu albüm yolda yürürken veya yalnızken dinlenebilecek bir albüm. herkese hitap etmiyor.
albüm boom bap tarzında bir albüm olmasına rağmen güncelliğini koruyor. sanatçılar güncel flowlar yapıyorlar kendilerini geliştirdiklerini ve değişimi yakaladıklarını belli ediyorlar. çizgilerinin dışına çıkmadan beatin üstünde dans ediyorlar. albümde en fazla sıyrılan isim bence kayra. hem bu konsepte olan yatkınlığı hem de bu beatleri çok sevmesi onun için bir avantaj olmuş. ayrıca da poet ve savai de çok iyilerdi.
tabii böyle bir albüm olunca insan ister istemez bir kıyaslama yapıyor. grubun bir diğer albümü "kötülük bizim işimiz" daha iyi bir albümdü. şahsi fikrim o albümün daha doyurucu oluşuydu. her şeye rağmen 90 bpm albümü ve belirli bir seviyenin üstünde. güzel beatler sağlam rapçiler albümün içinde bulunuyor. tavsiye ederim.
albümde 90 bpm grubu dışında başarılı isimler var. ağaçkakan, kamufle, idil meşe, da proff, kutay soyocak albümde gruba eşlik ediyor.
albümün şarkı listesini aşağı yazacağım.
1- ne olacaksa olsun
2- kötüler
3- 4 silahlı adam
4-yalan
5-bekle, iste, yap
6- hatıra müzesi
7- beygir ali
8- ışıkların altında
9-umut var feat da proff
10- çıplak vatandaş feat kamufle
11-tekdüze feat ağaçkakan
12-ambulans feat kutay soyocak
13-simsiyah feat idil meşe
14 şehir
15- en son ne zaman
albümün toplam süresi 1 saat 15 dakika. en sevdiğim şarkılar. ne olacaksa olsun, kötüler, 4 silahlı adam, hatıra müzesi, beygir ali, çıplak vatandaş.
ayrıca albümün kapak çalışmasını başarılı buldum ve albümle uyumlu bir kapak tasarımıydı. umarım grup olarak yeni albüm yaparlar ve bu tarz albümlere tekrar kavuşuruz.
devamını gör...
trollere gösterilen gereksiz müsamaha
trollerin çoğu yazardan kaliteli olduğu konusuna katılıyorum.
en azından yaşlarından başlarından utanmadan kadınlara sarkıp taciz edip, bir de kendilerini acındırıp hala sözlükte takılmak gibi eylemlere girişmiyorlar.
en azından yaşlarından başlarından utanmadan kadınlara sarkıp taciz edip, bir de kendilerini acındırıp hala sözlükte takılmak gibi eylemlere girişmiyorlar.
devamını gör...
pdfdrive
aradığım birçok kitabı bulabildiğim harika bir sitedir. burada yoksa telegram pdf/e-pub paylaşılan gruplara uğrarım. her ne kadar korsan kullanım olsa da özellikle türkiye gibi bir ülke de öğrenciyseniz ucuz bilgiye ulaşmak aşırı güçleşmiş durumdadır. bu yüzden bilgiye ulaşmak için korsan yolları tercih etmek pek de ahlaksızlık sayılmamalıdır.
devamını gör...
cem adrian
sesi ve kişiliği güzel sanatçı
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
benim savaşım kendimle başka kimseyle değil. kendimden kaçışım yok sürekli tosluyorum duvara. keşke demekten iflahım söküldü. kendi kendime yaptığım düşmanlığı başka kimse yapmamıştır bana. sahi en son ne zaman yaşadığımı hissettim. bilmiyorum. bilemiyorum. sürekli kafamda dönen şüphe içimi kemiriyor. beni çürütüyor. yok oluyorum, eriyorum ve kimse görmüyor. nefret ediyorum tüm benliğimle her şeyden kendim de dahil olmak üzere. tüm başarısızlıklarımla yanarak yok olmak, yüksekçe bir yerden kucağımda başarısızlıklarımla atlamak istiyorum. ben kesinlikle bunları haketmemiştim. bu içimdeki çatışmayı da hak etmedim bu kadar göz yaşı dökmeyi de. gerçi en son ne zaman ağladım onu bile hatırlamıyorum.
devamını gör...
başlıklara tanım girilmemesi
kırk yılın başı bir başlık açıyorum. asla tanım girilmiyor. bu sadece bana mı oluyor yoksa herkese mi... cidden bu konuda büyük bir merak içerisindeyim. hani bana özelse açmayacağım. eğer bana özel değilse kolunuz mu koptu. niye yazmiyorsunuz. 300 kişi açık... onlinesınız öyleyse varsınız.. neredesiniz ul*n. hani kardeştik. en kötü gece 2 3 tanım girip yatarım. maksat sirkülasyon olsun. tanım girip çıkalım sözlüğe can verelim. benim burda bi karım yok istesem tanımları okur geçerim ama ben siz de bir şeylere katılın istiyorum....yoksa almadığım maaşıma bakarım bende oturur çayımı içerim....
devamını gör...
istanbul
canını sevenin* işi gücü bırakıp bir an önce uzaklaşması gereken şehir. (ama lütfen izmir dışındaki bir yere. orası için de benzer bir durum söz konusu diye biliyorum çünkü.)
gidemeyenler de kendilerince önlem almalı. elbette ki kiralar ve ev fiyatları insanlık dışı boyutlara ulaştı bunun farkındayım ancak hiçbir şey yapılamıyorsa bile en azından güvenlik amaçlı önlemler alınmalı. zira bu depremde, deprem anında ölenler bile şanslı sayılabilir durumda olacak. hayatta kalanları çok daha korkunç tehlikeler bekliyor olacak çünkü. bir kere yıkılan on binlerce bina arasında enkaz altında kalan insanların çoğuna sağ olarak ulaşılması çok zor ve hatta bazıları için imkansız olacak. bu insanlar ve sağ olarak kurtulmayı başaran diğerleri için yağma, kaçırılma, hastalık, açlık, susuzluk, tıbbi müdahaleye ulaşamama gibi çok çeşitli tehlikeler söz konusu olacak muhtemelen.
devletten beklentisi olan saf arkadaşlara orman yangınları deyip çekilmek istiyorum sadece. yangını rant kapısı olarak gören adamlar, yıkılan bir şehrin tümü için ihale falan kapatır herhalde. hele eş zamanlı olarak başka bir ülkede doğal afet olursa siz o zaman seyredin. güçlü türkiye nidalarıyla bütün yardımlar oraya gider ve sorumluluk istanbul belediyesi'ne yıkılarak konu kapatılır; adım gibi eminim.
depremin yaratacağı yıkımı hepimiz biliyoruz zaten ancak esas korku seansı
deprem olduktan sonra başlayacak.*
(yağma derken sadece maddi anlamda anlamayın; başta kadın, çocuk, yaşlı, hasta ve engelliler olmak üzere herkes büyük tehlikede.)
bunun dışında çöken iletişim ağları sebebiyle, belki birkaç televizyon kanalı haricinde deprem olduğunu bile zamanında öğrenemeyebiliriz.
kısacası, bu şehri hiç iyi günler beklemiyor.
gidemeyenler de kendilerince önlem almalı. elbette ki kiralar ve ev fiyatları insanlık dışı boyutlara ulaştı bunun farkındayım ancak hiçbir şey yapılamıyorsa bile en azından güvenlik amaçlı önlemler alınmalı. zira bu depremde, deprem anında ölenler bile şanslı sayılabilir durumda olacak. hayatta kalanları çok daha korkunç tehlikeler bekliyor olacak çünkü. bir kere yıkılan on binlerce bina arasında enkaz altında kalan insanların çoğuna sağ olarak ulaşılması çok zor ve hatta bazıları için imkansız olacak. bu insanlar ve sağ olarak kurtulmayı başaran diğerleri için yağma, kaçırılma, hastalık, açlık, susuzluk, tıbbi müdahaleye ulaşamama gibi çok çeşitli tehlikeler söz konusu olacak muhtemelen.
devletten beklentisi olan saf arkadaşlara orman yangınları deyip çekilmek istiyorum sadece. yangını rant kapısı olarak gören adamlar, yıkılan bir şehrin tümü için ihale falan kapatır herhalde. hele eş zamanlı olarak başka bir ülkede doğal afet olursa siz o zaman seyredin. güçlü türkiye nidalarıyla bütün yardımlar oraya gider ve sorumluluk istanbul belediyesi'ne yıkılarak konu kapatılır; adım gibi eminim.
depremin yaratacağı yıkımı hepimiz biliyoruz zaten ancak esas korku seansı
deprem olduktan sonra başlayacak.*
(yağma derken sadece maddi anlamda anlamayın; başta kadın, çocuk, yaşlı, hasta ve engelliler olmak üzere herkes büyük tehlikede.)
bunun dışında çöken iletişim ağları sebebiyle, belki birkaç televizyon kanalı haricinde deprem olduğunu bile zamanında öğrenemeyebiliriz.
kısacası, bu şehri hiç iyi günler beklemiyor.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
şu hayatta en çok anlamak istediğim insan kendini açık açık anlatmamak için bin tane takla attı, bütün kötü ihtimalleri ve şüpheleri üstüme attı ve gitti.
bari kim olduğunu bilseydim, bari kimin olduğumu bilseydim.
bari kim olduğunu bilseydim, bari kimin olduğumu bilseydim.
devamını gör...
erkek olmak
buradan
az önce youtube önerilenlerime çıkan video, paylaşmadan geçemedim .
bazı şeylere tek taraflı bakmaktan vazgecmeliyiz dostlar, acilen!
az önce youtube önerilenlerime çıkan video, paylaşmadan geçemedim .
bazı şeylere tek taraflı bakmaktan vazgecmeliyiz dostlar, acilen!
devamını gör...
30 bin takipçili instagram hesabı olan kadınla sevgili olmak
ünlü biriyle sevgili olan kişinin durumu.
devamını gör...
sma furyası
kendi çocuğu sma hastası olana kadar gerçerli bir isyana konu olan furyadır.
ödeyeceksin, tedavi ettireceksin kardeşim. silke silke ödeyeceksin. biz vergilerimizi sadece kendimiz için değil, tüm toplum sağlığı için ödüyoruz. sosyal devletin, tedavisi olan bir hastalık karşısında vatandaşını ölüme terketme lüksü yoktur.
yürü git senden çalınanların hesabını sor önce. tipe bak.
ödeyeceksin, tedavi ettireceksin kardeşim. silke silke ödeyeceksin. biz vergilerimizi sadece kendimiz için değil, tüm toplum sağlığı için ödüyoruz. sosyal devletin, tedavisi olan bir hastalık karşısında vatandaşını ölüme terketme lüksü yoktur.
yürü git senden çalınanların hesabını sor önce. tipe bak.
devamını gör...
çocukluk fotoğrafları
ben küçükken sarışındım diyenlerin ne kadar doğru söylediklerini anlamamızı sağlayan fotoğraflardır.
şahsen ben de çocukken sarışındım.
şahsen ben de çocukken sarışındım.
devamını gör...
yeni bir şey öğrenmenin verdiği haz
öğrenmek, keşfetmek insan için haz veren bir duygudur. çünkü keşfettikçe insan anlamlandırmaya başlar. anlamlandırmak ise insanı aydınlatır. bu yaşanan aydınlanma ise haz verir.
devamını gör...
we can be heroes
kahramanlık sırası bizde, 2020 yapımı çocuk, komedi, sıradışı, bilim kurgu, macera aile filmidir.
uzaylılar yine yerinde duramamış dünyaya saldırmış ve tüm süper kahramanları kaçırmıştır. süper kahramanların çocuklarını devlet korumak için saklamış fakat çocuklar ailelerini ve dünyayı kurtarabilmek için buradan kaçmıştır.
birbirinden farklı güçleri olan çocuk kahramanlar bu güçleri geliştirip kullanabilmek için missy moreno'nun büyükannesi kahraman terbiyecisi anita moreno'nun evine gider ve orada kısa paket program bir eğitim alırlar.
hiç bir özelliği olmayan missy moreno çeşit çeşit özelliği olan diğer çocuklara liderlik yapar. neymiş babasıda büyük kahramanların lideriymiş. bakın içlerinde suya hakim olan sudan savaşmak için asker bile yapabilen guppy, zamanı ileri geri sarabilen ikizler, dilediği her şeyi yapabilen sadece düşünmesi yeter çocuk wild card, yavaş çekim çocuk slo-mo, istediği kılığa girebilen facemaker daha neler neler varken hiç bir yeteneği olmayan düz insan bunlara liderlik yapıyor.
evet evet bilimkurgu yok fantastik yok çocuk bilmem ne ama arkadaş bu kadar mı mantıksız, sıkıcı olur bir film. sadece benim fikrim değil ayrıca izlerken yanımda iki adet çocuk kişisi vardı. onlarda 'üüff bu ne ya? ' deyip gözlerini devirdiler.
sonunda 2. filmin sinyalini vermişler eğer düşünüyorlarsa tavsiyem aman düşünmeyin ne olur siz düşünmeyin. siz hobi olarak yine düşünün ama lütfen 2.yi çekmeyin. *genelde animasyon ve çocuk filmlerini seven ben sırf sonunda güzel bir sahneyle karşılaşırım diye sonuna kadar izledim ama malesef neyse çok gömdüm.
belki daha küçük yaş grubu için uygun bir film olabilir. mesela daha doğmamış olanlara.* neyse şaka bir yana hangi yana inanın ben de bilmiyorum. bize çok sıkıcı geldi ama bu işler bir yandanda zevk meselesi belki benim göremediklerimi görenler olur ve keyifle izler.
seslendirme kadrosu.
missy moreno (ülkü hilal çiftçi)
ojo (zeyno hira çataldaş)
noodles (caner candaner)
wheels (kıvanç kılıç)
a capella (alin mordeniz)
wild card (berk pamir)
slo-mo (ali taha özgen)
facemaker (yalgın yeter)
rewind (mehmet dinç)
fast forward (papatya özdemir)
guppy (zeynep islam)
ms. granada (burçin artut)
marcus moreno (emrullah uzun)
anita moreno (dilek gürel)
miracle guy (arda kavaklıoğlu)
tech-no (cüneyt cakova)
ben yinede bir şans veririm diyenlere iyi seyirler...
uzaylılar yine yerinde duramamış dünyaya saldırmış ve tüm süper kahramanları kaçırmıştır. süper kahramanların çocuklarını devlet korumak için saklamış fakat çocuklar ailelerini ve dünyayı kurtarabilmek için buradan kaçmıştır.
birbirinden farklı güçleri olan çocuk kahramanlar bu güçleri geliştirip kullanabilmek için missy moreno'nun büyükannesi kahraman terbiyecisi anita moreno'nun evine gider ve orada kısa paket program bir eğitim alırlar.
hiç bir özelliği olmayan missy moreno çeşit çeşit özelliği olan diğer çocuklara liderlik yapar. neymiş babasıda büyük kahramanların lideriymiş. bakın içlerinde suya hakim olan sudan savaşmak için asker bile yapabilen guppy, zamanı ileri geri sarabilen ikizler, dilediği her şeyi yapabilen sadece düşünmesi yeter çocuk wild card, yavaş çekim çocuk slo-mo, istediği kılığa girebilen facemaker daha neler neler varken hiç bir yeteneği olmayan düz insan bunlara liderlik yapıyor.
evet evet bilimkurgu yok fantastik yok çocuk bilmem ne ama arkadaş bu kadar mı mantıksız, sıkıcı olur bir film. sadece benim fikrim değil ayrıca izlerken yanımda iki adet çocuk kişisi vardı. onlarda 'üüff bu ne ya? ' deyip gözlerini devirdiler.
sonunda 2. filmin sinyalini vermişler eğer düşünüyorlarsa tavsiyem aman düşünmeyin ne olur siz düşünmeyin. siz hobi olarak yine düşünün ama lütfen 2.yi çekmeyin. *genelde animasyon ve çocuk filmlerini seven ben sırf sonunda güzel bir sahneyle karşılaşırım diye sonuna kadar izledim ama malesef neyse çok gömdüm.
belki daha küçük yaş grubu için uygun bir film olabilir. mesela daha doğmamış olanlara.* neyse şaka bir yana hangi yana inanın ben de bilmiyorum. bize çok sıkıcı geldi ama bu işler bir yandanda zevk meselesi belki benim göremediklerimi görenler olur ve keyifle izler.
seslendirme kadrosu.
missy moreno (ülkü hilal çiftçi)
ojo (zeyno hira çataldaş)
noodles (caner candaner)
wheels (kıvanç kılıç)
a capella (alin mordeniz)
wild card (berk pamir)
slo-mo (ali taha özgen)
facemaker (yalgın yeter)
rewind (mehmet dinç)
fast forward (papatya özdemir)
guppy (zeynep islam)
ms. granada (burçin artut)
marcus moreno (emrullah uzun)
anita moreno (dilek gürel)
miracle guy (arda kavaklıoğlu)
tech-no (cüneyt cakova)
ben yinede bir şans veririm diyenlere iyi seyirler...
devamını gör...
cehennem boş tüm şeytanlar burada
belkide dünya başka bir gezenin cehennemidir sözüyle başka bir boyuta da taşınabilir.
devamını gör...
en aktif kullanılan sosyal medya
sadece burası var,bir dostumun daveti ile geldim başka hiç bir sosyal mecrada yokum.
burası güzel yer.
burası güzel yer.
devamını gör...


