14 mart π günü cümleten mübarek olsun.

pi günü, ünlü matematik sabiti π sayısının anısına özel kabul edilmiştir ve her yıl 14 mart'ta saat 1.59 itibarıyla kutlanmaktadır. bunun sebebi ise amerikan tarih formatında bu günün 3.14'ün 1.59 olarak geçmesi ve bunun pi sayısının en yaygın kullanımını anımsatmasıdır.
devamını gör...

samimi kişidir. kim ne düşünür kaygısı olmayan, egolarından arınmış, çok da hoşsohbet olduğunu düşündüğüm kişidir.
yanaklarını mıncıklayabilirsiniz..
devamını gör...

çünkü bilim karın doyurmuyor. cevabı bu kadar basit. en zenginler öğretmenler, akademisyenler, profesörler değil müteahhitler, emlakçılar ve siyasiler. ayrıca ne kadar okursan oku torpilin yoksa yine bir yerlere gelmen çok zor. eh bunu bilen yurdum insanı da bilim için değil en azından memur olayım diye okuyor. ve nihayetinde bilim sadece uzaktan bakılan bir film olarak kalıyor.
devamını gör...

oysa hep kapalı kapılar ardında seviştiğim için kimsenin farkına varmadığı eylem türü.

sonuçta bir ayağım çukurda değil, bir gözüm toprağa bakmıyor, ilgi çekmek için yaşımdan başımdan utanmadan da saçma sapan ergen muhabbetlerine girmiyorum...

girene/gidene selametle, kalan kadınlar mesaj kutum size açık.*
devamını gör...

cinsiyeti farketmeksizin bir insanın ölümü başka bir insanın elinden olmamalı. en ağır suçların dahi cezası idam değilken kimse kimsenin canını almamalı. kadınlar ölüyor,binlerce çocuk annesiz kalıyor. o çocukların psikolojisi yerle bir oluyor ve o çocuklar hırçın bir şekilde yetişip kan davası olarak gördükleri savaşı devam ettiriyorlar. haberlerde izleyip sosyal medya üzerinde klavye delikanlılığı yapan bizler ne yapıyoruz peki ? oğullarınızı bir kadına yardım edecek şekilde yetiştiriyor muyuz veya oğlunuza / kızınıza her şeyi anlatabileceği bir şekilde yetiştiriyor muyuz ? bir kadının "ben ölmeden beni kurtarın " cümlesi kadar insanı yıkan başka bir cümle olamaz. yetiştirdiğiniz nesile iyi bakın hepsi sizin eseriniz. anne ve baba olarak sizler çocuklarınızın öğretmenisiniz ve bizler de sizlerden ne öğrenirsek bizden sonraki kuşağa onu aşılayacağız. eğer bizim babamız annemizi öldürürse; teyzemiz,ablamız,halamız,mahalledeki kadınlar ve tüm kadınlar "o da böyle giyinmeseydi,o saatte ne işi var orda,kadın dediğin çalışmaz,ee zaten hoppa birine benziyor" gibi cümleler kurarsa ; eğer annemiz babamızı komşusu ile aldatıp bunu da televizyon programında gülerek anlatırsa ; eğer annem beni yeni doğurup çöpe atarsa ; eğer babam,annem,amcam,dayım,dedem,yoldan geçen herhangi bir kişi beni taciz ederse ; eğer ben kendimden yaşca büyük birisi ile evlenirsem ; haberlerde hayvanlara tecavüz edildiğini ve öldürüldüğünü görürsem ; eğer dünyanin akciğeri olan ormanları yakarsanız benim gelecek kuşaklara bırakacağım bir hediyem olmaz. lütfen oğlunuzu veya kızınızı hatta kendinizi bunları düşünerek davranmaya yönlendirin. inanın dünya çok büyük uçsuz bucaksız yani hepimize bir yeri var. birbirimizden bir kere elde edilen yaşam hakkını almayalım bırakın mutlu mesut hayvanlarla,ormanlarla,kadınlarla,erkeklerle yaşayalım. bana göre ülkenin geri kalmışlık belirtileri bunlardır.
devamını gör...

hayatın çeşitli güçlüklerine karşı üç şey hediye edilmiştir; ümit, uyku ve gülmek.

immanuel kant
devamını gör...

e o zaman biraz yazı inceleyelim. tabii bu inceleme olayını, karşı tarafın troll olmadığını varsayarak yapacağız. çünkü şakaysa komik değil.



nasıl senin (sana göre) homofobiyi seçme sansin varsa (seçmek ne demek oluyorsa artık?) benim ve benim gibi düşünen insanların da karşı çıkmaya hakkı vardır.


homofobiyi seçmek? homoseksüel olmayı seçmek mi demek istendi acaba? üzücü. sonrasında da gelip buna karşı çıkma hakkım var demiş. teknik olarak düşünürsek, az sonra yazacağı her şeye karşı çıkma hakkı olduğunu söylüyor ama derdini anlatamamış, olsun, seni hala seviyoruz. devam edelim.


yok nefret sucuymus da cart curt. ne nefet suçu kardeşim bizim fikrimiz bu, fikir fikir...
insanların hayat tazlarina karisabilecek cesareti nerden buluyormuşuz falan filan.


yani senin fikrin olunca, nefret suçu olmuyor? e şöyle düşünelim, ben de bütün homofobiklerin aptal insanlar olduğunu düşünsem ve bunu sana dayatmaya çalışsam, nefret suçu olmayacak yani?


sen uysan da uymadan da istesen de istemesen de kendini yirtsan da doğa kanunları vardır. nedir bu doğa kanunları? fiziktir, biyolojidir, fizyolojidir, kimyadir.


ve bu kanunlara bakınca, doğada eşcinselliği görüyoruz. ne demiş mevlana, sen bakmıyorsun diye yıldızlar yok olmuyor ya.*


mesela dogada asla bir mıknatısın tahtayı çektiğini göremezsin. bir pilin çalışabilmesi (+) ve (-) kutuplara ihtiyaci vardır. iki (+) kutup veya iki (-) kutup pili çalıştırmaz. yahut yalnız başına (-) veya yalnız başına (+) kutup da pili çalıştırmaz. pilin çalışabilmesi için bir (+) kutba ve bir (-) kutba ihtiyaç vardır..
dünyanın donmesinden tutun da atom altı parçacıklarin yapisina kadar her şey zittiyla var olur.


fizikle biyolojiyi kıyaslamak mı? harika bir yaklaşım. bu arada madem her şey zıddıyla var olmakta, neden antimadde ve madde sayısı eşit değil de, bir şeyler var? neden madde var? hani zıddı olan antimadde? e hani bilim falan?*


simdiyse bir pilin iki (+) veya 2(-) kutupla çalışabileceğini idda eden cahiller var.


buna diyecek hiçbir şey yok. analoji baştan o kadar yanlış ki, çıkarımın kabul edilebilir olması imkansız.


bunu da kendilerinde hak goruyorlar.


eee, ne derler bilirsin, erkek adamın erkek sevgilisi olur.*


bir pilin iki aynı kutupla çalışmayacagini söyleyenleri ise nefret suçuyla susturmaya kalkıyorlar


her ne kadar analoji yanlış da olsa, evet, belirli bir kesime karşı yapılan bu söylemler nefret suçudur.


ey cahil oğlu cahil olmaz olmaz, çalışmaz.


e şimdi bu hakaret değil mi? sen kendinde bu hakkı nerede görüyorsun? bana cahil deme hakkını? sen şimdi beni aşağılamadın mı? sana bu hakkı kim verdi? yazının başı ayrı hatalı, yazının sonu ayrı hatalı.

olsun, biz seni yine de seviyoruz.*
devamını gör...

ailesiyle vakit geçirmeyen adam gerçek bir ‘adam’ değildir. (don vito corleone)
(bkz: the godfather)
devamını gör...

gastroözefageal reflü hastalığında en sık uygulanan anti reflü operasyonuna verilen özel isimdir.
midenin fundus kısmı özofagusun alt 4-5 cm'lik bölümü etrafına sarılarak alt sfinkterin basıncının artmasına böylece mideden geri dönüşü azaltma işlevi görür.
devamını gör...

dudağımda son bir türkü gülpembe
hâlâ hep seni söyler, seni çağırır gülpembe...
devamını gör...

ekşi'den buraya gelen kitle, zaten maalesef oranın troll ve sapık doluşundan yakınmakta olan, entrylerinin harcanmayacağı, gerçekten bilgilendireceği bir sözlük arayışında olan insanlardı.

dolayısıyla dilin ve başlıkların benzerlik göstermesi tesadüf olmasa da kötü bir şey de değildir.
kaliteli tüm platformları destekliyoruz.
devamını gör...

"bana bu sandalyenin olmadığını kanıtlayın," diyen hocaya "hangi sandalye?" diye cevap veren öğrenciden sonra en iyisi;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
devamını gör...

hem tanımlarındaki hem de sohbetindeki heyecan ve samimiyetin yayınına da yansıyacağını düşünüyorum, çok hoş bir haber.
devamını gör...

misafirim var.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

moderatör olunur mu?
moderatör doğulur mu?
devamını gör...

dante alighieri 'nin türkçe 'ye 'ilahi komedya' adıyla çevrilmiş eseri..

dante 'nin kendi deyimiyle, hayat yolunun ortasındayken yani 35 yaşındayken (-ki cahit sıtkı 'ya ilham kaynağı olmuştur bu durum) cennete-cehenneme ve arafa yaptığı seyahati adına kanto denilen mısralar bütünüyle anlattığı kitap.

ansiklopedik tanımı bir kenara bırakırsak, okumak için salim bir kafa, bolca boş vakit gerektiren bu eser; 3 ayrı bölümden oluşmaktadır. cehennem kısmı, hem okuması daha kolay, hem de daha sürükleyici bir bölüm olmakla beraber, cennet kısmı sabırsız okuyucular için sıkıcı olabilir. modern cehennem-cennet inancına, filmlere, kitaplara ilham kaynağı olmasından tutun, popüler kültüre de oldukça malzeme vermiş bu eser, can yücel dahil birçok kişi tarafından defalarca türkçe 'ye çevrilmiştir. şahsen ben rekin teksoy 'un çevirisini çok beğenmiştim.

unutmadan, eserin adından mizahi bir eser olduğunu düşünmeyin, zira o dönemde yazılan eserler, ya tragedya ya da komedya oluyor, hemen hepsi karamsar olayları anlatıyordu. eğer eserin sonunda kahramanımız ölmezse, o zaman komedya deniyordu, falan filan işte.. okuyun, okutun.
devamını gör...

be de istisnayim kardeşim. sözlüğün tüm erkeklerini bu başlık altında istisna olduklarını deklare etmeye davet ediyorum. valla hepimiz öyleyiz.
devamını gör...

maske ve mesafenin son bulması.
devamını gör...

pir sultan abdal'a ait muhteşem bir ilahi. hayko cepkin'in anadolu rock tarzında fantastik bir yorumu vardır.



--! spoiler !--

güzel aşık cevrimizi
çekemezsin demedim mi?
bu bir rıza lokmasıdır
yiyemezsin demedim mi?

demedim mi, demedim mi?
gönül sana söylemedim mi?
ah demedim mi, demedim mi?
gönül sana söylemedim mi?
bu bir rıza lokmasıdır,
yiyemezsin, demedim mi?

yemeyenler kalır naçar
gözlerinden kanlar saçar
bu bir demdir gelir geçer
duyamazsın demedim mi?

dervişlik ulu dernektir
görene büyük örnektir
yensiz yakasız gömlektir
giyemezsin demedim mi?

--! spoiler !--
devamını gör...

net anne tarafı, özellikle teyzelerim kendi çocukları gibi davranır bana.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim