(tematik)

canlı, cansız bütün varlıkları ve kavramları karşılayan, onları ifade etmemizi sağlayan kelimelerdir.

varlıkların niteliklerine göre isimler:
1. somut isim
2. soyut isim

varlıklara verilişlerine göre isimler:
1. özel isim
2. cins isim

varlıkların sayılarına göre isimler
1. tekil isim
2. çoğul isim
3. topluluk ismi
devamını gör...

ozgur1ey sen gelme kuzguncuğa
mahlasa rakam koyunca girmiş havalara
bir tek sen misin hovarda
domestic abinle çok uyumlusunuz bu arada.
devamını gör...

bir battleroyale oyunu. eskiden sadece origin üzerinden oynanabilirken yakın zamanda steam üzerinden de çıkışını yaptı. 2 veya 3 kişilik takımlarla haritaya bırakıldığınız, karakterlerin değişik özelliklerinin olduğu bir oyundur. örnek olarak pathfinder karakteri duvarlara ip atarak kendini çekebilir ve uzaklara zipline ipi atarak uzun mesafeleri hızlıca almanızı sağlayabilir. bu oyunu yapan firma (bkz: titanfall)'un da yapımcısıdır ve bu oyunda titanfall serisinden etkilenmişlerdir.
devamını gör...

demet akalın'ın göz göre göre madrid metrosunu, nişantaşı metro olarak paylaşması durumudur. murat ongun, durumu izah etmesine rağmen paylaşımın kaldırılmaması veya edit geçilmemesi ayrı bir komedidir. demet hanım ne yapmak nereye varmak istemektedir ?

demet akalın link

murat ongun cevap
devamını gör...

"hayatı kaçırıyorum" düşüncesi
devamını gör...

adamın yaptığı haberi ilk önce aydınlık gazetesi yaptı. aydınlık için bir soruşturma süreci galiba oldu ama kimse vatan haini ilan edilmedi nasyonal sosyalistlerden. üzerine bugün akp nin payandası oldular. olan can dündar'a oldu.

gerçek bir gazetecidir can dündar. bir mafya bozuntusunun laflarıyla aklanmayı hak etmiyor.
devamını gör...

geçen her günün bir önceki günle aynı,sıkıcı ve bomboş bir şekilde ilerlemesi .
devamını gör...

yapılan şakalar komik olmaktan çok itici geliyorsa bulunduğunuz yere ait değilsinizdir.
devamını gör...

geliyor gönlümüzün efendisi. tamam endişelerinizi anlıyor ve ben de sizler gibi "ya eski tadı olmazsa" diye endişe ediyorum lakin bırakalım da geçmişe dair en güzel anılarımızdan birisinin tadını çıkaralım be!

devamını gör...

illa ki ama buradaki soru çok ucu açık bir soru olmuş. yani çalışmaktan kasıt şu an yaptığım işi ise salak mıyım cevabını veririm. ama bir butik şarap tesisi açıp onları sunduğum bir restoran açtığımı düşünelim o parayla, o zaman cevabım ölene kadar olacaktır.
devamını gör...

bir kadın gözüyle öneriler: öncelikle aday adayları belirlenmeli ve sosyo-kültürel, karakteristik, psikolojik boyutlarda incelenmeli ve uygun bulunan kişi adaylığa terfi ettirilmeli. aday kişi ile duygusal, fiziksel ve zihinsel bağlamda uyuma bakılmalı, her şey tamamsa ve tarafların akıllarında birbirlerine karşı soru işaretleri kalmıyorsa, sezgileri de olumsuz değilse doğru eş olabilme ihtimali oldukça yükselmiş demektir. fakat her şeye rağmen insan "oğlu" nun ciğ süt emdiği faktörü göz önünde bulundurularak karar vermek lazımdır.
devamını gör...

pek sevilesi, konuşulası yazardır. konuşmasanız da okuyun efendim. yerde bir kağıt parçası bulmuşsunuz da üstünde karalanmış yazılar var gibi okuyun. denk gelmiş ama çok aramışsınız gibi okuyun. okuduktan sonra da etkileşirseniz tadından yenmez olur.

ayrıca bugün doğum günüdür. şımartmadan usulca kutlamış olayım :) ya da neyse... şımarsın varsın. iyi kiiiiiii doğmuş*.
devamını gör...

           karanlıkta yürüyordu adam. küçük bir ışık gözlerine değdi. tanıdık bir melodiyi duydu.
"sen, özgür dingin başın, yine artmış yaşın
uzakta yalnız tek arkadaşım"
sözlerini duydu, can bonomo'dan. severdi bu şarkıyı. ensesinde hissettiği nefesle yürümeye devam etti. kadın konuşuyordu bir yandan "lütfen hazır diyene dek açma." gülümsedi onun bu çocuksu telaşına.

            kadın biraz heyecanlıydı çünkü günlerdir düşünmüş ve birlikte oldukları, ilk doğum gününde her şeyi listelemiş; anlattıklarından, okuduklarından yola çıkıp çok çaba göstermişti. yine de tedirgindi. içten içe yeterli olamayacağını düşünüyordu. adam, uzun zamandır hissetmediği bir huzuru yaşatmıştı. sonunda yeniden birine güvenmişti.
sesi, gülüşü, kelime seçimi, konuşmasındaki üslup. kimi zaman saran sarmalayan kimi zaman okşayan...
her iki yanına da dokunuyordu adam. kırılgan ve kadınsı. etkilenmişti kadın. belki de haklıydı adam, sesine aşık olmuştu da her şey, o söylediğinde farklı bir renge bürünüyordu. hayattan uzak, hayale yakın.
             nihayet "hadi aç artık."dedi kadın. adam masaya baktı. edip'in sesini duydu 'masa da masaymış ha'...
kadın; masaya çocukluğunun anılarını, en çok kırıldığı yerlerden öptüğü yara izlerini, şefkatsiz kaldığı her gün için bir sarmalanmayı, anlaşılmak istediği her bir gün için telakkiyi, tutkuyu, arzuyu, sevgiyi, mutluluğu bırakmıştı. ha bir de çok sevdiği limonlu cheesecake ile portakallı keki. bir de tam ortada yüreğini gördü kadının.
"iyi ki doğdun sevgili." dedi kadın.
çevirdi adamın yüzünü tuttu parmak uçlarıyla. gözlerine baktı.
devamını gör...

yemişim cool'luğunu.üniversitede iken kafe'de çalışıyordum, özellikle kış aylarının olmazsa olmazıdır.en az 10 bardak ocağın önüne dizilir, sağ ve soldan birer bardağa sıcak su koyulur, sırayla (iki elin de aynı anda hareket etmesi önemli) yanlarındaki bardağa boşaltılarak tüm bardaklar sıcak suyla dans ettirilir.
devamını gör...

eskiden, bu meyvenin dilimleri arasından çıkan küçük dilimleri, çocuğu zannettiğim için yemediğim lezzetli meyve.
devamını gör...

karl popper ile birlikte bilimin kesinlikten ziyade ihtimaller ve yanlışlanabilirlik dahilinde ilerlediği görüşü hakim olduğu için pek de dikkate alınmaması gereken bir durumdur.
devamını gör...

seni böyle evire çevire öpesim var.
eşek sudan gelinceye kadar sevesim var.
eşek sudan bir ömür gelmesin.
yüreğindeki solgun çiçekleri atıp yenisini ekeceğiz, sulayacağız,rengarenk çiçek bahçesi yapacağız.
devamını gör...

''en zengin 62 kişinin, dünyanın %50’sine tekabül eden 3,6 milyar insanla eşit mal varlığına sahip olduğu bir dünyada yaşıyoruz. en zengin 20 ülkenin geliri, en fakir 20 ülke gelirinin tam 46 katı daha fazla.'' bu adaletsizlik sizi rahatsız etti değil mi? eşitsizlik öyle bir hal almış ki, dünyadaki 5 yaşının altındaki çocuk ölümlerinin sayısının bile arasında uçurum kadar fark var. yaşam süresinden bahsetmiyorum bile.

2017 united nations publications verilerine göre, 5 yaş altı çocuk ölümlerinin küresel ortalaması %3.9 iken, sadece somali'de ortalama %12.7, izlanda'da ise %0.21'dir. yüzdeler arasındaki eşitsizliğin elbette birçok nedeni var ve temelde sosyo-ekonomik faktörler yatıyor. çocuklar temiz suya ve yiyeceğe ulaşmakta güçlük çekiyor. hatta doğrusunu söyleyeyim mi? ulaşamayıp ölüyor! konaklamanın kaliteli olmamasından ve kızamık'tan bahsetmiyorum bile. evet, 21. yüzyılda hala kızamıktan ölen çocuklar var çünkü bu ülkeler tıpta gelişmemiş, dolayısıyla aşılama da olmuyor. anne faktörü de önemli tabii. anne gebeyken çalıştığı ve yeterli beslenemediği için çocuğunun bağışıklık sistemi de dirençli olmuyor.

insanlar bu kadar açgözlü bir haldeyken küresel eşitsizlik son bulmayacaktır hatta birçok konuda katlanarak artacaktır.
devamını gör...

en azından bazıları gibi babamız mecliste diyip cürük raporu almıyoruz. hatta ve hatta testis kanseri ile cürük raporu alıp bir yıl sonra cocugum doğmadı. ve hatta bu sözde hastalık ile ilgili tedavi süreci bile görülmedi ama olsun rabbim şifa verdi. bu belgeler mi bi rabbim bilir başkasınında bilmesine gerek yok zaten.
(bkz: ahmet burak erdoğan)
devamını gör...

inanç.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim