yeterince sıkıldığımız şu günlerde hayatın öyle ya da böyle devam ettiğini hatırlatan hareketli şarkılar dinledik pame'de. sürç-i lisan ettikse affola.
gelenlere, dinleyenlere, kendinden bir şeyler bulanlara, tüm müzikseverlere çok teşekkür ederim. *

pame radyo yayını'nın 2 mayıs 2021'de yayınlanan bir buçuk saatlik bu bölümünde dinlediğiniz şarkıların sıralı tam listesi için:

youtube.com/playlist?list=P...
devamını gör...

alice harikalar diyarında sendromu, vücut ve cisim algısında meydana gelen bozulmaların gözlemlendiği bir sendromdur. bu sendroma sahip kişiler, nesneleri olduğundan daha büyük veya daha küçük, olduklarından daha uzak ya da daha yakın algılayabilir ve işitsel bozukluklar yaşayabilirler.
devamını gör...

çevreden alınan uyarılar beyne ulaşmadan isteğimiz dışında bu uyaranlara karşı gösterilen ani tepkilerdir.
devamını gör...

ağustosa kadar olmayacak olmasına çok kırıldığım yayın, çok çok kırıldığım yayın, en çok kırıldığım yayın.*
devamını gör...

(bkz: kafa sözlük'ün cılkının çıkması)

yakında bırakır giderim buraları. bu başlık ve diğer aptalca başlıklar altındaki iq ortalaması maksimum 70 falandır. sözlük iyice ekşidi.

ya kardeşim sözlük'ün en seksi yazarını bulsan ne yapacaksın? s.....cek misin?

ne kadar aptal aptal başlıklar bunlar ya?
devamını gör...

geberik kuşak... yeni bir kuşak tanımı herhalde.
-siz hangi kuşaksınız?
+biz geberikgillerden.

türkiye cumhuriyetinin bu döneminde büyüyen ve bu talihsizliğin üstüne bir de neredeyse sosyal medya ile yaşıt olan bir kuşak için normal durum. sokakta oynamadan büyüyen bir nesil bu.
devamını gör...

sahte güneş olarak bilinen bir atmosfer olayıdır. güneş’in sağında ve solunda güneş ile aynı yükseklikte, güneşe benzeyen noktalardır. bu atmasferik olay gerçekleştiğinde 3 tane güneş varmış gibi görünür. ışık kırılması neticesinde oluşur.
buradan
devamını gör...

ya ümitsizsiniz ya da ümit sizsiniz. ya çaresizsiniz ya da çare sizsiniz.

(bkz: behçet necatigil)
devamını gör...

füze sanıp yolcu uçağı vuran bir ülkenin pek de korkutmayan girişimidir. *
devamını gör...

(bkz: lahmacunun keko yiyeceği olması)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

özellikle yeteneksiz olmasına rağmen özgüven patlaması yaşayarak televizyon programlarına çıkan insanların saçmalıkları karşısında oluşan his.
devamını gör...

başlığı açan arkadaşın nasıl bir iş hayatı, nasıl bir arkadaş grubu ve nasıl sokaklarda yaşadığını sorgulayıp acaba nereli ki diye düşünmeme sebep olan cümlesidir.
bir metropol insanı olarak ne işin var senin ablacım bu kadar varoşun içerisinde.?
devamını gör...

muhtelif radyo yayınlarında sesini duydukça tanıdım merdumkaptan'ı.
bir gece 03.05'te, kaçak yayında patlıcanlı kebap övgüsü ile zihnime kazıdım kendisini.
bütün yayınları dinlediğini ve takip ettiğini bildiğimden arada laflaşırız.
her daim merak etmiştim,
neden merdum? neden kaptan?
ayrıca ''çok merdum'' annecim diye bağırasım geliyor arada.
çetelere, tarikatlara savaş açan süleyman soylu'nun bu tarikata el atmasını engellemek için,
tarikatın bütün işleyişi, bağlı olduğu vakıf, yapılan yardımlar, para akışı, inşa edilmiş hayratlar-yurtlar bütün şeffaflığı ile gece yarısına on beş dakika kala açıklanmalıdır.
devamını gör...

saçlarımı özgürce savurabilmektir!

evet 1993 doğumlu bir gencin gözlerini açtığı andan itibaren doğduğu coğrafyaya karşı verdiği savaş bu.
ortaokula geçmemle bayramdan bayrama alınan pantolonları alınmamaya başlandı önce, sonra yeni bir tshirt bakmadık hiç.. olanlara da eskisin diye bakılıyordu, sistematik olarak bir çocuğun zorunlu başının örtülüşüydü bu aslında.kimse bu konuda fikrimi sormuyordu sormasına ama ne annem ne de babam islamiyet için değil adeta köydeki rutin bir süreç için başımın kapalı olmaısını istiyorlardı. bunu yıllar sonra artık başımı kapatmayacağımı söylediğimde" köye geldiğinde kapat bari"dediklerinde daha iyi anlayacaktım..zamana ihtiyacım vardı, 3-5 yıl değil üstelik eğitim hayatıma devam edebilmem için şarttı başımın kapalı olması.. yetti mi? yetmedi işe başlamak için şehir değiştirmemden tutun,kendi paramı kazanıyor olduğumda dahi korkumdan açamıyorum başımı.alıştığım, başka ihtimalim olmadığını sandığım için, korktuğum için istemeye istemeye hergün başımı örtmeye devam ediyordum.. çünkü 11 yaşımdan 21 yaşıma kadar gördüğüm sistematik baskının kölesi olmuştum.dahası benim o istemeyerek başımı örttüğüm örtüyü çıkarırsam köye gidemeyeceğimi düşünüyordum..lise son sınıfta başım açık olursa okula göndermeyeceğini söyleyen,her itirazımda ölümüne dayaklar yediğim babamın telefonunda iğrenç mesajlar yakaladım defalarca tanımadığı kadınlarla pis muhabbetlere giriyordu ki o zamanlar görüntülü arama vs yok, muhtemelen karşıdakinin kadın olduğunu sanıp annemi aldatıyordu, ağzından küfür kesilmiyor sağa sola uçan kuşa küfrediyordu ama benim başımın kapalı olmasını istiyordu. kendi belki benden 2 yaş büyük bir kız düşürme hayali yaşarken onun kızı edep, ahlak abidesi olacak hatta mümkünse aldığı eğitimler dini taraftan seçilecekti(hafızlık okulu , imamhatip lisesi vs).
ne büyük hayal ama ne büyük günahlardan arınma projesi.. çocuk değil adeta onu cennete götürecek amellerdik(!)ilkokul mezunu olmaları değil yaşama, ahlaka bakışlarının yanlış olmasıydı sorun.. evet benim kendi babam mini etek giydiysen tecavüzü hakedensin fikrine sahip, evet o ayıplayıp değiştirmeye çalıştığımız zihniyetin elinde esir büyüdüm ben.. onun kanından dünyaya geldim.. makyaj yaparsam erkek aradığımı söylerdi çünkü kendi bakımlı kadınlara düşüyordu.. aslında kendiyle, sapık zihniyetiyle savaşıyordu.. neyse ki tek kızdım.. bir ablam ölmüş daha 20 günlükken kim bilir benim kadar katlanamayacak,belki de daha asi olup daha çok eziyet görecekti.. şimdi düşününce ona hep kurtulmuş gözüyle baktığımı hatırlıyorum.. evet istemediğim bir yaşam tarzıyla nefes alıp veriyorken ölümü kurtuluş kabul ediyordum.. okumak için üstelik.. tüm çabam, gayretim o evden, köyden koşarak uzaklaşmaktı.. babamın her bakımlı kadının potansiyel tacizcisi olduğu evden olabildiğince uzakta yaşamak için çabalıyordum.. başardım da, gittim ama bir türlü kafamı açamıyordum babamın anlattığı gibi saçımı açınca, makyaj yapınca bir erkek için değil kendim için istediğimi biliyor ama yinede ikna edemiyordum kendimi.. sonra eşimle tanıştım,kendimi anlattım, istediklerimi başımın neden kapalı olduğunu vs.. öyle şefkatli öyle anlayışlıydı ki yadırgamadan uzun uzun anlattı, nasıl istiyorsan öyle yaşa ahlak bir başörtüden ibaret değil, seni ahlaklı yapmadığı gibi çıkarınca da ahlaksız olmayacaksın dedi.. kırmadan incitmeden.. çünkü problem asla başörtüsü değildi problem babamın tavrıydı.. gördüğüm baskıydı.. aldığım tehditler, kafamı yere vurarak yediğim dayaklardı.onca yıl sonunda ilk kez eşimle(ki o zaman sözlenmiştik) başım açık köye gidebildim.. başımı o zamanlar açsam arkamdan o***u olmuş diyecek dedikodunun allahını yapıp yediğimiz ekmeği boğazımızdan getirecek köy halkı şimdi kocası düşünsün artık onun sözü geçer diye lafını etmiyor..ne büyük ikiyüzlülük (!) başörtmeyi din dışında kullanan başka yerleşim yeri/topluluk var mı bilemiyorum ama geçen yaz katıldığım bir nikah töreninde yine kendi köyümde başı açık reşit olmuş 3 kadından biriydim.. koca köy ve bir diğerinin misafir olduğunu varsayarsak geriye başörtü mücadelesini kazanmış genc bir kız kalıyordu.. hiç tanımadığım halde gidip tebrik ettim bile :) ben başaramamıştım çünkü.. biraz zaman geçince ortamdan bulunan 7-8 kız "abla bizde evlenince açılacağız" dedi.. yapmayın bunu insanlara! diye bağırasım geldi..neden bu ısrarcılık, insanlar istemeye istemeye başını neden kapatsın ki.. ahlak, edep, başörtü ile kazanılan yahut kaybedilen birşey değil ki... niye bu kadar cahiliz, anadolunun bağrında nasıl bu kadar geride kalabildik hayret ediyorum.. ne olurdu medeni bir köy olsak, babam ç*küne sahip çıkmadığı için ben cezalandırılmasaydım mesela.. ne olurdu bu ortadoğu cahiliyetine denk gelmeden çocukluğumu yaşayabilseydim.. çok mu zor yahu bu seviyeye gelmek.. yüce yaradan alplerin eteğine serpiştirecek kadarda mı sevmiyor bizi. ne için bu kadar bilimsiz, eğitimsiz kaldık böyle ve yıllar geçmesine rağmen hala aynı anlayış devam ediyor.. baskıyla, dayakla, sistematik eziyetlerle darbelerle büyüyoruz.. sizin adını dahi duymadığınız şehrin bir köyünde kızlar doğmasaydım keşke diye uyanıyor sabahlara.. 2021 yılında hala evlenince başımı açacağım umudu taşıyorlar.. siz, pis iğrenç ruhlu sapık adamlar yüzünden kadınlar daha çocukken sen suçlusun sen kapan diye azarlanıyor..
devamını gör...

1982 yılında dağıstan'da doğmuş israilli kamança sanatçısıdır.
müzikleri dinleyicisine huzur verir.
tribe , journey , endless gibi harika eserlerin sahibidir.
devamını gör...

köpekleri çok minnoş bir hayvan gibi görüyoruz ama emin olun yanılıyoruz.
köpek dediğimiz hayvan bir kurt'u boğabilen, çenesi hemen hemen bir kurt kadar güçlü ve iri bir hayvan. bir ısırıkta bir insanı rahatça sakat bırakabilir.
asıl sorun sokakta köpek olması da değil aslında, köpeklerin çeteleşmesi, gruplaşması.
gruplaşınca çok tehlikeli bir hale geliyorlar ve inanılmaz saldırganlaşıyorlar.
ayrıca köpekten korkan insanlar da bir hayli fazla, köpekten değil insandan korkun gibi içi boş cümleleri söylemenin hiçbir anlamı yok. korku denen şey öyle bir iki lafla geçecek bir şey değil. kimse köpekler öldürülsün demiyor sadece sokaklardan daha iyi koşullarda yaşayabilecekleri bir yere toplanmaları hem onlar için hem insanlar için daha iyi olurdu.
devamını gör...

o poşetleri açma kısmında parmaklarımın arasında fıtıfıtı kaydırıp, üfleyip, kırıştırıp bir türlü ayırmayı başaramadığım için en sonunda kasiyerin elimden alıp, poşetin ağzını açıp, ürünleri doldurmaya başlamasıyla bana mütemadiyen tur bindirdiği yarıştır.

poşet etabı olmasa kapışırım da... işte poşet etabı harcıyor beni.
devamını gör...

dadanmıştı pencereme.. yumurtalarını bıraktı önce, sonra da oracıkta unutup sevgilisinin peşinden gitti, kargalara yem etti doğamamış yavrucakları. * *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

durdulamaz bir gücün bir nesne olduğunu varsayarsak sonucunda ortaya muhtemelen kuantum çorbasının malzemeleri çıkardı.*

edit: geri sekme durumunu açıklamaya çalışayım. geri sekerse hareket ettirilemeyen şey kazanmış olur çünkü diğer nesne aniden ters yönde ilerleyemez. önce hız kaybeder, durur ve en son ters yönde hız kazanır. yani durmuş olur bir anlığına.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim