tıbbın çare bulamadığı hastalıklar
romatoid artrit halk arasında eklem romatizması olarak bilinir. tıbbın bulabildiği kesin tedavi yöntemi yoktur, bir iğnesi üçbin türk lirasıdır. hastanın her iki haftada bir ömür boyu vurulması gerekir. türkiye cumhuriyeti sağlık sistemi bu iğneleri hastalar için ücretsiz karşılamaktadır.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutluluk sebebi
tutankamon'u okudum biraz. mezar odasına alelacele depolanmış binlerce hazinenin içinden çıkanlar aldı beni benden.
devamını gör...
türkçülük
türkiye'de, tanzimat devri'ne kadar türk olarak yalnız osmanlı türklerinin anlaşılmasına karşılık, tanzimat dönemi’nden itibaren türk kelimesi dünyada yaşamış ve yaşayan bütün türkler için kullanılmaya başlanmıştır. aynı yıllarda dil yolundan gidilerek yapılan çalışmalar da etkisini göstermiştir. buna ilk adım olarak ahmet vefik paşa'nın "lehçe-i osmani" sözlüğünü ve önsözünü gösterebiliriz. sonrasında şemsettin sami'nin "kaamus-ı türki" ve bursalı tahir'in "türklerin ulum ve fünuna hizmetleri" eserleri aynı fikre hizmet etmiştir.
1908'den sonra ise milliyetçilik hareketi "türkçülük" adı altında, önce tamamıyla kültürel bir biçimdeyken balkan harbi'nden sonra siyasi bir hareket halini alarak dernekler ve yayın organları kurmak suretiyle teşkilatlanma şeklinde görülür. 1908'de kurulan türk derneği bu teşkilatlanmanın ilk örneğidir. dernek 1911 yılından itibaren aynı isimle bir dergi de çıkarmıştır. sonrasında türk yurdu derneği kurulmuş, bir yıl sonra yerini türk ocağı'na bırakmıştır, dernekler arasında en uzun soluklu olanı budur.
1911'de genç kalemler dergisinde yayımladığı "turan" manzumesi ile ziya gökalp bu hareketin lideri durumundadır. turancılık fikrî asıl düşüncesi olmakla beraber fikirlerini, ülkenin içinde bulunduğu özel nedenler ile türkiye'nin varlığının devamını ve medeni kalkınmasını hedef tutan, aşırı olmayan bir milliyetçilik anlayışına dayandırmıştır.
yine genç kalemler dergisinde "mili edebiyat" deyimi ilk defa ortaya atılmış, millî bir edebiyatın ancak millî bir dil ile gerçekleştirileceği fikrî savunulmuştur. yazı dili ve konuşma dili ikiliğini ortadan kaldırmak ve yeni bir dil ortaya koymak için dergide makalelerin yanında, konu üzerine yazılmış münakaşalara da sıkça yer verilmiş ve fikir canlı tutulmuştur. balkan harbi yüzünden 1912'de dergi kapatıldıktan sonra yazarların büyük bir kısmı istanbul'a göç etmiş ve konuyla ilgili yazılarına devam etmişlerdir. eski muhaliflerin ve yeni yetişen gençlerin aralarına girmesiyle de hareketin tesiri artmış, türkiye cumhuriyeti'nin ilanından önce konuşma dili, edebî dilin yerini tamamıyla almış, tanzimat'tan beri süregelen çalışmalar sonuca ermiştir.
mustafa kemal atatürk, selanik'te özgürlükçü bir fikir ortamında sanatla iç içe büyümüş bir aydındır. kurtuluş savaşında ve sonrasında türkiye cumhuriyeti'nin yapı taşlarını oluştururken bağımsızlık, laiklik, milliyetçilik gibi dinamikleri birçok kalemde araştırmış ve de konunun muhatabı fikirlerden yararlanmıştır.
● “bir gün, ressamlar türk’ün simasını kaybederlerse, yıldırımı alsınlar, yapıversinler. türk budur. türk, yıldırımdır. kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. türk milleti yüzyıllardan beri hür ve müstakil yaşamış ve istiklâli yaşamak için şart saymış bir kavmin kahraman evlatlarından ibarettir. bu millet istiklalsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.” m. k. atatürk
●
“ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
hangi çılgın bana zincir vuracakmış? şaşarım!
kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.” m. a. ersoy
m. akif ersoy'un "istiklal marşı"ndan alınan bu dizeleri ile islamcılık fikrinin mensubu olsa da onda da temel fikrin bağımsızlık olduğu görülmektedir. türk milletinin ezelden beri özgür olması ve bu özgürlüğü uğruna her şeyi yapacağını söylediği dizelerde yaratıcı'nın bu hususta gerekli gücü vereceğini düşünmektedir.
● "ey türk kardeşler, hemşireler, al rengiyle başımızda dalgalanan ulu bayrağımız! görüyorsunuz ki siyahlara, matemlere büründük. kundaktaki yavrularımız düşmanların süngüsünden geçti. hanımlar, gözlerimizin önünde evlatlarımızın kanlarıyla sulanan yurdumuzun işgaline susacak mıyız? hayır! hanımefendiler; malum, silahımız yok, fakat göğsümüzde imanımız ve bütün dünyayı yaratan allah'ımız var. toprağımızın üstünde şerefsiz yaşamaktansa, toprağın altında yatmayı şeref sayarız. birbirimize ellerimizi uzatalım. tek bir hedefe, yalnız türk istiklal ve cumhuriyeti gayesine doğru yürüyelim. vatan, mutlaka kurtulacaktır. evlatlarım, öyle bir gün olur da bir daha toplanamazsak, içimizde ölenler olursa, türk'ün istiklal bayrağıyla mezarı üzerine geliniz. benimle beraber yemin ediniz: türkiye'nin istiklal ve hak hayatını alıncaya kadar hiçbir korku, hiçbir güçlük önünden kaçmayacağız! “toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!" j. e. adıvar
halide edip, millî mücadele yıllarında hem mitinglerde halkı aydınlatmak için konuşmalar yapmış hem de bire bir anadoluda millî mücadele’ye katkı sağlamıştır.
alıntılanan metinden hareketle kadın-erkek demeden bağımsızlığımızı kazanana dek her bir vatandaşın bu uğurda yapması gerekenleri sonuna dek taşıması, gerekirse istiklal ve cumhuriyet için ölümü göze almak gerektiğini söylemiştir.
● “türkler bütün menfaatlerini ekseriyetle sakin oldukları öz türk topraklarında bir türk devleti olmakta görüyorlar. türk vatanı, cedlerimizin yattığı, yeni nesillerimizin doğduğu, topraklarında gezdiğimiz, çift sürdüğümüz, ekmeğini yediğimiz topraklardır. bu vatan toprağı saha saha, millî azmin, millî hayatın, millî mefkûrenin birer tecellisiyle tekevvün etmiştir.” y. k. beyatlı
yahya kemal eğitim için gittiği fransa'dan ülkesine bir milliyetçi olarak dönmüştür. ona göre anadolu toprakları öz türk topraklarıdır. ve anadolu millî bir azim, millî bir hayat, millî fikirler sonucunda türkleşmiştir.
● "başka uluslar, çağdaş uygarlığa girmek için geçmişlerinden uzaklaşmak zorundadırlar; oysa türklerin çağdaş uygarlığa girmeleri için, yalnız geçmişlerine dönüp bakmaları yeter. çünkü halk, milli kültürün canlı bir müzesidir. milletin hatıraları gelenekleridir. türk han’ın beş oğlundan türeyen türkler, gök tanrı’nın öz kullarıdır. beş bin yıllık bu ordunun durağı, turan yurdu olacaktır. turan, bütün türk milleti'nin birleşmesi anlamına gelir. türk, bir milletin adıdır. millet kendine özgü bir kültürü olan bir topluluk demektir. öyleyse türk'ün yalnız bir dili, bir kültürü olabilir. bir millet tehlikede kaldığı vakit, onu fertler kurtarmaz. bizzat millet kendi kendinin kurtarıcısı olur. bir ey, bugünün türk genci! bütün bu işlerin yapılması, yüzyıllardan beri seni bekliyor." z. gökalp
ziya gökalp'a göre gelecek türkleşme, çağdaşlaşma ve islamlaşma ile sentezlenerek gerçekleşebilecektir. ve çağdaşlaşma için ihtiyaç duyulan her şey türk tarihinde, folkloründe mevcuttur. onun asıl fikrî turancılık olsa da bu cümleden de çıkaracağımız üzere yaşanan savaşlar neticesinde ilk ve önemli olan türkleşmek fikrini hayata geçirmektir.
● "korkma, sen türksün! türkler hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar, onların zırhlıları varsa bizim de kutlu bir hakkımız vardır. ve bu, onların zırhlarından daha kuvvetlidir.” türk, ölmeyi teslim olmaya tercih eder. milleti için ölenler, daima yaşarlar." ö. seyfettin
ömer seyfettin türk dilinin üstün bir dil olduğunu, türk edebiyatını oluşturmak için başka dillerden kelime ya da dilbilgisini kurallarına ihtiyacımız olmadığını, aksine bu durumun dilimizi körelttiği fikrini savunmuştur. alıntılanan metinde türklerin korkusuzluğuna ve savaşmak için ulaşılması gereken gücün hakk tarafından verileceğine, türk'ün bağımsızlık için ölmeyi göze alacağına değinmiştir.
tüm bunlardan yola çıkarsak türkçülük fikrini benimseyen ya da benimsemese bile şartlar gereği önemini fark eden bütün aydınlar bağımsızlık ve özgürlük için gereken tüm kudretin geçmişimizde bize aktarıldığı ve türklüğün damarlamızda olduğu kadar dimağımızda da yer ettiği konusunda hem fikirdir.
1908'den sonra ise milliyetçilik hareketi "türkçülük" adı altında, önce tamamıyla kültürel bir biçimdeyken balkan harbi'nden sonra siyasi bir hareket halini alarak dernekler ve yayın organları kurmak suretiyle teşkilatlanma şeklinde görülür. 1908'de kurulan türk derneği bu teşkilatlanmanın ilk örneğidir. dernek 1911 yılından itibaren aynı isimle bir dergi de çıkarmıştır. sonrasında türk yurdu derneği kurulmuş, bir yıl sonra yerini türk ocağı'na bırakmıştır, dernekler arasında en uzun soluklu olanı budur.
1911'de genç kalemler dergisinde yayımladığı "turan" manzumesi ile ziya gökalp bu hareketin lideri durumundadır. turancılık fikrî asıl düşüncesi olmakla beraber fikirlerini, ülkenin içinde bulunduğu özel nedenler ile türkiye'nin varlığının devamını ve medeni kalkınmasını hedef tutan, aşırı olmayan bir milliyetçilik anlayışına dayandırmıştır.
yine genç kalemler dergisinde "mili edebiyat" deyimi ilk defa ortaya atılmış, millî bir edebiyatın ancak millî bir dil ile gerçekleştirileceği fikrî savunulmuştur. yazı dili ve konuşma dili ikiliğini ortadan kaldırmak ve yeni bir dil ortaya koymak için dergide makalelerin yanında, konu üzerine yazılmış münakaşalara da sıkça yer verilmiş ve fikir canlı tutulmuştur. balkan harbi yüzünden 1912'de dergi kapatıldıktan sonra yazarların büyük bir kısmı istanbul'a göç etmiş ve konuyla ilgili yazılarına devam etmişlerdir. eski muhaliflerin ve yeni yetişen gençlerin aralarına girmesiyle de hareketin tesiri artmış, türkiye cumhuriyeti'nin ilanından önce konuşma dili, edebî dilin yerini tamamıyla almış, tanzimat'tan beri süregelen çalışmalar sonuca ermiştir.
mustafa kemal atatürk, selanik'te özgürlükçü bir fikir ortamında sanatla iç içe büyümüş bir aydındır. kurtuluş savaşında ve sonrasında türkiye cumhuriyeti'nin yapı taşlarını oluştururken bağımsızlık, laiklik, milliyetçilik gibi dinamikleri birçok kalemde araştırmış ve de konunun muhatabı fikirlerden yararlanmıştır.
● “bir gün, ressamlar türk’ün simasını kaybederlerse, yıldırımı alsınlar, yapıversinler. türk budur. türk, yıldırımdır. kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir. türk milleti yüzyıllardan beri hür ve müstakil yaşamış ve istiklâli yaşamak için şart saymış bir kavmin kahraman evlatlarından ibarettir. bu millet istiklalsiz yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.” m. k. atatürk
●
“ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;
hangi çılgın bana zincir vuracakmış? şaşarım!
kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.” m. a. ersoy
m. akif ersoy'un "istiklal marşı"ndan alınan bu dizeleri ile islamcılık fikrinin mensubu olsa da onda da temel fikrin bağımsızlık olduğu görülmektedir. türk milletinin ezelden beri özgür olması ve bu özgürlüğü uğruna her şeyi yapacağını söylediği dizelerde yaratıcı'nın bu hususta gerekli gücü vereceğini düşünmektedir.
● "ey türk kardeşler, hemşireler, al rengiyle başımızda dalgalanan ulu bayrağımız! görüyorsunuz ki siyahlara, matemlere büründük. kundaktaki yavrularımız düşmanların süngüsünden geçti. hanımlar, gözlerimizin önünde evlatlarımızın kanlarıyla sulanan yurdumuzun işgaline susacak mıyız? hayır! hanımefendiler; malum, silahımız yok, fakat göğsümüzde imanımız ve bütün dünyayı yaratan allah'ımız var. toprağımızın üstünde şerefsiz yaşamaktansa, toprağın altında yatmayı şeref sayarız. birbirimize ellerimizi uzatalım. tek bir hedefe, yalnız türk istiklal ve cumhuriyeti gayesine doğru yürüyelim. vatan, mutlaka kurtulacaktır. evlatlarım, öyle bir gün olur da bir daha toplanamazsak, içimizde ölenler olursa, türk'ün istiklal bayrağıyla mezarı üzerine geliniz. benimle beraber yemin ediniz: türkiye'nin istiklal ve hak hayatını alıncaya kadar hiçbir korku, hiçbir güçlük önünden kaçmayacağız! “toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!" j. e. adıvar
halide edip, millî mücadele yıllarında hem mitinglerde halkı aydınlatmak için konuşmalar yapmış hem de bire bir anadoluda millî mücadele’ye katkı sağlamıştır.
alıntılanan metinden hareketle kadın-erkek demeden bağımsızlığımızı kazanana dek her bir vatandaşın bu uğurda yapması gerekenleri sonuna dek taşıması, gerekirse istiklal ve cumhuriyet için ölümü göze almak gerektiğini söylemiştir.
● “türkler bütün menfaatlerini ekseriyetle sakin oldukları öz türk topraklarında bir türk devleti olmakta görüyorlar. türk vatanı, cedlerimizin yattığı, yeni nesillerimizin doğduğu, topraklarında gezdiğimiz, çift sürdüğümüz, ekmeğini yediğimiz topraklardır. bu vatan toprağı saha saha, millî azmin, millî hayatın, millî mefkûrenin birer tecellisiyle tekevvün etmiştir.” y. k. beyatlı
yahya kemal eğitim için gittiği fransa'dan ülkesine bir milliyetçi olarak dönmüştür. ona göre anadolu toprakları öz türk topraklarıdır. ve anadolu millî bir azim, millî bir hayat, millî fikirler sonucunda türkleşmiştir.
● "başka uluslar, çağdaş uygarlığa girmek için geçmişlerinden uzaklaşmak zorundadırlar; oysa türklerin çağdaş uygarlığa girmeleri için, yalnız geçmişlerine dönüp bakmaları yeter. çünkü halk, milli kültürün canlı bir müzesidir. milletin hatıraları gelenekleridir. türk han’ın beş oğlundan türeyen türkler, gök tanrı’nın öz kullarıdır. beş bin yıllık bu ordunun durağı, turan yurdu olacaktır. turan, bütün türk milleti'nin birleşmesi anlamına gelir. türk, bir milletin adıdır. millet kendine özgü bir kültürü olan bir topluluk demektir. öyleyse türk'ün yalnız bir dili, bir kültürü olabilir. bir millet tehlikede kaldığı vakit, onu fertler kurtarmaz. bizzat millet kendi kendinin kurtarıcısı olur. bir ey, bugünün türk genci! bütün bu işlerin yapılması, yüzyıllardan beri seni bekliyor." z. gökalp
ziya gökalp'a göre gelecek türkleşme, çağdaşlaşma ve islamlaşma ile sentezlenerek gerçekleşebilecektir. ve çağdaşlaşma için ihtiyaç duyulan her şey türk tarihinde, folkloründe mevcuttur. onun asıl fikrî turancılık olsa da bu cümleden de çıkaracağımız üzere yaşanan savaşlar neticesinde ilk ve önemli olan türkleşmek fikrini hayata geçirmektir.
● "korkma, sen türksün! türkler hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir şeyden korkmazlar, onların zırhlıları varsa bizim de kutlu bir hakkımız vardır. ve bu, onların zırhlarından daha kuvvetlidir.” türk, ölmeyi teslim olmaya tercih eder. milleti için ölenler, daima yaşarlar." ö. seyfettin
ömer seyfettin türk dilinin üstün bir dil olduğunu, türk edebiyatını oluşturmak için başka dillerden kelime ya da dilbilgisini kurallarına ihtiyacımız olmadığını, aksine bu durumun dilimizi körelttiği fikrini savunmuştur. alıntılanan metinde türklerin korkusuzluğuna ve savaşmak için ulaşılması gereken gücün hakk tarafından verileceğine, türk'ün bağımsızlık için ölmeyi göze alacağına değinmiştir.
tüm bunlardan yola çıkarsak türkçülük fikrini benimseyen ya da benimsemese bile şartlar gereği önemini fark eden bütün aydınlar bağımsızlık ve özgürlük için gereken tüm kudretin geçmişimizde bize aktarıldığı ve türklüğün damarlamızda olduğu kadar dimağımızda da yer ettiği konusunda hem fikirdir.
devamını gör...
gece yatmadan önce yapılan son şey
yatsı namazını kılmak.
sabah ezanı için telefonun alarmını kurmak.
dua edip yatmak.
sabah ezanı için telefonun alarmını kurmak.
dua edip yatmak.
devamını gör...
entry yazayım derken destan yazmak
sürekli yaptığım eylemdir ve başlık sahibinin önerisini dinlememekte kararlıyım.
ama anlam vermeye çalışıyorum bir yandan da. sözlükte sürekli uzun tanım yazılmasın diye uğraşan bir ekip var sanırım. uzun tanımdan sıkılan, yazanları kopyala yapıştır yapmakla suçlayan, bu tanımları okumaktansa kitap okumayı tercih eden.
hak veriyorum kendilerine ama şöyle bir öneri yapsam acaba beni ciddiye alırlar mı?* bu tanımları okumayın, görmezden gelin.
ben genel itibari ile edebiyat konulu başlıklar açıp bu başlıklara yazan bir yazar olarak uzun uzun anlatıyorum hikayemi. okumak istemeyenler şöyle tanımalara gidebilirler:
sefiller; tanım: kitaptır.
at; tanım: murattır.
sözlükte son zamanlarda özellikle fark ettiğim “şöyle yazmayın, böyle yazın” akımı beni benden alıyor, o yüzden de bu tanımı uzattıkça uzatasım geliyor. yazdıkça sinirleniyorum, sinirlendikçe yazıyorum.
şaka bir yana herkesin tanımına kimse karışamaz.
ama anlam vermeye çalışıyorum bir yandan da. sözlükte sürekli uzun tanım yazılmasın diye uğraşan bir ekip var sanırım. uzun tanımdan sıkılan, yazanları kopyala yapıştır yapmakla suçlayan, bu tanımları okumaktansa kitap okumayı tercih eden.
hak veriyorum kendilerine ama şöyle bir öneri yapsam acaba beni ciddiye alırlar mı?* bu tanımları okumayın, görmezden gelin.
ben genel itibari ile edebiyat konulu başlıklar açıp bu başlıklara yazan bir yazar olarak uzun uzun anlatıyorum hikayemi. okumak istemeyenler şöyle tanımalara gidebilirler:
sefiller; tanım: kitaptır.
at; tanım: murattır.
sözlükte son zamanlarda özellikle fark ettiğim “şöyle yazmayın, böyle yazın” akımı beni benden alıyor, o yüzden de bu tanımı uzattıkça uzatasım geliyor. yazdıkça sinirleniyorum, sinirlendikçe yazıyorum.
şaka bir yana herkesin tanımına kimse karışamaz.
devamını gör...
sözlükte 5 dakikaya bir din konulu başlık açılması
belli bir süreden sonra yazarları bayacak olan şeydir. misal bi konu ile ilgili fazla başlık açmak yerine bir tane açarsın orada yazarlarla toplanır tartışma yaparsın. aynı başlıktan çok olduğu zaman kendini tekrarlamaktan öteye gidemezsin. bu da samimi olmaz.
farklı konularda farklı düşünceler görmek dileğiyle…
farklı konularda farklı düşünceler görmek dileğiyle…
devamını gör...
cumhurbaşkanı'nın marmaris'te de çay dağıtması

aklıma felaket kızı getirmiştir. gözümde aynen böyle tehlikeli ve duyarsız olarak canlanıyorlar. bir sonraki hamle yangının önünde hatıra fotoğrafı çekilmeleri..
haydi yılın en şakacısı ödülü sizi bekler. beraber yürüdük biz yollarda baktık yangın çıktı ormanlarda, çay'a bağlarız her türlü gelsin şamata.
devamını gör...
insanın salak sanılması
bir delinin dediği gibi yaklaşılması gereken mevzu.
yatağa yatmak vucüdu, salağa yatmak ruhu dinlendir.
yatağa yatmak vucüdu, salağa yatmak ruhu dinlendir.
devamını gör...
barışçububuğutüttürenmasumkunduz
zaman zaman çizimlerine denk geliyordum. sözlüğün hayvanlar alemini temsil eden üyeleri arasında resim ve müziğe olan ilgisi ile dikkatimi çekti. barajlarda set kurmak yerine kendisini sanata adamış. biraz değişik bir kunduz bu arkadaş, an itibarı ile doğal vazifelerini tamamen terk edip, eline almış gitarı, baraj setinin üzerine çıkarak, şarkı söylemeye başlamış. bu hareketi sonrası mühendisliği baba mesleği olarak benimsemiş olan kunduzlar arasında üzerine çizik yemesi olası gözüküyor. lakin doğru bildiğinden şaşma kunduz kardeş. onlar yığınla baraj yapar, malzeme de kunduzda bol. bizim sanatçıya ihtiyacımız var. çiz, çal, söyle gönlünce... tabi gitara biraz daha sıkı çalış ki, diğer kunduzların ağzını açacak hali kalmasın. * her şey gönlünce olsun genç kardeşim...
devamını gör...
duyunca güvensizlik hissi veren kelimeler
ülkemiz için "adalet" kavramıdır.
devamını gör...
bayat kek
aklıma kolpaçino da geçen; "hamurun bayatı da, delikanlı adamın aklını alır aklını" repliğini getiren başlık.
ama orda kek bayat değildi, sadece içinde mantar vardı*
ama orda kek bayat değildi, sadece içinde mantar vardı*
devamını gör...
know your meme
oldukça faydalı bulduğum site, keşke bizim de memenibil. com'umuz olsa ya da şey göğüsünübil. com hayır hayır, latifenibil. com evet.
devamını gör...
ölmedim ama hafif sürünüyorum (yazar)
gündelik hayatımızın çileleri ve yorucu günlerinde şu şarkıyı söyler dururuz. gülden karaböcek – sürünüyorum ne bir sevenim var ne seven bir kalbim, ellerim bağrımda perişan kaldım sıkça tekrarlarız. ölmemişiz ama yaşıyor da sayılmayız. şarkının sözleri depresyon çağrısı yapsa da neşemizin yerine geldiğini fark ederiz.. bu şarkı en sevilen tezahüratların her daim başında yer almıştır.
kafa sözlükte ölmedim ama hafif sürünüyorum nickli yazarı okuyunca da neşemiz ve keyfimiz yerine gelir.
profil resmi bile kahkaha attıran, sözlüğe kalite getiren nazik bir yazardır. kafa sözlük şarkısı yapılsa söz yazarı olur, pozitif enerjisi ile kafa sözlük tribünlerini çoşturur.
kafa sözlükte ölmedim ama hafif sürünüyorum nickli yazarı okuyunca da neşemiz ve keyfimiz yerine gelir.
profil resmi bile kahkaha attıran, sözlüğe kalite getiren nazik bir yazardır. kafa sözlük şarkısı yapılsa söz yazarı olur, pozitif enerjisi ile kafa sözlük tribünlerini çoşturur.
devamını gör...
kendini kandırmak
böyle böyle yaşıyoruz
devamını gör...
the matrix
verdiğim onca söze rağmen gidip paşa paşa imax özel gösterimine katıldığım film. yanlış anlaşılmasın, tavrım filme değil cinemaximum'a... neyse kendi yaramı kazımayayım durduk yere.
bilindiği üzere bu hafta imax'e özel olarak izleme fırsatı bulduk ki bu ele geçmez fırsatlardandır. çocukluğumun filmi olan matrix'ten bahsediyoruz. tabi o zamanlar sadece cd falan bulursak öyle izliyorduk. dolayısıyla bu filmi sinemada izleme fikri bile beni hep heyecanlandırmıştı. şimdi fırsat ayağıma gelmişti ve ben de tepmedim. bugün gittiğim salonda bizlere 'the matrix resurrections' posteri bile verdiler! çocuk gibi sevindim desem azdır. valla bak mutlu oldum, sarıldım posterime, eve kadar özenle taşıyıp duvarıma yapıştırdım..
bilindiği üzere bu hafta imax'e özel olarak izleme fırsatı bulduk ki bu ele geçmez fırsatlardandır. çocukluğumun filmi olan matrix'ten bahsediyoruz. tabi o zamanlar sadece cd falan bulursak öyle izliyorduk. dolayısıyla bu filmi sinemada izleme fikri bile beni hep heyecanlandırmıştı. şimdi fırsat ayağıma gelmişti ve ben de tepmedim. bugün gittiğim salonda bizlere 'the matrix resurrections' posteri bile verdiler! çocuk gibi sevindim desem azdır. valla bak mutlu oldum, sarıldım posterime, eve kadar özenle taşıyıp duvarıma yapıştırdım..
devamını gör...
eastern cape
doğu kap. güney afrika cumhuriyeti'nin güneyinde, hint okyanusu'na kıyısı olan bir eyaletidir. yüzölçümü 168.996 km²'dir.
lesotho ülkesi ile sınırı vardır.
port elizabeth ve east london en büyük şehirleridir.
lesotho ülkesi ile sınırı vardır.
port elizabeth ve east london en büyük şehirleridir.
devamını gör...
kızıl nelson is back
çok sevindiğim bir olay başlık açma gereği duydum. evet kral geri döndü kendisine hoşgeldin diyor bir daha bu kadar uzun zaman kaybolmamasını reca ediyorum.
devamını gör...
yazarların okuduğu dergiler
bloomberg businessweek,
iktisat ve toplum.
iktisat ve toplum.
devamını gör...
leyla aydemir'in öldürülmeden önce cinsel istismara uğraması
gözlerim doldu okurken... dokunmayın artık çocuklara, kadınlara, hayvanlara. yeter artık yeter.
devamını gör...
rh-null kan grubu
dünyada en nadir bulunan kan tipi. (bkz: golden blood) -altın kan- olarak adlandırılır ve dünyada yalnızca 45 kişide olduğu söylenir. ayrıca kan grubunun yalnızca 9 aktif bağışçısı bulunuyor.
bu tipin rh sisteminde hiç antijen bulunmamakla birlikte bu kan türü mükemmel donör kanı olarak biliniyor.
180 milyon kişide bir görülen altın kan bireyleri, diğer tüm kan grubundaki kişilere kan verebiliyor ve bu kanın belirli hastalıkları da iyileştirme kabiliyeti bulunuyor.
bu nedenle de bu kanın artış göstermesi için altın kan rh null kan grubuna sahip olan kişilerin (bkz: kan bağışı) yapması teşvik edilmeye çalışılıyor.
ayrıca bazı kaynaklarda diğer sık rastlanan kan gruplarına göre, gruplar arası uyuşmazlığın golden blood yani altın kan için bir önem arz etmediği, tehlike yaratmadığı belirtilmiştir.
kıyamet sonrası dram, gizem ve bilimkurgu türündeki, 2014 yılında yayına giren (bkz: netflix dizisi)(bkz: the 100) dizisine de konu olmuştur. dizide yaşanan felaketler sonucu yaralanan adamın kan grubuna bakılır ve rh-null olduğu anlaşılır. devamında olaylar gelişir.
bu tipin rh sisteminde hiç antijen bulunmamakla birlikte bu kan türü mükemmel donör kanı olarak biliniyor.
180 milyon kişide bir görülen altın kan bireyleri, diğer tüm kan grubundaki kişilere kan verebiliyor ve bu kanın belirli hastalıkları da iyileştirme kabiliyeti bulunuyor.
bu nedenle de bu kanın artış göstermesi için altın kan rh null kan grubuna sahip olan kişilerin (bkz: kan bağışı) yapması teşvik edilmeye çalışılıyor.
ayrıca bazı kaynaklarda diğer sık rastlanan kan gruplarına göre, gruplar arası uyuşmazlığın golden blood yani altın kan için bir önem arz etmediği, tehlike yaratmadığı belirtilmiştir.
kıyamet sonrası dram, gizem ve bilimkurgu türündeki, 2014 yılında yayına giren (bkz: netflix dizisi)(bkz: the 100) dizisine de konu olmuştur. dizide yaşanan felaketler sonucu yaralanan adamın kan grubuna bakılır ve rh-null olduğu anlaşılır. devamında olaylar gelişir.
devamını gör...