uzaydaki cisimlerin kaba tabirle kütlelerine oranla uzay zamanı düzlemini çöküntü şeklinde bükerek oluşturdukları çekim kuvvetidir. en büyük kütle çekimine sahip gök cismi kara deliklerdir devamında nötron yıldızları ve yıldızlar takip eder.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

linkte görüldüğü üzere uzay zaman gök cisimlerinin kütlelerine dağa doğrusu belli hacimde bulunan kütlelerine kısaca yoğunluklarına oranla bükülmektedir.

kütleçekimi bir kuvvet olarak değil, kütle enerjisinin düzensiz dağılıma yol açtığı uzay-zaman eğriliğinin bir sonucu olarak tanımlayan (bkz: genel görelilik teorisi) olarak einstein tarafından açıklanmaktadır.
devamını gör...

dünyayı kurtaran adam.
zaten kült film olarak seçilmiş,türk filmi.
devamını gör...

vatanından uzak bir şairin kendisine tamamen yabancı bir ülkedeki gözlemlerini başarılı şekilde aktaran 1983 yapımı andrey tarkovski filmi. kendisinin italya'da çektiği ilk film olarak da bilinir.

filmin en unutulmaz sahnesi ''bir delinin haykırışı''dır. şuradan türkçe altyazılı şekilde sahneyi izelmek mümkün:


-- spoiler --

insanoğlu dinle!
domenico burada, bagno vignoni’nin delisi.
hayır, onun deli olmadığını biliyorum.
öyleydi, bunu anlayacaksın.
o burada roma’da, bir gösteri için.
üç gündür konuşmalar yapıyor.


nasıl gidiyor?
kalbin nasıl?
bilmiyorum, sınıra dayandım.
içimde hangi atam konuşuyor?
hem aklımda hem de bedenimde…
aynı anda ayrılamam.
bu yüzden tek kişi olamıyorum.
kendimi aynı anda sayısız şey olarak hissedebiliyorum.
fazla büyük usta kalmadı.
zamanımızın gerçek kötülüğü budur.
kalbin yolları gölgelerle kaplanmış.
yararsız görünen seslere kulak vermeliyiz.
okul duvarları, asfalt ve refah reklâmlarının
uzun kanalizasyon boruları ile dolu beyinlere…
böceklerin vızıltıları girmeli.

her birimizin gözlerini ve kulaklarını…
büyük bir rüyanın başlangıcı olan şeylerle doldurmalıyız.
birisi piramitleri yapacağımızı haykırmalı.
yapmamamızın bir önemi yok!
o isteği beslemeliyiz…
ve ruhun köşelerini esnetmeliyiz…
sınırsız bir çarşaf gibi.
dünyanın ilerlemesini istiyorsanız…
el ele vermeliyiz.
sözüm ona sağlıklıları…
sözüm ona hastalarla karıştırmalıyız.

siz sağlıklı olanlar!
sağlığınız ne anlama gelir?
insanoğlunun bütün gözleri, içine…
daldığımız çukura bakıyor.
özgürlük faydasızdır…
eğer gözlerimizin içine bakmaya…
yemeye, içmeye ve…
bizimle yatmaya cesaretiniz yoksa!
dünyayı yıkıntının eşiğine getirenler…
sözüm ona sağlıklı olanlardır.

insanoğlu dinle!
senin içinde su, ateş…
ve sonra kül…
ve külün içindeki kemikler.
kemikler ve küller!
gerçekliğin içinde veya…
hayalimde değilken, ben neredeyim?
işte yeni anlaşmam:
geceleri güneşli olmalı…
ve ağustos da karlı.
büyük şeyler sona erer…
küçük şeyler baki kalır.
toplum böylesine parçalanmaktansa…
yeniden bir araya gelmeli.
sadece doğaya bak
hayatın ne kadar basit olduğunu göreceksin.
bir zamanlar olduğumuz yere dönmeliyiz…
yanlış tarafa döndüğümüz noktaya.
hayatın ana temellerine geri dönmeliyiz…
suları kirletmeden…

deli bir adam size…
kendinizden utanmanızı söylüyorsa…
ne biçim bir dünyadır burası!

şimdi müzik
müzik!

ah... anne!

başının etrafında dolaşan…
ve sen güldükçe berraklaşan…
o hafif şey havaymış.

-- spoiler --
devamını gör...

volkswagen isimli otomotiv firmasını kuran türkçesi alman emek cephesi olan kuruluş.
devamını gör...

tanımlarını 'evet' kelimesiyle bitiren yazar.
devamını gör...

kişi bilmediği şeyin cahilidir ve cehalet mutluluktur.
türk ateizm dininin ilk ayeti "ya söv ya terket"
devamını gör...

rozetin amacı, rozetle ilgili başlıkta da açıklandığı gibi kadın cinayetlerine ve ayrımcılığına dikkat çekmektir. yani cinsiyetten bağımsız bir durumdur.

ama başlığı açan yazarı zaten tanıyorsunuz, boşverin o yüzden. sergilemeye devam edeceğim hatta belki de tek rozetim o olacak. gurur duyarım o rozetimi sergilemekle, utanılacak bir durum yoktur.
devamını gör...

vasco núñez de balboa 1475-1519 yılları arasında yaşamış ispanyol bir kaşif ve denizci idi. ispanyollar, kuzey ve güney amerika'yı birbirine bağlayan berzahın, atlas okyanusu kıyısına sahiptiler. balboa, aslında yeni keşiflerden çok altın ve gümüş ile ilgilenen bir maceracı idi. ve tarihe ismini büyük okyanus'un kaşifi olarak yazdırdı.

ailedeki dört çocuktan üçüncüsü olması dışında hakkında pek bilgi olmayan balboa, ispanya'da doğmuştu. yeni dünyaya keşifler yapan insanların yanında bulunarak bu seferlere katılan kaşif 1505 yılında karayipler'in ikinci büyük adası hispanyola'ya yerleşti. borca giren ve başarılı olamayan balboa, bir gemiye binerek gizlice ada hayatından kaçtı. san sebastián kolonisinde bulunan denizci, koloninin verimli topraklara; darien bölgesine kaydırılmasını önerdi. santa maría la antigua del darién'in kurulmasına ön ayak olan kaşif daha sonra veragua daki vali diego de nicuesa'yı alaşağı edecek ve yeni vali olacaktı.

vali olduktan sonra da keşiflerine durmayan balboa ormanlar, bataklıklar, tepeler ve kabileler geçmeye devam etti. diploması ve müzakere yetenekleri ile topraklarına toprak katan, köle ve zenginlik arayan denizci hızla ilerledi. bazen yerlilerin barışçıl tavrını suistimal ederek bazen de kabileleri birbirine katarak ilerleyen ve zorla, şiddetle kadınların süs eşyalarını, giysilerini; insanların hazinelerini çaldı. köpeklerini, yerli eşcinsel erkeklere saldırttığı italyan tarihçi peter martyr d'anghiera tarafından anlatılmaktadır.

yani her ne kadar kaşif ve denizci olarak tarihte yerini alsa da yeni kıta'nın keşfinde, aslında neler yaşandığının bir örneği dahadır vasco nunez de balboa. altına ve zenginliğe aç insanların, istilacıların, amaçlarına ulaşmak için yaptıklarına bir başka örnektir.

''öteki deniz'' terimini ilk kez comogre'nin topraklarında duymuştur. yerlilerin başında bulunan kişi, cacique, comogre (bazılarınca da bu kişi panquiaco'dur.) ispanyolların aç gözlülüğüne kızarak, batıdaki topraklardan bahsetmiştir. güneyde insanların altından tabak ve bardaklardan yiyip içtiklerini söyleyen yerlinin bu lafları balboa için yeni bir hedef oluşturmuştu.

balboa bu denizi görmeye kararlı bir şekilde 1 eylül 1513'ten yerli rehberlerden, zırhlı kişilerden 200 adamı (190 olduğu da söylenir.) ve köpekleri ile birlikte balta girmemiş ormanlara dalarak kıtanın batısına doğru hareket etmeye başladı. yol alırken bitkilerle, sıcakla ve yerliler ile çarpışan bu grup ormanın derinliklerine girdi. 25 eylül 1513 tarihinde, öğleden önce arkadaşlarından ayrı olarak balboa bir tepeye tırmandı ve karşısında bir okyanusun sonsuzluğa uzanan sularını gördü. nunez de balboa, büyük okyanus'u keşfetmişti.

okyanusu gördükleri yere taştan piramitler koyan, çevredeki ağaçlara haçlar çizen balboa ve ekibi keşiften sonra kıyıya indi ve yeni dünya kıyılarından pasifik okyanusu'nu geçen ilk avrupalılar oldular. tekrar söylemek gerekir ki balboa keşiflerle ilgilendiği kadar zenginliğini de düşünüyordu ve farklı yollardan topraklarını genişleterek varlığını büyütmeyi denedi. fakat bunların hiçbiri onu düzmece bir isyan ile suçlanarak sonu idam masasında bitecek erken ölümünden kurtaramadı.
devamını gör...

belediye 4.0 açıklaması direk sanayi 4.0 devrimine selam çaktığını gördük gizem falan değil.
devamını gör...

aşırı bağlanmak, tüm dünyanı onun üzerine kurmak, ona benzemek ve onun için değişmek hocam. sonra ilişki bitince kendine yabancı biri haline geliyorsun kendini bulmak zor oluyor
devamını gör...

anadolu selçuklu hükümdarı birinci alaaddin keykubat tarafından inşa edilen antalya'daki sembol caminin ismi.
devamını gör...

manga:


manga'nın şarkısından bir cümle: "ne kadar farklı olduğumuz önemli değil. ''

lena:


lena'nın şarkısından bir cümle: ''yeni iç çamaşırı aldım, mavi.''
devamını gör...

içimiz kan ağlıyor her gün bu haberleri gördükçe..

biraz içi cız etmez mi bu malum yönetime oy verenlerin?

bu kadar mı nasır bağladı be yüreğiniz? bu kadar mı taşlaştınız?
devamını gör...

dün gece başıma gelen rezalet olay.

böyle tam akşam egzersizlerimi yapmışım, detoks suyumu içmişim, bir güzel duşumu alıp kremlenmişim, 5 dakika meditasyon sonrası yatağa geçmişim ki, bu sesle irkildim. abi inanır mısın tam böyle transa geçmişim vücudum karıncalanmaya başlamış, dayı başımda dikildi:

"abi pişmaniye alır mısın, izmit pimaniyesi bak yemeyen bin pişman"
"ya abii gitsene artıkk kurtulamayacak mıyım sizden ya?? her yolculukta başımda dikiliyorsunuz!!"
"bak iki kutu beş lira tek alırsan yedi lira."
"abicim istemiyorum pişmaniye falan. ben yemiyorum öyle şeylerr. gider misin artıkk!"
"tamam gülüm, bu kadar kızma biz de ekmek parası...."
"gittt!!! artık!!!"

bir daha uzun bir süre transa geçemedim. aradaki gümüş kordon da koptu. tekrar mars saatinin ay'a 1.3 derece orb'ta geçmesini bekleyeceğiz.
devamını gör...

hayirli olsun gomercan baskan dedigim radyo programidir. kendimden bahsedeyim cok koyu fenerbahceli bir babanin kiziydim. kiz dedigime bakmayin, haftalik mac ve yorumlayan programlari takip eden, fanatik fotomac gibi spor medya yayinlarini gunluk okuyan, la liga liginden tutun da, premier ligine kadar takip eden bir kizdim. sonrasinda tabi futbolla alakami kestim, futbolla alakami kestigim donem de alex takimdan ayrildi, fenerbahce'ye bir haller oldu vs vs... sevilen yar eskisi gibi olmayinca da ben de terkettim...terkettim dedigime de bakmayin, hala sari ve lacivert renklerine vurgunum o mesele ayri...
devamını gör...

üzerine tanrıların yemin ettiği nefretin nehridir. aynı zamanda hades'in beş ırmağından biridir. tanrılar vs. titanlar savaşından tanrılar galip gelince savaşa katılanlar olimpos'a zeus'un yanına çıkarlar. zeus'un yanına ilk giden de styx olduğu için zeus bir kural koyar:
"tüm tanrılar styx üzerine ölümüne yemin edecek."
yalan yemin edenlerin sonu da hazindir:
yalan yemin eden tanrılar 1 sene boyunca bir nevi taşa dönüşür*. 1 senenin sonunda canlansalar da 9 sene boyunca diğer tanrıların yanına yaklaşamazlar.

styx nehri aynı zamanda ölümsüzlüğün sembolüdür, suyuna girenlerin ölümsüz olacağına inanılır. (bkz: akhilleus)

ölülerin gözüne bozuk para koyma geleneği de buradan gelir.
styx nehri ölüler diyarı ile yaşayanlar diyarının geçididir. nehirden geçemeyenler ölüler diyarına ulaşamaz. ölüleri taşıan kayıkçının adı da charon'dur. charon, kapitalizme boyun eğmiştir maalesef ve ölülerden geçiş ücreti ister. bu yüzden ölülerin gözüne bozuk para konurmuş eskiden bazı toplumlarda.

aynı zamanda styx grubunun meşhur "boat on the river" şarkısı da entry nick uyumu tadındadır.*
devamını gör...

iko adamım, helal olsun yine şaşırttın. işlem güzeldi, fakent yazarken zorlandım. yine de güzel sürprizdi.
devamını gör...

kadının ilerlemesinden ve bilinçlenmesinden bu kadar korkan başka bir toplum yoktur herhalde. dinle kafayı bozmuş ahlaksızların ortak özelliklerin biri de sürekli her şeyi bel altına bağlamak. nihayetinde insanın fikri neyse zikri de o oluyor. hayır imam efendi, kadın okuyacak, spor yapacak, çalışacak.
devamını gör...

türkiye tarihinin en önemli sivil hareketidir. görüyorum ki kafa sözlükte de ilk üç gün ben de destekledim tayfası sürekli karalamaya çalışıyor. yok efendim direniş(!) denmesi zaten nasıl bir hareket olduğunu belli ediyormuş.

arkadaşlar moralinizi bozmak gibi olmasın ama tdk türkçe sözlükten naklen bırakıyorum tanımı:
--! spoiler !--

direniş: direnme işi
direnmek: herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannut etmek

--! spoiler !--

bakın "herhangi bir düşüncede" diyor. insanların demokratik hakkını kullanmakta ısrar etmesi onları terörist yapmaz. ama ben kime neyi anlatıyorum; kötüsünüz, kötü!
devamını gör...

bir kitap fuarinda kandirip eve atmisligim olan insan.

yok lan, oyle degil. abi bize aksam yemegine gelir misiniz demistim. kirmadi sagolsun. adresi alip geldi. universitedeyiz o zaman. saatlerce konustuk ordan burdan. sene 90'larin basi.

kral adamdi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim