oklokrasi
farklı kullanımı ile ohlokrasi, ayak takımının yönetimi şeklinde bir tabirdir. hemen hemen belki de dünya üzerindeki çoğu yönetimin bu şekilde olduğunu düşünenlerdenim.
düşünsenize, bir dünyaya geliyorsunuz. ve daha gelirken sizin adınıza konulan tüm kuralları kabul ederek geliyorsunuz. aslında özgürlük denilen bir kavram yok. var mı? birileri toprak parçalarını bölüyor, sınırlarını çiziyor. siz oradan ileri adım atamıyorsunuz. ama bu durum kör isek çok da bir anlam ifade etmiyor aslında. çünkü dünyaya geldiğimizde açık olan gözlerimiz, eğitim sistemi ile kapatılmaya başlanıyor. sonraları okumak denen kavramı içselleştirirsek o kapanan gözleri yavaş yavaş açmaya başlıyoruz. ve açıldıkça gözlerimiz, acı çekmeye başlıyoruz. çünkü anlıyoruz ki, her ne kadar görebilmeye başlasak da hiçbir şeyi değiştiremeyeceğiz. işte bu yüzdendir belki de; cahillik mutluluktur.
düşünsenize, bir dünyaya geliyorsunuz. ve daha gelirken sizin adınıza konulan tüm kuralları kabul ederek geliyorsunuz. aslında özgürlük denilen bir kavram yok. var mı? birileri toprak parçalarını bölüyor, sınırlarını çiziyor. siz oradan ileri adım atamıyorsunuz. ama bu durum kör isek çok da bir anlam ifade etmiyor aslında. çünkü dünyaya geldiğimizde açık olan gözlerimiz, eğitim sistemi ile kapatılmaya başlanıyor. sonraları okumak denen kavramı içselleştirirsek o kapanan gözleri yavaş yavaş açmaya başlıyoruz. ve açıldıkça gözlerimiz, acı çekmeye başlıyoruz. çünkü anlıyoruz ki, her ne kadar görebilmeye başlasak da hiçbir şeyi değiştiremeyeceğiz. işte bu yüzdendir belki de; cahillik mutluluktur.
devamını gör...
yazarların hayatını değiştiren kitap
müthiş imreniyorum okuduğu kitapla hayat değiştirenlere, çekinmesem biraz zorlasam kıskanıyorum diyeceğim.nasıl oluyor yahu nedir bu işin esbab-ı mucibesi? bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti... ne cümle ama! ben de okudum o kitapları neyi esirgiyorlar benden de ele avuca sığmayan o hakikatleri serimlemiyorlar önüme. yoksa doğal ışıktan veya gönül gözünden mi yoksunum ben? ulan yoksa anormal miyim ben?
devamını gör...
ayşe afet inan
1908-1985 yılları arasında yaşamış olan cumhuriyetin ilk tarih profesörlerinden biridir. mustafa kemal atatürk'ün manevi kızıdır.
atatürk tarafından fransızca öğrenmesi için isviçre’nin lozan şehrine gönderildi.
ankara üniversitesi dil ve tarih, coğrafya fakültesi'nde ilk türk devrim tarihi kürsüsünü kurmuştur. türk tarih tezi'ni ortaya koyan 16 kişilik kurucu üyelerden biridir. türk tarih kurumunda da başkanlık yapmıştır.
atatürk tarafından fransızca öğrenmesi için isviçre’nin lozan şehrine gönderildi.
ankara üniversitesi dil ve tarih, coğrafya fakültesi'nde ilk türk devrim tarihi kürsüsünü kurmuştur. türk tarih tezi'ni ortaya koyan 16 kişilik kurucu üyelerden biridir. türk tarih kurumunda da başkanlık yapmıştır.
devamını gör...
başarının tanımı
kafayı yastığa koyduğunuzda aklınıza olumsuz hiçbir şey gelmeden uykuya dalabilmektir.
ya da başarılı değil, süzme salaksınız demektir, bravo o daha güzel!
ya da başarılı değil, süzme salaksınız demektir, bravo o daha güzel!
devamını gör...
noel baba neden gelmiyor sorunsalı
devamını gör...
normal sözlük premium üyelik
saçma başlıkları görmenizi engelleyen üyeliktir.
cüzi bir rakamı yoldaşın ibanına yatırarak ulaşacağız.
ayrıca haftada bir bölüm seçtiğimiz bir exxen dizisini izleyebileceğiz.
cüzi bir rakamı yoldaşın ibanına yatırarak ulaşacağız.
ayrıca haftada bir bölüm seçtiğimiz bir exxen dizisini izleyebileceğiz.
devamını gör...
rurouni kenshin (yazar)
kenshin sevdiğimiz bir abimizdi. janti ve deli bir adamdı, güzel söz söylemeyi, kibarlığı ve adabı çok iyi bilirdi. mesela ben bilmem.
çok gülerdi, ben gülmem.
biri mesaj yazınca başkası gibi onu kuru kuru geri göndermezdi, adet gereği tabağı dolu gönderirdi. tabak her geri geldiğinde o yine dolu olarak geri gönderirdi. bu yüzden konuşmaları çok uzatırdı. ben uzatmam. biri yardım istediğinde kimseye sırtını dönmezdi. ben dönerim. herkese "siz, efendim" derdi. ben demem. sevdiği yazarlar için yeri gelir yıllardır eline almadığı gitarı ile şarkı çalar , geleceğin sözlük yazarı yeğeni ile mesajlar yollardı. ben yollamam. sabahın erken saatlerinde insanlar uyanınca mutlu olsun diye gökleri maviye boyayamazdı ama güzel nickaltları yazardı. ben yazmam.
konuşmayı, bol bol yazmayı, saçmalamayı seven bir abimizdi ama mesaj limit engeline takılırdı. ben takılmam. o herkese çok değer verirdi. ben sadece kendime değer veririm. her yazarı çok severdi #867382. ben sevmem.o fiyakalı fiyakalı düşünceler sahibiydi, herkesin iyiliğini düşünürdü ,kimse zarar görmesin, mutsuz olmasın isterdi. ben istemem. heyecanlı ve sınır çizmeyi bilmezdi. ben bilirim. ben sırtımı bir kaç sevdiğime yaslarım o bana yeter.
sözlük size kalsın kardeş, arkamda durmayın yeter.
çok gülerdi, ben gülmem.
biri mesaj yazınca başkası gibi onu kuru kuru geri göndermezdi, adet gereği tabağı dolu gönderirdi. tabak her geri geldiğinde o yine dolu olarak geri gönderirdi. bu yüzden konuşmaları çok uzatırdı. ben uzatmam. biri yardım istediğinde kimseye sırtını dönmezdi. ben dönerim. herkese "siz, efendim" derdi. ben demem. sevdiği yazarlar için yeri gelir yıllardır eline almadığı gitarı ile şarkı çalar , geleceğin sözlük yazarı yeğeni ile mesajlar yollardı. ben yollamam. sabahın erken saatlerinde insanlar uyanınca mutlu olsun diye gökleri maviye boyayamazdı ama güzel nickaltları yazardı. ben yazmam.
konuşmayı, bol bol yazmayı, saçmalamayı seven bir abimizdi ama mesaj limit engeline takılırdı. ben takılmam. o herkese çok değer verirdi. ben sadece kendime değer veririm. her yazarı çok severdi #867382. ben sevmem.o fiyakalı fiyakalı düşünceler sahibiydi, herkesin iyiliğini düşünürdü ,kimse zarar görmesin, mutsuz olmasın isterdi. ben istemem. heyecanlı ve sınır çizmeyi bilmezdi. ben bilirim. ben sırtımı bir kaç sevdiğime yaslarım o bana yeter.
sözlük size kalsın kardeş, arkamda durmayın yeter.
devamını gör...
demokratik bir toplumda andımız olmaz
türküm, doğruyum, çalışkanım,- ilkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.- ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.- ey büyük atatürk!- açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.- varlığım türk varlığına armağan olsun.-ne mutlu türküm diyene
ben bir kürt olsaydım burada yazan "türküm" yerine "kürtüm" der ve yine de okurdum. küçükleri korumayı, büyükleri saymayı, yurdunu milletini çok sevmeyi, yükselmeyi, ileri gitmeyi öğütleyen bir ant neden rahatsız ediyor insanları. bunda dalga geçilecek ne var? ben anlamıyorum.
yüzyıllardır bu topraklarda yaşıyorsak, geçmişimiz, geleceğimizle birlikte bu topraklarda kök saldıysa öğütlenen ilke ve ülküler de bu toprakların insanlarına öğütlenmiştir.
insanlar kavramlara çok fazla takılıyor bence.
aidiyet nereye, neye olmalı? ya da neden olmalı? tüm dünyanın insanları bir avuç kemik biraz da kandan ibaretiz.
evimize sahip çıkalım yeter bence.
ben bir kürt olsaydım burada yazan "türküm" yerine "kürtüm" der ve yine de okurdum. küçükleri korumayı, büyükleri saymayı, yurdunu milletini çok sevmeyi, yükselmeyi, ileri gitmeyi öğütleyen bir ant neden rahatsız ediyor insanları. bunda dalga geçilecek ne var? ben anlamıyorum.
yüzyıllardır bu topraklarda yaşıyorsak, geçmişimiz, geleceğimizle birlikte bu topraklarda kök saldıysa öğütlenen ilke ve ülküler de bu toprakların insanlarına öğütlenmiştir.
insanlar kavramlara çok fazla takılıyor bence.
aidiyet nereye, neye olmalı? ya da neden olmalı? tüm dünyanın insanları bir avuç kemik biraz da kandan ibaretiz.
evimize sahip çıkalım yeter bence.
devamını gör...
ateistlerin vatan haini olduğu gerçeği
hatta, her ne kadar saklansa da ateistlere bağlı olduğu bilinen vakıflarda erkek çocuklarına tecavüz edildi. hatta geçtiğimiz yaz ateist bir şeyh, küçük kız çocuğunu zorla öpmüştü. sonunda gerçekleri konuşan birileri.
(bkz: ünlem)
(bkz: ünlem)
devamını gör...
dock üfürümü
sol anterior desendan koroner arterin darlığına bağlı duyulan diyastolik üfürümdür.
devamını gör...
insan bir kez aşık olur
yıllar önce bir gün sohbet ederek yürürken, bir abimizin söylediği sözdü. tamamı ise şöyleydi: "insan bir kez aşık olur olm, onunla kavuşamadıysan, diğerlerini anca seversin" o zamanlar tabii biz de aşığız, bu cümleyi çok düşünmüştük; kendimizi hazırlamamız gereken trajik bir senaryo konmuştu ortaya; eğer bu aşkı tamamına erdiremezsek bir daha asla aşık olamayacaktık.
insan bir kez aşık olurmuş, bugün bize bu cümleyi kuran abinin o zamanki yaşından daha büyüğüm, iyi anladım. insan yalnızlıktan bunalıyormuş ya da asgari düzeyde de olsa şefkate muhtaç hale geliyormuş. süreci başlatan bu gibi sebepler, tesadüfen değil, yürekte bir anda elektrik çarpmıyor artık. o yüzden en fazla sevebiliyoruz, eğer ilişkiyi kurduğumuz temel konularda bir sapma olursa buz gibi soğuyoruz ya da uzaklaşmak için türlü rezil bahaneler üretiyoruz.
senelerdir buna uyum sağlayamadım. sevgilileriyle zaman geçirmekten artık tamamen bıkmış, arkadaş ortamına yalanlar söyleyerek kaçıp gelen ve bu zamanlarından aldığı zevki, istemeden de olsa sevgilisiyle geçen zamanı şeytanlaştırarak tanımlayan insanlarla dolu ortalık. hele hele ilişkilerle alakalı toplu sitem edilen zamanlar olur ki sanırsınız savaşıyorlar da iki dakika soluklanmaya gelmişler. elbet insanlar birbirinden soğuyabilir ama bu süreci, bu çatışmayı çekilebilir kılacak olan bana göre aşktır ya da aşkla sevmektir. istisnasız her birinin ilk aşkı başka biri, her biri zamanında bir kadını kalbine gömmek zorunda kalmış. bugün ilişkiler öyle maddi beklentiler üzerine temellenmiş durumda ve bunlar o kadar zayıf temeller ki herkes birbirini aldatmak için sıraya girmiş, belli korkular olmasa aldatacak bir sürü insan var. ben bunca insan tanıdım, maalesef çevremde sadakatinden dolayı aldatmayacak 3 tane adam vardır ve bunların biri terk edildi, hiç şaşırmadım.
insan bir kez aşık olur evet ama bir defa aşık olan, bir daha ilişki kuramaz gibi bir şey yok. olaya nasıl yaklaştığımız, ne kadar samimiyetsizlikten uzaklaştığımız çok önemli. salt cinsellik için, ya da bu çekim adına kişilik beklentilerimizi sağa sola sündürerek kuracağımız ilişkiler iki tarafa da zarar verecektir. eğer işin içinde aşkın efsunu yoksa, orasa her daim berrak kalabilen bir mantık vardır. onu asla kandırmaya çalışmamalıyız.
insan bir kez aşık olurmuş, bugün bize bu cümleyi kuran abinin o zamanki yaşından daha büyüğüm, iyi anladım. insan yalnızlıktan bunalıyormuş ya da asgari düzeyde de olsa şefkate muhtaç hale geliyormuş. süreci başlatan bu gibi sebepler, tesadüfen değil, yürekte bir anda elektrik çarpmıyor artık. o yüzden en fazla sevebiliyoruz, eğer ilişkiyi kurduğumuz temel konularda bir sapma olursa buz gibi soğuyoruz ya da uzaklaşmak için türlü rezil bahaneler üretiyoruz.
senelerdir buna uyum sağlayamadım. sevgilileriyle zaman geçirmekten artık tamamen bıkmış, arkadaş ortamına yalanlar söyleyerek kaçıp gelen ve bu zamanlarından aldığı zevki, istemeden de olsa sevgilisiyle geçen zamanı şeytanlaştırarak tanımlayan insanlarla dolu ortalık. hele hele ilişkilerle alakalı toplu sitem edilen zamanlar olur ki sanırsınız savaşıyorlar da iki dakika soluklanmaya gelmişler. elbet insanlar birbirinden soğuyabilir ama bu süreci, bu çatışmayı çekilebilir kılacak olan bana göre aşktır ya da aşkla sevmektir. istisnasız her birinin ilk aşkı başka biri, her biri zamanında bir kadını kalbine gömmek zorunda kalmış. bugün ilişkiler öyle maddi beklentiler üzerine temellenmiş durumda ve bunlar o kadar zayıf temeller ki herkes birbirini aldatmak için sıraya girmiş, belli korkular olmasa aldatacak bir sürü insan var. ben bunca insan tanıdım, maalesef çevremde sadakatinden dolayı aldatmayacak 3 tane adam vardır ve bunların biri terk edildi, hiç şaşırmadım.
insan bir kez aşık olur evet ama bir defa aşık olan, bir daha ilişki kuramaz gibi bir şey yok. olaya nasıl yaklaştığımız, ne kadar samimiyetsizlikten uzaklaştığımız çok önemli. salt cinsellik için, ya da bu çekim adına kişilik beklentilerimizi sağa sola sündürerek kuracağımız ilişkiler iki tarafa da zarar verecektir. eğer işin içinde aşkın efsunu yoksa, orasa her daim berrak kalabilen bir mantık vardır. onu asla kandırmaya çalışmamalıyız.
devamını gör...
aşı yaptırmam diyenler vatan hainidir
memlekette gelen geçen önüne gelene vatan haini damgası vuruyor bu kadar kolay mı bu yafta? birisini eleştirirsin cuntacı vatan haini, birisinin fikrine katılmazsın pkk’lı vatan haini şimdi de aşı vurdurmayanlar vatan haini. bu cidden çok ağır bir yafta herkesin ağzında sakız oldu gelen geçen birbirine kulp takıyor. ayrıca sen bir bilim insanısın ne bileyim cahildir de bilgisizdir de vatan haini ne demek?
devamını gör...
değerini kaybedince anladığımız bir şey
bozdurulan dolar.*
devamını gör...
işimiz öğretmenlerin yüzünü güldürmek
öğretmenlerin yüzünü güldürmek mi? öğrenciye derse devam mecburiyeti vermeden öğretmenlerin ek ders ücretini kesmek, günde 12 saat ders koymak gibi muhteşem bir eğitim düzeniyle mi? yapmayın sayın bakan, artık sadece komik oluyorsunuz.
devamını gör...
makyajla ilgili düşündürücü sözler
hiç face and body kullananla vitacolor kullanan bir olur mu?
-summer queen-
-summer queen-
devamını gör...
telefonun icadı
telefonu icat eden muhteşem mucit alexander graham bell, sese olan ilgisiyle araştırmalara başlamış. şüphesiz bu ilgisinin arkasında annesinin ve eşinin işitme engelli olmasının büyük payı vardır.yaptığı deneylerde ilk olarak telgraf teli üzerinden sesi iletmeyi başardı. çalışmalarına devam etmek için thomas watson' ı işe aldı. ve ikisi beraber ilk telefonu icat etti. icat ettikleri telefon konuşmasında bell'in ilk sözleri;
"bay watson, buraya gelin lütfen, sizi görmek istiyorum" olmuştur.
"bay watson, buraya gelin lütfen, sizi görmek istiyorum" olmuştur.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
(bkz: ıvanmılınskı) severek takip ediyorum kendisini.
devamını gör...
pablo neruda
en büyük ödülüm bir gerillanın sırt çantasında bulunması olacaktır şiirimin. demiştir.
devamını gör...
yemekten sonra gelen tatlı yeme isteği
yediğimiz yemek basit karbonhidratlardan oluşuyorsa ve glisemik indeksi yüksekse kan şekeri aniden yükselir daha sonra da hızlıca düşer. bu da kan şekerinin dalgalanmasına neden olur. böylece yemek yedikten sonra tatlı yeme isteği oluşur.
herhangi bir kan hastalığımız yoksa yemek yeme alışkanlığımızı değiştirip dengeli besinler tükettiğimizde son bulacaktır.
aksi halde can sıkıcı bir durum
bir o kadar da lezzetli
herhangi bir kan hastalığımız yoksa yemek yeme alışkanlığımızı değiştirip dengeli besinler tükettiğimizde son bulacaktır.
aksi halde can sıkıcı bir durum
bir o kadar da lezzetli
devamını gör...

