(tematik)
sevdan bir ateş
söz ve müziği murat çelik'e ait olan bir düş sokağı sakinleri şarkısıdır. 1993 yılında düş sokağı albümü ile piyasaya sürülmüştür.
senin alev gözlerin
eritse şu ruhumu
buz olur kesilirim
yanarken içim
sesin bir uçurum
çağırırsa beni
kuş olur uçarım
yanarken içim
sevdan bir ateş oldu bende
gönlüm bir deli
coştu sende
saçların rüzgarından
savururken gönlünü
sürgün olur göçerim
bu diyarlardan
kime dokunur ellerim
kimi görür gözlerim
ölüm çıkar karşıma
yine sen derim
sevdan bir ateş oldu bende
gönlüm bir deli
coştu sende
dinlemek için buradan tık
senin alev gözlerin
eritse şu ruhumu
buz olur kesilirim
yanarken içim
sesin bir uçurum
çağırırsa beni
kuş olur uçarım
yanarken içim
sevdan bir ateş oldu bende
gönlüm bir deli
coştu sende
saçların rüzgarından
savururken gönlünü
sürgün olur göçerim
bu diyarlardan
kime dokunur ellerim
kimi görür gözlerim
ölüm çıkar karşıma
yine sen derim
sevdan bir ateş oldu bende
gönlüm bir deli
coştu sende
dinlemek için buradan tık
devamını gör...
hiç mi kuran kursuna gitmedin sorusu
benim gibi bir münafık dahi 11 yaşında
merakından gitmiştir. hoca " merak ettiklerinizi sorun bakalım" dediğinde çocuk aklıyla ve evde okuduğumuz alevi kültürüne ait kitaplarında verdiği gazla '' allah bana kendi ruhundan üflediyse neden günah işliyoruz? benim ruhum allahtan bir parça değilmi" sorularını sordum, hoca '' sen bir daha gelme evladım" cevabını verdi. küçükten belliydi anarşik olacağım..
merakından gitmiştir. hoca " merak ettiklerinizi sorun bakalım" dediğinde çocuk aklıyla ve evde okuduğumuz alevi kültürüne ait kitaplarında verdiği gazla '' allah bana kendi ruhundan üflediyse neden günah işliyoruz? benim ruhum allahtan bir parça değilmi" sorularını sordum, hoca '' sen bir daha gelme evladım" cevabını verdi. küçükten belliydi anarşik olacağım..
devamını gör...
sözlük yazarlarının söylemek istedikleri
ara sıra (bkz: sıkılıyorum sabri bunalıyorum). nicki alan arkadaşı da tebrik ediyorum..
devamını gör...
bolero
fransız besteci maurice ravel 'in en bilinen eseridir. dans sanatçısı ıda rubinstein' in sahne performansına eşlik etmesi amacıyla bestelediği bir bale müziği esasında. tabii tılsımlı olmasındaki sebep tek kalıp notanın farklı enstrümanlar ve farklı seslerle çalınmasıdır.
parça içinde defaatle aynı melodi döner.
her röprizde orkestraya yeni bir çalgı katılır bu sayede karakteristik sesler değişir ve alçak ses en yükseğe ulaşmış olur.
ravel eserin başarısı karşısında çok şaşırır ve şöyle bir cümle kullanır ;"sadece tek bir başyapıt yazdım. ne yazık ki onun içinde de müzik yok. " oysa başarı tesadüf değildir. eser konservatuvar kitaplarında olduğuna göre üzerine konuşulacak çok şey var demektir.
kendi fikrim esrarengiz bir melodi her dinlediğimde farklı bir şey düşünüyorum. dinleyince belki bana hak verirsiniz müziği yaşama benziyor. icra edebilmek hiç kolay değil üstüne düşülmesi gereken eserlerden.
dinlemek isteyenler için,
parça içinde defaatle aynı melodi döner.
her röprizde orkestraya yeni bir çalgı katılır bu sayede karakteristik sesler değişir ve alçak ses en yükseğe ulaşmış olur.
ravel eserin başarısı karşısında çok şaşırır ve şöyle bir cümle kullanır ;"sadece tek bir başyapıt yazdım. ne yazık ki onun içinde de müzik yok. " oysa başarı tesadüf değildir. eser konservatuvar kitaplarında olduğuna göre üzerine konuşulacak çok şey var demektir.
kendi fikrim esrarengiz bir melodi her dinlediğimde farklı bir şey düşünüyorum. dinleyince belki bana hak verirsiniz müziği yaşama benziyor. icra edebilmek hiç kolay değil üstüne düşülmesi gereken eserlerden.
dinlemek isteyenler için,
devamını gör...
fiziksel zulmün erotik cazibesi
susan sontag’ın radikal irade üslupları isimli dolu dolu deneme kitabının pornografik hayal gücü isimli denemesinde geçen bir tanımlamadır.
fiziksel şiddetin ayartıcı bir etkisi olduğunu söyler susan sontag bu denemesinde ve iğrenç ve tiksindirici şeylerde de aynı cazibenin söz konusu olabileceğini de ekler.
fiziksel zulmün erotik cazibesi elbette ki en sistematik halini marquis de sade metinlerinde bulmuştur. maruquiz de sade’nin etkisi altında yazılmış olan histoire d’o isimli kitabın filmini izlediğimde bunu net olarak görmüştüm aslında.
filmde o kendi kişisel kıyametine giden yolda sınırsız bir cinsel özgürlük ile ilerler ve her sahnede cinsellik geleneksel kalıpları aşarken bir sahnede tamamen aydınlanmaya neden olan bir sahne vardır.
diz çökerek ellerini yere koymuş bir vaziyette duran iki kadın görürüz sahnede. bellerinden itibaren örtülen bir perde kadınların sadece üst bedenlerini görmemize olanak verir.
perdenin arkasında iki adam vardır. biri elinde kırbaçla kadınlardan birini kırbaçlarken diğeri ise diğer kadınla anal yoldan bir ilişki halindedir.
bu aslında pornografik bir sahneden daha fazlasıdır. bu bir deneydir. bu sahneyi kurgulayan kişi izleyiciden hangi kadının kırbaçlandığını hangi kadının cinsel ilişki halinde olduğunu sadece çıkardıkları seslerden ve yüz ifadelerinden anlamasını ister. ancak sahneye göre bu mümkün değildir. çünkü fiziksel zulüm ve cinsel ilişki anında verilen tepkiler ayırt edilemezdir.

bu sahne ile susan sontag’ın cümlesi bence tam anlamıyla örtüşmektedir. engin sinema bilgimle bu konuya da açıklık getirdiğime göre şimdi kendi elimi çimdikleyerek bir deney yapmak üzere uzaklaşıyorum.
fiziksel şiddetin ayartıcı bir etkisi olduğunu söyler susan sontag bu denemesinde ve iğrenç ve tiksindirici şeylerde de aynı cazibenin söz konusu olabileceğini de ekler.
fiziksel zulmün erotik cazibesi elbette ki en sistematik halini marquis de sade metinlerinde bulmuştur. maruquiz de sade’nin etkisi altında yazılmış olan histoire d’o isimli kitabın filmini izlediğimde bunu net olarak görmüştüm aslında.
filmde o kendi kişisel kıyametine giden yolda sınırsız bir cinsel özgürlük ile ilerler ve her sahnede cinsellik geleneksel kalıpları aşarken bir sahnede tamamen aydınlanmaya neden olan bir sahne vardır.
diz çökerek ellerini yere koymuş bir vaziyette duran iki kadın görürüz sahnede. bellerinden itibaren örtülen bir perde kadınların sadece üst bedenlerini görmemize olanak verir.
perdenin arkasında iki adam vardır. biri elinde kırbaçla kadınlardan birini kırbaçlarken diğeri ise diğer kadınla anal yoldan bir ilişki halindedir.
bu aslında pornografik bir sahneden daha fazlasıdır. bu bir deneydir. bu sahneyi kurgulayan kişi izleyiciden hangi kadının kırbaçlandığını hangi kadının cinsel ilişki halinde olduğunu sadece çıkardıkları seslerden ve yüz ifadelerinden anlamasını ister. ancak sahneye göre bu mümkün değildir. çünkü fiziksel zulüm ve cinsel ilişki anında verilen tepkiler ayırt edilemezdir.

bu sahne ile susan sontag’ın cümlesi bence tam anlamıyla örtüşmektedir. engin sinema bilgimle bu konuya da açıklık getirdiğime göre şimdi kendi elimi çimdikleyerek bir deney yapmak üzere uzaklaşıyorum.
devamını gör...
fotoğraf gönderdikten sonra konuşmanın kesilmesi
eğer konuşma bundan sonra kesildiyse allah sizi çok güzel bir ateşin içinden almış vallahi kardeşim. sen birini gözünle değil canınla seversen yüzü gözü sana ilah gibi gelir zaten. kusursuzluğu sevmeyin, kusurları sevin ki özel olsun.
devamını gör...
sözlükteki entrikaların biteceği tarih
herkesin sözlüğü sadece " sözlük " niyetiyle kullandığı zaman.
ama bu da imkansıza yakın.
ama bu da imkansıza yakın.
devamını gör...
kadınların çoğundaki erkekler basittir algısı
ama bunu erkeklerin kendisi de söylüyor, kadınlar onların yalancısı bile olabilir.
biz basitiz yeaa bize dolambaçlı anlatmayın.
biz basitiz yeaa bize dolambaçlı anlatmayın.
devamını gör...
ayraç olarak kullanılan nesneler
kurşun kalem.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
"ben şaşkın, kararsız
kimseye zararsız yaşarım
ben şaşkın, karanlık
bir sürü yarayla yaşarım"
kimseye zararsız yaşarım
ben şaşkın, karanlık
bir sürü yarayla yaşarım"
devamını gör...
can sıkan durumlar
sınavda burnunun akması ve yanında peçete olmaması...
devamını gör...
müzik evrenseldir
müzik; size hissettirdikleri kadar güzeldir ve bi' zehirdir.
devamını gör...
twitter'da açılan kampanyadan ötürü gözaltına alınmak
sanki çocuk esirgeme kurumuna bağış kampanyası başlatmışlar . o çocuklarla birlikte senin de toplum içinde bulunman engellenmeli .tehlikelisiniz siz potansiyel tecâvüzcülersiniz .
devamını gör...
yazarların canını yakan şarkı
asu maralman - bağrı yanık dostlara.
...
...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar


14 temmuz 2021 tarihinde çekmiş olduğum iki fotoğraf. bu fotoğrafları çektiğim sırada daha önce hiç günbatımı izlemediğimi fark ettim. o anda sadece durdum ve gün batımını izledim, tüm odağımı renklerin uyumlu dansına verdim. hayatımızın içerisinde hep bir koşuşturma, hep bir acele var ve bir yerlere yetişme içerisindeyiz. ve bu koşuşturmalar bizi etrafımızdan soyutlayabiliyormuş! siz daha önce hiç gün batımı izlediniz mi? izlemediyseniz, kafanızı göğe kaldırın, kendinize birkaç dakikalığına vakit ayırın lütfen. bu zamana kadar hiç gün batımı izlememiştim, ne acı…
devamını gör...
normal sözlük'te tanımlarından nefret ettiğiniz yazarlar
akp düşmanlığının arkasına sığınıp aslında türkiye cumhuriyetine düşmanlık besleyen tipler.
sadece başkalarının nickaltına sallayarak var olan moruk tipler.
sadece başkalarının nickaltına sallayarak var olan moruk tipler.
devamını gör...
yalnızlığın anlaşıldığı anlar
telefon rehberinden arayacak insan seçemediğin an
devamını gör...
lao tzu
kendisi taoizm'in kurucusu olup, günümüze kadar gelen tao te ching (yol ve erdem) eserinin sahibidir.
birçok araştırmacı tarafından gerçekten yaşamış olup olmadığı hâlâ bile araştırılır. gerçekten yaşamış olduğuna dair tek bulgu,
çinli tarihçi sima qian'ın tarihname adlı eserindeki şu cümlelerdir:
"lao tzu, choo devleti'nin ku bölgesinde li-hsiangg'da chü-jen köyünde doğmuştur.
kendi adı erh, aile adı li, namı diğer tan'dır.
chou sülalesi imparatorluğunun tarihçisi ve kütüphane muhafızıdır."
lao tzu'nun en sevdiğim bazı sözleri:
- büyük insanlar veda ederek gider, basit ve küçük insanlar ihanet ederek giderler.
- bilgiye ulaşmak için, her gün bir şeyler ekleyin. bilgeliğe ulaşmak için, her gün bir şeylerden kurtulun.
- başkalarını bilmek bilgeliktir, kendinizi bilmek ise aydınlanmadır.
- görmek istemeyenden daha kör kimse yoktur.
- mutluluğu açgözlülükle arama, ama mutluluktan da korkma.
- bilenler konuşmuyor, konuşanlar bilmiyor.
- başkalarına karşı zafer kazananlar kuvvetlidir, kendi nefsine karşı zafer kazanan ise kudretlidir.
- aşırı seven, acımasızca karşılıksız bırakılır. aşırı toplayan, kaybını fazlalaştırır. az ile yetinmek, kaybı önler. zamanında durmak, her türlü kötülüğü önler.
birçok araştırmacı tarafından gerçekten yaşamış olup olmadığı hâlâ bile araştırılır. gerçekten yaşamış olduğuna dair tek bulgu,
çinli tarihçi sima qian'ın tarihname adlı eserindeki şu cümlelerdir:
"lao tzu, choo devleti'nin ku bölgesinde li-hsiangg'da chü-jen köyünde doğmuştur.
kendi adı erh, aile adı li, namı diğer tan'dır.
chou sülalesi imparatorluğunun tarihçisi ve kütüphane muhafızıdır."
lao tzu'nun en sevdiğim bazı sözleri:
- büyük insanlar veda ederek gider, basit ve küçük insanlar ihanet ederek giderler.
- bilgiye ulaşmak için, her gün bir şeyler ekleyin. bilgeliğe ulaşmak için, her gün bir şeylerden kurtulun.
- başkalarını bilmek bilgeliktir, kendinizi bilmek ise aydınlanmadır.
- görmek istemeyenden daha kör kimse yoktur.
- mutluluğu açgözlülükle arama, ama mutluluktan da korkma.
- bilenler konuşmuyor, konuşanlar bilmiyor.
- başkalarına karşı zafer kazananlar kuvvetlidir, kendi nefsine karşı zafer kazanan ise kudretlidir.
- aşırı seven, acımasızca karşılıksız bırakılır. aşırı toplayan, kaybını fazlalaştırır. az ile yetinmek, kaybı önler. zamanında durmak, her türlü kötülüğü önler.
devamını gör...
