1933 doğumlu polonyalı akademisyen ve yazar.

ben kendisini çok etkileyici bir hikayesi olan the painted bird isimli filmden sonra tanıma fırsatına eriştim. çok etkileyici, çarpıcı bir hayat hikayesi var gerçekten. yahudi bir ailesi olan jerzy kosiński, ikinci dünya savaşı yıllarında yine kendi ülkesinde kilise aracılığı ile bir katolik ailenin yanına sahte kimlikle sığınıp kaçak göçek bir çocukluk geçirdikten sonra savaşın ardından varşova bilimler akademisi'nde akademisyenlik yapmaya başlıyor. yazarlık kariyeri ise öğretim görevlisi olduğu yıllarda bursla amerika'ya göç etmesinin ardından başlıyor.

kitaplarının hiçbirini henüz okuma şansına erişmedim ancak the painted bird'den sonra başka işlerine bakayım dedim. şimdi hazırsanız bombayı patlatıyorum; being there de bir jerzy kosiński roman uyarlamasıymış! hatta senaryoyu da bu abimiz yazmış bu kült yapımda.

jerzy kosiński, göç ettikten sonra amerika'da dönemin en zenginlerinden biri olan mary hayward weir isimli bir iş insanı ile evleniyor. tüm sosyal çevresi yüksek sosyete diyebileceğimiz insanlardan oluşacak şekilde birden değişiyor ve şöyle söyleyeyim roman polanski'nin evine düzenlenen, 8.5 aylık hamile karısı ünlü oyuncu sharon tate de dahil olmak üzere 5 kişinin ölümüyle sonuçlanan, dünya suç tarihinin en bilinen, ses getiren katliamlarından biri olan manson katliamı'nın** gerçekleştiği o gün, o eve davet edilen seçkin konuklardan biri oluveriyor. havaalanında bavulu karıştığı için kıl payı kurtulduğu katliamın ardından being there'i yayımlıyor ve hem kıtada hem dünyada oldukça ses getiriyor.

jerzy kosiński hep uçlarda hep biraz "kafası kırık" diye tabir ettiğimiz bir profil çizmiş yazarlık kariyeri boyunca. amerika'nın en zenginlerinden biri olmasına, kariyerinin zirvesini görmesine, romanları 30 dilden fazla dile çevrilen dönemin en çok tanınan ve taktir edilen yazarlarından biri olmasına rağmen artık üreteceği yeni bir şeyler olmadığını düşündüğü için -başka gerekçeleri de vardır muhakkak lakin en çok bu tip şeyler yazılıp çizilmiş o dönem- 1991 yılında evinin banyosunda kafasına naylon bir poşet geçirerek intihar etmiş.

kendi ismiyle yayımladığı türkçe'ye de çevrilen romanları (öncesinde joseph novak ismi ile 2 çalışması daha var.)

the painted bird (boyalı kuş)*
steps (adımlar) *
being there (bir yerde)*
the devil tree (şeytan ağacı) *
cockpit (boşluk)*
passion play (ihtiras oyunu) *
devamını gör...

şu efsane diyaloğun geçtiği filmdir.
- merhaba mülayim abi
- merhaba canım. bu herifi de hiç sevmem.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
istanbul bomboş (kalp)
devamını gör...

(bkz: temel reis) 'in uğruna kötü adam kaba sakal ile boğuştuğu biricik aşkı. orijinal ismi ise olive oil. türkçesi zeytinyağı. enteresan bir isim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sadece 2 yöntem vardır.
ya hızla oradan uzaklaşacaksınız ya da oradan uzaklaşana kadar siz de çirkef biri gibi davranacaksınız. başka çaresi yok.

ben yerine göre her iki yöntemi de kullanıyorum. ikisi de etkili oluyor ama çirkef biri gibi davranmaya mecbur kalınca kısa süreliğine kendimden nefret ediyorum.
devamını gör...

aynı zamanda zekide olursa olursa mükemmel bir durum. sadece güzellik bazen kendi başına bir şey ifade etmiyor.
devamını gör...

binlerce yıldır kesin bir sonuca bağlanamamış ikilem ya da tartışma konusu. bence herkesi kendi haline bırakmakta yarar var. bırakın şunu sana birini ayarlayalım saçmalığını arkadaşlar. sinirlenmeye başlıyorum ama.
devamını gör...

bunu isteyen kişilerin genellikle eğitimle işi olmadığı da gözlemlediğim bir durumdur.
devamını gör...

bir stephen king romanıdır.

stephen king edebiyatın korku tanrısıdır. kendisi insanları artık korkutamadığını düşündüğü için bir dönem korku romanları yazmayı bırakmış olsa da ben kitaplarının kapağını görünce bile inceden bir tedirginlik duymaya başlıyorum.

aslında çok ciddi fobilere sahip bir insan değilim. sıradan bir insan olduğum için de sıradan korkularım var. belki herkes kadar yükseklikten korkarım, onun dışında kendime has garip korkularım olsa da mesela geç bir saate kadar uyuyakalmak gibi #885713 fobi derecesine gelmiş bir korkum yoktur. ya da yoktu.

kujo’yu ilk okuduğumda 16 yaşındaydım ve daha sonra da hemen filmi izledim. kitap zaten beni yeterince tedirgin etmişti ama lewis teague’nin 1983 yapımı çok da iyi olmayan ama etkilenmeme neden olan filmini izledikten sonra tedirginlik korkuya doğru evrildi. ve teşekkür ederim bay king, artık benim de bir fobim var.

artık her gördüğüm köpeğin birden delirebileceğini, sahip olduğu zekayı kullanarak beni tuzağa düşürebileceğini ve sonunda da kaçınılmaz olarak beni öldürebileceğini düşünmekten kendimi alamıyorum. stephen king okumanın üzerimde böyle bir etkisi olduğu için de üzülsem mi sevinsem mi bilemiyorum.

çok güzel işlenmiş bir kitap olmasının yanı sıra stephen king’in neden korku tanrısı olduğunu anlamak için de müthiş bir başlangıç.
devamını gör...

müslüman boşnakların sırplar tarafından işkenceler ve tecavüzlerle katledildiği elim olay. avrupa'nın izlediği, nato'nun sözde yardımlarıyla "bitirdiğini" iddia ettiği soykırımdır.

bu konuya dayanarak yazılmış en gerçekçi, en güzel kitap meyra'dır.
devamını gör...

kanserdir, ülserdir, illettir, zillettir, zulümdür zulüm!
adamı bahçeli gibi konuşturur o derece...
devamını gör...

özellikle korinthos sütun başlığında kullanılan, önce naturalist, sonra klasik biçimde ele alınmış olan yunan bezeme motifi.
bu mimariden türeyen roma, bizans, gotik ve islam mimarlıklarının bezemede ilham aldıkları motif olmuştur.
devamını gör...

köy kahvesinde dönen dedikodu, musluktan, çaya, tüp'e, bardağa kadar herşeyi bulunduran bakkal , alt yapısı olmayan evler ve çamurlu , yaz kış sokağın tam ortasından akan pis su.muhakak köyün bir delisi (aslında hepsinden daha zekidir ) , en az bir adet köyün tefecisi.
bunlar köyün olmasa olmazı.
devamını gör...

...
"insan düşlediği şeyi sever ilk önce
sonra gerçeklere katlanamaz ardından tutunabildiği yere bağlanır
işte ben, sevmek diyorum
delicesine bak sevmek diyorum
gözündeki yaşı, ruhundaki aş'ı
tüm her şeyini sevmek diyorum
bu yüzden hep gözüm kamaşır
hep yüzleş kalmasın kirli çamaşır
sakladığın her şey yüzüne bulaşır
kızım unutma kalbin değil aklın alışır
dünyam, dünyam, dünyam, dünyam
yazılı şarkılar gibi
fıstıklı tatlılar gibi
ah, fırtınam gibi
ah, her şeyim benim... "
[ozbi]
devamını gör...

tanımlarını okudum.
işin garibi ; hakkında yazılanlarda çok ilginç.

sevenleride var, yazdıklarını kabullenemeyenlerde var.

halbuki benim gördüğüm profil çok güzel bir insanı resmediyor.
aslında birazda bana benziyor.

şehir efsanelerine inanmayan, toplumun batıl inançlarını iplemeyen, cahilleri adam yerine koymayan, bildiği doğruları söylemekten çekinmeyen, savaşmaktan korkmayan, doğru bildiğini her durumda dimdik ayakta durarak söyleyen ; yiğit birisi var karşımda.

yalakalık için yalanlar söylemeyen,
doğruları dobra dobra söyleyen bir aslan parçası var.

birde ; gerçekten bilgili ; konuları hatasız netlikle gören, kendini geliştirmeye ve bilgilerini paylaşmaya adamış, saygıyı ve toplum kurallarını bilen efendi bir insan sayın yazarımız.

felsefesi kendine özgü ; hayattan keyf alan birisi.

maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim ; hep böyle ol ; hep böyle kal.
bu sözlüğün ve toplumun senin gibi yiğit, aslan parçalarına ihtiyacı var.

her şey diledğince olsun,
allah yolunu açık etsin, inşallah, amin.
devamını gör...

pandemi sacmaliginin basima bela ettigi, olmadik anlarda beni ele geciren hastaliga hadsizce kucuk notlar birakacagim.

oncelikle daralan nefes ya da agizda atan kalp olmeye isaret degil; sadece nabzin yukseldigini gosterir, kendimizi buna ikna etmemiz gerek. sonralikla, zor alinan nefesin sistematik sekle sokulmasi gerek. uzun ve derin nefes alip ayni sakinlikle geri vermek kalp atisini da ritme sokacaktir.

birazzzcik sakinlestikten sonra soguk su ile el bileklerini, kulak arkalarini, ense ve alin bolgesini tabir-i caizse buz kalibi haline getirmek. iste benim gizli silahim bu. sogugu yiyen bunyem zipkin gibi oluveriyor, iki dk once ortaligi yikan o degilmis gibi*.

mumkunse yalniz kalmamak en kestirmeden siyrilma yontemi. yan yana olmasa da telefondan veyahut mesajla destek gormek, yalniz olmadigini bilmek guc veriyor.

bol su tuketmek de vucuttaki sivi akisini hizlandiracagindan oldukca faydali, insan tuvaletteyken cisine odaklaninca cabucak sakinlesebiliyor**.

ve en onemlisi, ge ce cek. her sekilde geciyor cunku, gececek hatta haline guldurerek gececek. inan bana.

ukdeydim, doldum.
devamını gör...

günaydın sözlük diyeceğim de karton bardakta sallama çayla gün hiç aydın olmuyor arkadaşlar . çay demleme olacak, cam bardakta olacak.
devamını gör...

ayrıca 2008 yapımı filmini de izleyebilirsiniz.
film ismi choke.
victor mancini'ye selamlar.
devamını gör...

“demir olsam çürürdüm toprak oldum da dayandım.”

gerçek adı kemal sadık göçeli olan yazar hakkında entry’ler girilmiş ancak hayatı hakkında detaylı bilgi göremedim. ben yazayım dedim ama kelime sınırına takılırdı.
hayatı hakkında evrensel gazatesinde çok iyi bir derleme var okumanızı öneririm. linki aşağıya bırakıyorum. edebiyat tarihimizin önemli isimlerinden olan yaşar kemal’i okumak yetmez, tanımak lazım.


“çıkarsın bir dağ başına,
bir ağaç bulursun
tellersin pullarsın
gelin eylersin.
bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün
bir de bulutları görürsün
köpürmüş gelen bulutları
başka ne gelir elden?”

edebiyatagider
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim