laktik asit
kaslarda depolanan glikojenin yıkılması sonucu yan ürün olarak oluşan, kaslarda birikerek halsizliğe ve ağrıya sebep olan bir organik hidroksi asit.
devamını gör...
günün sözü
“kendimi bir balkondan aşağı daha rahat bırakabilirim, bir insana bırakmaktansa. öyle çok korkuyorum insandan.”
sabahattin ali
sabahattin ali
devamını gör...
airpods pro'nun kulaktan kaymaması için yapılanlar
şükür airpods pro muz yokta böyle dertlerimiz yok
devamını gör...
aurora (yazar)
sayın yazarı yeni fark ettim ve paylaşımlarını da eksik bırakmadan okuyacağım. sağolsun bu arada beğenilerini de eksik etmemiş. sözlüğe değer kattığı belli. keyifli yazmaları olsun.
devamını gör...
yazarlar bir yüzyüzeyken konuşuruz şarkısı olsaydi
(bkz: kazılı kuyum)
ama karşımdaki beni görmüyor
ruhum alev aldı sönmüyor
ben dönüyorum, dünyam dönmüyor.
ama karşımdaki beni görmüyor
ruhum alev aldı sönmüyor
ben dönüyorum, dünyam dönmüyor.
devamını gör...
merdumgiriz_
bazı dönemler kopmalar olsa bile varlığını her daim hissettiğim değerli yazar dostum. ilgilenemediğin zamanlar sürekli kusura bakma deme huyunu bir türlü aşamadık. aş yahu aşşş. kusura bakmıyorummm. bana değer vermen bile yeter bana.
devamını gör...
persona
en basit tanımını şu şekilde yapabilirim, "bir insanın diğer insanlara yansıttığı kişilik, karakter".
böyle söyleyince çok havada kaldı gibi. halbuki persona felsefik bir kelime. diğer insanların dikkatini çeken, sizi "şöyle şöyle bir insan" diye kategorilemelerine neden olan davranışlarınızdır persona. konuşma şekliniz, davranışlarınız falan gibi mesela.
cambridge sözlük der ki konuyla ilgili olarak: "the particular type of character that a person seems to have and that is often different from their real or private character" yani bir kişinin sahip olduğu belirli bir karateristik özelliktir persona, ki bu öyle bir özelliktir ki kişinin gerçek karakterinden farklıdır.
amiyane tabirle "rol kesmek"tir, yapmacıklıktır persona. zaten sinemada persona, bir aktörün canlandırdığı karakterdir, aktörün sesiyle konuşan karakterdir. misal beren saat'in kendi karakteri farklıdır, fakat canlandırdığı bihter bambaşka biridir. bu "maske", bu rol yapmacılıktır aslında persona. kurgu bir karakterin gerçek bir insanda hayat bulmasıdır, gerçek bir insanın hiç olmadığı birisi gibi davranmasıdır.
persona, latincede zaten "maske" demektir bu arada *
ayrıca (bkz: persona non grata) gitmişken bir nickaltı yazın, güzel yazarlardan birisi *
böyle söyleyince çok havada kaldı gibi. halbuki persona felsefik bir kelime. diğer insanların dikkatini çeken, sizi "şöyle şöyle bir insan" diye kategorilemelerine neden olan davranışlarınızdır persona. konuşma şekliniz, davranışlarınız falan gibi mesela.
cambridge sözlük der ki konuyla ilgili olarak: "the particular type of character that a person seems to have and that is often different from their real or private character" yani bir kişinin sahip olduğu belirli bir karateristik özelliktir persona, ki bu öyle bir özelliktir ki kişinin gerçek karakterinden farklıdır.
amiyane tabirle "rol kesmek"tir, yapmacıklıktır persona. zaten sinemada persona, bir aktörün canlandırdığı karakterdir, aktörün sesiyle konuşan karakterdir. misal beren saat'in kendi karakteri farklıdır, fakat canlandırdığı bihter bambaşka biridir. bu "maske", bu rol yapmacılıktır aslında persona. kurgu bir karakterin gerçek bir insanda hayat bulmasıdır, gerçek bir insanın hiç olmadığı birisi gibi davranmasıdır.
persona, latincede zaten "maske" demektir bu arada *
ayrıca (bkz: persona non grata) gitmişken bir nickaltı yazın, güzel yazarlardan birisi *
devamını gör...
klavyenize bıktım yazdıktan sonra çıkan kelime
a. koyayım cümlesi çıkıyor dediğim başlıktır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının favori yara izleri
yüzümde olsun isterdim şaka değil.
elimde bulunan izdir.
bazı kadınlar yara izlerini çekici buluyorlarmış.
savaşlar ve cinsel seçilim yüzünden kadınları yükseltiyormuş.
düşünsenize erkek gidiyor ve kaplan avlayıp geliyor akşam yiyorsunuz.
mücadele ederken kaşında kaplanın açtığı yara var.
çok havalı.
elimde bulunan izdir.
bazı kadınlar yara izlerini çekici buluyorlarmış.
savaşlar ve cinsel seçilim yüzünden kadınları yükseltiyormuş.
düşünsenize erkek gidiyor ve kaplan avlayıp geliyor akşam yiyorsunuz.
mücadele ederken kaşında kaplanın açtığı yara var.
çok havalı.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
son bir kaç gündür sosyal yetilerimi kaybettiğimi hissediyorum. uzun uzun sohbet edemiyorum kimseyle. aşırı geriliyorum telefonla konuşurken bile.
devamını gör...
elkızı
fox tv de yayınlanan başrollerini sevda erginci, ismail ege şaşmaz, perihan savaş, sedef avcı ve fikret kuşkan'ın paylaştığı dram dizisidir. yayın günü ve saati: cumartesi-20:00
konusuna gelecek olursak büyük bir holding sahibi gaddar bir o kadar da kadın düşkünü babanın tek kızı olan ezo'nun mücadelesini ve ilerleyen süreci anlatıyor. baba bir türlü kızını sahiplenmemiş hayatı boyunca kızından nefret etmiş bir karakter. bir de bunun babaanne versiyonu var bu rolü de tabiki perihan savaş üstleniyor. şu cümlesi babaannenin dizideki rolünü özetliyor: evladın ayıbı mahremdir. ezo karakteri yani asıl kız mücadeleci, hırslı, inatçı ve burnunun dikine giden bir karakter aynı merhum annesi gibi. ismail ege şaşmaz var bir de dizide işte klasik bu kızı tavlamaya çalışan yakışıklı erkek rolünde. tabi bu süreçte kesin birbirlerine aşık olurlar hiç kaçmaz o kısım. dizinin çok fazla flash back sahnelerine yer vereceği henüz başında fark ediliyor.
çünkü sedef avcının rol aldığı karakter dizinin akış zamanında ölü. ama çok özlemişim bebeğimi ekranlarda görmeyi ne güzel oldu. (ezeldeki bahardan sonra çocukluk aşkım olarak yer aldı hayatımda)
bolca dram entrika şiddet vs vs mevcut.
son yaz gibi bir diziyi harcayıp; yine koca karı, emekli tayfayı ekran başına kilitleyen bir dizi yayına almak...
ne diyeyim arz-talep meselesi bizim insanımız sanki hayatlarında az varmış gibi gözyaşı, dram istiyor.
benim puanım 5.5/10 ahmet kaya şarkılarının hatırına o da...
konusuna gelecek olursak büyük bir holding sahibi gaddar bir o kadar da kadın düşkünü babanın tek kızı olan ezo'nun mücadelesini ve ilerleyen süreci anlatıyor. baba bir türlü kızını sahiplenmemiş hayatı boyunca kızından nefret etmiş bir karakter. bir de bunun babaanne versiyonu var bu rolü de tabiki perihan savaş üstleniyor. şu cümlesi babaannenin dizideki rolünü özetliyor: evladın ayıbı mahremdir. ezo karakteri yani asıl kız mücadeleci, hırslı, inatçı ve burnunun dikine giden bir karakter aynı merhum annesi gibi. ismail ege şaşmaz var bir de dizide işte klasik bu kızı tavlamaya çalışan yakışıklı erkek rolünde. tabi bu süreçte kesin birbirlerine aşık olurlar hiç kaçmaz o kısım. dizinin çok fazla flash back sahnelerine yer vereceği henüz başında fark ediliyor.
çünkü sedef avcının rol aldığı karakter dizinin akış zamanında ölü. ama çok özlemişim bebeğimi ekranlarda görmeyi ne güzel oldu. (ezeldeki bahardan sonra çocukluk aşkım olarak yer aldı hayatımda)
bolca dram entrika şiddet vs vs mevcut.
son yaz gibi bir diziyi harcayıp; yine koca karı, emekli tayfayı ekran başına kilitleyen bir dizi yayına almak...
ne diyeyim arz-talep meselesi bizim insanımız sanki hayatlarında az varmış gibi gözyaşı, dram istiyor.
benim puanım 5.5/10 ahmet kaya şarkılarının hatırına o da...
devamını gör...
edgar allan poe
212. yaşında yanında olamıyoruz belki usta!.. ama hep izindeyiz. ve böyle bir dehanın doğum gününde onun hakkında yazmak hakkını kendimde bulamıyorum, yine. ama karalayacağım bir şeyler. her ne kadar sonradan beğenmeyecek olsam da yazdığımı. dünya edebiyatı'nda bir dönüm noktasıdır kendisi. ve onu okuyunca bazen düşünürüm kendi kendime: bütün bir felsefe bugüne kadar ayakta kalabildi ama başlı başına gerekli miydi sanki? edebiyat bize hakikati daha hakiki haykırıyor olmasındı başından beri? ne de olsa bir hikaye dinliyoruz. hikayeleri severiz biz hanımlar baylar... yeter ki sonunda biz ölmeyelim, onlar ölsün. onlar mutlu olsun, biz de mutlu olalım. saygıyla anıyorum poe'yu. annabel lee şiirini paylaşacağım. kuzgun kadar bilinmez ama çok derinden nüfuz eder zihinlerimize. video da bırakıyorum. seslendiren ismet özel.
aşk yoğun, yorucu, derin ve yüceymiş diyorum. konuşmuyorum artık üzerine! içim titriyor zaten! dahiyane!
senelerce,
senelerce evveldi.
bir deniz ülkesinde
yaşayan bir kız vardı bileceksiniz
ismi, annabel lee
hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
sevmekten başka beni
o çocuk ben çocuk, memleketimiz
o deniz ülkesiydi
sevdalı değil karasevdalıydık
ben ve annabel lee
göklerde uçan melekler bile
kıskanırlardı bizi
bir gün,
işte bu yüzden göze geldi
o deniz ülkesinde
üşüdü rüzgarından bir bulutun
güzelim annabel lee
götürdüler el üstünde
koyup gittiler beni
mezarı oradadır şimdi
o deniz ülkesinde
biz daha bahtiyardık meleklerden
onlar kıskandı bizi
evet! bu yüzden -şahidimdir herkes ve o deniz ülkesi-
bir gece bulutunun rüzgarından
üşüdü gitti annabel lee
sevdadan yana kim olursa olsun
yaşca başca ileri
geçemezlerdi bizi
ne yedi kat göklerdeki melekler
ne deniz dibi cinleri
hiçbiri ayıramaz beni senden
güzelim annabel lee
ay gelip ışır, hayalin erişir
güzelim annabel lee
bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
güzelim annabel lee
orda gecelerim
uzanır beklerim
sevgilim, sevgilim, hayatım, gelinim
o azgın sahildeki
yattığın yerde seni.
çeviri: melih cevdet anday
aşk yoğun, yorucu, derin ve yüceymiş diyorum. konuşmuyorum artık üzerine! içim titriyor zaten! dahiyane!
senelerce,
senelerce evveldi.
bir deniz ülkesinde
yaşayan bir kız vardı bileceksiniz
ismi, annabel lee
hiçbir şey düşünmezdi sevilmekten
sevmekten başka beni
o çocuk ben çocuk, memleketimiz
o deniz ülkesiydi
sevdalı değil karasevdalıydık
ben ve annabel lee
göklerde uçan melekler bile
kıskanırlardı bizi
bir gün,
işte bu yüzden göze geldi
o deniz ülkesinde
üşüdü rüzgarından bir bulutun
güzelim annabel lee
götürdüler el üstünde
koyup gittiler beni
mezarı oradadır şimdi
o deniz ülkesinde
biz daha bahtiyardık meleklerden
onlar kıskandı bizi
evet! bu yüzden -şahidimdir herkes ve o deniz ülkesi-
bir gece bulutunun rüzgarından
üşüdü gitti annabel lee
sevdadan yana kim olursa olsun
yaşca başca ileri
geçemezlerdi bizi
ne yedi kat göklerdeki melekler
ne deniz dibi cinleri
hiçbiri ayıramaz beni senden
güzelim annabel lee
ay gelip ışır, hayalin erişir
güzelim annabel lee
bu yıldızlar gözlerin gibi parlar
güzelim annabel lee
orda gecelerim
uzanır beklerim
sevgilim, sevgilim, hayatım, gelinim
o azgın sahildeki
yattığın yerde seni.
çeviri: melih cevdet anday
devamını gör...
merhaba
merhaba kaldırım yerine sokağın ortasında yürüyenler ve arabasını kaldırıma park edenler. merhaba evinin caddeye bakan duvarını boyayanlar ve bütün gece oraya yazı yanlar. merhaba çiçek dikenler ve ekilen o çiçeğin caddenin ortasındaki çukurda olmasından mütevellit duraksayan sürücüler. merhaba çöldeki bahtsız bedeviler ve araya araya belasını bulan kutup ayıları. merhaba duyar kasanlar ve merhaba geceyi uykusuz geçirenler ayrıca yaya yollarına öncelik veren sürücülere de teşekkürler.
devamını gör...
yazarlardan riyakarlık örnekleri
aklıma hiç gelmeyen birtakım örnekler.
açıkçası, insanların yaptığı riyakârlıklar beni değil kendilerini kötü duruma düşürdüğünden, bu güne dek benim hayatıma büyük bir etki bırakan herhangi bir örneğini hatırlamıyorum. riyakârlık yapandan uzak durduğum için fazla sorun yaşamıyorum bu tiplerle. zaten genel olarak insanlara hemen güvenmek gibi bir özelliğim yok. o yüzden de artık pek beklemediğim davranışlar görmüyorum yakın çevremdeki kişilerden.
sözlükte durum biraz daha farklı. burada kimse kimseyi tanımadığı için, kimsenin bir başkasına, tanımadan etmeden sataşmasını beklemiyorum. o yüzden gelip sataşan olduğu zaman şaşırıyorum gerçekten çünkü benim yapmadığım anormal bir şeyi başkasının bana yapması her zaman tuhafıma gitmiştir. onlara da söyleyeceğim şey şu: kendi iç huzursuzluğunuza çekmeyin insanları. kimse sizin bozuk düzen iç yapınızın ya da hastalıklı ruh halinizin yansımalarına katlanmak zorunda değil.
açıkçası, insanların yaptığı riyakârlıklar beni değil kendilerini kötü duruma düşürdüğünden, bu güne dek benim hayatıma büyük bir etki bırakan herhangi bir örneğini hatırlamıyorum. riyakârlık yapandan uzak durduğum için fazla sorun yaşamıyorum bu tiplerle. zaten genel olarak insanlara hemen güvenmek gibi bir özelliğim yok. o yüzden de artık pek beklemediğim davranışlar görmüyorum yakın çevremdeki kişilerden.
sözlükte durum biraz daha farklı. burada kimse kimseyi tanımadığı için, kimsenin bir başkasına, tanımadan etmeden sataşmasını beklemiyorum. o yüzden gelip sataşan olduğu zaman şaşırıyorum gerçekten çünkü benim yapmadığım anormal bir şeyi başkasının bana yapması her zaman tuhafıma gitmiştir. onlara da söyleyeceğim şey şu: kendi iç huzursuzluğunuza çekmeyin insanları. kimse sizin bozuk düzen iç yapınızın ya da hastalıklı ruh halinizin yansımalarına katlanmak zorunda değil.
devamını gör...
back to the future radyo yayını
iyi birer şirin olduğumuzdandır, nina simone'lı muhteşem playlisti dinleme şansına erişebilmemiz.
anlık olarak l just wanna be a woman ile zevkten uçmamıza sebep olan yayındır....
anlık olarak l just wanna be a woman ile zevkten uçmamıza sebep olan yayındır....
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
takma ya boş ver
devamını gör...
bitirilince üzülünen şeyler
valla benim aklima diziler geliyo
(bkz: fleabag) (bkz: sherlock holmes) (bkz: the good place) (bkz: black mirror)
(bkz: fleabag) (bkz: sherlock holmes) (bkz: the good place) (bkz: black mirror)
devamını gör...
mesaj attığın yazarın küçük çıkması
küçük çıkan hep ben oluyorum. ona göre yazın ey ahali.
devamını gör...





