yerde yemek yiyen fakir insan
masamız olduğu halde yemeği yer sofrası kurup yemek isteyen 7 yaşındaki halim ağlıyor şu anda.
devamını gör...
heidi
ne çocukluğu denk geldikçe hala izlerim ki
dağları sevdik sayesinde..
dağları sevdik sayesinde..
devamını gör...
şefaat
evliya çelebi’nin yanlış söyleyip “seyahat” diyerek ömrü boyunca gezmesine vesile olmuş kelime.
devamını gör...
eleştiri kabul etmeyen insan
türkiye'deki her 5 kişiden 4'ü.
devamını gör...
mutluluk
yunan mitolojisinde mutluluğa dair bir hikayeye göre; tanrılar, insanlar mutluluğu arasın ve böylece kıymetli olsun diye saklamaya karar verirler.
biri der ki " göklerin en uzağına saklayalım."
diğeri," denizlerin en dibine..."
öbürü, " ormanın en kuytusuna saklayalım, " diye belirtir.
sonun da biri der ki, " içlerine saklayalım. oraya bakmak akıllarına gelmez.”
biri der ki " göklerin en uzağına saklayalım."
diğeri," denizlerin en dibine..."
öbürü, " ormanın en kuytusuna saklayalım, " diye belirtir.
sonun da biri der ki, " içlerine saklayalım. oraya bakmak akıllarına gelmez.”
devamını gör...
on üç günün mektupları
bu kitapta cemal süreya'nın hastanede tedavi gören eşine 13 gün boyunca yazdığı mektupları yer almaktadır. kitaptan en sevdiğim yeri sizlerle de paylaşmak isterim.
"sevgilim ben şimdi
sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
''ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz''.
çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
o gülün yüzü gülmüyor sensiz
o köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
hepten hüzünlü bu günlerde
gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
masada tabaklar neşesiz
koridor ıssız
banyoda havlular yalnız
mutfak dersen - derbeder ve pis
çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
vantilatör soluksuz
halılar tozlu
giysilerim gardropda ve şurda burda
memo'nun oyuncak sepeti uykularda
mavi gece lambası hevessiz
kapı diyor ki açın beni kapayın beni
perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
radyo desen sessiz
tabure sandalyalardan çekiniyor
küçük oda karanlık ve ıssız
her şey seni bekliyor her şey gelmeni
içeri girmeni
senin elinin değmesini
gözünün dokunmasını
ve her şey tekrarlıyor
seni nice sevdiğimi"
"sevgilim ben şimdi
sevgilim ben şimdi büyük bir kentte seni düşünmekteyim
elimde uçuk mavi bir kalem cebimde iki paket sigara
hayatımız geçiyor gözlerimin önünden
çıkıp gitmelerimiz, su içmelerimiz, öpüştüklerimiz
''ağlarım aklıma geldikçe gülüştüklerimiz''.
çiçekler, çiçekler, su verdim bu sabah çiçeklere
o gülün yüzü gülmüyor sensiz
o köklensin diye pencerede suya koyduğun devetabanı
hepten hüzünlü bu günlerde
gür ve çoşkun bir günışığı dadanmış pencereye
masada tabaklar neşesiz
koridor ıssız
banyoda havlular yalnız
mutfak dersen - derbeder ve pis
çiti orda duruyor, ekmek kutusu boş
vantilatör soluksuz
halılar tozlu
giysilerim gardropda ve şurda burda
memo'nun oyuncak sepeti uykularda
mavi gece lambası hevessiz
kapı diyor ki açın beni kapayın beni
perdeler gömlek değiştiren yılanlar gibi
radyo desen sessiz
tabure sandalyalardan çekiniyor
küçük oda karanlık ve ıssız
her şey seni bekliyor her şey gelmeni
içeri girmeni
senin elinin değmesini
gözünün dokunmasını
ve her şey tekrarlıyor
seni nice sevdiğimi"
devamını gör...
yumurta kırmak
yemek yapmasını bilmeyen pek çok erkek yumurta kırmayı dahi beceremem sözüyle durumu ifade eder. yumurta öyle tavaya kırılıp bırakılan bir yemek de değildir. makarna pişirmek gibi de maharet gerektirir. sarısı ile beyazı aynı anda kızgın yağın içine bırakılırsa, beyazını yakıp sarısını çiğ bırakmak olasıdır. beyazı iyi pişirmek istenirse bu kez de sarısını feda etmek mümkün. yumurtanın sarısı ile beyazı, iki farklı dünyadır.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
böyle başlıkları görünce ister istemez kendimi çok yabancı hissediyorum. herkes birbirini tanıyor sanki de ben bir yabancı :( ismi olmayanlar üzülmesin ama saygısızca şeyler yazmayan herkesi seviyorum ben
devamını gör...
spawn
devamını gör...
sözlük yazarlarının en sevdiği reklamlar
hepinizi ananas gibi görüyorum repliği gećen reklam
devamını gör...
geberiyorum
nazım hikmet ran şiiri ile ali kocatepe bestesinin birlesmesiyle, girtlaga gemici dugumu atan eser.
zamaninda o ses türkiye'de yarisan emre sertkaya soylediginde yeniden gundeme gelmisti.
--- alıntı ---
geçip gitmiş günler gelin
rakı için sarhoş olun
ıslıkla bir şeyler çalın
geberiyorum kederden
ilerdeki güzel günler
beni görmeyecek onlar
bari selam yollasınlar
geberiyorum kederden
başladığım bugünkü gün
yarıda kalabilirsin
geceye varmadan yahut
çok büyük olabilirsin
--- alıntı ---
birden fazla soyleyeni var; hepsi etleri lime lime ediyor soylerken ama bana gore en buyuk okuzu ahmet aslan oturtuyor. adam oyle bir giriyor ki sarkiya; minik minik ignelerin hepsi, ayni anda zipkin gibi saplaniyor vucuda, kalkamiyorsun yerinden.
ahmet aslan oturtmasi
bunlar da bonusu;
nukhet duru oturtmasi
athena oturtmasi
zamaninda o ses türkiye'de yarisan emre sertkaya soylediginde yeniden gundeme gelmisti.
--- alıntı ---
geçip gitmiş günler gelin
rakı için sarhoş olun
ıslıkla bir şeyler çalın
geberiyorum kederden
ilerdeki güzel günler
beni görmeyecek onlar
bari selam yollasınlar
geberiyorum kederden
başladığım bugünkü gün
yarıda kalabilirsin
geceye varmadan yahut
çok büyük olabilirsin
--- alıntı ---
birden fazla soyleyeni var; hepsi etleri lime lime ediyor soylerken ama bana gore en buyuk okuzu ahmet aslan oturtuyor. adam oyle bir giriyor ki sarkiya; minik minik ignelerin hepsi, ayni anda zipkin gibi saplaniyor vucuda, kalkamiyorsun yerinden.
ahmet aslan oturtmasi
bunlar da bonusu;
nukhet duru oturtmasi
athena oturtmasi
devamını gör...
yeni açılacak pastaneye isim önerileri
pastanelere kadın ya da şehir ismi verildiği takdirde daha akılda kalıcı oluyor. sebebini bilmiyorum.
örneğin yaşadığım şehirde en popüler pastane isimleri;
sevinç
reyhan
seda
betül
hale
ipek
lozan
olimpiyat
basel
versay
06 ankara
alsancak*
örneğin yaşadığım şehirde en popüler pastane isimleri;
sevinç
reyhan
seda
betül
hale
ipek
lozan
olimpiyat
basel
versay
06 ankara
alsancak*
devamını gör...
kendimi sevemiyorum neden
yüksek ihtimalle hatırlanmasada çocukken bir özelliğinizle dalga geçildi- hareketiniz, kişiliğiniz vs.- ve siz fark etmesenizde bunu bugününüze yansıtıyor olabilirsiniz.
(bkz: denendi onaylandı)
(bkz: denendi onaylandı)
devamını gör...
hayattan zevk alamamak
şu sıralar kurtulmaya çalıştığım can sıkıcı durum. her şey çok anlamsız geliyor. bin defa muhabbeti dönen şeylerin saçmalığı gözüme batıyor. daralıyorum, çığlığı basmak istiyorum. herkesin ağzını yüzünü dağıtasım geliyor. tüm verimliliğimi kaybettim. ama az kaldı kurtulacağım bu ruh halinden.
devamını gör...
her şeye yetişmeye çalışırken hiçbir şeye yetişememek
yaşadığım durum, hatta çoğumuz da böyleyiz.
tam anlamı ile bir koşuşturmanın içinde karambole gitmek.
her şey aynı anda olmuyor, olması için de uyumamam lazım. sonra gelsin baş ağrıları..
kaybolmuş hissediyorum sırf bu yüzden.
sosyal hayat ağır basıyor akedemik hayat kayıp gidiyor.
akedemik hayat ağır basıyor sosyal hayat gidiyor.
biraz kendime vakit ayırıyım diyorum bu sefer ikisi de gidiyor. ben ne anladım bu işten?
tam anlamı ile bir koşuşturmanın içinde karambole gitmek.
her şey aynı anda olmuyor, olması için de uyumamam lazım. sonra gelsin baş ağrıları..
kaybolmuş hissediyorum sırf bu yüzden.
sosyal hayat ağır basıyor akedemik hayat kayıp gidiyor.
akedemik hayat ağır basıyor sosyal hayat gidiyor.
biraz kendime vakit ayırıyım diyorum bu sefer ikisi de gidiyor. ben ne anladım bu işten?
devamını gör...
yazarların tam kapanmada yapacakları
sözlükte yazmak. hadi yine iyisiniz köftehorlar.
devamını gör...
yazarların içimde ukde kaldı dediği şeyler
kız çocuğu babası olamamak. çocuklar arasında ayrım yapılmaması gerekir evet çok doğru lakin kız çocuğu şirinliği diye de birşey var.
devamını gör...
dune: çöl gezegeni (2021)

kaçak yayın*
bir zaman önce kitabı mı daha iyidir yoksa filmi mi diye konuşmuştum.tabi ki kitap diye seslenmek istiyorum.tamam iyi güzel sahneleri var ancak bana çok kesik kesik geldi.burada dune serisini inceleyen çok iyi iki yazar gördüm.eminim onlar daha güzel anlatırlar.ilk kitabı bitirmemiş film.beklediğim etkiyi bulamadm.sakin ve hızlı ilerliyor.
devamını gör...
yazarları bugün mutlu eden olaylar

az önce bir arkadaşımı hastaneye götürmem gerekti. içeri sıra ile alındığı için kimseyi de riske atmamak adına hastaneye girmedim. hastanenin önünde beklerken bir sürü insan girdi çıktı. hepsinin görünümü, giyimi kuşamı birbirinden farklı, kendi hallerinde insanlardı. bazıları takım elbiseli, bazıları öğrenci, bazıları da ev hali ile çıkıp gelen insanlardı.
yukarıdaki fotoğraftaki teyze ile amca ilk başta hiç dikkatimi çekmedi. teyze amcanın koluna girmiş, amcanın elinde bir baston var. teyzenin çantasında bir süt şişesi ile yeşillik dolu olduğu belli bir poşet var. şu mavi paspasın üzerinde durdular. dakikalarca ayakkabılarındaki çamuru silmeye çalıştılar. bahçeden çıkıp gelmişler, gelirken elleri boş olmasın diye de doktora süt ve yeşillik getirmişler. teyzenin ayağındaki çamur ne kadar temizlemeye çalışsa da geçmedi, yoruldu.
amca teyzeye dedi ki "üst merdivene çık, ben temizlerim." teyze üst basamağa çıktı, ayağını hafif kaldırdı, amca elindeki bastonla ayağının altındaki çamuru temizledi teyzenin. teyze bu sırada amcaya bakıyor, gözlerinden görüyorum kalbindeki minnet.
bu manzara öyle güzeldi ki dakikalarca izledim, neden bilmem sonradan, onlar tam yukarı çıkarlarken fotoğraflarını çekmek geldi aklıma.
önemli olan ayaktaki çamurunuz değil be amca, önemli olan yüreğinizdeki güzellik. ne kadar güzel ve bir o kadar temiz olduğunuzu keşke dışarıdan, bizim gözümüzle görebilseydiniz!
devamını gör...
çaylakların aşırı ezik olduğu gerçeği
başlığı açan kişinin çocukluğunda bir travma geçirip geçirmediğini merak ettiren başlık. (bkz: travma sonrası stres bozukluğu) ciddi bir psikolojık bozukluktur ve kesinlikle tedavi edilmesi gerekir. çaylaklar üzerinden ego tatmini yapacağınıza ilk başta kendinize bir çeki düzen verin lütfen.
devamını gör...