işin şaşırtıcı kısmı başta şizofren gibi boşluğa seslenirken sonra bu şekilde devam ederek kitleye ulaşıp kaydırmalı atmaya başlamaları.
devamını gör...

son zamanlarda çevremden duyabildiğim tek cümle "dışarıdan güçlü görünen kadın içeride bir harabe taşıyor" şeklindeydi.
uzun zamandır o kadar çok alışmışım ki görünmez olmaya ve kendimi o sözde gücün ardına saklamaya... benim de bir gün fark edilebilir olacağım hiç aklıma gelmemişti.
şimdilerde ise bu farkındalık koca bir korkuya dönüştü. ardına saklandığım o güçlü kadın artık yok. daha çok yeni kaybettim onu. şahsen, nasıl kazanırım henüz bilmiyorum da.
hayattan çok yorulduğumu hissediyorum. ruhum çekiliyor, artık daha fazla hissediyorum şu hayattaki boşluğumu. yaşamaktan vaz geçiyorum ama o bir türlü benden vaz geçmiyor. sonra etrafıma bir ışık geliyor, daha çok parlasın diye içimde yitirmeye yüz tuttuğum güçten bir damla ona veriyorum. tekrar güldürmek, tekrar umut olmak istiyorum. saniyelik sürüyor bu isteğim, beni bilmeyen için de o güçlü kadın imajımı koruyorum bir nevi.

ama içimi görenler öyle olmadığını biliyor.
ben de biliyorum.
bildiğim için korkuyorum. bildikleri için korkuyorlar.

bildiğimiz için susuyoruz ve susmak bizim sözde olan 'tek çaremiz'.
devamını gör...

--- alıntı ---

resmi gazete’nin dünkü sayısında yayımlanan “türk silahlı kuvvetleri, milli istihbarat teşkilatı, emniyet genel müdürlüğü, jandarma genel komutanlığı ve sahil güvenlik komutanlığı taşınır mal yönetmeliği” adlı değişiklikle “milli güvenlik, kamu düzeni ve kamu güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden terör, toplumsal olaylar ve şiddet hareketlerinin meydana gelmesi durumunda” tsk, emniyet ve mit, taşınır mallarını herhangi bir şarta bağlı olmadan birbirine devredebilecek.

--- alıntı ---

toplumsal olaylarda roketatar kullanmak da ne bileyim.
devamını gör...

siyah saç taneciklerim. yavaş yavaş aklar düşüyor.
devamını gör...

boynuzlarımı kestirip bıçak sapı yaptırayım diyorum ne dersiniz güzel olur mu dostlar?
devamını gör...

mal, eşya veya kimsenin sanıldığının aksine çok da değerli olmadığı anlamında, küçümsemek için kullanılır.
“ çok da matah biri değil.”

edit: madah- matah düzeltme için sayın sillage’ ye teşekkürler.
devamını gör...

bir nesneden, ambiyanstan ya da bir duygudan aşırı derecede haz alma, tahrik olma hadisesi.

bu çorap da olabilir, bıyık da olabilir, hızma da olabilir, bir renk tonuna ait iç çamaşırı da olabilir.
fetiş hissi kişiden kişiye göre değişir, özneldir.
devamını gör...

türkiyedeki barcelona taraftarları yüzünden menfi hislerimin artmasına sebep olan takım.

son yıllarda , dünya futbolu, barça ile yatıyor, barça ile kalkıyor. elbette kimin kimle yatıp kalktığı bizi alâkadar etmez. nethekim özel hayatın gizliliği denen bir realite var.

kimileri bu takımı asrın takımı ilan ederken, kimileri de böyle bir takımın bir daha yer yüzünde boy gösteremeyeceğini iddia ediyor. görüştür saygı duyduk diyelim-

bunu yaparken de, barça'ya atfedilen kutsiyetin biri bin para. hele ülkemizdeki barça fanatikleri ki, biz onlara barçala behçet diyoruz, gemi azıya almışlar sallıyorlar da sallıyorlar.

yok efendim barça ezilenlerin takımıymış da, soldan soldan geliyormuş da, faşizme karşı omuz omuzaymış da. sanırsınız ki, takımı marx amca kurmuş, engels amca da ikinci başkanı.

evet ret edemeyeceğimiz bazı tarihi enstrümanlar mevcut. ama popodan üfürmek suretiyle, dilden dile aktarılan ve gerçekleri ters yüz eden efsaneleştirme çabaları bu enstrümanların da bozuk ses vermesine neden oluyor.

bu sebeple, bazı hususları barçala behçetlere hatırlatmayı bir görev addederiz;

barcelona'yı katalanlar kurmadı. an itibarıyla milli takım gözüyle baktıkları ve sonsuz bağlılık duydukları bu takımın harcında katalan parmağı yok. gamper katalan değil, kurucular arasında da, o çok nefret ettikleri ispanyollar var.

yani nereden tutarsanız tutun kuruluş elde kalıyor. efsane ölü doğuyor.

elbette ki ispanya iç savaşı dönemindeki tutumları ve mücadelelerini saygı ile karşılıyoruz amma velâkin bu tarz meselelere mabadi düzlemden değil, gerçeklerden hareket ederek bakmak gerektiğine inanıyoruz.

gelelim ikinci hatırlatmamıza, katalanları ezilen olarak görmek kadar uçuk bir düşünce olamaz. böyle düşünüyorsanız hayatınız da hiç katalan görmemişsiniz demektir. görmüşseniz de kesinlikle körsünüz ya da analiz yeteneğiniz sıfır! katalanlar kadar kibirli ve burnu havada elemanlar görmek şu fani dünyada çok zor. gerek taraftar profili gerekse halk profili tepeden bakmak suretiyle kendilerini olimpos'un tepesine oturmuş zeus'un başparmağındaki nasır zannetmekle meşgul.

bölgenin gelişmişlik düzeyi çok yüksek ve ispanya geneline oranla da, yaşam standartları bire beş veriyor. yani geldiğimiz nokta da ezen- ezilen çelişkisi falan yok. bu basit palavradan öteye gitmiyor. madrid'e faşist takım diye lanet yağdıran barçala behçetler, mikro milliyetçi, mabadı kalkık tempra modunda, ortada arzı endam eden katalanlara tapıyor ya ifrit oluyorum arkadaş.

ayıp ediyorsunuz barçala behçetler! atlethic bilbao'ya ayıp ediyorsunuz. roma'ya ayıp ediyorsunuz. livorno'ya ayıp ediyorsunuz. gerçek anlamda halk takımı olan takımlara, sınıfsal mücadele de simgeleşen camialara ayıp ediyorsunuz. yalan yanlış bilgi höpürdetmeleriyle barça aşkınızı millete angaje etmeye çalışıyorsunuz ya ayıbın kuyruklusunu kendinize ediyorsunuz.

sizlerin sayesinde ''içimde ki barça aşkı bambaşka o büyük taraftarınla çok yaşa (...)'' tezahüratını seslendirmeden duramıyorum. barça'yı izlediğim her maç rakip takım golü attığında sevinçten kendimi kaybetmemin sebebi sizsiniz ve bu itici tavırlarınız. bulmuşsunuz hemen hemen her maçını kazanan bir jenerasyon dayamışsınız sırtınızı ona, barçalıyım diye ortalıkta bu yalanlarla birlikte geziyorsunuz. oynadıkları futboldan zevk alanları ise tenzih ediyorum. ne de olsa göz pası silmek möhim bir mesele.

neyse efendim işte böyle. ''barçala behçet''lerin sayesinde bir numaralı barça düşmanı oldum. ha şunu da hatırlatmadan geçemeyeceğim real'den hiç mi hiç haz etmem.

oh be içimi döktüm rahatladım.

ha bu arada azalarak bitmeye başladıklarının da altını çizmem lazım. bahsettiğim dönem takriben son 10 yıllık dönem. xavi yok artık, iniesta yok. messi de yolcu. biraz durulurlar diye ümit ediyorum. azıcık kafamız rahat eder *
devamını gör...

dünya yalan söylüyor diye bir albümleri var.bana göre türkiyenin en iyi albümlerinden. albümün her parçası olaydır. benim için en favorisi bir derdim var adlı parçadır. bir de eurovisionu var bu işin şarkıyı ingilizce söyleseler kanımca 1. olucaklar anlamadiklari için 7.yaptılar.. aranıyor sahibi ruhumun tam yerine mi düştüm....
devamını gör...

doğum günün kutlu olsun sevgili yazar*
yeni yaşın musmutlu, gamsız, kedersiz, bol kahkahayla geçsin. hadi üfle bakalım *
devamını gör...

türkiye simülasyonun da normal karşılanması gereken bir durum.
devamını gör...

"sahip olunması zorunlu tek şey var,
ya doğuştan ince bir ruh bu yada bilim ve sanat tarafından inceltilmiş bir ruh"

friedrich nietzsche
devamını gör...

cevap: su. su akarken toprak üzerinde bir yol bırakır. ve eğer suyu zamana benzetirsek, şu anki şartlarla geri dönemeyeceğimiz için, mevcut su kanalları üzerinden, suyun aktığı yol üzerinden ilerlemek durumunda kalırdık.

sorum şu:

bencilliği sence en güzel ne dizginleyebilir, senin insanlık için yapabileceklerin mi, yoksa başkasının insanlık için yapabilecekleri mi, neden?
devamını gör...

güüüünayyydınnnn askilobum..
sabah sabah güzel güzel hazırlandım, ela- yeşil gözlerimle ortalığı kavuracak tek ürünlü bir makyaj yaptım ve işe doğru yola koyuldum. ama hiiiiç ama hiiiiç sevmediğim iş arkadaşım bugün benim için çok kötü anılar edinmeme sebep olan bir yerden geçerek işe getirdi bizi. soruyorum size, bu itlik değil de nedir? bu çocuk benden dayak yiyecek en son. bir de kahvaltı için sandviç alacağım patiserinin önünde de durmadı. kan istiyor belli ki..
neyse, ben de diğer iş arkadaşıma yanaşıp : "şey ben kahvaltı yapmadım da bisküvinden ödünç alabilir miyim? öğle arası alırım sana, borcum olsun. " dedim, o da : "bu borcu öde öde bitiremezsin be peri!" dedi.
sağ olsun sayesinde kahvaltı yapmış oldum.. gününüz sinirsiz, itlik yapmayan insanlarla geçsin
öptüüümmm kocamann! *
devamını gör...

kültürel merkeziyetçilik olarak tanımlanan sosyolojik bir kavramdır.kişinin kendi kültür değerlerininden yola çıkarak diğer kültürleri yargılamasıdır.
devamını gör...

bulancak isimli ilçesi mükemmel doğa güzelliklerine sahip olan,karadeniz bölgesinde yer alan ilimiz.
devamını gör...

durduk yere atışamam
çok kızarsam yatışamam
sevdiğimin ahı tutar
başkasıyla bakışamam

yazarım ben şair gibi
bu işlerde mahir gibi
gece gece cazgır gibi
kimselerle çatışamam
devamını gör...

aşırı cringe geldi , klibiyle birlikte dinlerken özellikle. tarkan 90larda çok çok iyiydi kuzu kuzudan sonra pek şarkı olarak eski kalitesinde gelmiyor bana. mesajlı falan şarkı sözü yazmış okey ama açıp dinlenecek bir kalitede olduğunu düşünmüyorum. yine de yazın her yerde bunu çalacaklarına eminim. çünkü abartmalara bayılıyoruz.
devamını gör...

günaydın sözlük, çayın ardı felan hep güneş, hep güzellik..
valla bak?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ülkenin başına gelmiş, geçmiş cumhurbaşkanı, başbakan, bakan gibi büyük yönetici konumundaki siyasiler mutlak surette zülfiyare dokunmuş, halkın kötü duasını almışlardır. çoğunluğu yönetip de herkesten helallik almakla iş bitmez ki. hakkını helal etmeyecek olanlar edenlerden fazla görünüyor. bunları toplasanız arşa kadar çıkar. özellikle bu iktidar, diğerlerine nazaran fazla dönemde iktidarda kaldığı için de bunun sayısı daha da artar.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim