beklemek üzerine;

insan sabahtan akşama kadar bir şey olmasını bekler ve hiçbir şey olmaz. insan bekler, bekler, bekler
şakakları zonklaya dek düşünür, düşünür, düşünür. hiçbir şey olmaz. insan yalnız kalır. yalnız, yalnız..

beklemek! beklemek! bir saniyede bir insan ölebilir, bir yazgı belli olabilir, bir dünya yıkılabilirdi,daha ne kadar bekleyecektim ?

beklemek, daha ne kadar güzel anlatılabilir? bir cümle insanın içine ne kadar işleyebilir?
devamını gör...

bir oturuşta geberene kadar yenebilen yiyecek. baharatlı pirinc uzerine et sotelenmiştir. sıcak, soguk olmak üzere ve farklı boyutlarda satılır. limon sıkılarak yenilir.
devamını gör...

karşılarınındakinin bir insan olduğunu unutan insanların yaptığı yığın eleştiri tarzıdır. adaletli bir olay değildir. kalabalık, dünya üzerinde her zaman azınlığı susturmuştur. haklı da olsa haksız da olsa. sonucu bazen iyi yerlere gidebilir fakat çok kötü sonuçlar da doğurabilir. toplu bir şekilde linç yapmak, taşlamaktansa problemi özelde halletmek, konuyu bireysel de çözüme ulaştırmak daha sağlıklı olabilecektir. elbette kalabalığın getirdiği artıları kullanalım fakat insanların insan olduğunu unutmadan.
(bkz: kusurlarımızla birlikte yaşıyoruz)
devamını gör...

din, sadece kitleleri uyutan bir toz değildir. hissedebilen bazı kimseler için delilik panzehiridir. büyüdükçe farkına vardıkları anlamsızlık için sığındıkları bir köşedir. ne kadar saçma da olsa, ne kadar çelişkiyle dolu da olsa herhangi bir açıklama rahatlatır; bilmemekten daha iyidir.
devamını gör...

içinde vanilyalı krema, üzerinde çikolata bulunan yumuşak hamurlu bir tatlı.

bir oturuşta birkaç kilo yiyesim geliyor resmen. böyle de güzel olunmaz ki kaarrdeşim!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlüğe kod yazmak *
devamını gör...

-hayatta üç yanlışım oldu olric.
+ne gibi efendim?
-tanıdım, inandım, güvendim. ama bir doğrum oldu.
+o nedir efendim?
-sevdim olric.
fakat sen de bilirsin ki, üç yanlış bir doğruyu götürür.

-oğuz atay
devamını gör...

holley be. faz 3 sonuclari aciklanamayan asiyi vucudumuza sokmak icin randevu alip siraya girecegiz. turkiye saglik alaninda bir devrime daha imza atti tersine evrim is loading..
devamını gör...

buyucu ve teyzesi isimli çalışma.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aradan en az 2 yıl geçmeden hiçbir değeri olmayacak olan kıyaslamadır. daha şunun şurasında kaç gün oldu ki?
devamını gör...

ilk canlı dersimde bir öğrencim "ooo öğretmenim, kamerayı dolandır bakam da evini gezelim görelim." demişti.*

bir başka canlı dersimde başka bir öğrencim çoraplarını çıkarıp kamera karşısında koklamış ve " öğretmenim ben bugün banyo yapayım." dedi.* çorabı koklayarak banyo zamanının geldiğini bilmeyen de ne bileyim.*
devamını gör...

datça yarımadasının en ucunda bulunan knidos antik kentine ulaşım aracınız yoksa oldukça zor. günde iki kez şehir merkezinden kalkan dolmuşlar olduğu söyleniyor fakat deneme şansım olmadı. müzekart geçerli, bilet fiyatlarını bilmiyorum.

kent, hellesinistik dönemden kalma. oldukça ihtişamlı yapılardan elimizde kalan ise sanki sadece harabeler. bana göre dionyssos tapınağı ve tiyatro en sağlıklı yapılardan ikisi. tabii ki bu durumda en büyük etkiye sahip durum kontrolsüzce yapılan kazılar. 1800'lü yıllarda yabancılar tarafından yapılan ilk kazılarda knidos aslanı isimli heykel ingiltere'ye kaçırılıyor ve british museum'da sergileniyor. aslan'ın ait olduğu alan hala ayakta ancak kentin kazı çalışmalarının başkanı prof. ertekin doksanaltı'nın yaptığı açıklamaya göre yapının güçlendirilmeye ihtiyacı var. kültür bakanlığı kaçırılan eserlerin iadesi için epeydir çalışma yürütüyor, hep birenkte sonucu göreceğiz. kentin ikinci dönem kazıları 1960 yılında yine bir yabancı olan iris cornelia love tarafından yapılıyor. onun döneminde durum sadece tarihi eserlerin kaçırılmasıyla kalmıyor, kent ciddi bir şekilde tahrip ediliyor. kuyu gibi çukurlar da kendisinin eseriymiş. neyse ki bu kazı çalışmaları da sona erdiriliyor. love, geçtiğimiz aylarda covid-19 nedeniyle vefat ediyor. kentin şu an kazı başkanı olan isim ise selçuk üniversitesi'nden prof. ertekin doksanaltı.

kent ızgara plan üzerine şekillenmiş. biraz yükseğe çıkıldığında ızgaraları hala rahatlıkla ayırt edebilmek mümkün.
knidos'ta ünlü bilim insanları da yetişmiş; astronom eudoxos, iskenderiye feneri'nin mimarı sastratos. knidos aynı zamanda şaraplarıyla da ün kazanmış durumdaymış. ayrıca cinsellikle ilgili önemli bir merkez olduğu söylense de bu özelliğiyle öne çıktığına rastlamadım.

kenti yerleşim alanı olduğu dönemde turizm merkezi haline getiren temel eser ise çıplak afrodit heykeli. dönemin ünlü heykeltraşı praxiteles tarafından yapılan çıplak afrodit heykeli o kadar çok beğeniliyor ki farklı yerleşim alanlarından sırf onu görmek için geliyorlar. ayrıntılı vücut tasviri ve çıplaklığıyla bir ilki oluşturduğu söyleniyor. heykelin aslına ulaşılamasa da bazı taklitlerinden yola çıkarılarak görünümü tahmin ediliyor. arkeolog irvin hanım da bu heykelin peşinde olduğu için kentin altını üstüne getirmiş diyorlar.

geçtiğimiz yıllarda zeminde olan kalıntılar, restorasyon çalışmalarıyla birlikte ayağa kaldırılmakta. yapıtları aslında oldukları görünüme kavuşturmak için yapılan çalışmalar oldukça özenli görünüyor. alçıyla tamamlanmış tarihi eserlere alışmış gözlerim bu durumu epey yadırgadı.

ege ve akdeniz'in birleştiği noktada bulunan kent manzarasıyla da pek hoş bir noktada. kum zambakları da kenti mesken edinmiş, güzel kokularını saçıyorlar. gezmek için saatler yetmiyor. keşke bu kadar tahrip edilmeseydi, eserlerin kaçırılmasının önüne geçilebilseydi.
devamını gör...

eskiden yapardım. sabah 5'e kadar oturur çalışırdım çok da verim alırdım ama artık geceleri otursam da odaklanamıyorum.** oyalanacak bir şey bulamıyorsun. güzel oluyordu.
devamını gör...

kendi küçük etkisi büyük bir cismin getireceği gürültüyü kaldırıp kaldıramayacağımız sorunsalı.

aa kullanırım neden olmasın ki dedim başlığı görünce.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bakın konuya o kadar uzağım işte.
hemen çocukluk anılarıma daldım.
boş arazide pat pat patlattığımız torpiller geçti gözümün önünden.
hatta şuan nerede patlatılabilir diye bile düşündüm.

kusura bakmayın ses mes ben kullanırım abi. zaten gürültülü memleketiz azcıkta ben ses yapayım kırk yılın başında bir.

hadi toplanıp tüm torpilleri patlatalım. ne dersiniz?
devamını gör...

beyninin olup olmadığı.
devamını gör...

hayyam rubailerinden yola çıkarak tanıştığım, mutlu olma felsefesidir.
biraz da uzmanının kaleminden alıntılayacak olursak:
epiküryen felsefede insan huzur ve mutluluğu için varoluşu üzerinde düşünmeli, emek harcamalı, hayatına anlam kazandırmalıdır. boş ve umarsız yaşamak, amaçsız bir hayat sürmek iç huzursuzluğuna yol açacak bu da kronik mutsuzluğa sebep olacaktır. paylaşılmayan zenginlik, özgürlük içinde yaşanıp değerlendirilmeyen para, mal, mülk, kendinle ve dostlarınla fikir alış verişinde bulunup, düşünsel katkıda bulunmadan düşüncesizce, boş bir yaşam huzursuzluğu arttıracaktır.
daha ayrıntılı okumak isteyenler için buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
insanın kendine yaptığı kötülüğü bütün
dünya bir araya gelse ona yapamaz.
devamını gör...

üzerinde bayaa çalışılmış, ince ince işlenmiş dizi.

öncelikle gerçek bir hikayeyi izleyici ya da okura sunmak bence zor iş. neresinde hayal ürünü kullanıp neresinde gerçeklere sadık kalacaksınız iyi belirlemek gerekiyor çünkü hayal ürününü fazla kacirdiginizda hitap ettiğiniz kitle hayal kırıklığına uğrayabilir ve ya tam tersi gerçeklere fazla sadık kaldığınızda belgesel kıvamına gelebilir. dizi bittikten sonra internette okuduklarim bana gayet uygun bir ayar verildiği izlenimi oluşturdu.

6 bölümde bitebilecekken 8 bölüm biraz uzatılmış. sanırım hollanda'lı diplomatın tutkusu daha net anlaşılsın diye bu yola gidilmiş ki bu da diziyi basit bir polisiyeden kurtarmış oluyor.

dizide diğer yazarların da belirttiği döneme ait ayrıntılar çok çok güzel kullanilmis. kullanılan bardaklardan bikinileri, kağıtlara, mobilyalara kadar... ayrıca çekim kalitesi ya da tekniği de gercekten 70'li yıllarda hissetmenizi sağlıyor. sırf bu yüzden bile izlenebilir.

başrol oyuncusu tahar rahim'in fransızca konuşurken ağzının aldığı hal, gerginlik ve korku başta olmak üzere duyguları soğukkanlılıkla gostermesi beni etkileyen bir başka nokta oldu.

itiraf etmeliyim ki; ilk bölümü izledikten sonra aşırı hem de çok aşırı sigara kullanımı özendirici olduğu düşüncesi ile beni rahatsız etmişti. son bölüme gelindiğinde ise artık sigara kullanımı öyle bir boyuta gelmişti ki; çocuklardan ve eşimden gizli ara ara tutturen benim bile midemi bulandırdı.

yine dizide karakterlerin nesneleri tutma biçimi, konuşurken istemsiz yapıldığı izlenimi verilmeye çalışılmış tikleri ya da tepkileri, anne eksikliği ve ya duygusal istismarın insan psikolojisinde etkileri çok güzel vurgulanmış.

kafama yatmayan tek şey; juliet'in son aşamada yaptığı aptallık oldu.

dizi ile ilgili minik ve önemsiz bir sürpriz; daha önce yine netflix'te izlediğimiz bodyguard dizisinin başrol oyuncusurichard madden* eskiden serpent'in moniqe'i jenna louise coleman!* ile sevgili iken, 5 yıllık ilişki bitince yine serpent'in angela'sı* ellie bamber ile aşk yasamiş. yani aynı diziden iki kadınla da çıkmış. *
devamını gör...

dinlemedeyiz.
elveda rumeli'den bir şeyler çıksa keşke.
devamını gör...

korkmak için gerekli ambiyans sağlanmıştır.ruhlar alemine hoş geldiniz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim