sosyal medya suçlarına hapis cezası getirilmesi
muhtemelen gerektiği gibi kullanılmayacak bir uygulamadır. tacizciler, istismarcılar görmezden gelinecek; sadece fikirlerini söyleyenler içeride olacak. alıştık artık bunlara, öğrenilmiş çaresizliğimizde debeleniyoruz.
devamını gör...
pablo neruda
seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman. demiştir
devamını gör...
starbucks
story çekmek için 5 liralık kahveye 15 lira ödenilen mekan .
devamını gör...
cyrano de bergerac
başkasının cümleleri ile başkasının aşkını yaşayan christian mı veya gözünün önünde duran böyle incelikli bir sevgiyi göremeyecek kadar kör olan roxane mı yoksa korkularından ötürü sevgisini cümlelere hapsetmiş olan cyrano mu daha bahtsız? kelimelerin ne denli etkili olduğunu bilsem bile bana bazen korkulardan arınmış bir dokunuşun umutsuzca sarfedilen kelimelerden daha etkili olduğunu düşündüren edmond rostand oyunu. oyunu yalnızca bu aşk üzerinden değerlendirmek oldukça yanlış olurdu şüphesiz. cyrano riyakarlıktan uzak, kendince hak ve adalet arayışında ve 100 kişi ile düşünmeden mücadele edecek kadar iyi bir düellocu. üstün bir düellocu cyrano ama kalemi bana kalırsa kılıcından daha keskin olmuştur bundan ötürü kendini boş yere başkasının dış görünüşüne zincirlediği bu aşk bana hep talihsiz gelmiştir zaten. o meşhur "yoksa eldivenim ne çıkar! bir tanecik kalmıştı babamızdan yadigar, yanımda bulunsaydı yine kullanacaktım; ne çare, bir asilzadenin suratında bıraktım." cümleleri de esasında bu oyunda geçmektedir. konuya gelecek olursak; cyrano roxane'a deliler gibi aşıktır fakat oldukça büyük olan burnundan ötürü çekinip açılamaz ona. şansa bak ki cyrano'nun sözde çirkinliği yanında güneş gibi parlayan christian da roxane'a karşı bir şeyler hissetmektedir ve bu karşılıksız da değildir fakat christian ve roxane'ın aşkı gölgede kalacak bir sevgi olur çünkü christian'ın fısıltıları cyrano'nun cümlelerinden başka bir şey değildir. kendi dizginlenemez aşkını christian üzerinden aktarır cyrano ve ölüm kapısını çalana kadar bu gerçekten habersiz kalacaktır roxane. hem onurlu hem de ne budalacadır aslında cyrano'nun yaptığı oysa bazı gönüller cümlelerle de fethedilebilirdi şüphesiz. victor hugo'ya mal edilen ama ona ait olmayan pek meşhur bir şiirde şöyle bir dize var; çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı? bu daima havada asılı kalacak bir soru.
vicomte, hiddetten boğulur gibi.
tavrı küstah, sözü tok,
bir köy asilzadesi, eldiveni bile yok!
sırmasız, fiyongosuz, kurdelesiz bir herif!
(ces grands airs arrogants !
un hobereau qui… qui… n’a même pas de gants !
et qui sort sans rubans, sans bouffettes, sans ganses !)
cyrano
evet ama, çok şükür, maneviyatım zarif!
hayır, bir züppe gibi takıp takıştıramam,
elbisem gösterişsiz olunca süsüm tamam
olur. bilhassa ihmal etmediğim şey budur:
yıkanmamış hakaret, paçavra olmuş gurur,
uykudan vicdanımın gözleri çapak çapak,
ve kirli endişeler ile sokağa çıkmak ...
yürürken, sırmadan çok pırıldar her tarafım:
hürriyetirn, gururum, şahane itikafım,.
göğsüme sıralarım, büküp bıyıklarımı,
bir alay kordon değil, kahramanlıklarımı
çarpık, pörsük bir vücut değildir, bu her zaman
bir korse giymiş gibi ruhumdur dimdik duran!
her yerde bir erkekçe sayhadır her satırım,
hakikati bir rnahmuz gibi şakırdatırım.
(moi, c’est moralement que j’ai mes élégances.
je ne m’attife pas ainsi qu’un freluquet,
mais je suis plus soigné si je suis moins coquet ;
je ne sortirais pas avec, par négligence,
un affront pas très bien lavé, la conscience
jaune encor de sommeil dans le coin de son œil,
un honneur chiffonné, des scrupules en deuil.
mais je marche sans rien sur moi qui ne reluise,
empanaché d’indépendance et de franchise ;
ce n’est pas une taille avantageuse, c’est
mon âme que je cambre ainsi qu’en un corset,
et tout couvert d’exploits qu’en rubans je m’attache,
retroussant mon esprit ainsi qu’une moustache,
je fais, en traversant les groupes et les ronds,
sonner les vérités comme des éperons.)
vicomte
fakat mösyö, ben ...
(mais, monsieur…)
cyrano
yoksa eldivenim ne çıkar!
bir tanecik kalmıştı babamızdan yadigar,
yanımda bulunsaydı yine kullanacaktım;
ne çare, bir asilzadenin suratında bıraktım.
(je n’ai pas de gants ?… la belle affaire !
ıl m’en restait un seul… d’une très vieille paire !
– lequel m’était d’ailleurs encor fort importun.
je l’ai laissé dans la figure de quelqu’un.)
vicomte, hiddetten boğulur gibi.
tavrı küstah, sözü tok,
bir köy asilzadesi, eldiveni bile yok!
sırmasız, fiyongosuz, kurdelesiz bir herif!
(ces grands airs arrogants !
un hobereau qui… qui… n’a même pas de gants !
et qui sort sans rubans, sans bouffettes, sans ganses !)
cyrano
evet ama, çok şükür, maneviyatım zarif!
hayır, bir züppe gibi takıp takıştıramam,
elbisem gösterişsiz olunca süsüm tamam
olur. bilhassa ihmal etmediğim şey budur:
yıkanmamış hakaret, paçavra olmuş gurur,
uykudan vicdanımın gözleri çapak çapak,
ve kirli endişeler ile sokağa çıkmak ...
yürürken, sırmadan çok pırıldar her tarafım:
hürriyetirn, gururum, şahane itikafım,.
göğsüme sıralarım, büküp bıyıklarımı,
bir alay kordon değil, kahramanlıklarımı
çarpık, pörsük bir vücut değildir, bu her zaman
bir korse giymiş gibi ruhumdur dimdik duran!
her yerde bir erkekçe sayhadır her satırım,
hakikati bir rnahmuz gibi şakırdatırım.
(moi, c’est moralement que j’ai mes élégances.
je ne m’attife pas ainsi qu’un freluquet,
mais je suis plus soigné si je suis moins coquet ;
je ne sortirais pas avec, par négligence,
un affront pas très bien lavé, la conscience
jaune encor de sommeil dans le coin de son œil,
un honneur chiffonné, des scrupules en deuil.
mais je marche sans rien sur moi qui ne reluise,
empanaché d’indépendance et de franchise ;
ce n’est pas une taille avantageuse, c’est
mon âme que je cambre ainsi qu’en un corset,
et tout couvert d’exploits qu’en rubans je m’attache,
retroussant mon esprit ainsi qu’une moustache,
je fais, en traversant les groupes et les ronds,
sonner les vérités comme des éperons.)
vicomte
fakat mösyö, ben ...
(mais, monsieur…)
cyrano
yoksa eldivenim ne çıkar!
bir tanecik kalmıştı babamızdan yadigar,
yanımda bulunsaydı yine kullanacaktım;
ne çare, bir asilzadenin suratında bıraktım.
(je n’ai pas de gants ?… la belle affaire !
ıl m’en restait un seul… d’une très vieille paire !
– lequel m’était d’ailleurs encor fort importun.
je l’ai laissé dans la figure de quelqu’un.)
devamını gör...
mojito'yu mojito diye okuyan insan
yılkı atı diye okudum.
devamını gör...
mutlak idealizm
fichte'nin öznel idealizmini alıp ''her şeyin felsefesi'' olarak mutlak idealizm'i* geliştirmiş*. geçtiğimiz yy'da hangi metafizik tenkidi varsa hepsi hegel'edir.
hegel kendi kavramsal çerçevesiyle -ve özellikle almancanın da etkisiyle- okunması ciddi zorluk içeren bi felsefeci abimiz. felsefesinin başka dillere tercümesi ciddi problemler doğurmakta. zira hegel, kant, heidegger gibileri öyle kavramlar üretmişler ki mabadlarından, almanlar bile trene bakar gibi bakmışlar. biz şimdi gariban gibi tercümelerden okuyup anlamaya çalışıyoruz. millet de çıkmış piyasaya ''tercüme mümkündür'' diyo. salla babacım salla. al sana geisteswissenschaften. hadi çevir bakalım ne diye çeviricen. çevirsen çevirsen beşeri bilimler diye çevirirsin. yok arkadaşlar, bazı kelimelerin ve kavramların diğer dillerde karşılığı yok. şaşırmayalım buna. çok merak ediyosak, ahkam kesmek yerine gidip dilini öğrenelim. neyse çok uzattım. o embesil m.sikkofield'ın yazılarına dönecek sonra allah korusun.
hegel'e göre gerçekliğin tamamı ancak ve ancak mutlak zihinle* anlaşılabilir. -mutlak zihin için (bkz: geist)- her filozof gibi hegel de kendisinden önceki metafizik anlayışlara bi güzel gömer. hepsinde eksiklik vardır. çünkü hegel'e göre geist, kendisini zamanla dünyada daha da anlaşılır kılmaktaydı. bu aynı zamanda determine bi tarih felsefesi de barındırır. geist'in anlaşılır hale gelmesi ise daha sınırlı ve daha sığ olan varoluş biçimlerinin ortadan kaldırılarak daha donanımlı bi varoluşun ortaya çıkışıyla mümkündür. bu açıdan dünya evrimsel bir sürecin içindedir. keza dünyanın farklı evreler boyunca devam eden 'tekamülü' hegel'e göre aklın dünyadaki yolcuğuludur. dünyanın başından bu yana yapılan salt fiziksel olan açıklamalar hep çelişkilere yol açtı. bu sebeple rasyonel bi açıklama için fiziksel olmayan açıklamalar da yapmak gerekir. hegel'e göre dünyadaki her tarihi evrede bu açıklama daha tutarlı bi şekile betimlenmekte. ayrıca geist'in gelişme süreci mantıksal da bir süreçtir. yani diyalektiktir. evrene dair çelişik olan bilgiler diyalektik yoluyla düzenlenir. (çelişen iki teorinin ortak doğruluklarının alınıp bir sentez yapılması gibi(u: kuantum vs genel görelilik = the theory of everything)) evrene dair kavrayışımız işte bu şekilde gerçekleşir. felsefe tarihi işte bu gelişmeyi, diyalektik süreci ve geist'in anlaşılmasını anlatır. geist tamamen rasyonel hale geldiğinde, geist'in doğasını ifade eden bir düşünce sistemi onun olduğu şeyle özdeş hale gelecek, tam düşünce ve tam varlık bir ve aynı olacaktır.
son olarak, hegel kendi düşüncesini, varlığın bütünlüğünü kapsayan nihai anlayış olarak gördüğü gibi, almanları da diyalektik sürecin beşeri düzeydeki nihai topluluğu olarak gördü.
hegel kendi kavramsal çerçevesiyle -ve özellikle almancanın da etkisiyle- okunması ciddi zorluk içeren bi felsefeci abimiz. felsefesinin başka dillere tercümesi ciddi problemler doğurmakta. zira hegel, kant, heidegger gibileri öyle kavramlar üretmişler ki mabadlarından, almanlar bile trene bakar gibi bakmışlar. biz şimdi gariban gibi tercümelerden okuyup anlamaya çalışıyoruz. millet de çıkmış piyasaya ''tercüme mümkündür'' diyo. salla babacım salla. al sana geisteswissenschaften. hadi çevir bakalım ne diye çeviricen. çevirsen çevirsen beşeri bilimler diye çevirirsin. yok arkadaşlar, bazı kelimelerin ve kavramların diğer dillerde karşılığı yok. şaşırmayalım buna. çok merak ediyosak, ahkam kesmek yerine gidip dilini öğrenelim. neyse çok uzattım. o embesil m.sikkofield'ın yazılarına dönecek sonra allah korusun.
hegel'e göre gerçekliğin tamamı ancak ve ancak mutlak zihinle* anlaşılabilir. -mutlak zihin için (bkz: geist)- her filozof gibi hegel de kendisinden önceki metafizik anlayışlara bi güzel gömer. hepsinde eksiklik vardır. çünkü hegel'e göre geist, kendisini zamanla dünyada daha da anlaşılır kılmaktaydı. bu aynı zamanda determine bi tarih felsefesi de barındırır. geist'in anlaşılır hale gelmesi ise daha sınırlı ve daha sığ olan varoluş biçimlerinin ortadan kaldırılarak daha donanımlı bi varoluşun ortaya çıkışıyla mümkündür. bu açıdan dünya evrimsel bir sürecin içindedir. keza dünyanın farklı evreler boyunca devam eden 'tekamülü' hegel'e göre aklın dünyadaki yolcuğuludur. dünyanın başından bu yana yapılan salt fiziksel olan açıklamalar hep çelişkilere yol açtı. bu sebeple rasyonel bi açıklama için fiziksel olmayan açıklamalar da yapmak gerekir. hegel'e göre dünyadaki her tarihi evrede bu açıklama daha tutarlı bi şekile betimlenmekte. ayrıca geist'in gelişme süreci mantıksal da bir süreçtir. yani diyalektiktir. evrene dair çelişik olan bilgiler diyalektik yoluyla düzenlenir. (çelişen iki teorinin ortak doğruluklarının alınıp bir sentez yapılması gibi(u: kuantum vs genel görelilik = the theory of everything)) evrene dair kavrayışımız işte bu şekilde gerçekleşir. felsefe tarihi işte bu gelişmeyi, diyalektik süreci ve geist'in anlaşılmasını anlatır. geist tamamen rasyonel hale geldiğinde, geist'in doğasını ifade eden bir düşünce sistemi onun olduğu şeyle özdeş hale gelecek, tam düşünce ve tam varlık bir ve aynı olacaktır.
son olarak, hegel kendi düşüncesini, varlığın bütünlüğünü kapsayan nihai anlayış olarak gördüğü gibi, almanları da diyalektik sürecin beşeri düzeydeki nihai topluluğu olarak gördü.
devamını gör...
yengeç burcu
duygusal filan değiller, benciller..
erkeklerinin hepsi kız gibi, insanı göbeğinden çatlatır,
adaletsizler, net..
herkesin heryerde onlara ayrıcalık yapmasını isterler, herkesde mecbur sanırlar, öyle davranırlar, anlatamazsınızda, heryerde karın ağrısı, her yerde pürüz dür bunlar, herşey onların hakkı,
zaten non-stop size küsmüş olduklarından iletişim de kuramazsınız
ruhları zorbadır, şiddete en meyilli burç
aynı zamanda şiddete en çok kafa yoran burçtur, çünkü sadece fiziksel değil, psikolojik şiddetle en çok uğraşanlarda bunlardır,
cezaevlerindeki suçluların %90 ı
ruh hastalarının %90 ı tam hatırlamıyorum 99 da olabilir, bu hasta ruhlar hep yengeç burcudur, tesadüf değildir
tecrübeylede sabittir, verdikleri sözü tutmazlar, cimridirler, çünkü hep almak isterler, herkes hep beni düşünsün isterler..
öyle anaç filanda değildirler..
erkekleri feminen olur, karakterleri kadın gibidir..
kadını ayrı mız mız.. bir tane müdürüm vardı, 50 li yaşlarda dul, fal baktırmaya gidip gidip, falımda sen çıktın sen beni kıskanıyormuşsun derdi, benim kıyafetlerimin aynısından alıp giyerdi, bir dönem bir sevgilim olmuştu ama böyle, çiçekler filan işyerime gelirdi almaya, yakışıklıydı da, gitti reddettiği adamla görüşmeye başladı, çıkmaya başladı, getirdi benimle tanıştırırdı özellikle, bana çok aşık diye bana anlatırdı..
ömür törpüsü insanlar..
erkeklerinin hepsi kız gibi, insanı göbeğinden çatlatır,
adaletsizler, net..
herkesin heryerde onlara ayrıcalık yapmasını isterler, herkesde mecbur sanırlar, öyle davranırlar, anlatamazsınızda, heryerde karın ağrısı, her yerde pürüz dür bunlar, herşey onların hakkı,
zaten non-stop size küsmüş olduklarından iletişim de kuramazsınız
ruhları zorbadır, şiddete en meyilli burç
aynı zamanda şiddete en çok kafa yoran burçtur, çünkü sadece fiziksel değil, psikolojik şiddetle en çok uğraşanlarda bunlardır,
cezaevlerindeki suçluların %90 ı
ruh hastalarının %90 ı tam hatırlamıyorum 99 da olabilir, bu hasta ruhlar hep yengeç burcudur, tesadüf değildir
tecrübeylede sabittir, verdikleri sözü tutmazlar, cimridirler, çünkü hep almak isterler, herkes hep beni düşünsün isterler..
öyle anaç filanda değildirler..
erkekleri feminen olur, karakterleri kadın gibidir..
kadını ayrı mız mız.. bir tane müdürüm vardı, 50 li yaşlarda dul, fal baktırmaya gidip gidip, falımda sen çıktın sen beni kıskanıyormuşsun derdi, benim kıyafetlerimin aynısından alıp giyerdi, bir dönem bir sevgilim olmuştu ama böyle, çiçekler filan işyerime gelirdi almaya, yakışıklıydı da, gitti reddettiği adamla görüşmeye başladı, çıkmaya başladı, getirdi benimle tanıştırırdı özellikle, bana çok aşık diye bana anlatırdı..
ömür törpüsü insanlar..
devamını gör...
kafa kafaya radyo yayını
- sosyal medya bağımlılığına değinilmesi hoştu.
- aşk meşk konuştuktan sonra ilk parçanın ‘duman - her şeyi yak’ olması ve diğer müzik seçimleri aşırı iyi geldi. *
- the boys ilk sezon izlemiştim. güzel dizi.
8/10 izlenir
- süpergücüm telepati veya telekinezi olsa efsane bi hayat tasarlardım kendime. görünmez olmaktan yada uçabilmekten daha havalıdır.
- kitap önerileri teşvik edici olmuş.*
- kahve bağımlılığı abartılmıyor kendimden biliyorum. yeterli koffeini almayınca değişik tripler gösteriyo vücut. hem de sinirlerim çok çabuk bozuluyor. vahşileşiyorum istemsiz.*
- lucid rüya olayına programcıyla aynı açıdan bakıyorum. hiç uyanmak istemeyebilirim.
- sohbet güzel. keyif aldım.
haftaya daha sesli yükleyin programı lütfen.
konu geçişlerinde ki ‘hışırt’ sesi ve aralarda giren caps’ler * güzel bi dokunuş olmuş.
(bkz: detaylar önemlidir)
1 saat su gibi aktı. emeğinize sağlık. maşşallah’lı bi yayın olmuş. tebrikler, devam. *
- aşk meşk konuştuktan sonra ilk parçanın ‘duman - her şeyi yak’ olması ve diğer müzik seçimleri aşırı iyi geldi. *
- the boys ilk sezon izlemiştim. güzel dizi.
8/10 izlenir
- süpergücüm telepati veya telekinezi olsa efsane bi hayat tasarlardım kendime. görünmez olmaktan yada uçabilmekten daha havalıdır.
- kitap önerileri teşvik edici olmuş.*
- kahve bağımlılığı abartılmıyor kendimden biliyorum. yeterli koffeini almayınca değişik tripler gösteriyo vücut. hem de sinirlerim çok çabuk bozuluyor. vahşileşiyorum istemsiz.*
- lucid rüya olayına programcıyla aynı açıdan bakıyorum. hiç uyanmak istemeyebilirim.
- sohbet güzel. keyif aldım.
haftaya daha sesli yükleyin programı lütfen.
konu geçişlerinde ki ‘hışırt’ sesi ve aralarda giren caps’ler * güzel bi dokunuş olmuş.
(bkz: detaylar önemlidir)
1 saat su gibi aktı. emeğinize sağlık. maşşallah’lı bi yayın olmuş. tebrikler, devam. *
devamını gör...
miryokefalon savaşı
beyşehir konya arasındaki bağırsak boğazı denilen iki dağın arasında yapıldığı ve arkeolojik bulgular her ne kadar bu iddiaları doğrular nitelikte olsa da bazı iddialar ısparta il sınırları içinde eğirdir ve beyşehir gölleri arasında kalan iki dağ arası bir geçitte yapıldığı yönündedir. denizli il sınırları içinde yapıldığını iddia edenlerde vardır. bu durumda nerede yapıldığı tam kesinlik kazanmasada bizans ordusunun konya'ya hareket ettiği genel görüş ve savaşın iki dağ arasında bir vadide bizans ordusu geçtiği sırada selçuklu ordusu tarafından pusuya düşürüldüğü kabul edilmektedir. savaşın sonuçları arasında en önemlisi bizans ordusu topraklarına çekilmiş ve anadolu içlerine bir daha ilerleyememiş bu sebeple anadolu topraklarının türkleşmesi hız kazanmıştır.
devamını gör...
geleceğe dair umudunu yeşertecek şey
biziz demek istediğim başlıktır. biz bilinçli olursak gelecek bilinçli olur. biz evlatlarımızı iyi yetiştirirsek gelecek güzel bir yer olur. biz inşa edeceğiz.
devamını gör...
armysuzy
pozitif enerjisini birkaç dakika konuşmayla bile hissedebildiğim yazar. okunacak çok şey var profilinde, üzerine konuşulacak da aynı zamanda...
devamını gör...
ispanya
7 ay kadar başkenti madrid'de ve 1 sene kadar sevilla 'da ikamet ettiğim ülke. iklimi can sıkıcı olmasına rağmen bir çok bölgede mimarisi insana sabah sabah nefes aldırmaktadır. dil bilmiyorsanız eğer eziyet çekmeniz olası. benim yaşadığım zamanlar , dilini öğrenene kadar elimde sözlükle gezmeme sebep olmuştur. kalabalığı bazen yorar ama prado müzesi sizi şehire zincirleyecek kadar güzeldir. sanatın hayat bulduğu ülkelerden biri ispanya . yazın gitmediğiniz , polislerle tartışmadığınız ve insanlarla din üzerine polemiğe girmediğiniz sürece çok sorun yaşamazsınız . ayrıca rìo manzanares karşısında biraz sangria içmeden yaşamış hissetmiyor insan.
devamını gör...
insanın saçını ağartan şeyler
çok seçenek var ama duygusal olmayan seçeneklerden birisini söylemem gerekirse mühendis olmak ve bu işi sahada yapıyor olmaktır.
devamını gör...
iyi insanların ortak özellikleri
daima üzültüye,yenilgiye,hayal kırıklığına mahkum olmaları.bu sebeplerden yıpranmaları ve hastalanmaları.
devamını gör...
kuyruklu yıldız
güneş sistemi içerisinde dolanan, güneş'e oldukça uzak yörüngeye sahip olduğundan buz tutmuş olan, çekirdek ve kuyruk bölgelerinden oluşan gök cismi. adı öyle anılsa da yıldız değildir.
kuyruklu yıldızlar, toz ve iyon kuyruk olmak üzere çift kuyruklu, bir çekirdeğe sahip olan, buz ve toz karışımı cisimlerdir. normal şartlarda buz tutmuş olan bu yapı, güneş'in yakınına geldikçe ısınmaya ve çözülmeye başlar. bu çözünme neticesinde, cisim parçalanmaya başlar ve arkasında bir kuyruk oluşur.
cisim güneş'e biraz daha yaklaştığında, bileşimindeki su ve gazlar da çözünmeye başlar. cismin esas gövdesi olan ve nüve olarak da bilinen çekirdek kısmının etrafını sararlar. çekirdek etrafındaki bulutsu bu yapıya koma denir.
***
cismin toz kuyruğu, bizim gördüğümüz kuyruktur. toz kuyruk on milyonlarca kilometre uzunluğundadır.

iyon kuyruk ise gözle göremediğimiz, gözlem araçlarıyla varlığını görebildiğimiz kısımdır. bunun uzunluğu birkaç yüz milyon kilometreyi bulur.
***
cisim güneş yakınından çok fazla geçmişse, kuyruk oluşturacak fazla malzeme bulundurmayabilir. bunlar çok uzun dönemli cisimler olduğundan, gördüğünüz bir kuyruklu yıldızı ömrünüz boyunca bir daha görmeyebilirsiniz. ancak halley gibi daha kısa dönemli olanlarına da rastlanır.
kuyruklu yıldızlar, toz ve iyon kuyruk olmak üzere çift kuyruklu, bir çekirdeğe sahip olan, buz ve toz karışımı cisimlerdir. normal şartlarda buz tutmuş olan bu yapı, güneş'in yakınına geldikçe ısınmaya ve çözülmeye başlar. bu çözünme neticesinde, cisim parçalanmaya başlar ve arkasında bir kuyruk oluşur.
cisim güneş'e biraz daha yaklaştığında, bileşimindeki su ve gazlar da çözünmeye başlar. cismin esas gövdesi olan ve nüve olarak da bilinen çekirdek kısmının etrafını sararlar. çekirdek etrafındaki bulutsu bu yapıya koma denir.
***
cismin toz kuyruğu, bizim gördüğümüz kuyruktur. toz kuyruk on milyonlarca kilometre uzunluğundadır.

iyon kuyruk ise gözle göremediğimiz, gözlem araçlarıyla varlığını görebildiğimiz kısımdır. bunun uzunluğu birkaç yüz milyon kilometreyi bulur.
***
cisim güneş yakınından çok fazla geçmişse, kuyruk oluşturacak fazla malzeme bulundurmayabilir. bunlar çok uzun dönemli cisimler olduğundan, gördüğünüz bir kuyruklu yıldızı ömrünüz boyunca bir daha görmeyebilirsiniz. ancak halley gibi daha kısa dönemli olanlarına da rastlanır.
devamını gör...
patatesli börek vs peynirli börek vs kıymalı börek vs ıspanaklı börek
benim için sıralama şöyledir :
peynirli-kıymalı-ıspanaklı börek.*
peynirli-kıymalı-ıspanaklı börek.*
devamını gör...
sözlüğü terk ediyoruz kampanyası
bu bir şeylere kızıp giderken ki duyurulara çok özeniyorum ya. işte bu insanlar kendisini çok seven insanlar. ben mesela kendimi hiç bu derecede sevemedim. empati köpeği bir insanım. bir şeye kızsam da derim ki:vardır senin de bir eksiğin. yani hata yapmamışsam bile, yapılan hatayı düzeltmeye yeterince bir şey yapmamışım demek ki diye düşünür, ceketimi alır giderim. ama böyle, benim gibi mükemmel bir insanın bu çöplükte işi olamaz düşüncesiyle, kendimi paralayan bir yazı veya yazılar yazamam.
- şu ana başrol olan arkadaş için değil bu sadece ki buradaki entrysi dışında bir entrysini dahi okumadım. yani bu yazıyla olayı kişiselleştirmiyorum. -
tamam tabii ki bulunduğunuz yerden memnun olmama ya da birileriyle sorun yaşama durumunuz olabilir. belki ileride benim de olabilir. ama olaya çözüm bulmanın yolu bu değil yahu. tabii çözüm bulmak isteniyorsa. istenen zaten gitmekse, havada nem olmasa, ağızlarda kuş olsa gidenin önüne geçilmez. o halde gidene elveda.
- şu ana başrol olan arkadaş için değil bu sadece ki buradaki entrysi dışında bir entrysini dahi okumadım. yani bu yazıyla olayı kişiselleştirmiyorum. -
tamam tabii ki bulunduğunuz yerden memnun olmama ya da birileriyle sorun yaşama durumunuz olabilir. belki ileride benim de olabilir. ama olaya çözüm bulmanın yolu bu değil yahu. tabii çözüm bulmak isteniyorsa. istenen zaten gitmekse, havada nem olmasa, ağızlarda kuş olsa gidenin önüne geçilmez. o halde gidene elveda.
devamını gör...
engel atan yazar
ben buraya herşeyden önce keyif almak için yazıyorum. evet fikirlere saygım sonsuz ama gereksiz muhabbetlere ya da negatif enerjiye karşıyım. çok insana ya da başlığa da engel atmamaya çalışıyorum fakat buranın bir iş gibi olmasını istemiyorum.
devamını gör...
immanuel kant
çok dakik bir felsefeciymiş. hatta o dakikliğinden dolayı yaşadığı kentin sakinleri, saatlerini onun yürüyüş saatlerine göre ayarlarlarmış.
devamını gör...
canımın kıymeti yok hareketleri
emniyet kemeri takmamak
covid-19 maskesi takmamak
covid-19 maskesi takmamak
devamını gör...