çocukken inanılmaz kıymetli olan şeyler
yeni alinan ayakkabilar cok kiymetli olurdu. ozellikle isikli ayakkbilar,giymeye kiyilmazdi. bayramliklar keza cok ozel olurdu. gezmelerden gezmelere giyilen kiyafetlerdi.
devamını gör...
her şey senin için
douglas sirk'in 1955 yapımı aşmış melodramı. sirk'in filmleri yüzeysel olarak bakıldığı zaman senaryo bakımından yalnızca bir defa; ışık kullanımı, karakterlerin jest ve mimikleri, ortaya konan mizansen ve kamera açıları işin içine karıştığında en az dört defa izlenilmek üzere çekilmiştir bana kalırsa. all that heaven allows, gerek kamera açıları gerek sirk'in mise-en-scène'in ustası olduğunu kanıtlayan sahneleri ile bu cümleyi birebir doğrulamaya yeter.
savaş sonrası dönemi amerikan toplum ve kültür yapısını neredeyse klişe denilebilecek bir senaryoya yedirerek eleştirmiştir sirk. yüzeysel olarak bakıldığı zaman burjuva sınıfı ve sıradan insanlar etrafında dönen genel bir çatışma durumu ön plandadır. cary -jane wyman- ve ron -rock hudson- üzerinden verilen bu statü savaşı, insanın doğaya dönüşü ve sıradan insanın basit mutlulukları gibi genel geçer göze parmak detaylar sirk'in gülünç bir oyunundan ibarettir veya bunu onun 'açıkça parmakla gösteriyorsam kötü bir film çekiyorumdur' anlayışına bağlamak da mümkün. filmin bütün ince detayları nesnelerde, çekim açılarında -ki konu sirk ise aynalar her daim işin içinde kendine yer buluyor- karakterlerin ikonik denilebilecek vücut dilinde yatar. açılış sekansından itibaren tamamen bir sembolizm var. yere dökülen yapraklardan merdivenlere, merdivenlerden budanan dallara kadar film boyunca nesnelerin sahne arkasında başka bir hikaye anlatmasını izleriz. yalnızca nesneler üzerinden değil canlı varlıklar -güvercin ve geyik- üzerinden de karakterleri neredeyse ince bir sembolizm ile yansıtıyor sirk. edilgenden etkene, pasif nesneden baskın özneye geçişi muazzam bir örtülü anlatım ile yakalıyor. kadınlığın ve kadın figürünün dönem sinema anlayışından oldukça uzak bir biçimde ifade edildiğini de söylemek gerek. cary'nin bu alttan alta film boyunca dönüşüm sancıları içinde kıvrandığı ve filmin sonunda durduğu nokta sirk'in önünde şapka çıkarmaya yeter. böyle etkili bir mizanseni en son michelangelo antonioni'nin 1962 yapımı l'eclisse'inde görebilmiştim yalnızca.
"well, it's kind of hard to explain. ı guess all of us are looking for security these days. you see, mick thought, well, like a lot of other people, that if he had money and an important position, it would make him secure. then when he met ron, who didn't have either one and didn't seem to need them, he was completely baffled. the answer was so simple it took mick a long time to figure it out."
savaş sonrası dönemi amerikan toplum ve kültür yapısını neredeyse klişe denilebilecek bir senaryoya yedirerek eleştirmiştir sirk. yüzeysel olarak bakıldığı zaman burjuva sınıfı ve sıradan insanlar etrafında dönen genel bir çatışma durumu ön plandadır. cary -jane wyman- ve ron -rock hudson- üzerinden verilen bu statü savaşı, insanın doğaya dönüşü ve sıradan insanın basit mutlulukları gibi genel geçer göze parmak detaylar sirk'in gülünç bir oyunundan ibarettir veya bunu onun 'açıkça parmakla gösteriyorsam kötü bir film çekiyorumdur' anlayışına bağlamak da mümkün. filmin bütün ince detayları nesnelerde, çekim açılarında -ki konu sirk ise aynalar her daim işin içinde kendine yer buluyor- karakterlerin ikonik denilebilecek vücut dilinde yatar. açılış sekansından itibaren tamamen bir sembolizm var. yere dökülen yapraklardan merdivenlere, merdivenlerden budanan dallara kadar film boyunca nesnelerin sahne arkasında başka bir hikaye anlatmasını izleriz. yalnızca nesneler üzerinden değil canlı varlıklar -güvercin ve geyik- üzerinden de karakterleri neredeyse ince bir sembolizm ile yansıtıyor sirk. edilgenden etkene, pasif nesneden baskın özneye geçişi muazzam bir örtülü anlatım ile yakalıyor. kadınlığın ve kadın figürünün dönem sinema anlayışından oldukça uzak bir biçimde ifade edildiğini de söylemek gerek. cary'nin bu alttan alta film boyunca dönüşüm sancıları içinde kıvrandığı ve filmin sonunda durduğu nokta sirk'in önünde şapka çıkarmaya yeter. böyle etkili bir mizanseni en son michelangelo antonioni'nin 1962 yapımı l'eclisse'inde görebilmiştim yalnızca.
"well, it's kind of hard to explain. ı guess all of us are looking for security these days. you see, mick thought, well, like a lot of other people, that if he had money and an important position, it would make him secure. then when he met ron, who didn't have either one and didn't seem to need them, he was completely baffled. the answer was so simple it took mick a long time to figure it out."
devamını gör...
kendinle aran nasıl sorunsalı
dengesiz. dışarıdan sakin mutlu görünürken sürekli kavga ediyor içimdeki ses susmuyor.
devamını gör...
ulusal yas ilan etmek için gereken koşullar
tabii ki katar emirinin vefatı, soruya bak sen de ilahi!
devamını gör...
ercan çankaya
boğaziçi üniversitesinde doktora öğrencisi olup attığı tweet'le gündeme gelen şahıs. başörtülü bir kadına "yakında üniversiteye giremeyeceksiniz, bu günler geçici, üniversitelerde gericilik yasaklanacak" şeklinde faşist ve hadsizce bir söylemde bulunan kişi.

dünyanın geldiği noktaya ve bizim tartıştığımız konuya bakın. hem de eğitimli insanlar tarafından tartışılıyor.

dünyanın geldiği noktaya ve bizim tartıştığımız konuya bakın. hem de eğitimli insanlar tarafından tartışılıyor.
devamını gör...
yazarların duyduğu en kalp kırıcı söz
ona aşık olduğumu söylediğimde sarf ettiği “ben aynı hisleri paylaşmıyorum ama istersen sevişebiliriz” sözleri.
aşkım bıçak gibi kesilmişti. 3-4 yıldır süren platonik aşkımın bir anda bittiğini görünce aşkın çok da önemsenecek bir şey olmadığını anladım. beraber çok uyumlu ve mükemmel bir çift olacağımıza dair düşüncelerimin ne kadar sübjektif, gerçeklerden uzak, benim hüsnükuruntum olduğunu gördüm.
yine de ona dürüst olduğu için çok teşekkür ederim. sevgiyle anıyorum.
arkadaşınıza aşık olmayın. olsanız da belli etmeyin ve o duyguyu bir şekilde yok edin. duygular karşılıklı olsa zaten anlardınız. ümitlenmeyin. aşkınıza karşılık bulmak bir yana bir de arkadaşınızdan olursunuz. duygularınızın üstesinden gelemiyorsanız da bir an önce söyleyin bari, bitecekse bitsin, siz de yolunuza bakın.
aşkım bıçak gibi kesilmişti. 3-4 yıldır süren platonik aşkımın bir anda bittiğini görünce aşkın çok da önemsenecek bir şey olmadığını anladım. beraber çok uyumlu ve mükemmel bir çift olacağımıza dair düşüncelerimin ne kadar sübjektif, gerçeklerden uzak, benim hüsnükuruntum olduğunu gördüm.
yine de ona dürüst olduğu için çok teşekkür ederim. sevgiyle anıyorum.
arkadaşınıza aşık olmayın. olsanız da belli etmeyin ve o duyguyu bir şekilde yok edin. duygular karşılıklı olsa zaten anlardınız. ümitlenmeyin. aşkınıza karşılık bulmak bir yana bir de arkadaşınızdan olursunuz. duygularınızın üstesinden gelemiyorsanız da bir an önce söyleyin bari, bitecekse bitsin, siz de yolunuza bakın.
devamını gör...
geceye bir siyasetçi sözü bırak
urfa'ya , mardin'e güneydoğu ya deniz getireceğiz.
rahmetli erbakan da rahmetli demirel de bu sözleri söylemişlerdir, söyleme sebebi gap projesi aslında , ama halk milleti kandırıyorlar diye dalga geçerdi.
rahmetli erbakan da rahmetli demirel de bu sözleri söylemişlerdir, söyleme sebebi gap projesi aslında , ama halk milleti kandırıyorlar diye dalga geçerdi.
devamını gör...
normal sözlük - yedikule hayvan barınağı yardım kampanyası
dünya'daki tüm canlıların yaşama hakkı konusunda bilinçli, buna saygı duyan ve bunu destekleyen tüm yazarlara ve bu projeyi yürüten, emeğini veren herkese teşekkürler.
devamını gör...
normal sözlük'te futbol konuşulmaması
kesinlikle katıldıgim başlıktir. mac olduğunda ekside gündemin tepesinde olan burada olmamasıdır futbolu sevmeme rağmen bende bu durumdan memnunum.
devamını gör...
günaydın sözlük
gün ayıyor,peki bununla ilgili düşüncem nedir?
allah'ım bu sefer nerelerde yorulacağım acebaa?
öğrenci iken hocam derdi,çok mu boş zamanınız var?onları bana satın o zaman.
hade hoca sende! derdim,özür dilerim.*
fazla zamanı olan varsa uyumak için talibim.

bir gün birisi hayatımı etkileyecek bir soru soracak ve yanlışlıkla evet diyeceğim diye ödüm kopuyor.*
allah'ım bu sefer nerelerde yorulacağım acebaa?
öğrenci iken hocam derdi,çok mu boş zamanınız var?onları bana satın o zaman.
hade hoca sende! derdim,özür dilerim.*
fazla zamanı olan varsa uyumak için talibim.

bir gün birisi hayatımı etkileyecek bir soru soracak ve yanlışlıkla evet diyeceğim diye ödüm kopuyor.*
devamını gör...
sukulent
kaktüs familyasından bir bitki. kelime anlamı olarak 'özü ve suyu olan' anlamına gelmektedir. her yerde bulunabilen bir bitki olmakla beraber özel türleri de vardır. bakımı kaktüslerle aynı şekilde yapılır. kaktüslere oranla daha az dayanıklıdır bu bitki türü, özellikle 0 derecenin altındaki soğuklara dayanamaz. sevgiyle büyütülmelidir.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
devamını gör...
insan olun biraz (yazar)
devamını gör...
yolda yürürken yapılmaması gerekenler
aniden durmak.
pazardan dönen teyzeler ellerinde pazar çantası ya da poşetlerle zaten yürüyüş yolunun büyük kısmını kaplarken ilginç bir şekilde aniden dururlar(büyük ihtimalle soluklanmak için). arkadan geliyorsanız dikkat etmediğiniz durumlarda çarpışma ihtimali mümkündür. bunun yanında sağa sola selam verecem diye aniden duran abiler de mevcuttur.
en iyisi yol ortasında durmak yerine kenara köşeye çekilmek.
pazardan dönen teyzeler ellerinde pazar çantası ya da poşetlerle zaten yürüyüş yolunun büyük kısmını kaplarken ilginç bir şekilde aniden dururlar(büyük ihtimalle soluklanmak için). arkadan geliyorsanız dikkat etmediğiniz durumlarda çarpışma ihtimali mümkündür. bunun yanında sağa sola selam verecem diye aniden duran abiler de mevcuttur.
en iyisi yol ortasında durmak yerine kenara köşeye çekilmek.
devamını gör...
sözlüğe 90'lardan bir şarkı bırak
devamını gör...
başörtüsüyle okumak isteyenler arabistan'a gitsin
al eski türkiye’yi vur yenisine dedirten söylemdir.
memleketin vasatı budur, eskiden de aynı bokun lacivertidir. şu anda tek fark ilk defa bir hükümetin bu kadar uzun süre tek başına yönetmiş olmasıdır, bu nedenle hasar çok daha fazladır.
memleketin vasatı budur, eskiden de aynı bokun lacivertidir. şu anda tek fark ilk defa bir hükümetin bu kadar uzun süre tek başına yönetmiş olmasıdır, bu nedenle hasar çok daha fazladır.
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
az önce uzuuuun uzuuun bir şeyler yazdım da baktım olmuyor, yetmiyor artık sözcükler. sildim ben de, sustum.
bir tek soru, neden? birçok cevap, farklı seslerden. amaaan gitmeli belki de. dönmemeli. susmalı. küçük bir rüzgar gibi esmeli, tenhalarda bulutların üzerine çıkmalı... evet, her şey bu kadardı.
yine hasret bu sefer (bkz: seyyan hanım oskay)'dan. buyrunuz efenim, buradan...
~o gözler benim, ağlar
eskisinden yabancı
göynümdeki bu sevda
hiç dinmeyen bir acı
ruhumun kederinden
gözlerim yaşla doldu
inliyorum derinden
bana bilmem ne oldu
en candan arkadaşım
ruhumu saran gece
ben kime bağlanmışım
ağlıyorum gizlice
kimsesiz karanlıklar
derdime şifa verin
kalbimdeki yaralar
daha çok, daha derin~
bir tek soru, neden? birçok cevap, farklı seslerden. amaaan gitmeli belki de. dönmemeli. susmalı. küçük bir rüzgar gibi esmeli, tenhalarda bulutların üzerine çıkmalı... evet, her şey bu kadardı.
yine hasret bu sefer (bkz: seyyan hanım oskay)'dan. buyrunuz efenim, buradan...
~o gözler benim, ağlar
eskisinden yabancı
göynümdeki bu sevda
hiç dinmeyen bir acı
ruhumun kederinden
gözlerim yaşla doldu
inliyorum derinden
bana bilmem ne oldu
en candan arkadaşım
ruhumu saran gece
ben kime bağlanmışım
ağlıyorum gizlice
kimsesiz karanlıklar
derdime şifa verin
kalbimdeki yaralar
daha çok, daha derin~
devamını gör...



