kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tam istediğim bomboş bir içerik olacaktır.

çok hoşuma giden bir boş yapma olacak gibi gözüküyor şimdiden. ayrıca bu adamlar fıstıkla bira gibiler lan çok uyumlu geldiler kulağıma.
bomboş boş bir program. var olun.
devamını gör...

gecesine hasta olduğum yazar.

hoppa, dakika bir gol bir!
yok yav, o anlamda değil fesat şeyler, banu hanımefendinin evine gelen son can yoldaşı siyah kedi yavrusundan bahsediyorum, onun adı gece.

şu an misafirlikteyim, ev sahibesi geçen gün annesiz kalan 4 kedi yavrusunu evine almış, 3 tanesini sahiplendirmiş ama bir tanesini kimse istememiş, bilin bakalım niye?

rengi simsiyah ve sol ön bacağı doğuştan hafif sakat gibi, yani koşup oynamasına, yiyip içmesine, hiçbir şeyine engel değil ama istenmemiş işte?
evde şu anda biri daimi, öbürü evi otel olarak kullanan 2 kedi daha var yani ev sahibesinin buna bakma durumu yok çünkü daimi kedi azılı manyak, kimseye rahat vermiyor, bu ufaklığı da hiç sevmiyor.

aklıma yeni evde türkan ile yanımızda bu siyah beyefendi rahat eder mi düşüncesi geçti bir an, sonra "tamam, bu bücürü ben alacağım ama evin işleri bitsin, taşındığımda alırım" dedim anlaştık.

yani banu hanımefendi, sizin geceniz varsa benim de artık bir gecem var, istersen kapıştırırız, akıllı ol, baksana şuna?
heyt be yiğit yiğit, koç mübarek!*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gerçekten nasılsın, iyi misin?
devamını gör...

eter kokladıktan sonra gerçekleşecek eylemin adı uyumak değil, bayılmaktır.
muhtemelen yarım saat kadar baygın kalır, sonrasında ayılırsınız.
vücut kendisini toplar pozisyona geçeceği için, muhtemelen, ayıldıktan sonra olan uykunuz da kaçacaktır.
devamını gör...

engin altan düzyatan favorimdir.*
devamını gör...

1887 de 'eter‘ in varlığını kanıtlayamaya çalışan fizikçiler ,deneyde başarısız olmuş ve eterin olmadığını kanıtlamış oldu demiştik ilgili girdi #502757

bu deneyde ışığın hangi yönde gidiyor oluşu ya da dünyanın hareketi , hiçbir koşulda ışığın hareketini etkilemiyordu…

michelson-morley bir suser olsaydı ‘’ eteri aradık ama bulamadık’’ diye bir girdi yazsaydı …einstein kesinlikle bu girdiyi beğenirdi…çünkü eistein’in 1905’te yazdığı makalesini destekleyeceği harika bir argüman vermiş oluyordu bu deney…

albert einstein , özel görelilik teorisinin esaslarını ilk defa 1905 yılında annalen der physik adlı dergide yayınladığı “zur elektrodynamik bewegter körper” (hareket eden cisimlerin elektrodinamiği üzerine) başlıklı makalesiyle açıklamıştır.

albert einstein in özel görelilik teorisi iki postüladan oluşur…

1- görelilik ilkesi : fizik yasaları bütün eylemsiz referans sistemleri için aynıdır…
2- gözlemcinin veya ışık kaynağının hızından bağımsız olma koşuluyla ; ışığın hızı bütün eylemsiz referans sistemlerindeki yayılma hızı sabittir. c

birinci postüla anlatmak istediği şey; mekanik, elektrik, termodinamik fark etmeksizin sabit hızla hareket eden bütün referans sistemlerinde aynıdır…

birinci postüla , ikinci postülayı meydana getiriyor…ışık hızı bütün eylemsiz referans sistemleri için aynı olmasaydı eylemsiz referans sistemleri için farklı hız ölçümleri bulacaktık… bu da birinci postülaya göre imkansızdır…

özel görelilik bir ön kabuldür değerli arkadaşlar… einstein bunu yayımladığında yer yerinden oynamış… newtoncular tarafından neredeyse taşlanmıştır einstein… ama zaman içerisinde ortaya koyduğu teoriler denenmiş ve denenmeye de devam etmektedir…bu nedenle teori zaman içerisinde uygulanan deneylerle uyum göstermektedir…

tabi bu teorinin bazı sonuçları var… bir nesne ne kadar ışık hızına yaklaşırsa zaman ve uzay deforme olur… ışık hızına yaklaşan bir cisim giderek ağırlaşır, boyu kısalır veya zamanı yavaşlar…

sonuçları biraz açacak olursak;
-------------
üç boyut ve zamandan oluşan dört boyutta, hız mesafenin zamana bölümü değimlidir?
v=x/t
o halde hızı sabit tutmak ; belli bir limiti ( c) aştırmamak için ; mesafeyi kısaltmalı, ya da zamanı yavaşlatmak gerekmiyor mu?
bunu biraz düşünün :))
-------------
zamanın ağırlaşması 1971 de dünyanın çevresini iki kez dolanan bir uçak sayesinde denenmiştir efem. ikisi batı, ikisi doğuya olan uçağın 4 tarifesine, ayrı 4 atom saati konulmuş ve yerdekine göre saatlerin saliseler ölçeğinde de olsa geri kaldığını ispatlamıştır..
------------
kütle işine bakacak olursak;
ışık hızı duvarını aşmaya yaklaştıkça, kütle büyür… e=mc2 formülünde göreceğimiz gibi ışık hızında ilerleyen bir nesnenin kütlesi sonsuz olacaktır….
ee kütlesi olan bir şey ışık hızına ulaşamaz ki?
dolayısıyla hız artıkça kütle artacak ; kütle artınca da ivmelenme zorlaşacaktır
------------

tüm muhabbetin özü şudur ; madde ve enerji aynı şeydir…
devamını gör...

şu an çok mutluyum. karşımda deniz, bir elimde bira bir elimde sigara. çocuğum denizde arkadaş bulmuş oynuyor. şu an için her şey mükemmel.şimdi bir şarkı açarım katmerlenir. hayat güzel.
sen ne yapıyorsun sevgili yazar?
devamını gör...

bir film hayal edin, kore savaşı dönemi geçsin, beş karakter olsun ve beşi de farklı şekilde toplumsal ayrımcılığa uğramış olsun, ve swing dans onların ortak noktaları olsun. ah atladım birde tabi asıl mekan bir esir kampı olsun. imkansız gibi mi geldi? değil, çünkü 2018 yılında yönetmen koltuğuna oturan kang hyeong cheol bu filmi çekmiş.

bir arkadaşımın önerisi ile izledim filmi. başlangıçta büyük beklentiye girmemiş, biraz dans, biraz güzel birşeyler izlemiş olurum diye düşünmüştüm. ama her zaman herşey düşündüğümüz gibi olmuyor değil mi?
filmde toplamda 5 ana karakter var. birisi amerikalı siyahi asker (aynı zamanda rengi sebebi ile dans topluluğundan atılmış profesyonel dansçı), diğeri 4 dil bilen ve çalışarak hayatını savaş ortamında devam ettirmeye çalışan bir kız, bir çinli genç, bir kuzey koreli adam(eşini arıyor) ve birde ana karakter olan kuzey kore askeri.
aynı anda dışlanmış, ayrıştırılmış, etiketlenmiş bir grup insan birlikte dans edebildiklerini fark ediyorlar. bir vesile ile. aslında olayın etiketlerinde olmadığını da böylece anlıyorlar belkide.

film süresince, 3 söz beni çok derinden etkiledi.

biri,
' komünizm, kapitalizm kimse bunların ne olduğunu bilmeseydi, insanlar ne ölürdü ne öldürülürdü.'

diğeri ;
'rüzgar çok sert eserse, sokaktaki köpek bile kominist olur.' cümlesi idi. çaresizlik mi insanı karşısındakine saldırmaya itmişti acaba?! '

sonuncudu ise ,
'bu rusya ile amerika'nın savaşı, benim değil. benim olmayan birşey için neden benim büyükannem ölsün?! ' idi

belki de böyleydi gerçekten, görünmez bir el çıkıp sen beyazsın, sen kapitalistsin, ssen şusun sen busun diye etiketleyip duruyor bizleri. sonra da o senden değil diyip ötekileştirdiğinin üzerine salıyor seni. sonra sen, senin olmayan bir savaşa mağlup düşüyorsun. bu kadar zor mu normal, dümdüz bi insan olmak acaba diye düşünüp durdum film boyunca. onların da tek istediği belki, eşiyle biyerde oturmak, çocuklarını seyretmek yada iyi bir işte çalışıp güzel yerleri görmekti. yada sahnede deliler gibi dans edip eğlenmekti.

filmden çok uzaklaştım farkettim. topluyorum o halde. bu film kısaca, en özet hali ile, neden etiketlerle yaşamamanız gerekli onun filmi. lütfen izleyin, belki bir yanınıza başkası tarafından bilmeden yapıştırılmış o etiketi çıkarma gücü bulursunuz kendinizde.

şimdiden iyi seyirler.
bana vesile olan arkadaşa da çokça teşekkürler.
devamını gör...

bana yeri söylenen bir şeyi orada bulamıyorum. şuradan şunu getirir misin diyor biri bana mesela, orada yok. bulamıyorum. markette bir şeyin yerini soruyorum, cevap alınca yine bulamıyorum. hiç bir şeyi bulamıyorum. gözüm mü görmüyor beynim mi algılamıyor anlamıyorum. çok saçma.
devamını gör...

dur kalk noktasından sonra, yeşil ışık yandığında yani kısaca kalkışlarda vitesi bire almayı unutmayın. heyecana bağlı olarak en çok yapılan hatalardan biri. sonra araba laps diye yolun ortasında söner daha çok strese girersiniz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aldatan adam, burada da aldatır. ayrıca fırsatını bulunca yapabilecekse ve kalbinde sadık değilse illa aldatması beklenilmeden yol verilmesi gerekir. eğer güvenilen biriyse istediği yere gitsin sorun olmaz.
devamını gör...

1929 doğumlu yazar, sinema tarihçisi, araştırmacı, eleştirmen, çevirmen, eğitmen ve ressam. 2016'da aramızdan ayrıldı.

sinema üzerine önemli kitapları var. aynı zamanda spekülatif kurgu türünde pek çok kıymetli eser vermiş bir isim. anısına her yıl gio ödülleri düzenleniyor.
devamını gör...

dizi, magazin, tartışma, siyaset vb. boş programlarla vakit kaybı yok. ilgi duyduğumuz tek magazin programı hayvanlar alemi tek siyasetçi de ormanın kralı aslan. masai mara'da hayat şartları gerçekten de zor.
devamını gör...

khaled hosseini'nin uçurtma avcısı kitabını severek okumuştum. hatta hızımı alamayıp aynı yazarın bin muhteşem güneş ve ve dağlar yankılandı kitaplarını da hemen okuyup bitirmiştim.
devamını gör...

kulaklıktan gelen şarkıya sessizce eşlik ederken ağız hareketleri belli olmuyor.
devamını gör...


biri hiçbiri binlercesi'nin pirandello'nun hayatına baktığımızda ne denli otobiyografik ögeler içerdiğini fark ederiz. eşi antonietta ruh hastalığı sebebiyle yazarı tanımamaya, ona farklı bir isimle seslenmeye başlar. bu pirandello'ya ilk kişilik bölünmesini yaşatır: biri çocuklarının gerçeği, diğeri ise eşinin gerçeği olan pirandello.

işte biri hiçbiri binlercesi tam olarak bu noktada başlıyor. eser aslında insanın kendisini göremeyeceğini, iletişimde olduğu hatta göründüğü herkes için yeniden kurgulandığını ve bu kurguları asla kendi içinde bilemeyeceğini; insanın yüz binlerce olduğunu ve bu yüz binlercenin bir bütünlüğe doğru aktığını anlatıyor.

karakterimiz moscarda, herkes için “biri” olmanın yolunu kendisi için hiç kimse olmakta bulur. yansıma benliği görebilmenin tek yolu budur, başkaları için olduğun kişinin farkında olmak kendin için olduğun kişiyi öldürmeyi gerektirir.



peki siz, kendinizi bir şekilde inşa etmeden kendinizi tanıyabileceğinize inanıyor musunuz? ya ben sizi, kendime özgü bir şekilde inşa etmezsem sizi tanıyabilir miyim? ya da siz beni kendinize özgü bir şekilde inşa etmezseniz beni tanıyabilir misiniz? sadece şekil verdiğimiz şeyleri tanıyabiliriz. bu nasıl bir tanıma olabilir? işin aslı bu şeklin kendisinde mi acaba? evet, hem benim için hem de sizler için geçerli bu; ama benim için olduğu şekil sizin için aynısı değil; zaten ne ben kendimi sizin bana atfettiğiniz şekilde tanıyabilirim, ne de siz kendinizi benim size atfettiğim şekilde tanıyabilirsiniz; hiçbir şey herkes için aynı değildir; her birimiz sürekli değişiriz ve değişiyoruz da zaten.
devamını gör...

kaynak

afedersiniz ama ülkenin içine ettiler. andımızla başladı kim bilir nelerle devam edecek.
devamını gör...

kim mutlu olmaz ki efendim. beğenmeye devam.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim