csv
acilimi comma separated values olan dosya tipi. teknik olarak metin dosyasi olsa da, aslinda degerlerin virgulle birbirinden ayrildigi ve her satirin bir veri kaydini olusturdugu basit bir veritabani dosyasidir. ihtiyaca gore ayirac olarak noktali virgul ya da baska karakterler de kullanilabilir. makul boyutta bir csv'yi goruntulemek icin en iyi secenek cogu kullanici icin microsoft excel'dir.
ornegin albumler.csv soyle birsey olabilir:
bonobo, animal magic, downtempo, 2000
khruangbin, the universe smiles upon you, psychedelic - indie, 2015
bicep, bicep, electronic, 2017
siz bu dosyayi excel ile actiginizda her deger ayri bir hucre icinde yer alir, virgulleri gormezsiniz.
ornegin albumler.csv soyle birsey olabilir:
bonobo, animal magic, downtempo, 2000
khruangbin, the universe smiles upon you, psychedelic - indie, 2015
bicep, bicep, electronic, 2017
siz bu dosyayi excel ile actiginizda her deger ayri bir hucre icinde yer alir, virgulleri gormezsiniz.
devamını gör...
jakob van gunten
bir robert walser kitabıdır.
robert walser pek tanınmaz nedense türkiye’deki okurlar arasında, bir kafka değildir mesela; birj.m.coetzee, bir robert musil, bir alfred döblin de değildir. ama size iyi bir haberin var, walser bu isimlerini hepsini etkilemiş dev bir yazardır. yakın zamanda bu yazarımızın tanınması için yeni bir tanım yazmaya karar verdim.
şimdi ise jakob van gunten ile tanışmadan önce onunla ilgili bazı fikirler edinme zamanı. zira eğer okuyacağınız bir roman ile ilgili önceden bir bilginiz yoksa o romanın hakkını veremeyebilirsiniz. bunu hiç istemeyiz.
robert walser’den etkilenen ve onlarca büyük yazarı etkileyen franz kafka’nın bavulunu alıp amerika’ya gitmeye karar veren kahramanı karl rossmann henüz 16 yaşındadır. j.d.salinger’ın kalplerde taht kurmuş olmasına rağmen bir türlü insanlarla uyum içinde yaşamayı başaramayan kahramanı holden caufield da bir önce bahsettiğimiz kahramanla aynı yaştadır. mark haddon’ın özel bir çocuk olan harika dedektifi christopher boone ise henüz 15 yaşındadır. tabii ki benim edebiyat tanrı’larımdan biri olan mark twain’in gözlerimizin önünde, bir ırmak yolculuğu ile büyüyen kahramanı huckleberry finn ise 13 yaşındadır.
sanki jose saramago’nun bütün isimler kitabında kaybolmuş gibi bir girizgah yaptığımın farkındayım tanıma ama başka türlüsü elimden gelmiyor çünkü jakob van gunten’in bu dev kahramanlardan yaşça büyük olduğunu ve 17 yaşında olduğunu belirtmek için bu uzun paragrafa ihtiyacım vardı.
evet, jakob van gunten 17 yaşındadır ve uşak olmak için eğitim alınan bir erkek okuluna kendi isteği ile başvurup orda eğitim almaya başlar. isminden de anlaşılacağı üzere* jakob soylu bir aileye mensuptur.
gittiği okul başlarda çok disiplinli bir okul gibi görünür, okul müdürü otoriter bir figür gibidir ama kitabın derinlerine gömüldükçe hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaktır okurlar.
jakob okuldaki çocuklara ne davranış ve düşünce tarzı olarak ne de kendine gelecek için koyduğu hedefler çerçevesinde benzerlik gösterir. jakob farklı bir çocuktur ve bu fark okul müdürü ile olan ilişkisinde de kendini göstermeye başlayacaktır zamanla.
diğer karakterlerle ilişkisi de çok yoğundur jakob’un. yakın arkadaşı kraus, okul müdür bay benjamenta’nın kız kardeşi ve romanda ortaya çıkan diğer karakterler; hepsi jakob’un kibirili duruşunu etkiliyor ya da bundan etkileniyor.
roman kesinlikle okunması gereken bir başyapıt.
robert walser pek tanınmaz nedense türkiye’deki okurlar arasında, bir kafka değildir mesela; birj.m.coetzee, bir robert musil, bir alfred döblin de değildir. ama size iyi bir haberin var, walser bu isimlerini hepsini etkilemiş dev bir yazardır. yakın zamanda bu yazarımızın tanınması için yeni bir tanım yazmaya karar verdim.
şimdi ise jakob van gunten ile tanışmadan önce onunla ilgili bazı fikirler edinme zamanı. zira eğer okuyacağınız bir roman ile ilgili önceden bir bilginiz yoksa o romanın hakkını veremeyebilirsiniz. bunu hiç istemeyiz.
robert walser’den etkilenen ve onlarca büyük yazarı etkileyen franz kafka’nın bavulunu alıp amerika’ya gitmeye karar veren kahramanı karl rossmann henüz 16 yaşındadır. j.d.salinger’ın kalplerde taht kurmuş olmasına rağmen bir türlü insanlarla uyum içinde yaşamayı başaramayan kahramanı holden caufield da bir önce bahsettiğimiz kahramanla aynı yaştadır. mark haddon’ın özel bir çocuk olan harika dedektifi christopher boone ise henüz 15 yaşındadır. tabii ki benim edebiyat tanrı’larımdan biri olan mark twain’in gözlerimizin önünde, bir ırmak yolculuğu ile büyüyen kahramanı huckleberry finn ise 13 yaşındadır.
sanki jose saramago’nun bütün isimler kitabında kaybolmuş gibi bir girizgah yaptığımın farkındayım tanıma ama başka türlüsü elimden gelmiyor çünkü jakob van gunten’in bu dev kahramanlardan yaşça büyük olduğunu ve 17 yaşında olduğunu belirtmek için bu uzun paragrafa ihtiyacım vardı.
evet, jakob van gunten 17 yaşındadır ve uşak olmak için eğitim alınan bir erkek okuluna kendi isteği ile başvurup orda eğitim almaya başlar. isminden de anlaşılacağı üzere* jakob soylu bir aileye mensuptur.
gittiği okul başlarda çok disiplinli bir okul gibi görünür, okul müdürü otoriter bir figür gibidir ama kitabın derinlerine gömüldükçe hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını anlayacaktır okurlar.
jakob okuldaki çocuklara ne davranış ve düşünce tarzı olarak ne de kendine gelecek için koyduğu hedefler çerçevesinde benzerlik gösterir. jakob farklı bir çocuktur ve bu fark okul müdürü ile olan ilişkisinde de kendini göstermeye başlayacaktır zamanla.
diğer karakterlerle ilişkisi de çok yoğundur jakob’un. yakın arkadaşı kraus, okul müdür bay benjamenta’nın kız kardeşi ve romanda ortaya çıkan diğer karakterler; hepsi jakob’un kibirili duruşunu etkiliyor ya da bundan etkileniyor.
roman kesinlikle okunması gereken bir başyapıt.
devamını gör...
göbek büyüdükçe aksileşmek
iki gündür benim olayım bu. kışlıklar içinde ne kadar da mutluymuşum meğer. zaten bir buçuk yıldır eşofman çıkmadı üstümden ama sweet ne kadar güzel üretilmiş bir giyecekmiş. göbeği kamufle ediyormuş. iki gün önce yazlık kışlık değişim aktivitesi sonrası tshirt giymeye başlayınca, varlığından haberim olmayan göbeğim bana gülümseyince ufak bir baygınlık geçirecektim. uzun süredir tartılmamıştım, öyle bir boş vermişlik. tartıldım tabii hemen. omg 3 kilo almışım. pahada hafif ama yukte ağır bir sayıdır bu. depresyondayım, agresifim, aksiyim, mutsuzum. bu iki günde tartıştığım kişi sayısı 3. bunu evden adım atmadan başarmamda emeği geçen göbeğime teşekkür ediyorum.
ufak çaplı bir dikkat dikkat ayarı çektim kendime. bir 5 kilo verip, göbüşü düzlersem, aksilikten yine şeker halime dönmeyi umut ediyorum. aksi takdirde çekilmem.
ufak çaplı bir dikkat dikkat ayarı çektim kendime. bir 5 kilo verip, göbüşü düzlersem, aksilikten yine şeker halime dönmeyi umut ediyorum. aksi takdirde çekilmem.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın dostlar. kafa izninden döndüm. tekrardan buradayım.
bol sözlüklü birgün geçirmenizi diliyorum. mutlu ve keyifli günler...
bol sözlüklü birgün geçirmenizi diliyorum. mutlu ve keyifli günler...
devamını gör...
almanya’dan oğlum gelecek daireyi boşaltın
ev sahibimiz yeni evli çift olduğu için şimdilik duymayacağımız yalan.
devamını gör...
vincent van gogh'un abartılmış bir ressam olması
katılmadığım önerme. belki de ben eserleri kadar kendisini de hayli ilgi çekici bir sanatçı/insan olarak gördüğüm içindir. bir hikayesi var sanki van gogh'un, yazılmamış çizilmemiş, her sanatçının sahip olması gereken.
devamını gör...
çaya şeker atmadan içen kişi
hayatın tadını biliyordur net...
devamını gör...
normal sözlük'ün dergi projesi
bu gazla gizliden ülkeyi ele geçirecek gibi duruyor sözlük.
devamını gör...
dünya klasiklerini türkler yazsaydı alacakları isimler
ilahi komedya > tahtalı köyde çıldırmacalar.
devamını gör...
kolu alçıda gezmek
gerçekten zor bi durum.4.sınıfa giderken okulda düşmem yüzünden yaklaşık 1 ay boyunca o şekilde dolaşmak zorunda kalmıştım.ağrısı bir yana alışkın olmadığınız ve sizi zor durumda bırakan bi durum.tek güzel yanı ilkokuldaki öğretmenimin bana yardımcı olması için istediğim bi arkadaşımla oturmama izin vermesiydi.
devamını gör...
beden eğitimi dersi
okul müfredatında olmasını desteklediğim sosyal ve entellektüel oluşumlardan biridir. beden, resim ve müzik gibi sosyal etkinliklere ev sahipliği yapan 1 saatlik derslerin diğer derslerdeki odaklanma ve başarıyı da olumlu etkilediğini biliyoruz.
eğitim sistemimizin kalitesi elbet tartışılır. ama konumuz bu değil. özel dersler, sınavlar ve dershaneler arasında sıkışıp kalan çocuklar için bu ders bir süreliğine kendine ve ihtiyaçlarına odaklanmasını sağlayacak araç niteliğindedir. sosyalleşme sağlayan, ders başarısından farklı bir alanda yaşama sevincini artıran bu etkinlikler motivasyonu da artırarak tekrar yola güçlü bir şekilde devam edebilecekleri enerjiyi sağlayacaktır. topa olan gücü ile vuran çocuğu durdurmayın, resim defterini anlamsızca karalayan çocuğa kızmayın, flütle desibelin sınırını zorlayan çocuğu engellemeyin. bunlar da bir nevi stresi ve gerginliği uzaklaştırma çabasıdır.
"benim çocuğum sosyal etkinlik sevmiyor, zaman kaybı olarak görüyor" diyen insanları samimi görmediğimi belirtmeliyim. adı üstünde, o bir çocuk. siz neyi öğretmiş iseniz o çocuk o olur. nefes almayı öğretmeliyiz. zihni sürekli çalışır halde tutmaya çalışırsanız dinlenme fırsatı olmayacaktır. verimli çalışma bu değildir. zihnin dinlenmesi de gerekir. nasıl olduğu önemli değil, herkes kendi yolunu yaratır. doğru yanlış diye nitelendirmemek gerek. ben kitap okurum, sen müzik dinlersin, diğeri halı saha maçına gider... bunlara engel olan ya da vakit kaybı gören aileler, çocuğun içinde ne duygular barındırdığını, hangi fırtınalara ev sahipliği yaptığını eminim bilmiyordur. çalışmadığı zaman suçluluk duygusu hissedebileceğini, eksik hissedebileceğini, kendine değer verme kavramının altını doldurmayacağını bilin değerli veliler. telkinlerimiz ne yönde?
sosyalleşmenin en çok kıymetini biz biliriz halbuki. burada yazmak da buna dahil midir? bir düşünelim.
yapılan etkinlik ne olursa olsun, ama ders dışı olsun. beden eğitimi benim bu konuda en çok desteklediğim derstir. fiziksel yansımalar ruhsal boşalımı destekler. parka gitmeyen çocuklar kıpır kıpır, molaya çıkamayan çalışan huzursuz, kahvesini içermeyen patron keyifsiz olur, bilirsiniz. çocuk dünyasının hengamesi içinde bırakın bir fincan kahve içme lüksü olsun. kahve sevmiyorsa çay içsin, onu da mı sevmedi? ne içmek istediğine kendi karar versin. kendi karışımları belki en lezzetlisi olacak. lezzeti olmasa bile seçme şansı onun olsun, sizin değil. çocuğunuzun zaten elinden alınmış olan gençliğine bir tekme de siz atmayın.
beden eğitimi dersi candır. en sevdiğimdir. her çocuğun en sevdiğidir. içimizdeki minik canavarın ihtiyacını karşılayabileceği en etkili derstir. salın efendim çocuklarınızı...
eğitim sistemimizin kalitesi elbet tartışılır. ama konumuz bu değil. özel dersler, sınavlar ve dershaneler arasında sıkışıp kalan çocuklar için bu ders bir süreliğine kendine ve ihtiyaçlarına odaklanmasını sağlayacak araç niteliğindedir. sosyalleşme sağlayan, ders başarısından farklı bir alanda yaşama sevincini artıran bu etkinlikler motivasyonu da artırarak tekrar yola güçlü bir şekilde devam edebilecekleri enerjiyi sağlayacaktır. topa olan gücü ile vuran çocuğu durdurmayın, resim defterini anlamsızca karalayan çocuğa kızmayın, flütle desibelin sınırını zorlayan çocuğu engellemeyin. bunlar da bir nevi stresi ve gerginliği uzaklaştırma çabasıdır.
"benim çocuğum sosyal etkinlik sevmiyor, zaman kaybı olarak görüyor" diyen insanları samimi görmediğimi belirtmeliyim. adı üstünde, o bir çocuk. siz neyi öğretmiş iseniz o çocuk o olur. nefes almayı öğretmeliyiz. zihni sürekli çalışır halde tutmaya çalışırsanız dinlenme fırsatı olmayacaktır. verimli çalışma bu değildir. zihnin dinlenmesi de gerekir. nasıl olduğu önemli değil, herkes kendi yolunu yaratır. doğru yanlış diye nitelendirmemek gerek. ben kitap okurum, sen müzik dinlersin, diğeri halı saha maçına gider... bunlara engel olan ya da vakit kaybı gören aileler, çocuğun içinde ne duygular barındırdığını, hangi fırtınalara ev sahipliği yaptığını eminim bilmiyordur. çalışmadığı zaman suçluluk duygusu hissedebileceğini, eksik hissedebileceğini, kendine değer verme kavramının altını doldurmayacağını bilin değerli veliler. telkinlerimiz ne yönde?
sosyalleşmenin en çok kıymetini biz biliriz halbuki. burada yazmak da buna dahil midir? bir düşünelim.
yapılan etkinlik ne olursa olsun, ama ders dışı olsun. beden eğitimi benim bu konuda en çok desteklediğim derstir. fiziksel yansımalar ruhsal boşalımı destekler. parka gitmeyen çocuklar kıpır kıpır, molaya çıkamayan çalışan huzursuz, kahvesini içermeyen patron keyifsiz olur, bilirsiniz. çocuk dünyasının hengamesi içinde bırakın bir fincan kahve içme lüksü olsun. kahve sevmiyorsa çay içsin, onu da mı sevmedi? ne içmek istediğine kendi karar versin. kendi karışımları belki en lezzetlisi olacak. lezzeti olmasa bile seçme şansı onun olsun, sizin değil. çocuğunuzun zaten elinden alınmış olan gençliğine bir tekme de siz atmayın.
beden eğitimi dersi candır. en sevdiğimdir. her çocuğun en sevdiğidir. içimizdeki minik canavarın ihtiyacını karşılayabileceği en etkili derstir. salın efendim çocuklarınızı...
devamını gör...
köşe yazarının meral akşener'i genelev patronuna benzetmesi
abd başkanına benzetebilirsin demiş de netenyahu'nun en çok destek aldığı ülke abd. abd, çocukların öldürülmesine ön ayak olmadı hiçbir zaman sanki.
israil'i kuru kuru kınamaktan başka bir şey yapamıyorlar. sonra da böyle arsız yorumlar yapıyorlar.
konunun taraflarından birisi kadın olunca, ona hemen bir o..pu iması yapmaktan geri kalmayanlar, israil'den daha mı iyi olduklarını sanıyorlar. çok ayıp ya. artık iyice şirazeleri kaydı.
israil'i kuru kuru kınamaktan başka bir şey yapamıyorlar. sonra da böyle arsız yorumlar yapıyorlar.
konunun taraflarından birisi kadın olunca, ona hemen bir o..pu iması yapmaktan geri kalmayanlar, israil'den daha mı iyi olduklarını sanıyorlar. çok ayıp ya. artık iyice şirazeleri kaydı.
devamını gör...
normal sözlük'teki binlerce yazar nerede sorunsalı
siz sürekli herşeye sorunsal sorunsal diyorsunuz diye sinir krizinden bakırköy'e taşındılar annem.
devamını gör...
rammstein
1994’de kurulan ve o günden bu güne hiçbir üyesinin ayrılmadığı alman endüstriyel müzik grubu. malumunuz böyle büyük gruplarda muhakkak ciddi ayrılıklar yaşanır, kadroya 1 ya da 2 kişi dahil olurdu.
adamlar orijinal, müzikleri hala aynı tatta aynı kalitede.
adamlar orijinal, müzikleri hala aynı tatta aynı kalitede.
devamını gör...
ölmüş birini özlemek
hiç bitmez. gün içinde bir şey olur, içiniz cız eder.
devamını gör...
cahil insanların ortak özellikleri
öğrenmeyi reddetmeleri.
devamını gör...
at sahibine göre kişner
birinin buyruğu altında olan kişinin tavır ve davranışlarını, o kişinin davranışlarına göre ayarladığını anlatan söz.
***
@esholen ukdesidir.
***
@esholen ukdesidir.
devamını gör...
elmalı çocuk istismarı davası
yine gördük ki ülkemizdeki adalet sarayları olmuş dingonun ahırı. ülkede adalet bitti bitti.
devamını gör...
evlilik teklifi fikirleri
şimdi biz neyiz de? sen beni oyaliyormusun? sen benimle evlenmicekmisin de?.şakka şakka ,hic gerek yok böyle suni şeylere,annene babana sor ne zaman müsaitler biz gelicez de ,bu kadar işte,samimi içten sonra ailecek cevabini alirsiniz*.
devamını gör...
