bu yeni tasarım ilkin alıcılarla oynanmış hissi oluşturdu. bir de sözlük yazarlarında " sözlükten mi atıldım, hesabım mı uçuruldu yoksa? " gibi soru işaretlerine neden olmuştur bundan eminim.
ama halihazırda da kafa sözlük'ün alabildiği en üst düzeydir bu tasarım. kabul etme süreci nihai bir sonuca bağlandığında bünyesinde beğeni barındıracaktır.
devamını gör...

bizim tayfayla denize gidince onlar denize giriyor ben çantaların başında nöbet tutuyorum. çünkü abi olmak fedakarlık isteyen bir iştir.
devamını gör...

burnun uç kısmındaki iki kıkırdak arasında kalan et parçasının delinmesiyle takılan piercing çeşidi. acı eşiği ortalama bir insansanız 10 üzerinden 6 puan verebileceğim bir acıyla karşılaşırsınız. diğer bütün piercinglere oranla iyileşmesi en kolay ve en kısa süren piercingtir. şahsımın 3 kez deldirmesi ve toplamda 2 sene kullanmış olmamdan kaynaklı, gönül rahatlığıyla önerebilirim. küçük boyutlu olanlardan kullanırsanız burnunuzun içine bile saklayabilirsiniz. çıkarıldığında çok hızlı kapansa da (çoğunlukla 1 saati bile bulmayabilir bu süreç.) burnun içinde bir bölge olduğundan herhangi bir iz kalsa bile görünmeme durumu da bu piercingin tercih sebeplerinden biri olabilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

1989 doğumlu meksikalı model. bir zamanlar netlog ve myspace gibi mecralar varken, en favori fake hesaplarda onun fotoğrafları vardı. ah ah yaklaşık 13-14 yıl kadar önceydi. netlog var o zamanlar takılıyoruz. x kızın profiline gidiyorsun bu hatunun bir fotoğrafı.
bir başkasının profilde yine aynı. bu nedir ya diye düşünürken gerçeği tesadüfen bulmuştum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hani eve gidersin ve rahatlama seansı daha kapıda başlar ya. ayakkabıyı çıkarırsın. odana yönelip üstünü başını değiştirir ve pijamaları üstüne çekersin. işte sözlüğe giriş yaptığında da insan öyle hissedebilmeli. şahsen ben tam da böyle hissediyorum.
devamını gör...

etrafimda gordugum taniyip tanimadigim her cocuga yavrum ayağına çorap giy, içinde atlet var mı senin diye sormak.
devamını gör...

sevmek vs sevilmek kapışmasında yaşanabilecek en büyük ikilemi yaşatıyor bana hayatıma girdiğinden beri. bir insan bu kadar güzel sevebilir. saatlerce size şarkı söyleyecek kadar. bakamadığınız sahneleri size çevirecek, anlatacak kadar. neye ihtiyacınız olduğunu sizden iyi bilecek kadar. bir cümlesiyle gününüzün, modunuzun tamamını değiştirecek kadar. sizi kendinizden ve kendisinden çok düşünecek kadar. bir insan bu kadar güzel sevilebilir. onun için yaptığınız ufacık bir şeyle çocuk gibi mutlu olacak kadar. hiç egosuz, hiç hesapsız, hiç yarışsız size her konuda teşekkür edecek kadar. kendi pişirdiği yemekten sonra bile size eline sağlık diyecek kadar. kızdığında ve bunda haklı olduğunda bile size öfkesine yenik düşüp saldırmayacak kadar. kalbi göğsünde olduğu kadar gözlerinde, ellerinde olacak, size bununla bakacak kadar.

çok karıştırıyorsun kafamı. cevapları belli sorularıma yeni anlamlar katıyorsun. başka türlüsü mümkün dedirtiyorsun.
hem beni sevmenden mutlu hem tarafımdan sevilmenden minnettarım. bu versus bireyin kendisiyle alakalı aslında değil mi? söylemiştim, kavramları dönüştürüyor...

çok az. çok nadir. çok biricik.
hem unique hem tekil. yapacak bir şey yok. iyi ki.
devamını gör...

on sayfa yazmaya niyetlensem bile, hiçbir şey çıkmaz, hiçbir şey yazamam. denedim
insancıklar- fyodor dostoyevski
devamını gör...

ben şahsen tahrik olmuyorum. çünkü o kıyafetlerinin altında ki kanalizasyonu gördüm. karakter ve zeka gibi şeyler beni daha çok tahrik ediyor.
devamını gör...

kimden okuduğunuza göre değiştiğini düşündüğüm kitaplar her önüne gelenden okursanız fikriniz o kitapların içi boş olduğunu düşünmenize yol açar. belli başlı kişilerin kitapları okunur önce bakılır bu adam bunu nasıl yazmış öz geçmişine bakmak yeterli gelir.
devamını gör...

bence bir deli. akıllı kafadan böyle işler çıkmaz, çıkamaz.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kansas halk kütüphanesi, kansas city
devamını gör...

düzgün, saygılı, anlamlı konuşmanın bir anlamı kalmadı. sen saygılı düzgünce konuşursun, karşındaki sana saçma sapan, anlamsız cevap verir. sen susarsın. başka bir örnek: bir konu hakkında birisiyle zıtlaşırsınız. siz anlamlı cümleler, konu ile alakalı şeyler dersiniz, güzel bir üslupla. ama karşınızdaki gelir en alakasız cümleleri dizer önünüze. üstüne de yağ gibi üste çıkmayı becerir. yine susarsınız. bir dahakine herkesin anlayacağı dilden konuşursunuz. sesinizi yükselterek, en anlamsız cümleleri dizerek, kaba bir şekilde... anlaşılmazsınız yoksa.
devamını gör...

haspam.. kendi ne kadar temiz acaba.. sen sevme zaten..
devamını gör...



konum: bursa cumhuriyet caddesi.
makine: xiaomi note 8 pro.
odak obje:tatlış bir kedi.
devamını gör...

john steinbeck
devamını gör...

(bkz: başlıktan yazar tahmin etmek)
devamını gör...

bir talep.

yalnız uygulanabilirliği olmayan bir talep. bunun 2 nedeni var:
1- normal sözlük formatı ve kurallarında böyle bir olayı yasaklayan bir madde yok. herkes istediğine oy vermekte ya da herhangi bir olay olduğunda istediği kişiye* destek çıkmakta özgür. cephe almakta özgür olduğu gibi...
2- bunu yaparsanız birileri de çıkıp "troller de uçurulsun, ben rahatsız oluyorum" der. bir başkası da çıkar "uzun tanım yazanlar uçurulsun. okumak da görmek de istemiyorum" der. sözlükte yoldaş ile iko kalır sadece.

itirazın sebebi tam olarak nedir bunu anlamak lazım. sonuçta insanları engelleyebiliyoruz ve sinirimizi bozan yazarlar, profil sayfalarına girip bakmadığımız sürece bizim için görünmez oluyor. davranışlarını beğenmediğimiz kişileri görmesek de oluyor yani.

bazı yazarlara haksız yere karma puan artışı sağlıyor diye itiraz ediliyorsa ve mesela "benim yazdıklarımı oylamıyorlar, kankalarını oyluyorlar. takipçileri görme özelliği alacağım, bunlar yüzünden karmam artmıyor" diyen varsa, yazdıklarının içeriğini değiştirmekle işe başlayabilirler mesela. belki de oylanmıyor oluşlarının nedeni kankalarının yokluğuyla değil ne yazdıklarıyla ilgilidir. sabah akşam ona buna sataşan birinin sataşma entry'lerini şahsen ben oylamam*. normal konular hakkında yazıyorsa da daha önce gıcık olmuşsam bile kan davası gütmem, oylarım.

***

herkesi kendimiz gibi sanma ya da öyle olmalarını isteme yanılgısına düşüyoruz.

"ben şurada 2 gün konuştuğum kişiyi bu kadar övemem."

tamam sen övemezsin ama bir başkası över? onun karakteri ile seninki aynı olmak zorunda mı? ben de mesela gerçekte tanımadığım bir insana kalkıp burada nick altından ya da özel mesajdan sataşıp onunla ağız dalaşına girmem ama bunu yapanlar var. yapmasınlar istiyorum ama yapıyorlar. herkesi kendime benzetmeye çalışırsam ooo işimiz var!

***

son olarak; evet sırf sevdiğim için birinin her yazdığını oylamak bana da ters geliyor. ben yapmıyorum. sevdiğim yazarlar var tabii ki, uzaktan uzağa kanımın kaynadığı ama her yazdıklarına oy vermem. veriyorsam gerçekten onayladığım ya da beğendiğim bir şey yazmıştır. benim de her yazdığımın ezbere beğenilmesini istemem. fakat sırf bu sebepten sözlükten insan atmak da ne bileyim... sözlüğü dingo'nun ahırı gibi kullanan yazarlar dururken "şuna niye oy verdin?" diye yazar mı atılırmış?

bugün de kankacılık konuştuk vesselam! bakalım yarın hangi başlıkla çıkacak karşımıza...
devamını gör...

"acaba iyi bir şey olacak mı? hayır dedim kendime. iyi şeyler birdenbire olur; bu kadar bekletmez insanı."
-korkuyu beklerken, oğuz atay
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim