miko
bir gün, radyoya ilk başladığım sıralarda, god senden nefret edecekler rob demişti. anlamamıştım. insanlar kendilerinde olmayan mutluluğu gördüğünde böyle olur çünkü diye açıklamıştı. abartıyorsun demiştim. öyle oldu.
bir süre sonra da 'tenezzül edip konuşmayacağın insanların kanepesinde göbeğini kaşıya kaşıya seni rahatsız etmelerine izin verme, ne derlerse desinler umursayacağın insanlar değil.' demişti. hak verdim. sustum.
ama bugün değil. çünkü aksi bir durum olsa miko'm susmazdı. haaa yanıt, yine umursadığımdan değil. hala umrumda değil nefret yüklü kelimeleri. bu mesaj kankacılık lobisi diye azaltılmaya, küçümsemeye çalışılan değerlere sahip çıkma amacı ile yazılmıştır. çünkü bu insanlar ilk önce yazıları, sonra sesleri ve görüntüleri en son da kanlı canlı halleri ile hayatıma girdiler. ve oradalar. üstelik de çok güzel bir yeri kaplıyorlar.
nedeni anlattım. biraz da nasılına gelelim. nasıl bir yazar miko? yıllarca biriktiği entelektüel bir yanı olan, aynı zaman da sade ama sağlam yapılı cümleleri ile akıp giden bir üsluba sahip ve de çeşitli içerikleri ile sizleri şaşırtacak donanımda bir yazar. ki ben onu ilk, 'ne de güzel yazıyor' diyerek takibe almıştım. sohbet eder gibi sıcacık üslubu hemen çekmişti beni kendine. o gün bugündür de hep artmış hiç azalmamıştır bende.
özetle seviyorum bu kadının tarzını, yazdıklarını, dostluğunu, kendini. ve miko bir kez daha buradan da zikredeyim. ben /biz hep yanındayız!
bir süre sonra da 'tenezzül edip konuşmayacağın insanların kanepesinde göbeğini kaşıya kaşıya seni rahatsız etmelerine izin verme, ne derlerse desinler umursayacağın insanlar değil.' demişti. hak verdim. sustum.
ama bugün değil. çünkü aksi bir durum olsa miko'm susmazdı. haaa yanıt, yine umursadığımdan değil. hala umrumda değil nefret yüklü kelimeleri. bu mesaj kankacılık lobisi diye azaltılmaya, küçümsemeye çalışılan değerlere sahip çıkma amacı ile yazılmıştır. çünkü bu insanlar ilk önce yazıları, sonra sesleri ve görüntüleri en son da kanlı canlı halleri ile hayatıma girdiler. ve oradalar. üstelik de çok güzel bir yeri kaplıyorlar.
nedeni anlattım. biraz da nasılına gelelim. nasıl bir yazar miko? yıllarca biriktiği entelektüel bir yanı olan, aynı zaman da sade ama sağlam yapılı cümleleri ile akıp giden bir üsluba sahip ve de çeşitli içerikleri ile sizleri şaşırtacak donanımda bir yazar. ki ben onu ilk, 'ne de güzel yazıyor' diyerek takibe almıştım. sohbet eder gibi sıcacık üslubu hemen çekmişti beni kendine. o gün bugündür de hep artmış hiç azalmamıştır bende.
özetle seviyorum bu kadının tarzını, yazdıklarını, dostluğunu, kendini. ve miko bir kez daha buradan da zikredeyim. ben /biz hep yanındayız!
devamını gör...
bir öz eleştiri yap
ertelediğin herşey bir gün dağ gibi üstüne yığılacak. nefes alamaz hale geleceksin. erteleme hastalığından kurtulman gerek .
devamını gör...
günaydın sözlük
good morning evri badi gençler,
haftanın 5. günü cuma, hem pazartesiye yakın hem de uzak bir gün. meseleye hangi tarafından baktığımızla alakalı biraz.
biz yine iş aş haydar baş diyerek mevzilerdeki yerimizi aldık.
hepinize pozitif, sinirden, stresten, hayvan oğlu itlerden uzak bir gün diliyorum.
haftanın 5. günü cuma, hem pazartesiye yakın hem de uzak bir gün. meseleye hangi tarafından baktığımızla alakalı biraz.
biz yine iş aş haydar baş diyerek mevzilerdeki yerimizi aldık.
hepinize pozitif, sinirden, stresten, hayvan oğlu itlerden uzak bir gün diliyorum.
devamını gör...
diş fırçalarken evin içinde dolaşmak
bir şey yapmadan, sabit duramayan insan davranışıdır. diş fırçalarken aynanın karşısında sabit duruyorsam sanki saatler geçiriyormuşum gibi geliyor orada, illa dikkatimi dağıtacak bir şey olması lazım ya da hareket halinde olmalıyım aksi takdirde dediğim gibi zaman geçmiyor.
devamını gör...
gerçek ukde bırakılamayandır
başlığın fahri ukdecisi rahatsız adlı yazarımızdır. sahiden de ukde bırakmamıştır.
içimizde ukde kalan şeylerin öylece sözlüğe bırakılamayacağını hatta bırakılamayanların ukde olabileceğini savunan görüş. "kavuşamazsan aşk olur" gibi bir şey.
içimizde ukde kalan şeylerin öylece sözlüğe bırakılamayacağını hatta bırakılamayanların ukde olabileceğini savunan görüş. "kavuşamazsan aşk olur" gibi bir şey.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük, iki taraflı casusluk yaptığını düşündüğüm, kendini amerikan güreşçisi sanan bir kedim var. henüz hava aydınlanmadan üstüme defaatle atlayarak uykuyu haram etti. kaç kilo kedi,bayağı beni nakavt etti.*
dana ilkbahar şimdi ben buna ne yapayım? *
dana ilkbahar şimdi ben buna ne yapayım? *
devamını gör...
unutulmayan lise anıları
derste batak atarken müdür yardımcısının birden arama yapmak için girmesi ve bizim kağıtları toplayacak vaktimizin olmaması herkesin kahkaha atarak dakikalarca gülmesi müdürde dahil.
devamını gör...
cebeci ocağı
osmanlı ordusunda sikahlardan ve mühimmattan sorumlu olan yeniçeri ortalarından bir tanesi. fatih sultan mehmet han zamanın da kurulmuştur. görevleri ordu sefere çıkacağı zaman silahları taşınması ve dağıtılması, seferden döndükten sonra aynı şekilde toplanıp muhafaza edilmesidir. cebeci ocağı'nın görevleri arasında tahrip olmuş silahları tamir etmek de vardır. şimdiki türk silahlı kuvvetleri yapılanmasında "bakım sınıfı"'na tekabül eder. ocağın başındaki en rütbeli kişi "cebecibaşı"'dır.
kaynak
kaynak
devamını gör...
gençlerin evliliği düşünmemesi
herkesin hayatına kimse karışamaz.
devamını gör...
günün sözü
sürüye yaklaşırken çobanı ürkütmeyeceksin.
devamını gör...
dm'den fingirdeşen yazarlar
yahu bırakınsana insanları ne yapmak istiyorlarsa yapsınlar demek istediğim başlıklardan biridir.
devamını gör...
kalınlığı yüzünden göz korkutan kitaplar
başlayınca da elinden bırakamadığın kitaplardır çoğunlukla
devamını gör...
dispholidus typus
belgeselde gördüğüm ve çok acayip bulduğum bir sürüngen türü. merak edip araştırdıktan sonra şunlara ulaştım.
boomslang olarak da bilinen dispholidus typus zehirli ağaç yılanları, sahra altı afrika'sına özgü bir tür. kısmen orantısız büyüklükteki gözleri ve erkeklerinde parlak açık yeşil, dişilerinde ise kahverengi deri bulunuyor.
bu yılan ömrünün çoğunu ağaçların üzerinde geçiriyor ve kertenkeleleri, kurbağaları, bukalemunları, fareleri ve kuşları avlayıp onlarla besleniyor. eğer yutamayacağı büyüklükte bir şeyle karşılaşırsa, oradan o kadar hızlı uzaklaşıyor ki, genellikle yutamayacağı o hayvanın, yılanın orada olduğundan haberi bile olmuyor. ayrıca bu tür, yılanlar dünyasının "kedisi" denebilir, çünkü genellikle kuşların korunaklı yuvalarının etrafında dolanıyor ve kış uykusuna yatması gerektiği zaman bu kuşların yuvalarının içine kıvrılıveriyor. son derece utangaç ve saldırgan olmayan bir tür. bu saldırgan olmayan eğilimleri bir yana, bu yılanlardan biri tarafından ısırılmak inanılmaz ama inanılmaz şansız olduğunuz anlamına geliyor.
çünkü zehrinin asıl etkisi pıhtılaşma önleyici yapısında gizli. zehir bir tür hemotoksin yani kırmızı kan hücrelerini öldürüyor, kan pıhtısını azaltıyor ve organlarla dokuların bozulmasına neden oluyor.
hatta kan bulabildiği bir delikten sızmaya çalışıyor. bu delikler arasında damağımızdaki delikler, burun delikleri hatta derimizdeki ufacık kesikler bile yer alıyor. bu yılan tarafından sokulmanız halinde vücudunuzun her yerinden oluk oluk kan akabilir.
yeşil erkek ve dişi kahverengi:
boomslang olarak da bilinen dispholidus typus zehirli ağaç yılanları, sahra altı afrika'sına özgü bir tür. kısmen orantısız büyüklükteki gözleri ve erkeklerinde parlak açık yeşil, dişilerinde ise kahverengi deri bulunuyor.
bu yılan ömrünün çoğunu ağaçların üzerinde geçiriyor ve kertenkeleleri, kurbağaları, bukalemunları, fareleri ve kuşları avlayıp onlarla besleniyor. eğer yutamayacağı büyüklükte bir şeyle karşılaşırsa, oradan o kadar hızlı uzaklaşıyor ki, genellikle yutamayacağı o hayvanın, yılanın orada olduğundan haberi bile olmuyor. ayrıca bu tür, yılanlar dünyasının "kedisi" denebilir, çünkü genellikle kuşların korunaklı yuvalarının etrafında dolanıyor ve kış uykusuna yatması gerektiği zaman bu kuşların yuvalarının içine kıvrılıveriyor. son derece utangaç ve saldırgan olmayan bir tür. bu saldırgan olmayan eğilimleri bir yana, bu yılanlardan biri tarafından ısırılmak inanılmaz ama inanılmaz şansız olduğunuz anlamına geliyor.
çünkü zehrinin asıl etkisi pıhtılaşma önleyici yapısında gizli. zehir bir tür hemotoksin yani kırmızı kan hücrelerini öldürüyor, kan pıhtısını azaltıyor ve organlarla dokuların bozulmasına neden oluyor.
hatta kan bulabildiği bir delikten sızmaya çalışıyor. bu delikler arasında damağımızdaki delikler, burun delikleri hatta derimizdeki ufacık kesikler bile yer alıyor. bu yılan tarafından sokulmanız halinde vücudunuzun her yerinden oluk oluk kan akabilir.
yeşil erkek ve dişi kahverengi:
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
dönüp dolaşıp her defasında aynı yere geliyorum. geldiğim yerde yalniz yapayalnizim.
devamını gör...
hatay'da alevi olduğu için saldırıya uğrayan öğretmen
bu saldırıyı gerçekleştirenin ömür boyu içeriden kafasını cezaevi avlusu hariç çıkartamaması lazım. ama ne olacak birlikte göreceğiz. takım elbise giyecek, pişmanım diyecek, iyi hal vs diyerek ya tutuksuz yargılanacak ya da tutuklandıktan 2-3 sene sonra bırakılacak.
devamını gör...
eşek eşekken
bir ihmal amca kitabıdır.
ömrü boyunca bir komünist olarak yaşayan ve öyle de ölen, nazım hikmet’in yol göstermesi ile önünde açılan masal yolunda olabilecek en güzel şekilde yürüyen bir masalcıdır ihmal amca.
eşek eşekken kitabını küçük kardeşime -artık küçük değil- hediye olarak almıştım. belki içinde bir okuma aşkı başlatırım, belki o da benim gibi çokça okur diye ama maalesef ben dibine ışık veremeyen mumdan daha yetersiz bir insan olduğum için bu dileğim tam olarak gerçekleşmedi ve kardeşim bu kitabı hala okumadı, bu yaştan sonra okusa da manası olmaz zaten.
ihmal amca bir pedagog inceliği ile yazmış masallarını. öyle akıcı, öyle sevimli, öyle masal gibi masal ki hala okuyasım gelir. masal yazmak herkesin harcı değildir. tolstoy’un erik çekirdeği’nde yaptığı gibi çocuğu derin korkulara salabilir ama ihmal amca hakkını vermiş bütün masalların.
tanıdık kahramanlar tanıdık mekanlarda bilinmedik masallarda oynuyor bu kitapta. uyku öncesi ideal bir masal yolculuğu sunuyor bize ihmal amca. bu kitabı okumayı ve de okutmayı ihmal etmemekte fayda görüyorum.
ömrü boyunca bir komünist olarak yaşayan ve öyle de ölen, nazım hikmet’in yol göstermesi ile önünde açılan masal yolunda olabilecek en güzel şekilde yürüyen bir masalcıdır ihmal amca.
eşek eşekken kitabını küçük kardeşime -artık küçük değil- hediye olarak almıştım. belki içinde bir okuma aşkı başlatırım, belki o da benim gibi çokça okur diye ama maalesef ben dibine ışık veremeyen mumdan daha yetersiz bir insan olduğum için bu dileğim tam olarak gerçekleşmedi ve kardeşim bu kitabı hala okumadı, bu yaştan sonra okusa da manası olmaz zaten.
ihmal amca bir pedagog inceliği ile yazmış masallarını. öyle akıcı, öyle sevimli, öyle masal gibi masal ki hala okuyasım gelir. masal yazmak herkesin harcı değildir. tolstoy’un erik çekirdeği’nde yaptığı gibi çocuğu derin korkulara salabilir ama ihmal amca hakkını vermiş bütün masalların.
tanıdık kahramanlar tanıdık mekanlarda bilinmedik masallarda oynuyor bu kitapta. uyku öncesi ideal bir masal yolculuğu sunuyor bize ihmal amca. bu kitabı okumayı ve de okutmayı ihmal etmemekte fayda görüyorum.
devamını gör...
hangi yazar gözünde nasıl canlanıyor sorusu
(bkz: ağzındakikanısilipişteşimdikızandövüşçü)

(bkz: ivanmilinski)

(bkz: lucifer)

(bkz: i am melting lannn melting)

(bkz: ivanmilinski)

(bkz: lucifer)

(bkz: i am melting lannn melting)
devamını gör...
kurşun döktürme
kurşun döktürmek çok fazla inanılan ancak batıl olmasının yanı sıra kötü enerjileri yok ettiği şeklinde nazardan korunmak amacıyla uygulanan bir yöntem olarak yer almaktadır. evde kal çağrısından sonra da internet üzerinden kurşun dökme seansları düzenlenmektedir.
amasya’daki oluz höyük arkeolojik kazılarında bulunan kurşun parçaları, nazara karşı suya kurşun dökme geleneğinin anadolu’da da yaklaşık 2 bin 500 yıldır uygulandığını ortaya çıkarmıştır.

kurşun değil şarjör boşaltsan çare olamaz diyenlerini duyar gibi oldum.
amasya’daki oluz höyük arkeolojik kazılarında bulunan kurşun parçaları, nazara karşı suya kurşun dökme geleneğinin anadolu’da da yaklaşık 2 bin 500 yıldır uygulandığını ortaya çıkarmıştır.

kurşun değil şarjör boşaltsan çare olamaz diyenlerini duyar gibi oldum.
devamını gör...
kana kırmızı rengini veren madde
fişne suyudur.
devamını gör...
