westworld dizisinden sonra düşündüğüm başlıktır.
devamını gör...

alfred bester tarafından 1952 yılında kaleme alınmış ve parça parça yayınlamaya başlamış bir hikayedir. sonrasında kitaplaştırılmıştır. dilimize ilk olarak 1973 yılında ''anarşist'' adıyla sonrasında ''24. yüzyılda cinayet'' ve en nihayetinde 6:45 yayıncılık tarafından ''yıkım’a giden adam'' olarak çevrilmiştir. yani anlayacağınız bizim dilimizde bol isimli bir romandır *

bilim kurgu edebiyatı açısından önemli eserlerden biri olarak değerlendirilebilir. hikâyenin baş kahramanı ben reich kapitalist dünya içerisinde saygıda kusur etmeyeceğiniz (!) önemli abilerden birisidir. herkesler onu çok sever. zira patrondur. parası gani, kendisi fani aynı zamanda efendi ve kibar bir adamdır. bir de pek yardımseverdir. yemez yedirir, içmez içirir. yani dışarıdan baktığınızda ideal insan tipinin vücut bulmuş halidir. kimseye nanik yapmayan ünü ve gücü dünyayı bile aşan bu adam sizi biraz hayrete düşürebilir, o yüzden sakin kalmanızda fayda var * mevzu 24. yüzyılda geçiyor ki o yüzyılda artık cinayet diye bir şey yok. bunun sebebi de düşünce polisleri. aklınızdan cinayet düşüncesi geçtiği an pat diye enseye şaplağı koyuveriyorlar. bunlara esper adı verilmiş. locaları bile var. masonik polis örgütü gibi bir şey * bu hikâye minority report'un babası olarak da nitelendirilebilir.

tabi hikayenin akışı, çekişmeler, tasarılar ve sanrılar hakkında ipucu vermeyeceğim ki, tadınız kaçmasın. bilim kurgu severlerin muhakkak okuması gereken bir kitap. özellikle philip efendinin azınlık raporunu okumuşsanız ve vay be falan demişseniz, babasını muhakkak okumanız lazım ki o hikâyenin de nesebi belli olsun * *

şu güzel alıntıyı da koyup yolumuza bakalım;


“eğer bir adamın topluma karşı gelecek yeteneği ve cesareti varsa, o, kesinlikle ortalamanın üzerinde demektir. onu durdurmak istersiniz. onu düzeltir ve daha değerli bir hale döndürürsünüz, kazandırırsınız. ondan kim vazgeçebilir? bunu yapmayı yeterince sürdürürseniz, geriye sadece koyunlar kalır.”
devamını gör...

"kin gütme unut gitsin geçmişte olanları."

- evlat
devamını gör...

bir takuya okada kısa animasyon filmidir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
okullar ne işe yarar? bir öğretmen olarak söylüyorum: şu anki haliyle gençlerin enerjisini kapalı alanlara hapsedip onları sıradan insanlar haline getirmeye ve hayallerini, zekalarını, yeteneklerini törpülemeye.

ölümüyle dünyayı çok eksik bırakan sir ken robinson’ın da dediği gibi okullar yaratıcılığı öldürmekten başka bir işe yaramıyor. yaramayacak da bu haliyle devam ederse.

düşünsenize gençleri kocaman binalara koyup hangi saatte ilgilerinin hangi konu üzerinde olacağına karar veriyoruz ve onlardan da eksiksiz bir itaatle bunları kabul etmelerini bekliyoruz. ne zaman hangi spora ilgi duyacağı, ne zaman hangi dil ile ilgileneceği, ne zaman hangi işlemi yapması gerektiği hep önceden belirlenmiş. mesela o gün kendini ingilizce konuşacak havada hissetmeyen bir çocuğa sürekli what time is it oğlum diye sormak hangi mantığın ürünü. manasız gelmiyor mu size de?

bir de şunu düşünelim birlikte. karşısındaki öğrencinin derdini tasasını, hayallerini ümitlerini, anlattıklarını anlatamadıklarını yalnızca yüzde on oranında anlayan öğretmenler çocuklara yüz üzerinden not veriyor. delirmek işten değil. her zaman istisnalar vardır ve onların başımızın tacı ama derste borsa takip eden öğretmene yüz üzerinden kaç verelim?

büyük insan sir ken robinson’ın zihnime ışık gibi doğan tespitine göre dünyadaki bütün eğitim sistemleri sanayi devrimine göre tasarlanmış ama artık buharlı gemiler yok. bir şeylerin değişmesi lazım değil mi? sanayi devrimi bir tren gibi geçmesin çocukların üzerinden. onlar isyan edince önlerinde duramayacağız.

children
devamını gör...

ekonomimiz şahlanıyor.
devamını gör...

sütlü tarhana çorbası, bir göçmen yemeğidir. biz makedonlar beyaz tarhanalarımızı bir güzel ellerimizle hazırlar, sütle beraber bir güzel pişirir, üstüne de salçalı sos hazırlayıp bir güzel dökeriz. evet, yemek bundan ibaret. terbiyeli tarhana denilebilir mi bilemiyorum çünkü süt su yerine geçiyor sanırım. açıkçası ben hiç yapmadım, terbiyeli mi terbiyesiz mi bilemem, tam tarifini bile bilmiyorum çorbanın. bu da minik bir itirafım olsun. gerçi miniğim daha yemek yapmakla mı uğraşacağım sonuçta.
sütlü tarhana çorbasının tadı tatlı gibi değil, nasıl anlatabilirim tadını bilemiyorum. aslında tümdengelim yaparak bu konuya çok güzel bir cevap verebilirim sanırım. çorbalar tuzlu yemeklerdir, sütlü tarhana çorbası bir çorbadır, demek ki sütlü tarhana çorbası tuzlu bir yemektir. evet.
devamını gör...

alcatraz kuşçusu filmi ile beni benden alan müthiş oyuncu. 1960 yılında en iyi erkek oyuncu oscarını kazanmış 1994 yılında kalp krizinden ölmüştür.
devamını gör...

demekki varmış. bi yazara nickaltı girdiğimde bana şey demişti şey: ama ben kimseye nickaltı yazmıyorum. anlık bi şok yaşadım, sonra iyi de ben karşılık beklediğim için yazmadım ki .. dedim.
demekki herkes karşılıklı yazıyormuş ki, o da bundan mütevellit böyle söyleme gereği duymuş.

iyi bunu da öğrenmiş olduk. artık üzülmem.
devamını gör...

genelde düşük kültür ve medeniyet seviyesine sahip kişilerdir. kullandıkları kelimelerin kalitesinin ses düzeyiyle ayarlanabileceğini sanırlar.
devamını gör...

gayet mantıklıdır ki aklını kullanabilmenin bir yolu da budur. yetiştirilen, kişiye dayatılan bir dinden ise mantığa uygun gelen din yeğlenmelidir.
devamını gör...

umut..
devamını gör...

olsundur, yazmaya devam etsindir, onu da bulacağızdır. oylanmak ya da favlanmak için yazmasın zaten. kendisi için yazsın. kendisi için yazarken görülsün, beğenilsin. çok fazla yazar var, mutlaka arada kaynayanlar oluyordur. ancak zamanla yazarlar oturunca onlar parlayarak kendilerini göstereceklerdir.
devamını gör...

ırkları ile övünüp durmaktan başka övünecek bir şey yapmamaları
devamını gör...

yalnız kalma korkusuyla arkasından konuştuğu insanlarla takılma çabası.
devamını gör...

e ne var bunda?
ahlakı en olmayacak yerde arayan ahlak bekcileri...
devamını gör...

~sen aydınlığa ben sana hasret
gel eritir demirleri bendeki ateş~

hasrete vurduğumuz göz göz yürek bizim

devamını gör...

hayata dair yazılı olmayan kurallardan birisi sadece .
devamını gör...

elektrik trafolarından gördüğümüz uyarı. üzerinde de çarpı çizilmiş kurukafa levhası olur. hatta çocukken bu kurukafa levhasına dokununca elektrik çarpar diye düşünürdüm.
devamını gör...

ak partili cumhurbaşkanı tayyip erdoğan'ın ak parti grup toplantısı esnasında kürsüde konuşurken cumhuriyet halk partililerin attığı twitlere ithafen söylediği söz. damadı göz önünde tutmak istemişlerdir belki. sevdiklerinden...

devamını gör...

ben de bunu anlamıyorum. hoşlandığın birine güç bela aciliyorsun, ne bileyim dışarı çıkalım mı falan diyorsun cevap ya sen çok iyi bir insansın ama ben seni o gözle görmüyorum. yahu sana onu soran oldu mu . ne alaka. iyi oldugumu öğrenmem o an benim ne işime yarayacak. hayır de geç. adamı hasta etme.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim