reşat nuri güntekin'in acımak kitabı bende kitap okuma merakı uyandıran kitaptır. arka arkaya dört veya beş defa okumuştum.
devamını gör...

fularımı ve kravatımı kısa bi süreliğine çıkarıp şunu atıcam izninizle.

devamını gör...

yey, ilkim.
en güzel türkçe şarkılardan biri. türkçe şarkılar pek dinlemem, ama bu şarkı başka bir alem. yıllardır dinliyorum ve hiç sıkılmadım. şarkıyla aramda başka bir bağ var resmen.
dinleyin, dinlettirin.
devamını gör...

ölüm sebebinin uzun süre radyasyona maruz kalmak olduğunu öğrenince üzüldüğüm bilim insanı.

bilim uğruna kendini feda etmenin karşılığıdır kendisi.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gardiyan misali bahçede görünen öğretmen ve hademeler.
omuz baş hizasından sıraya diziliş.
sürü halinde sınıflara giriş.
duvarları dolduran dört mevsim tabloları.
devamını gör...

ukde kralı.
nickini "ukde bırakmaya geldim" yapsa şaşmam.
devamını gör...

jüristokrasi, yargıçlar yönetimi anlamına gelir. demokrasinin aksine, yargıçların oligarşik bir yönetim oluşturmasını tanımlar ve eleştirel bir anlam taşır.

halkın iradesi ne olursa olsun yüksek yargı organlarının başında bulunan kişilerin siyasi görüşlerinin dışında kanun yapılamaması veya bu şekilde yapılan kanunların geçerliliğinin kaldırılması yoluyla etkisini gösterir.

olgunlaşmamış, oturmamış demokrasilerde sıkça görülen 'jüristokrasi'de yargı kurumunun başında bulunan kimselerin yorum kabiliyetleri, şahsi içtihatları ön plana çıkar ve yargıçların öznel yorumları ile şekillenen yasalar ile ülke yönetilmeye çalışılır. jüristokrasi halka hesap vermez, siyaseten sorumsuzdur.

yargının siyasallaşması sonucu oluşur. yüksek yargı makamlarına hakim olan siyasi ideolojinin farklı görüşlerden yargıçların hukuki yeterlikleri olsa bile o makamlara gelmesini engellemesi yoluyla varlığını sürdürür.
devamını gör...

kuran'ın ilk suresi.

meal;

bismillahirrahmânirrahîm ﴾1﴿

hamd, âlemlerin rabbi, rahmân, rahîm, hesap ve din gününün maliki allah'a mahsustur. ﴾2-4﴿

yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. ﴾5﴿

bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.﴾6-7﴿
devamını gör...

sahibini arayan mektuplar

tanım: ümit yaşar oğuzcan tarafından bütün sevenlere ve yalnızlara armağan edilen 25 adet mektup...

ikinci mektup
aramak... ömür boyunca aramak... yalnız seni aramak... paslı teneke kutularda, küf kokan dolaplarda, çerçevelerde, tenhalarda, ağaç diplerinde, sonra vapurlarda, trenlerde hep seni aramak. belki bu şehirde değilsin. ne çıkar? seni arıyorum ya. belki de aynı sokakta evlerimiz, sabahları beni görüyorsun işime giderken. sonra akşamı bekliyorsun, alaca karanlığı... beni bekliyorsun ya da bir başkasını, bir başkasını...

hiç gel demeyeceğim sana. aramak neredeyse ben oradayım. ayaklarım ne güne duruyor? yok yok birden karşıma çıkma. kaç, saklan. seni aramak istiyorum.

git bu şehirden haydi git. dağlara çık, o uzak dağlara. rüzgârların krallığında hüküm sür. baktın ki oraya geldim, yine kaç. başını al, açıl denizlere. gemilerin en güzeli, en büyüğü dilediğin limana götürmeli seni, dilediğin yerde demir atmalı. ben küçük bir balıkçı kayığı ile peşinden gelsem yeter. seni arıyorum ya!

bir yıl, beş yıl, on yıl değil; beşikten mezara kadar aramalı insan, ama ne aradığını bilmeli. yaklaşıp uzaklaşmalı aradığından. okyanus dalgaları üstünde bir küçük tekne gibi alçalıp yükselmeli. yalın ayak koşmalı yollarda, ayaklarını sivri taşlar kesip kanatmalı. çöllerden geçmeli yolu, yanmalı kavrulmalı. sonra gözün alabildiğine ak, soğuk ülkelere düşmeli. buzlar kırılmalı ayaklarının altında, üstüne kar yağmalı.

bir gün bulacaksam bile parça parça bulmalıyım seni. ayaklarını afrika'dan getirip bir kağıt üzerine yapıştırmalıyım, saçların sibirya'da olmalı, dudakların çin'de. gözlerin hindistan'da bir mabudun gözleri olmalı, ellerin italya'da bir heykelin elleri. bulsam da seni parça parça bulmalıyım.

yine de bir yerin eksik kalmalı.
yeniden yollara düşmeliyim, onu aramalıyım.
ve tam seni tamamladığım anda ölmeliyim.
devamını gör...

olmayan gibi görünen ama bastırılmış sebeplerden kaynaklanan sıkıntıdır. geçmişte yaşananların, gelecek kaygılarının, bastırıldığını sandığınız tüm duyguların istenmeden hissedilmesinden kaynaklanır. boğazınıza yapışmış bir çift elle nefes almaya çalışırsınız.
devamını gör...

yazdığım kaba ifade için kusura bakmayın ama şu söz çok hoşuma gider;

bu meclisin yarısı hıyardır!.. sözümü geri alıyorum. bu meclisin yarısı hıyar değildir...

| osman yüksel serdengeçti
devamını gör...

akademik kariyer basamaklarında zirveye çıkmak . *
devamını gör...

sbs sınavına girenler işe girmek için çocukluğunu vermesine rağmen işsiz. mühendislerin hepsi çalışkan olduğundan mühendis oldular ama iş yok. şaka gibi. fen lisesinden mezun olup, mühendis olup, 2800 liraya çalışmak şaka gibi. sağlık meslek liselerindekilerin hemşireliklerini izliyoruz. güzel tercihmiş. düşük puanlı bölümleri yazmak mantıklıymış. boşuna verdik çocukluğumuzu. gidelim de bari gençliğimiz bizde kalsın.
devamını gör...

bir çocuğun gözlerinin içine bakıp konuştunuz mu hiç demek isterdim bu insan müsveddesi varlıklara. gözlerinde hayata karşı bir masumiyet barındıran, oyun oynayan, asi çıkışlar yapsa bile aslında çok korkak olan bu çocukların göz bebeklerine baktınız mı. bir çocuğu şehvet ile kadın görmek nasıl bir insanlık, nasıl bir şerefsizlik. pedofili yani çocuk istismarı sadece eylem üzerinden değil, ifadeler üzerinden de suç olmalı ki bu insan görünümlü yaratıklar ağızlarından çıkanlar ile kirletmesinler zihinleri.
devamını gör...

tiyatro oyunculuğu ile ilgileneceklerin bu adamın kitaplarını kesinlikle okuması gerekir. size bu işin zorluğunu, sadece popülerite ve güzellik/yakışıklılık için yapılmayacağını çok net açıklar ve oyunculuğun doğasını ortaya döker.


aktör modelini kendi imgeleminde yaratır, sonra, tıpkı ressamın yaptığı gibi, o modelden çekip aldığı özellikleri tuvaline değil de, kendi benliğine işler. ..
devamını gör...

hiç bir yazarı engellemedim.
engellemeye de niyetim yok.
insan kaybetmek 1'e 1. veriyor, kazanmak ise 1'e 100.
hangisi daha kârlı ?
devamını gör...

*bu ben. ne birini ararim ne biri ararsa açarım. açsam da mal gibi susarım. yüz yüze olmadığı için ne demem gerektigini bilemem.
devamını gör...

ivan petroviç pavlov; sindirim sistemi üzerine nobel ödülünü de almasını sağlayan araştırmalar yapıyordu. deney amaçlı kullandığı köpeklerin midesini kesip, bir hortum yardımıyla bu salgıları alıyordu.

mide ve tükürük salgılarının nasıl olduğunu ve nelerden meydana geldiğini anlamaya çalıştığı dönemde, köpeğin henüz eti görmeden deneyi yapan kişinin ayak seslerini duyduğunda da aynı güçte salya salgılaması dikkatini çekti.
bu gözlemden sonra pavlov, köpeklerin niçin yiyecek verilmeden önce salya salgıladıkları sorusunun üzerine gitti ve araştırmalarını bu yöne kaydırdı.

pavlov, yaptığı bu gözlemlerinden sonra, aç bir köpeği ses geçirmeyen bir odaya yerleştirdi. deneye başlamadan önce, bir şekilde köpeğin salyasının ağzından dışarı çıkmasını sağladı ve daha sonra çıkan salya miktarını da kayıt altına aldı.
deneye geçildiğinde ise koşulsuz şartlanmanın oluşabilmesi için köpeğe yiyecek vermeden sadece zili çalmaya başladı. başlangıçta, normal olarak köpek herhangi bir salya tepkisi göstermedi. pavlov daha sonra zil sesinin hemen arkasından köpeğe et parçaları vermeye, doğal olarak da köpek salya akıtmaya başladı.

deneyin bir sonraki adımı ise et parçaları ile zil sesini eşleştirmekti. pavlov, et parçalarını köpeğe atmaya başladığı anda asistanları da aynı anda zili çalıyorlar, böylece köpeğin algı olarak et ile zil çalmasını eşleştirmesini istiyorlardı.

bu işlem tekrar tekrar yapıldıktan sonra, zilin çalındığı fakat arkasından et verilmediği zaman da köpeğin salya salgıladığı gözlendi. oysa normalde, köpeğin eti ağzına alınca salya akıtması gerekirdi.

deney sonunda çıkan sonuca göre köpek, sadece kulak kabartması beklenen zil sesine karşı salgı akıtmayı öğrenmiş oluyordu. bu durumda köpeğe, hiç ilgisi olmayan bir uyarıcı karşısında salya akıtması öğretilmiş oluyordu. bu olayda et, koşulsuz yani doğal uyarıcıdır.

şartlı ya da şartlandırılmış refleks denen olay da budur. pavlov, bu davranışın, psikolojik etkinlikle özdeş olan yüksek düzeyde sinir etkinliğinin belirtilerinden biri olduğunu öne sürer ve psikoloji alanında geçerli tek yaklaşımın deneysel yöntem olduğunu vurgular.
devamını gör...

direniş demek. aynen asi bir kişiliğim var.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim