başlayan her aşk.
hiç bir aşk karşılıklı başlamaz.
biri aşık olur ötekini ikna eder yada edemez.
devamını gör...

normal şahıs.

önce kısaca kendi hayatımdan örnek verip olayı bir yere bağlayacağım.

21 ya da 22 yaşındaydım galiba ilk kez sevgilim olduğunda. o günden bugüne bir o kadar daha zaman geçti ve hâlâ 1 elin parmak sayısını geçmez. başlayınca da uzun sürüyor ilişkilerim. sevdim mi çok sağlam seviyorum. aldatmak falan hiç yapmadığım ve yapmayacağım şey. *

ilişki aralarına bolca boş geçen yılları da ekleyince * hayatımın büyük kısmı yalnız geçti diyebilirim. hele öyle tek gecelik ilişkiler hiç bana göre değil. arada kısa süreli kırıştırmalarım, flörtlerim olur. bunlar aşırı derecede nadir olmakla beraber * genellikle uzaktan uzağadır ve hiçbir zaman ileri aşamaya getirmem böyle şeyleri. gelecekse o kişiyle gerçekten duygusal anlamda bir yakınlık şartı ararım. bedensel arzuları dindirme fikri kısa vadede hoş gelse de uzun vadeli bir ilişkiyi ve her anlamda doyumu, buna kesinlikle tercih ederim.

bunları neden anlatıyorum? şundan:

bazı insanlar bunu anormal sanıyor. kaç yaşına gelmişsin, bir sürü ilişkin olmuş olmalı diye düşünüyorlar. hele biraz da dışarıdan benim gibi fırlama ve rahat insan görüntüsü veriyorsanız *, birilerinin gözünde sıfatınız hazırdır.

günümüzde ilişkilerin içi fazlasıyla boşaldı. hatta gönül ilişkisi dediğimiz şey hemen hemen hiç kalmadı. insanlar ya birbirlerinin sahip olduğu maddi olanakların ya da bedenen kendilerini doyurup dönüp gitmenin peşinde.

belki bu durum, içinde yaşadığımız çağda çoğunuza normal geliyor ama inanın değil arkadaşlar. hele hele aynı anda birkaç kişiyi idare etmek gibi şeyler asla marifet değil. kafası azıcık da olsa çalışan birisi bunu çok rahat becerir. önemli olan tek bir insana bağlı kalabilmek, her şeyi 1 kişiyle paylaşabilmek, dışarıda arayışa girmemek. yanında güvende hissedeceğiniz, yanınızda olmadığında "ne halt karıştırıyor kim bilir bu?" diye düşünmeyeceğiniz, gözü kapalı güvenebileceğiniz kişiden daha güzel bir şey yok dünyada. ilişkilerde en önemli şeyler huzur, saygı ve güven. gerisi zaten her türlü geliyor.

sonuç: doğru dürüst, huzur, sevgi ve saygı dolu bir ilişkiniz olmayacaksa değil 18 yaşında, 28 yaşında da olsanız bekleyin.
devamını gör...

kalabalık, yurt, otobüs.
devamını gör...

kendini baskalariyla paylaşma hissi..
devamını gör...

soytarıya bakar mısın ya. çakarlı araçla falan geziyor. bir de polis eskortu takmışlar. bu milletten bir bok olmaz. kapatın ülkeyi gidelim amk.

edit: polis aracı değilmiş. beyaz sedana çakar takmışlar.
devamını gör...

sözlük ruhunun önemsendiğini gösteren gelişme. seri oylama ile karşı tarafa hadi beni de oyla dönemi kapanmıştır.
devamını gör...

türkçe'nin hard core bir mizaha sahip olduğunu gösteren başlık.
devamını gör...

bazen şarkılarda verilen aralar bana tam da sigara yakmalık yer dedirtir. örneğin şarkımızı açıyoruz. eller, ayaklar ritim tutuyor hatta dans bile ediyoruz arada dimi. şimdi mesela bir bankta oturuyorum* tabi yürüyerek dans ettiğim de insanlar uzaylı ile karşı karşıyaymışcasına tepki verdikleri için sadece kafamda kulaklığımla hafif kafa sallayarak ilerliyorum, buna da tepki veriyorlar da neşemi bozmalarına müsade edemem şimdi.* hazır oturuyorum etrafı gözlemliyorum, şarkı 2.08’inci saniyeye geliyor 2.18’e kadar ki boşluk ne de güzel gaza getirip, sigara yaktırıp, kafa sallamaya müsait.

bu arada şarkıyı sarılamayacağın kadar uzak biri için dinlediğinde acı veriyor. aksi halde benim gibi dans ediyorsunuz.

kamu spotu:

sokakta dans etmeyiniz.
devamını gör...

psikolojik siddete maruz kalmakla, manipule edilmekle, umutlarin hayallerin elinden alinmasiyla mumkun olan durumdur...psikolojik siddete maruz kalanlar bilir, darp edilmis gibi hissedersin ama karsi tarafi elle tutulur bir sekilde suclayamazsin da. ozellikle narsist kisiler, cok buyuk ustalikla yapar ve gun sonunda kisiye kendini bile sorgulatir. en hakli davanizda "acaba gercekten ben miyim yanlis olan?" dedirtirler mutlaka. siddetsiz siddet diyoruz biz bu duruma kisaca. insanin ruhunu bedeninden yavas yavas ceker, o yuzden cok can acitir. olum gibi bir sey olur ama olunmez, yasamak denilen sey de olur ama insan nefes aldigini da hissetmez, oyle bir arafta kalmaktir iste...
devamını gör...

david burns (bkz: iyi hissetmek) mükemmeliyetçiliği:
”ulaşılabilir olanın ötesinde yüksek standartlara sahip olma, imkansız hedeflere ulaşabilme uğruna takıntılı ve sürekli bir şekilde çabalama, yalnızca üretkenlik ve kazanılan başarılar doğrultusunda kendine değer biçme” olarak tanımlıyor.

kendinden çok dışa yönelik mükemmeliyetçi tavır geliştiren kişi, esasen barındırdığı -inandığı- kusurları(!) ve özgüvensizliği örtme çabası, mükemmelin nasıl olacağına dair şüpheli ve çelişkili kavram kargaşaları içinde debelenecek tavrı ve bu tavrın altında da çeşitli travmaları barındırıyor olabilir.
devamını gör...

sahip olmadığım bir düşüncedir. bence iş ırkta değil kafada bitiyor.

hangi ırka sahip olursan ol kendini geliştirmediğin sürece nafile.
devamını gör...

vincent van gogh ~arles'te kırmızı bağ (kırmızı üzüm bağı) ressamın keder ve yokluk içinde geçen hayatında satabildiği tek tablosu olduğu söylenir, bu yüzden beni hüzünlendirmiş ve etkilemiştir.
devamını gör...

gizli kalması gereken cennetlerdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

başrollerini alvaro cervantes (adri) ile susana abaitua'nın (carla) paylaştığı, gayet eğlenceli ispanyol romantik komedi filmidir.
orijinal adı “loco por ella” olup, uluslararası ismi ise “crazy about her” olarak biliniyor.
26 şubat 2021'de netflix'te yayınlanan film, izleyiciden büyük ilgi görüyor ki ben de izledim ve beğendim.

kısaca konusundan bahsedecek olursam; film, adri ve carla arasında geçen bir aşk hikayesini anlatıyor. (eh romantik film adı üstünde)
düz bir adam olan adri, bir gece arkadaşlarıyla puba gider ve gayet spontane bir şekilde carla ile tanışır. carla o'nu tek gecelik bir ilişki için baştan çıkartır ve carla'nın ısrarıyla, bir daha görüşememek için birbirlerine söz verirler. ama adri düşmüştür bir kere aşka... hayatının kadınını bulduğundan emindir ve o geceden sonra sırra kadem basan carla’nın, ardında unuttuğu ceketinden ipuçları toplayarak peşine düşer. adeta bir sindirella masalı gibi başlangıç değil mi?

gerisi sürpriz olsun, çok da anlatmak istemiyorum ama "neymiş sen anlat, ben onu da okuyayım ancak öyle izlerim" diyenleriniz için biraz daha anlatacağım:


carla'nın akıl hastanesine yattığını öğrenen adri, peşinden kendisini de hasta göstererek buraya girmeyi başarıyor. carla, adına bipolar bozukluk da denilen iki uçlu duygu durum bozukluğundan mustarip ve adri ile tanışmaları da kuvvetle muhtemel carla hastalığının öfori-erotomani evrelerini yaşarken gerçekleşiyor.

bu bizim düz adam adri'nin popüler bir dergide köşesi var ve adri'nin bu akıl hastanesi serüveni başlangıcında patronu elbette -hayırdır adri, nooluyoruz, niye oradasın sen?- diye, başrolümüzün üzerinde bir baskı oluşturuyor. adri de, patronunu bir yazı çalışması olduğuna ikna ediyor ve girer girmez ilk izlenimlerini köşesine aktarıyor ama akıl hastanesinde edindiği arkadaşlıklarının üzerinden tır gibi geçen bu yazı sonrası işler epey karışıyor.


"canım sıkılıyor, öyle vakit geçirecek bi film açayım bari" dediğiniz anda, izleyip, zaman öldürebileceğiniz, insanı yormayan şeker bir film. "yer yer klişeye düşmüyor mu, bu tür bellidir biraz da" diyorsanız, evet. sinematik olarak pek değerli görmediğimi itiraf edebilirim ama hoşuma gitti, anlık sıkıntıma iyi gelmeyi başardı diyeyim.

fragmanı da şuracığa iliştiriyorum:


keyifli seyirler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

anadolumuza farklı bir bakış açısından bakmaya yarayan program. ben artık ışıl ışılım. iyi programlar.*
devamını gör...

pame'nin bu haftaki bölümünde "ortak şarkılar" var.

her iki tarafta da bilinen, bestecilerin ve şarkıcıların birbirinden devşirdiği "bu şarkı bana bir yerden tanıdık geliyor" dedirten *, hatta "yok artık bu da mı" dediğimiz yunanca şarkılarla bir bilemediniz bir buçuk saat boyunca sözlük radyosunda yayında olacağım. yer yer kült eserleri de dinleyebileceğiniz programda ara ara zevzeklik etme ihtimalimiz olsa da genel olarak kim kimden ne (ç)almış konusunda da çeşitli kanıtlarla biraz ahkam keseceğiz hep birlikte.

"pame" bu akşam saat 22:30'da sözlüğümüzün biricik radyosunda yayında! bekleriz.
radyo.kafasozluk.com/

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

daha çok tutunamayanlar kitabı ile gündeme gelse de korkuyu beklerken , tehlikeli oyunlar kitapları da gayet güzel olan çağını aşmış bir yazardır. daha çok toplumsal gerçeklere ve meselelere önem veren bir yazardır. lakin tutunamayanlar kitabında bireysel çözümlemeleri göze çarpmaktadır.
devamını gör...

bir ilaç kullanıyorsanız beraberinde* biraz kahve biraz turşu ile mide kanaması geçirebilirsiniz.
devamını gör...

albert einsteinin sözü "dünyada sadece iki tip insan vardır :iyi ve kötü.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim