bir çeşit genetik rahatsızlığın siyahi insanlarda rastlanan versiyonu.

normalde albinizm olayını beyaz tenli insanlarda görmeye alışkınız. ancak bazı durumlarda siyah tenli insanlarda da bu durumla karşılaşılıyor.

ne yazık ki çoğunlukla afrika'da doğan bu insanlar, bölge halkının inançları nedeniyle cinayetlere kurban gidiyorlar. zira bazı uzuvlarının şans getireceğine inanılıyor. üstelik bu insanlara tecavüz etmenin aids'e iyi geldiği gibi olmadık bir kanıya da sahipler. bir yandan insanların onlara bakış açısı, bir yandan da güneşten korunma zorunluluğu gibi zor koşullar bir araya geldiğinde, ne yazık ki siyahi albinolar çok uzun ömürlü olamıyorlar.

thando hopa, ilk kez vogue gibi meşhur bir derginin kapağında yüzü görünen siyahi bir albino.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

3 türünün uyuşturucu olarak kullanıldığı kenevir bitkisi, toplumdaki imajından ziyade dünyanın en yararlı bitkisi olabilir. yıllar önce hakkında çekilmiş bir belgesel izlerken beni de şaşırtmıştır. belgeseli bulamadım bu nedenle burada paylaşamıyorum. ancak belgeselden hatırladığım kadarıyla burada paylaşıyorum.
1 - bir dönüm kenevir 25 dönüm ormanın ürettiği oksijeni üretebilir.
2- geri dönüşüm konusunda ağaçtan daha verimlidir. kenevirden üretilen kağıdın geri dönüşümü ağaçtan üretilen kağıdın geri dönüşümünün 3 katı kadardır.
3- radyasyon emici özelliği vardır.
4- kendisinç koruyabilir, tarım ilacına ve detaylı bakıma ihtiyaç duymaz ve her coğrafyada az su ile yaşayabilir.
5- 4 dönüm ağaçtan üretilen kağıt miktarı 1 dönüm kenevirden üretilebilir.
6- 1930 larda ford kenevirden otomobil kaportası üretmiş olup günümüz karbonfiber malzemeye benzemektedir.* çelikten 10 kat daha sağlam olduğu tespit edilmiştir.
7- kenevirden üretilen kıyafetler (bkz: keten) (bkz: kanvas) *daha sağlam ve uzun ömürlüdür. ayrıca şıktır.
8- kenevir biyoenerji kaynağı olarakta kullanılabilir. yıllar önce bir adam kenevirden elde edilen yakıt ile ile çalışan biyoenerji dizel motor üretmiş ve (bkz: rockefeller ailesi) tarafından canına ot tıkanmış, ortadan kaldırılmıştır.
9- keten tohumu diye diyetlere eklenen, yoğurda karıştırıp yediğimiz o faydalı tohumlarda aslında kenevir tohumudur. içerdiği faydalı yağ asitleri sayesinde kilo kontrolü ve hormon düzenlemede faydalıdır.

unuttuğum daha çok faydası var. bunlar aklımda kalanlar.

edit : devlet yönetiminin bu konuya eğilerek ekonomiye bu bitki ile gaz vermesi gerekiyor. hem de acil.

edit 2 : düşünsenize yalnızca 4 ayda yetişen bu bitki sayesinde çelik sanayinden, tekstile, enerjiden, kağıda bir çok sektörde bağımlılıklarınız ortadan kalkıyor. bence muazzam ve değerlendirilmesi gerekiyor. hem dünyayı hem ekonomiyi kurtarabilir.
devamını gör...

ilgili videodaki 42.saniyesinde ''hağğh haağhh'' şeklinde verdiği ritimle gülümseten müzisyenimiz.

her şeyimizle güzeliz yahu.
devamını gör...

i've already burned, don't you burn too.
diyorum, yanılıyorum diye de korkuyorum.
devamını gör...

hayran olduğum insandır.
bir insan tamam dostum haklısın diyorsa bayılıyorum o insana.
insanlar hatalı olduğunu kabul etmemekte direniyorlar.
tamam ben hatalıyım cümlesini ezici bir şey zannediyorlar.
devamını gör...

günlük konuşma dilinde “haksız kazanç elde etmek, başkasının hakkına el uzatmak” anlamına gelen bir sözdür. bu sembolik bir anlamdır. gerçek anlamında kullanıldığında ise “ çift daldırmak” ya da “ çift bandırmak” anlamına gelebilir. ben tanımımda ikinci anlamı üzerinde duracağım.

bu terimle ilk karşılaşmam hala devam etmekte olan friends ile how i met your mother dizilerinden hangisinin daha iyi olduğu tartışmalarının bu tartışmalara girmeyecek kadar açık galibi olan seinfeld’in bir bölümünde oldu.

hangi bölüm olduğunu hatırlamıyorum ama açık büfe olan bir toplantıda jason alexander’ın canlandırdığı george costanza karakteri büfeye gider, eline bir cips alır ve sosa daldırır. daha sonra ağzına götürüp bir ısırık aldığı cipsi ikinci kez sosa daldırınca yanında bekleyen şahıs tepki gösterir. ve you double dipped der ancak george tam olarak anlamaz ne olduğunu.

bunun üzerine adam şöyle bir açıklama yapar: cipsi sosa bandın ve ısırdın, sonra yeniden sos bandın. bu ağzını kaseye sokmak gibi bir şeydir.

anlatmak istediğim şudur ki eğer böyle bir durumda kendinizi bulursanız george gibi olmayın. sosa bandırdığınız cipsi tek seferde yemeye çalışın.

(bkz: adab-ı muaşeret 101)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

herkesin bir umut adını aradığı başlıktır.
devamını gör...

benimdir bu. daha veletken köy ziyaretinde gece yanan sobanın borusuna asılan ceketin oynayan gölgesini cin zannedip altıma yapmışlığım var. o gün bu gündür korkarım.
devamını gör...

"küsmenin ne faydası var, solup gidiyor bahar" demekte olan harika bir adamlar şarkısı.
devamını gör...

aklıma gelen ilk 2 kelime olması.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilkokuldayken bir tiyatro gösterisine gitmek için bilet satılıyordu. sadece 1.5 liraydı neredeyse tüm arkadaşlarım gidiyordu ama ben annem gile söylemeye çekinmiştim. neden bilmiyorum belki paramız yoktu diye belki de gitmemi istemezler diye düşündüm hatırlamıyorum ama arkadaşlarım gelip çok güzeldi falan diye anlattıklarında üzülmüştüm bayağı. başlığı görünce aklıma ilk gelen bu oldu. sizin de düşündükçe ukdelerinizin sayısı artıyor mu?
devamını gör...

caps devri geçti. devir, meme(miim) devri.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yıldız kenter'in hanım isimli kedisiyle yaşayan eski bir istanbul hanımefendisini canlandırdığı, duygusal yoğunluğu yüksek bir filmi. yıldız kenter filmde olcay isminde bir piyano öğretmenini canlandırıyor. kenter, filmde tiyatro tarzı ile oldukça etkileyici bir aristokrat cumhuriyet kadınına hayat vermiş. dumlupınar faciasında şehit düşmüş subay kocasının ruhu, konağı arada sırada ziyaret edip olcay ile konuşuyor.

olcay'ın kızının ismi ülkü . kızı, annesi ile iletişimden uzak, vefasız, annesinden oturduğu konağı satmasını isteyen, kedileri sevmeyen, eşinden ayrılıp genç bir adamla birlikte olan kadın rolünü oynuyor. damadı agah ise, olcay'a kızından daha yakın, sevecen ve insani davranan bir karakteri canlandırıyor.

olcay hanım, kanser hastalığına yakalanmış, utandığı için de jinekologa gitmemiş, ama böyle olunca da hastalığı metastaz yaparak bedenini sarmış, neredeyse günleri sayılı. yalnızlığı paylaştığı ankara kedisi olan hanım'a da bakabilecek birini arıyor. filmin diğer karakter oyuncusu eşref kolçak da necip isimli tekne kaptanı rolünde. olcay hanım'ın kedisi gibi, necip kaptan da emektar çatana teknesine sıkı sıkıya sarılmış. olcay hanım'ın dostu olan kaptan, kedilerle pek arası olmamasına rağmen de olcay öldükten sonra hanım'a sahip çıkıyor.

film, 1989 yılında korsika film festivalinde yıldız kenter'e en iyi oyuncu ödülünü kazandırmıştır. halit refiğ aynı yıl antalya film festivali'nde en iyi yönetmen, film de üçüncülük ödülünü kazanmıştır.
devamını gör...

ben de böyle bir anneye sahibim.
insan, bedeninden koptuğu varlık tarafından da sevilmeyince 'sevilemem ben' duygusu ile kimsenin sevgisini inandırıcı bulmuyor.
bütün hayatı boyunca 'ben buna layık mıyım?' düşüncesine kapılıyor.
oysa sevilmeye layık olmayan kişi, bize bunu hissettiren başkası değil.
devamını gör...

bu gerçekten pislikte en üst level olmalı!?

istiyorlar ki millete bunlardan başkası yardım etmesin, millet de bunlardan başkasına yanaşmasın. ama bu ekonomiyle çok zor be kuzum. millet çoğu şeyi unuttu artık, karnının doyup doymadığına bakacak.
devamını gör...

çocuklarım, hepinizi aynı seviyorumdur. duruma göre birini muhakkak daha çok seviyordur.
devamını gör...

bunu ben de yapıyorum... ama karşı taraf azıcık ısrar etse pat pat anlatırım. zaten beni tanıyan biri sorunum olduğunu direkt anlar. neden böyle bir şey yaptığımı bilmiyorum. belki de gerçekten merak edip etmediğini anlamaya çalışıyorumdur. çünkü başkası bana yok dese de ben umursadığım için biraz zorlarım. sanki mecburen soruluyor gibi hissediyorum ve bundan kurtulamıyorum. o yüzden gerçekten bilmek istiyor mu anlamaya çalışıyorum sanırım...**
devamını gör...

öncelikle kimse yapmadan geyiği yapayım : (bkz: lost çok bozdu)

şimdi öncelikle bu dizi bir mihenk taşı. son sezonlara doğru ipin ucu kaçsa ve bazı bağlantılar kurulamadan final yapsa bile, süreç ve o süreçteki akış süperdi. ben isterdim ki olayı mitolojik veya dini bişeye bağlasınlar ama olmadı napalım.

yayınlandığı dönemde dünyada yarattığı çılgınlığı yaratabilen dizi sayısı bir elin parmaklarını geçmez. kaldı ki o dönemde netflix, hbo falan yoktu dijital ortamda. anca download edip ya da dvd lerini kopyalatıp izliyordu tüm dünya.

see ya in another life bro!
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim