heyecanlanınca yapılan hareketler
fena bir çarpıntı olur. baş parmağımı diğer parmak uçlarında gezdirerek atmaya çalışırım.
devamını gör...
istanbul sözleşmesi istanbul'un yeniden işgal edilmesidir
(bkz: y.a b.i s.g)
devamını gör...
gizli kalması gereken bazı şeyler
hayır hasenat
devamını gör...
su kasidesi
üstat fuzulinin türkçe divanında olan en güzel kasidelerinden birisidir. aruzu fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilâtün fâ'ilün'dür. redifinin su olmasından mütevellit su kasidesi olarak bilinen bu manzume bir naattır.
hz. muhammed’e duyduğu derin sevginin yanında, suya duyulan hasret ve aşk temaları işlenen bu kaside lirik söyleyişi ve sanatsal anlatımıyla fuzulinin söz şaheseridir.
32 beyitten oluşan eserin girizgah kısmına kadar olan aşk dolu ilk 15 beyitini sizlerle paylaştım..
1.beyit*
saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su
kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
ey göz! gönlümdeki (içimdeki) ateşlere gözyaşımdan su saçma ki. çünkü bu kadar (çok) tutuşan ateşlere suyun faydası olmaz.
2.beyit*
âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su
şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi kaplamıştır, bilemem.
3.beyit*
zevk-i tîgundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
kim mürûr ilen bırağur rahneler divâra su
(ey sevgili.!) senin kılıcının ( kılıca benzeyen keskin bakışlarının) zevkinden gönlüm parça parça olsa da buna şaşılmaz. (nitekim) su da akarken duvarda yarıklar meydana getirir.
4.beyit*
vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânın sözün
ihtiyât ilen içer her kimde olsa yâre su
yaralı gönül senin okunun (ok temrenine benzeyen kirpiklerinin) sözünü korka korka söyler. (nitekim) yarası olan suyu ihtiyatla, çekine çekine içer.
5.beyit*
suya versün bâğban gülzârı zahmet çekmesün
bir gül açılmaz yüzün teg verse min gülzâre su
bahçıvan, gül bahçesini sele versin (boşuna) zahmet çekmesin. bin gül bahçesine su verse senin yüzün gibi (güzel) bir gül açılmaz.
6.beyit*
ohşatabilmez gubârını muharrir hattuna
hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su
hattatın gözlerine (aynı levhaya) bakmaktan kalem gibi kara su inse de (yine de) gubari yazısını senin yüzündeki tüylere benzetemez.
7.beyit*
ârızun yâdıyla nemnâk olsa müjgânım n’ola
zayi’ olmaz gül temennâsiyle vermek hâre su
senin yanağını anmaktan dolayı kirpiklerim ıslansa ne çıkar? zira gül elde etmek isteğiyle dikene verilen su boşa gitmez.
8.beyit*
gam güni etme dil-i bîmârdan tîgin dirîğ
hayrdur vermek karanu gicede bîmare su
gamlı günümde kılıcını (kılıç gibi keskin olan bakışını) hasta gönlümden esirgeme; (zira) karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.
9.beyit*
iste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
susuzam bir kez bu sahrada menüm-çün ara su
gönül.! onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste ve ayrılığında arzumu, özlemimi yatıştır; susuzum, bu çölde bir defa da benim için su ara.
10.beyit*
men lebün müştâkıyam zühhâd kevser talibi
nitekim meste mey içmek hoş gelür huşyâra su
ben dudağını arzuluyorum, sofular ise cennetteki kevseri istiyorlar. nitekim sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su içmek hoş gelir.
11.beyit*
ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
âşık olmuş galibâ ol serv-i hoş-reftâre su
su, her zaman senin cennet misali mahallenin bahçesine doğru akar. galiba o da, o serviye benzeyen nazlı gidişli güzele aşık olmuş.
12.beyit*
su yolın ol kûyundan taprag olup dutsam gerek
çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su
toprak olup suyun yolunu sevgilinin mahallesinden kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, o yere varmaya bırakamam.
13.beyit*
dest-bûsi ârzusiyle ger ölsem dostlar
kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su
dostlarım! eğer (sevgilinin) elini öpmek arzusuyla ölürsem toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin.
14.beyit*
serv serkeşlük kılur kumrî niyâzından meger
dâmenin duta ayagına düşe yalvara su
servi kumrunun yalvarmasından dolayı dik başlılık ediyor. su, servinin eteğine sarılır, ayağına düşüp yalvarırsa belki onu bundan vazgeçirebilir.
15.beyit*
içmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
gül budagınun mizâcına gire kurtara su
gül , bir hile ile bülbülün kanını içmek istiyor. su, gül dalının damarlarına girerek bülbülü bundan kurtarsın.
hayatta her insanın sevgilisi olmayabilir fakat her insanın sevgi göstereceği bir şeyleri mutlaka vardır ve bu kişiye mutluluk verir. bize kendimizi iyi hissettiren kişiler hep olmuştur hayatımızda ancak bazılar farklı bir şekilde etkilemiştir hayatlarımızı.
sesini dahi duymasanız da sadece hissetmeniz aptal, sıcak bir tebessüm oluşturabilir yüzünüzde. tek kelimesiyle hayat ritminizin değişmesine sebep olabilir. aya'nızın ısısını artırıp, ateşinizi yükseltebilir. ne söyleyeceğinizi, söyleyeceğinizi nasıl güzel söylemeniz gerektiğini bilemezsiniz ona karşı. mevlana'nın dediği gibi; “ben bende değil, sende de hem sen, hem ben, ben hem benimim, hem de senin, sen de benim, bir öyle garip hale bugün geldim ki sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim.” hissedilir bazen de..
öylesi güzel insanlar vardır ki hayatta uzakta da olsa sadece var olduklarını bilmemiz bile kendimizi mutlu etmemiz için bir sebeptir. gözlerimizi almak için mücevher takmaları gerekmemektedir bu kişilerin, ruhlarının parıltısı yetmektedir. hep yanı başımızda, etrafımızda olması ve sürekli görülmeleri gerekmez. fiziken olması, dokunulması şart değildir, hayaller kurduracak kadar gerçektirler ancak.
hissedersiniz, hep oradadır ve iyi ki vardır..
hz. muhammed’e duyduğu derin sevginin yanında, suya duyulan hasret ve aşk temaları işlenen bu kaside lirik söyleyişi ve sanatsal anlatımıyla fuzulinin söz şaheseridir.
32 beyitten oluşan eserin girizgah kısmına kadar olan aşk dolu ilk 15 beyitini sizlerle paylaştım..
1.beyit*
saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlare su
kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
ey göz! gönlümdeki (içimdeki) ateşlere gözyaşımdan su saçma ki. çünkü bu kadar (çok) tutuşan ateşlere suyun faydası olmaz.
2.beyit*
âb-gûndur günbed-i devvâr rengi bilmezem
yâ muhît olmış gözümden günbed-i devvâra su
şu dönen gök kubbenin rengi su rengi midir; yoksa gözümden akan sular, göz yaşları mı şu dönen gök kubbeyi kaplamıştır, bilemem.
3.beyit*
zevk-i tîgundan aceb yoh olsa gönlüm çâk çâk
kim mürûr ilen bırağur rahneler divâra su
(ey sevgili.!) senin kılıcının ( kılıca benzeyen keskin bakışlarının) zevkinden gönlüm parça parça olsa da buna şaşılmaz. (nitekim) su da akarken duvarda yarıklar meydana getirir.
4.beyit*
vehm ilen söyler dil-i mecrûh peykânın sözün
ihtiyât ilen içer her kimde olsa yâre su
yaralı gönül senin okunun (ok temrenine benzeyen kirpiklerinin) sözünü korka korka söyler. (nitekim) yarası olan suyu ihtiyatla, çekine çekine içer.
5.beyit*
suya versün bâğban gülzârı zahmet çekmesün
bir gül açılmaz yüzün teg verse min gülzâre su
bahçıvan, gül bahçesini sele versin (boşuna) zahmet çekmesin. bin gül bahçesine su verse senin yüzün gibi (güzel) bir gül açılmaz.
6.beyit*
ohşatabilmez gubârını muharrir hattuna
hâme tek bahmahdan inse gözlerine kara su
hattatın gözlerine (aynı levhaya) bakmaktan kalem gibi kara su inse de (yine de) gubari yazısını senin yüzündeki tüylere benzetemez.
7.beyit*
ârızun yâdıyla nemnâk olsa müjgânım n’ola
zayi’ olmaz gül temennâsiyle vermek hâre su
senin yanağını anmaktan dolayı kirpiklerim ıslansa ne çıkar? zira gül elde etmek isteğiyle dikene verilen su boşa gitmez.
8.beyit*
gam güni etme dil-i bîmârdan tîgin dirîğ
hayrdur vermek karanu gicede bîmare su
gamlı günümde kılıcını (kılıç gibi keskin olan bakışını) hasta gönlümden esirgeme; (zira) karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.
9.beyit*
iste peykânın gönül hecrinde şevkum sâkin it
susuzam bir kez bu sahrada menüm-çün ara su
gönül.! onun ok temrenine benzeyen kirpiklerini iste ve ayrılığında arzumu, özlemimi yatıştır; susuzum, bu çölde bir defa da benim için su ara.
10.beyit*
men lebün müştâkıyam zühhâd kevser talibi
nitekim meste mey içmek hoş gelür huşyâra su
ben dudağını arzuluyorum, sofular ise cennetteki kevseri istiyorlar. nitekim sarhoşa şarap içmek, aklı başında olana da su içmek hoş gelir.
11.beyit*
ravza-i kûyuna her dem durmayıp eyler güzâr
âşık olmuş galibâ ol serv-i hoş-reftâre su
su, her zaman senin cennet misali mahallenin bahçesine doğru akar. galiba o da, o serviye benzeyen nazlı gidişli güzele aşık olmuş.
12.beyit*
su yolın ol kûyundan taprag olup dutsam gerek
çün rakîbümdür dahı ol kûya koyman vara su
toprak olup suyun yolunu sevgilinin mahallesinden kesmeliyim, çünkü su benim rakibimdir, o yere varmaya bırakamam.
13.beyit*
dest-bûsi ârzusiyle ger ölsem dostlar
kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su
dostlarım! eğer (sevgilinin) elini öpmek arzusuyla ölürsem toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin.
14.beyit*
serv serkeşlük kılur kumrî niyâzından meger
dâmenin duta ayagına düşe yalvara su
servi kumrunun yalvarmasından dolayı dik başlılık ediyor. su, servinin eteğine sarılır, ayağına düşüp yalvarırsa belki onu bundan vazgeçirebilir.
15.beyit*
içmek ister bülbülün kanın meger bir reng ile
gül budagınun mizâcına gire kurtara su
gül , bir hile ile bülbülün kanını içmek istiyor. su, gül dalının damarlarına girerek bülbülü bundan kurtarsın.
hayatta her insanın sevgilisi olmayabilir fakat her insanın sevgi göstereceği bir şeyleri mutlaka vardır ve bu kişiye mutluluk verir. bize kendimizi iyi hissettiren kişiler hep olmuştur hayatımızda ancak bazılar farklı bir şekilde etkilemiştir hayatlarımızı.
sesini dahi duymasanız da sadece hissetmeniz aptal, sıcak bir tebessüm oluşturabilir yüzünüzde. tek kelimesiyle hayat ritminizin değişmesine sebep olabilir. aya'nızın ısısını artırıp, ateşinizi yükseltebilir. ne söyleyeceğinizi, söyleyeceğinizi nasıl güzel söylemeniz gerektiğini bilemezsiniz ona karşı. mevlana'nın dediği gibi; “ben bende değil, sende de hem sen, hem ben, ben hem benimim, hem de senin, sen de benim, bir öyle garip hale bugün geldim ki sen ben misin, bilmiyorum, ben mi senim.” hissedilir bazen de..
öylesi güzel insanlar vardır ki hayatta uzakta da olsa sadece var olduklarını bilmemiz bile kendimizi mutlu etmemiz için bir sebeptir. gözlerimizi almak için mücevher takmaları gerekmemektedir bu kişilerin, ruhlarının parıltısı yetmektedir. hep yanı başımızda, etrafımızda olması ve sürekli görülmeleri gerekmez. fiziken olması, dokunulması şart değildir, hayaller kurduracak kadar gerçektirler ancak.
hissedersiniz, hep oradadır ve iyi ki vardır..
devamını gör...
akp parti binasında fethullah gülen resmi çıkması
bunlar hep dış güçlerin oyunları.
devamını gör...
varoşluk belirten sözler
50 kuruş var mı len tirrek?
devamını gör...
kendinden önce başkalarının menfaatini düşünen kişi
iyi aile terbiyesi almış erdemli insandır. lakin kaybetmeye mahkumdur. zira dünya kendisi için çok fazla kötü done barındırır.
gözünü başına bir iş geldikten sonra açması olasıdır.
gözünü başına bir iş geldikten sonra açması olasıdır.
devamını gör...
beden kitle indeksi
sağlıklı bir yaşam için ne zayıf ne de kilolu olmanız gerekiyor. çünkü her ikisininde sağlığınız açısından dezavantajları var.
önceden boyunuzun son iki hanesinden, 10 eksiği idealdir denirdi. yani 180 cm boyunuz varsa, 70 kg sizin için iyiydi. sonra bundan vazgeçildi ve vücut kitle indeksi (vki) diye bir şey çıktı. yabancı kaynaklarda bu tabir body mass index (bmi) olarak geçer ve dünya sağlık örgütünce kabul edilmiştir.
hesaplamak için formülü ise şu:
vücut kitle indeksi (vki) = vücut ağırlığı (kg.) / boy uzunluğunun metre cinsinden karesi
önceden boyunuzun son iki hanesinden, 10 eksiği idealdir denirdi. yani 180 cm boyunuz varsa, 70 kg sizin için iyiydi. sonra bundan vazgeçildi ve vücut kitle indeksi (vki) diye bir şey çıktı. yabancı kaynaklarda bu tabir body mass index (bmi) olarak geçer ve dünya sağlık örgütünce kabul edilmiştir.
hesaplamak için formülü ise şu:
vücut kitle indeksi (vki) = vücut ağırlığı (kg.) / boy uzunluğunun metre cinsinden karesi
devamını gör...
en hüzünlü kelime
öldü..
devamını gör...
yazarların olmak istediği hayvan
martıdır. üstünde masmavi uçsuz bucaksız bir gökyüzü, altında masmavi derya deniz. işte özgürlük.
devamını gör...
tarihte bugün
24 şubat 1942
769 romanyalı yahudi'yi taşıyan ''struma'' vapuru, karadeniz'de batırıldı, yalnızca bir yolcu kurtulabildi.
(bkz: serenad (kitap))
(bkz: struma gemisi)
769 romanyalı yahudi'yi taşıyan ''struma'' vapuru, karadeniz'de batırıldı, yalnızca bir yolcu kurtulabildi.
(bkz: serenad (kitap))
(bkz: struma gemisi)
devamını gör...
çocukken yapılan salaklıklar
her şeye inanmak.babam kardeşimle bana kumbara almıştı. damlaya damlaya göl olur.para koydukca cogalir gibi düz mantık bir cümle kurdu.ben naptım.10 kr atıp bı 5 saniye bekleyip aciyodum yeni 10 kuruslar oluscakmi diye.o kadar salaktim. açardım bişey yok bı 10 sn daha bekliyim derdim.saka olsa keşke
devamını gör...
gel gel sarışınım gel
sarışınlara itina ile söylenir.
devamını gör...
oje bağımlılığı
kokusundan kaynaklanıyor olabileceğini düşündüğüm bağımlılık. tinerden daha iyi kafa yapıyor çünkü. swh
devamını gör...
umut
"bizim kalbimiz hep kırıktır çocuk. ama yine de eksik etmeyiz sol cebimizden umudu."
nazım'ın da dediği gibi kalbimiz ne kadar kırık, ruhumuz ne kadar üzgün olsa da mutlaka bir yanımızda saklarız umudu. çünkü insan umutla var olur, umudu olmayınca yarından bir beklentisi de olmaz. sol cebinizdeki umuda sahip çıkın, yarınlar ve hayaller onda gizli.
nazım'ın da dediği gibi kalbimiz ne kadar kırık, ruhumuz ne kadar üzgün olsa da mutlaka bir yanımızda saklarız umudu. çünkü insan umutla var olur, umudu olmayınca yarından bir beklentisi de olmaz. sol cebinizdeki umuda sahip çıkın, yarınlar ve hayaller onda gizli.
devamını gör...
neşet ertaş
kendisi gibi ozan muharrem ertaşın oğludur. kırşehirlidir. bozkırın tezenesi mahlasıyla anılır.
devamını gör...
aile şerefi
1976 yapımı olup, televizyonda ayda mutlaka bir sefer denk gelinen türk filmlerindendir. türk filmi denince, boş bir film değildir, mesajı vardır. ertem eğilmez' in yapım firması olan arzu filme ait olan yönetmenliğini orhan aksoy'un üstlendiği yeşilçam klasiğinde münir özkul, adile naşit, ıtır esen, şevket altuğ ve ayşen gruda gibi isimler yer alır. zaten bizim "turşucu" münir özkul ve adile naşit' in varlığı bile başlı başına bir olaydır.
--! spoiler !--
fakir ama gururlu bir adam olan rıza, işportada çeşitli işler yaparak karısı adile ve 5 çocuğundan oluşan kalabalık ailesini kıt kanaat geçindirmeye çalışan biridir. ailenin tüm fertleri, işportacılık, fabrikada işçilik gibi işlerde çalışıp geçinme derdindedirler. kızları ayşe evlenince yeni damat zihni de onların evine iç güveysi taşınır. zengin bir babanın tek çocuğu olan oktay ailenin en küçük oğlu olan murat' a araba ile çarpar ve rıza'nın kızını kaçırır.
film boyunca oktay denen it kılıklı çocuktan çok oğluna tapan, onu bu denli şımartan, oktay için bütün dünya ölsün diyen gıcık, zengin babasına laf saydırıp dururum. bizde babayız, insan evladını böyle mi yetiştirir?
filmin sonunda oktay'ın babası "öldürdün oğlumu" der. "onu ben değil sen öldürdün" der rıza baba.
"niye yaptın niye" sorusuna "ailemin şerefi için" der rıza baba ve film biter.
--! spoiler !--
--! spoiler !--
fakir ama gururlu bir adam olan rıza, işportada çeşitli işler yaparak karısı adile ve 5 çocuğundan oluşan kalabalık ailesini kıt kanaat geçindirmeye çalışan biridir. ailenin tüm fertleri, işportacılık, fabrikada işçilik gibi işlerde çalışıp geçinme derdindedirler. kızları ayşe evlenince yeni damat zihni de onların evine iç güveysi taşınır. zengin bir babanın tek çocuğu olan oktay ailenin en küçük oğlu olan murat' a araba ile çarpar ve rıza'nın kızını kaçırır.
film boyunca oktay denen it kılıklı çocuktan çok oğluna tapan, onu bu denli şımartan, oktay için bütün dünya ölsün diyen gıcık, zengin babasına laf saydırıp dururum. bizde babayız, insan evladını böyle mi yetiştirir?
filmin sonunda oktay'ın babası "öldürdün oğlumu" der. "onu ben değil sen öldürdün" der rıza baba.
"niye yaptın niye" sorusuna "ailemin şerefi için" der rıza baba ve film biter.
--! spoiler !--
devamını gör...
daha sonra tekrar deneyiniz (yazar)
elimde bir adet kendi rızasıynan attığı kıs kıs gülmelik fotosu bulunan yazar.
kank kank kank o fotoyu çıkartıp başucuma atacağım. s... meditasyonumu yaparken göz ucuynan bakıp rahatlayacağım.
günümü güzelleştirenim, cancağızım...
aman şimdi kankacılık yapiylar demesinler zira kendisileri 15 yıllık kankım, canım, kardeşim, dostum...
sabah beni gıdıklamalık attığı fotosuyla hala yüzümü güldürenim. kank yine gelsene la. hadi çık gel, istiklal'de takılalım, boğazda 3 5 tur atalım olmadı bir de sabahlara kadar uyumayalım... konsantre bir görüş günü ayarla yine gel kank hep gel...
seni pek seviyore sayın yazar. *
kank kank kank o fotoyu çıkartıp başucuma atacağım. s... meditasyonumu yaparken göz ucuynan bakıp rahatlayacağım.
günümü güzelleştirenim, cancağızım...
aman şimdi kankacılık yapiylar demesinler zira kendisileri 15 yıllık kankım, canım, kardeşim, dostum...
sabah beni gıdıklamalık attığı fotosuyla hala yüzümü güldürenim. kank yine gelsene la. hadi çık gel, istiklal'de takılalım, boğazda 3 5 tur atalım olmadı bir de sabahlara kadar uyumayalım... konsantre bir görüş günü ayarla yine gel kank hep gel...
seni pek seviyore sayın yazar. *
devamını gör...

