amacım hedef göstermek değil asla ama kampanyayı desteklemeyen yazar nasıl bir veri analizi yapmış, merak etmemek elde değil.

1 çocuğu kurtarmak yerine 100 çocuk nasıl, ne anlamda kurtarılabilir; bu kıyaslama neye göre yapılır? evladı için dünyayı yakabilecek bir ebeveyne bu karşılaştırma nasıl açıklanır? insan denilen varlık sadece bir sayıdan ibaret midir? ateş düştüğü yeri yakarken dışarıdan izleyerek yorum yapmak neden bu kadar kolay? son olarak, evladı olmayanlar böyle üstten üstten ahkâm kesmeseler mi acaba? varsa da söyleyecek sözüm yok artık.
devamını gör...

timsah avcısı olarak da bilinen avustralyalı vahşi doğa belgeselcisi. televizyon karşısında izlerken bile tırstığımız timsahlara korkusuzca yaklaşarak yaşamlarına dahil oluyordu.
ama kaderin garip cilvesi olsa gerek, o kadar tehlikeli timsahı dize getirmeyi başaran maceracı, okyanus altında çekim yaptığı sırada basit bir vatoz balığının zehirli iğnesinin göğsüne isabet etmesi sonucu hayatını kaybetmişti.
devamını gör...

çoğu erkek bakarız'ı diline pelesenk etmesine rağmen, bizde durumlar farklı..."bakarız", her şeye hemen hayır diyen eşime öğrettiğim kelimedir. çünkü hemen hayır deyip biraz düşününce evet der, o yüzden bakarız demesi daha mantıklıdır kanımca.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

almanya'nın berlin şehrinde yıkılan berlin duvarı'nın yakınında kurulmuş eski yerleşimdir.

bu stratejik noktada, dönemin alman hükümeti göçmenlerin şehir merkezlerinde uzak yaşaması amaçlı kullanmıştır. 80'lerden bu yana türklerin yoğunlukta olduğu bir yerleşimdir.

eskiden getto sayılan kreuzberg, şimdilerde devasa türkçe tabelası "kreuzberg merkezi" yazısıyla şehrin kalbi haline gelmiştir. her ulustan insanın şimdilerde birlikte yaşadığı bir yerleşim haline gelmiştir.

ayrıca 36 sayısıyla anılan kreuzberg, türk rap müziğinin oluşmasına vesile olan cartel ve killa hakan gibi isimlerin doğup büyüdüğü yerdir.

edit: sevgili novalideas uyardı: tabelasında "kreuzberg merkezi" yazıyormuş.
devamını gör...

franz oppenheimer; devlet denen aygıtın, göçebe hayduların yerleşik düzendeki toplumları haraca bağlamasıyla oluştuğunu iddia eder.

haraca bağlama işi zamanla sistematik hale geldiğinden, haydutlar sürekli git-gel yapmamak için yerleşik toplumun içerisine haraçların toplanacağı bir otağı kurarlar. bu otağıda haraçların düzenlenmesi işiyle uğraşan haydutlar (memurlar) çalışır. zaman içinde bu otağı, yerleşik halkın arasındaki hukuk problemlerini de çözmeye başlar. en sonunda da devlet dediğimiz ortak duygu oluşur.

tabii ben epey bir özet geçtim. sonuç olarak ortada simbiyotik bir ilişkisi var. devlet halkın hukuk ve güvenliğini sağlar, halk da devlete vergi öder. olması gereken budur. tabii bizim devletimiz hariç. bizimkinin hukuk ve güvenlik dışında yapmadığı iş yok. tiyato falan yapıyor, ne bileyim kafeterya neyin işletiyor. neyse besim tibuk'a bağlamadan bitireyim entryi en iyisi...

bu arada oppenheimer'ın devlet kuramına şu makaleden ulaşabilirsiniz.
devamını gör...

iki gözümüz iki çeşme dinleyeceğimiz yayın...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözlüğün en uzun nickine sahibim. sayılır mı?
devamını gör...

benim ki acılı adana olurdu herhalde ama çok acılı. şunu da belirtmek gerekir, çok acı ama lezzetli bir çocukluk dönemi geçirdim.

kısıtlamaları her defasında aşarak çocukluğumu yaşadım. aksilikler çok oldu hayatımda.
beşikten düştüm, ağaçtan düştüm, evin damından düştüm, araba hızla giderken atladım ve dirseklerimi, kollarımı yaralandım. aslında devam etsem liste uzayıp gider böyle böyle. yerinde duramayan bir çocuktum.

şunu hiç unutmam. ufacık çocuk olmama rağmen bisan bisiklet sürmeye çalışıyordum. kaç kere düşsem de hatta canım yansa da inatla onu sürdüm ve öğrendim. azim önemlidir. bu azmi birtek derslerde kullanamıyorum ya. kitabın yüzüne bakmadım bugüne kadar. yazdıkça yazasım geliyor gene.

kitap demişken çocukluğuma döneyim hemen. derslerim her zaman olduğu gibi gene kötü. yazılılar hep düşük geliyor. bunu öğrenen en büyük ablam bana zorla ders çalıştırmaya çalışıyor. bana kimse zorla birşey yaptıramaz. o kitabı saatlerce elimde tuttum ama tek kelime okumadan.
siz siz olun kesinlikle kimseye zorla birşey yaptırmayın. o işten verim alamazsınız diyerek bu yazıma son veriyim.
devamını gör...

yüzün ana arteri a.facialis'in dalı olan halk dilinde bademcik ameliyatı olarak bilinen tonsillektomi sırasında en fazla kanayan damardır.
devamını gör...

kıyamadığım
hey bir zaman bakıp bakıp
seyrine doyamadığım!
şimdi gurbette bırakıp
sesini duyamadığım!

evde kapanıp kaldın mı?
seyrana çıkıp güldün mü?
başkalarının oldun mu?
'benimsin' diyemediğim!

akıtıp gözüm yaşını
hatırlarım gülüşünü;
kıvırcık saçlı başını
göğsüme koyamadığım!

dik yamaçların selisin,
sen benden daha delisin,
şimdi kimlerin kulusun?
başını eğemediğim!

nasıl vurgunum bilirdin,
niçin benden yüz çevirdin?
kimlerin koynuna girdin?
öpmeğe kıyamadığım!

-sabahattin ali.
devamını gör...

dış güçlerin en can yakıcı oyunu.*
devamını gör...

eski eşim de dahil olmak üzere hayatımda bıraktıkları olumlu izler olumsuzluklarının yanında bin kat fazla olan kadınlar.

genellemelere genelde hep karşıyımdır, burçlara da takıntılı bi tip de değilimdir ama bunun tesadüf olması, benim onlara gereğinden fazla anlam yüklemem, gidip gidip onları bulmam, onların beni bulması falan filanla da açıklanacak şey değil bu.

çok farklı, çok zeki, çok güzel, çok inat, çok hırçın, çok başbelası ve çok çok aşık olunası kadınlar bunlar. aranızda kime hakkım geçmişse lütfen helal edin ve olduğunuz yerde ne kadar güzel olduğunuzun lütfen bir kez daha farkına varın.
devamını gör...

sözlüğü geliştirmek için gerçekten çok çalıştığınız o kadar belli ki, umarım yazarlar olarak biz de güzel, etkili tanımlar girerek bunun karşılığını veririz dediğim güncellemelerdir. *
devamını gör...

misafirliğe gidilir herkes oturur ev sahibi ikramlık hazırlamak için mutfağa yönelir ve anne bakışlarının kaldırma kuvveti ile kızı kaldırıp peşinden yollar.
devamını gör...

mossad tarafından 1987 yılında, londra da şehit edilen, filistin li karikatürist.

1948 yılında, 10 yaşındayken, filistin'den, lübnan daki bir esir kampına sürgün edilmiştir.

hanzala adlı karikatürü ile bilinir. hanzala yı tanımlarken;

adı: hanzala
baba adı: önemli değil.
anne adı: nakba
kız kardeşinin adı: fatıma.
ayakkabı numarası: bilinmiyor.
çünkü hanzala hep yalın ayak dolaşır. hanzala 10 yaşında bir çocuktur, büyümez. çünkü; naci el ali, filistin i 10 yaşında terk etmek zorunda kalmıştır.
hanzala nın hep arkası bize dönüktür. çünkü; bize küsmüştür.
yüzünü, filistin özgürleşince bize gösterecektir.
devamını gör...

herkes tarafından bilinen ve çokça kullanılan konu. herkes bu konuyu açar ama hiç bir mantıklı harekette bulunmaz. gereksiz tanımlara bakaraktan kendi türden yazarları gördükçe içlerini ferahlatırlar. bendeniz buraya geldiğimde, "burada herkes boş yapıyor", "bi' faydalı tanım yok" gibisinden cümleler havada uçuşuyordu. dedim o kişi ben olayım madem. gereksiz tanımlardan kaçındım. insan olduğum için var, affınıza sığınırım. şimdi düşündüm de benim 30 dk* vakit ayırdığım tanımlarım fayda sağlamıyorsa, insanlar başkalarının düşüncelerini aşağılar nitelikte cevaplar yazıyorsa ben niye buradayım?

bakın şimdi buna da "kendin ol bak ben böyleyim", "tutan yok", "derdini seveyim", "diyene bak" vb. şeyler derler. (yazılanlar tabii daha kapsamlı heves kırıcı, kısa kestim.) sözlük deyince insan daha farklı bir ortam bekliyor. ve bu kadar insan arasında sözde mantıklı insan arayışı içinde olan yazarlar nerdesiniz?

umarım böyle düşünen tek kişi değilimdir.
sevgiler, saygılar sevgili kafa sözlük.
devamını gör...

dinlere inanmayarak gayet basit.din zihninizi bulandırır. gerçeklerden uzaklaştırır. biraz realist ve akılcı düşünerek önleyebilirsiniz.
devamını gör...

smells like teen spirit şarkılarının hikayesini duyduğumda baya şaşırmıştım.
dilim döndüğü kadarıyla anlatmaya çalışayım.
cobain'in yakın bir arkadaşı ya da o dönemki kız arkadaşıyla beraber bir barda içtikten sonra eve dönüyorlar, kahve faslı falan derken, arkadaşı duvara ''kurt smells like teen spirit'' yazıyor sprey boya yardımıyla.
yani arkadaşı, cobain'e ithafen deodorant gibi kokuyorsun diyor. aynı isimle bir deodorant markası da var.
sabah gün ilk ışıklarıyla evi aydınlatırken uyanan kurt, bu cümleyi çok beğeniyor benzetme olarak algıladığı için.
kurt genç ruhu gibi kokuyor...
(bkz: based on a true story)
yanlışım olduysa özür dilerim bildirmeniz yeterlidir.
devamını gör...

seni seviyorum demeyin erken daha.

(bkz: ted mosby)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim