kesin kararlıysanız, kredi çekip bir fukaraya vererek giderayak bir güzellik yapın.
devamını gör...

empati, benim zevkle icra ettiğim bir sanattır. 3 ayda, gerçek hayatı ve kıymetli vaktimi bir kenara koyup 6000 tanım yapabilseydim eğer, nasıl hissederdim acaba? bir şeyler hissedebilmek için önce bi açıp ne yazdığıma bakardım sanırım. eğer ne yazdığına dönüp bakacak olursam o kadar şeyi yazmaya devam edemezdim herhalde, insanoğlu nedense kronometreleri, sayaçları, orda yazan artı puanları çok seviyor.

yüksek rakamlara erişmek için, like veya takipçi için insanların her türlü saçmalığı yapabiliyor olması, her bedeli ödeyebilecek olması açıkçası beni ürkütüyor. rakamları kutsayan ve geri kalan her şeyden taviz veren insan, artık özgüvenini ve sentetik egosunu borçlu olduğu sayaçlara bakıp, günaşırı ejakülasyon krizleri geçirmeye başlıyor olmalı.

nitelik artık kimsenin umrunda değil, just for fun mottosuyla motive olan güruhların ceremesini, hiç birimiz çekmek zorunda değiliz. herkes özgürdür ve istediğini yapabilir kaidesine sımsıkı sarılan horozların saygı beklentisine karşılık. bende saygı bekliyorum. siz nicelik ve eğlence peşinde koşarken, bende nitelik ve ciddiyet için savaşıyorum. sizinkinin aksine benim vaktim değerli ve vakti değerli olan tek yazarda ben değilim. bilgi kirliliğinden ve niteliksiz içeriklerden rahatsız olan tek kişi ben değilim. aynı havayı soluyorsak atmosferi kirletmenin özgürlükle açıklanabilir bir yanı yok.

kimse bana emekten, sözlüğün gelişimine olan katkıdan bahsetmesin lütfen. eğer burayı ağzına kadar çöp içerikle dolduranları dokunulmaz ilan edeceksek, bunun yerine saat başı tanım şirinleyen bir bot kodlamamız mevcut durumdan daha kayda değer olacaktır.
devamını gör...

fazlasıyla yaptığım bir şey bu, hiç de anormal olduğunu düşünmüyorum.
sokakta yerleri temizleyen belediye çalışanlarına "günaydın, kolay gelsin" demekten, pazardaki esnafa "teşekkür ederim, hayırlı işler" demekten, marketteki kasiyere "merhaba, kolay gelsin" demekten ya da bana yardımcı olan herhangi birisine teşekkür etmekten hiç rahatsız olmadım. hatta bir güzellik görünce iltifat etmekten de çekinmem asla. bize hizmet ediyor olması teşekkürü hak etmediği ya da bizim de zinhar diyemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. korkmayın yahu *
şu iki kelime ile gülümseyen insanlar ne büyük mutluluk sebebidir.
o çok değerli teşekkür ederimlerini sakınan insanlar bence bunu bir daha düşünsün...
neyi kimden esirgiyoruz allah aşkına, sonra da insanlar hep mutsuz, kimse gülmüyor. önce kendinden başlamalı insan değişmeye...
kamu spotumu da verdiğime göre çalışmaya geri dönebilirim *
iyi günler, iyi haftalar tüm sözlük ahalisine...*
devamını gör...

ingiltereyi cezalandıracağım !
- mustafa kemal atatürk.
şu çapta bir lafı edebilecek ( hele hele elinde doğru düzgün bir ordu bile yokken ) bir insan tarihte zor bulursunuz.
devamını gör...

bir dönem bütün batı'yı kasıp kavurmuş sanat akımı; 19. yüzyıl sonunda, 1895-1905 arasındaki on yıllık bir süreçte, hem avrupa'da hem de amerika'da resimden mimariye, dekorasyondan tasarıma bir çok alanı etkisine almıştı. bir şiarı vardı bu akımın zarif dekoratif süslemelerin ön planda olduğu bitkisel-eğrisel bezeme, temel dayanağı ise klasisizmin reddiydi. yaygın olmakla birlikte ülkelerin kendi üslupsal yaklaşımıyla zenginleşmiş, farklılaşmış ve yerel özellikler göstermiştir. öyle ki; akım, fransızcada "art nouveau" , almanya'da “jugendstil”, avusturya'da “secession”, ispanya’da "modernista", belçika’da "stile des vingt", italya’da "stile inglese"/"stile liberty" adını almıştır.
akım, 1895 yılında alman tüccar bing’n paris’te açtığı bir galeriden; la maison de l’art nouveau’dan kıvılcım aldı. alfons mucha (1860-1939) ve jules cheret (1836-1932) akımın öncüleriydiler.

alphonse maria mucha:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

jules cheret:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

dönemin en önemli ressamlarında da art nouveau etkiler görülür. henri de toulouse-lautrec, georges seurat, paul gauguin, félix vallotton, van rysselberghe, resimlerinde ve bir kısmı da afişlerinde art nouveau karakterine uygun simgeci öğeler ve bolca eğrisel çizgi kullandılar.

henri de toulouse-lautrec:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

avusturya'da secession adını alan akım, genel çizgiden biraz farklılaştı. çiçekli, bitkisel-eğrimseller yerini, düzleşmiş, geometrikleşmiş formlara bıraktı. en olgun ürünleri gustav klimt, josef koloman moser, mimar otto wagner ve joseph m. obrich'in işlerinde görürüz. bu sanatçılar, modernlik ve özgürlük temeli üzerinde bir araya geldiler. ver sacrum adındaki dergileri ile sanat anlayışlarını yaygınlaştırdılar. onlara göre gündelik yaşam nesneleri de akımın anlayışına göre tasarlanmalıydı. böylelikle akım, yeni bir konstrüksiyon ve dekorasyon anlayışı yarattı. gustav klimt akımın en önemli temsilcilerindendir. karlsplatz istasyonu, mimar otto wagner'in, viyana secession binası ise joseph m. obrich'in bu akımda yarattıkları en önemli yapılardır. secession’un bronz kapısı ve altın renkli bronz yapraklarla süslenmiş kubbesi gustav klimt'e aittir.

gustav klimt:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

viyana secession binası:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

karlsplatz istasyonu:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sigara alerjisine bağlı oluşan bir damar hastalığı. çoğunlukla ayak damarlarında, ender olarak da el ve kol damarlarında tıkanma ile kendini gösteriyor. damarlar tıkandığında ise parmaklara kan akışı yavaşlıyor ve kangren ile iyileşmeyen yaralar ortaya çıkıyor.
devamını gör...

olduğumdan değil, sadece tahmin ediyorum, sayfalar dolusu bir duyguyu, bir düşünceyi azalta azalta dört satıra sığdırmak zor olmalı... gece gündüz kâfiye düşünmek, üslubunu belirlemek, üslup yaratmak, zor olmalı... kısa yaşayacağını bilmek, zor olmalı.
ömrünü şiire adayıp şair sayılmamak, işte en zoru o!
devamını gör...

hem kendisinin hem de arkadaş ortamının ahlaksız ve gevşek olduğunu anlayabileceğiniz insandır.

bazı şeyler özel kalmalıdır.
devamını gör...

tanrıyı öldüren adam olarak aklımda yer eden alman filozof. günümüzde çok popüler kendisi. ama yaşadığı dönemde pek tanınan biri değilmiş. hatta kitapları pek satmadığı için bu almanlar beni hiç anlamıyor dediği söylenir. gezgin ve yalnız bir hayat sürmüştür. köklerine bağlı kalmak istememiştir. ama öldüğünde doğduğu evden 30 metre ötede bir yere gömülmüştür. yani başladığı yere geri dönmüştür. beni üzen bir detay bu. ömrünü köklerinden kurtulmak için harcadı ama döndü dolaştı ve evine geri döndü.
devamını gör...

sabah çorba içerken kelle soğanı kırarım.
kelle söğüş yerken yanında söğüş soğanı eksik etmem.
lahmacunun arasında olmazsa olmazıdır.
çoban salata için vazgeçilmezdir.
yediğiniz etlerin terbiyesinin hemen hemen tamamında soğan var.
menemen soğanlı daha lezzetli.
soğan hayattır, soğan candır...
devamını gör...

keşfedilmemiş yazardır.
kendini gösterebilmek adına, ben burdayım dercesine bu başlık altına entry giren yazardır.
yeni açan bir gonca güldür.
okuyunuz efendim yeni yazarlarımızı, çaylaklarımızı ve nereden geldiğinizi, nereden geldiğimizi unutmayınız.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sea ice brinicle denilen suyun altındaki buz saçakları, aşırı soğuk bir tuzlu su akıntısının okyanusa ulaşması sonrasında oluşur.



ice finger of death - ölümün parmağı ve ölüm sarkıtı da denilen bu doğa olayında aşırı soğuk ve yoğun tuzlu su okyanusun derinliklerine çökerken etrafında bulunan daha az tuzlu suyu dondurur.
buz haline gelen tuzlu su okyanusun derinliklerine doğru her noktayı dondurarak bir sarkıt oluşturur.
sarkıt oluştuktan sonra dibe çökmeye devam eder.
oluşan buz katmanları normal olarak bildiğimiz katı buzdan çok daha farklıdır.
aşağı doğru akarak oluşan buz katmanları, buzun içerisindeki sıcaklığının artmasını engeller.
böylelikle arada kalan sıcaklık hiç artmadığı için erimesi için gerekli sıcaklığa erişemez.
okyanus dibine ulaştıkça çevresindeki suyu dondurmaya devam ederek deniz yıldızı ve deniz kestaneleri gibi okyanus dibinde yaşayan canlıları dondurarak öldürür. kaynak

su altı buz saçağı çevremizdeki egoist insanlara benzer.
"ego bir buzdağıdır. onu erit. onu derin sevginin içinde erit, böylelikle o kaybolsun ve sen okyanusun parçası haline gel" - osho.
devamını gör...

buradaki tavsiyelere kulak asmayın. gerçi bu da bir tavsiye oldu *.

ulan çirkin diyen dönsün kendine baksın önce. kendisi kusursuz sanki! kimse kimseye çirkin diyemez.
devamını gör...

(bkz: engin-ar)
devamını gör...

- küveti doldurmak için yaklaşmak, kapakları açmak ve kediyi küvetin kenarında erimiş ve ölmüş şekilde bulmak, hitchcock filmlerindeki kadınlar gibi dehşete uğramış şekilde çığlık atmak. saniyeler sonra kedi zannedilen şeyin aslında kediyle aynı renk olan lif olduğunu anlamak. çok rahatlamak.

- sevgili bulunca anne, baba, yöneticiler ve arkadaşlara aşkım diye seslenmek. hatta dua etmeye başlarken allah'a bile aşkım demek. kediyi çağırmak için apartman boşluğuna aşkım diye bağırmak.

- uyanıp doğalgaz borularının patladığını düşünüp hızlıca kalkıp giyinmeye ve koşarak kaçmaya çalışmak. o sesin aslında kardeşin gecenin bir yarısı sıktığı böcek ilacının sesi olduğunu kaçarken anlamak.

- üstünü örtmek için hamle yapan kişinin hareketi ile uyanıp onu eve gizli gizli girmiş sapık zannedip psikopat gibi tehdit etmek ve hâlâ o kişiyi sapık zannederken uyuya kalmak.

- rüyada dayak yediğini görmek, uyanmak, dayağı sahiden yediğini zannetmek, dayak atan kişiyle kavga etmek için yataktan kalkmak.

- uykuyu bölen telefon araması nedenli ağlamaya başlamak. telefonu meşgule alıp uyumaya devam etmenin akla çogu zaman gelmemesi ve genellikle uyanıp ağlamak.

- merdivende bulunan akrebin üzerine basarken çığlıklar atıp tüm apartman halkının aklını almak.

- sigara içilen dönemde her seferinde sigara içilmeyen yerlerde keyifle sigara yakmak çünkü yasakları unutmak.

- üst düzey kodamanlarla yenilen yemek sırasında sarhoş olmak ve ağza götürülen bardağın doğru yerde olup olmadığını anlamak için dili uzatmak, dil bardağa değdiği an doğru yeri bulmuş olmak nedenli acayip keyiflenmek ve kahkahalar atmak. salak zannedilmek.

- araba kullanırken arabanın nasıl kullanılacağını unutmak.

- telefonla konuşurken telefonda biriyle konuştuğunu unutmak.

- uyanıp sebepsiz şekilde çığlık atmak ve çığlık atmış olmak nedenli korkmak.

ah ah..
devamını gör...

sen onu bir de bana sor..
devamını gör...

esrarın iki ana etken maddesi vardır. thc ve cbd. thc, hint keneviri (esrar) bitkisinde doğal olarak bulunan analjezik bir maddedir. asıl kafanızı yapan da budur zaten. kaslarınızı gevşetir, zamanı daha yavaş algılamanızı sağlar. yediğiniz, içtiğiniz daha güzel gelmeye başlar. düşünceleriniz daha derindir. ne kadar içerseniz için motor fonksiyonlarınızı asla kaybetmezsiniz. esrar içip cinayet işleyen, karısını çocuğunu döven birisi göremezsiniz. halüsinayson görmez, farklı boyutlara geçmezsiniz.

cbd maddesinin ise biraz daha genel etkileri vardır. yurt dışında tıbbi olarak da kullanılır. immün sistem, iştah, ağrı, zevk hissi, duygu durum, hafıza gibi çeşitli fizyolojik süreçlerin düzenlenmesinde önemli role sahiptir.

esrarın birçok türü vardır. aynı tütündeki nikotin oranı gibi, her türde farklı oranlarda thc ve cbd bulunur. kalitesi, içimi, rengi, dokusu türlere göre farklılıklar gösterir. türkiye'de şuan en yaygın tür skunktır. lakin türkiye'de içtikleriniz en kötü, en düşük kalite esrarlardır. yaygın piyasası 1 gram/100 liradır. ama hiçbir torbacı size 100 liraya tam 1 gram vermez. 0.6 veya 0.7 verirler.

esrarın dişi olanı yüksek thc içerir. o yüzden erkek olanı tercih edilmez. ama türkiye piyasasında erkek esrar bitkisi kafa yapsın diye çeşitli kimyasallar ile karıştırılır ve satılır. işts o yüzden bilmediğiniz torbacılardan ne olduğu belirsiz maddeleri almayın.

esrarın elbette ki fiziksel ve psikolojik bağımlılığı vardır. nikotin, kafein gibi diğer maddelerde olduğu gibi. irade sahibi bir insansanız ve ağır müptezel değilseniz, yokluğunda kendinizi kesmezsiniz. içmediğiniz zaman ağrınız acınız olmaz. bu noktada size üç farklı insan tipinden bahsetmek istiyorum.

ahmet 22 yaşında, iyi bir üniversitede, iyi bir bölümde öğrenci. ayda belki de iki ayda bir arkadaşları ile buluştuklarında esrar içiyorlar. tek başına alıp içmek gibi bir huyu yok. eğlenmek ve kafa dağıtmak için içiyor.

mehmet 50 yaşında. kendi işi var. evli ve çocukları var. normal bir aile hayatına sahip mutlu bir insan. alkol hatta sigara bile kullanmıyor. her hafta düzenli olarak akşamları evinde oturup içiyor.

ali 30 yaşında. okumamış, herhangi bir iş sahibi olmamış. günde 2 gram içmeden uyuyamıyor. sabahtan akşama kadar mahalle köşelerinde esrar içiyor. hayattan bir beklentisi, amacı yok.

bunlar benim çevremde olan, esrar kullanan insan tipleri. şimdi ali'ye bakarak esrar çok kötü, içerseniz böyle olursunuz vs. diyebilirsiniz. söz konusu sadece esrar değil tamamen irade meselesi. eğer siz iradesiz bir insansanız sigaraya da, alkole de, alışverişe de bağımlı olabilirsiniz. suç esrarın değil. sizin.

ayrıca son dönemde polis teşkilatımız esrar ile büyük bir mücadele içinde. piyasadan komple silmeye çalışıyorlar. lakin bu kocaman bir yanlış. sigaraya sürekli zam geliyor insanlar tütün içmeye başladı. alkol fiyatları acayip uçmuş durumda insanlar etil alkolden kendi içkilerini yapmaya başladı. peki böyle bir durumda piyasadan esrar silinirse ne olur? insanlar bilerek veya istemeyerek, belki de farkında olmadan daha ucuz olan kimyasallara yönelmeye başlıyorlar. şuan eroin, özellikle küçük şehirlerde esrardan daha çok ve daha ucuza bulunabiliyor. şehir ismi vermeyim, gittiğimiz küçük bir şehirde tam 3 gün esrar aradık ama bulamadık. ama sorduğumuz, konuştuğumuz herkeste eroin vardı. dışarı çıkın, hiç bilmediğiniz bir yerde bile eroine ulaşmanız 15 dakikanızı almaz. uyuşturucu ile mücadele esrarı piyasadan silmeye çalışarak olmaz. buradan emniyet güçlerine sesleniyorum. özellikle asayiş yunus ekiplerine. oturup bir üçlüyü 3-4 kişi içen gençlerle uğraşacağınıza gramlarca eroin alan, satan insanların hayatını karartan şerefsizler ile uğraşın. artık 15, 16 yaşındaki çocuklar bile bu hayat karartan maddelere, kimyasallara rahatça ulaşabiliyor.

umarım az çok esrar hakkında bilgi verebilmişimdir. esrar bir uyuşturucudur, masum değildir, güzellemesi yapılamaz. ama esrar, eroin veya diğer kimyasal madderler kadar kötü de değildir, hayat karatmaz.
devamını gör...

17. yüzyılda yaşamış italyan heykeltıraş , ressam ve mimar . resmi olarak roma'da bulunan eserlerin yüzde yetmişi kendisine aittir. barok tarzında eserler vermiştir .

(bkz: azize teresa'nın vecdi)
(bkz: apollon ve daphne)
(bkz: davut)
(bkz: neptune ve triton)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim