memati ne ya memati ne?
hani beni tanımasalar bilmeseler tamam diyecegim ama eti puf yiyen insanım ben! ne demek memati.
devamını gör...

istanbul mecidiyeköy'deki stadyumun ismi. ismini, galatasaray'ın kurucusu ve ilk başkanı olan ali sami yen 'den almıştır. kuruluş yıllarında maçlarını papazın çayırı' nda yapan galatasaray takımı, taksim stadı'nın açılmasıyla birlikte avrupa yakasında taraftarlarının karşısına çıktı. 1933 yılında taksim stadı istimlak olup gezi stadı olunca, kendine yeni bir stadyum arayan sarı kırmızılı kulüp, ali sami yen stadyumu'nun ilk adımını da atmış oldu. 1936 yılında inşaatına başlanan stadyum, 1940 yılında beden terbiyesi genel müdürlüğü tarafından galatasaray kulübüne 30 yıllığına kiralandı. hizmete girmesi ise 1945 yılını buldu.

35 bin kişi kapasiteli stadyum 20 aralık 1964 yılında türkiye - bulgaristan özel milli maçıyla spor karşılaşmalarına açıldı. ancak maç başlamadan önce açık tribünde sosis tezgahındaki tüp gazının alev almasıyla oluşan aşırı izdihamdan dolayı yıkılan parmaklıklar yüzünden yüzlerce kişi bir alt kata düştü. olay sonrası bir kişi yaşamını yitirirken, 85 kişi de yaralandı. birçok milli maç ve birinci lig maçlarının oynandığı stadyum, tamirat dolayısıyla zaman zaman hizmet dışı tutuldu.

47 yıl boyunca galatasaray'a ev sahipliği yapan ve takımın mabedi haline gelmiş olan stadyum, 11 ocak 2016 yılında galatasaray - gençlerbirliği maçı ile son lig maçına ev sahipliği yaptı. ondan sonra taşınılan stadyuma türk telekom stadyumu ismi verilmişse de, maça giden çoğu galatasaray taraftarı eski alışkanlıktan olsa gerek "ali sami yen'e gidiyorum" der.
devamını gör...

bir menekşe kokusunda seni aramak var ya
bu hep böyle böyle gider mi

menekşelerin kokusunun olmayışı ile anlam kazanan şarkı sözü.
devamını gör...

iyi ki sözlüğe katılmışım dedirten güzel kampanya.ilk fırsatta destek olacağım.
devamını gör...

insanların cinsel tercihi ne olursa olsun benim gözümde farklı ama aynıyız. bundandır ki evlat edinmelerine karşı olabilmem mümkün değil. ülkemizde böyle örneklerin olmasını isterim ki normal olduğu anlaşılsın.
devamını gör...
(tematik)

sözlükte ''esmer, esmer güzeli'' anlamlarına gelen sözcüktür.

aynı zamanda bir kadın ismidir.
devamını gör...

belki de yüktür. birinden nefret edebilmek için onu önemsemek, düşünmek, yaptıklarından ya da söylediklerinden anlam çıkarmak gerekir. geçmişte gerçekleştirdiği herhangi bir davranışından dolayı nefret etmekte aynı kapıya çıkar. nefret etmek ve unutamamak birbirine paralel olan duygular. yaşananlar ağrına gitmiş, içinden atamamışsın ve sana yük olmuş. adına da nefret demişler..
devamını gör...

"gerçekten bunu yaptın mı" şeklinde entel mesajları olur hep.

he, cidden kızın memelerine puding sıkıp muz bandırarak yedim. entellik zor meslek.

sıkılmıyorlar da.
devamını gör...

kucukcekmece' de 14 yaşındaki kız çocuğu hastane dönüşünde evinde ölü olarak bulundu. çocuğun cansız bedeni karşısında aile sinir krizi geçirdi.
link

edit: link duzeltildi.
devamını gör...

hayatın her alanını, hiç olmadığı kadar tarkan şarkılarıyla yaşamak. birbirimize şaşırdığımız anlarda veya iltifat etmek istediğimizde "a-acayipsin!" demek, ayrılık acılarını "dön çaresiz başım" eşliğinde sırılsıklam yaşamak, ilk şoku atlattıktan sonra da "yanlış zaman, yanlış insan" diye teselli bulmak ve daha niceleri. bir de fiko'nun** tam deniz'e* açıldığı sırada biten bir bölümün ardından neler olacağını merak etmekle geçirilen koca bir yaz mevsimi.**
devamını gör...

geçmişte takılı kalıp kalan,
hep olumsuz anıları kafalarında tekrar tekrar canlandırırken anı kaçırıp bugününü de yarınını da kısır döngü içinde yaşayan insanlardır.
elindeki artıları görmezden gelen eksikliklere odaklanıp, evrenine daha da negatiflik çekenlerdir.
hayatının hakimiyeti elinde olmayan çevre faktörlü kendini şekillendiren insanlardır.
ruhsal açıdan aç ve acı dolu aslaa kendini iyileştirmeyi mod etmemiş kişilerdir.
mutluluğu kendinde, kalbinde aramayan insanlardır.
devamını gör...

freud, bilinçaltına giden görkemli yol dediği rüyaları araştırmak için serbest çağrışım adında bir yöntem geliştirmişti; sansürlemeden ve baskılamadan aklına gelen her şeyi düşünmek. her akşam, hastalarını tedavi ettiği kanepesinde kendi rüyalarının serbest çağrışımını yapıyordu. aslında freud'un yolculuk fobisi gibi incelenmeye muhtaç birçok sorunu vardı. seyahat etmeyi çok istediği roma'nın 75 km kadar yakınına gitmiş; ama sonra geri dönmüştü. ayrıca, arkadaşlarının yanındayken bayılmak gibi bir sıkıntısı ve puroya karşı büyük bir bağımlılığı vardı.

kendini analiz ettiği bir yılın sonunda işler kötüye gitmeye başlamıştı; çünkü pislik yığını dediği bilinçaltına itilen kaygı ve utanç verici duygularını tüm çıplaklığıyla görüyordu; nefret, ensest, cinayet fantezileri ve baskılanmış diğer hisler. henüz bir çocukken babasının ölmesini istemesi ve annesini arzulaması, çocukların da cinsel duygulara sahip olduğu ve bu hisleri ebeveynlerine karşı beslediği gibi düşünceler çok radikaldi. henüz bir çocuk olarak anneyi arzulamak ve babadan nefret etmek, düşünün; bir insanın kendinde bu tür hisleri ortaya çıkarması, üstelik 1896 yılında. o tüm bunlara bilim insanı gözüyle baktı. ahlaki ölçütlerle değerlendirmedi ve birtakım radikal fikirler öne sürdü. ya bütün çocuklar anne ve babalarına karşı nefret ve aşk gibi hisler besliyorsa? ya bu duygular insanın gelişme sürecinde önemli bir role sahipse?
devamını gör...

insan, hayatın birçok noktada anlamsız olduğunu fark ettiğinde ölmek için erken, yaşamak içinse çok geçmiş gibi hisseder.

chuck palahniuk’in de dediği gibi:

“biz televizyon izleyerek milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız. hepimiz heba oluyoruz. bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş. reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz. nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz. bizler tarihin ortanca çocuklarıyız. bir amacımız yok; ne büyük bir savaş ne de büyük bir buhran yaşadık. bizim savaşımız ruhani savaş ve bunalımımız kendi hayatlarımız.”
devamını gör...

böyle şeylerden inanılmaz derecede korkmama rağmen neden tüm tanımları okumaya çalıştığımı anlamadığım başlık. anlaşılan bu gece uyku yok bana, neler yaşamışsınız öyle.*
devamını gör...

bi kere lisedeyken arkadaşımla koridordaki su sebilinden su doldurmak istemiştik ama ders zili çalmıştı ve nöbetçi öğretmen koridordaydı.asla izin vermezdi dışarı çıkılmasına zil çaldıktan sonra ama biz yine de şansımızı denemek istedik ve gittik sebile kadar. adam yanımıza gelip “zil çaldı sınıfa dönün hadi” demişti ve arkadaşım da “hocam çok susadık lütfen içelim gidicez hemen” demişti. öğretmen yine de izin vermeyip “sonraki tenefüs gelirsiniz bi şey olmaz, insan 3 gün susuz yaşayabilir” demişti ve onun üzerine benim canım arkadaşım “hocam ama arı’nın * 3.günü”demişti ve öğretmen bu cevaptan sonra bize izin vermişti.şuan çok saçma bi anı gibi gelse de o anı yaşamak ve o tepkiyi görmek çok eğlenceliydi bence *
devamını gör...

orkestra şefi olmak isterdim.o ahenkle seslerin harmanlanması inişler çıkışlar ve senin yönettiğin bir süreç.sıkıcı hayatım bir günlüğüne renklenirdi.
devamını gör...

(bkz: yoldaş benjamin franklin)
discord'da bana şiir okuyacağını söylemişti, hatta söz vermişti. çok fena alacaklıyım, evine baskın falan mı yapsam acaba?*
devamını gör...

insana umut aşılayan, huzur bulduran tatlış koku.
devamını gör...

(bkz: halil inalcık) (bkz: devlet-i aliyye)
seferlerde-savaşlarda olan her şeyi bir bir bir saymış.
(bkz: ilber ortaylı) gibi yorum katmamış.
çok zengin bir kitap ama okuyamadım, bıraktım.
beni affetsin.
devamını gör...

çok sevdiğim eski bir öğretmenimin çaldığı müzik aletidir. oldukça güzel sesi vardır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim