yazarların bugünkü mutluluk sebebi
çok sevdiğim sarı papatyamdan gelen günaydın mesajıyla güne başlamam.onunla sohbet etmem mutlu olmam için fazlasıyla yeterli.
devamını gör...
kan bağışı
kan değerlerim düşük olduğu için bu güne kadar 4 kere yapabildiğim, en sonuncusunda bayıldığım için benden geçtiğini düşündüğüm, 18 yaş üstü her insanın verebileceği kadar vermesi gerektiğini düşündüğüm, can kurtaran bağış.
devamını gör...
yurt dışına tarihi eser kaçırma
ben olaya farklı gözle bakıyorum.
hep mağdur edebiyatı görüyorum insanlarda ama madalyonun öbür yüzünde şu var,
kaçırılan bir eser yada anlaşmalar ile götürülen, götürülmeden önce bizim insanımıza göre değersiz
nereden mi biliyoruz, müze gezen yok, gezenler çok az veya foto çekinip çıkıyor
okuyan, destekleyen az.
halkın umrunda değil
bir eser değerliyse bu batılılar değerli dediği için değerli bizde
eser gidene kadar kimse yüzüne bakmaz, eser gidince vay efendim
siz, eserleri değil, batının verdiği değeri istiyorsunuz
nereden mi biliyorum, kaçırılan bir eser varsa 1000 eser hala toprak alında
kimin umrunda
ben söyliyim , avrupalı bir arkeolok gelip, kazmak isterse , oooo oluyoruz
kazmak istemezse, at çöpe , kır yada maloz yap, bina yapçam oraya,
tarihi eserin kazmasıda , taşıması da maaliyetli
insan ev yapçam diyor, bakıyor eser var, ya denize atıyor ya kırıyor, çöpe möpe
ama tarihi eserler umrumuzda
biiiiiipppp umrumuzda
eğer umrumuzdaysa kimse niye umursamıyor yerli arkeolokları
adamlar aç, maaşsız çalışıyor ve genelde h ödenek almıyor, kimin umrunda !!! hemen hemen kimsenin
kusura bakmayın ama bu biraz ikiyüzlülük
gerçekten tarihe, ülkeye, vatana değer veriyorsanız bunu koruyan, çıkaran arkeolokların durumunu halk biraz irdelesin
ama kimsenin umrunda değil, yabancılar avrupa kültürünün temelleri anadoludada olduğu için çalışıyor
bizde o yüzden gaza geliyoruz, yoksa halkın umrunda değil
bir eser değerliyse british museum da , yada diğer avrupa müzelerinde olduğu için önemli
bizde olduğu için değil, avrupa önem vermese boşa para, israf der, üzerine bile konuşmayız.
şimdi kim haklı, kim haksız, eserlerle gerçekten kim ilgileniyor, hangi halk ve millet
doğru olandan ben de artık o kadar emin değilim
hep mağdur edebiyatı görüyorum insanlarda ama madalyonun öbür yüzünde şu var,
kaçırılan bir eser yada anlaşmalar ile götürülen, götürülmeden önce bizim insanımıza göre değersiz
nereden mi biliyoruz, müze gezen yok, gezenler çok az veya foto çekinip çıkıyor
okuyan, destekleyen az.
halkın umrunda değil
bir eser değerliyse bu batılılar değerli dediği için değerli bizde
eser gidene kadar kimse yüzüne bakmaz, eser gidince vay efendim
siz, eserleri değil, batının verdiği değeri istiyorsunuz
nereden mi biliyorum, kaçırılan bir eser varsa 1000 eser hala toprak alında
kimin umrunda
ben söyliyim , avrupalı bir arkeolok gelip, kazmak isterse , oooo oluyoruz
kazmak istemezse, at çöpe , kır yada maloz yap, bina yapçam oraya,
tarihi eserin kazmasıda , taşıması da maaliyetli
insan ev yapçam diyor, bakıyor eser var, ya denize atıyor ya kırıyor, çöpe möpe
ama tarihi eserler umrumuzda
biiiiiipppp umrumuzda
eğer umrumuzdaysa kimse niye umursamıyor yerli arkeolokları
adamlar aç, maaşsız çalışıyor ve genelde h ödenek almıyor, kimin umrunda !!! hemen hemen kimsenin
kusura bakmayın ama bu biraz ikiyüzlülük
gerçekten tarihe, ülkeye, vatana değer veriyorsanız bunu koruyan, çıkaran arkeolokların durumunu halk biraz irdelesin
ama kimsenin umrunda değil, yabancılar avrupa kültürünün temelleri anadoludada olduğu için çalışıyor
bizde o yüzden gaza geliyoruz, yoksa halkın umrunda değil
bir eser değerliyse british museum da , yada diğer avrupa müzelerinde olduğu için önemli
bizde olduğu için değil, avrupa önem vermese boşa para, israf der, üzerine bile konuşmayız.
şimdi kim haklı, kim haksız, eserlerle gerçekten kim ilgileniyor, hangi halk ve millet
doğru olandan ben de artık o kadar emin değilim
devamını gör...
komünizm neleri kapsar sorunsalı
diktatörlük vardır.
özel mülkiyet yoktur.
özel mülkiyet yoktur.
devamını gör...
meteor yağmuru
güneş sistemi'nde bulunan ve izlediği yörünge nedeniyle belirli dönemlerde güneş'in yakınından geçen kuyruklu yıldızların, güneş'e yaklaştıkları için ısınarak ufalanmaları sonucu geride bıraktıkları parçalarının da yörüngeye oturması ve bunların yörüngesi ile gezegenimizin yörüngesinin kesişmesi nedeniyle, her yıl düzenli olarak ortaya çıkan doğa olayı.
meteorlar atmosfere girdikten sonra, havanın sürtünme kuvveti ve sahip oldukları hızın etkisiyle yanmaya başlarlar ve hareketli parlak noktalar olarak görünürler. yıldız kayması diye bilinen olay aslında budur.
***
meteor yağmurları genellikle birkaç gün hatta hafta sürebilir. ancak doruk noktasına ulaştıkları bir gece olur. o gecelerde, ışık kirliliği olmayan bir yerde göğe baktığınızda, görebileceğiniz maksimum sayıda meteoru görebilirsiniz. meteorlar genel olarak gökyüzünde hangi bölgeden geliyor gibi görünüyorsa, aldıkları isim de o bölgede bulunan bir takımyıldızdan gelir. yani göğe baktığınızda, mesela perseid takımyıldızı yönünden geliyormuş gibi görünen çok sayıda meteor görüyorsanız, bunun adı perseid meteor yağmuru olarak anılır.
***
dünyanın şekli nedeniyle, hangi bölgesinde yaşadığınıza bağlı olarak görebileceğiniz meteor yağmurları ve tarihleri farklılık gösterir. yani kuzey yarım küreden izleyeceklerinizle, güney yarım küreden izleyecekleriniz, enleme bağlı olarak farklılık gösterebilir. ekvatora yakın bölgelerde yaşayanlar ise hemen hemen hepsini gözleme şansına sahip olabilirler.
tübitak ulusal gözlemevi'nin 2020 yılı için hazırlanmış gök olayları yıllığından alınan tarihler, izleyebileceğiniz meteor yağmurlarını gösteriyor. tabi şu an sadece geminid kaldı geriye.
quadrantid (dörtlük) 2-3 ocak
lyrid (çalgı) 22-23 nisan
eta aquarid (eta kova) 5-6 mayıs
delta aguarid (delta kova) 27-28 temmuz
perseid (perse) 12-13 ağustos
orionid (avcı) 20-21 ekim
leonid (aslan) 17-18 kasım
geminid (ikizler) 13-14 aralık
meteorlar atmosfere girdikten sonra, havanın sürtünme kuvveti ve sahip oldukları hızın etkisiyle yanmaya başlarlar ve hareketli parlak noktalar olarak görünürler. yıldız kayması diye bilinen olay aslında budur.
***
meteor yağmurları genellikle birkaç gün hatta hafta sürebilir. ancak doruk noktasına ulaştıkları bir gece olur. o gecelerde, ışık kirliliği olmayan bir yerde göğe baktığınızda, görebileceğiniz maksimum sayıda meteoru görebilirsiniz. meteorlar genel olarak gökyüzünde hangi bölgeden geliyor gibi görünüyorsa, aldıkları isim de o bölgede bulunan bir takımyıldızdan gelir. yani göğe baktığınızda, mesela perseid takımyıldızı yönünden geliyormuş gibi görünen çok sayıda meteor görüyorsanız, bunun adı perseid meteor yağmuru olarak anılır.
***
dünyanın şekli nedeniyle, hangi bölgesinde yaşadığınıza bağlı olarak görebileceğiniz meteor yağmurları ve tarihleri farklılık gösterir. yani kuzey yarım küreden izleyeceklerinizle, güney yarım küreden izleyecekleriniz, enleme bağlı olarak farklılık gösterebilir. ekvatora yakın bölgelerde yaşayanlar ise hemen hemen hepsini gözleme şansına sahip olabilirler.
tübitak ulusal gözlemevi'nin 2020 yılı için hazırlanmış gök olayları yıllığından alınan tarihler, izleyebileceğiniz meteor yağmurlarını gösteriyor. tabi şu an sadece geminid kaldı geriye.
quadrantid (dörtlük) 2-3 ocak
lyrid (çalgı) 22-23 nisan
eta aquarid (eta kova) 5-6 mayıs
delta aguarid (delta kova) 27-28 temmuz
perseid (perse) 12-13 ağustos
orionid (avcı) 20-21 ekim
leonid (aslan) 17-18 kasım
geminid (ikizler) 13-14 aralık
devamını gör...
yazarın ölümü
esasen roland barthes’e ait denemedir. yazarın ölümü ifadesiyle metin ve okur odaklı bir bakış açısına işaret edilmektedir. yazar odaklı değil metin ve metni okuyan okuyucunun yorumu esastır burada. metin onu kaleme alandan bağımsızlaşır, okurla buluştuğu sürece var olur ve anlam kazanır.
(bkz: postmodernizm)
(bkz: postmodernizm)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ruh halleri
sözlüğün ilk günü olduğu için heyecanlı.
dünyanın gidişatı için tedirgin.
dünyanın gidişatı için tedirgin.
devamını gör...
revolutionary girl utena (yazar)
hayranlık beslediğim yazardır. sinema ve müzik hakkındaki tanımlarıyla sözlüğe pek kaliteli içerik kazandırmakta.
devamını gör...
kışı güzel kılan detaylar
sokağı gören bir pencereye sahip olmak, karın yağışını izlerken kalorifere yapışmaktır.
devamını gör...
bon jovi
1983'te new jersey'de kurulan, ergenlik dönemimin fon müzikleri çoğunlukla bu abilere ait olan ve hala konser vermeye devam eden glam grubu. ya da bir zamanlar öyleydi..
günümüzdeyse richie sambora'nın grubu terk etmesi ve jon bon jovi'nin 2013-2014 arası dönemde sesini nerdeyse kaybetmesiyle artık eski heyecanından eser yoktur. ne konserleri ne de yeni çıkardıkları albümler eskisi gibidir, en azından benim için. halbuki bir zamanlar slippery when wet albümündeki tüm şarkıların sözlerini ezbere bilirdim. bazı türkçe çeviri sitelerindeki çevirileri bizzat bana aittir hatta.
hey gidi günler diyelim ve şu sözlerle bu entrye ve geceye son verelim;
---wanted dead or alive---
and i walk these streets
a loaded six string on my back
i play for keeps, 'cause i might not make it back
i' ve been everywhere, still standing tall
i've seen the million faces, and i rocked them all!
günümüzdeyse richie sambora'nın grubu terk etmesi ve jon bon jovi'nin 2013-2014 arası dönemde sesini nerdeyse kaybetmesiyle artık eski heyecanından eser yoktur. ne konserleri ne de yeni çıkardıkları albümler eskisi gibidir, en azından benim için. halbuki bir zamanlar slippery when wet albümündeki tüm şarkıların sözlerini ezbere bilirdim. bazı türkçe çeviri sitelerindeki çevirileri bizzat bana aittir hatta.
hey gidi günler diyelim ve şu sözlerle bu entrye ve geceye son verelim;
---wanted dead or alive---
and i walk these streets
a loaded six string on my back
i play for keeps, 'cause i might not make it back
i' ve been everywhere, still standing tall
i've seen the million faces, and i rocked them all!
devamını gör...
füruğ ferruhzad
yaralarım aşktandır
ben çıplağım,çıplağım, çıplak
sevgi sözcükleri arasındaki duraksamalar kadar çıplak
ve tüm yaralarım benim aşktandır
aşktan, aşktan, aşktan.
ben bu başıboş adayı
okyanusun devriminden geçirmişim
ve dağ patlamasından.
ve paramparça olmak o birleşik varlığın giziydi
en değersiz zerresinden güneş doğdu.
selam ey masum gece!
selam ey gece, ey çöl kurtlarının gözlerini
inanın ve güvenin kemiksi oyuklarına dönüştüren!
ve senin pınarının kıyısında, söğütlerin ruhları
baltaların sevecen ruhlarını kokluyorlar
ben düşüncelerin, sözlerin ve seslerin aldırmazlık dünyasından
geliyorum
ve bu dünya yılan dünyasına benzerdir
ve bu dünya
öyle insanların adım sesleriyle doludur ki
seni öpüyorken
kafalarında seni asacakları urganı örüyorlar.
devamını gör...
türk dizilerini kim izliyor sorunsalı
kayınpederim izliyor. şu an atv de maraşlı diye dandik ötesi bi dizi izliyoz mecburen çünkü ziyarete geldik. kumanda ev sahibinde haliyle. bi güzel kız var dizide bi de kıza bayan diyen bi bıyıklı lavuk var ota boka silah çekiyor. mala bağlamak üzereyim.
devamını gör...
esogü tıp öğrencilerinin sınav mağduriyeti
esogü yine şaşırtmadı. bu okul benim ömrümü yedi arkadaşlar, belirli bir sistemi oturtamadılar yıllarca. ya yaz okulu olur, ya büt olur. bu okulda ya ikisi birden oluyor ya da ikisi de olmuyor. öbs, enformatik gibi web sistemleri her zaman hata verir. kampüs desen koca bir şantiyedir zaten. mühendislik bölümleri kampüsün sonunda olduğu halde bir ara ringleri kaldırdı bu adamlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şu an ihtiyacı olan şey
bir kilo serotonin.
devamını gör...
oruç musun sorusu
yok zekatım anasını satim.
devamını gör...
her şeye ve herkese rağmen yalnız hissetmek
ioanna kuçuradi 'ye göre dostu olmayan insandır. yoksa özünde her insan yalnızdır.
devamını gör...
maxfield parrish
1870-1966 yılları arasında yaşamış, amerikalı sembolist ressam ve illüstratör.
daybreak (1922) eseriyle ünlenerek, 1920'lerin amerika'sında eserlerinden en çok para kazanan sanatçı olmuş.
ekonomik özgürlüğünü kazandıktan sonra çizmeyi çok sevdiği manzaralara dönmüş. eserlerinde sembolik ögeler de kullanarak manzaraları çok canlı renk tonlamalarıyla resmetmiş.
eserlerinde kullandığı o muhteşem mavi rengi ''parrish blue'' olarak biliniyor.

at close of day (1941)
beğendiğim başka eserlerini iliştiriyorum:
old white birch (1937)
the lantern bearers (1908)
hill top farm, winter (1949)
daha fazla eserini incelemek için buradan
kaynak
daybreak (1922) eseriyle ünlenerek, 1920'lerin amerika'sında eserlerinden en çok para kazanan sanatçı olmuş.
ekonomik özgürlüğünü kazandıktan sonra çizmeyi çok sevdiği manzaralara dönmüş. eserlerinde sembolik ögeler de kullanarak manzaraları çok canlı renk tonlamalarıyla resmetmiş.
eserlerinde kullandığı o muhteşem mavi rengi ''parrish blue'' olarak biliniyor.

at close of day (1941)
beğendiğim başka eserlerini iliştiriyorum:
old white birch (1937)
the lantern bearers (1908)
hill top farm, winter (1949)
daha fazla eserini incelemek için buradan
kaynak
devamını gör...
bim'in eskisi gibi ucuz olmaması
memlekette ucuz olan sadece hava kaldı, o da henüz vergisi çıkmadığından dolayı.
devamını gör...
çocukken yanlış anlaşılan ifadeler
ilk okula giderken hemşehrinin anlamını bilmiyor, hemşire diyorlar sanıyordum. birbirine hemşire diyen insanların sırrını çözmem epey zamanımı aldı.
devamını gör...
