lahmacun gibi bi şeytan icadını, salvadore gibi açıköğretim adalet bitirip avukat gibi davranan bir deliyi, benim gibi edep, haya, ar ve masumiyet gibi özellikleri bünyesinde zevkle taşıyan bir insanın kurbanları gibi göstererek hakkında yapılan her tür kötü yorumu hak etmiş kafa sözlük yazarıdır.

sahiden keşke böyle şeyler olmasa. burada bir aile olduğumuzu unutmasak. çiçekler kadar masum ve şiirsel yaşasak ama olmuyor. duygusal bir çocuk olduğum için bu stresi kaldırma şansım yok. o yüzden hemen uzaklaşıyorum buradan. hoşşa ğalın.
devamını gör...

çocuğunun adını aziz ata koyan kadar normaldir.
çocuğunun adını mustafa kemal atatürk koyan kadar normaldir.
çocuğunun ismini fatih sultan mehmet koyan kadar normaldir.
isim mevzusu çok değişik, en az çocuk sahibi olmak kadar değişik.
ne kadar çocuk sahibi olan varsa o kadar da isim meraklısı var
normal başlıklara ironi yapıp ironik başlıklara normal tanım giren benim gibi bir yazar kadar normaldir.*
devamını gör...

evet evet sende kesinlikle. bu lafı çevremde kimden duyduysam o iş yalan oluyor. bir de şöyle diyenler var bu kalıbı ''sen raat ol yeeaa.''
devamını gör...

ara ara detoks niyetine yapılması gereken eylem. birkaç gün uzaklaşın komple, ölmezsiniz korkmayın.
devamını gör...

1) hoca dehhani:

divan şiirinin kurucusu olarak bilinen şairdir.

anadolu’da din dışı konularda şiir yazan ilk şairdir.

türk edebiyatında türkçe kaside yazan ilk şairdir.

türk edebiyatında anadolu’da sultanlara türkçe kaside sunan ilk şairdir.

‘’selçuklu şehnamesi’’ isimli eserin ona ait olduğ varsayılır ancak eser henüz gün yüzüne çıkmamıştır.

2) mevlana celaleddini rumi:

afganistan’ın belh şehrinde doğmuş olan sanatçı, tasavvufi düşüncenin en önemli temsilcilerinden biridir.

doğduğu kent dolayısıyla kendisine ‘’belhi’’ ünvanı verilmiş, daha sonra anadolu’ya gelmesi ve burada hayatını sürdürmesinden dolayı ‘’rumi’’ sıfatı verilmiştir.

2007 yılı unesco tarafından ‘’dünya mevlana yılı’’ olarak ilan edilmiştir.

hayatını ‘’hamdim, piştim, yandım’’ sözleriyle özetlemiştir.

eserlerinde yoğun bir hoşgörü ve insan sevgisi vardır.

ölüm gecesi, ‘’şebi arus (düğün gecesi, sevgiliye kavuşulan gece)’’ olarak kutlanmaktadır.

yapıtlarının çoğunun dili farsça’dır.

‘’mesnevi’’ ismli eseri dini-tasavvufi bir eserdir. eserin hatime kısmı (son bölümü) oğlu sultan veled tarafından yazılmıştır. bu eserin içerisinde çeşitli kültürlerden evliya kıssaları ve halk hikayeleri yer almaktadır.

‘’divan-ı kebir’’ isimli eserinde ilahi aşk, sabır, tasavvuf, hoşgörü gibi konuları işlemiştir.

‘’fihi ma fih’’ isimli eserinde ise mevlana celaleddini rumi’nin ölümüden sonra derlenen sohbetleri yer alır.

‘’mecalis-i seb’a’’ isimli eserinde ise mevlana celaleddini rumi’nin yedi vaazı yer alır.

‘’mektubat’’ isimli eserde ise mevlana celaleddini rumi’nin dönemin önemli kişilerine, ileri gelenlerine ve dostlarına yazdığı mektuplar toplanmıştır.

3) sultan veled:

mevlana celaleddini rumi’nin oğludur.

mevlevilik tarikatının kurucusudur.

kurucusu olduğu mevlevilik tarikatı, anadolu’ya türklüğün yerleşmesinde önemli bir pay sahibidir.

bütün şiirlerinde tasavvuf konularını işlemiştir.

‘’rebabname’’, ‘’ibtidaname’’, ‘’intihaname’’ ve ‘’maarif’’ eserleri bu şaire aittir.

4) ahmet fakih:

horasan bölgesinden konya’ya göç etmiş olan bir din bilginidir.

‘’hoca ahmet fakih’’ ve ‘’sultan hoca fakih’’ olarak da anılmaktadır.

‘’çarhname’’ isimli eserinde dünyanın faniliğinden, gelip geçiciliğinden ve ölümden didaktik bir üslupla bahsetmiştir.


tanım: 13. yüzyıl divan şairleri hakkında yükseköğretim kurumları sınavı'na yönelik bilgi içeren başlıktır.

kaynak: edebiyat notlarım.
devamını gör...

1934 yılında mussolini, iyice şımarmış, antalya'nın italyanlara verilmesi gerktiğini söyleyerek tehditler savurmaya başlamıştı. ayrıca italyan öğrencilerine roma'daki türk elçiliği önünde gösteri yaptırtıyor; antalya'yı istiyoruz diye avaz avaz bağırttırıyordu.
atatürk, o günlerde bir akşam italyan büyükelçisinin ankara palas'ta yemek yemekte olduğunu duyunca, onun yanındaki masayı kendisine hazırlamalarını emretti ve birkaç dakika sonra oraya gitti. büyükelçi ile selamlaşıp yerine oturdu fırsatı kaçırmada herkesin duyması için tercüman aracılığı ile yüksek sesle ona hitap etti:
- antalya'yı istiyormuşsunuz. antalya, bizim italya'daki elçimizin cebinde değil ki, çıkarıp size versin. antalya buradadır, anadolu'da? niçin gelip almıyorsunuz? ekselans duce'ye( mussolini'ye) bir teklifim var:
ordusunu göndersin, dövüşelim. kim kazanırsa antalya onun olur.
büyükelçi:
- bu bir savaş ilanımı ekselans? diye sordu.
- hayır. ben burada herhangi bir vatandaş gibi konuşuyorum. türkiye adına savaş ilanına sadece türkiye büyük millet meclisi yetkilidir. ama şunu da hatırlatayım: büyük millet meclisi, zamanı gelince, benim gibi basit yurttaşların duygularını da göz önüne alır.
büyükelçi yemeğini bitirmişti. atatürk'ü selamlayıp, tek kelime söylemeden ankara palas'ı terk etti.
mussolini'nin hala aynı saçmalıklara devam ettiği görülmekte idi. sanki, atatürk'ün o sözlerine cevap vermek istiyormuşçasına, rodos adasına asker yığmaya başladı.
birkaç ay sonra da italyan büyükelçisi, cumhurbaşkanımızla görüşmek üzere randevu istedi. belki hükümetinin bir notasını, bir ültimatomunu o'na vermek niyetinde idi.
atatürk, elçiyi günlük kostümü ile kabul etti.
fakat, daha onun konuşmasına fırsat bırakmadan :
- bana on dakika müsaade etmenizi rica ederim, diyerek yandaki odaya geçti.
on dakika sonra atatürk, mareşal üniformasını ve çizmelerini giymiş olarak elçinin yanına döndü ve:
-buyurun, şimdi sizi dinliyorum, dedi.
italyan büyükelçisi, afallamış gözlerle o'na baktıktan sonra, kekeleye kekeleye şunları söyleyebildi:
- ekselanslarına, duce'nin selamlarını ve iyi dileklerini takdim etmek için rahatsız etmiştim.
başka tek laf etmeden çıktı, gitti.
ertesi gün mussolini, rodos'daki askerlerini geri çekmiş bir daha da antalya'nın adını ağzına almamıştır.
devamını gör...

43 yaşında beyin gliomundan vefa etmiş yazardır. ölümünden 1-2 ay önce de şunları söylemiştir: “düşüncem geç gelişti, biraz geç başladım, biraz da erken bırakmak durumunda kalıyorum.”
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

huzur gözyaşıma kefil
mağrur bir hesaplaşma
mutlulukla
gözyaşı
gözlerin ayışığı
sadece
anlat
gün ağarıyor
sokaklar kaderin çarkı
tek kozum sevgi
özgürlüğü umutla bağlar
engeller maval
üstüme gelir duvarlar
sadece
anlat.
devamını gör...

2020 yılına damga vuran hit şarkılar arasında yerini aldı. bu şarkıyı dinleyen müzikseverler tarafından şarkının akor ve şarkı sözleri merak konusu olmuş.
devamını gör...

sevmediğim insanların üstünü çizerim. başka da bir çizimim yok, yetenek yok çünkü.
devamını gör...

kendisi uzaklaşmış..
gizliden gizliye burayı okuyacak olursan, eminim kürkçü dükkanına geri döneceksindir. aldın buranın zehirini daha bırakamazsın kizilnelson. bekleniyorsun güzel tanımlarınla.
devamını gör...

ortada olmamasını gitmek diye algılamadığım, öyle ya da böyle sebeplerden ötürü gittiğini bugün döndüğünde yazdığından anladığım, kıymetli tanımlarını okurken çok büyük keyif aldığım, ama kendi karaladıklarını okurken ise kat kat fazla keyif aldığım, şahsen tanımadığım ama kalemine, tercüman olduğu duygulara asla yabancı olmadığım yazardır. safalar getirmiştir, iyi ki gittiğini söylediği yerlerden geri gelmiştir.
devamını gör...

bir jinju ukdesidir.

bir alberto manguel kitabıdır.

eski tanımlarımı okumuş olan yazar arkadaşlarım belki hatırlar ama yine tekrar edeceğim benim için alberto manguel dünyanın en büyük yazarı olmayabilir ama kesinlikle en büyük okurudur.

bu kitabında da bu büyük okurluk unvanını ne kadar çok hak ettiğini göstermiştir. okuma günlüğü bir yıllık bir okuma macerasıdır. büyük okur alberto manguel bir gün çok sevdiği kitapları yeniden okumaya karar verir. sonra çağırışımlara kapılarak kendine bir yıl içinde bitirmek üzere on iki kitaplık bir liste yapar.

bu kitaplar;

morel’in buluşu / adolfo bioy casares
dr.moreau’nun adası / h.g.wells
kim / rudyard kipling
mezar ötesinden hatıralar / françois-rene de chateaubriand
dörtlerin simgesi / arthur conan doyle
gönül yakınlıkları / johann wolfgang von goethe
söğütlükte rüzgâr / kenneth grahame
don quijote / miguel de cervantes
tatar çölü / dino buzzati
yastıkname / sei şonagon
yüzeye çıkış / margaret atwood
bars cubas’ın ölüm sonrası hatıraları / joaquin machado de assis

alberto manguel her ay bu kitaplardan birini okuyarak bu kitaplar hakkında serbest çağrışımla günlük hayata ve dünya gerçeklerine dair yazılar yazmış. yeni kitaplara yol almak için muazzam bir eser.

bu on iki kitaptaki cümleler yarattıkları çağrışım rüzgarı ile önce büyük okuru sonra da onun anlatımıyla kitabı okuyanları edebi bir girdap içinde sağa sola savuruyor. edebiyat alberto manguel’den dinlendiği zaman ne kadar büyüleyici olduğunu gözler önünde sermekte hiç zorlanmıyor.
devamını gör...

lütfen sessiz sedasız okuduğum insanlar bu başlığa denk gelmesin diye dua ettiren önerme. *
devamını gör...

az evvel yaşadığım durum.
bulaşık yıkamak ciddili bir iş ama kaldığım derslerden, ilkokul anılarımdan tutun da kendimi 10 yıl sonra nerede görüyorum sorusuna kadar cevap verebildim. çıkmayan yemek kalıntıları arasında öylece dalıp gidiyor insan.

edit: özelden çok soran oluyor -bir kişi falan- var arkadaşlar, evimizde bulaşık makinası var. ama öyle iki tabak için çalıştıracak değiliz, fakir insanlarız biz.
devamını gör...

gramer ağlıyor jilet dağlıyor
yavrum yavaş gel ne dediğin anlaşılmıyor
sivaslı çalsın mardinli söylesin
bu atışma da burada sona ersin
devamını gör...

fevgo... * *
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ifşa iyidir bazen
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim