kendine iyi bak
kullanmayı çok sevdiğim bir cümledir. insanlar her şeyden önce 'kendine' iyi bakmalıdır. bunu birine veda ederken söylemek hoşuma gidiyor.
aynı zamanda ahmet kaya'nın çok güzel bir şarkısıdır.
aynı zamanda ahmet kaya'nın çok güzel bir şarkısıdır.
devamını gör...
yazarların en köylü özelliği
sabırlı olmam. özellikle sıcakta serada oruç tutarken iş yaptığım zamanlar sabrımın nirvanası.
devamını gör...
iyi hissetmek
hiç beğenmediğim, ileri giderek burns’un neredeyse bir şarlatan olduğunu düşüneceğim (bu egosuna ve kibrine olan öfkemden ileri gelmekte), kişisel gelişimin bilimsel soslara bulandırılmış hâli olan kitap.
bilişsel davranışçı terapi, her ne kadar yeterince benimsemediğim bir yöntem olsa da, bilim dünyasında özellikle son zamanlarda yer bulabilen bir görüş. bu terapi yönteminden ziyade kitap üzerine olacak görüşlerim de zaten.
kitapta burns oldukça üstten bakan, ben bilirimci bir tavırla yaklaşmış ve hatta bana göre diğer psikoloji yaklaşımlarını da oldukça küçümsemiştir. kitapta anlattığı şeylerin doğru olduğuna okurları inandırabilmek için adeta diğer yaklaşımları göz göre göre silikleştirmiş ve en işe yarar yöntemin kendisinde olduğunu öne sürüp durmuş. ayrıca bunu egoist ve bana göre narsist bir tutumla yapmış. bu sebepten, henüz bitirememiş olsam da, aşırı itici bir kitap hâlini aldı benim için.
fakat benim bu söylediklerim kitabın işe yarar olabileceği olasılığını değiştirmiyor elbette. kitapta söylendiğine göre bireyler üzerinde oldukça olumlu etkilere neden olmuş. içerisindeki teknikler uygulanırsa bireye yardımcı olabileceğini de düşünüyorum. yalnızca yazarın tavrını, kibrini beğenmedim. her şeyi düşünceye bağlayan ve duyguları neredeyse yok sayan tutumunu beğenmedim.
beğenmediğim son nokta olarak da, kitapta anlatılanlar sanki soruna kesin çözümden ziyade, geçici bir etkiye katkı sağlayabilir diye düşündürdü bana. elbette düşüncelerimiz duygularımız üzerinde kesinlikle etkilidir ve kendi bakış açılarımızdan düşüncelerimize göre yorumlarız olayları ancak bunun değişmesi yalnızca bir kitapla olabilecek bir şey değil ve ayrıca büyük travmalarda, kötü olaylarda bu yöntemin ne denli işe yarayabilir olduğu da tartışılır. başına gelen çok kötü bir olayı nasıl bir düşünce şekliyle yaklaşırsan yaklaş yeterince iyi hâle getiremeyebilirsin.
bu sebeple hafifletici, geçici bir tedavi olabilir ancak özellikle daha ağır durumlarda kalıcı bir etkisi olabileceğine inancım yeterince yok. düşüncelerimizi değiştirerek pek çok olayı daha olumlu yönden görebilir, üzerimizdeki olumsuz etkisini azaltabiliriz ancak her olayda bunu tam olarak uygulayabileceğimizi sanmıyorum.
bilişsel davranışçı terapi, her ne kadar yeterince benimsemediğim bir yöntem olsa da, bilim dünyasında özellikle son zamanlarda yer bulabilen bir görüş. bu terapi yönteminden ziyade kitap üzerine olacak görüşlerim de zaten.
kitapta burns oldukça üstten bakan, ben bilirimci bir tavırla yaklaşmış ve hatta bana göre diğer psikoloji yaklaşımlarını da oldukça küçümsemiştir. kitapta anlattığı şeylerin doğru olduğuna okurları inandırabilmek için adeta diğer yaklaşımları göz göre göre silikleştirmiş ve en işe yarar yöntemin kendisinde olduğunu öne sürüp durmuş. ayrıca bunu egoist ve bana göre narsist bir tutumla yapmış. bu sebepten, henüz bitirememiş olsam da, aşırı itici bir kitap hâlini aldı benim için.
fakat benim bu söylediklerim kitabın işe yarar olabileceği olasılığını değiştirmiyor elbette. kitapta söylendiğine göre bireyler üzerinde oldukça olumlu etkilere neden olmuş. içerisindeki teknikler uygulanırsa bireye yardımcı olabileceğini de düşünüyorum. yalnızca yazarın tavrını, kibrini beğenmedim. her şeyi düşünceye bağlayan ve duyguları neredeyse yok sayan tutumunu beğenmedim.
beğenmediğim son nokta olarak da, kitapta anlatılanlar sanki soruna kesin çözümden ziyade, geçici bir etkiye katkı sağlayabilir diye düşündürdü bana. elbette düşüncelerimiz duygularımız üzerinde kesinlikle etkilidir ve kendi bakış açılarımızdan düşüncelerimize göre yorumlarız olayları ancak bunun değişmesi yalnızca bir kitapla olabilecek bir şey değil ve ayrıca büyük travmalarda, kötü olaylarda bu yöntemin ne denli işe yarayabilir olduğu da tartışılır. başına gelen çok kötü bir olayı nasıl bir düşünce şekliyle yaklaşırsan yaklaş yeterince iyi hâle getiremeyebilirsin.
bu sebeple hafifletici, geçici bir tedavi olabilir ancak özellikle daha ağır durumlarda kalıcı bir etkisi olabileceğine inancım yeterince yok. düşüncelerimizi değiştirerek pek çok olayı daha olumlu yönden görebilir, üzerimizdeki olumsuz etkisini azaltabiliriz ancak her olayda bunu tam olarak uygulayabileceğimizi sanmıyorum.
devamını gör...
topuklu ayakkabı
her seferinde bir daha giyersem ne olayım dediğimdir. ama her seferinde de giyiyorum. kendime işkence
devamını gör...
günün ünlüsü olunca hissedilenler
dinleyin anlatıyorum.

o gün her şeyden habersiz, yeni güne gözlerimi açtığımda güneş her zamankinden daha parlaktı. hayır öğlen 12'de uyanmamın bir alakası yok. böyle "günün ünlüsü olacaksın" der gibi parlıyordu. sonra telefonuma baktım. bildirimlerde yoldaş'ın çok eski bir tanımımı beğendiğini gördüm. evet, dedim. evet, bugün o gün! hemen tüm planlarımı erteledim. en şık ve en az çamaşır suyu lekeli ev tişörtümü giydim. nihayet o gün gelmişti, biliyordum. yoldaş tanımımı görmüş ve ilgili moderatöre "yeni twitter yüzümüzü bulduk!" demişti. en azından "şu tanım da iyi gibi" demiş olabilirdi. nitekim, akşam başlığı akışta görünce anladım ki hislerim doğruydu. o günün ünlüsü ben olmuştum. nerenin ünlüsü olduysanız sözlüğün o platformdaki sayfasına girip ekranı falan seviyorsunuz. öyle bir şey.
*

o gün her şeyden habersiz, yeni güne gözlerimi açtığımda güneş her zamankinden daha parlaktı. hayır öğlen 12'de uyanmamın bir alakası yok. böyle "günün ünlüsü olacaksın" der gibi parlıyordu. sonra telefonuma baktım. bildirimlerde yoldaş'ın çok eski bir tanımımı beğendiğini gördüm. evet, dedim. evet, bugün o gün! hemen tüm planlarımı erteledim. en şık ve en az çamaşır suyu lekeli ev tişörtümü giydim. nihayet o gün gelmişti, biliyordum. yoldaş tanımımı görmüş ve ilgili moderatöre "yeni twitter yüzümüzü bulduk!" demişti. en azından "şu tanım da iyi gibi" demiş olabilirdi. nitekim, akşam başlığı akışta görünce anladım ki hislerim doğruydu. o günün ünlüsü ben olmuştum. nerenin ünlüsü olduysanız sözlüğün o platformdaki sayfasına girip ekranı falan seviyorsunuz. öyle bir şey.
*
devamını gör...
hayat değiştiren tavsiyeler
mutlaka bir ajanda,defter vs düzenli not tutup plan yapacağınız bir şey edinin.
her akşam o günün değerlendirmesini,ertesi gün olan planınızı yazın.
aylık ve yıllık z raporu da çıkartırsanız tadından yenmez.
her akşam o günün değerlendirmesini,ertesi gün olan planınızı yazın.
aylık ve yıllık z raporu da çıkartırsanız tadından yenmez.
devamını gör...
40 yaş
kadınların ikinci kez doğduğu yaş.
bir kadın iki kere doğar ilki anasından, ikincisi kırkından sonra hatalarından.
bir kadın iki kere doğar ilki anasından, ikincisi kırkından sonra hatalarından.
devamını gör...
ülkeden ümidinizin kesildiği anlar
ümidin kesilmesinden geçeli çok oldu. sevmeseler(!) bari diyoruz toplum olarak.
devamını gör...
regl dönemini iğrenç bulan erkek
ergendir. büyüyünce geçer.
devamını gör...
homofobik olmak
gizli falan değilim açık açık homofobiğim .
devamını gör...
yabancı
''umut, koşup giderken bir sokağın köşesinde, daha kurşun havadayken vurulup ölmekti.''
devamını gör...
okumuş bir işçi soruyor
yedi kapılı teb şehrini kuran kim?
kitaplar yalnız kralların adını yazar.
yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
bir de babil varmış, boyuna yıkılan,
kim yapmış babil'i her seferinde?
yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen lima'nın?
ne oldular dersin duvarcılar çin seddi bitince?
yüce roma'da zafer anıtı ne kadar çok!
kimler acaba bu anıtları diken?
sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri?
yok muydu saraylardan başka oturacak yer
dillere destan olmuş koca bizans'ta?
atlantis'de, o masallar diyarında bile,
boğulurken insanlar uluyan denizde bir gece yarısı,
bağırıp imdat istedilerdi kölelerinden.
hindistan'ı nasıl aldıydı tüysüz iskender?
tek başına mı aldıydı orayı?
nasıl yendiydi galyalıları sezar?
bir ahçı olsun yok muydu yanında onun?
ispanyalı filip ağladı derler
batınca tekmil filosu.
ondan başkası acaba ağlamadı mı?
yediyıl savaşını ikinci frederik kazanmış ha?
yok muydu ondan başka kazanan?
kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.
ama pişiren kimler zafer aşını?
her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam.
ama ödeyen kimler harcanan paraları?
işte bir sürü olay sana.
ve bir sürü soru.
(bkz: bertolt brecht)
kitaplar yalnız kralların adını yazar.
yoksa kayaları taşıyan krallar mı?
bir de babil varmış, boyuna yıkılan,
kim yapmış babil'i her seferinde?
yapı işçileri hangi evinde oturmuşlar
altınlar içinde yüzen lima'nın?
ne oldular dersin duvarcılar çin seddi bitince?
yüce roma'da zafer anıtı ne kadar çok!
kimler acaba bu anıtları diken?
sezar kimleri yendi de kazandı bu zaferleri?
yok muydu saraylardan başka oturacak yer
dillere destan olmuş koca bizans'ta?
atlantis'de, o masallar diyarında bile,
boğulurken insanlar uluyan denizde bir gece yarısı,
bağırıp imdat istedilerdi kölelerinden.
hindistan'ı nasıl aldıydı tüysüz iskender?
tek başına mı aldıydı orayı?
nasıl yendiydi galyalıları sezar?
bir ahçı olsun yok muydu yanında onun?
ispanyalı filip ağladı derler
batınca tekmil filosu.
ondan başkası acaba ağlamadı mı?
yediyıl savaşını ikinci frederik kazanmış ha?
yok muydu ondan başka kazanan?
kitapların her sayfasında bir zafer yazılı.
ama pişiren kimler zafer aşını?
her adımda fırt demiş fırlamış bir büyük adam.
ama ödeyen kimler harcanan paraları?
işte bir sürü olay sana.
ve bir sürü soru.
(bkz: bertolt brecht)
devamını gör...
mutlu eden basit şeyler
gerçekten "arkadaşım." dediğinin kişinin gülümsemesi, seni biliyor olması, tanıması, sevdiğini uzakta olsa da hissettirmesi(iyi ki varsınız canlarım!)
tatlı, çiçek getirmesi
annenin iyi olması
değer verdiğinin bunu hissetmesi ve mutlu olması
tatlı, çiçek getirmesi
annenin iyi olması
değer verdiğinin bunu hissetmesi ve mutlu olması
devamını gör...
fikret kızılok
sesi kalbe dokunan, şarkılarında insanın muhakkak kendinden bir parça bulduğu 1946 doğumlu çok değerli bir sanatçı. sanırım gönül ve bu kalp seni unutur mu şarkıları en bilinen ve sevilen şarkılarından.
devamını gör...
deniz börülcesi
egeliler olarak rakının yanına meze olarak kullandığımız fakat pişirirken kokusundan ıyk dediğimiz, sıyırırken de bit artık dediğimiz sebze çeşidi.
devamını gör...
dönüm noktası
bir durumun bitişi, yeni bir duruma evrilmesi yahut başka bir olayın başlangıcında kullanılır. insanlar hayatlarında iz bırakmış anlar için bu yakıştırmayı yaparlar. üniversite sınavı, evlilik, aşık olmak, ciddi bir hastalık, sevilen birinin kaybı gibi durumlarda kullanmaktan çekinmezler.
devamını gör...
hiçbir şey olunamayınca sahip olunan meslekler
bilmem ne partisi kadın kolu.
devamını gör...
ayın en çalışkan 10 yazarı hakkında ne dediler
günde üj bej tanım yaparak 25. sırada yer almışım. ancak bu durum beni derinden sarsmıştır. dilimde acı bir türkü;
“gayrı gider oldum gardaşlar...
gayrı haram bu sözlük bana
bu tanımlar, bu artı oylar...
haram bana....”
not: akşama yazarım.
“gayrı gider oldum gardaşlar...
gayrı haram bu sözlük bana
bu tanımlar, bu artı oylar...
haram bana....”
not: akşama yazarım.
devamını gör...
normal sözlük'te moderatör olma şartları
benim başlıklarımı düzeltmek, iki günde uç başlığımı düzelttiler utancimdan başlık acamiyorum.birinci basligimda kesme isareti eksik diye kesme isareti koymuslar, bende ikinci basligimda onlara ozenip kesme isareti koydum bu seferde kesme isaretimi kaldirmislar.bir türlü denk getiremiyorum su kesme isaretini.
devamını gör...
