ilk başta sevilmeyip zamanla alışılan şeyler
genelde yeni tanıştığım insanlar.
devamını gör...
bu devirde sms atan insan
ara ara da olsa benimdir.
hayır hayır internetim çok var ama telefonum çok eski olduğu için bazen interneti açıp oradan da whatsapp'ı açıp vakit kaybetmektense direkt olarak sms yazmayı tercih ediyorum.
dediğim gibi bazen zaman kazandırıyor.
lakin sms'in bazen ciddiye alınmaması gibi bir durum var, hep turkcell, vodafone, avea'dan falan geldiği düşünüldüğü için insanlar çoğu zaman sms'lere bakmıyorlar bile, bunlardan biri de bazı zamanlar benim hatta.
hayır hayır internetim çok var ama telefonum çok eski olduğu için bazen interneti açıp oradan da whatsapp'ı açıp vakit kaybetmektense direkt olarak sms yazmayı tercih ediyorum.
dediğim gibi bazen zaman kazandırıyor.
lakin sms'in bazen ciddiye alınmaması gibi bir durum var, hep turkcell, vodafone, avea'dan falan geldiği düşünüldüğü için insanlar çoğu zaman sms'lere bakmıyorlar bile, bunlardan biri de bazı zamanlar benim hatta.
devamını gör...
erkeklerin regl olması durumunda yaşanabilecekler
(bkz: mahmut abi vuruldun mu)
devamını gör...
doğum günü
bugün doğum günüm , arkadaşlarım 00:00 itibariyle kimi mesaj attı, kimi aradı, kimisi mektup yazıp fotoğrafını atmış. yeni bir yaş, ömürden eksilen sayfalar. umarım gelecek yıllar geçmişten daha güzeldir de, yaşadığıma değer.
devamını gör...
reading slump
kitap okumayı çok sevmeme rağmen bir süredir içinde bulunduğum okuyamama/tıkanma durumu. hangi kitaba elinizi atarsanız atın beş sayfadan fazla okuyamazsınız. okurken dikkatinizi asla toplayamazsınız. kitabı bir kenara bırakıp dakikalarca duvara boş boş bakmaya, başka şeyler düşünmeye başlarsınız. en sevdiğiniz yazarın çok beklediğiniz bir kitabı bile olsa içine almaz sizi bir türlü.
devamını gör...
mahşerde biz şimdi kime oy vereceğiz diyen kişi
yeter ulan orda da mi rahat yok..
devamını gör...
insanlara soyadıyla hitap etmek
isim ve soyisimi birlikte kullanarak hitap ediyorum bazılarına. hoşuma gidiyor. değişik bir hava katıyor muhabbete. hafif dominantlık veriyor. yerinde kullanınca şık duruyor.
devamını gör...
hasan can kaya
meyvesini yiyenlerden değilim cünkü karşısındakine saygısızlık yaparak güldürmeye çalışan birisine gülemiyorum. kötü standupcı.
devamını gör...
çocukken düşülen yanılgılar
ezan allah'ın sesiymiş sanırdım. sonra öğrendim aslında öyle bir şey yokmuş.
devamını gör...
zaman boyutunda ışık hızında hareket etmek
kulağa bilim kurgu gibi gelse de, hepimizin yaptığı şey.
biliyoruz ki 20. yüzyılın başlarında, bugün bildiğimiz şekliyle uzay - zaman tanımlanmıştı. buna göre evrenimiz 3 uzay ve 1 zaman boyutu olmak üzere 4 boyuttan oluşuyor*. uzay koordinatlarında istediğimiz yöne hareket edebilirken, zaman boyutunda bunu yapamıyoruz.
uzayda herhangi bir uzaklığı hesaplamak istediğimizde öklid geometrisi işimizi görmek için yeterli. örneğin x, y, z koordinat sistemiyle tanımlanmış 3 boyutlu bir düzlemde herhangi bir d uzaklığını şu formülle hesaplıyoruz:

bu formül, zamanı içermiyor. sadece uzaydaki noktalar arasındaki uzaklıkları hesaplamaya yarıyor. işin içine zamanı da katmamız gerekirse ne olacak? o zaman formülümüz biraz daha farklı bir hâl alıyor:

burada artık işin içine ışık hızı (c) ve zaman (t) da giriyor.
uzay - zamandaki herhangi 2 nokta arasındaki uzaklık bir gözlemciye göre 0'sa diğerlerine göre de 0'dır. tek bir boyut, mesela z ekseni doğrultusu için herhangi 2 nokta arasındaki uzaklığın 0 olması durumunu, 2. formüle göre şöyle yazabiliriz:

burada küçük bir düzenleme yapıp işlemi köklü sayılardan da kurtardığımızda karşımıza şu sonuç çıkar:

daha önceki eşitliğin her iki tarafındaki tüm terimleri delta t'ye bölelim:*

en sondaki terimde hem payda hem paydada var olan delta t'ler birbirini götüreceğinden son terimde sadece ışık hızının karesi kalır.
şimdi... eşitliğin sağ tarafındaki eksi işaretli ilk 3 terim ne söylüyor? bir önceki kısacık formüle tekrar bakın. burada z ekseni üzerindeki 2 nokta arası uzaklığın toplam zamana bölümü bize ışık hızını vermişti. yani bu son formüldeki negatif işaretli 3 adet bölme işlemi, x, y ve z eksenleri doğrultusundaki hızlara eşit. referans çerçeveleri ve göreli hareket üzerinden düşünürsek, kendimizi referans aldığımızda kendimize göre uzaydaki x, y ve z boyutlarındaki hızımız 0 olur. bu durumda geriye delta s/delta t = c kalır ki bu da uzaysal boyutlarda hareket etmediğimiz halde, zaman boyutunda ışık hızıyla hareket ettiğimizi gösterir.
"bu işten bir şey anlamadım" ya da "kafama yatmadı" diyenlere farklı bir anlatım için buradan
biliyoruz ki 20. yüzyılın başlarında, bugün bildiğimiz şekliyle uzay - zaman tanımlanmıştı. buna göre evrenimiz 3 uzay ve 1 zaman boyutu olmak üzere 4 boyuttan oluşuyor*. uzay koordinatlarında istediğimiz yöne hareket edebilirken, zaman boyutunda bunu yapamıyoruz.
uzayda herhangi bir uzaklığı hesaplamak istediğimizde öklid geometrisi işimizi görmek için yeterli. örneğin x, y, z koordinat sistemiyle tanımlanmış 3 boyutlu bir düzlemde herhangi bir d uzaklığını şu formülle hesaplıyoruz:

bu formül, zamanı içermiyor. sadece uzaydaki noktalar arasındaki uzaklıkları hesaplamaya yarıyor. işin içine zamanı da katmamız gerekirse ne olacak? o zaman formülümüz biraz daha farklı bir hâl alıyor:

burada artık işin içine ışık hızı (c) ve zaman (t) da giriyor.
uzay - zamandaki herhangi 2 nokta arasındaki uzaklık bir gözlemciye göre 0'sa diğerlerine göre de 0'dır. tek bir boyut, mesela z ekseni doğrultusu için herhangi 2 nokta arasındaki uzaklığın 0 olması durumunu, 2. formüle göre şöyle yazabiliriz:

burada küçük bir düzenleme yapıp işlemi köklü sayılardan da kurtardığımızda karşımıza şu sonuç çıkar:

daha önceki eşitliğin her iki tarafındaki tüm terimleri delta t'ye bölelim:*

en sondaki terimde hem payda hem paydada var olan delta t'ler birbirini götüreceğinden son terimde sadece ışık hızının karesi kalır.
şimdi... eşitliğin sağ tarafındaki eksi işaretli ilk 3 terim ne söylüyor? bir önceki kısacık formüle tekrar bakın. burada z ekseni üzerindeki 2 nokta arası uzaklığın toplam zamana bölümü bize ışık hızını vermişti. yani bu son formüldeki negatif işaretli 3 adet bölme işlemi, x, y ve z eksenleri doğrultusundaki hızlara eşit. referans çerçeveleri ve göreli hareket üzerinden düşünürsek, kendimizi referans aldığımızda kendimize göre uzaydaki x, y ve z boyutlarındaki hızımız 0 olur. bu durumda geriye delta s/delta t = c kalır ki bu da uzaysal boyutlarda hareket etmediğimiz halde, zaman boyutunda ışık hızıyla hareket ettiğimizi gösterir.
"bu işten bir şey anlamadım" ya da "kafama yatmadı" diyenlere farklı bir anlatım için buradan
devamını gör...
özenilen meslekler
viktorya sikkrıt defilelerinde podyum arkasında "barbara go go go go" diye bağıran adamın mesleği.
devamını gör...
annenmaykantereit
nicth nichts şarkıları da bir o kadar güzeldir.
devamını gör...
quentin tarantino denince akla gelenler
kesinlikle ayak fetişi.
devamını gör...
kitapların pahalı olduğu gerçeği
açılın kitapçı konuşacak;
pahalı mahalı değil. bir nestle fıstıklı çikolata fiyatına can yayınlarından basılmış dostoyevski, stefan zweig, emile zola, charles dickens, sabahattin ali, anton çehov, balzac, marcel proust alabiliyorsun.
o çikolata fiyatına yky'den bir yaşar kemal toplu öyküleri, sabahattin ali toplu öyküleri alabiliyorsun.
o çikolatayı yemeden, iş bankasının onlarca kitabından birini alabiliyorsun.
o çikolata için kasadan indirim istemiyorsun, o çikolata için elli kez düşünmüyorsun ama ne hikmetse kitaptan vazgeciyorsun ' pahalıdır' diyerek.
sorun hangisini kendine ihtiyaç kıldığın. sadece geçen hafta 106 liraya 10 kitap almışım.
gogol'den tutun da puskine, schopenhauere kadar bir liste bu.
yarıladım kitapları.
bitince yine alacağım.
çünkü benim önceliğim kitap iken seninki giysi vs oluyor.
çalıkuşu, tutunamayanlar dışında 50 liranın üstünde kaç kitap var ki pahalı diyorsunuz?
iş bankası size her imkanı sunmuş ucuzluk konusunda, iki yıldır zam yapmıyor.
pahalı mahalı değil. bir nestle fıstıklı çikolata fiyatına can yayınlarından basılmış dostoyevski, stefan zweig, emile zola, charles dickens, sabahattin ali, anton çehov, balzac, marcel proust alabiliyorsun.
o çikolata fiyatına yky'den bir yaşar kemal toplu öyküleri, sabahattin ali toplu öyküleri alabiliyorsun.
o çikolatayı yemeden, iş bankasının onlarca kitabından birini alabiliyorsun.
o çikolata için kasadan indirim istemiyorsun, o çikolata için elli kez düşünmüyorsun ama ne hikmetse kitaptan vazgeciyorsun ' pahalıdır' diyerek.
sorun hangisini kendine ihtiyaç kıldığın. sadece geçen hafta 106 liraya 10 kitap almışım.
gogol'den tutun da puskine, schopenhauere kadar bir liste bu.
yarıladım kitapları.
bitince yine alacağım.
çünkü benim önceliğim kitap iken seninki giysi vs oluyor.
çalıkuşu, tutunamayanlar dışında 50 liranın üstünde kaç kitap var ki pahalı diyorsunuz?
iş bankası size her imkanı sunmuş ucuzluk konusunda, iki yıldır zam yapmıyor.
devamını gör...
sözlük radyosu yönetimi
yoldaş ve uykusuzkahve'nin "lan başlıcam şimdi radyosuna da, yayınına daaaa" diyerek okuduğu aynı konudan müzdarip 10'larca başlıktan biri daha.
arkadaş ne radyo sevdanız varmış, ya sanki oturup çalacakları tüm şarkıları kendileri yaratıyor, konuşacakları konuları senelerce araştırıyor, yayın yapacakları alet edevatı nikola tesla eşliğinde kendileri icat ediyor gibi bir havalar, bir muhabbetler, yayın olur "vay ölmüş anaaaam, benim hakkımı yediler uy uy uuuuy" diye ağıtlar.
kimi "ama onunki bold yazıldı, benimki italik bile diiildi" diye manas destanı yazar, offf!
ya yaptığınız herkesin net sayesinde elinin altında olan şarkı ve muhabbetleri, bilgileri yine herkes tarafından ulaşılabilecek bir platformdan sunmak işte? olan biten bu, başka bişi yok!
valla iyi sabır var bu radyo işiyle uğraşan insanlarda yemin ederim ya.
arkadaş ne radyo sevdanız varmış, ya sanki oturup çalacakları tüm şarkıları kendileri yaratıyor, konuşacakları konuları senelerce araştırıyor, yayın yapacakları alet edevatı nikola tesla eşliğinde kendileri icat ediyor gibi bir havalar, bir muhabbetler, yayın olur "vay ölmüş anaaaam, benim hakkımı yediler uy uy uuuuy" diye ağıtlar.
kimi "ama onunki bold yazıldı, benimki italik bile diiildi" diye manas destanı yazar, offf!
ya yaptığınız herkesin net sayesinde elinin altında olan şarkı ve muhabbetleri, bilgileri yine herkes tarafından ulaşılabilecek bir platformdan sunmak işte? olan biten bu, başka bişi yok!
valla iyi sabır var bu radyo işiyle uğraşan insanlarda yemin ederim ya.
devamını gör...
son zamanlarda ortaya çıkmış saçma kelimeler
bruh
gullüm
dewamke
gullüm
dewamke
devamını gör...
ernest hemingway
dünyanın en kısa ve en acıklı hikayesinin yazarı
"satılık: bebek patikleri. hiç giyilmedi.”
"satılık: bebek patikleri. hiç giyilmedi.”
devamını gör...
bir erkeği ılık yapan detaylar
battaniyenin altına girmesi onu ılık yapar. eğer doğal gazı açıp girerse de sıcak olur. kim açıyor bu saçma sapan başlıkları ya
devamını gör...

