su yolunu bulur diye düşünen insandır.
devamını gör...

ıt's me, diyorum.
sözlüğe ilk girdiğimde komik bir kuş resmiydi.
sonra baktım mekan samimi
çirkin ördek yavrusu olmaktan vazgeçtim.
şurda bir ay sonra 46 olacam
anonim olmaya ne hacet.
beni bilen bilir zati.
dileyen anonim, dileyen aleni takılsın.
devamını gör...

yalan dolanla, oyunla, düzenle, hileyle iş gören kimse. mahlasımı seviyorum.
devamını gör...

yorulmuştur uğraşmak istemiyordur son ilişkisi kötü bitmiştir birine daha kendini tanıtacak dermanı yoktur hala eski sevgilisine aşıktır bütün bu sebeplerin bir tanesine sahip olan insandır.
devamını gör...

istanbul / moda / 2016
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir insanı tanıyamadığını fark etmekten daha kötüsü nedir?

şurada #1236490 sevgili miko, “sahi neden bu kadar az yazıyorsunuz?” diye sormak istediğini söylemişti. o gün bugündür aklıma geldikçe soruyorum bunu kendime. öyle ya biz, bize yöneltilen anlamlı bir soruyu bin kez beynimize mıhlamadan kafamızı yastığa koyamıyoruz.

hislerim, fikirlerim, olaylara bakışım, dünyaya bakışım. bunların herhangi bir insan tanesininkinden daha kıymetli olduğunu asla düşünmedim. zekasına hayran olduklarım için de aptal bulduklarım için de geçerliydi bu. öyle ki en aptal diye baktığım insanların bir sözünü/hareketini yıllar sonra bir yere konumlandırıp ulan ben ne kadar safmışım dediğim bir hayli olmuştur. bunları sevgili miko o tanımı bu bağlamda yazdığı için söylüyorum. benim neden az yazdığıma ilişkin arayışım insanları bu kıymetli fikirlerden niçin mahrum bıraktığımla alakalı değildi. sahiden ben bunca olaya/duyguya rağmen neden artık bu kadar az şey sarf ediyordum? bunu o tanımın girildiği günden beri düşünüyorum. burası girizgahın henüz sonu. ben son zamanlarda mesela sevgili güneş’in uzun tanımlarını okuyacak iradeyi bulamıyorum üzerime çöken anlamsız bir ağırlık sebebiyle. sizler de bu tanımı okumak için kendinizi zorlamayınız diye bir ufak uyarı.

neden az yazıyorum? bu soruyu genişletebiliriz aslında. sözlüğe neden daha az giriyorum? neden daha az kişiyle temas kuruyorum? twittera neden hiç girmiyorum bile artık? insanları neden daha az gözlemliyorum? metro istasyonunda aklıma gelmeyi bekleyen onca afili cümleyi neden kovalamıyorum artık? başladığım bütün şiirleri henüz ilk dörtlüğe varmadan neden yırtıp atıyorum? bir tanıma hevesle başlayıp neden sık sık aman be deyip silip canhıraş çıkıyorum sözlükten?

bunları kendime bir cevap bulmak ve bu cevabın gösterdiği uçurumu aşmak niyetiyle sordum kendime. net değilsem de bir cevabım var diye hissediyorum. en azından eğer cevap bu değilse asla başkası da değil. bu aslında bir yanıyla itiraf gibi olduğundan bu tanımı karalama defterine yazamadım.

bir insana çok güvendim. öyle ya hayatımızı dumura uğratan hemen hemen her şey bir insanla ilintili, ne tuhaf. daima samimi oldum bu hayatta, insanlar asla samimiyetimden şüphe etmediler. beni tanıyıp bana çarçabuk açılan onlarca insan var. sende şeytan tüyü var dediklerini defalarca kez işittim. bana kalırsa o şeytan tüyü samimiyetimden başka bir şey değildi. ben işte o güvendiğim insana bütün samimiyetle binbir kapımı açtım. çünkü bende o samimiyet ve içimdeki o binlerce kapıdan başka bir şey de yoktu. iki yılın sonunda henüz anlayamadığım bir şekilde her şey son buldu. son bulalı da bir yılı çoktan aşıyor. ancak bir soru var: hayatın merkezine bir insanı aldığınızda ve ona açılma ihtimali olan bütün kapıları o bütün samimiyetinizle açtığınızda, o insan herhangi bir kapıyı yüzünüze vurarak çıkarsa eğer, geriye ne kalır? cevabı biliyorsunuz; asla boşluk kabul etmeyen merkez ve hangisinden çıkarsanız kurtulacağınızı bilmediğiniz açık binlerce kapı.

benim onca tökezleyişimin, onca durağanlığımın, üretkenliğimin yok oluşunun, insanlara ve olaylara karşı hissizleşmemin, yalnızca kafama eserse ayda bir birşeyler geveleyişimin galiba sebebi bu. doğrusu bunu kendimden ummazdım. kendimi güçlü ve her şeye hazırlıklı sanırdım. meğer insan bütün planlarına rağmen daima her şeye hazırlıksız yakalanan bir varlıkmış. bütün yıkımlar, felaketler, ayrılıklar, ölümler insanı hazırlıksız yakalarmış. bu aslında insanın kibirlenmesinden başka şey değil. hazırlıklı olduğunda bütün yıkımlara, ayrılıklara, felaketlere ve hatta ölümlere kafa tutacağına dair kibir. velhasılı ben de kendimi güçlü ve hazırlıklı hisseder ve bir insandan yana bu denli sarsıntıya uğrayacağımı ummazdım. oysa açık binlerce kapının ortasında öylece bırakıldım. zaman geçtikçe aştım dedimse bu alışmaktı. unuttum dedimse yanılgı. bitti dedimse yalan. hislerimin binde biri yok diyebilirim ancak etkisiyle hayatımı kasıp kavuran bir boşluğa itildiğimi kendime itiraf etme cüretini göstermeliyim artık.

evet, bir insanı tanıyamadığını fark etmekten daha kötüsü, kıymet verdiğin o insanın seni asla tanıyamamış olduğunu fark etmektir. bu farkındalığın beni içine attığı enkazı üzerimden kaldırmak için ne belediye işçileri ne ağır vasıtalar. yalnızca ince, keskin bir ışık. onu göz ucuyla yakaladım. itirafa cüret etmek böylece kolaylaştı. neden bu kadar az yazıyorum? o enkazın altındayım, hepsi bundan. şimdilik.
devamını gör...

grup yorum'un 1986 çıkışlı aynı isimli albümünden bir parçadır.



soluk bir ay dolanıyor kentin üstünde her gece
her gece bilge bir gezgin tavrıyla adımlıyor yolunu
güz yanığı, bir durgun sessizlikle örtülü her şey
ve yırtılmış bir tül gibi savrulup duruyor zaman

suların sesini dinle şimdi, ormanın fısıldayışlarını
yarılıyor dağların göğsü bir aşkı dinlendirmek için
ve gözlerin uzak yamaçlarda aranıp dururken bir şeyleri
sessiz ve sakin beklemekte, bekledikçe bileylenen yürek

belli ki dağların, denizlerin ve göllerin üzerinde
sıyrılıp gelmektedir seher belli ki yakındır
belli ki yakındır doğayı ve hayatı sarsacak saat
devamını gör...

şahsımdan çok kaymağın ilgi gördüğü başlık.(bkz: lol) o kaymak ben değilim arkadaşlar umarım bu kaymağa olan fobi şahsımı tenzih eder.(bkz: swh)
devamını gör...

--- alıntı ---

“sıfır atık”; israfın önlenmesini, kaynakların daha verimli kullanılmasını, atık oluşum sebeplerinin gözden geçirilerek atık oluşumunun engellenmesi veya minimize edilmesi, atığın oluşması durumunda ise kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanımının sağlanmasını kapsayan atık yönetim felsefesi olarak tanımlanan bir hedeftir.

--- alıntı ---
geç olmadan herkesin hayatında yer etmesi gereken anlayış. küçük büyük demeden alınacak önlemlerle birçok şeyi değiştirebiliriz.
(bkz: karbon ayak izi)
devamını gör...

dünya şaka günü olmakla birlikte doğum günümdür, sevgili yazarlardan bas gitar hediyeleri bekliyorum.
devamını gör...

yetenekli freelancer çalışanları 4 aşamalı bir mülakat sürecinden sonra yetenek havuzuna katan ve dünya üzerinde çok prestijli firmalarla çalışan bir iş ağı. çalıştıkları firmalardan gelen iş ihtiyaçlarını bu yetenek havuzuna aldıkları kişiler ile eşleştirerek, iş arayan ile işvereni buluşturuyor.
gelir modeli, sağladığı bu hizmet için ödenen saatlik ücret üzerinden komisyon almaktır.
uzaktan çalışmanın giderek daha popüler olmaya olduğu şu dönemde, iş arayan ama freelancer çalışmak isteyenler için oldukça iyi bir seçenek.
devamını gör...

mercan kayalıklarının halka şeklini alarak ortası deniz olan adalar oluşturmasına verilen isimdir.
devamını gör...

gerçekten bir insan 7'sinde neyse 70'inde de o mudur? işbu tanım, bunu tartışmak üzere girilmektedir.

evet. yaşlanmanın getirdiği çeşitli fiziksel değişiklikleri hepimiz biliyoruz.* peki yaş almanın psikoloji üzerine etkisi nasıl oluyor? yapılan uzun süreli araştırmalar yaş alındıkça daha az nevrotik, daha vicdanlı ve daha komik olduğumuzu göstermiş.*

araştırmalar, insanın özünün aynı kaldığını ama karakterinde duygusal bir değişim görüldüğünü ortaya koymuş. yani eğer siz 8 yaşındayken nevrotik özellikler taşıyorsanız, 80 yaşında da diğer yaşıtlarınıza göre daha nevrotiksinizdir. lakin;

kişilik olgunlaşması denen evrensel bir durum var. bu olgunlaşma genetik özelliklere, sosyal baskılara ve evrimsel dönüşümlere göre şekilleniyor. yani insan her saniye değişim içinde. bu hem hücresel bazda hem de bilişsel bazda böyle. bizler aslında 1 saniye önceki biz değiliz. ben mesela 10 saniye önceki halimden daha lanetli gibiyim.*

kişiliklerimiz hayatın zorluklarıyla başa çıkabilmek için sürekli değişim gösteriyor.* tecrübe dediğimiz kavram da buradan çıkıyor olabilir. yaşlanmanın bilincinde olmak, belki de kendimizi daha güzel yönde şekillendirmemiz için bir fırsat olabilir.
devamını gör...

bize ne bundan? insanlar neyin nerde konuşulması gerektiğini ne zaman öğrenecekler? arkadaşlarına anlat, onlarla konuş. özel hayatınız çok umrumuzdaymış gibi halka açık bir mecrada paylaşmak çok saçma.
devamını gör...

mart’ın gelişiyle anneme ördürdüğüm kırmızı-beyaz ip. batıl inançlara sahip sayılmam ama marteniçkalar çok hoşuma gidiyor.umarım mart dilekleriniz gerçekleşir.leylek görmeyi beklemiyorum bilekliği çıkartmam için ayrı bir geleneği de var mı bilmiyorum bundan dolayı bileklik çürüyene kadar takacağım sanırım.
devamını gör...

huzursuz evdir, o evde cocuk mutsuzdur. sahit oldugu her kavgada farkli diyarlara gocetmek ister, kafasini kuma gommek, o andan uzaklasmak...o anin rahatsizligiyla ya kitap okumaya calisir, ya muzik dinler, yada baska bir seye odaklanir. odaklanamaz da icin huzursuzdur, sadece seslerin durulmasini ister.
devamını gör...

karikatürleri sadece gülmek, güzel zaman geçirmek için okumuyorum. birçok karikatür sayesinde bilmediğim bir sürü kelime öğrendim, gündemden haberim olmadığı zamanlarda karikatürlerle gündemi öğrendim. egzajere etmek kelimesini de bir karikatür sayesinde öğrenmiştim.
abartmak, büyütmek anlamına gelen bir kelime.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çok güzel bir nicke sahip olan yazar.
epey beğendim. matematikle bir dönem kafayı yemişken almıştım bu hesabı. bu nicki görünce "ben niye almadım bunu yaaa" diye kendime söylendim.
bende soldan yaklaşsam olmaz mı?
devamını gör...

kadınlar bütün bu yüzyıllar boyunca erkeği olduğundan iki misli büyük göstermek gibi tılsımlı ve tadına doyum olmayan bi güce sahip olan aynalar görevi görmüşlerdi. wirginia woolf.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim