khaled hosseini'nin okuduğum ilk kitabı. kitap sayesinde farklı jenerasyondan iki kadının hayatına girme imkanı bulurken, hayatlarının acımasızlığının da ortak oluşuna şahit oluyoruz.
eserde, afganistan'daki kadınların birey olarak ele alınmadığı, birçok haklarının ellerinden alındığı, türlü şiddete maruz kaldıkları yansıtılıyor.


''sürekli seni düşünürdüm. yüz yaşına kadar yaşaman için dua ederdim. bilmiyordum. benden utandığını bilmiyordum ki."
devamını gör...

tüik verilerine göre, 2009 yılından bu yana başlıkta belirtilen suçlarda yaklaşık 10 kat artış yaşanması.


türkiye istatistik kurumu'nun (tüik) verileri türkiye'deki suç oranlarıyla ilgili gerçeği ortaya çıkardı. tüik verilerine göre son 10 yılda türkiye'de cinayet suçu 6, cinsel suçlar 10, hırsızlık 7, uyuşturucu suçları ise 11 kat artış gösterdi.

tüik’in kasım 2020’de yayınladığı en güncel veri 2019'a ait. buna göre 2019’da ceza infaz kurumlarına 281 bin 605 kişi girdi. bu sayı 2009'da 74 bin 404 kişiydi.


kaynak: www.yenicaggazetesi.com.tr/...
devamını gör...

sanıldığı gibi zaman birimi olmayan, bir uzunluk birimidir. ışık boşlukta 300.000 kilometre/saniye hızla hareket eder ve bu hızla hareket eden ışığın 1 yıllık süre sonunda aldığı mesafeye denir. yaklaşık 9 trilyon km’dir.
devamını gör...

kına, düğün, çeyiz gibi evlilik adetlerinin tamamı. başkaları eğlenecek diye ya da evlendiğinizi cümle aleme duyuracaksınız diye düğün yapmak nedir? nikah yapın gitsin. düğün yapmak için binlerce lira kredi borcu altına girip yıllarca bu borçları ödemektense o parayla gezmek, farklı kültürler tanımak ve yeni yaşamlar keşfetmek daha mantıklı değil mi?

bir diğer saçma adet ise sünnet düğünleri. bu kadar cinsiyetçi bir adet aslında toplumuzun ne denli bir ataerkil yapıya sahip olduğunun en net kanıtı. erkek çocuk sünnet olduğunda cümle aleme duyurulurken, adet görmeye başlayan kızlar çok büyük bir suç işlemiş gibi baskı görüyor.

cenaze evinde yemek servisi ise bir başka saçmalık. adam belki eşini, çocuğunu, anasını ya da babasını kaybetmiş; ama gelenlere yemek ikramında bulunmak zorunda. bırak da acını yaşa, yasını tut; bırakın acısını yaşasın, yasını tutsun.
devamını gör...

bazı dolandırılma olaylarına bakılırsa "reenkarnasyon gerçektir, çünkü bu kadar aptal olmaya tek ömür yetmez" olarak değiştirilmesi gereken cümle.
devamını gör...

öşür kelimesinin anlamı 'onda bir''dir.

öşür vergisi ise osmanlı döneminde müslüman halktan alınan 1/10 oranındaki toprak vergisidir.

bir diğer ismi ise (bkz: aşar vergisi)dir.
devamını gör...

20 ekim 1990 tarihinde aydın'da doğmuştur. üniversite eğitimini hindistan'da tamamlayıp, 2011 yılında tekrar türkiye'ye gelmiştir. türkiye'ye geldikten sonra youtube platformu için video üretmeye başlamıştır. bilgilendirici, eğitici ve öğretici türlerinde videolar çekmektedir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir yerden et kokusu geliyor ama?
devamını gör...

1.dünya savaşında erzincana kadar ilerleyen rus ordusunu 3 bin milisiyle erzincandan erzuruma püskürten sonrasında ödüllendirilerek erzincan il idaresi üyeliğine atanan. dönemin erzincan valilerinden sabit beyin yazdığı bir mektupta seyit rıza ile ilgili olarak "şimdiye kadar bize din ve namusuyla hizmet etti" ifadesini kullanan bu kişi terörist öyle mi.
hadi diyelim ki dersim bir isyandı ve lideri seyit rızaydi 33 asker şehit olmuş ama 13 bin dersimli ölmüş bu nasıl bir isyan ki rus ordusunu perişan eden adamlar kendi evlerinde böyle bir hezimete uğramış akıl alır gibi değil. ki şehit olan 33 askerimizide seyit rızanin eyleme iştiraki emri ve ya bağlantısı olduğuna inanmıyorum kamer aga denilen bir aşiret reisinin adamlarıyla yaptığı münferit bir olay.
bu adam nasıl oluyorda terörist oluyor velev ki terörist dersimde meydanı var heykeli var devlet bile terörist olduğuna kanaat getirmemiste siz mi getirdiniz.
son olarak seyit rizaya teröristtir diyenleri dersim merkezdeki seyit rıza heykelini yıkmaya davet ediyorum terörist ya gelin yıkın büzüğünüz yiyorsa tabi.
devamını gör...

90'lı yılların türlü sosyal deneylerine konu olmuş bizim nesil.
o zamanlar yazlar sıcak ve kurak, kışlar oldukça soğuk ve yağışlı idi. pazar akşamı gelenek olduğu üzere sıcak sıcak hamam yapılmış, çantamız hazırlanmış şekilde uykulu uykulu bizimkiler izleniyor.
gözlerimizi tekrar açtığımızda yaklaşık 40 kiloluk yorganın altındayız. kahvaltı adı altında ağzımıza sıkıştırılmış lokmalar yetmezmiş gibi birde boynumuza beslenme çantası takılıyor. beslenme çantamda haşlanmış yumurta, zeytin ve mandalina var. bu üçlünün oluşturduğu koku hala aklımda ve bütün beslenme çantaları böyle kokar.
tek katlı okulumuzun bahçesindeyiz, bayrak töreni var. perihan öğretmen kırmızı ojeli elleri ile maestroluk yapıyor, bir yandan bize yüksek sesle eşlik ediyor ( bu sırada üst sağ dişindeki koyu renkli dolguyu görüp, " bu ne ola ki?" diyoruz, bayrak törenini sonlandırıyoruz.
herkes tırnaklarını uzatsın diyor. elinde tahta bir cetvelle geziniyor. standartlara uymayan parmaklar tuzluk şeklini alıyor ve cetvelin saniyenin onda biri hızındaki acil inişinin sesini duyuyoruz.
bu da yetmezmiş gibi eline iki tane kalem alıp saçlarımızda bit kontrolü yapıyor.
bitleri ayıklamıyor ama bitli arkadaşları kenara ayıklayıp eve gönderiyor.
ve (bkz: daha sonra tekrar deneyiniz ) bir pazar günü öğleden öncesinde aralık 1996'ya ışınlanıyor. şimdi ışınlandıkta ne oldu?
işte bunlar hep travma...
devamını gör...

diğer adıyla onbinlerin dönüşü adlı kitap / günce.

yazarı sokrates'in öğrencisi olan ksenophon'dur, kitapta o dönem ve şu an bildiğimiz anadolu insanı hakkındaki benzerlikler beni en fazla şaşırtan konu olmuştur.
ari çokona çevirisi okunabilecek en güzel halidir.
devamını gör...

uykum var.
devamını gör...

ingiltere'de tuttuğum takımım, severim, köklü, hikâyesi, seveni çok olan kulübü.
keşke ülkemizden'de böyle dünyada çok sevilen sayılan kulüb ler çıksa.
devamını gör...

kişke benim de olsaydı adına da ceku deseydim
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birbirimizin çoğu yönde tam zıt karakterleri olmamız. benim eksik olduğum yerlerde onun fazlalıkları, onun eksik olduğu yerlerde benim fazlalıklarım var. ve yapbozun yanyana olması gereken iki ayrı parçası gibi tamamlıyoruz birbirimizi. ayrıca ikimizin de çok emin olduğu bi konu var. kavga edebiliriz, küsebiliriz, çok sık ters düşebiliriz ama gün sonunda birbirimize sarıldığımızda çok mutlu olacağız.
devamını gör...

sevgilimin 5 ay yanağına temas edemeyip kılını öptüren bir meraktır. yakışana yakışıyor yine de.
devamını gör...

sakarya meydan savaşı’nın devam ettiği 1 eylül 1921 tarihinde sultan vahdettin, nimed nevzad hanım ile beşinci evliliğini yıldız sarayı’nda yapmış. sultan vahdettin’in o tarihlerde 60-61 yaşlarında, nimed nevzad hanım ile. bakalım nasıl olmuş bu düğün.

sakarya savaşı'nın en çetin günlerinde altmış yaşındaki padişah vahdettin ile on dokuz yaşındaki nimed nevzad hanım'ın istanbul'da yapılan görkemli düğün merasimine imza atıyorlardı.

1-düğün merasimi başlamadan evvel padişah, kızın ailesini saraya davet etmişti.
2-nevzad hanım’ın babası şaban bey yaşamadığı için validesi hatice hanım, biraderi salih bey, zaten sarayda bulunan kız kardeşi nesrin hanım ve birkaç yakın akrabaları yıldız sarayı’na teşrif etmişlerdi.
3-hatice hanım iltifatlarla, nevzad hanım’a yeni tahsis edilmiş olan ve saray parkında bulunan hususî köşkte ağırlanmıştı. o gün yemekler verilmiş ve akşama doğru kına gecesi yapılmıştı.
4-ertesi gün sabah erkenden, zat-ı şahane’nin diğer haremlerinin nedimelerinden birer kişi, yeni hükümdar haremi olacak hanıma şahitlik yapmak üzere çağrılmışlardı.
5- nevzad hanım uzun beyaz ipekten muhteşem bir gelinlik giymiş, başına pırlanta taşlı bir taç, boynuna da yine pırlantalı bir kolye takmıştı.
6- bu muhteşem gelinliği ile tıpkı bir peri gibi olmuştu. köşkün büyük salonunda nevzad hanım muhteşem gelinliği ile pek güzel bir kanepenin üzerinde oturuyordu. başına o esnada beyaz renkten geniş ve uzun bir tül örttükleri için yüzü bu örtü altından pek belli olmuyordu.
7- zat-ı şahane salona girer girmez bütün hanımlar ayağa kalktılar ve merasim nihayetine kadar hiç kimse oturmadı. imam efendi kanepenin tam karşısında duruyordu ve padişahı ilk selâmlayan o oldu.
9-nikâh kıyılmadan evvel ağalar şahit olduklarına dair yemin ettiler. nikah kıyıldı. akşam saat dokuza kadar bu şenlik böylece devam etti. nevzad hanım namına istanbul’daki fakirlere yiyecek dağıtılmış, bazılarına da para yardımında bulunulmuştu.
10- istanbul’da düğün telaşı sürerken, savaş bütün acımasızlığıyla devam ediyordu. mustafa kemal “hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. o satıh, bütün vatandır. vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz.” emrini vereli birkaç gün olmuştu.
11- türk milletinin ölüm kalım mücadelesi verdiği bir dönemde 60 yaşındaki padişah vahdettin, beşinci hanımına nikah kıymış, 19 yaşındaki nimed nevzad hanım’la evlenmişti. bu sırada vahdettin`in ilk evliğinden olan kızları ulviye sultan 29, sabiha sultan 27 yaşındaydı.
devamını gör...

sarımsaklı domates sos tabiki. geleneklerimizden ayrı kalamazdım.
devamını gör...

dün gerçekleşmiş hadise ,adam 12 yıldır gezmiş ancak bölüm sonu canavarını geçememiş.

buradan
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim