normal sözlük depresyondakiler derneği
an itibarıyla açtığım dernektir.
şş ağlama bebeğim birlikte atlatacağız. *
şş ağlama bebeğim birlikte atlatacağız. *
devamını gör...
kanı bozuk
genelde ailesinde arsızlık, namussuzluk, yolsuzluk yapan kişilerin çocukları için kullanılır. hiç haz almadığım bir hitaptır. annesi, babası kötüyse çocuğun suçu ne ama yokk öyle mi hemen damgayı vururlar. kansızsınız, kanınız bozuk...
köy yerlerinde sıkça kullanılan bir kelimedir, yükü ağırdır. ön yargının en büyüklerindendir. kullanmayın, kullananlara tamah etmeyin.
köy yerlerinde sıkça kullanılan bir kelimedir, yükü ağırdır. ön yargının en büyüklerindendir. kullanmayın, kullananlara tamah etmeyin.
devamını gör...
tembellik hakkı
bir topluluğa sorgusuzca bir şey yaptırmak istiyorsan onları kendi isteklerinin aslında onların arzuları olduğuna inandır, inandır ve ne yaptıklarının farkında olmadan yalnızca zavallı bir biçimde bir şeye hizmet ettiklerine ve bunun bir başarı olduğuna inansınlar. kitabın kapağını kapattığımda aklımda dönen düşünceler açıkça buydu. günde saatlerce çalışıp eve döndüğünde ne düşünürsün? yatıp uyumaktan veya biraz yemek yemekten başka aklına ne gelirdi? vaktini düşünmeye ayıramayacak kadar seni yoran bir sistemin içinde çürüyüp gidiyorsun. buna karşı çıkmaktan da korkuyorsun çünkü tek başına sesini çıkarman kovulmaktan başka bir işe yaramayacak ama zaten buna ses çıkarması gereken tek sen değilsin.
insanın gelişmesinin önünde koca bir duvar gibi dikilen şey tamamen bu çalışma saatleridir diyor paul lafargue, makineleşmenin büyük bir canavar olmadığını aslında insana onlarca zaman kazandırabileceğini ve büyük bir tutkuyla saatlerimizi ayırdığımız işlerin aslında bu zamandan çok daha kısa bir sürede yapılabileceğinden söz ediyor ki her cümlesine kadar haklı. özünde sadece oyunu kuranlara değil büyük bir keyif ve aldanmışlık ile onu oynamaya devam edenlere de bir eleştiri hatta belki en çok onlara.
“tous nos produits sont adultérés pour en faciliter l'écoulement et en abréger l'existence. notre époque sera appelée l'âge de la falsification, comme les premières époques de l'humanité ont reçu les noms d'âge de pierre, d'âge de bronze, du caractère de leur production. des ignorants accusent de fraude nos pieux industriels, tandis qu'en réalité la pensée qui les anime est de fournir du travail aux ouvriers, qui ne peuvent se résigner à vivre les bras croisés. ces falsifications, qui ont pour unique mobile un sentiment humanitaire, mais qui rapportent de superbes profits aux fabricants qui les pratiquent, si elles sont désastreuses pour la qualité des marchandises, si elles sont une source intarissable de gaspillage du travail humain, prouvent la philanthropique ingéniosité des bourgeois et l'horrible perversion des ouvriers qui, pour assouvir leur vice de travail, obligent les industriels à étouffer les cris de leur conscience et à violer même les lois de l'honnêteté commerciale.”
insanın gelişmesinin önünde koca bir duvar gibi dikilen şey tamamen bu çalışma saatleridir diyor paul lafargue, makineleşmenin büyük bir canavar olmadığını aslında insana onlarca zaman kazandırabileceğini ve büyük bir tutkuyla saatlerimizi ayırdığımız işlerin aslında bu zamandan çok daha kısa bir sürede yapılabileceğinden söz ediyor ki her cümlesine kadar haklı. özünde sadece oyunu kuranlara değil büyük bir keyif ve aldanmışlık ile onu oynamaya devam edenlere de bir eleştiri hatta belki en çok onlara.
“tous nos produits sont adultérés pour en faciliter l'écoulement et en abréger l'existence. notre époque sera appelée l'âge de la falsification, comme les premières époques de l'humanité ont reçu les noms d'âge de pierre, d'âge de bronze, du caractère de leur production. des ignorants accusent de fraude nos pieux industriels, tandis qu'en réalité la pensée qui les anime est de fournir du travail aux ouvriers, qui ne peuvent se résigner à vivre les bras croisés. ces falsifications, qui ont pour unique mobile un sentiment humanitaire, mais qui rapportent de superbes profits aux fabricants qui les pratiquent, si elles sont désastreuses pour la qualité des marchandises, si elles sont une source intarissable de gaspillage du travail humain, prouvent la philanthropique ingéniosité des bourgeois et l'horrible perversion des ouvriers qui, pour assouvir leur vice de travail, obligent les industriels à étouffer les cris de leur conscience et à violer même les lois de l'honnêteté commerciale.”
devamını gör...
türklere özgü davranışlar
yalan söylemek. hiç gocunmadan hemde.
arkadan konuşup yüzüne gülmek.
işine geldiği gibi davranmak omurgasız olmak.
ahlakçılık oynayıp fırsat bulunca her boku yemek.
gelişim ve değişime kapalı olmak sürüden ayrılmaya çalışan olursa engellemek.
her türlü haltı dinsel tabana oturtup bu şekilde içselleştirmeye çalışmak.
örf adet gelenek görenek adı altında her türlü rezillik ve saçmalığı marifet gibi inatla devam ettirmek.
hatayı kendinde aramamak. hep suçlayacak birini ya da bir şeyi bulup çıkarmak.
çocuk yetiştirmeyi bilmemek. çoğu ailenin patolojik vaka olması.
arkadan konuşup yüzüne gülmek.
işine geldiği gibi davranmak omurgasız olmak.
ahlakçılık oynayıp fırsat bulunca her boku yemek.
gelişim ve değişime kapalı olmak sürüden ayrılmaya çalışan olursa engellemek.
her türlü haltı dinsel tabana oturtup bu şekilde içselleştirmeye çalışmak.
örf adet gelenek görenek adı altında her türlü rezillik ve saçmalığı marifet gibi inatla devam ettirmek.
hatayı kendinde aramamak. hep suçlayacak birini ya da bir şeyi bulup çıkarmak.
çocuk yetiştirmeyi bilmemek. çoğu ailenin patolojik vaka olması.
devamını gör...
vücuda krem sürmekten nefret etmek
nedeni anlaşılamayan nefret . kesinlikle severim, vücudunuzu seviyorsanız, deri sağlığınıza önem veriyorsanız mutlaka uygulayın. hatta en güzeli duş sırasında sürülen kremlerdir. ben onlardan tercih ediyorum. size de tavsiye ederim.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
(bkz: summer queen)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: uzat sarı saçlarını rapunzel)
(bkz: kalender)
(bkz: honki ponki çok sıkıcı)
(bkz: hazall)
(bkz: gomercan)
(bkz: kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası)
not: bu listeye ekleyemediğim daha birçok yazar var. buradan onlara da selam olsun.
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: uzat sarı saçlarını rapunzel)
(bkz: kalender)
(bkz: honki ponki çok sıkıcı)
(bkz: hazall)
(bkz: gomercan)
(bkz: kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası)
not: bu listeye ekleyemediğim daha birçok yazar var. buradan onlara da selam olsun.
devamını gör...
cemal süreya dizeleri
günlerce konuşmaz,yazmaz,aramaz,sormaz;sonra gelir bir "merhaba" der,yine o kazanır.
devamını gör...
zarifçe uğurlanmak
(bkz: kalbimiz seninle)
devamını gör...
kaç yaşıma gelirsem geleyim
okumaktan öğrenmekten vazgeçmeceğim.
cemil meriç bu konuda her yönüyle örnek aldığım biri.
belki ben de göremeyeceğim ama vazgeçmeyeceğim.
cemil meriç bu konuda her yönüyle örnek aldığım biri.
belki ben de göremeyeceğim ama vazgeçmeyeceğim.
devamını gör...
sanalika
2009'da yılbaşı akşamını geçirdiğim oyun.* konser vardı hatta, havai fişekler patlamıştı. yeni yıla bilgisayar başında girmem dışında güzel bir akşamdı.*
devamını gör...
kinder sürpriz yumurta
gözümde canlanır koskoca mazi.hey gidi hey..yumurtadan çıkan oyuncağı çoğu zaman beğenmez ikinciyi aldırmaya çalışırdım.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
futbol olmuş günah keçisi
severiz biz birbirimizi
gün olur asra bedel
görmelisin sevincimizi
severiz biz birbirimizi
gün olur asra bedel
görmelisin sevincimizi
devamını gör...
çok yorgunum
--- alıntı ---
çok yorgunum
beni bekleme kaptan
çok yorgunum
beni bekleme kaptan
seyir defterini başkası yazsın
seyir defterini başkası yazsın
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman
beni o limana
çıkaramazsın
beni o limana
çıkaramazsın
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman
beni o limana
çıkaramazsın
beni o limana
çıkaramazsın
çok yorgunum
beni bekleme kaptan
--- alıntı ---
2:34 - 2:57 arası çok hoşuma gidiyor.
çok yorgunum
beni bekleme kaptan
çok yorgunum
beni bekleme kaptan
seyir defterini başkası yazsın
seyir defterini başkası yazsın
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman
beni o limana
çıkaramazsın
beni o limana
çıkaramazsın
çınarlı, kubbeli, mavi bir liman
beni o limana
çıkaramazsın
beni o limana
çıkaramazsın
çok yorgunum
beni bekleme kaptan
--- alıntı ---
2:34 - 2:57 arası çok hoşuma gidiyor.
devamını gör...
anıtkabir
her insanın ata'ya saygı ve minnet adına ziyaret etmesi ve türklüğün coşkusunu yaşaması gereken ; atamızın kabri.
kendiniz gidemediyseniz bile, çocuklarınızı mutlaka götürün.
araplaşmamak adına ; türk kalabilmek adına, atamızı sık sık ziyaret edin ve insanlara da tavsiye edin.
kendiniz gidemediyseniz bile, çocuklarınızı mutlaka götürün.
araplaşmamak adına ; türk kalabilmek adına, atamızı sık sık ziyaret edin ve insanlara da tavsiye edin.
devamını gör...
bloomsday
irlandalı yazar james joyce'a adanmış özel bir gündür. "lá bloom" olarak da adlandırılan bloomsday, ilk kez james joyce'un bir mektubunda geçmiş, joyce; bir grup insanın "bloom's day/bloom'un günü" olarak adlandırdığı bir günü kutladıklarından bahsetmiştir. kutlanılan bu özel gün kurgusal karakter olan leopold bloom'un tek bir gününü konu alan romanın geçtiği o gün, 16 haziran 1904'tür. her yıl 16 haziran'da insanlar -aynı o gün bloom'un yaptığı gibi- öğle yemeği için duke street'teki davy byrne's pub'a, öğleden sonra bloom'un gittiği ormond hotel'e uğruyor, ulysses'ten bölümler okuyup edebiyat etkinlikleri düzenliyorlar. ayrıca bu özel gün sadece irlanda'da değil tüm dünyada kutlanıyor. tabi sizin de tahmin edeceğiniz üzere en şenliklisi leopold bloom ve james joyce'un memleketi olan dublin'de gerçekleşiyor. bloomsday'in en güzel yanı, şehrin her yanında 1900'lerden kalma kostümlerle gezen insanlara rastlamak. eğer eğlenceyi ne yapayım ben edebiyat kısmıyla ilgileniyorum diyorsanız james joyce center'ın düzenlediği panel, okuma ve sergilere de katılabilirsiniz.

“’tarih,’ dedi stephen, ‘uyanmaya çalıştığım bir kâbus gibi.’”
—ulysses (1922)

“’tarih,’ dedi stephen, ‘uyanmaya çalıştığım bir kâbus gibi.’”
—ulysses (1922)
devamını gör...
günün şiiri
intihar
kimse duymadan ölmeliyim
ağzımın kenarında
bir parça kan bulunmalı.
beni tanımayanlar
"mutlak birini seviyordu" demeliler.
tanıyanlarsa, "zavallı, demeli,
çok sefalet çekti.."
fakat hakiki sebep
bunlardan hiçbirisi olmamalı.
13 nisan doğum yıl dönümüydü orhan veli’nin bu muhteşem şiiri ile anmış olalım büyük ustayı.
kimse duymadan ölmeliyim
ağzımın kenarında
bir parça kan bulunmalı.
beni tanımayanlar
"mutlak birini seviyordu" demeliler.
tanıyanlarsa, "zavallı, demeli,
çok sefalet çekti.."
fakat hakiki sebep
bunlardan hiçbirisi olmamalı.
13 nisan doğum yıl dönümüydü orhan veli’nin bu muhteşem şiiri ile anmış olalım büyük ustayı.
devamını gör...
ahbap platformu
size bu derneği uzun uzadıya anlatıp deneyimlerimi paylaşmak isterdim ama çook uzun. bu yüzden en azından şöyle haberiniz olsun istiyorum. bilgileri ahbap platformundan aldığımı belirtmek ve detaylı bilgi için inceleyebileceğiniz bir linkte bırakmak istiyorum. ahbap
ahbap nedir?
ahbap, anadolu kültür hazinesinin birleştirici ve dönüştürücü birikimini, çağdaş bilgi ve teknolojinin olanaklarıyla geliştirerek geleceğe taşımak üzerine kurulu, dayanışmaya, paylaşıma ve sevgi üzerinden aidiyete dayalı değer sistemleri ile çalışan, bir işbirliği hareketidir.
"ahbap derneği, ihtiyaç sahibi kişilere ayni ve nakdi olmak üzere her türlü yardımda bulunmak, toplumda yardımlaşma bilincinin güçlenmesini sağlamak, iyi insan ve iyi toplum inşasına hizmet etmek, yeni işbirliği modelleri ve projelerle çağdaş ve sürdürülebilir yardımlaşma ve dayanışma ağları oluşturmak, yerel kültürün korunarak günümüz teknolojik olanaklarıyla gelişmesine ve geleceğe taşınmasına katkı sağlamak amacı ile kurulmuştur.
sadece yaşama değil, yaşam hakkı:
yaşama hakkı, nefes alma, yemek, su gibi, canlının hayatını devam ettirebilmesi için gerekli asgari şartların sağlanmasıdır. yaşam hakkı ise sosyal, kültürel, ekonomik olarak çağdaş olanaklara ulaşabiliyor olmasıdır. birey, kendinden öncekilerin dünyaya bıraktığı sorunların muhatabı olarak doğuyorsa, dünya kaynaklarına ve insanlığın bilgi hazinesine de ortak olarak doğuyor olmalıdır. bu nedenlerle, her birey, bedeli toplum tarafından ödenmekte olan sosyal, kültürel, hayati ihtiyaçlardan eşit olarak faydalanmalıdır. ahbap, bu ihtiyaçlara acil erişim zaruretinde olan kişiler için, toplumsal dinamikleri ve dayanışma değerlerini harekete geçirerek, kısa/orta/uzun vadeli çalışmalar yapmaktadır.
ahbap nedir?
ahbap, anadolu kültür hazinesinin birleştirici ve dönüştürücü birikimini, çağdaş bilgi ve teknolojinin olanaklarıyla geliştirerek geleceğe taşımak üzerine kurulu, dayanışmaya, paylaşıma ve sevgi üzerinden aidiyete dayalı değer sistemleri ile çalışan, bir işbirliği hareketidir.
"ahbap derneği, ihtiyaç sahibi kişilere ayni ve nakdi olmak üzere her türlü yardımda bulunmak, toplumda yardımlaşma bilincinin güçlenmesini sağlamak, iyi insan ve iyi toplum inşasına hizmet etmek, yeni işbirliği modelleri ve projelerle çağdaş ve sürdürülebilir yardımlaşma ve dayanışma ağları oluşturmak, yerel kültürün korunarak günümüz teknolojik olanaklarıyla gelişmesine ve geleceğe taşınmasına katkı sağlamak amacı ile kurulmuştur.
sadece yaşama değil, yaşam hakkı:
yaşama hakkı, nefes alma, yemek, su gibi, canlının hayatını devam ettirebilmesi için gerekli asgari şartların sağlanmasıdır. yaşam hakkı ise sosyal, kültürel, ekonomik olarak çağdaş olanaklara ulaşabiliyor olmasıdır. birey, kendinden öncekilerin dünyaya bıraktığı sorunların muhatabı olarak doğuyorsa, dünya kaynaklarına ve insanlığın bilgi hazinesine de ortak olarak doğuyor olmalıdır. bu nedenlerle, her birey, bedeli toplum tarafından ödenmekte olan sosyal, kültürel, hayati ihtiyaçlardan eşit olarak faydalanmalıdır. ahbap, bu ihtiyaçlara acil erişim zaruretinde olan kişiler için, toplumsal dinamikleri ve dayanışma değerlerini harekete geçirerek, kısa/orta/uzun vadeli çalışmalar yapmaktadır.
devamını gör...
insanın en zayıf noktası
sahip olduğu şeylerdir. kaybedeceği bir şeyi olmayanın zayıf noktası da yoktur.
devamını gör...

