en yakındaki kitabın 31. sayfasının ilk cümlesi
çünkü dünya, bildiğimiz kadarıyla, gördüğümüz kadarıyla, bir tek son sunar: ölüm, çözülme, parçalanma ve sevdiğimiz biçimlerin kayboluşuyla kalbimizin çarmıha gerilmesi. (bkz: kahramanın sonsuz yolculuğu)
devamını gör...
telaffuz edilmesi güzel kelimeler
nevi şahsına münhasır. aşırı seviyorum.
devamını gör...
normal sözlük ocak devrimi
ortadoğu'da kartlar yeniden dağıtılıyor. oradan star wars kartı rica ediciğim.*
devamını gör...
filozofların en sevilen sözleri
devamını gör...
iz bırakan kitap cümleleri
sana çarpan arabanın plakasını almak için çırpınacağına , öl!
ikinci waliz- küçük iskender.
ikinci waliz- küçük iskender.
devamını gör...
dilek taşı
şahsen ferdi özbeğen'den dinlemeyi tercih ederim. kaybedenler klübü isimli film ile tanıdığım efsane bir şarkı.
devamını gör...
aspava
ankara'da meşhur olan yerlerdendir. siparişiniz gelene kadar getirilen ikramlarla doymak da mümkün. tabi semtten semte değişiyor aspava'nın hizmeti. eğer iyi bir aspava'ya giderseniz sizi krallar gibi ağırlıyolar. girişte çıkışta kolonya, gösterilen hürmet zaten fazlasıyla değerli hissettiriyor kendini. sonrasında kocaman bir salata geliyor, genelde bitirmekte zorlanıyoruz. yanına soslu patates geliyor ki cidden patatesleri bana hep aşşırı lezzetli gelmiştir. sonrasında çiğköfte geliyor ki benim gönlümü tam olarak orada kazanıyorlar. yanına birkaç çeşit meze geliyor. bazı yerlerde mantar da geliyor. ha siz bitirdikçe de yeniliyorlar (gittiğiniz aspava önemli) ben bir kere gittiğimde dördüncü patatesi falan koyacaklardı, yalvar yakar koydurmadık. yemeklerine gelecek olursak efendim, kebapları güzeldir. ssk dürümleri güzeldir. benim tercihim genelde lahmacundan yana oluyor. lahmacunları da büyük oluyor ve bence gayet lezzetli. ikramlardan daha çok yiyebilmek için bir tane lahmacun alıyorum her seferinde. yemeğiniz bittiğinde semaverle çay getiriyorlar. yanına dondurmalı helva geliyor. ki normalde helva pek seven biri değilim ancak aspava'nın helvasını bayıla bayıla yerim. yanına bir de künefe geliyor. tabii ben künefe'yi yiyemiyorum artık. efendime söyleyim aç biilaç geldiğiniz lokantadan tıka basa doymuş bir şekilde paşalar gibi gerine gerine çıkıyorsunuz. gittiğim bir aspava'da önceden bahçeye çıktığında sigara içenlere sigara ikramları da vardı. tabii her aspava böyle güzel olmuyor ama güzeline giderseniz keyfinize diyecek yok. o aspavalarda zaten biri gidiyor hemen yerine biri geliyor. şimdi restoranlar kapalı olsa da biz dayanamayıp eve alıyoruz. ikramları da veriyorlar yine. e tabi orada yediğin gibi olmuyor, bir kere oranın atmosferi farklı. yanii anlayacağınız yolunuz ankara'ya düşerse güzelinden bir aspava'ya gitmelisiniz bence.
not: bana sponsor olsalar bu kadar övmezdim.
not: bana sponsor olsalar bu kadar övmezdim.
devamını gör...
anlık mutluluk veren şeyler
beklenmedik yerde gelen nasılsın mesajı.
devamını gör...
atatürk'ün dinsiz olduğu iddiası
orasını hiç birimiz bilemeyiz, inanç bireysel bir olgudur çünkü. fakat; inançlıyız çok şükür diye gezenlerin, neler neler yaptığını biliyoruz bence birazcık da bu gerçekliği düşünün, sorgulayın.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
kenan doğulu-yaparım bilirsin.
devamını gör...
medeni bir hayat için tunceli'ye taşınmak
tunceli ile ilgili komünist başkan sayesinde yanlış bir algı oluştu, tunceli`nin diğer doğu anadolu illerinden hiç bir farkı yok, komünist başkanın öncesinde de sonrasında da çok gittim, değişiklikler sadece belediyenin çalışma zihniyeti olup bölgeyi daha verimli hale getirmiştir,ücretsiz toplu taşıma, ucuz su, yaşlı ve engellilere yardım gibi bir çok konuda sosyal bir belediye olduğunu kanıtlamıştır.
ama tunceli`de homofobiğin ağababasını görürsünüz, hadi çık gez bakalım eşcinsel olarak sevgilinle el ele dolaşmayı, komşuna bile eşcinsel olduğunu söyleyemezsin, asfalttan kazırlar seni. eğitimli oldukları da yalan bi belediye başkanı geldi diye kimsenin eğitim seviyesi yükselmedi, ama belediye çocukların okumasıyla ilgili her türlü girişimde bulunuyor o başka konu.belediye başkanı onca işinin arasında aileleri çocuklarını okula gitmesi için ikna etmeye çalışıyor, helal olsun... nüfusun çoğu kısmı hala aşiret düzenini istiyor ve kendi aralarında o kurallara göre yaşıyorlar. istatisliklere göre çocuk evlenme oranının en düşük olduğu doğu bölgesi tunceli ama bunlar sadece kayıtlara geçmiş rakamlar,ildeki nüfusa oranına bakınca yine de yüksek. kayıtlara geçmeyen ya da 18 yaşını doldurunca zorla evlendirilen bir çok kız çocuğu var hala.
bir ili medeni diye tanımlamak yanlış olur, illeri karşılaştıracaksak bu konuda medeniyet konularında tunceli`ye 10 basacak 10 tane daha il sayabilirim.sessizlik kısmı doğru olabilir, topu topu ne kadar bi nüfusu var ki gürültülü bi şehir olsun. gece hayatı yok bi kere.
manzara konusuna da gelirsek kişisel tercihdir elbette ama ben bozkır manzarasına çok da bayılmıyorum, ankaranın bir köyünde de ucuza arsa alıp evi kondurabilirim aynı manzaraya burda da sahip olurum.
ama tunceli`de homofobiğin ağababasını görürsünüz, hadi çık gez bakalım eşcinsel olarak sevgilinle el ele dolaşmayı, komşuna bile eşcinsel olduğunu söyleyemezsin, asfalttan kazırlar seni. eğitimli oldukları da yalan bi belediye başkanı geldi diye kimsenin eğitim seviyesi yükselmedi, ama belediye çocukların okumasıyla ilgili her türlü girişimde bulunuyor o başka konu.belediye başkanı onca işinin arasında aileleri çocuklarını okula gitmesi için ikna etmeye çalışıyor, helal olsun... nüfusun çoğu kısmı hala aşiret düzenini istiyor ve kendi aralarında o kurallara göre yaşıyorlar. istatisliklere göre çocuk evlenme oranının en düşük olduğu doğu bölgesi tunceli ama bunlar sadece kayıtlara geçmiş rakamlar,ildeki nüfusa oranına bakınca yine de yüksek. kayıtlara geçmeyen ya da 18 yaşını doldurunca zorla evlendirilen bir çok kız çocuğu var hala.
bir ili medeni diye tanımlamak yanlış olur, illeri karşılaştıracaksak bu konuda medeniyet konularında tunceli`ye 10 basacak 10 tane daha il sayabilirim.sessizlik kısmı doğru olabilir, topu topu ne kadar bi nüfusu var ki gürültülü bi şehir olsun. gece hayatı yok bi kere.
manzara konusuna da gelirsek kişisel tercihdir elbette ama ben bozkır manzarasına çok da bayılmıyorum, ankaranın bir köyünde de ucuza arsa alıp evi kondurabilirim aynı manzaraya burda da sahip olurum.
devamını gör...
sözlükten birine ciddi ciddi aşık olmak
yaşamaktan ziyade yaşatmak istediğim bir durum ancak iş fotoğraf istemeye gelince o romantik cümleler yerini küfürlere bırakıyor. oysaki en doğal halimi paylaşıyorum.

(bkz: temsili)

(bkz: temsili)
devamını gör...
kitap alıntıları
ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum.
oğuz atay - tehlikeli oyunlar
devamını gör...
ad hominem
söylem yerine söylemde bulunanın kişiliğine yapılan saldırıyı tanımlayan safsata türüdür. en basit örneği sokak röportajında saçmalayan akpli dayıya karşı yoldan geçen kadının söylediği “sen önce dişlerini fırçala.” sözüdür. yani bazen hak edilebilir ehehe.
edit: imla
edit: imla
devamını gör...
her şeyi ilerleterek izlemek
zamanla alışkanlık haline gelen eylem. ancak sevgili güneş'in de dediği gibi, bir adım sonrası insanların konuşmalarını ileri sarma isteği ve evet, mümkün değil bu. maalesef...
bu huy bende var. özellikle bildiğim bir konuyla ilgili bir şeyleri izlerken "şurayı zaten biliyorum, hızlıca geçeyim" ya da türk dizisi izlerken saçma sapan romantizm sahneleri sırasında "gerek yok bu sahnelere. geeeç!.." şeklinde tezahür ediyordu başlarda. sonra baktım ki çok uzun videolarda az da olsa zaman kazancına dönüyor bu hareket, kısacık olanlar dışındaki hemen hemen her videoda uygulamaya başladım.
ancak zamanla gerçekten, karşımda birisi konuşurken, hele de zaten daha önce anlattığı bir şeyi anlatıyorsa ve "bunu anlatmıştın, hatırlıyorum" desem de devam ediyorsa aynı şeyi anlatmaya, onun konuşmalarını da hızlandırma isteğiyle yanıp tutuşmaya başladım. haliyle bunu yapamayınca da sıkıntılar basmaya başladı beni. umuyorum bir adım ilerisi yoktur bu duygunun ve sadece bu kadar sıkmakla kalır bundan sonraki hayatımda da.
adam sandler'ın süper kumanda isimli filmi geldi aklıma, bunları yazarken.
elindeki kumanda ile hayatının işine gelmeyen yahut sıkıcı kısımlarını hızlıca geçer micheal newman ve bir gün aslında o hızlıca geçtiği anların ne kadar değerli olduğunu fark eder.
ben yapıyorum, siz yapmayın. kimse için dilemem ama sonra belki kaybettiklerinizin ardından "keşke burada olsaydı da, biraz daha boş konuşsaydı..." dersiniz.
bu huy bende var. özellikle bildiğim bir konuyla ilgili bir şeyleri izlerken "şurayı zaten biliyorum, hızlıca geçeyim" ya da türk dizisi izlerken saçma sapan romantizm sahneleri sırasında "gerek yok bu sahnelere. geeeç!.." şeklinde tezahür ediyordu başlarda. sonra baktım ki çok uzun videolarda az da olsa zaman kazancına dönüyor bu hareket, kısacık olanlar dışındaki hemen hemen her videoda uygulamaya başladım.
ancak zamanla gerçekten, karşımda birisi konuşurken, hele de zaten daha önce anlattığı bir şeyi anlatıyorsa ve "bunu anlatmıştın, hatırlıyorum" desem de devam ediyorsa aynı şeyi anlatmaya, onun konuşmalarını da hızlandırma isteğiyle yanıp tutuşmaya başladım. haliyle bunu yapamayınca da sıkıntılar basmaya başladı beni. umuyorum bir adım ilerisi yoktur bu duygunun ve sadece bu kadar sıkmakla kalır bundan sonraki hayatımda da.
adam sandler'ın süper kumanda isimli filmi geldi aklıma, bunları yazarken.
elindeki kumanda ile hayatının işine gelmeyen yahut sıkıcı kısımlarını hızlıca geçer micheal newman ve bir gün aslında o hızlıca geçtiği anların ne kadar değerli olduğunu fark eder.
ben yapıyorum, siz yapmayın. kimse için dilemem ama sonra belki kaybettiklerinizin ardından "keşke burada olsaydı da, biraz daha boş konuşsaydı..." dersiniz.
devamını gör...
solak olmanın zorlukları
makas kullanmak. cezve tutmak. ukulele çalmak. konferans sandalyelerinin solaklara göre olanını bulamamak.
devamını gör...
ak parti'nin 2020'nin en beğenilen olayı anketi
tartışmasız hayırsız damadın çelişkili istifasıdır.
damat nerde? bilmiyoruz.
28mlr dolar nerde? bilmiyoruz.
damat nerde? bir yerde!
para nerde? bir yerde!
hadi getirin! bilmiyoruz.
8'n andıran sonsuz bir kısır döngü gibi, dönüp dolaştıkça topluca hipnotize ediliyoruz.
tanım: şeylerin en güzel olayı. damat.
damat nerde? bilmiyoruz.
28mlr dolar nerde? bilmiyoruz.
damat nerde? bir yerde!
para nerde? bir yerde!
hadi getirin! bilmiyoruz.
8'n andıran sonsuz bir kısır döngü gibi, dönüp dolaştıkça topluca hipnotize ediliyoruz.
tanım: şeylerin en güzel olayı. damat.
devamını gör...
arada sırada radyo yayını
bu gözler neler görüyor lan? arkadaşlar çok fena izleyici potansiyeliniz var benden söylemesi. tutarsa hepimizi sollarsınız vallaha.
devamını gör...
mecliste oscar wilde tartışmaları
bunlara genel kültür sınavı yapılsa, türkiye'ye bir yıl yetecek mizah çıkar.
devamını gör...
