tasslehoff burrfoot
ejderha mızrağı serisinin tatlı mı tatlı zıpır mı zıpır karakteri. mızrak kahramanlarından birisidir. tass ejderha mızrağı kurgusunun olmazsa olmazıdır. onu oradan alıp çıkardığınızda ortada mizah namına bir şey kalmaz. tabi bupu'yu da atlamamak lazım lakin maceranın sürdürülebilir mizah unsuru tass'ın ta kendisidir. özellikle flint fireforge ile kurdukları ilişki biçimi muazzamdır. ikilinin aralarında geçen diyalogların tadı dimağınızda kalır.
tass kender yurdunda doğmuştur. trapspringer amcanın yeğenidir. bu kısım niye önemli? çünkü trapspringer amca kenderler arasında bir halk kahramanı olarak bilinir. ayrıca tass'ın da dilinden hiç düşürmediği bir isimdir. aslında tass onun gibi bir kahraman olmak istemektedir lakin bir türlü şansı yaver gitmez. taa ki alıp başını kender yurdundan ayrılana kadar. kenderler biraz garip yaratıklardır. memleketlerini pek severler lakin memleketlerinde yaşamayı pek sevmezler. yumurta-kabuk ilişkisi gibi bir şey. ama en sonunda asıllarına rücu ederler.
bir de şu noktanın altını çizmek lazım ki durum açıklığa kavuşsun; kenderler asla hırsızlık yapmazlar. çeşitli materyaller onların heybelerine yanlışlıkla girer. asla kötü bir amaçları yoktur. hatta o materyallerin heybelerine nasıl girdiğini dahi bilmezler ve bundan dolayı ziyadesi ile üzgün olurlar, içine düştükleri duruma ise hayıflanırlar.
işte tass kender yurdundan ayrılıp solace'da flint'le karşılaştığında bu tipik kender ritüeli yine onun bilgisi dışında (!) tekrarlanmış, cücenin metalini indira gandiri yapan tass'i,tanis yarım elf fark etmiş ve durum suhuletle çözülerek, mızrak kahramanlığına kadar gidecek olan yol kender için açılmıştır.
tass'in ölüme karşı verdiği tepki ise şöyle olmuştur;
''-öldüm
bir an beklenti içerisinde kaldı...
-öldüm dedi tekrar kendi kendine, allah allah bu öte yaşam olmalı.
biraz daha zaman geçti
-peki, söylenecek bir şey varsa o da gerçekten karanlık olduğu...
birden kaburgalarında ve başında insanın tenini deşen bir ağrı hissetti
- eh doğrusu böyle bir şey beklemiyordum. yani anlatılanlara göre insanın öldükten sonra bir şey hissetmemesi gerekiyordu. (bunu birileri duysun diye yüksek sesle söylemişti.)
-hiç bir şey hissetmemek gerektiğini söyledim...
-tüh be belki de bir karışıklık falan olmuştur, belki de öldüm de daha haberi bedenime ulaşmadı, bur biraz bekleyeyim hele! eğer ölmek dedikleri buysa öyle abartıldığı gibi bir şey değilmiş, sadece ölmekle kalmadım, can sıkıntısından da patladım. ölmek konusunda elimden bir şey gelmez ama canımın sıkıntısı için yapabileceğim şeyler var. belki bir karışıklık oldu, bu konuda birileriyle konuşmam gerek. üstelik öte yaşamda nereye gideceksem oraya kendi başıma yürümemi bekliyorlar, bir ulaşım aracı bile tedarik etmemişler, bu gerçekten de bardağı taşıran son damla.
-hey bakın yetkili her kimse onunla konuşmak istiyorum.''
tass en nihayetinde trapspringer amca kadar meşhur olmuş ve en büyük dileğine kavuşmuştur. son kahramanların mezarlarına kabul edilmiştir. zaten onun ne kadar ünlü olduğunu sonrasında bir çok kenderin, tass amcası olmasından anlarsınız.
kender döndürme kaşığı ise ayrı efsanedir *
ışıklar içerisinde uyu korkusuz kahraman...
tass kender yurdunda doğmuştur. trapspringer amcanın yeğenidir. bu kısım niye önemli? çünkü trapspringer amca kenderler arasında bir halk kahramanı olarak bilinir. ayrıca tass'ın da dilinden hiç düşürmediği bir isimdir. aslında tass onun gibi bir kahraman olmak istemektedir lakin bir türlü şansı yaver gitmez. taa ki alıp başını kender yurdundan ayrılana kadar. kenderler biraz garip yaratıklardır. memleketlerini pek severler lakin memleketlerinde yaşamayı pek sevmezler. yumurta-kabuk ilişkisi gibi bir şey. ama en sonunda asıllarına rücu ederler.
bir de şu noktanın altını çizmek lazım ki durum açıklığa kavuşsun; kenderler asla hırsızlık yapmazlar. çeşitli materyaller onların heybelerine yanlışlıkla girer. asla kötü bir amaçları yoktur. hatta o materyallerin heybelerine nasıl girdiğini dahi bilmezler ve bundan dolayı ziyadesi ile üzgün olurlar, içine düştükleri duruma ise hayıflanırlar.
işte tass kender yurdundan ayrılıp solace'da flint'le karşılaştığında bu tipik kender ritüeli yine onun bilgisi dışında (!) tekrarlanmış, cücenin metalini indira gandiri yapan tass'i,tanis yarım elf fark etmiş ve durum suhuletle çözülerek, mızrak kahramanlığına kadar gidecek olan yol kender için açılmıştır.
tass'in ölüme karşı verdiği tepki ise şöyle olmuştur;
''-öldüm
bir an beklenti içerisinde kaldı...
-öldüm dedi tekrar kendi kendine, allah allah bu öte yaşam olmalı.
biraz daha zaman geçti
-peki, söylenecek bir şey varsa o da gerçekten karanlık olduğu...
birden kaburgalarında ve başında insanın tenini deşen bir ağrı hissetti
- eh doğrusu böyle bir şey beklemiyordum. yani anlatılanlara göre insanın öldükten sonra bir şey hissetmemesi gerekiyordu. (bunu birileri duysun diye yüksek sesle söylemişti.)
-hiç bir şey hissetmemek gerektiğini söyledim...
-tüh be belki de bir karışıklık falan olmuştur, belki de öldüm de daha haberi bedenime ulaşmadı, bur biraz bekleyeyim hele! eğer ölmek dedikleri buysa öyle abartıldığı gibi bir şey değilmiş, sadece ölmekle kalmadım, can sıkıntısından da patladım. ölmek konusunda elimden bir şey gelmez ama canımın sıkıntısı için yapabileceğim şeyler var. belki bir karışıklık oldu, bu konuda birileriyle konuşmam gerek. üstelik öte yaşamda nereye gideceksem oraya kendi başıma yürümemi bekliyorlar, bir ulaşım aracı bile tedarik etmemişler, bu gerçekten de bardağı taşıran son damla.
-hey bakın yetkili her kimse onunla konuşmak istiyorum.''
tass en nihayetinde trapspringer amca kadar meşhur olmuş ve en büyük dileğine kavuşmuştur. son kahramanların mezarlarına kabul edilmiştir. zaten onun ne kadar ünlü olduğunu sonrasında bir çok kenderin, tass amcası olmasından anlarsınız.
kender döndürme kaşığı ise ayrı efsanedir *
ışıklar içerisinde uyu korkusuz kahraman...
devamını gör...
1 ocak 2021 viyana filarmoni orkestrası’nın yeni yıl konseri
viyana filarmoni orkestrası’nın 1940 yılından beri geleneksel hale getirdiği konserlerin 2021 yılına özgü olanıdır. 13.15’te canlı yayınla trt 2’de yayınlanacaktır.
kaynak
kaynak
devamını gör...
çocukken hayal edilen tanrı şekli
çok küçükken havada oturan dev bir adamdı sonra selenayı izleyince yüce honos oldu.
devamını gör...
nemrud'un kızı
ocağım söndü kısmında tüylerimin diken diken olduğu türküdür.
ocağım söndü nasıl beladır bıraktı gitti bu ne devrandır dünya gözümde kerbeladır allah'tan bulasın
baba bu nedir.
ocağım söndü nasıl beladır bıraktı gitti bu ne devrandır dünya gözümde kerbeladır allah'tan bulasın
baba bu nedir.
devamını gör...
geceleri uyutmayan dertler
bu çiş beni uykudan uyandırır mı yoksa sabaha kadar tutabilir miyim
devamını gör...
sarıgül’ün partisinin ismini ve logosunu tanıtması
sarı gül resmi koysana işte dedirtir.
devamını gör...
yeni doğmuş bebek
çok bebek, çok küçük bebek.
dün bir arkadaş ortamında otururken canım ablamın 7 yaşında ikizleri gösterirken kullandığı tabir, tanım.
'çok bebeklerdi onları gördüğümde' dedi. anaları 'hee evet yeni doğmuşlardı. bir kaç günlüklerdi' dedi. ablam devam etti 'ya çok küçük bebektiler. yani şey küçük bebeklerdi, bebeklerdi işte.'
ayrıca benim o ortamda ne işim vardı hala şaibeli. sanırım aç karnımı doyurmaya gitmiş sonrasında gelen misafirlerin arasında sıkışmış kalmıştım.
gerçi biraz geçmişe gittik gelen kadını pek tanımam. çok bebekleri hiç tanımam. ama annesini tanır ve çok severim. yıllardır görmüyorum az biraz ondan dem vurduk.
dobra, dediğim dedik çaldığım düdük bir kadındı. iri yarı, bir ortama girdim mi insanı tırstıracak cinsten. konuşmaya başladı mı zaten tam salak savar. tahammülü kalmamıştı insanlara özellikle beyin yerine başka organlarını kullananlara.
yani sanki kadın ölmüş gibi konuşuyorum ama hala hayatta. aynı şehirdeyiz hatta. yıllardır görmüyorum.
yıllardır görmediğim ne çok insan var kim bilir? bazısı yanı başımda. en dibimde dokunabildiğim ama hüzünlerini hissedemediğim. güzin ablalığı çok boşlamışım.
eskiden insanlarla konuşarak, onları dinleyerek analiz ederdim. şimdi bir bakışım yetiyor. en azından topuklayacak kadar . *
dün bir arkadaş ortamında otururken canım ablamın 7 yaşında ikizleri gösterirken kullandığı tabir, tanım.
'çok bebeklerdi onları gördüğümde' dedi. anaları 'hee evet yeni doğmuşlardı. bir kaç günlüklerdi' dedi. ablam devam etti 'ya çok küçük bebektiler. yani şey küçük bebeklerdi, bebeklerdi işte.'
ayrıca benim o ortamda ne işim vardı hala şaibeli. sanırım aç karnımı doyurmaya gitmiş sonrasında gelen misafirlerin arasında sıkışmış kalmıştım.
gerçi biraz geçmişe gittik gelen kadını pek tanımam. çok bebekleri hiç tanımam. ama annesini tanır ve çok severim. yıllardır görmüyorum az biraz ondan dem vurduk.
dobra, dediğim dedik çaldığım düdük bir kadındı. iri yarı, bir ortama girdim mi insanı tırstıracak cinsten. konuşmaya başladı mı zaten tam salak savar. tahammülü kalmamıştı insanlara özellikle beyin yerine başka organlarını kullananlara.
yani sanki kadın ölmüş gibi konuşuyorum ama hala hayatta. aynı şehirdeyiz hatta. yıllardır görmüyorum.
yıllardır görmediğim ne çok insan var kim bilir? bazısı yanı başımda. en dibimde dokunabildiğim ama hüzünlerini hissedemediğim. güzin ablalığı çok boşlamışım.
eskiden insanlarla konuşarak, onları dinleyerek analiz ederdim. şimdi bir bakışım yetiyor. en azından topuklayacak kadar . *
devamını gör...
yemek yapabilen erkek
bir de güzel yemek yapıyorsa tadından yenmez. allah rızası için arada yapsın da yiyelim. biraz nefes alalım biz de*.
devamını gör...
kaçsam bırakıp
aha başlığı açan eski ben şarkısı..
bugün duydum adını, şaka demiyorum işittim adını, derdini ufuklarda sönen gün gibi.....
kalbim yanıyor, ismini kimden işitsem..
geçer di mi bu hallerim?
geçmeli di mi bu hallerim?.
saçma, geçmiyor...
neler yaptım, görmüşsündür, geçmiyor..
yoluna bakıyorum, yokluğunla yanıyorum..
sanırım susmam lazım artık, sanırım içime bağırmam lazım artık, sanırım..
bugün duydum adını, şaka demiyorum işittim adını, derdini ufuklarda sönen gün gibi.....
kalbim yanıyor, ismini kimden işitsem..
geçer di mi bu hallerim?
geçmeli di mi bu hallerim?.
saçma, geçmiyor...
neler yaptım, görmüşsündür, geçmiyor..
yoluna bakıyorum, yokluğunla yanıyorum..
sanırım susmam lazım artık, sanırım içime bağırmam lazım artık, sanırım..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bir bakalım elimizde neler var? üç beş kent d range blue, bir teneke enerji içeceği ve merakla ileriye dönük planlar yapan bir kafa, bir manyak, bir tane de bekleyen.
ağustostan aralığa doğru olan süreçle alakalı çeşitli planlarım var. tamam, hayat plan yaparken başımıza gelenler, doğru lakin merak etmeyin. halledeceğim. zaten liseden herkes beni "halletmemle" tanır. eğer aralık sonunda buraya "hallettim" diye not düşmezsem bilin ki bu sefer işler ciddiye binmiş. özellikle de sen bil allah'ın manyağı, bir sana ağlıyorum ben.
ağlamak bittiyse işimize dönelim. karamsarlığım artıyor. sınav sonuçları daha gelmedi ama rüyamda çok güzel şeyler gördüm. bilinçaltı oyunu değilse umutluyum, herkes umutlu. kafam da karışık aslında biraz, burada neden bu şekilde saçmaladığımı da bilmiyorum. bahsettiğim planlar olmayacak diye kuruntudan kuruntuya atladığım için olabilir sanırım.
neyse ne, o notu düşmezsem biri gelsin ve "naptın o işleri?" diye sorsun. lütfen. *
ağustostan aralığa doğru olan süreçle alakalı çeşitli planlarım var. tamam, hayat plan yaparken başımıza gelenler, doğru lakin merak etmeyin. halledeceğim. zaten liseden herkes beni "halletmemle" tanır. eğer aralık sonunda buraya "hallettim" diye not düşmezsem bilin ki bu sefer işler ciddiye binmiş. özellikle de sen bil allah'ın manyağı, bir sana ağlıyorum ben.
ağlamak bittiyse işimize dönelim. karamsarlığım artıyor. sınav sonuçları daha gelmedi ama rüyamda çok güzel şeyler gördüm. bilinçaltı oyunu değilse umutluyum, herkes umutlu. kafam da karışık aslında biraz, burada neden bu şekilde saçmaladığımı da bilmiyorum. bahsettiğim planlar olmayacak diye kuruntudan kuruntuya atladığım için olabilir sanırım.
neyse ne, o notu düşmezsem biri gelsin ve "naptın o işleri?" diye sorsun. lütfen. *
devamını gör...
telaffuz edilmesi güzel kelimeler
vaveyla, çığlık.
arapçadan dilimize geçmiş bir kelimedir. aynı zamanda namık kemal'in bir şiirinin adıdır.
seslerin estetiği sanırım bu kelimenin güzelliği. içinde barındırdığı ızdırap da elbette bir parça çekmektedir kendine.
şikeste, kırık.
tevfik fikret'in rubab-ı şikeste adlı kitabıyla tanıştığım sonrasında kendime en yakın hissettiğim kelimedir kendisi. farsçadan dilimize geçmiştir.
ne zaman kalbim kırılsa, ne dem kendimi yalnız bükük hissetsem, ne dem sızlasa özlemlerim hep bir "şikeste" hissederim kendimi. bütünlenemediğimden şikesteyim ben.
arapçadan dilimize geçmiş bir kelimedir. aynı zamanda namık kemal'in bir şiirinin adıdır.
seslerin estetiği sanırım bu kelimenin güzelliği. içinde barındırdığı ızdırap da elbette bir parça çekmektedir kendine.
şikeste, kırık.
tevfik fikret'in rubab-ı şikeste adlı kitabıyla tanıştığım sonrasında kendime en yakın hissettiğim kelimedir kendisi. farsçadan dilimize geçmiştir.
ne zaman kalbim kırılsa, ne dem kendimi yalnız bükük hissetsem, ne dem sızlasa özlemlerim hep bir "şikeste" hissederim kendimi. bütünlenemediğimden şikesteyim ben.
devamını gör...
peki zeki müren de bizi görecek mi
görse halimizden utanırdı dedirten bir devirdeyiz
devamını gör...
boğaziçi öğrencisi şeyma'nın sosyal medyaya bilerek linç ettirilmesi
link: twitter.com/BulendEcevit/st...
bir öğrenciyi hiç düşünmeden insanların içine atan troller umarım içiniz rahattır. olayın başka olduğu ispatlandı şu an utanır mısınız sanmam, zaten siz utansaydınız trollük yapıp insanları haksız yere linç etmezdiniz.
bir öğrenciyi hiç düşünmeden insanların içine atan troller umarım içiniz rahattır. olayın başka olduğu ispatlandı şu an utanır mısınız sanmam, zaten siz utansaydınız trollük yapıp insanları haksız yere linç etmezdiniz.
devamını gör...
kara mizah
şu hikaye bir fikir verebilir.
bir gün bir çocuk annesine sorar;
-anne kara mizah nedir?
-şurada oturan kolsuz adamı görüyor musun? ona gidip alkış yapmasını söyle.
-ama anne. ben körüm.
-kesinlikle.
bir gün bir çocuk annesine sorar;
-anne kara mizah nedir?
-şurada oturan kolsuz adamı görüyor musun? ona gidip alkış yapmasını söyle.
-ama anne. ben körüm.
-kesinlikle.
devamını gör...
sütyen
19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında geliştirilerek korsenin yerini almıştır. dünyanın hemen her yerinde üst vücut parçası olarak kullanılan en yaygın iç çamaşırdır.
devamını gör...
intikam amaçlı yatış erteleme
bedtime procrastination olarak bilinen ruhsal bir durumdur.
geceleri oturmayı seven biri olarak arkadaşımla bu konuda konuşurken sinan canan'ın konu hakkında yazdığı bir tweetten konu açıldı. kendisi gece olunca uyumayı reddetmeyle alakalı bir şey yazmış. aslında bu intikam amaçlı yatış ertelemesi konusu çin'de bulunan bir olgu.
gündüzleri kendinize zaman ayıramıyorsanız ki ayıramıyoruz. gece bünye yatmak istemiyor. ne kadar yorgun olduğunuzun bir önemi yok. sanki gün elinizden kayıp gidiyormuş gibi, istediklerinizi yapamamışsınız ve elinizden kaçırmışsınız gibi uykuyu reddediyorsunuz.
mesela kitap okumak istiyorsunuz ama tüm gün buna zamanınız olmuyor. gece olunca o sessizlikte kendinize zaman yaratmış ve günü kurtarmış hissediyorsunuz. bu durumun çin'de ortaya atılmış olması şaşırtıcı değil tabii.
konuyla ilgili aslında çok fazla bir kaynak da yok vikipedia'da ingilizce kısa bir betimlemesi var o kadar. isteyenler oradan da okuyabilir.
doğru yanlış bilemem tabii ki ama yarasa gibi yaşamamın sebebini buna bağlamış oldum, kabul ettim gitti.
geceleri oturmayı seven biri olarak arkadaşımla bu konuda konuşurken sinan canan'ın konu hakkında yazdığı bir tweetten konu açıldı. kendisi gece olunca uyumayı reddetmeyle alakalı bir şey yazmış. aslında bu intikam amaçlı yatış ertelemesi konusu çin'de bulunan bir olgu.
gündüzleri kendinize zaman ayıramıyorsanız ki ayıramıyoruz. gece bünye yatmak istemiyor. ne kadar yorgun olduğunuzun bir önemi yok. sanki gün elinizden kayıp gidiyormuş gibi, istediklerinizi yapamamışsınız ve elinizden kaçırmışsınız gibi uykuyu reddediyorsunuz.
mesela kitap okumak istiyorsunuz ama tüm gün buna zamanınız olmuyor. gece olunca o sessizlikte kendinize zaman yaratmış ve günü kurtarmış hissediyorsunuz. bu durumun çin'de ortaya atılmış olması şaşırtıcı değil tabii.
konuyla ilgili aslında çok fazla bir kaynak da yok vikipedia'da ingilizce kısa bir betimlemesi var o kadar. isteyenler oradan da okuyabilir.
doğru yanlış bilemem tabii ki ama yarasa gibi yaşamamın sebebini buna bağlamış oldum, kabul ettim gitti.
devamını gör...
bilim kurgu
ne olduğunu uzun uzun yazmayacağım ama ne olmadığı hakkında diyeceğim bir şey var:
muhterem romalılar, kader mahkûmları ve sinemadan zerre anlamamasına rağmen kendisine sinefil diyebilen yaşam formları,
"bilim kurgu" ve "fantastik" film türleri aynı şey değillerdir. bazen iç içe geçmiş olabilirler, bir fantastik film bilim kurgu ögeleri barındırıyor olabilir ya da tam tersi de olabilir, ama bu onları değerlendirirken birbirine karıştırabileceğiniz anlamına gelmez. ayrıca ikisinin arasındaki ayrımı yapamıyor olmanız da muhtemelen gerizekâlı olduğunuz anlamına gelir.
fazla ofansif oldu, biliyorum. yanlış anlaşılmasın, herhangi özel birine değil bu sitem. imdb de dahil olmak üzere bilimum sinema üzerine içerik platformuna. bilim kurgu izleyelim diyoruz, açıyoruz listeyi, taytlı taytlı adamlar cirit atıyor. bilmemne evreninin süper kahramanı diğer süper kahramanlarla kapışıyor. ya kurgu tamam da bilim nerede? sadece kurgu bir evrendeki dünya benzeri bir gezegende geçiyor diye bilim kurgu mu oluyor bu? ya böyle iş olur mu?
geçen joker (film)'e bilim kurgu demişler. joker'e... hani joaquin phoenix'in oscar aldığı joker'e... dram filmine... delireceğim.
muhterem romalılar, kader mahkûmları ve sinemadan zerre anlamamasına rağmen kendisine sinefil diyebilen yaşam formları,
"bilim kurgu" ve "fantastik" film türleri aynı şey değillerdir. bazen iç içe geçmiş olabilirler, bir fantastik film bilim kurgu ögeleri barındırıyor olabilir ya da tam tersi de olabilir, ama bu onları değerlendirirken birbirine karıştırabileceğiniz anlamına gelmez. ayrıca ikisinin arasındaki ayrımı yapamıyor olmanız da muhtemelen gerizekâlı olduğunuz anlamına gelir.
fazla ofansif oldu, biliyorum. yanlış anlaşılmasın, herhangi özel birine değil bu sitem. imdb de dahil olmak üzere bilimum sinema üzerine içerik platformuna. bilim kurgu izleyelim diyoruz, açıyoruz listeyi, taytlı taytlı adamlar cirit atıyor. bilmemne evreninin süper kahramanı diğer süper kahramanlarla kapışıyor. ya kurgu tamam da bilim nerede? sadece kurgu bir evrendeki dünya benzeri bir gezegende geçiyor diye bilim kurgu mu oluyor bu? ya böyle iş olur mu?
geçen joker (film)'e bilim kurgu demişler. joker'e... hani joaquin phoenix'in oscar aldığı joker'e... dram filmine... delireceğim.
devamını gör...
panseksüel
tahminimce tavalardan hoşlanan cinsiyet.
devamını gör...
normal sözlük iş ağı
bana da faydalı olmasını umduğum ağ.
4-5 yıllık senaryo (animasyon) ve metin yazarlığı geçmişine sahibim. iş arıyorum.
bunun yanında ps-ae-pr kullanabiliyorum.
edit : adettendir c1-c2 arası ingilizce'ye sahibim. beginner seviyede hintçe var. bu kadar.
4-5 yıllık senaryo (animasyon) ve metin yazarlığı geçmişine sahibim. iş arıyorum.
bunun yanında ps-ae-pr kullanabiliyorum.
edit : adettendir c1-c2 arası ingilizce'ye sahibim. beginner seviyede hintçe var. bu kadar.
devamını gör...
cv'ye normal sözlük’te yazarım diye bilgi girmek
işe alınmamaya sebebiyet verir. insan kaynaklarındaki abla bakar ve "bu şimdi kafa sözlük'te yazarsa sabah akşam oraya yazar işleri aksatır. ret" der.
siz siz olun böyle bir hataya düşmeyin. hatta bu sözlük olması gerekmez gerçek kimliğiniz ile yazmadığınız hiçbir mecrayı en yakınınız ile bile paylaşmayın.
siz siz olun böyle bir hataya düşmeyin. hatta bu sözlük olması gerekmez gerçek kimliğiniz ile yazmadığınız hiçbir mecrayı en yakınınız ile bile paylaşmayın.
devamını gör...