dizi bizleri, modern futbolun temellerinin atıldığı 19. yüzyılın sonlarına götürüyor. güzel bir dönem dizisi diyebiliriz. the english game için. aslında şu an futbolun nasıl sadece bir spor olarak kalmayıp bir endüstri bir kültür haline geldiğini anlamak için de güzel bir başlangıç noktası diyebiliriz.

hikayemiz bahsetmiş olduğumuz gibi 19. yüzyıl sonlarındaki ingiltere'de geçiyor. futbol o zamanlar oldukça yeni bir spor. ve bu spor aristokratların elinde diyebiliriz. futbolun kurallarını belirleyen federasyon bile özel okul mezunu zenginlerin elinde. yani hem takımları var hem de federasyon kurucuları. işte sınıf çatışması da tam olarak burda başlıyor. aristokratları temsil eden old etonians takımı ve işçileri temsil eden darwen fc ve blacburn rovers takımı.

dizi aslında, futbolun işçi sınıfının işverene karşı bir başkaldırısı olarak ortaya çıkışını gösteriyor. aynı zamanda dünyanın eski futbol organizyonu olan fa cup organizyonunu da dizinin merkezine alıyor. dizi, futbolun geleceğini değiştiren olayın, futbolun işçi sınıfının eline geçmesi olduğunu gösteriyor bizlere.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri.

bi arap, bi hamile, bi de manyak kedi ile sabah içtimasına hazırız dünya!

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evet benim o, buyrun?
devamını gör...

ankaralı tiyatro oyuncusu ve ressam. kaynanalar dizisinde tiz ses tonlarıyla tanıdığımız tijen karakterini canlandıran * soprano sevda aydan'ın oğlu, milli basketbolcu efe aydan'ın kardeşi olur kendisi. ilk defa istanbul kanatlarımın altında filminde hezarfen ahmed çelebi rolünde izleyip hayran kalmıştım. ankara devlet tiyatrosunda rol aldığı zamanlarda izleyemediğime hayıflanırım halen. çok iyi oyuncu olmasına rağmen, behzat ç. dışındaki neredeyse tüm dizi ya da film türü yapımlarda* kalender, iyi yürekli, güvenilir adam rollerinde görünüyor. * aynı zamanda hayli iyi bir ressam, suluboya çalışmaları oldukça hoş görünüyor şurada.
devamını gör...

"ölemiyordum çünkü daha yaşamaya başlamamıştım." eğer okumaya başlarsanız sizi ezerek üstünüzden geçer.

''...daha güzel yaşam diye bir şey yok.''

eserleri de şöyledir:

eski bahçe(1978), öykü
çocukluğun soğuk geceleri (1980), roman
auf den spuren eines selbstmords (bir intiharın izinde 1983),roman
yaşamın ucuna yolculuk (1984), roman
eski bahçe - eski sevgi (1987), öykü
kalanlar (1995), deneme
zaman dışı yaşam (2000), senaryo
devamını gör...

tolstoy toplumcu, dostoyevski ise daha bireycidir eserlerinde çokta kıyaslamamak lazım. ikisi de koca bir ulusa yüzyıllar boyu övünecekleri bir nam bırakmışlardır, önemli olan budur.
devamını gör...

günaydın sözlük,

ama öyle, çalışmakta olduğunuz şirkete yeni atanan perakende müdürünün, kendini ispat etmek üzere gün aşırı yaptığı baskıdan sonra, 'gelin bi'de şu baskıyı topluca hepinize yapayım' kafasıyla sabahın körüne toplantı koyması yetmezmiş gibi, koyulan toplantıya iştirak için teeee anasının çekmeköy'ünden bakırköy'e doğru uzanan, metrolu, marmaray'lı, güneş görmezli bir yolculukla güne başlamışsınız da; toplantı salonunda, kurabiye demeye bin şahit, plastik tabakların içinde, uykulu gözlerinize liseli bir aşık gibi bakan 'kurbiş'lerle kesişerek bir günün yarısını hiç etmişsiniz gibi* bir günaydın değil elbet...

böyle bol yeşillikli, zibilyon peynir çeşidi ile donatılmış, pişili, kavurmalı yumurtalı, gevrekli, nutellalı, hem kahvaltılık hem dost bakımından oldukça zengin bir masada en az 3 buçuk saat kahvaltı etmişsiniz gibi bir günaydın...

bu arada, bana bakın, yemediklerinizi domestic hıyar'ın kedilere vereceğiz, öyle 'vjjjjt' sesi gelene kadar tabağınızı sıyırmayın...
devamını gör...

tam adı niels henrik david bohr olan danimarkalı fizikçi.

kendisinden önce gelen bazı modellerin eksiklerini ve hatalarını gidererek geliştirdiği bohr atom modeli ile özellikle kuantum fiziğine büyük katkıları oldu ve 1922'de bu çalışmasıyla nobel fizik ödülü'nü aldı. kurduğu kopenhag teorik fizik enstitüsü'ne niels bohr enstitüsü adı verildi. periyodik tabloda atom numarası 107 olan ve yapay olarak elde edilen elemente bohriyum adı verildi. ayrıca ay'daki bir kratere ve bir asteroite ismi verildi.

nobel fizik ödülü dışında aldığı ödüllerin bir listesi:

- hughes madalyası
- matteucci madalyası
- franklin madalyası
- copley madalyası
- danimarka fil nişanı (bir çeşit şövalyelik unvanı)
- sonning ödülü

ayrıca birçok ülke bohr'un resimlerinin olduğu pullar bastı. danimarka ulusal bankası, 500 kronluk banknotlar üzerine onun fotoğrafını koydu.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel, ntboxmag. com'dan alıntıdır.)
devamını gör...

youtube üzerinde canlı yayın yapan bir dayımıza yapılan yorum neticesi ortaya çıkan durum.
devamını gör...


bu hayat böyle mi olur?
düşen hep yerde mi kalır?
gün olur belin doğrulur,
kim n'olacak belli mi olur oy.

hayat denen sonsuzluğun,
karşısında bir çocuğuz.
düşe kalka büyürken,
kalkamayız bir çoğumuz.


farklı bir yorum dinlenesi... *
devamını gör...

üçüncü fotoğraf yarışmamız sonuçlandı!
oylamaya göre yarışmayı kazanan ''florya, istanbul'' fotoğrafıyla san marinolu oldu, tebrikler!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dördüncü yarışmamız da bugün itibariyle başlamış bulunmakta. konumuz ay, son tarih ise 1 ağustos pazar. en güzel ay fotoğraflarınızı paylaşmak için sizi discord kulüplerimize bekliyoruz, yarışma tüm kulüplerin üyelerine açık. katılmak için buradan.
herkese bol şans!
devamını gör...

ben ancak hava durumu yayını önerebilirim. o da olmaz herhalde. *
devamını gör...

iki ses benzerliğine dayanan kafiye türüdür.

bir bahar sabahı hava ılık
arabacı, yolculuk başlasın artık

bu dizelerde, redif yoktur. “ık” sesleri tam kafiye oluşturur.

kaynak: türk dili ve edebiyatı notlarıdır. bana ait değildir.
devamını gör...

sevdiğim yazarlardan birisidir. çok içten, eğlenceli ve komik yazıları var. bildirimlerini görmeyi seviyorum^^
devamını gör...

pinhani - aşk bir mevsim

bugün günlerden senden sonra
aşk bir mevsim, gelmez bir daha
yalnız kalmak korkutmaz ki
alışır bu şehir, alışır elbet yokluğuna.


devamını gör...

suyu çıkmadığı müddetçe yaşamların en güzelidir, hatta baş tacıdır. az eşya, az para mantığıyla hareket edilerek oluşturulur.

minimal yaşayacağız derken üç arkadaş stüdyo daire tutarsanız olmaz. bir kere mantıken yanlış ama üç arkadaş 1+1 eve olur, minimal sayılır. gayet de mantıklıdır. "ailem var, nasıl olacak?" diyorsanız aile bireyi sayısına göre ev bakacaksınız. eşyayı sayıya göre (ya da iki fazlası) şeklinde alacaksınız, yani almalısınız. diğer türlü minimal yaşayayım derken, kendinizi zor durumdan zor duruma koyarsınız. minimal aynı zamanda sade de demektir. sadeliğin ihtişamını unutmamalısınız.
devamını gör...

(bkz: kamelya çiçeği) başlığındaki tanımı sayesinde kamelyalara hayran olmamı sağlamış yazarımız. biraz geç farkettim kendisini ama geç olsun güç olmasın derler. bundan sonra keyifle takip edeceğim. umarım çiçeklerle ilgili tanımlarının devamı gelir *.
devamını gör...

sabah burnunu atletine silen gelip burada ağzında gülle dolaşan romantik insan profili çizmesin.
nedir romantizm? küfür ettiğin maçları senle beraber izlemesi mi, yoksa paran yok diye kompleks yaptığın için içindeki eti ekmeğinden ucuz olan tavuk dürüme razı olmaması mı?
devamını gör...

seviyorum bu havaları. içim gibi karanlık. saçlarımı rüzgara teslim etmişim, fonda "unutmuş çoktan".. kim bilir ?
boş bakıyorum etrafa, her gördüğüm buluta yağmuru yağdırması için yalvarıyorum. bugün ruhumun yağmur altında kilometrelerce yürüyesi var. evet, yine tek başıma. sonra gelir yatağıma yatarım, şarkımı açıp, saçlarımı okşarım. yeter ki kimse acısını bulaştırmasın. bulutlardan başkası üstüme gölge etmesin. hem bazen "var olmak için yok olmak " gerekir.
içimde yok olmak. evet.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim