günaydın sözlük.
güne çiçeklerim gibi başladım; taze ve mis gibi.
bu ayın en güzeli nergis namıdiğer kardelen olabilir.
kendisi karı delerek almış bu adı.
çok da güzel kokuyorlar.
neyse herkese nergis kokulu bir gün diliyorum.
benim için, günlerden, bir sözlük arkideşiyle buluşma günü.
gelişmeler için kanalımda kalın, az sonra.
devamını gör...

kült yazar, kült kitap gibi ifadeleri gündelik hayatta sık kullanırız. kullanılan sık ifadelerden biri olan kült filmde, hakkında çok çeşitli tartışmalar bulunan bir terimdir.
dün şiddetli bir tanesi, kafa sözlüğün dizi ve film kulübü, dc kanalında gerçekleşti. matrix’in kült mü sorusu tartışmanın çıktığı noktaydı.
ismini vermek istemediğim bir yazar( zarathustra godot ), seyirci kitlesinin belirleyici bir unsurlardan biri olduğunu dile getirdi.
şiddetli sataşma içeren bu yazı; kült nedir? neye kült denir? gibi sorulara ‘’cevap arama’’ ekseni üzerine dönecektir.
sevgili dostlar;
ben bu tartışmayı kaybeden taraflardan biriyim. zira zamanı değişse de insanın vizyonuna kattığı unsurları barındıran filmlere ’’ kült’’ filmdir dedim.
peki gerçekten, zaman ve mekandan bağımsız, insanın ruhuna bir şey katan film, kült olup olmadığını belirler mi?
öncelikle neden böyle bir argümanın arkasında durdum, onu açıklamam gerekiyor.
latince bir sözcük olan ‘’cultura’’, eğitim, bedene ve ruha iyi gelecek şey anlamına gelir. kült kavramı buradan türemiştir.

sinema sektöründe ise 1920’lerde kullanılmaya başlasa da 1970’lerde dilimize pelesenk olmaya başlamıştır efem. webcache.googleusercontent....
1970’lerde anaakım sinemaya karşı olarak, üniversiteli öğrencilerin, düşük bütçeli yeraltı filmleri, bu dönemde üni dışına yayılarak, gece gösterilmeye başlanmış. kendine ‘’özgü’’ seyircileri oluşturmuş. bu filmlerin müdavimleri, geceyarısı gösterilere akın akın gitmeye başlamıştır. kısacası ortaya çıkışı bir çeşit hollywood rönasansı diyebiliriz.
rönasans nasıl oluyor peki.
___ kült filmlerde star olmaz, ‘’tip’’ler olur. filmleri tipler taşır. anaakım bir filmi selma hayek başrolünde diye izleyebilirsiniz. ancak kült filmde frida için izlersiniz.
___kült filmlerde ‘’fan’’ kavramı olur. fanlar, kült filmlere sıkı sıkıya bir sadakat içindedir. zamanla bağlılıkları azalmaz.
____ kült film, kapitalist sistemin ana akım sinema kültürüne, karşı alternatif olarak çıkmıştır. tüketici kültürüne ‘’pasif’’ bir direniştir. bu nedenle kült film aykırıdır.
___ kült film sevenler içeriğinden bişe anlamasa da olur. hatta film herhangi bir içeriğe sahip olmayabilir. hatta çok kötü bir film olabilir. örneğin 2003 yapımı the room ‘’en kötü filmler ‘’ arasında gösterilse de kült bir film olarak kabul edilir. kemik kitlesi, bu filmi ‘’özel seans’’la izler. özel bir takım davranış biçimlerini hep birlikte uygular. filmi izlerken, ancak birbirlerini anlayacakları özel bir dil kullanırlar.
___ izleyici kitlesinin az, ya da çok oluşu önemli değildir. star wars, matrix gibi filmler çok gişeli filmlerdir. ancak külttürler.
___ düşük bütçeli olmak zorunda değillerdir. matrix, star wars düşük bütçeli filmler olmamasına rağmen, kültürler.
___kült filmler seyircisi kendini ‘’farklı’’ hisseder. bu sebeple bir yere ‘’ait olma’’ sonsuz bir sadakati de beraberinde getirir.
___kült filmlerin seansı bile farklıdır. genellikle gece yarısı seanslarında gösterime girerler.
kısaca bir kült filmi kült film yapan özellik, asla ‘’neden ‘’, ‘’niçin’’ sorularının cevaplarını alamamamanızdır.
devamını gör...

aöf felsefe mezunu bir “filozof“ olarak felsefe ne salt soru sorma ne de çözüm bulma aracıdır; felsefe, soru sorarak düşünmeyi öğreten bir sanat dalı, bilimlerin anasıdır diye katkıda bulunduğum sorunsaldır. aslında felsefenin tek bir tanımı ve işlevi yoktur. önemli olan kişilerin ondan ne anladığı ve onu nasıl kullandığıdır. hepimizin gün içinde farkında olmadan “felsefe yaptığımız” zamanlar oluyor ama belli bir disiplin içinde yapmadığımız için farkında dahi olmuyoruz. konuyla alakalı harika bir kitap için:

(bkz: yaratıcı aklın sentezi (kitap))
devamını gör...

osmanlı - rus donanmalarının karşı karşıya geldiği kırım savaşı'nın en önemli çarpışmalarından olan sinop baskını'nı tasvir eden ivan ayvazovski'ye ait tablo.
battle of sinop - 1853
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

3'ten fazla köpeğin bir arada gezdirilmesi pek çok ülkede yasaktır.sürekli olarak öncelikli güvenlik alanı işgal edilen köpekler stres sinyalleri verirler. köpek psikolojisi ve davranışları açısından olan zararlarının yanı sıra çevre güvenliği açısındanda tehlikelidir. en eğitimli köpeğin bile eğitilmediği bir şey vardır. yolda bir kaza olur, biri bağırarak koşar vb., böyle bir durumda tek bir köpeğin tepki vermesi diğer köpeklerinde tepki vermesine neden olur. 6 köpeğin yaklaşık ağırlığı en az 120kg olarak hesaplanırsa, 120 kglık bir kas gücünün tüm hışmıyla çektiğini ya da köpeklerden birinin tasmadan kaçmayı başardığını düşünün. tahmin edilenden daha sık yaşanan bir durumdur.
ideal olan köpeği tek yürütmek ya da birbirini çok iyi tanıyan ve iyi ilişkiye sahip iki köpeği yürütmektir. 3 köpek kabul edilebilir ancak fazlası kesinlikle yasaklanmalıdır.
türkiye'de olduğum dönemde maçka parkı rus köpek gezdiricilerle doluydu. parktaki sözde köpek parkı olan ufacık alana köpekleri doldururlardı. park dolu olduğunda ise genelde köpeklerle birlikte köprü altında hiç bir aktivitede bulunmadan beklerlerdi.
köpek gezdirecek kişilerin en azından köpek eğitimi ve davranışları alanında temel eğitim almaları ve devlet tarafından sertifikalandırılmaları gerek diye düşünüyorum. ancak mevcut şartlarda her istene köpek yürütebiliyor. köpek yürütücüler olası kazalara karşı sorumlu tutulabilmeli ve mutlaka evcil hayvan sigortası olmalı.
adam gibi kontrat hazırlamadan, sizden köpeğinizin temel sağlık bilgilerini istemeden ve pet sigortası olmadan gelin köpeğinizi yürüteyim diyenlere güvenmeyin.
dünya genelinde köpek yürütücülerinin dahil olduğu o kadar korkunç olaylar yaşanıyor ki, evcil hayvanınızı birine yürütmesi için vermeden önce mutlaka kim olduğundan ve bilgisinden emin olun.
devamını gör...

bugün siyasal islamcı retoriğin zulüm olarak nitelendirdiği, kuruluş dönemi chp kadrolarını suçladığı, ibadet dilinin türkçe olması gerekliliğidir. bu talep cumhuriyet öncesi tanzimat ve meşrutiyet dönemlerinde ‘’dinin millileşmesi’’ ekseninde tartışılmıştır.
ziya gökalp'in 1918 yılında yeni hayat dergisinde yayınlanan vatan şiiri buna en iyi örnektir.
--- alıntı ---

bir ülke ki, camiinde türkçe ezan okunur.
köylü anlar manasını namazdaki duanın...
bir ülke ki, mektebinde türkçe kur'an okunur.
küçük, büyük herkes bilir buyruğunu hüdâ'nın...
ey türk oğlu, işte senin orasıdır vatanın!.

--- alıntı ---
devamını gör...

belki biraz da erkeklerin ''hizmetçilik''yapması gerekiyordur.
devamını gör...

kesinlikle beden eğitimi.
devamını gör...

yakın gelecekte olmasa da orta vadede sözlüğe doğrudan resim yükleme özelliği gelecek ve bu sorunsal ortadan kalkacaktır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

knut hamsun'un türkçeye bu isimle uyarlanmış kitabının adı.

aç ya da oruç vs. olmasanız dahi okurken açlığı hissettirir. ancak buhranlı bir dönemde okunmamasını salık veririm.

misal ben askerde okuyunca baya bunalmıştım eserde bir yaşam mücadelesi ve direnç de olsa da.
belki de çeviri başarılı değildi bilemedim.

(bkz: sult)* *
devamını gör...

elin dursa parmakların durmuyor iko, parmaklarını ısıt da birgün böyle kalma.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir zamanlar pepsi isimli meşrubat markasının en güçlü donanmalardan birine sahip olması bendeki en ilginç tarihi bilgidir.

--- alıntı ---

pepsi nasıl zamanının en büyük 6. donanmasına sahip oldu?



soğuk savaş yıllarında, abd başkanı eisenhower’ın, sovyet vatandaşlarına, kapitalizmin komünizmden daha iyi olduğunu anlatmak için bir proje araması sonucu olarak 1959 yılında, amerikan hükümeti, moskova’da “amerikan ulusal fuarı” açmaya karar verdi. o zamanlar başkan yardımcısı olan richard nixon’ı bu işle görevlendirip rusya’ya yolladı. nixon, fuar esnasında sscb başkanı khrushchev ile muhabbet ederken, yanlarında bulunan pepsi’nin pazarlama müdür yardımcısı olan donald m. kendall, rus başkanın sıcaktan terlediğini fark etti ve ona bir bardak pepsi sundu. yukarıdaki fotoğraf o andan alınan bir karedir. ve o zamanlar için, pepsi adına büyük bir pr başarısına damga vurmuştur.

aradan yıllar geçti. donald kendall artık pepsi’nin başkanıydı. nixon’da abd’nin başkanı olmuştu. kendall, nixon ile arkadaşlıklarını kullanarak sovyetler birliğinde pepsi satmanın yollarını arıyordu. 1972 yılında sovyetler ve pepsi arasında anlaşma neredeyse imzalanmak üzereydi. pepsi, sovyetler birliği’nde satılan ilk batı ürünü olacaktı, fakat rusların ruble harici bir parası yoktu ve ruble ulusalarası piyasalarda geçerli bir para birimi değildi. bunun üzerine trampa yaparak pepsi’ye ödemeyi para ile değil votka ile yapacaklardı. ülkede satılan votkanın büyük kısmı zaten hükümet tarafından üretiliyordu ve stolichnaya votkası ile ödeme yapılmasına karar verildi.anlaşma sonucu pepsi, sovyetler birliği’nde satılan ilk batılı ürünü oldu.ellerinde çok fazla miktarda votka olan pepsi abd’de alkollü içkiler pazarına girdi, çünkü artık elinde satacak çok miktarda votka bulunuyordu.

1989 yılında,sovyet halkı pepsi’yi sevmişti fakat ilk anlaşmanın süresi bitmek üzereydi iki taraf da anlaşmayı yenilemek istiyordu ama yine bir sorun vardı, pepsi 3 milyar dolarlık bir pazara ulaşmıştı ama rusların elindeki votka bu parayı ödemeyi karşılamıyordu.

ruble uluslararası piyasalarda geçerli olmadığı için ruslar soğuk savaştan birikmiş askeri malzemeler ile ödeme yapmayı teklif etti. pepsi anlaşmayı kabul etmek zorunda kaldı çünkü sovyetlerin ellerinde önerebilecek başka bir teklifleri yoktu. anlaşma sonucunda sovyetler, pepsi’ye 17 dizel deniz altı, 1 krüvazör, 1 destroyer, 1 fırkateyn verdi ve bunun sonucunda pepsi bir anda dünya’nın en büyük 6. donanmasına sahip oldu. daha sonra bu gemiler isveç’e götürülüp hurda parasına satıldı.

bu durum üzerine pepsi başkanı donald kendall, abd ulusal güvenliğine “gördüğünüz gibi rusları sizden daha iyi silahsızlandırıyoruz”diye açıklama yaptı.


buradan.

--- alıntı ---
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kadınların kendileri için makyaj yaptıklarının kanıtı vs denilmiş bu konu için. ben bu yaptıklarıyla bi şey kanıtlamadiklarini düşünüyorum.
ne için makyaj yaptığını ispatlamasına gerek yok çünkü kadınların. keyfi bilir herkesin. misal ben maskesizken yapmıyodum ki maskeliyken yapayım.
devamını gör...

abartılı, saldırgan bir vatanseverlik ve ulusal üstünlük inancıdır.napolyon'un ordusunda asker olan nicolas chauvin, 17 kez yaralanıp yine de fransa için savaşmaya devam etti.şovenizmin ilk çıkış noktası da bu olaydır.

anlamının “şov yapmak” ile karıştırılması dolayısıyla sıkça yanlış kullanılmaktadır.

olası bir tartışma sırasında size şovenist diyen bir insana rastlarsanız, “ne alakası var kardeşim şimdi vatanla milletle” diyerek cevabı şak diye yapıştırabilirsiniz.
devamını gör...

ben böyle bir ablanın kardeşini seveceğim ya da annenin oğlunu seveceğim diye çok korkuyorum biliyünüz mü? yemin ederim şu ülke toprakları içinde şöyle ağız tadıyla birinden hoşlanamıyorum. çünkü tanışıyorsun adamla, saygılı, özenli, kasıntı biri değil. ne bileyim iyi eğitimli, güzel bir mesleği var. anasını ziyarete gidiyor, o ara da özlüyor bir kenarda arayıp fısır fısır konusuyor seninle. kapı bir açılıyor sanki kırıldı ha. oradan duyuyorum. kapı çalmak yok. o mu diye soruyor, o mu? o mu aradı? içeri gelsene hadi. bak ne yemekler yaptım sana. gelsene. anasına bakıyorsun ve soğuyorsun adamdan. başıma gelecekleri anlıyorum çünkü.

mesela her şey gösterişli şekilde yapılacak. düğün mesela, çok gösterişli olmak zorunda. istemezsen ayrıl oğlum bundan diyip tüm aile kadınları olay çıkarır. takılar gösterişli şekilde takılıyor. sıraya giriyorlar, herkesin ne taktığı ortada. pasta geliyor, 10 katlı, o da gösterişli. gelinlikler, gösterişli. düğüne gelen insanların saçları ve kıyafetleri gösterişli. davullar ve zurnalar, belki ortaya saçılan paralar ve dahi oyun havaları. duvara çıkan halay başı, yerlere en son gücüyle vurulan ayaklar, bir anda kaldırılan kollar. her şey çok gösterişli, gürültülü, seyircili.

evleniyorsun. kocişle yapılan kahvaltı qeyifsileri, koçişle banyo ve olabildiğine seks qeyifsileri. öncesinde çeyizi sermişsin, liflerden tut sabahlıklara kadar sergileniyor orada. jartiyerler saklanıyor ama, ayıp çünkü fanteziler ama sadece 1 ay giyip yüzüne bakmayacağı saten geceliklerin bir ayıbı yok. ilk gece sonrası ablası girer belki eve, bir yıkanmadan görsün bakalım kanlı çarşafı. ben damadına penislik ören teyze gördüm. üşümesin diye mi bilmiyorum. boyutunu falan affedersiniz nasıl hesapladı bilemem ama çeyize koymak için yapmıştı. ergendik, arkadaşın anasıdır diye de gülememiştik çok. aklımız da almamıştı daha 17 yaşındayız. kaç yaşına geldim hâlâ onun tam olarak ne işe yaradığını çözemedim. kanlar, cinsel organlar falan bile ailelerin bilgisi dahilinde hep.

sonra çocuk oluyor. o da gösterişli hastane odalarında süslenmiş şekilde sergileniyor. komşular geliyor, dualar ediliyor. biri de ulan komşu doyurmak yerine şu yemekleri yoksullara dağıtalım, evde kendimiz dua okuruz, demiyor. amaç sevap kazanmak ya da dua edilmesi değil, komşulara biz yapabiliyoruzu göstermek. kurban kesemediği için komşulara rezil olduğunu söyleyen kadının olayları boşanmaya kadar götürmesi mesela. ya da ailesine eşi ile gösteriş yapamayan adamın o gece eşini dövmesi. hepsi bahsettiğim insan tiplerine özel.

ve sonra bir gün işler iyi gitmiyor. ayrılma noktasına geliyorsun. önce aileler oturup iknaya çabalıyor ve sonra birbirlerine giriyorlar. erkek tarafı kızın çeyizlerinden işlerine yaramayan kısımları kamyonlarla getirip bağırarak kapının önüne getiriyor. bakın benim oğlum bıraktı bunu demek için yapıyorlar bunu. kız tarafı dedikodu çıkarıyor, damat erkeklik görevini yerine getiremiyor diyor, kızımız o nedenle ayrıldı. evlenme programına katılan kadin 3 eşimin ereksiyon problemi vardı diyor mesela, bakireyim diye ekliyor. böyle bir tesadüf olmayacağına göre nasıl mümkündür? değildir ama çamur at izi kalsın. bakirelik bile bir tür gösteriş aracı.

bu olay son noktası işte. tüm bu gösterişin geldiği son nokta. boşanma sonrası davullarla kutlama. bakın onu ben istemedim, hiç etkilemiyor bu süreç beni diye komşulara hava atmaktan başka bir şey değil.

oysa bir anne ve babanın önceliği kendi hırsları değildir, olamaz. öncelik her zaman çocuklar olmalı. çocukları bile birbirlerine nefretleri ya da cilveleri için kullanacak insanlara elbette çocuk hakları üzerine ders vermek mümkün de değildir. ha elbette bu hanimefendi yazdığım hiçbir şeyi kabul etmeyecek, o kesimden olduğunu düşünmeyecek, bunu sadece bir zafer kutlaması olarak lanse edecektir ancak ben yine de hadi oradan demek istiyorum.

ne olursa olsun mahkemenin uygun gördüğü aylık 2 gün ile babalarını görmelerine karar verilmiş çocukların fikri alındı mı bu gösteri öncesinde? bu çocukların eğitim ve sosyal hayatlarına eşlik eden akranların bu gösteriye ne tepki verecegi bir an düşünüldü mü? çocuklar evet dediyse psikolojileri aslında ne kadar sağlıklıdır?

hanım! hanım! ben şiddete uğradım ve çocuklarım bunu gördü denilmesi haklı bir bahanedir ancak bu şekilde duygusal zarara uğratılmış çocukların psikolojik gelişimi için o parayı harcamak yine daha uygun olacaktır.

ablayla kendi kafamda kavga ediyorum ahahah. iyice şizofrene bağladım. valla kendi kafamda bunları yaşıyorsam ben de az değilim ha.

neyse efendim, başa dönelim, ne zaman bir adamdan hoşlansam hep şunu düşünürüm. boşanma davası açtığımız zaman eşyalarım evimin kapısına annesi ve ablası tarafından gürültülü şekilde bırakılır mı? oğullarından ayrıldım diye sokakta oynarlar mı? sonra sessizce kendi hayatıma döner ve yalnızlığımı daha çok severim.

ayrıca bu kutlamayı aile arasında sessizce halletmek yerine sokakta yapmayı normal bulanlar insanlara ders vermek yerine oturup bir düşünmeli. gerekirse çevresini değiştirmeli. tabii.
devamını gör...

kalite istesem burada ne işim var.
ucuzluk istiyorum, çirkeflik, kaos, kavga istiyorum.
umarım kalite daha da düşer.
devamını gör...

ölmekten son derece korkuyor çünkü henüz yaşayabilmiş değil.
franz kafka
devamını gör...

sen misin freud geldiysen masaya üç kere vur.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim