kadınım ben kadın!
devamını gör...

capcom'un street fighter serisi dövüş oyunlarında özel bir saldırıdır. ryu, sakura, ken, gouken, akuma karakterleri tarafından kullanılabilir. halk arasında adı aduket olarak da geçer.
devamını gör...

bunu söyleyenlerin yasaklanması gereken başlıktır. başkalarının fikirlerini görmek istemiyorsan engelle geç, burada olmasının size ne zararı olduğunu anlamıyorum.
devamını gör...

tedirginlik yaratacak anonsdur. yoldaş hanginiz denilince de hepimiz elimizi kaldıracağız muhtemelen. kara murat benim!
devamını gör...

olum zaten bir şeyin fanatiği olmak cahilliktir dediğim başlıktır.

saygı duymak sevmek ayrıdır fanatiktik yapmak ayrıdır.

ayrıca kışkırtmak istiyor sayın yazarlar kışkırmayın lan.
devamını gör...

aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
el tutmak yol açıyor diye hesapsız
susmalara kaldırdık tüm tutuşmaları
yasak kelime oyunu yapmak
yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
artık yağmur sonraları toprak kokmak yok
tomurcuklanmak günah
ve bir insan gözü yüzünden 100 gün ardarda uyumamak
kimse ölmesin diye
kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak
güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı
şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya
ne deniyorsa onu atacak kalp
ve süresi24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın.
devamını gör...

youtube premier üyeliği olmayan imamın yaşadığı sorunsaldır. yine de olsun. sonuçta topluma indirim, kampanya haberlerini vermek lazım.*

edit: ha ha ha. kurgusal başlığa kaynak isteyenler, böyle bir şey mümkün olamaz diye itiraz edenler çok iyisiniz yemin ederim.
devamını gör...

tam tıkayıcı olmayan bir trombüsün kitle etkisine bağlı daralma sonucu oluşan göğüs ağrısı ile karakterize durumdur.
stabil anjina'ya nazaran hem istirahat hem egzersiz zamanı oluşabilir.
ileri tıkanıklıklarda miyokart infarktüsüne neden olabilir.
devamını gör...

kendince sebepleri vardır. makuldür, makul değildir ben bilemem...
severek okurdum.
gelsin tekrar yazsın, hiç gitmemiş gibi yine okurum...
madem gidiyorum diyor;
bi' küçük veda hediyesi benden o'na,
turgut uyar'dan gelsin...

''böyle sessiz ayrılıklarda,
her şey önceden belli olur.
en güzel zamanında, aşkın ve hayatın
insan deli olur…

o, kadırga taraflarında bir evden çıkmıştır.
masum bir yalanla -halama diye-
gözleri pabuçlarında, mahcup
ellerine yapışmış gibidir
harçlığından arttırıp aldığı
sevimli hediye…

ah, insan nasıl çıldırmaz nasıl
bir çaresizlik,
bir umutsuzluk sarmış her yanı.
aranızdan insanlar geçer.
bulutlar geçer.
o, kırmızı mürekkep gibi dudaklarıyla, zoruna
utanarak gülümsemeye çalışır.

bu gülüş en aldatmazıdır vaatlerin.
yıllarca sonra bir uzak gurbette bile;
zulmüne dayanılmazken yalnız saatlerin,
bir yeşil yaprak üstünde gözlere,
görünür, uzaklaşır…''
devamını gör...

95 yaşına giren isviçre kökenli bir market olup 1954'te istanbul belediyesi tarafından türkiye'ye getirilmiş ve 1975'te koç tarafından satın alınmıştır.
devamını gör...

hakkında bazı silahlarla aynı dalga boyuna sahip olduğu, koronavirüs salgınının temelinde bulunduğu ve abd ordusu tarafından düşman ülkelerin ruhunu bozmak için kullanıldığı* yönünde komplo teorileri üretilen dördüncü nesil teknolojinin yaklaşık 10 katı veri iletim hızı sağlayan yeni nesil kablosuz telefon teknolojisi.

kimileri 5g teknolojisinin kullandığı kısa dalga boylarının test edilmediğini ya da hepimizin bu test için birer kobay olarak kullanıldığını öne sürse de söz konusu dalga boyları birçok araştırmanın konusu olmuş, test edilmiş ve güvenli olduğu kanıtlanmıştır.

5g teknolojisinin 300 ghz'ye kadar varabilen frekansları destekleyebiliyor oluşu, insanların bu yeni teknoloji hakkında kaygılanmalarına neden olmaktadır. yüksek enerjiye sahip kısa dalga boyları tehlikeli olarak algılansa da bu endişeler bilimsel anlamda temelsizdir; çünkü yüksek frekans, yüksek yoğunluk demek değildir. 5g'nin 26 ghz'lik radyo dalgası beyin dokusuna ulaşamadan derimizin dış katmanı tarafından absorbe edilir.

5g teknolojisi tam anlamıyla hayata geçtiğinde toplumun radyasyona maruziyet seviyeleri dünya sağlık örgütü'ne bağlı uluslararası inceleme ajansı'nın belirlediği sınırların oldukça altında olacaktır. ayrıca, cep telefonunun yaygınlaşmaya başladığı 90'lı yıllardan bu yana beyin kanserinde dikkate değer bir artış görülmemiştir.
devamını gör...

küçücük çocukların omzuna hiç taşıyamayacağı sorumluluklar yükleniyor çoğu zaman. tabii bu demek değildir ki her stresli olan çocuk intihar eder. intihar o kadar karmaşık bir konu ki, hele söz konusu çocuklar ise daha karmaşık bir hal alıyor.

bu habere bakacak olursak; anne ve babanın, çocuğun üzerinde oluşturdukları baskı, çocuğu hayal kırıklığına uğratmış olabilir, depresyona sokmuş ve/veya onu öfkelendirmiş olabilir. tabii o öfkeyi de bedenine yansıtıp ani bir kararla böyle bir girişimde bulunmuştur. belki de travma yaşamıştır. direkt ''baba kızdı diye böyle oldu'' demek babayla empati kurdurduğundan kalbimi acıtıyor fakat çocuğun üzerinde ister istemez baskı kurulduğu da bir gerçek.

bundan sonrasında neler yapılmalı peki biraz da bilgim dahilinde ona bakalım; türkiye'de ve dünyada çocuklarda en çok görülen intihar yaş aralığı 15-19 olarak kaydedilmiş. fakat ne yazık ki bu yaş 9'a da düşmekte, bu örnekte gördüğümüz gibi 12 olarak da görülmekte. ilk olarak, çocukla güvenilir bir ilişki kurmak çok önemli. her şeyinde onu korkutmamak, kısıtlamamak gerekiyor. tabii ki devir kötü ve aileler çocuğunu koruma içgüdüsü duyuyor fakat bu, çocuk üzerinde baskı kurmadan yapmaya çalışılmalı.
ikinci olarak, her şey not ve ders değil! küçücük çocuklara bunun için kızmak hatta psikolojik ve fiziksel şiddet uygulamak, geri alamayacağınız büyük sorunlara yol açabilir. disiplin adı altında çocukta baskı kurulmamalıdır, onlar sadece çocuk. konuşarak anlatmaya çalışılmalı bazı şeyler, ve hep konuşulmamalı. çocuğun da konuşmasına izin verilmeli. anlattıkları dinlenmeli ve anlatmadığı şeyler için ısrar edilmemeli. başka bir gün tekrardan tatlı bir şekilde öğrenmek istediğinizi sorabilirsiniz ya da çocuğunuzda bir sorun olduğunu, bazı şeyleri içine attığını düşünüyorsanız psikoloğa da götürebilirsiniz.
üçüncü olarak, bir çocuğun intiharı düşündüğü; ölüm veya intihar hakkında sıklıkla konuşmasından, aile ve arkadaş çevresinden uzaklaşmasından, suçlu-değersiz hissetmesinden, depresyona girmesinden anlaşılabilir. tekrar belirtme ihtiyacı duyuyorum, bu tarz şeyleri gösteren herkes intihar edecek diye bir şey mümkün değil, zaman zaman hepimiz yaşıyoruz çünkü. fakat çocukta bu şeyler gözlemlendiğinde daha dikkatli davranmak, önlem almak ve psikoloğa götürmekte kesinlikle fayda var.
devamını gör...

neden erkeklerin fikir beyan ettiğini anlamlandıramadığım durum,sizin bünyenizde gerçekleşmeyen bir şeyi eleştirmek ve subjektif tespitler yapmak saçma.
devamını gör...

hayır ağlamıyorum, yüzüme tükürüyor gözlerim..
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mezara girecek olmaktır. cidden ölen insanları o daracık yere koymaya gerek var mı? tamam biliyorum gerek var, eğer gömmezsek ortalık ölü bedenlerden ve leş kokusundan yaşanmaz hale gelir. ama en azından mezarları daha geniş yapabiliriz diye düşünüyorum. çünkü çok dar, ben orada yaşayamam*.
devamını gör...

benim gibi covid aşısı karşıtlarına evde gece kulübü simulasyonu yaratan cumartesi geleneği.
devamını gör...

ünlü fizikçi albert einstein’in mutluluk için şu sözleri sarf ettiği söylenir:
1 | başarı peşinde koşmak ve bununla beraber gelen sürekli huzursuzluğa karşın, sakin ve alçak gönüllü bir yaşantı daha fazla mutluluk getirecektir.
2 | eğer istek varsa, bir yolu vardır.



tersine düşünce sistemini kullanarak bu sözleri tepetakla çeviriyor ve diyorum ki mutsuzluk bana göre beklentilerin karşılanamama durumudur. o yüzden de yine diyorum ki, beklenti denen illeti bırakırsak mutsuzluk bizde tutunacak dal bulamaz.
öyle işte ya. kelimeler gelmiyor bi araya bu akşam. o yüzden açtım dinliyorum sevgili küçük bir zebellah’ı ve sayın hüzün candır’ı.

hayde iyi yayınlar yazarlarımız ve yayıncılarımız; iyi dinlemeleeeer gençleeer.
devamını gör...

sarılmak.
devamını gör...

o zaman sen düzgün başlık up'layıp entry gir. her şeyi devletten beklememek lazım.
devamını gör...

dinden aforoz, idam cezası ve bir makine

filmi biraz geri saralım. martin luther henüz doğmadan 40 yıl kadar öncesine gidelim. almanya’nın başka bir coğrafyasında meraklı ve yetenekli biri, bir makine geliştirir ve şöyle söyler; “bundan kelli düğün olsun, sünnet olsun basarım davetiyeleri parama bakarım bea.” ancak bu kişi martin luther’i idamdan kurtaracak kişi olacağını hiçbir zaman bilemeyecektir. johannes gutenberg matbaayı icat eder yıl 1440.

bizim keşiş martin 1483 yılında doğar, tüm hayatı din işleriyle geçer. teolog, üniversitede profesördür. incili almancaya çeviren kişidir. o döneme kadar incil, ibranice/aramice ve yunancadır. “anlamadığınız kitaba, inanamazsınız ü’len.” der. kiliselerin incili yanlış yorumladığını söyler ve papa ile görüşür. “sen bizden daha mı iyi bileceksin la?” der papa ve luther’i ciddiye almaz.

bunun üzerine bizim kuzen marti, biz ona hep marti deriz, o ünlü tezlerini yazar. 95 maddeden oluşan görüşleri papa’ya yazılı olarak iletir. papa dellenir tabi ve luther’i dinden aforoz eder. o dönem dinden çıkarılmak son derece onur kırıcı bir durumdur. toplum tarafından dışlanır, işinizden olur, hint fakiri kıvamında yaşamaya mecbur kalınırdı. ancak bizim marti, çevresinde görüşleri nedeniyle saygı duyulan biridir. öğrencileri ve halk ona destek olurlar.

papa’dan azarı yiyen marti, görüşlerini anlatmak için 95 tezini kiliselerin kapılarına asar ve halktan destek bulur. ancak bu sefer de imparator 5. karl’ın canını sıkar ve hakkında idam kararı verilir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
halk, luther’i saklar ve adeta bağrına böğrüne böbreğine basar. o dönem bizim marti durmadan yazar, matbaalar tıkır tıkır çalışır ve görüşleri tüm avrupa’ya yayılır. dini derinden sarsan bu olay karşısında papa ve kral çaresiz kalır. artık reform başlamış ve protestanlık doğmuştur. kiliseler ayrışır. bugün avrupa’da luther kiliselerinin doğuşu bu olay ile başlar.

gutenberg bir makine geliştirdi. reformu tetikledi, rönasansı uçurdu, martin luther’i ölümden kurtardı. matbaa olmasaydı, luther görüşleri çok dar çevrede kalacaktı ve reform belki de hiç başlamayacaktı. makine deyip geçmemek gereng efendim.

sözlerimizi sevdiğim bir luther sözü ile bitirelim;

“yalan kartopuna benzer, yuvarlandıkça büyür.”

kaynak: 17 yaşlarında bir genç, almanca dersinde bir sunum yapar. sunum konusu martin luther’dir. sunum, prof tarafından çok beğenilir. “otur! sehr gut.”


öyle işte.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim