sözlük dergisi
içeriği kültür, sanat, bilim olursa tadından yenmez. ihtiyaç olan dergidir. varsa yapabilecegimiz bir yardım seve seve katılacagımdır.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının okumakta olduğu kitaplar
franz kafka'dan sevgili bayan pollak'a* yazılan mektupları okumaktayım efendim. kendini hasta ve yaşlı gören birinin aşkla yeniden heyecana kapılmasına şahit olmaktayım.
genel itibariyle güzel, ara ara sıkılıyor gibi oluyorsunuz hemen kafka öyle bir şey yazıyor ki sıkıldığınıza pişman oluyorsunuz. onlardan birkaçı;
•••
"mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? neden değilim?"
"milena, sen başkaydın. hasta bir adamı sevecek kadar hastaydın!"
"ve senin yanında öylesine huzurlu, öylesine huzursuz, öylesine baskı altında ve öylesine özgürüm ki!"
•••
genel itibariyle güzel, ara ara sıkılıyor gibi oluyorsunuz hemen kafka öyle bir şey yazıyor ki sıkıldığınıza pişman oluyorsunuz. onlardan birkaçı;
•••
"mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? neden değilim?"
"milena, sen başkaydın. hasta bir adamı sevecek kadar hastaydın!"
"ve senin yanında öylesine huzurlu, öylesine huzursuz, öylesine baskı altında ve öylesine özgürüm ki!"
•••
devamını gör...
halkın tepkisizlik sebebi
şimdi bu adamlar memleketi yiyor, yarın muhalefet gelip yiyecek, benim gibiler için hiç bir şey değişmeyecek. ben şimdi niye gösteri yapıpta hayatımı berbat edeyim. benim annem kalp hastası, polis beni almaya kapıya gelse annem korkudan ölür. bunlardan sonra gelip ülkeyi yiyecek muhalefet partileri gösteri yapsın. bu adamlar mecliste birbirine bağırıp çağırıp, biraz sonra gidip beraber yemek yiyor, çay içiyor. bence bu soru sıradan vatandaşa değil, muhalefet partilerine sorulmalı.
devamını gör...
bağırarak konuşan insan
ailesinden birinin kulakları rahatsız olması muhtemeldir. çocukluğundan beri ona kendini duyurmak için sesli konuşmuş bu yüzden de bağırarak konuşmak onun için normalleşmiştir. bu, bağırarak konuşmayı alışkanlık hâline getirmiş insanlardan bazılarının şeysidir. diğerlerini de yazarlarımız yazmış, çizerlerimiz çizmiş...
devamını gör...
üstteki soruyu cevaplayıp bir soru sor
köfte-patates.
yurtdışı için tek tatil hakkın var,nereyi seçerdin?
yurtdışı için tek tatil hakkın var,nereyi seçerdin?
devamını gör...
yapmaya üşenilen şeyler
yapması dayatılan şeyler.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar!
bu akşam saat 22.00'da ilk tekrar yayınımızı yapıyoruz. madem ilk tekrar yayınımız dedim ki ilk göz ağrımız olan konsepti yapalım ve akşam 90lar türkçe pop gecesi olsun!
eğer sizler de dünyanın derdinden, kederinden ve yorgunluğundan uzaklaşmak isterseniz bu akşam saat 22.00'da sözlük radyosunda buluşmayalım mı?
o zaman ilk gecenin yıldızları afişi de gelsin!
bu akşam saat 22.00'da ilk tekrar yayınımızı yapıyoruz. madem ilk tekrar yayınımız dedim ki ilk göz ağrımız olan konsepti yapalım ve akşam 90lar türkçe pop gecesi olsun!
eğer sizler de dünyanın derdinden, kederinden ve yorgunluğundan uzaklaşmak isterseniz bu akşam saat 22.00'da sözlük radyosunda buluşmayalım mı?
o zaman ilk gecenin yıldızları afişi de gelsin!

devamını gör...
sözlük yazarlarının dönüm noktam dedikleri anlar
ağır bir depresyondan geçip (hala depresyondayım) yaşamaya çalışmaktır. eski ben değilim acı insana öğretiyor sanırım. acı çektiğim süre içinde ailemin kıymetini anladım . yaşamın sırrını çözmüş gibi hissediyorum. canım çok yanıyor ama geçecek hissediyorum. öğreniyorum ders çıkarıyorum yaptığım hatalardan . nefes alıyorum . eski kendimle yüzleşiyorum. uzun uzun yürüyüşler yapıyorum kendimle sohbet ediyorum. daha iyi olacağım bu dönemler hayatımın dönüm noktası olacak olmak zorunda.
devamını gör...
normal sözlük’te yazar olmak
değerli hissettiriyor. her eve lazım.
devamını gör...
kitap alıntıları
"pusulanın hep kuzeyi gösteren ibresi gibi, bir erkeğin suçlayan parmağı da daima, mutlaka bir kadını gösterir.
bin muhteşem güneş-khaled hosseini
bin muhteşem güneş-khaled hosseini
devamını gör...
normal sözlük sansürünün artık bıkıp usandırması
cinsiyetçi ve tecavüz fantezili yazılara gelmeyen sansür 'y*v***' gibi kelimelere gelebiliyor ilginç doğrusu. kafaları ve sahiplerini anlamak çok zor.
t: yadsınamaz bir kafa sözlük gerçeği.
t: yadsınamaz bir kafa sözlük gerçeği.
devamını gör...
bir ailenin çocuğuna yapacağı en büyük kötülük
onu hayata hazırlamayı değil ona hayat hazırlamayı görev edinmek. ömürlerimiz sonsuz değil...
devamını gör...
kızların espri yapmayı becerememesi
küfür edip karşı tarafı aşağılayınca espri yaptığını zanneden varlıkların sanrısal bozukluğudur o.
şaka bir yana, kadınların en esprili olduğu ortamlar genellikle kadın ağırlıklı ortamlar oluyor. erkekler ve kendilerini göstermek için yaptıkları maymunluklar ortalıkta olmayınca tabii. swh
şaka bir yana, kadınların en esprili olduğu ortamlar genellikle kadın ağırlıklı ortamlar oluyor. erkekler ve kendilerini göstermek için yaptıkları maymunluklar ortalıkta olmayınca tabii. swh
devamını gör...
tehlikeli oyunlar
"seni görmek istiyordum kısacası. insan görmekle bile bazı şeylerin ağırlığına dayanabilir, avunabilir, hayal kurmağa devam edebilir. sen anlamazsın tabii. anlamak için insanın bazı eksik yönleri olmalı."
devamını gör...
yastığını gözyaşlarıyla ıslatmak
bir çocukluk rutiniydi. masallara inanan ancak masallarla büyümeyen, hayatın gerçekleri ile olgunlaşan neslimizin özelliği. dayak yemeyen anne tanımadım, dayak yemeyen öğrenci görmediğim gibi. sokaktaki çocuğun çocuğa zulmünden bizde payımıza düşeni aldık. askerde her türlü hakareti duyup bizde vatanı bekledik. memuriyette sabır taksimetresi tavan yapalı çok oldu. sonra da diyorlar ki - fotoğraflarda biraz gülümse. yüzüm hala ıslak yastığa dayalı.
devamını gör...
sözlük radyosu bayram sabahı yayını
bugün bayram; erken kalkın çocuklar!
bana göre uzunca süredir dinleyemediğim radyomuza kısacık da olsa bi kavuşma yaşatacak yayındır. aileden uzakta geçen ilk bayramım olmasıyla beraber çalıştığım da ilk bayram. bu nasıl bayram diye kendimce konuşsam da nesrin sipahi şarkısıyla bizi mest eden marikaki sayesinde olur arada böyle, hadi şu işi de bitir diyorum şimdi. emeği geçen yayıncımıza pek bi teşekkürler.
güzel günleriniz olsun güzel insanlar!
bana göre uzunca süredir dinleyemediğim radyomuza kısacık da olsa bi kavuşma yaşatacak yayındır. aileden uzakta geçen ilk bayramım olmasıyla beraber çalıştığım da ilk bayram. bu nasıl bayram diye kendimce konuşsam da nesrin sipahi şarkısıyla bizi mest eden marikaki sayesinde olur arada böyle, hadi şu işi de bitir diyorum şimdi. emeği geçen yayıncımıza pek bi teşekkürler.
güzel günleriniz olsun güzel insanlar!
devamını gör...
dayımla ilişkin var diyerek karısını bıçaklayan adam
sabah sabah ardı arkası kesilmeyen suç haberleri.cidden bu insanların sorunu ne.tam kapanmada aynen kesin ilişkisi vardır hatta parkta falan buluşuyorlardır.çünkü sen evde değilsin ya karının evde olup olmadığını göremezsin ki sadece olay bu da değil ne olursa olsun gerçekte de aldatmış olabilir çözüm yolu ayrılmak namusu aramak değil.aldattı mı tamam kes ilişkini bireyin namusunu sadece kendinden sorulur sen kimsin?
devamını gör...
düşün ki uzaylılar bunu okuyor
bize bulaşmayın,bence gayet iyisiniz.
devamını gör...
nephelococcygia
bazen gökyüzüne bakarsınız, bulutlara gözünüz takılır belli bir süre sonra o bulutu bir şeye benzetirsiniz, bazen kedi bazen kuş bazende atatürk'üme benzer o bulut. buna yunancadan gelen bir kelime olan "nephelococcygia" deniyor.kelimede "nephele" bulut, "kokkyx" bülbül demek. hatta nephele bildiğimiz nebula kelimesininde atası. bu kelime yunan oyun yazarı aristophanes'in mö 414 de yazdığı kuşlar oyunundan geliyor.
bulutların şekillerine bakarak anlam çıkarmaya, tanıdık yüzlere benzetmeye deniyor anlayacağınız. küçükken acaba kafayımı yiyorum diye belli bir süre kimseye söyleyememiştim, sonradan öğrendim, gayet normalmişim.
bulutların şekillerine bakarak anlam çıkarmaya, tanıdık yüzlere benzetmeye deniyor anlayacağınız. küçükken acaba kafayımı yiyorum diye belli bir süre kimseye söyleyememiştim, sonradan öğrendim, gayet normalmişim.
devamını gör...
türk eğitim sisteminde ingilizce öğretememe problemi
durun bir de ben anlatayım dediğim başlıktır.
öğrencinin hiçbir suçu günahı yoktur. öğretmenin sorumluluğu ve vebali ise büyüktür. hemen size durumu netliğe kavuşturacağını düşündüğüm bir hikaye anlatayım.
öğretmen olarak atandığım okulumda eğitim fakültesinden yeni mezun olmanın verdiği şevkle ingilizce öğretmek için hazırlık sınıflarına daldım. ben tecrübesiz ve yeni bir öğretmen olduğum için beni sınıfların dinleme ve konuşma derslerine verdiler.
tecrübeli olan öğretmen arkadaşlarımın hiçbir öğretmenlik mezunu değildi, sıkı durun hatta hiçbiri ingilizce mezunu değildi.
subject + verb + object metodunu kullanarak ingilizce öğreteceğini sanan bu güruhla çalışan acemi öğretmen ben tabii ki buna bir dur demeye kararlıydım.
dinleme dersleri için ideal olduğunu düşündüğüm filmler seçtim ve kendimce bir yöntem uygulamaya başladım. ama önce sınıflarda şöyle bir konuşma yaptım:
“ arkadaşlar aranızda 2 yaşına geldiğinde annesi babası tarafından karşısına oturtulup “ evladım artık konuşma zamanın geldi, geniş zamanla başlıyoruz” şeklinde türkçe öğrenen oldu mu? olmadığına göre ingilizceyi de böyle öğrenmeyeceğiz.”
öğrencilerin gözleri parladı tabii ki. filmleri açıp izliyor, benim önceden belirlediğim belli yerlerde filmi durdurup üzerinde elimizden geldiğince tartışıp eğlenip zaman geçiriyorduk. 3 ayın sonunda öğrencilerim ingilizce konuşmaya, konuşulanı anlamaya başladı. tabii ki bu sadece filmlerle olmadı; roleplay etkinlikleri, diyaloglar ve benzeri etkinlikler de yaptık.
sonuç gerçekten çok iyiydi.
peki bu güzel ve eğlenceli dönemin sonunda ne oldu sizce? okul müdürü beni odasına çağırıp hakkımda şikayet olduğunu söyledi, şikayet edenler diğer ingilizce öğretmeni arkadaşlarım, şikayet konusu da benim ders işlemek yerine çocuklara film izletip oyun oynatmam. hakkımda soruşturma açıldı elbette ama hiçbir şey çıkmadı.
demem o ki; tembel ingilizce öğretmenleri ve zavallı idareciler yüzünden ingilizce öğrenmeye istekli ve bu işi keyif alarak yapabilecek gençler heba olup gidiyor.
kimse üzülmesin ama ben pes etmedim, hala çok eğleniyoruz derste ve çocuklar konuşabiliyorlar ingilizce. mutluyuz.
öğrencinin hiçbir suçu günahı yoktur. öğretmenin sorumluluğu ve vebali ise büyüktür. hemen size durumu netliğe kavuşturacağını düşündüğüm bir hikaye anlatayım.
öğretmen olarak atandığım okulumda eğitim fakültesinden yeni mezun olmanın verdiği şevkle ingilizce öğretmek için hazırlık sınıflarına daldım. ben tecrübesiz ve yeni bir öğretmen olduğum için beni sınıfların dinleme ve konuşma derslerine verdiler.
tecrübeli olan öğretmen arkadaşlarımın hiçbir öğretmenlik mezunu değildi, sıkı durun hatta hiçbiri ingilizce mezunu değildi.
subject + verb + object metodunu kullanarak ingilizce öğreteceğini sanan bu güruhla çalışan acemi öğretmen ben tabii ki buna bir dur demeye kararlıydım.
dinleme dersleri için ideal olduğunu düşündüğüm filmler seçtim ve kendimce bir yöntem uygulamaya başladım. ama önce sınıflarda şöyle bir konuşma yaptım:
“ arkadaşlar aranızda 2 yaşına geldiğinde annesi babası tarafından karşısına oturtulup “ evladım artık konuşma zamanın geldi, geniş zamanla başlıyoruz” şeklinde türkçe öğrenen oldu mu? olmadığına göre ingilizceyi de böyle öğrenmeyeceğiz.”
öğrencilerin gözleri parladı tabii ki. filmleri açıp izliyor, benim önceden belirlediğim belli yerlerde filmi durdurup üzerinde elimizden geldiğince tartışıp eğlenip zaman geçiriyorduk. 3 ayın sonunda öğrencilerim ingilizce konuşmaya, konuşulanı anlamaya başladı. tabii ki bu sadece filmlerle olmadı; roleplay etkinlikleri, diyaloglar ve benzeri etkinlikler de yaptık.
sonuç gerçekten çok iyiydi.
peki bu güzel ve eğlenceli dönemin sonunda ne oldu sizce? okul müdürü beni odasına çağırıp hakkımda şikayet olduğunu söyledi, şikayet edenler diğer ingilizce öğretmeni arkadaşlarım, şikayet konusu da benim ders işlemek yerine çocuklara film izletip oyun oynatmam. hakkımda soruşturma açıldı elbette ama hiçbir şey çıkmadı.
demem o ki; tembel ingilizce öğretmenleri ve zavallı idareciler yüzünden ingilizce öğrenmeye istekli ve bu işi keyif alarak yapabilecek gençler heba olup gidiyor.
kimse üzülmesin ama ben pes etmedim, hala çok eğleniyoruz derste ve çocuklar konuşabiliyorlar ingilizce. mutluyuz.
devamını gör...