kudüs'e asker gönderelim
mehmetçiğin kanını babasının çeşmesi zannediyorlar herhalde. 6 yıl esir düştü kafasına çuval geçirildi ateş düştüğü yeri yaktı. isteyen kendi gitsin kazıkçı filistin savaşına tutan yok. sivillere üzülüyorum ama ötesi yok. askerlerimiz başka milletlerin günlük tatmini için yoklar.
devamını gör...
yaş ilerledikçe insanı yoran şeyler
hayatına müdahale edilmesi.
devamını gör...
depresyona giren kişiye söylenmemesi gerekenler
bizim zamanımızda yok muydu bu depresyon denen şey. ben neden hiç girmedim, benim ne eksiğim vardı.
devamını gör...
cinsellik
dünya açıkça üreme üzerine dönüyor. cinsellik dediğimiz kavram, aslında beslenme gibi çok doğal bir içgüdüdür.
şurada, şu küçük populasyonda kaçımız bir tolstoy, da vinci, tesla ya da büyük iskender?
peki biz bu insanlar gibi dünyanın gidişatını değiştiremiyor ya da farklı eserler bırakamıyorsak, o halde bizim görevimiz nedir?
insan neslinin devamını sağlamak.
birtakım inançlar ya da toplumsal tabular neticesinde konuşulması ayıp sayıldığından, insanların gözünde daha ulaşılmaz, daha değerli bir hal almıştır.
bu yüzden cinsellik içeren başlıklar daha çok yazı içerir, bu yüzden arama motorlarında daha çok cinsellik ile ilgili aramalar vardır.
şurada, şu küçük populasyonda kaçımız bir tolstoy, da vinci, tesla ya da büyük iskender?
peki biz bu insanlar gibi dünyanın gidişatını değiştiremiyor ya da farklı eserler bırakamıyorsak, o halde bizim görevimiz nedir?
insan neslinin devamını sağlamak.
birtakım inançlar ya da toplumsal tabular neticesinde konuşulması ayıp sayıldığından, insanların gözünde daha ulaşılmaz, daha değerli bir hal almıştır.
bu yüzden cinsellik içeren başlıklar daha çok yazı içerir, bu yüzden arama motorlarında daha çok cinsellik ile ilgili aramalar vardır.
devamını gör...
çirkin olduğu halde öz güven patlaması yaşayan kadın
özgüveni güzellikle alakalı sanan kişi beyanıdır.
devamını gör...
alaska ağaç kurbağası
alaska ağaç kurbağasının en önemli özelliği, kışın donarak kalbini durdurup, bahar gelince yaşamına kaldığı yerden devam edebilmesidir.
donuk haldeyken kalp atışlarını ve nefes alışverişlerini günlerce, hatta haftalarca tamamen durdurabilirler. bu donmuş kış uykusu süresince kurbağaların tüm fiziksel süreçleri metabolik aktiviteden atık üretimine kadar neredeyse durma noktasına gelir. kış boyunca hayvanlar birkaç defa donup çözülebilir.
donuk haldeyken kalp atışlarını ve nefes alışverişlerini günlerce, hatta haftalarca tamamen durdurabilirler. bu donmuş kış uykusu süresince kurbağaların tüm fiziksel süreçleri metabolik aktiviteden atık üretimine kadar neredeyse durma noktasına gelir. kış boyunca hayvanlar birkaç defa donup çözülebilir.
devamını gör...
başarılı insanların ortak özellikleri
hata yaptıklarını anladıkları zaman, kabul edip özür dileyebilmeleri.
sinsi-sinsirella olmamaları.
sırtlarını bir yere yaslayıp, yukardan konuşmak gibi leş bir alışkanlığa sahip olmamaları.
değişime ve gelişime açık olmaları, ben yaptım oldu zihniyetini taşımamaları.
lakin günümüzde bu tip insanlar ne yazık ki çok azaldı, hatta nesli tükendi diyebiliriz. en kıytırık sorumluluk sahibi olan tiplerin bile, ceo egosuna sahip olduğu bu devirde, tekrar bu insanların yetiştiğini görmek zor.
zaten böyle insanlar ülkede durmuyor, kendi daha rahat ifade edebileceği ülkelere gidip oraya faydalı oluyor.
bize kalan ne peki? tabii ki çürük elmalar, egoistler, kollananlar.. kısaca kendini bir b*k sanan sinsi ve sinsirella tayfası.
sinsi-sinsirella olmamaları.
sırtlarını bir yere yaslayıp, yukardan konuşmak gibi leş bir alışkanlığa sahip olmamaları.
değişime ve gelişime açık olmaları, ben yaptım oldu zihniyetini taşımamaları.
lakin günümüzde bu tip insanlar ne yazık ki çok azaldı, hatta nesli tükendi diyebiliriz. en kıytırık sorumluluk sahibi olan tiplerin bile, ceo egosuna sahip olduğu bu devirde, tekrar bu insanların yetiştiğini görmek zor.
zaten böyle insanlar ülkede durmuyor, kendi daha rahat ifade edebileceği ülkelere gidip oraya faydalı oluyor.
bize kalan ne peki? tabii ki çürük elmalar, egoistler, kollananlar.. kısaca kendini bir b*k sanan sinsi ve sinsirella tayfası.
devamını gör...
rastgele tanım numarası yazmak
ekşi sözlük'te en sevdiğim başlıklardandı. bir de burada deneyelim bakalım.
#3887
edit: numarayı parantez içine almanız gerekiyor.
örnek: (#numara)
#3887
edit: numarayı parantez içine almanız gerekiyor.
örnek: (#numara)
devamını gör...
yenişarbademli
ısparta'nın küçük bir ilçesi. beyşehir gölü yanı başındadır. doğa harikası olan bu yer 1936 nüfuslu olup, 922 ilçe içinde sondan ikincidir. deniz seviyesinden 1050 m. yüksekliktedir. bu şehri önemli kılan en önemli şey ise, türkiye'nin en karanlık noktasıdır. 1750 metre yükseklikteki melikler yaylası zaman zaman gökyüzü gözlem şenliği ne ev sahipliği yapmaktadır.
buradan
buradan
devamını gör...
yahya kemal beyatlı
ölümü en iyi anlatan şairdir.
artık demir almak günü gelmişse zamandan
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.
artık demir almak günü gelmişse zamandan
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.
devamını gör...
fiziki döviz çekim engeli
teb , ziraat bankası , yapı kredi , akbank halkbank , vakıfbank ve kuveyttürk şu an için tl ye çevirmeden döviz çekimi yapılmıyormuş.
saçmalık ve rezalet.
saçmalık ve rezalet.
devamını gör...
9 nisan 2021 covid-19 tablosu

başlık başa kalmış.
sağlık bakanlığı'nın açıkladığı güncel corona virüsü verilerine göre semptom gösteren 2 bin 408 hastayla birlikte 55 bin 791 yeni vaka tespit edilirken 253 kişi hayatını kaybetti. düne göre hasta sayısı ve ağır hasta sayısında artış yaşanırken yeni vaka sayısı hâlâ kritik seviyede.
devamını gör...
marko paşa
(dergi)
1946 yılında aralarında sabahattin ali, aziz nesin, rıfat ılgaz, mustafa mim uykusuz gibi türkiye’nin önemli edebiyatçılarının bulunduğu haftalık yayınlanan mizah dergisi.toplumcu-gerçekçi halk mizahıyla güldürürken düşündürmeyi amaçlayan bir dergiydi markopaşa. fakat dönemin yöneticilerini güldürmeyi başaramadığı ortada. çünkü markopaşa, kısa yayın döneminde sözünü esirgemeyen, cesur bir tavır sergilemiş; keskin tavrıyla döneminde ana muhalefet görevini üstlenmiştir. bundan dolayı markopaşa’ya sürekli baskı uygulanmıştır.tüm engellere rağmen dönemin en çok satan tirajlarına sahip olmuştur..aziz nesin okuduğum bir kitabında şöyle bahsetmişti: hapishanede olduğu zamanlarda eline kağıt kalem asla verilmezmiş,sabahattin ali genel müdür olduğunda kendisi yazı işleri müdürü olurmuş çünkü sabahattin ali içeri alınırsa aziz nesin yazmaya devam etsin diye.ahh güzel insanlar.
1946 yılında aralarında sabahattin ali, aziz nesin, rıfat ılgaz, mustafa mim uykusuz gibi türkiye’nin önemli edebiyatçılarının bulunduğu haftalık yayınlanan mizah dergisi.toplumcu-gerçekçi halk mizahıyla güldürürken düşündürmeyi amaçlayan bir dergiydi markopaşa. fakat dönemin yöneticilerini güldürmeyi başaramadığı ortada. çünkü markopaşa, kısa yayın döneminde sözünü esirgemeyen, cesur bir tavır sergilemiş; keskin tavrıyla döneminde ana muhalefet görevini üstlenmiştir. bundan dolayı markopaşa’ya sürekli baskı uygulanmıştır.tüm engellere rağmen dönemin en çok satan tirajlarına sahip olmuştur..aziz nesin okuduğum bir kitabında şöyle bahsetmişti: hapishanede olduğu zamanlarda eline kağıt kalem asla verilmezmiş,sabahattin ali genel müdür olduğunda kendisi yazı işleri müdürü olurmuş çünkü sabahattin ali içeri alınırsa aziz nesin yazmaya devam etsin diye.ahh güzel insanlar.
devamını gör...
ahmet inam
''aşk; bütün dünyayı düşman belleyip leyla'yı sevmek değildir, leyla'da bütün insanlığı sevmektir.''
sözlerinin sahibi 'gönül felsefecisi'.
sözlerinin sahibi 'gönül felsefecisi'.
devamını gör...
sözlükte hep aynı yazarları görmek
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği çileler
bi' küçük çilemden bahsedeyim size...
daha önce belirtmiştim fakat denk gelmeyenler için hatırlatmakta fayda görüyorum; ben laz'ım ve evet, genellikle günün bazı saatlerinde kafamın durduğu doğrudur.
bundan yaklaşık 14 sene önce, rahmetli dedemden kalan aile apartmanının çatı katına, benim gibi laz olan babam, kat çıkma kararı aldı. gerekli izinler hem aile büyüğü rahmetli babaannemden hem de belediyeden alındı ve işe koyulduk.
benim, benim gibi laz olan yılların usta marangozu babam, inşaat işlerinde kendisine yardımcı olması için yine bizim gibi laz olan kendi amcasının oğlunu çalışma programına dahil etti.
gerekli yıkım-söküm-zıkkım gibi benim anlamadığım işler hususunda yine laz usulü bir program yapıldı, programa uygun olarak ilk önce bacanın yıkılması ve bu gibi işlerden hiç anlamadığım için amcaoğlunun ayak işlerini benim yapmam kararlaştırıldı.
babamın, babam ve benim gibi laz olan amcasının oğlu 4 katlı binamızın çatısına çıkıp bacaya gerekli müdahaleyi yapmaya başladığı esnada, 4. kattan zemine kadar tek bir beton blok halinde inen baca, binadan tehlikeli bir biçimde tek parça olarak ayrılmaya başladı...
gerçekleşmekte olan şeyi farkeden, babam ve benim gibi laz olan bu amcaoğlu, elinde urgandan hallice bir iple 4.katta bulunan evimize teşrif etti, tek parça beton blok halindeki bacaya ipi, mutfak camından dışarı sarkarak geçirdi ve yine aynı ipi benim elime tutuşturup ''tut'' dedi...
babam ve amcasının oğlu gibi laz olan ben, talimatı kat'i suretle anlayıp ipi, çölde günlerce susuz kalmış bedevinin 1.5 lt erikli su şişesine sarılması gibi tutmuş, yetmezmiş gibi bir de bir kaç tur koluma dolamıştım...
babam ve benim gibi laz olan amcaoğlu, ipi benim elime tutuşturduktan sonra çatıya çıkıp, bacayı kırmak için gerekli müdahalelere başladıktan takribi 2-3 dakika sonra, o koca beton bloğun tek parça halinde yavaşça binadan ayrılışını derbide atılmış jenerik bir golün defalarca verilmesi gibi ağır çekimde izledim. izledim ve ipe, bu ülkede parti başkanlarının genel başkanlık koltuğuna tutunduğu gibi sıkı sıkı tutunarak birazdan olacaklara kendimi hazırladım.
kendimi hazırladığım son gerçekleşmedi elbette. çünkü ben ve babam gibi laz olan amcaoğlu'nu, 17 yaşında bir körpe delikanlı olarak, o koca beton bloğu tek başıma tutabileceğime inandıracak ne mucize gösterdiğimi bilmeden buna inandırmış olduğumdan; bir anda ipin beni çekmesiyle ayaklarım yerden kesilmiş; ipin peşine 4.kattaki mutfak camından dışarı doğru havada süzülürken, son anda aydınlanmamla beraber (istanbul'un havasını teneffüs edip suyunu içtiğimden sanırım son anda aydınlandım) belime kadar camdan dışarı çıktığımda kurtulabilmiştim ancak koluma doladığım o ipten...
tüm bu bir kaç saniyede gerçekleşen olay sonucu ipin kolumdan sıyrılırken ki bıraktığı iz, haftalarca 'nike' amblemini hatırlattı her baktığımda bana. bi'de gerçekten ne kadar fazlaca laz olduğumuzu...
sonradan gelen edit: yaşımla çeliştim 9 değil, 14 sene... al, bak.. laz'ım işte...
daha önce belirtmiştim fakat denk gelmeyenler için hatırlatmakta fayda görüyorum; ben laz'ım ve evet, genellikle günün bazı saatlerinde kafamın durduğu doğrudur.
bundan yaklaşık 14 sene önce, rahmetli dedemden kalan aile apartmanının çatı katına, benim gibi laz olan babam, kat çıkma kararı aldı. gerekli izinler hem aile büyüğü rahmetli babaannemden hem de belediyeden alındı ve işe koyulduk.
benim, benim gibi laz olan yılların usta marangozu babam, inşaat işlerinde kendisine yardımcı olması için yine bizim gibi laz olan kendi amcasının oğlunu çalışma programına dahil etti.
gerekli yıkım-söküm-zıkkım gibi benim anlamadığım işler hususunda yine laz usulü bir program yapıldı, programa uygun olarak ilk önce bacanın yıkılması ve bu gibi işlerden hiç anlamadığım için amcaoğlunun ayak işlerini benim yapmam kararlaştırıldı.
babamın, babam ve benim gibi laz olan amcasının oğlu 4 katlı binamızın çatısına çıkıp bacaya gerekli müdahaleyi yapmaya başladığı esnada, 4. kattan zemine kadar tek bir beton blok halinde inen baca, binadan tehlikeli bir biçimde tek parça olarak ayrılmaya başladı...
gerçekleşmekte olan şeyi farkeden, babam ve benim gibi laz olan bu amcaoğlu, elinde urgandan hallice bir iple 4.katta bulunan evimize teşrif etti, tek parça beton blok halindeki bacaya ipi, mutfak camından dışarı sarkarak geçirdi ve yine aynı ipi benim elime tutuşturup ''tut'' dedi...
babam ve amcasının oğlu gibi laz olan ben, talimatı kat'i suretle anlayıp ipi, çölde günlerce susuz kalmış bedevinin 1.5 lt erikli su şişesine sarılması gibi tutmuş, yetmezmiş gibi bir de bir kaç tur koluma dolamıştım...
babam ve benim gibi laz olan amcaoğlu, ipi benim elime tutuşturduktan sonra çatıya çıkıp, bacayı kırmak için gerekli müdahalelere başladıktan takribi 2-3 dakika sonra, o koca beton bloğun tek parça halinde yavaşça binadan ayrılışını derbide atılmış jenerik bir golün defalarca verilmesi gibi ağır çekimde izledim. izledim ve ipe, bu ülkede parti başkanlarının genel başkanlık koltuğuna tutunduğu gibi sıkı sıkı tutunarak birazdan olacaklara kendimi hazırladım.
kendimi hazırladığım son gerçekleşmedi elbette. çünkü ben ve babam gibi laz olan amcaoğlu'nu, 17 yaşında bir körpe delikanlı olarak, o koca beton bloğu tek başıma tutabileceğime inandıracak ne mucize gösterdiğimi bilmeden buna inandırmış olduğumdan; bir anda ipin beni çekmesiyle ayaklarım yerden kesilmiş; ipin peşine 4.kattaki mutfak camından dışarı doğru havada süzülürken, son anda aydınlanmamla beraber (istanbul'un havasını teneffüs edip suyunu içtiğimden sanırım son anda aydınlandım) belime kadar camdan dışarı çıktığımda kurtulabilmiştim ancak koluma doladığım o ipten...
tüm bu bir kaç saniyede gerçekleşen olay sonucu ipin kolumdan sıyrılırken ki bıraktığı iz, haftalarca 'nike' amblemini hatırlattı her baktığımda bana. bi'de gerçekten ne kadar fazlaca laz olduğumuzu...
sonradan gelen edit: yaşımla çeliştim 9 değil, 14 sene... al, bak.. laz'ım işte...
devamını gör...
sözlük radyosu
15 tane sınavım var ve çalışmam gerek, ben çıkamıyorum da beni siz atar mısınız sözlük radyosundan? dedirten; son zaman bükücü falan ama şu an çok güzel şarkılar dinleten radyo.
hadi kovun beni, hazırım, bekliyorum.
hadi kovun beni, hazırım, bekliyorum.
devamını gör...
yazarların sosyal medyadaki en ilginç takipçileri
bilmem kaç sene önceki trt'deki "kuran-ı kerim'i güzel okuma yarışması" nın birincisi beni takip ediyor instadan. adam beni tanısa boğacak haberi yok, kafirim çünkü.*
devamını gör...
giggle loop
ingilizce bir kelimedir. ciddi olunması gereken ve sessiz ortamlarda aniden gelen gülme krizine giren kişilere denmektedir.
-psikolojik olarak bir rahatsızlık olarakta görülebildiğini, kişilerin cenaze evlerinde birden kahkaha atması gibi örnek verilebilir.
-psikolojik olarak bir rahatsızlık olarakta görülebildiğini, kişilerin cenaze evlerinde birden kahkaha atması gibi örnek verilebilir.
devamını gör...
uçurtma avcısı
okurken duygu karmaşası yaşadım açıkçası. ana karakteri hem sevdim hem takdir ettim hem nefret ettim hem de sözdüm. bazı hiç beklemediğim gelişmeler oldu ama okurken not ettiğim alıntılarla bu kitaba hayran kaldım.
-çocuklar boyama kitabı değildir, onları sevdiğin renklere boyayamazsın.
-senin bu kadar mutlu olmana ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.
-buradaki en bol şey, çocukluğunu yitirmiş çocuklar.
-yalan söylediğinde bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın.
-afganistanda çocuk çok ama çocukluk yok.
-çocuklar boyama kitabı değildir, onları sevdiğin renklere boyayamazsın.
-senin bu kadar mutlu olmana ancak senden bir şey almaya hazırlandıkları zaman izin verirler.
-buradaki en bol şey, çocukluğunu yitirmiş çocuklar.
-yalan söylediğinde bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalarsın.
-afganistanda çocuk çok ama çocukluk yok.
devamını gör...