mud bauder
yuvalarını çamurdan yapan bir çeşit eşek arası türü.
bu arkadaş ile tanışmam odamın camına yuva yapması ile olmuştu. bu ne falan diye bakarken yuvayı deforme edince içinden bir sürü örümcek çıktı.yalnız örümcekler uyuşturucu içip kafayı bulmuş gibilerdi.biraz araştırınca arının bunları felç edip yavruları için canlı besin kaynağı olarak kullandığını öğrendim.içi örümcek dolu bir çamur kitlesinin silinmesi gereken bir camda yeri yoktu. ne yazık ki yuvadan tümden kurtulmam gerekti. buna rağmen eşek arısı sürekli odamı ziyaret edip, bir merhaba deyip gidiyordu. görünüşü biraz ürkütücü de olsa aslında oldukça uysal bir hayvandı.*neyse bu ziyaretler tüylerimi diken diken yaptığı için devreye elektrikli süpürge makinesini sokmak zorunda kaldım.çünkü gündüz problem olmasa da gece arı bir tehditti. hem uyuyamazdım hem de sokulma riskine girmeye hiç niyetim yoktu.*
edit: dauber olacak. başlık düzeltilirse çok sevinirim.
(bkz: disleksi)
bu arkadaş ile tanışmam odamın camına yuva yapması ile olmuştu. bu ne falan diye bakarken yuvayı deforme edince içinden bir sürü örümcek çıktı.yalnız örümcekler uyuşturucu içip kafayı bulmuş gibilerdi.biraz araştırınca arının bunları felç edip yavruları için canlı besin kaynağı olarak kullandığını öğrendim.içi örümcek dolu bir çamur kitlesinin silinmesi gereken bir camda yeri yoktu. ne yazık ki yuvadan tümden kurtulmam gerekti. buna rağmen eşek arısı sürekli odamı ziyaret edip, bir merhaba deyip gidiyordu. görünüşü biraz ürkütücü de olsa aslında oldukça uysal bir hayvandı.*neyse bu ziyaretler tüylerimi diken diken yaptığı için devreye elektrikli süpürge makinesini sokmak zorunda kaldım.çünkü gündüz problem olmasa da gece arı bir tehditti. hem uyuyamazdım hem de sokulma riskine girmeye hiç niyetim yoktu.*
edit: dauber olacak. başlık düzeltilirse çok sevinirim.
(bkz: disleksi)
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının şiirleri
diyelim ki, sonmamış kışımın arkasındayım,
hop önümden sen geçiyorsun, bir kelebek
adını bilsem yakalayacağım, öyle narin adın
az ilerde bir zeytin ağacı var sonra sebepsiz
tanrım diyorum uyut beni şarapsız
sen geçiyorsun sonra tekrar önümden
bakışların öyle deli, öyle insafsız
ne kelebek konuyor dalıma bu sonmamış kışta
ne tanrım uyutuyor beni kucağında zalim bir pışpışla
zeytin ağacı var o biraz gülümsedi sanki de
uyuyorum ben tanrım, kaldır beni mümkünse teravihde
hop önümden sen geçiyorsun, bir kelebek
adını bilsem yakalayacağım, öyle narin adın
az ilerde bir zeytin ağacı var sonra sebepsiz
tanrım diyorum uyut beni şarapsız
sen geçiyorsun sonra tekrar önümden
bakışların öyle deli, öyle insafsız
ne kelebek konuyor dalıma bu sonmamış kışta
ne tanrım uyutuyor beni kucağında zalim bir pışpışla
zeytin ağacı var o biraz gülümsedi sanki de
uyuyorum ben tanrım, kaldır beni mümkünse teravihde
devamını gör...
eski sevgili
sigarayı bırakmak gibi, beynimin bir köşesinde her an ‘uyudun mu’ mesajı atmaya hazır bir bölge var.
devamını gör...
kadın cinayetlerinde yanlış tercih gerçeği
bu katillerin çocukluğuna inip yetiştirilme şekillerini incelemek gerekiyor topu her zamanki gibi kadına atıp ''yanlış seçim'' demektense. aile içi şiddeti görerek ya da cinsiyet rolleri kendisine yüklenerek (erkekler ağlamaz, erkekler silahla, arabayla oynar gibi) büyütülen erkek çocuklarında, ileride karşısındaki güçsüz birine kaba kuvvet uygulama olasılığı çok yüksek. neden? çünkü şiddeti görerek veya deneyimleyerek büyüdü.
aile içi şiddet deyince sadece erkekler suçlanmamalı. evet, erkeğin kadına ya da çocuğa uyguladığı şiddet oranı fazla fakat kadının da erkeğe şiddet uyguladığı ya da çocuğuna şiddet uyguladığı örnekleri de yok değil. bu konuda cinsiyetçi olmamak gerekiyor ve çocuğun yetişmesinde anne ve babaya eşit sorumluluk yüklenmeli.
aynı şekilde sosyolojik faktörler de çok önemli. örnek vermek zor değil; bir amca, yeğenine tecavüz ediyor ve ceza almadı diye ailesi kutlama yapıyor. bu ailenin tecavüzcüden bir farkı var mı? ya da ''kocamdır, döver de söver de'' gibi bir anlayışın doğruluk payı olabilir mi? bir kadın neden kendisini döven birine ''kocamdır'' der ki? nedenini hemen söyleyeyim: çünkü bu şekilde yetiştiriliyor! çevresinden bu mesajları alıyor ister istemez.
aile içi şiddet deyince sadece erkekler suçlanmamalı. evet, erkeğin kadına ya da çocuğa uyguladığı şiddet oranı fazla fakat kadının da erkeğe şiddet uyguladığı ya da çocuğuna şiddet uyguladığı örnekleri de yok değil. bu konuda cinsiyetçi olmamak gerekiyor ve çocuğun yetişmesinde anne ve babaya eşit sorumluluk yüklenmeli.
aynı şekilde sosyolojik faktörler de çok önemli. örnek vermek zor değil; bir amca, yeğenine tecavüz ediyor ve ceza almadı diye ailesi kutlama yapıyor. bu ailenin tecavüzcüden bir farkı var mı? ya da ''kocamdır, döver de söver de'' gibi bir anlayışın doğruluk payı olabilir mi? bir kadın neden kendisini döven birine ''kocamdır'' der ki? nedenini hemen söyleyeyim: çünkü bu şekilde yetiştiriliyor! çevresinden bu mesajları alıyor ister istemez.
devamını gör...
sözlük mağazasından alışveriş yapamayan yazarlar
alışveriş yapamıyor demeyelim de ilgisini çeken rozet yokmuş diyelim.
t: rozet konusunda seçici davranan, karma puan biriktiren yazarın beyanıdır.
t: rozet konusunda seçici davranan, karma puan biriktiren yazarın beyanıdır.
devamını gör...
telaffuz edilmesi güzel kelimeler
müşerref oldum efendim. söyleyince kendimi bir an zeki müren gibi hissediyorum.
devamını gör...
the book of eli
türkiye'de 'tanrının kitabı' adıyla vizyona giren, denzel washington'ın başrolünde olduğu film. (buradan itibaren spoiler vermemek için kasıyorum ama kimin neyden ne çıkaracağını bilemem tabii. neyse...) kabaca nükleer felaketlerden sonra kutsal bir kitabın son nüshasını korumaya çalışan adamımızın hikayesi denebilir. fena film değil bir kere, özellikle sanat ve görüntü yönetmenleri iyi iş çıkarmışlar. film iyi de başlıyor, güzel bir fikri var; dinlere giydiriyor filan, sonra yavaştan deist bir tabana doğru kayıyor, sonlara doğru da 'kalp gözü' temalı şeylere dalıp, sıçıp sıvıyor.
ha bir de gary oldman var filmde tabii ki, zaten ölüsü yeter ustanın nitekim yakışmış da ortamın yapısına. nihayetinde izlendiğinde bünyede pek bir atraksiyona sebebiyet vermeyecek bir film olmuş diyelim ve bitirelim.
ha bir de gary oldman var filmde tabii ki, zaten ölüsü yeter ustanın nitekim yakışmış da ortamın yapısına. nihayetinde izlendiğinde bünyede pek bir atraksiyona sebebiyet vermeyecek bir film olmuş diyelim ve bitirelim.
devamını gör...
pick me girl
pick me girl' ler için başlık açılmamış... nam-ı diğer seç beni kızları. aslında bayağı etraftalar. şöyle tanımlayayım hemen anımsayacaksınız; sırf karşı cinse kendini beğendirebilmek için hemcinslerini aşağılayan, olduk olmadık özelliklerle "sevimli" görünmeye çalışan ya da karşı tarafla yakınlaşabilmek için aciz taklidi yapan kızlara diyoruz. bir iki örnek verecek olursak, "ya ben zaten kızlarla anlaşamıyorum ya aşırı dramatikler." "baksana ben miniciğim sweatin içinde kayboluyorum" "bağcığımı bağlasanaa ben yapamıyorum" "bana çikolatalı süt alsanaaa" gibi cümleler zaten tanıdık gelmiştir. burda erkeklerle daha iyi anlaşan ya da çikolatalı süt seven kızlara laf etmiyorum. bunun farklıyım diye reklamını yapıp seç beni diye bağıran kızlara diyorum. kızlar ayağınız yere bassın. sevilmek ilgi görmek için duruşunuzu bozmayın. sevgiler
devamını gör...
alkol tüketmekle övünmek
ülkemizde vergi vermekle övünmek ile eşdeğerdir.
devamını gör...
wattpad
kitap kapağı dahi açmamış insanların gelip "o uygulamada ergen kitaplar var, ben okumam." diyerek önyargılı yaklaştıkları uygulama.
kabul ediyorum uygulamada gerçekten ergence, +18 ve hayran kitapları dolu ama çok kaliteli kitaplar da var. kurunun yanında yaşı da yakıyorsunuz. kaliteli kitapların hakkı yeniyor.
ki günümüzde yazar olmak isteyenlerin kitle toplaması için son çaresi wattpad oluyor. buna ben de dahilim.
kabul ediyorum uygulamada gerçekten ergence, +18 ve hayran kitapları dolu ama çok kaliteli kitaplar da var. kurunun yanında yaşı da yakıyorsunuz. kaliteli kitapların hakkı yeniyor.
ki günümüzde yazar olmak isteyenlerin kitle toplaması için son çaresi wattpad oluyor. buna ben de dahilim.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük!
espresso gibi, ristretto gibi, lungo gibi, latte gibi yahut ‘gırande vayt çaklıt moka’ gibi elit bir günaydın değil ama…
böyle ciğerden, tavşan kanı, asmalı mahalle kıraathanesi çayı gibi sıcacık; üstüne eser miktarda pudra şekeri serpilmiş çıtır bir ‘doğu kökenli vatandaş’ böreği gibi çıtır, samimi bir günaydın hepinize… mikkemmele yakın bir gün geçirirsiniz umarım…
ille de gırandeli mırandeli kahve içeceklere ise; isimlerinin karton bardaklara ‘doğru’ yazıldığı bir gün diliyorum…
espresso gibi, ristretto gibi, lungo gibi, latte gibi yahut ‘gırande vayt çaklıt moka’ gibi elit bir günaydın değil ama…
böyle ciğerden, tavşan kanı, asmalı mahalle kıraathanesi çayı gibi sıcacık; üstüne eser miktarda pudra şekeri serpilmiş çıtır bir ‘doğu kökenli vatandaş’ böreği gibi çıtır, samimi bir günaydın hepinize… mikkemmele yakın bir gün geçirirsiniz umarım…
ille de gırandeli mırandeli kahve içeceklere ise; isimlerinin karton bardaklara ‘doğru’ yazıldığı bir gün diliyorum…
devamını gör...
alınan mesajların karma puanına etkisi
zaten bir avuç aktif yazar kalmış, şurada yazan çizen. mesajların puana etkisi olursa onları da kaybederiz.
ondan sonra akşama kadar '' 500 online yazar ne yapıyor? '' diye sorup dururuz.
böyle bir uygulama tanım sayısına ciddi zarar verir bence.
ondan sonra akşama kadar '' 500 online yazar ne yapıyor? '' diye sorup dururuz.
böyle bir uygulama tanım sayısına ciddi zarar verir bence.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
sürekli oylayarak sevgimi gösterdiğim yazarlardır.
şimdi buraya isim yazarak şımartmaya gerek yok.
şimdi buraya isim yazarak şımartmaya gerek yok.
devamını gör...
kubital tünel sendromu
ön kolda n.ulnaris tarafından uyarılan m.flexor carpi ulnaris kasının iki başı arasından geçerken sıkışması sonucu oluşur.
karpal tünelden geçmeyen kaslardan biridir.
diğerisi m.palmaris longus
karpal tünelden geçmeyen kaslardan biridir.
diğerisi m.palmaris longus
devamını gör...
robins (yazar)
sözlüğü bilgi kaynağı yapma yolunda emin adımlarla ilerleyen yazar.
bir gün tıp öğrencilerinin internette bilgi ararken yazılarına denk gelip, çok sayıda iyi dilek alacağını düşünüyorum.
tanımlarının devamını diliyorum.
bir gün tıp öğrencilerinin internette bilgi ararken yazılarına denk gelip, çok sayıda iyi dilek alacağını düşünüyorum.
tanımlarının devamını diliyorum.
devamını gör...
ikili ilişkilerde sık yapılan hatalar
ilişkiye başlamak
devamını gör...
mitomani
psikolojik bir vakadır. yalan atıp yalanına inanma ve yaşama durumu da denebilir.
ne kadar tanıdık geldi demi, etrafınıza bir bakın sevgili yazarlar, sizin de çevreniz bu tarz insanlarla dolu degilmi?
bu tarz insanlarla sakın tartışmaya girmeyin bu arkadaşlara he he, tabi tabi diyerek ruh sağlığınıza sahip çıkın.
ne kadar tanıdık geldi demi, etrafınıza bir bakın sevgili yazarlar, sizin de çevreniz bu tarz insanlarla dolu degilmi?
bu tarz insanlarla sakın tartışmaya girmeyin bu arkadaşlara he he, tabi tabi diyerek ruh sağlığınıza sahip çıkın.
devamını gör...
gün doğumu vs gün batımı
ayışığı diyorum, hele dolunayda, gece yaşanan o ışığa, aydınlığa bayılıyorum, istanbul da yüksek bir noktada ve terasta sabaha kadar oturabilirim,
gün batımını da çok abarttıklarını düşünüyorum, akşam olurken benim içim sıkılır, özel olarak sevmem, sevmeyebilirim, buda benim sevmeme özgürlüğümdür, hakkımdır, illaki birini seçmek gerekiyorsa, sabah güneşin doğuşunu tercih ederim, özellikle yaz mevsiminde deniz kenarında harikadır,
bir akşam yazlık bir yerde bir tesisteyiz, çok methedilen bahçeli salıncaklı filan bir yerde yemek yemişiz, kahve içiyoruz, bende haddim olmayarak gün batımına sırtımı dönmüşüm, zaten meraklısı da değilim, orada bulunan kokoş bir teyzemiz, bir iki edebiyat eseri parçaladı, ve bir erkeğin bir kadınla olan randevusunda aynen benim gibi manzaraya sırtını dönen kadına, "gün batımına sırtını dönen bir insan beni nasıl anlayabilir" minvalinde bir şey söylediğinden bahsetti, ve bana da sordu neden izlemiyorsun...
teyzecim sen seviyorsun izliyorsun, ben sevmiyorum, izlemiyorum...
neden?
çünkü istemiyorum...
zevkler ve renkler gerçekten tartışılmamalı, ve sorgulanmamalı,
herkes aynı şeyleri sevecek isteyecek diye bir şey yok, sen seviyorsun, sen sensin...
ben sevmiyorum, ben benim...
gün batımını da çok abarttıklarını düşünüyorum, akşam olurken benim içim sıkılır, özel olarak sevmem, sevmeyebilirim, buda benim sevmeme özgürlüğümdür, hakkımdır, illaki birini seçmek gerekiyorsa, sabah güneşin doğuşunu tercih ederim, özellikle yaz mevsiminde deniz kenarında harikadır,
bir akşam yazlık bir yerde bir tesisteyiz, çok methedilen bahçeli salıncaklı filan bir yerde yemek yemişiz, kahve içiyoruz, bende haddim olmayarak gün batımına sırtımı dönmüşüm, zaten meraklısı da değilim, orada bulunan kokoş bir teyzemiz, bir iki edebiyat eseri parçaladı, ve bir erkeğin bir kadınla olan randevusunda aynen benim gibi manzaraya sırtını dönen kadına, "gün batımına sırtını dönen bir insan beni nasıl anlayabilir" minvalinde bir şey söylediğinden bahsetti, ve bana da sordu neden izlemiyorsun...
teyzecim sen seviyorsun izliyorsun, ben sevmiyorum, izlemiyorum...
neden?
çünkü istemiyorum...
zevkler ve renkler gerçekten tartışılmamalı, ve sorgulanmamalı,
herkes aynı şeyleri sevecek isteyecek diye bir şey yok, sen seviyorsun, sen sensin...
ben sevmiyorum, ben benim...
devamını gör...
yazmak için en huzurlu yer
evinin balkonu. sigara ve çay eşliğinde .
devamını gör...
