sumo deadlift, kişinin bacaklarını barın bir ucundan diğer ucuna doğru açarak yaptığı, barın seyahat ettigi mesafeyi kisaltip, vücudun daha dik açı ile durmasını sağlayarak çok daha yüksek ağırlıklar kaldırmak adına özellikle powerlifting sporunda kullanılan bir deadlift varyasyonudur.
tekniğin çok daha ön planda olduğu sumo deadlift genel görüşe göre cheating'dir. conventional deadlift yani standart deadlift e göre mesafeyi kisaltip hareketi posterior chain için çok daha kolay hale getirmesinden dolayı her zaman eleştirilen bir tarz olmuştur.. özellikle vücut boyu kısa kol boyu uzun olan kişiler barı yerden 10 cm kaldırarak hareketi bitirebilebilir. anatomi önem arz eder. bu da klâsikcileri çileden çıkarır gerçi. böyle deadlift mi olur lan diye. ama powerlifting de nasıl yaptığın değil ne kadar kaldırdığın önemlidir.
devamını gör...

bu gece başlıklarıyla sözlüğün akışını sağlıyor. vay anasını sayın seyirciler.
devamını gör...

the killers'ın ilk stüdyo albümü olan, 2004 çıkışı hot fuss'ta yer alan, bası için gözümü kırpmadan insan kurban edebileceğim şarkı *ki bu kısım çok ironik gelecek insana birazdan...*

oldukça gizemli ve kısmen de olsa eğlenceli gözüken bu şarkının altında aslında çok büyük bir trajedi yer alıyor. brandon flowers ve mark stoermer'ın kaleminden çıkan bu güzel şarkı, 26 ağustos 1986'da henüz 18 yaşında iken öldürülen jennifer levin için kaleme alınmış.

defalarca tecavüz edildikten sonra öldürülen ve central park'ta bir ağacın altına atılmış bu kızı kimin neden öldürdüğü kısmı araştırılırken, çok geçmeden haddinden fazla ilerleme kaydeden polisin bir anda tutukluyu enselemesi ile olaylar gelişir ve katil, jennifer'ı bir cinsel ilişki sırasında yanlışlıkla öldürdüğünü itiraf etmesi ile alevlenir, ama bu alev kısmına adeta benzin döken olay ise bu katilin, jennifer'a zorla başkalarıyla cinsel ilişkiye girmesi için baskı yaptığı ve ona zorla uyuşturucu sattırdığıdır. jennifer'ı adeta köle gibi kullanarak ona hem psikolojik hem de fiziksel şiddet uygulayan bu cani, medyada da oldukça büyük bir ilgi görünce ülkenin tüm gündemi bir anda bu caninin idam cezası alıp almayacağı tartışmasına dönüşmüş.

herkes idam cezası alacağını savunur iken, bir anda idam cezası alamaması ise jürilerin yanlış karar verdiği haberleri ile cinayet kısmı artık başka bir boyuta ulaşmış olur ve yıllarca durulmaz.

killers ise bu güzel şarkıda bu olayı kendi çapında eleştirmiş.
işte harika bas ritimlerine sahip bu tatlı şarkı
devamını gör...

muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur mustafa kemal atatürk
devamını gör...

yaşanması mümkün olmayan şeylerin, yaşamasının imkansız olduğunu bilmektir.
devamını gör...

inşaat işçisiydi , emekli oldu . varolsun kendisi tepeden tırnağa onur , gurur , şeref ve haysiyet abidesi .
devamını gör...

latince os kemikse man da ingilizce adam demek. osman kemik adammı demek tanrı aşkına bu soğuk espriyi yapmak istemiyorum.
devamını gör...

son derece yanlış bir harekettir. hem yazılan tanımın niteliğine bakılmıyor hem diğer yazarların hakkı yeniyor. motivasyonu kayboluyor.

birisi bok yazdığı için bir sürü artı oy alıyor.
ulan öyle bir saçmalık yapıyorsanız arada bana uğrayın. hayaletlere tanım girmekten bıktım usandım.
devamını gör...

kesinlikle izlenmesi gerekenler arasında. sosyalizme inanmış anne, oğlunun sokakta çatışmada olduğunu gördüğünde kalp krizi geçirir ve komaya girer. doktor ufacık bi şokun annesini öldüreceğini söyler ve alex için çabalama süreci başlar. oldukça basit ve soğuk bir apartman dairesinde geçmesinden ötürü fenalık gelebilir ancak politik sistem eleştirisi açısından mükemmel filmdir.
devamını gör...

"ınsan dostunu düşmanından daha zor affeder.."
nietzsche
devamını gör...

yenimle iyi olmuş diyorum.
benim zamanımda böyle değildi anneler babalar.
sanki dersin, dünyadaki tek çocuk onların çocuğuymuş moduna geçmişler.
bebeleri, bir kaşık yesin diye tüm restoranı dolaşmalarından tutta,
ağzı yamultup
yer misin annecim
yer misin babacım
laflarına maruz kalmak falan.
yerlere dökülen yemekler falan.
yiter diyesim geliyordu bazen.
iyi olmuş iyi, çocuksuz restoranlar.
3 çocuk büyüttüm, çocuk sesinin fazlasına gelemiyorum.*
devamını gör...

davarları ile meşhur olan ilçemizdir.
devamını gör...

yemek savaşları
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kuzunun melemesi
rüzgarın uğultusu
yaprağın hışırdaması.
devamını gör...

mutsuzdur.
devamını gör...

camdan bakmakla yetinmeyip,kar görünce mutlu olup dayanamayan insanlardır.
devamını gör...

memleketimdir kendisi. insanları hakkındaki rivayetlerin hepsine inanmayınız, bazen bu konuda beni şaşırtan yorumlar gördüğümden iliştirmek istedim. ayrıca hepimiz şopar değiliz ve trakya şivesi ile konuşmuyoruz. çok içtiğimiz maalesef doğru bir rivayet çoğunluk için, kalıtsal bir miras resmen. ayrıca askerde bana her gece nöbetinde ''şopaaar napıyon len'' deyip tüylerimi diken diken eden hödük uzman çavuş, sana da selam olsun!
devamını gör...

siyasi tepkisizliğin bulunduğumuz siyasi durumdan olduğu gerçeği kabullenilmelidir.
devamını gör...

zeytinyağlı yaprak sarmasının şanındandır. hele bir de soğuksa! ve biraz bekletilmişse...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bilinen diğer ismi ile -takvim farklılığından ötürü- october 1916; mevcut rejime karşı tüm devrimci muhalefetin ve 1917 yılında ön plana çıkacak olan ayrılıkların irdelendiği kısmen sakin bir dönemi ele alan aleksandr soljenitsin eseri. 75 ayrı bölümden oluşan bu uzun tarihi roman, yazarın august 1914 romanının devamı niteliğinde. bu kadar uzun ve detaylı bir anlatımın en kötü yanlarından birine de sahip esasında bu eser; haritanın büyük bir bölümüne yayılan geniş çaplı bir hikaye -ki bu mekan tasvirlerini ve okuyucu için odaklanmayı epey zor hale getiren bir husus- ve hikayedeki karakter fazlalığı. her ne kadar soljenistsin bunun altından oldukça iyi bir biçimde kalksa bile okurken oldukça kafa karıştırıcı bir duruma geliyor yine de soljenitsin buna bir çare bularak karakterlerin ayrıntılı bir biçimde aktarıldığı bir liste ve haritayı kitaba iliştirmiş. eser bütünü ile - ve hatta buna august 1914'ü de eklersek- savaş ve savaş sonrası psikolojisini, savaşın gerekliliğinin ne ile ölçülebileceğini, yönetimin yeterliliğinin tartışmaya ne denli açık olduğunu ve bu dönemde rus halkının yönetime karşı bulunduğu konumu, devrimin ayak izlerini ve dönemin şartlarını anlamak için ideal bir noktada. soljenitsin'in aktardığı fikirlere veya durduğu tarafa bakılmaksızın objektif bir biçimde okunup değerlendirilmesi gereken bir roman çünkü kurguyu bağlama şekli ile ve yarattığı orijinal karakterler ile gerçek bir başyapıt. profesör olda andozerskaya ve pierre obodovski okunması aşırı keyifli karakterlerdi.



“war is not the vilest form of evil, not the most evil of evils. an unjust trial, for instance, that scalds the outraged heart, is viler. or murder for gain, when the solitary murderer fully understands the implications of what he means to do and all that the victim will suffer at the moment of the crime. or the ordeal at the hands of a torturer. when you can neither cry out nor fight back nor attempt to defend yourself. or treachery on the part of someone you trusted. or mistreatment of widows or orphans. all these things are spiritually dirtier and more terrible than war.”
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim