--- alıntı ---
tübitak ulakbim çatısı altında, türkiye'de yayınlanan akademik hakemli dergiler için elektronik ortamda barındırma ve editoryal süreç yönetimi hizmeti sunar. dergipark, ulusal akademik dergilerin standartlara uygun olarak varlık kazanmasına ve uluslararası görünürlüğünün artırılmasına destek olur.

dergipark, dergilerin işleyişine, yönetimine ve içeriğine karışmaz. sadece alt yapı sunar ve sistemin kullanımı için "teknik destek" sağlar. yazarlar, yayınları hakkında her türlü konu için ilgili derginin editörü ile iletişime geçmelidir.
--- alıntı ---
üniversitede verilen ödev ve tez çalışmalarını buradan yararlanarak yapabilirsiniz.

2020 verilerine göre dergipark günlük ortalama kullanıcı sayısı: 100.000 kişiulaşmak isteyenler için link bırakıyorum
devamını gör...

türk basketbolunun efsanevi isimlerinden. basketbola itü'de başlıyor. eczacıbaşı, beşiktaş, fernerbahçe, yenişehir, çukurova sanayi formaları giymiş. sırası bu şekilde değil. 3 ayrı dönemde en çok beşiktaş'ta oynamış ama.
1988 senesinin son maçında, izmir atatürk spor salonunda, fenerbahçe formasıyla (10 numaralı forma) hilalspor'a karşı, sıkı durun, tam tamına 153 sayı atmış.
maç ile ilgili video altta. 35. saniyeden sonrasına bakabilirsiniz.
153 sayı

uzun yıllardır teknik direktörlük yapan erman kunter hem türkiye'de hem de fransa'da bir çok takım çalıştırmış.

1994-1996 darüşşafaka
1996-1997 beşiktaş
1997-2000 türkiye
2002-2003 galatasaray
2003-2004 cholet basket
2004-2005 asvel basket
2006-2012 cholet basket
2012-2014 beşiktaş
2014-2017 le mans
2017-2018 galatasaray

şimdi nerelerde diyorsanız yine cholet basket'i çalıştırıyor. (profosyenel basketbolu bırakıp altyapıda çocuklara şut nasıl atılır, stop jump shot nasıl yapılırı öğretme zamanı çoktan geldi geçiyor)

osmanlı padişahının (2. abdülhamit) torununun kızı, sofia ayten nami ile evli olan kunter'in fransa vatandaşlığı da var.
2010/11 sezonunda fransa'da yılın koçu seçilmiş.
kızı roksan düşük tansiyonlu spor programları hazırlamakta ve uzun yıllardır spor spikerliği yapmaktadır. beinsport ekranlarının deneyimli hanımefendi yüzüdür.

bir de şöyle bir site mevcut. erman kunter basketbol akademi. ekba
buradan
yaz kampı, kış kampı, bireysel antrenman franchise falan diyor.
düzenleme:imla
devamını gör...

gününüz aydın olsun sevgili sözlük ahali.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

katolik bir kadınla protestan kocasının mezarları.

1842 yılında evlenmiş ve 38 yıl boyunca evli kalmışlar. 38 yıl sonra önce adam ölmüş ve protestan mezarlığına gömülmüş. 8 yıl sonra ölen eşini de diğer tarafa gömmüşler. zira aynı yere gömülme izni verilmemiş, mezhepleri farklı olduğundan. kadın, kocasına yakın gömülmek istediğinden, olabilecek en yakın mesafeyi bu şekilde ayarlamışlar. böylece karı koca öldükten sonra da el ele kalmayı sembolik de olsa başarmış.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı
devamını gör...

12 ocak 1876 doğumlu amerikalı çok sevdiğim bir yazardır kendisi. martin eden, vahşetin çağrısı, beyaz diş vb. eserleriyle bilinse de elliden fazla kitap sığdırmıştır o kısa ömrüne. kısa ömrü diyorum çünkü daha 8 yaşındayken gazete satarak çalışmaya başlıyor. 14-15 yaşlarından başlayarak ömrünün sonuna kadar aşırı alkol ve tütün kullanıyor. 17-18 yaşlarında ise edebi çalışmalarını sürdürebilmek için günde 5 saat uyumaya başlıyor. zaten bir konuşmasında ''ben çocukluk nedir bilmedim'' diyor. tabii yaşadıkları da göz önünde bulundurulursa belki de bedeni güçsüz düşüyor. aslında martin eden'ı okuyanlar bilir, otobiyografik bir eserdi martin eden ve tam da martin gibi bir hayat sürüyor. daha doğrusu martin, jack london gibi bir hayat sürüyor.

asla pes etmeyen, tüm güçlüklere dört elle sarılan, belki biraz serseri ama çok çalışkan, hayatı dolu dolu geçirmeye çalışan ilham alınacak biri jack london. ne yazık ki diğer birçok önemli şahsiyetler gibi kendisini de erken yaşta kaybetmiş olmak bizler için büyük eksiklik.


toz olmaktansa, küle dönmeyi tercih ederim. olduğu yerde mıymıntı bir gezegen olmaktansa, bütün atomları alev alev yanan ve ışıldayarak sönen bir göktaşı olmak isterim.
devamını gör...

günaydın sözlük. gönül isterdi ki sabahın köründe güne başlamayalım. en azından uyandığımızda güneş doğmuş olsun, keyifle duş alıp giyinelim ve kahvaltıya inelim. ardından da önceden çalıştırılıp ısıtılmış arabamızla işimize gidelim. heyhaaat. olsun. bu sabah da uyandık ve nefes alıyoruz. bulutlarla bezeli masmavi bir gökyüzü bizi bekliyor. dilerim ki bugün, o kadar da pazartesi olmasın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bı asalet kimde var ya bak bak doyamiyo insan.
devamını gör...

anlamı plazma içinde yer alan ağ anlamına gelen organeldir. tek zarlı bir organel olup ökaryot hücrelerde bulunur. kendisi hücre içi dolaşımından sorumludur ayrıca hücreye desteklik sağlar. ribozom taşıyıp taşımamasına göre * granüllü *granülsüz olarak ikiye ayrılır. granüllü endoplazmik retikulum protein sentezinin sık olduğu hücrelerde daha fazla bulunur. bazı proteinlerin işlenip golgi cisimciğine taşınmasını sağlar. granülsüz endoplazmik retikulum ise kas hücrelerinde kalsiyum depolanmasını;yağ,karbonhidrat, fosfolipit sentezi yapar. insan karaciğer hücrelerinde ilaçların ve zehirli maddelerin etkisizleştirilmesinde rol oynar. ayrıca golgi cisimciğini,lizozomu ve kofulu oluşturur.
*
devamını gör...

doğusu ve batısı, kuzeyi ve güney’i arasında dağlar kadar fark barındıran büyükşehir statüsündeki il.

manda kaymağı, peynir çeşitleri ve kırmızı eti ile meşhurdur. eskiye göre azalma olsa da hayvancılık önemli geçim kaynakları arasındadır. istanbul’daki kırmızı etlerin büyük kısmının balıkesir’den gittiği söylenir. meşhur özerhisar ayranları da burada üretilmektedir.

her geçen gün organize sanayi bölgesi de büyümektedir. organize sanayii bölgesi, bilinen firmalara (kastamonu entegre ağaç sanayi, şişecam, işbir gibi) ait fabrikaların dışında diğer büyük firmalara da (kula yem, tınaz, esmen, yarış kabin gibi) ev sahipliği yapmaktadır. bu hareketliliğin istanbul-izmir otoyolu ile daha da fazla olması beklenmektedir.

öğrenci, memur ve asker şehridir. organize sanayi bölgesinin gelişmesiyle de nüfus artmaktadır.

merkezinde gezilip görülecek pek bir yer yoktur. marmara ve ege denizi kıyılarında bulunan ilçeleri (ayvalık, burhaniye, edremit, erdek, bandırma) özellikle yazları hem yazlıkçı nüfus hem de (daha çok) yerli turist ile epey kalabalıklaşmaktadır.

ve son olarak; keşke il merkezi edremit olsa dediğim şehirdir.
devamını gör...

kesinlikle katılıyorum. burada durup zabaaa gadar entry giren benle, dmlerde fingirdeşip sonra da tavuk gibi erkenden yatan yazanlar bir mi hmm? oyum şutlanmalarından yana, yönetim göreve. hepinizi gınıyorum!
t: çalışmayan yazarların ipini çekmek isteyen yazarlar tarafından ortaya atılan istek.
devamını gör...

eğer istiyorsanız yaşınız kaç olursa olsun taktırın.
ben bundan 4-5 yıl önce taktırmıştım. randevularda telinizi sıktıkça birkaç gün dişlerinizde hassasiyet oluyor, çok rahat yemek yiyemiyorsunuz ama sonra her şey normale dönüyor. bazen ağzınız yara oluyor, ya da telde batmalar oluyor işte o zaman diş hekiminizin verdiği mumdan kullanabilirsiniz. tedavinin bir bölümünde devreye lastikler girecek, onları doktorunuzun söylediği gibi kullanmanız önemli, yoksa tedaviniz uzar.
tedavi sonrasında da dişlerinizin bozulmaması için plak kullanıyorsunuz bir süre. burada da yine diş hekiminizin talimatlarını dinleyin derim.
diş fırçası olarak ben normal fırçalara devam etmiştim, bir de ara yüz fırçaları oluyor onlar çok iyi oluyordu. muhakkak edinmenizi öneririm.
onun dışında verecek bir tavsiye yok, gidin taktırın. :) hayatımda verdiğim en iyi kararlardan biri diş teli taktırmak olmuştu, telleri kullanırken de çıkardıktan sonra da hiç pişman olmadım. verdiğim her kuruş sonuna kadar değdi.
devamını gör...

yaşamak için yemek gerektiğini biliyorum, hatta yaşamak için yeterli olan miktarın ne kadar az olduğunu da çok iyi biliyorum, ama çocukluktan verilmiş bize karbonhidrat zehiri, özellikle tatlı, bilinçaltımızda ödül kategorisine kaydedilmiş, çay sofrası, pasta kutlaması, pizza partisi filan, bizi mutlu eden esas şey yediklerimiz değil aslında, önceliklerimizi değiştirmemiz lazım, başka kavramlara odaklanmamız lazım, böyle yazması kolayda işte, o kafalara gelmeye yetmiyor, bülent ortaçgil inde dediği gibi "anlamak çözmeye yetmiyor" maalesef.
devamını gör...

parliament sinema kulübü 'nün istanbulda bir dernek olmadığını bilmek.
devamını gör...

bi sözlük varmış. çok kafa bir yermiş. bide bu sözlüğü kuran çok kafa bi yoldaş varmış. her ondört şubatta yazarlara karma hediye edermiş. hediyesini kapan sözlük ahalisi hemen kafa store butonunu örseleyip kendine güzel güzel alışveriş yaparmış. sonra mutlu mesut yaşayıp giderlermiş.
devamını gör...

kontrol kalemi.
devamını gör...


anadolu'dan kop gel düz git
ankara'yı geç sağ dön
bursa'nın biraz yukarsı
altunizade'den sonra köprünün hemen aşağısı
avrupa yakası

babamın otoritesini geç
annemin damat takıntısı
abimin şöhret sevdasııı
gençliği solla
kariyeri fulle
çayınıda demle
son durak

avrupa yakası
avrupa yakası
avrupaaaa yakasııııııı
devamını gör...

izmir'in tere ilçesinde kaza yapan bir çiftin başına, çevre halkı tarafından su yerine, damacana ile ev yapımı rakı dökülmesi olayı.

devamını gör...

hyoid kemiğe tutunmayan tek infrahiyoid kastır.
tiroid bezini üstten örter.
devamını gör...

sait faik kendisi için türklerin en kürdü, kürtlerin en türkü der. zor bir hayatı vardı yaşar kemal’in babası gözünün önünde camide öldürüldü tüm gece babası başında ciğerim yanıyor diye ağladığını anlattırdı ki o gecenin sabahı kekeme olmuştur. istanbul’a ilk geldiği zaman parasızlıktan gülhane parkında bir bank üstünde bir hafta yatar ve yastığı o zaman yeni başladığı ince memed romanıdır. romanlarını asla daktilo ile yazmaz mutlaka kurşun kalemle yazardı. o kadar ki çekmecesinde yüzlerce kurşun kalemi olduğu bilinir. kendisinin zülfü livaneli ile ilginç bir ahbaplığı mevcuttu. o zaman ankara’da yatılı olarak lise okuyan zülfü livaneli ince memed türküsünün hiç söylenmeyen bir şeklini keşfeder. kalkar bunu yaşar kemal’e okumak için istanbul’a gider fakat yaşar kemal’i nerede bulacağını kestiremez. sonunda kitaplarının yayınevinde gider yaşar kemal’i sorar ve sonunda tanışırlar. yaşar kemal’e durumu anlatır yaşar kemal kendisini evine davet eder. evine gittiğinde yaşar kemal kendisini karşılar hatta zülfü livaneli için köfte yapar. yaşar kemal’in eşi thilda bu genç delikanlıya fazla yüz vermez fakat türküyü okumaya başlayınca bir anda dikkat kesilir ve o dostluk böyle başlar. buradan türküyü dinleyebilirsiniz.

iyi adamdı yaşar kemal bir nobel’i eksikti ama hiç öyle bir kaygısı olmadı. zor hayatın güzel izler bırakan adamı. ruhu şad olsun. evet.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim