raymond williams
en samimi kahkahalarınızı atarken bir anda, suskunlaşıp boşluğa dalmanızı sağlayan insanları asla affetmeyin. sözünün sahibi yazar'dır.
devamını gör...
bisiklet sürme nedenleri
kontrol ve denge hissini yaşamak için.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözkükçüm,
sabah meditasyonumu yaptıktan hemen sonra okumaya başladım.
yo yo bela değil tabi ki takipcanlarımın tanımlarını.
amanda ne hoş ne çok tatlı.
okuyoruz beğeniyoruz falan derken ne göreyim.
'biraz soluklan yiğidim' kim demişse yalan demiş ne yiğidi ya lo ben kadınım. biri sözlüğü uyarsın beni yiğit sanıyor halbuki adım da banu.
eskiden ağız tadıyla daha çok okuyup beğeni atabiliyorduk sankim. eski dediysem en fazla 1 ay önce zaten kaç aydır buradayım. ya da ben okumaya daha çok zaman ayırıyordum gün içine yaydığım için hemencecik yiğitlenmiyordum.
neyse işte özellikle sabahları az okuma keyfim var onunda içine turup sıkıyor bu özellik. yav şimdi 'sen oku okuma diyen mi var?' diyeceksiniz. ee zaten okuyorum da ama öyle bir oluyor ki yav bunu okuduğumu yazar görsün, beğendiğimi anlasın istiyorum. içim kıpır kıpır ediyor anlatabiliyor muyum?
neysem bunun dışında pek iyiyim. bu ara buralarda pek bulunmamam dışında ekstra bir durum yok. çok sıcak çok anlatabiliyor muyum?
dün randevum var bir yerlere evimden çıktım 1 saatlik yol gittim. beynim döndü. maskeydi, terdi derken kendime gelemedim uzun bir süre. oturdum bir gölgeye geçer diye yok anam yok. baş dönmesi, mide bulantısı, uyuşma derken dedim herhalde ölüyorum. aradım arkadaşımı gel beni al diye. kafama bir kaç şişe soğuk su döküp soğuk bir şeyler içtim. akşam üzerine doğru kendime geldim. randevu mu? o iptal ya çiçeğim o yolu boşu boşuna gittik.
herkeslere günaydın, sana yok sen kazana düştün. hadi ben kaçtım.
selamlar, saygılar...
sabah meditasyonumu yaptıktan hemen sonra okumaya başladım.
yo yo bela değil tabi ki takipcanlarımın tanımlarını.
amanda ne hoş ne çok tatlı.
okuyoruz beğeniyoruz falan derken ne göreyim.
'biraz soluklan yiğidim' kim demişse yalan demiş ne yiğidi ya lo ben kadınım. biri sözlüğü uyarsın beni yiğit sanıyor halbuki adım da banu.
eskiden ağız tadıyla daha çok okuyup beğeni atabiliyorduk sankim. eski dediysem en fazla 1 ay önce zaten kaç aydır buradayım. ya da ben okumaya daha çok zaman ayırıyordum gün içine yaydığım için hemencecik yiğitlenmiyordum.
neyse işte özellikle sabahları az okuma keyfim var onunda içine turup sıkıyor bu özellik. yav şimdi 'sen oku okuma diyen mi var?' diyeceksiniz. ee zaten okuyorum da ama öyle bir oluyor ki yav bunu okuduğumu yazar görsün, beğendiğimi anlasın istiyorum. içim kıpır kıpır ediyor anlatabiliyor muyum?
neysem bunun dışında pek iyiyim. bu ara buralarda pek bulunmamam dışında ekstra bir durum yok. çok sıcak çok anlatabiliyor muyum?
dün randevum var bir yerlere evimden çıktım 1 saatlik yol gittim. beynim döndü. maskeydi, terdi derken kendime gelemedim uzun bir süre. oturdum bir gölgeye geçer diye yok anam yok. baş dönmesi, mide bulantısı, uyuşma derken dedim herhalde ölüyorum. aradım arkadaşımı gel beni al diye. kafama bir kaç şişe soğuk su döküp soğuk bir şeyler içtim. akşam üzerine doğru kendime geldim. randevu mu? o iptal ya çiçeğim o yolu boşu boşuna gittik.
herkeslere günaydın, sana yok sen kazana düştün. hadi ben kaçtım.
selamlar, saygılar...
devamını gör...
babayla olan ilişki
ilişki kuracak bir babaya sahip olanların gelip de yazdığı başlıktır.
devamını gör...
sözlüğün ücra bir köy okulunda ölümsüzleşmesi
sadece sözlüklük yapmayıp böyle etkinlikler yapması da çok hoşuma gidiyor. tebrikler kafa sözlük!
devamını gör...
yazarların kafasında yankılanan replik
neden bilmiyorum hiç aklımdan çıkmayan repliklerin başında gelir kendisi. (bkz: run forrest run)
şimdi düşünüyorum da aklımda beni umutsuzluğa sürükleyen, bir benzetme yapacak olursam forres'ta taş atıp,
bisikletle peşine düşen çocuklar gibi peşimi hiç bırakmayan kötü düşünceler var.
belki de forrest'ın ayağındaki demirler gibi kendi zihnimde oluşturduğum bir kalıba soktuğum şeylerin kalıbını söküp atmam gerek.
kısacası zihni özgür bırakmak gerek. belki benim de forrest gibi yapmam gerek.
kötü düşüncelerden kaçmam, var gücümle koşmam gerek. run forrest run.
o meşhur sahne:
şimdi düşünüyorum da aklımda beni umutsuzluğa sürükleyen, bir benzetme yapacak olursam forres'ta taş atıp,
bisikletle peşine düşen çocuklar gibi peşimi hiç bırakmayan kötü düşünceler var.
belki de forrest'ın ayağındaki demirler gibi kendi zihnimde oluşturduğum bir kalıba soktuğum şeylerin kalıbını söküp atmam gerek.
kısacası zihni özgür bırakmak gerek. belki benim de forrest gibi yapmam gerek.
kötü düşüncelerden kaçmam, var gücümle koşmam gerek. run forrest run.
o meşhur sahne:
devamını gör...
anlatırken ağlarım diye anlatamadıklarımız
küçükken suçsuz yere yenilmiş dayakları anlatmak.
devamını gör...
göksu deltası
akdeniz kıyısında çukurova'dan sonra ikinci büyük delta olma özelliğine sahip olan deltadır.
devamını gör...
uno
arkadaşlarımla çok keyif alarak oynadığım oyunlardan biriydi. şimdilerde kartları çok pahalı olmuş. mobil uygulaması da vardır aynı zamanda ama canlı olarak oynamanın tadını vermez.
aynı zamanda ispanyolca'da 1(bir) anlamına gelen kelimedir.
aynı zamanda ispanyolca'da 1(bir) anlamına gelen kelimedir.
devamını gör...
atatürk dirilse yapacağı ilk şey
ülkeye genel olarak bakardı ve ben size bir şey öğretememişim deyip utanmamızı beklerdi. tabi utanacak yüzümüz varsa.
devamını gör...
sagalassos antik kenti
aynı zamanda devrinin en büyük amfitiyatrosuna sahiptir.
şehrin en büyük olduğu zamanlarda 2000 civarı bir nüfusa sahip olduğu düşünülürken, 5000 kişilik bir tiyatroya sahip olması devri için kültürel bir merkez olduğunu da ortaya koyar.
ayrıca tiyatroya iki ya da daha fazla kişi giderseniz; muhakkak biriniz karşıya geçin ve normal konuşma şeklinde konuşun. aranızda tahmini 50metre olmasına rağmen diğeriniz konuşmayı net duyacaktır, öyle de bir akustiği mevcut.
tek problemi, tiyatroya giden patika biraz zorlu ve tiyatro girişi devrilen taşlar sebebiyle parkur gibi. dikkatli olmanızda fayda var.
bunun dışında, bulunan yapıların orijinal / restore edilmiş halleri muazzam. çeşmesi yapım çağına göre inanılmaz güzellikte. özellikle çeşmenin baktığı açıklıktan gün batımını seyretmek mükemmel bir aktivite.
buraya ulaşım eskiden keçi yolu gibi bir tali yol ile mümkünken, günümüzde artık jilet gibi bir asfalt ile sağlanıyor. o yüzden yolun çok virajlı olması gözünüzü korkutmasın. sakin bir şekilde araba kullandıktan sonra herhangi bir problem ile karşılaşmayacağınızı düşünüyorum.
şehrin en büyük olduğu zamanlarda 2000 civarı bir nüfusa sahip olduğu düşünülürken, 5000 kişilik bir tiyatroya sahip olması devri için kültürel bir merkez olduğunu da ortaya koyar.
ayrıca tiyatroya iki ya da daha fazla kişi giderseniz; muhakkak biriniz karşıya geçin ve normal konuşma şeklinde konuşun. aranızda tahmini 50metre olmasına rağmen diğeriniz konuşmayı net duyacaktır, öyle de bir akustiği mevcut.
tek problemi, tiyatroya giden patika biraz zorlu ve tiyatro girişi devrilen taşlar sebebiyle parkur gibi. dikkatli olmanızda fayda var.
bunun dışında, bulunan yapıların orijinal / restore edilmiş halleri muazzam. çeşmesi yapım çağına göre inanılmaz güzellikte. özellikle çeşmenin baktığı açıklıktan gün batımını seyretmek mükemmel bir aktivite.
buraya ulaşım eskiden keçi yolu gibi bir tali yol ile mümkünken, günümüzde artık jilet gibi bir asfalt ile sağlanıyor. o yüzden yolun çok virajlı olması gözünüzü korkutmasın. sakin bir şekilde araba kullandıktan sonra herhangi bir problem ile karşılaşmayacağınızı düşünüyorum.
devamını gör...
can kazaz
asıl adı uluğ can kazaz olan; lisans eğitiminde fizik bölümünü bırakıp müzik eğitimi aldığı rivayet edilen ve değişik duğuşuk* şarkılar söyleyen ama güzel söyleyen bir sanatçımız.
beni insanlar yoruyor* dediği bir tık uzağınızdaki şarkısı bahar gelse de çayırlarda koşsak hissi uyandırırken
baş ucunda bir zeytin ağacı bekliyor istediğin gibi dediği bir tık uzağınızdaki şarkısı ise sağ gösterip sol vuranlardan. bu şarkıyı çok uzun süre normal bi aşk şarkısı dinler gibi dinledikten sonra aslında vefat eden babasının ardından yazdığını öğrenince öküz oturdu içime resmen*.
beni insanlar yoruyor* dediği bir tık uzağınızdaki şarkısı bahar gelse de çayırlarda koşsak hissi uyandırırken
baş ucunda bir zeytin ağacı bekliyor istediğin gibi dediği bir tık uzağınızdaki şarkısı ise sağ gösterip sol vuranlardan. bu şarkıyı çok uzun süre normal bi aşk şarkısı dinler gibi dinledikten sonra aslında vefat eden babasının ardından yazdığını öğrenince öküz oturdu içime resmen*.
devamını gör...
spontane radyo yayını
sözlük radyosuna merhaba demiş, ilk bölümüyle yakın arkadaş muhabbeti gibi başlamış programdır. ömrü uzun, dinleyeni bol olsun. dinlemedeyiz!*
devamını gör...
friedrich william radloff
alman asıllı rus türkolog.
ömrünü vakfettiği türkoloji için şunu söylemiştir.
"ben, hayatım boyunca yeni bir ilmin, türkolojinin kuruluş ve gelişmesini yaşadım ve gücümün yettiği kadar bu ilmin ilerlemesine hizmet ettim. bu yüzden benim çalışmalarım, başkalarının da yardımını gerektiren bu ilim dalının tamamlanması ve türkolojinin devam etmesi için birer yapı taşı olmaktan başka bir şey ifade etmez."
ömrünü vakfettiği türkoloji için şunu söylemiştir.
"ben, hayatım boyunca yeni bir ilmin, türkolojinin kuruluş ve gelişmesini yaşadım ve gücümün yettiği kadar bu ilmin ilerlemesine hizmet ettim. bu yüzden benim çalışmalarım, başkalarının da yardımını gerektiren bu ilim dalının tamamlanması ve türkolojinin devam etmesi için birer yapı taşı olmaktan başka bir şey ifade etmez."
devamını gör...
montrö boğazlar sözleşmesi
lozan antlaşması ile beraber türkiye'nin tapu seneti bir sözleşmesidir. bunu tartışmaya açıp kaldırılmasına dair fanteziler kurmak da tehlikeli bir girişimdir. tartışmaya açılması istanbul kanalı projesi onayı tartışmaları ile beraber bir çekim merkezi oldu.
halbuki, türkiye'nin boğazlar üzerindeki hakimiyeti 1936 yılında imzalanan montrö sözleşmesi ile pekiştirilmiştir. ondan önceki 13 yıl süresince istanbul boğazı askersiz bir bölge olmuş. çok uluslu bir yönetim altındayken montrö sayesinde tsk'nın tam egemenliğine kavuşmuştur.
halbuki, türkiye'nin boğazlar üzerindeki hakimiyeti 1936 yılında imzalanan montrö sözleşmesi ile pekiştirilmiştir. ondan önceki 13 yıl süresince istanbul boğazı askersiz bir bölge olmuş. çok uluslu bir yönetim altındayken montrö sayesinde tsk'nın tam egemenliğine kavuşmuştur.
devamını gör...
pkk'nın başına geçse pkk'yı bitirecek kişiler
(bkz: pardon filmindeki ibrahim)
devamını gör...
12 eylül 2021 yoldaş'ın yeni ismi unutması
geçmiş olsun isimsiz kaldık. herhalde yeni isimi koymayı unuttular. koyun güzel bir ismimiz olsun.
devamını gör...
evlilik teklifi fikirleri
nasıl edilirse edilsin ileride sorun yumağı haline gelecek birleşimdir.
evlenmek haklarını ikiye bölmek ve görevlerini ikiye katlamak demektir. arthur schopenhauer
çok yaratıcıymış gerçekten!
evlenmek haklarını ikiye bölmek ve görevlerini ikiye katlamak demektir. arthur schopenhauer
çok yaratıcıymış gerçekten!
devamını gör...
uykusuzkahve
çekilin mekanın sahibi yazar gelmiş.
an itibariyle benim için 23 nisan şuandan itibaren başlıyor. çocuklar gibi şeniim.
ah uykusuz kahve, benim gelişiyle neşe saçan kahveli kekim*
an itibariyle benim için 23 nisan şuandan itibaren başlıyor. çocuklar gibi şeniim.
ah uykusuz kahve, benim gelişiyle neşe saçan kahveli kekim*
devamını gör...