öncelikle üstteki en çok favorilenen yazarın söylemiş olduğu yanlışlıkları düzelterek konuya başlamak istiyorum. vajinismusta "genellikle kızların küçük evlendirilmesi, partner kötü davranması" gibi bir durum kesinlikle görülmez. cinsel travma sonrasında vajinismus hadiseleri varsa bile bu çoğunluğu kesinlikle oluşturmaz, keza küçük evlendirmeyle pek bir ilgisi yoktur, takip ettiğim vajinismus hastalarının eşlerinin birçoğu halim selim beyefendiler, eşinin üzerine titreyen adamlardır, böyle bilgiler vermek kişilerde "damgalanma" oluşturabilir. böyle bir yazıyı okuduğunuzu düşünün, bir eş(erkek) olarak kötü hissetmez misiniz? o yüzden kaynakçamızı sağlam göstermeden bilgi vermenin kesinlikle doğru olmadığını düşünüyorum. zaten böyle cinsel mitler, cinsel terapinin temel konusudur, bunları aşmaya çalışırız.

evet "vajinismus nedir"e gelelim; vajinismus, vaginal giriş kaslarında, vaginaya dışarıdan bir cisim veya penis her neyse dokunduğunda veya yerleşmeye çalıştığında gerçekleşen "istemsiz, kişinin kontrolünde olmayan" kasılmadır. kişi bunu bile isteye yapmaz, kocasını beğenmediği için kendi vajinasını kapatmaz, erken evlendiği için kendini saklamaz, bunların hepsi cinsel yanlış inanışlardır.

geçmişte yaşanan olumsuz cinsel deneyimler buna sebep olabilir tabi ki, yanlış inanışlar da keza öyle. ilk birleşmesinin çok ağrılı olacağı, kanamasının çok fazla olacağını düşünen bir kişi nasıl rahat bir cinsel birleşme yaşayabilir ki sonuçta?

vajinismus psikiyatrik bir rahatsızlıktır öncelikle, bunun başka bir alternatifi yoktur. bir fizyoterapist, bir kadın doğumcu her kimse artık, psikiyatrist olmadan vajinismus tedavi etmeye kalkıyorsa hata ediyordur, iki iki dört. burada amacımız vajina bölgesini kanırtarak açmak ve penisin yerleşebileceği alanı sağlamak kesinlikle değildir. amacımız kişiye vajinal kaslarındaki o istemsiz kasılmaya aşina olmayı ve bu kasları eğitmeyi öğretmektir.

vajinismusta bazı bilinen mitler vardır, misal "benim dar bir vajinam var, penis girince içerde kalırsa ve çıkmazsa ne olur?" bunlardan biridir. biz biliyoruz ki vajina oldukça genişleyebilen bir organdır, penis de vajinaya yerleştiğinde penisi çepeçevre sarar. normal doğum yapan kadınlarda oradan çapı 50cm olan bir bebek kafası geçiyor, penis nasıl yerleşmesin?

diğer bir mit de yukarıda yazdığım "vajinam çok kanayacak, hastanelik olacağım"dır. kızlık zarı dokusunun(ona zar diyoruz ama zar değil kalıntı dokulardır.) penisin sürtünmesi sonucu damlama şeklinde ufak sıyrılmalar sonucu olan kanaması, eğer bir kanama bozukluğunuz yoksa, toplu iğneyi parmağınıza batırdığınızda çıkan kan kadar olacaktır. hali hazırda bu sizi kesinlikle hastanelik etmez.

en son konu da vajinismusun tedavisi. bu tedavi cinsel terapidir ve aksi bir durum yoksa kesinlikle partnerle birlikte yapılır. bu hastalık kadınların hastalığı olmasına rağmen tedavisi çift olarak yapılır. iki tarafa da büyük sorumluluk düşüyor. iyi bir terapiyle başarı oranları %100'e yakındır, yeter ki verilen egzersizleri vakit ayırarak yapabilsin çift.

eğer ekleyeceğim bir şeyler olursa daha sonra ekleyeyim, entry'i daha da uzatmayayım.

herkese sağlıklı günler dilerim, saygılarımla.
devamını gör...

kim namus ve ahlâk şövalyeliği yapıyorsa bilin ki en namussuzu o' dur.
devamını gör...

uzunca yazılan tanımları altına mükemmel bir bkz olabilecek cümle. buralar değerlenecek.
devamını gör...

safiye'nin faik'i başı çeker.
devamını gör...

hasımların fiziksel temastan önce birbirlerini tarttığı süreç.

-kimsin lan sen. oğlum sen kimsin laaaan.
+adam ol adam.
-bak beni delirtmeee.
+delirsen kaç yazar ulan.
devamını gör...

ing: snowball sampling, ya da chain-referral sampling.

bilimsel araştırma yönteminde kullanılan örnekleme yöntemlerinden biridir. genelde katılımcıların zor bulunduğu yerlerde kullanılır ve yöntem şu şekildedir: konuyla ilgili rastgele bir kişi seçilir ve diğer kişilere bu araştırma yöntemi ya da deneyle ilgili bilgi vermesi ve katılımcı toplaması istenir. yani seçilen mevcut kişi, araştırmacı için referans olur.

örneğin: bir araştırmacısınız ve anksiyeteye sahip 50 ergen katılımcıya ihtiyacınız var. bir hastanedeki psikologla görüşüp araştırmanızı anlatıyorsunuz ve sizin için anksiyeteye sahip hastalarını bu araştırma hakkında bilgilendirmesini istiyorsunuz. aynı şekilde, anksiyeteye sahip olmayan 50 ergen katılımcıya ihtiyacınız var. bunun için de bir okula gidip müdürle konuşuyorsunuz ve onun da öğretmenleri bilgilendirip öğretmenlerin de öğrencileri bilgilendirmesini istiyorsunuz. yani kartopu gibi büyüdükçe büyüyor. siz bir kişi buluyorsunuz, o da başka bir katılımcı, onun bulduğu da başka bir katılımcı buluyor.

kartopu örneklemesi türleri:
- linear snowball sampling (doğrusal kartopu örneklemesi)
- exponential non-discriminative snowball sampling (üstel ayrımcı olmayan kartopu örneklemesi)
- exponential discriminative snowball sampling (üstel ayrımcı kartopu örneklemesi).
devamını gör...

ıçinde bulunmak istemediğin ama zorunda olduğun insanların arasında.
devamını gör...

-çok yakışıklısın.
+savcıya anlat derdini.

kimse beni taciz edemez.
devamını gör...

saçma sapan şeylere bile gülebilme duygusunu hala yitirmemiş olmak.
devamını gör...

umurumda olmayan insanlardır.

isteyen istediği şekilde kullanır kardeşim.

millet ne kadar meraklı birbirinin yanlışını düzeltmeye yahu?
devamını gör...

artık mevcuttur efendim. ama buradaki çaylaklık sistemi diğerlerine göre çok daha adil.
en azından çıkma kriterleri var. kör kuyuya atılan taş gibi değil.
şimdiden '' hoşgeldiniz '' diyorum, çaylak arkadaşlara.
devamını gör...

her duyduğum sesi ezan sanıyorum.
devamını gör...

insanın yapabileceği en güzel aktivitelerden biri. bir gece dahi olsa enfes bir yerde dört duvar olmadan uyanmak harikadır. deniz kenarında yapılan kamp şahsıma en güzel gelenidir. sabah gözlerinizi açar açmaz şöyle bir manzaraya kim uyanmak istemez.
devamını gör...

(bkz: monosodyum glutamat)
(bkz: msg)
(bkz: çin tuzu)
devamını gör...

james harden takası ile panayır yerine dönmüş takım.

bir kere kyrie irving gibi bir oyuncuya sahipler. adam 2 haftadır canı istemediği için maça çıkmıyor. harden ile birlikte top ile oynamayı çok seviyor ve bu ikilinin topu nasıl paylaşacağını kimse kestiremiyor.

ellerinde tek pivot hiçbir şeyi umursamayan deandre jordan kaldı. jordan da sırf irving ve durant ile arkadaş olduğu için takıma katıldı ki onlar istediği için maçlara ilk 5 çıkıyordu.

bu takasla ellerinden jarrett allen ve caris levert gibi 2 önemli parça gitti. belki de nba'in en iyi yedek kadrosuna sahipken şimdi ellerinde bir şey kalmadı.

kevin durant ciddi bir sakatlıktan döndü ve fazla zorlamıyor. bu takas ile bazen 5 top bile kullanmadığı maçları görürsek hiç şaşırmam. bu kadar sorunlu oyuncu arasında ne derece odaklanmış olur bilemiyor ki tek üzüldüğüm oyuncu kendisi.

savunma kim yapacak belli değil. muazzam bir hücum takımı olsa da savunma yapmadan hiçbir şey kazanamazsın.

ben açıkçası bir şey beklemiyorum nets'ten. 3 büyük oyuncu ellerinde ve kağıt üzerinde elbette ciddi bir favori ama çok sorunlu bir ekip ve istedikleri uyumu yakalayabileceklerini düşünmüyorum. bu takas ile de nets daha önce boston ile yaptığı takası hatırlattı. o dönem de dönemin iyi oyuncularını takıma katmış ve takımın geleceğini ipotek altına almıştı. orada ciddi şekilde kaybeden taraf olmuşlardı ve anca toparlandılar. şimdi yine aynı sıkıntıları yaşayabilirler. tek iyi olan şey ise; en iyi olmak için çabalamaları. bakalım nasıl bir takım çıkacak bu ekipten ama bu seneyi keyifli hale getirdi bu ekip.
devamını gör...

kendi evladına 1 gün tahammül edemeyenlerin, birinin bir başkasının çocuklarına (1 sınıfta en az 10 çocuk) senenin yarısı tahammül edebildiği için açtığı haksız başlık.
devamını gör...

"birikmiş bir özlemi sakladınız mı. gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi."*

ilk aklıma bu sözler geldi ve birkaç cümle yazmak istedim. özlemek gerçekten zordur. ama hiç gelmeyecek birini özlemek ondan çok daha fazla zor ve acıdır. çünkü gelmeyeceğini bile bile özlemek, belki de kişinin kendine yapabileceği en büyük kötülüklerden biridir. aklımız bilir o kişinin gelmeyeceğini, kalbe: "zaten gelmez boşuna bekleme" der. ama kalbimiz hep bekler. o küçük umudunu hiç kaybetmez. bazen azalır o umut bazen çoğalır ama asla bitmez.

bazen de vefat eden ve gerçekten gelemeyecek birini özleriz. sahiden onlar da bizi özlüyor mudur? biz onların seslerini kulaklarımızda duyabilmek, gülüşlerini hatırlayabilmek için kendimizi paralarız çünkü.

her şekilde özleriz de özleriz... bile bile, içimiz yana yana, kalbimiz kan ağlaya ağlaya... ama vazgeçmeyiz. ne kadar çabalasak da didinsek de yüreğimiz bırakamaz özlemeyi. unutamaz sevdiğini. işte seven insan, sevdiğini sadece gelecek diye özlemez. evet, o kavuşma anının hayali çok güzeldir fakat bazen özlemek bile ayrı güzel değil midir?

"baharda kışı, kıșında baharı özler insan. ne uzaksa onu özler... kavuşmak șart mı? boșver! bazı şeyler yokken güzel."*

evet aynı şairden başka bir söz daha. ama gerçekten de haklı. bazen kavuşmak şart değildir. bazen kavuşmak yokken güzeldir...
devamını gör...

ankara yenimahalle'de ilkokulu okuyan bilim adamı. okulun her yerinde adamım resmi var. haklı bir gurur
devamını gör...

çok heves edip gelmiştim buraya, çünkü okumayı seven birisiyim bu yüzden bir şeyler yazmak beni çok cezbediyordu. ayrıca günlük hayatımda bazen bir şeyler anlatmak istiyorum ya da anlatıyorum ancak beni kimsenin dinlemediğini görüyorum ve açıkçası bu benim hevesimi kırmıyor da değil. buraya geldikten sonra yazdıklarıma değerli zamanlarını ayırarak tanımlarımı okuyan insanların olması beni çok mutlu etmişti ve etmekte. tabi bazı zamanlar hiçbir şey yazmadığım zamanlar oldu da kişisel sebeplerden ötürüydü.

şimdi düşünüyorum burada yazmamın asıl nedenini, internet ortamı da olsa bir şekilde yazmaya, çizmeye ve kendimi ifade etmeye çalışıyorum. zaten günlük hayatımda konuşarak kendimi pek ifade edebildiğimi düşünmüyorum. sanırım bazı insanlar konuşarak bazı insanlar da yazarak daha iyi anlaşılırmış. benim içinde bulunduğum durum da sanırım bundan mütevellit. derslerimde öğrendiğim ya da ekstra öğrendiğim bilgileri buraya aktarmaktan keyif alıyorum. ya da herhangi bir konuda yazmaktan... farklı bir deneyim kazanmak istemiştim ve bundan memnunum.
devamını gör...

"gitmek sadece bir eylemdir,
unutmak ise kocaman bir devrim."
(bkz: nazım hikmet)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim