hafta içi her gün yaptığım bir davranış. plastik kaplardan üç dört tanesine mama doldurup sabahları nehir kenarında gördüğüm kedilere veriyorum, bu ara çok çoğaldılar yav.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ruh haline göre gördüklerimizin kazandığı kıymet, manzara.
belki de göremediklerimizdir kim bilir?
"unique" fon olarak güzel olduğundan bahsetmiş ama izlenilen olunca anlamsız kaldığını da eklemiş girdisinde #531955

bugünkü ruh halimden etkilenmiş bir şekilde pencereden akıp giden masmavi su, bana da boşluk hissi uyandırıyor.
sanırım göremiyorum güzellikleri pek bugün.

bir de unutmadan:

1. isim bakışı, dikkati çeken her şey:
      "karışık rüyalarda görülen manzaralar gibi dumanlı bir sahne." - aka gündüz

2. isim görünüş:
      "boğaz'ın ucundan karadeniz'e bir kapı gibi açılan manzara..." - hüseyin rahmi gürpınar

3. isim konusu bir doğa veya şehir parçası olan resim, gravür veya desen, tablo.

4. isim, mecaz durum:
      "bu sade dekor, ölümün manzarasını ulvi bir tablo gibi güzelleştirmişti." - orhan seyfi orhon


devamını gör...

benim için çok değerli olan bir arkadaşımın yapmış olduğu güzide etkinlik.
kendisine hem güzel yüreği için hem de sözlüğün ilk zamanlarında vermiş olduğu sıkı destek için teşekkürü borç bilirim. 

umuyorum ki bu tür etkinlikler kafa sözlük içerisinde gün geçtikçe artacak. 

edit : pek yakında burs organizasyonu için ayrı bir başlık açıp ; bağışçılarla burs ihtiyacı olan öğrencileri aynı başlık altında toplayacağız.
ayrıca, şeffaf bir şekilde bursların sözlükte görünebilmesinden yanayım.
yakında gerekli düzenlemeleri yapmış olurum.
devamını gör...

kalp severse engel tanımaz. yeter ki sevmek istesin. hayallerde bile sever, öper, sevişir, elini tutar, sarılır, sesiyle, gülüşüyle sarmalanır. gerçek sevgi zamanın dumuruna uğramaz.
...
aşılamayan tek mesafe iki kafa arasındaki mesafedir.
devamını gör...

peygamberimizin(saa) en sevdiği sahabeler den biridir.

muaviye, kölelerinden birine 600 dinar verir ve; "bu 600 dinarı ebuzer e verebilirsen seni azad edeceğim. gittiği her yerde bizi eleştirmeyi bıraksın. " der.

bunun üzerine köle, ebuzer in yanına gider. muaviye yi eleştirmemesi için ebuzer i ikna etmeye çalışır ama nafile. ebuzer in ikna olmayacağını anlayınca ona;

"bu 600 dinarı kabul edersen muaviye beni azad edecek. bir kölenin azad edilmesine sebep olmak istemez misin? " diye sorar.

ebuzer cevaben;

"bu 600 dinarı kabul edersem, asıl ben köle olurum." der.
devamını gör...

karanlık.
devamını gör...

insanlara ait özelliklerin insan dışındaki varlıklara aktarılmasıdır. genellikle hayvanlar baş kahramanı olur. fabllar da hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur, yemek yer ve davranışlarda bulunur. küçük yaş grubuna yönelik olarak eğitici olması ve örnek davranışların anlatılması noktasında en çok başvurulan eserlerdir.
devamını gör...

google arama kutusuna türk ressamlar diye yazıp bilgilenmek yerine sözlükte başlık açıp cehalet sergilemek dediğim başlıktır.
devamını gör...

kanka ne estetiği yaa. yüzüm oturdu bikere!
benimki niye oturmuyor arkadaş?
yaptırdıysan niye inkar ediyorsun?
inkar edeceksen niye yaptırıyorsun?

kaç sandalye koydun da oturabildi yüzün?
devamını gör...

ne yazık ki hala gerçekleştirilmesi zorunlu olan bilimsel aşama (hayvan deneyleri) için kullanılan bilim kahramanları, öz evlatlarımız.

arkadaşlar, olayın bizzat içinden gelen biri olarak çok kısa bir iki şeyden bahsetmek istiyorum. öncelikle canlı organizmayı bir bütün halinde simüle edebilecek bir teknolojimiz yok. doku ve organ mühendisliği son 10 yıla kıyasla çok gelişmiş durumda evet, laboratuvarda çip üzerinde doku üretebiliyoruz. hatta komple organ üretebilen çalışmalar var (kesin duymuşsunuzdur yapay böbrek, yapay kalp vs haberlerini).

gözden kaçırılan nokta şu: holistik yaklaşım

sizin pulmoner hipertansiyonu tedavi etmek amacıyla geliştirdiğiniz ilaç gerçekten etkili olabilir (ve bunu laboratuvarda kalp-damar sistemini simüle ederek gösterebilirsiniz belki) ama ya başka dokularda başka etkilere yol açıyorsa? mesela ereksiyonu tetikliyorsa? tanıdık gelmiştir hikaye muhtemelen ama bilmeyenler için (bkz: viagra) ya da (bkz: sildenafil)

bu olay, hayvan deneyi yapılmasına rağmen gözden kaçan advers etkiye sadece bir örnek. hayvan deneylerini ortadan kaldırırsanız holistik (bütüncül) yaklaşımı da tamamen ortadan kaldırmış olursunuz, oluşabilecek sorunları gözden kaçırırsınız.

yine bir örnek vereyim. kolistin bizim bildiğimiz bir antibiyotik. yıllar önce bol bol kullanılan fakat günümüzde geri çekilen, çok zorda kalmadıkça kullanılması tercih edilmeyen bir ilaç, çünkü nefrotoksik (böbreklere kalıcı hasar verir). neden böyle bir düzenlemeye gidildiği çok açık, çünkü sadece enfeksiyonla ilgili parametrelere bakılıp bakteriler üzerindeki öldürücü kabiliyeti araştırılmış. unutmayın ki yediğiniz içtiğiniz neredeyse her şey kana karışır, kana karışan bir şey de bütün vücudu dolaşır. yeni bir ürünü piyasaya sürmek istiyorsanız hepatonefrotoksik olmamasına özen göstermelisiniz (loreal'in ürettiği rujun uzun süreli kullanımda böbrek yetmezliği yaptığını düşünün. satın alır mısınız?). firmalar da bu açıdan yaklaşıyor olaya. ticari itibar diye bir şey var sonuçta.

kendinizi firmanın yerine koyun. böbreği ayrı, karaciğeri ayrı, deriyi ayrı, sinir sistemini ayrı, kardiyovasküler sistemi ayrı... bütün sistemlerini ayrı ayrı test etmektense hayvanda test edilmesi daha az maliyetli ve daha doğru. daha doğru olmasının sebebi de bu araştırdığınız sistemler arası iletişimde gizli. örnek veriyorum, ürettiğiniz şampuanı laboratuvar ortamında ayrı ayrı deri, karaciğer, böbrek, kas, kalp-damar (dolaşım) sinir sistemi vs gibi çeşitli dokularda test edersiniz. sorun çıkmaz fakat şampuanı piyasaya sürdüğünüzde müşterilerinizden ellerde titreme yaptığı şikayetini alırsınız. sebebi (tamamen hayal gücümü kullanıyorum) saçlı deriden emilerek kana karışan, beyne ulaşan, beyinden de istemsiz şekilde ellere kasılma komutu yollayan şampuanınız çıkabilir. ayrı ayrı değerlendirdiğinizde sorun görmemeniz, bunun sorunsuz bir ürün olduğu anlamına gelmiyor. faz 4 denilen evre bu yüzden var, piyasaya sürülen bütün ilaçların takip edilmesi durumu, farmakovijilans.

gönül ister ki hayvan deneyi yapmadan, bütün bu anlattıklarımı laboratuvarda yapabilelim, ama yapamıyoruz. teknoloji gelişene kadar hayvanları kullanmaya devam etmek zorundayız. yine de size söyleyebilirim ki o hayvanlara gözümüzden daha iyi bakıyoruz. gerçekten öyle.

bir diğer değinmek istediğim konu ise insanların "hayvan hakları" adı altında kendi faşist düşüncelerini kamu nezdinde paylaşmaları. neymiş efendim tecavüzcüler, kadına şiddet uygulayanlar, katiller, onlar, bunlar kullanılsınmış deneylerde. çocuklar bakın; çok romantik konuşuyorsunuz ama bir sağlıkçı olarak bu düşüncenizin karşısında evvela ben duracağım. her kimi öldürmüş, kimleri katletmiş, kime şiddet uygulamış olursa olsun insan, öncelikle insandır. primum non nocere sözünü size fakültede kafanıza vura vura öğretmedikleri için bu düşünceleriniz galiba. insan ne suç işlerse işlesin, hakları evrensel kanunlarla korunan bir canlıdır ve rızası dışında bir deneye tabi tutamazsınız. bu yapılsın diyen herkes benim gözümde potansiyel insan hakları teröristidir. bu durum neye benziyor biliyor musunuz, ısrarla idam gelsin diyenlerin karşısında duruyoruz ya biz hani (çünkü hepsinden öte idam ederek bir insanı öldürmek onuruna aykırı. ayrıca insan hakları ihlalidir), çünkü idam gelirse işler kontrolden çıkıp astığım astık kestiğim kestik diktatöryasına dönüşebilir ya hani ortalık. hah işte bir insanın rızası dışında deney materyali olarak kullanılması da aynı gerekçeyle yasaktır, yasak kalmalıdır, yasak kalacaktır. sevgiler.
devamını gör...

doğu karadeniz bölgesinde yer alan, plaka kodu 29 olan, 2016 yılında nüfusu 162.748 olan bir ilimizdir.

doğuda (bkz: bayburt), batıda (bkz: giresun), kuzeyde (bkz: trabzon) ve güneyde (bkz: erzincan) ile komşudur.
gezilecek bir çok yeri bulunur. karaca mağarası, tomara şelalesi, artabel gölleri, örümcek ormanları, imera manastırı, süleymaniye mahallesi (eski gümüşhane), limni gölü, kent müzesi, satala antik kenti, kov kalesi ve gümüşhane evleri bunlardan bazılarıdır.

yemek kültürü karadeniz yemek kültürü ile benzerdir. pestil - köme, kuşburnu ve ürünleri (marmelatı, çayı, meyve suları vb.) bilinir. halkın başlıca geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. tarım alanlarının çoğu kelkit ilçesindedir (bkz: kelkit). kelkit kültür olarak erzincan'a daha yakındır.
coğrafyası büyük ölçüde dağlıktır . şehir merkezinden harşit çayı geçer (bkz: harşit çayı) bu akarsuyun debisi rafting için elverişlidir ayrıca diğer doğa sporları da yapılmaktadır.

2008 yılında açılmış bir üniversitesi de vardır. üniversite öğrencileri esnafın ana geçim daha doğrusu geçirme kaynağıdır. ulaşım sadece kara yolu ile sağlanır en yakın havalimanları trabzon ve erzincan havalimanlarıdır.
devamını gör...

yüzyıllarca yıl yaşayabilen tropik bölgelerde yetişen kâfur ağacının henüz genç olanlarının gövdesinde ve yapraklarında bulunan yağdan elde edilen madde.

kâfur; akciğerde, solunum yolunda ve kalpte antiseptik etki yapar. saç dökülmelerine, kepek problemlerine , zeytin yağıyla karıştırılıp bele masaj eşliğinde uygulandığında bele, yağını su ile karıştırdıktan sürüldüğünde kaşıntıya ,akneye ve topuk çatlaklarına iyi gelir.

(bkz: zehir dozdadır), bunu unutmayın. kesinlikle sade kullanmayıp su yahut bal ile karıştırın. spesifik konuda ayrıntılı kullanım bilgisi için dm.
devamını gör...

otur oturduğun yerde, bu ekonomik krizde ne sevgilisi. kendine gel, diye bende bağırma isteği uyandıran başlık.
devamını gör...

anitkabir en guzel yanidir tabii ki...
devamını gör...

apricity. kış gününde ortaya çıkan güneş ışığı
basorexia: birini aniden öpme isteği
berceste: okunan bir yazının en tatlı en akılda yeri
bibliosmia: kitap kokusunu sevmek
cafuné: sevdiğinin saçlarını okşama isteği
cheiro no cangote: burnunun ucunu sevdiğinin boynunda nazikçe gezdirirken koklamak
cingulomania: bir kişiye sarılmak için duyulan büyük arzu
ehvenişer: kötülerin arasında en iyisi
eşbah: şen şakrak
euneirophrenia: rüyalardan sonra hissedilen huzur
fernweh: uzaklara gitmeyi istemek
flechazo: ilk görüşte aşk
gökotta. sabahın erken saatlerinde kuşları dinlemek için yürüyüş yapmak
gupse: candan, sevecen.
gümüşservi: geceleri ay'ın suya yansımasıyla oluşan parıltılı görünüm
ikigai: sabahları sizi yataktan kaldıran güç, yaşamak için bir neden
jayus: yapılan esprinin komikliğinden değil de kötülüğünden gülmek
lilav: karların erimesiyle ortaya çıkan su
lirik : esinle dolu, coşkulu.
mbuki mvuki: dans ederken içimizden geçen giysileri çıkarma dürtüsü
mudita: başkalarının sevinciyle mutlu olmak
natsukashii: nostalji hissi veren bir nesne yüzünden anıları yaşayıp keyiflenmek
nermdil: yumuşak dilli, merhametli
novatuirent: içinde bulunulan durumda güçlü bir değişim yaratma isteği
orenda: etrafımızdaki her şeye etki ederek dünyanın değişebileceğini düşünme,
perestiş: delicesine sevmek
petrichor: yağmur sonrası gelen güzel toprak kokusu
pluviofil: yağmuru çok seven
philocalist: güzel şeyleri keşfeden
philophobia: âşık olma korkusu
psithurism: rüzgarın, ağaçların ve yaprakların sesi
rayiha : güzel koku
redamancy: seni çok seven birini karşılıklı olarak çok sevme
retrouvailles: uzun bir ayrılıktan sonra sevdiğinle tekrar buluşmanın verdiği haz.
querencia: kendini en güçlü ve güvende hissettiğin yer
serendipçe: mutlu kaza
shinrin-yoku: doğa havasında huzur bulmak
sillage: sevdiğin biri gittikten sonra ardında bıraktığı koku.
sisu: en zor durumlar karşısında irade, kararlılık, azim göstermek
sukha: dış ortamdan etkilenmeden yaşanan özgün mutluluk
tahassür: yana yakıla özlemek
trouvaille: tesadüfen çok güzel bir şey keşfetmek.
uitwaaien: kafanı dinlemek için rüzgarda yürümek
utelips: güneşli havada açık alanda içecek keyfi

favori kelimem ise
mamihlapinatapai: iki insanın da yapmak istemediği, ancak ikisinin de söylemeye çekindiği için yapmamalarını umarak karşılıklı bakışmaları
devamını gör...

kebapçının camına ekmek banan kemal sunal misali baktığım akıllı saattir.
devamını gör...

alinin ata bakma sorunsalı.
devamını gör...

insanın zihnini kemiren seslerdir, bitmediği sürece huzur vermez.
insanın aklına bin türlü şey gelir.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şiirde üç veya daha fazla dizeden oluşan, anlamca ve biçimce bütünlük oluşturan bölümler bent olarak adlandırılır.
devamını gör...

1. yıl 5+(5) koyun.
2. yıl 5+5+(5) koyun.
3. yıl 10+5+(10) koyun.
4. yıl 15+10+(15) koyun.
5. yıl 25+15+(25) koyun.
6. yıl 40+25+(40)koyun.
7. yıl 65+40+(65) koyun.
8. yıl 105+65+(105) koyun.
9. yıl 170+105+(170) koyun.
10. yıl 275+170+(275) =720 koyun.

ilk sıradaki rakamlar doğum yapan koyunları, parantez içleri doğan yavruları, orta sıradakilerde bir yıl bekleyen koyunları ifade etmektedir.

evet işsizim.

edit: ufak bir işlem hatam olmuş düzelttim hemen.
edit2: elbarto uyarısıyla diğer işlem hatası da giderildi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim