an itibariyle fark ettiğim durumdur. bir kaç yazar ve modun nick6sına minnoş minnoş yazarak kederli olduğunu düşünüyorum. radyo ağır gelmiş veya 14 şubat yalnızlığı da olabilir.
devamını gör...

sanat eseri dokumak gibidir. 2-3-5-10-20 yil sonra donup baktiginizda kalitenize karsilik gelen bir eser gorursunuz. klinik vakalar disinda her cocuk kaliteli bir birey adayidir, henuz sertlesmemis mukemmel kivamda bir hamurdur. nasil sekillendirirseniz oyle birsey cikar sonunda.
devamını gör...

"kitleler hep böyle davranmayı yeğlemiştir zaten.belirsizlikten korkar,kendilerine anlatılan en saçma sapan şeylere dahi hakikat tutunacak bir dal sunmadığı için büyük kalpleriyle iman ederler.bu konuda yapabileceğin bir şey yok.bu kitlelerin peygamberi olmak isteyen kişi karşısındakiler sanki küçük birer çocukmuş gibi masallar anlatmalı,kafalarını envai çeşit hikayelerle doldurmalıdır.zaten bu yüzden zeki insanlar hep kitlelerden uzak durmayı tercih etmişlerdir."
vlademir bartol- alamut
devamını gör...

30 yaş gerçek güzel yaşamın başladığı yaştır. insan 30 yaşından önce genç değil çocuktur. aklı başında, ekonomik özgürlüğü cebinde gerçek gençlik 30 dan sonra başlar. öncesi tonla korkakça hatalar tarihidir. yahut korkaklıktan kaçılan bir ton risktir. aldığın riskleri de eline gözüne bulaştırmaktır.

30 yaşınızı ve sonrasını sevin. eğer henüz gelmediyseniz de kimsenin sizi 30 yaşınızdan korkutmasına izin vermeyin.
devamını gör...

kötülüklerin büsbütün egemen olduğu
namussuz bir çağ bu biliyorsun
devamını gör...

anne ve babaların kıymeti bilinmesi gerekir yoksa ileride çok pişman olursunuz. meyve yemek sağlık açısından çok ama çok önemli ve vücudun ihtiyaç duyduğu vitaminleri doğal yollar ile karşılarsınız onun için sakınca görmediğim durum.sizi düşünen insanları her daim sevin ve kıymetini bilin.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

sincaplar hakkında kısa bir yazı yazıp gideceğim sevgili okurlar. çok tatlı hayvanlardır.*


sincaplar gömdükleri yiyeceklerin yerlerini nasıl hatırlıyor?
sonbahar gelip hava serinlediğinde ihtiyatlı sincapları bir telaş sarar. bulabildikleri kadar sert kabuklu yemişi toprağa gömerek yiyecek bulmanın zor olacağı kış mevsimine hazırlık yaparlar.
kış için yiyecek depolayan bu tatlı canlıların bazıları yiyeceklerinin tamamını tek bir yerde saklar. gömdükleri yiyecekleri bulurken sincapların sadece koku duyularına güvendikleri düşünülüyordu. ancak güncel araştırmalar, sincapların birbirine çok yakın konumlanmış stoklardan sadece kendilerine ait olanları açtıklarını ortaya çıkardı. bu durum, sincapların yiyecek gömerken uzamsal ipuçlarından da faydalandıklarını gösteriyor.
gelişmiş olaysal (epizodik) bellekleri, koku duyusunun işe yaramadığı kar altındaki yiyeceklerini bulmada sincaplara avantaj sağlıyor. kendilerini izleyen türdeşlerini kandırmak için kazdıkları sahte depoları da uzun süre hatırlayabilen sincapların yaşadıkları bölgenin detaylı zihinsel haritasını çıkarabildiği düşünülüyor.
sincapların her bir depolama ünitesine farklı türde yiyecek saklaması da bir süre sonra küçük depolarının yerlerini hatırlamalarını kolaylaştırıyor. yiyecekleri bulmada %95 başarı gösteren sincaplar, bulamadıkları tohumlarla doğaya yeni ağaçlar kazandırıyor.


kısacası sincapları sevelim.* ve onlar gibi biz de doğaya yeni fidanlar dikerek katkıda bulunabiliriz.

kaynak: tübitak bilim ve teknik dergisi mart 2019* sayısı syf. 36 yazan: mesut erol.
devamını gör...

vaya con dios - nah neh nah

devamını gör...

kim olduğu zaten burada anlatılmış, ben de kendisiyle ilgili bir sanat eseri eklemeye geldim.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel john william waterhouse - lamia (1905) görsel kaynak: wikimedia

birbirine aşkla bakan bir çift görüyoruz. kadın sevgilisinin elini tutuyor, belki onun bir yere gitmesini istemiyor, erkek de ona ilgiyle bakıyor. romantik bir an. mı acaba? hayır. bu başlığa yazdığıma göre değil.*
lamia'nın kurbanını öldürüp kanını içmeden önceki an resmedilmiş burada. kurbanını güzelliğiyle, bakışlarıyla kandırıyor ve savunmasız hale getiriyor. waterhouse kadınları o kadar güzel çiziyor ki. tablonun koyu, karanlık renkleri içinde hem elbisesinin rengi, hem duru güzelliğiyle parlıyor lamia. erkek de buna kanacak zaten. sonu belli.
burada lamia'nın gerçek amacını gösteren minik bir detay var ama. lamia'nın belinde ve ayaklarının etrafındaki koyu mavi yılan derisi. lamia yarı insan yarı yılan çünkü. kimliğini gizliyor.
hikayesini bilmeden önce bu tablonun gerçekten aşkı anlattığını sanmıştım. özellikle yılan derisi detayı biraz korkutmadı değil. muhteşem bir eser.
kaynak
devamını gör...

anlatilanin gercekten iyilik olduguna emin miyiz diyecegim sorunsal.
simdi iyilik olarak adlandirilan bir eylemin yapildigini dusunelim. bunun somut olarak birinin yuzune vurulmasi demek bel altindan "karsilik bekliyorum, farkinda ol" demektir. dolayisiyla cikar soz konusudur. ve yapilan iyilikte cikar güdülmez (en azindan somut olarak, karsiligi beklenmez). yani o iyilik, aslinda iyilik degildir. borc verilmis paradan hallicedir.
devamını gör...

aramayanı aramak, sormayanı sormak, sürekli buluşalım diyen taraf olmak. sevdiğini belli etmek. canınıza okurlar sonra. hiç gerek yok. herkese geldiği kadar gitmek lazım.
devamını gör...

ayıp eden başlık.
kilolu olupta dili tatlı olmayana denk gelmedim.
en az göbekli, kel erkek kadar sempatiktirler.
herkesin fit olduğu gezegen burası değil.
o gezegeni arayan aramaya devam etsin.
devamını gör...

ilk defa sözlerini değil de melodisini çok sevdiğim bir şarkıyı paylaşıyorum.
bazı şarkılar tatlı bir rüzgar esintisi gibi.
güzel bir hava katıyor ortama
ve melodilerin ulaştığı her yerde çiçekler açıyor sanki
her şeyin mis gibi kokmasına sebep oluyor
duyuyor musun?

bazı şarkılardan biri çalıyor, evet tam şuan
nasıl ses gelmiyor ya?
asağıdaki şarkıyı açıp dene bir de..

non c'è niente..

iyiki var bazı şarkılar..
ve bazı şarkıları öylesine dinlersin.
sözlerini bilmeden, melodilerini kimseye benzetmeden. sadece öylesine.
öylesine dinlediğimiz şarkılar daha çok biz değil mi?
bence öyle..
devamını gör...

asıl adı adil erdem bayazıt olan şairimiz 1940 yılında maraş'ta dünyaya gelmiş ve maalesef ki 2008 yılının bir temmuz ayı aramızdan ayrılmıştır. gençlik yılları güneydoğu taraflarında geçmiştir. cahit zarifoğlu gibi birçok ünlü şairle lise yıllarında aynı sırayı paylaşmıştır. ankara üniversitesi dil ve tarih-coğrafya fakültesi türk dili ve edebiyatı bölümünü bitirdi. bir süre milli kütüphane'de çalıştı ardından lise düzeyinde edebiyat öğretmenliği yapmaya başladı. 1987 yılında siyasetle haşır neşir olmuş olmalı ki maraş milletvekili seçildi. yazı ve şiirlerini 1960 yılında yani 20 yaşındayken yayınlamaya başladı. 1969 yılından itibaren ise uzun yıllar edebiyat dergiciliği yapmaya başladı. sebep ey ve risaleler iki tane şiir kitabıdır aynı zamanda ipek yolundan afganistan'a ise gezi yazılarındandır.

birçok şiirinde tasavvuftan çokça yararlanmıştır. hatta sebep ey adlı şiir kitabında her şeyin tek ve mutlak sebebinin allah* olduğundan bahseder. şiirlerinde şehrin doğallıktan uzak ortamından kaçışı, zulme haksızlığa başkaldırı gibi şeyler de bulunur. aynı zamanda ünlü şair çok az yazar çünkü şiirin zamanı geldiğinde kendiliğinden ortaya çıkacağına inanır. hiçbir vezine bağlı kalmayan sanatçı serbest bir şekilde şiirlerini yazar. 2. yeni şiir akımının anlatım olanaklarını islami ögelerle birleştirerek şiire mistik bir boyut katmıştır. islam estetiğinin biçimlendirdiği kapalı ve imgelerle dolu bir söylem ortaya koymuştur. şiirlerinde daha çok doğallıktan uzak beşerileşmiş endüstri toplumunun parçaladığı insanı dinsel duyarlılığa davet etmiştir.

risaleler adlı şiir kitabı sayesinde türkiye yazarlar birliği 1988 şiir ödülünü
ipek yolundan afganistan'a adlı gezi yazısı sayesinde ise tyb 1983 gazetecilik ödülünü
almaya hak kazanmıştır.
devamını gör...

beni bildirimlerinde sıkça gören yazarlardır.
devamını gör...

*çok düşünmek
*huzurumu kaçıran insanlar
*tatlı, çikolata vb
*sanalda vakit geçirmek
*geç uyumak
bunları bırakırsam hedeflerime daha çabuk ulaşacağıma inanıyorum kademeli olarak bırakacağım ve umarım. *
devamını gör...

sözlüğün naçizane demirbaşlarından. şahsımı 1 nisan şakası ile rahatsız etmiş olup gereken cevabı almıştır *
(bkz: biz bunun cevabını 15 temmuzda verdik)
komik ve güzel tanımlarıyla, yerinde tespitleriyle beni hep gülümsetmiş minnoş yazar. varlığıyla buraları kıymetlendirmeye devam etsin lütfen.
(bkz: şak diye 1 nisan şakası yapsam ne yapabilirsin ki)
(bkz: ona küçük süprüzler yapın)
devamını gör...

son derece doğru olan bir önerme.

bakın her sıkıştıkları anda bir gaz müjdesi veriyorlar.
yok şurada gaz çıkardık yok burada gaz çıkardık.
ne gazı kardeşim ne gazı?
siz s....sınız. kokusu buraya kadar geldi.
devamını gör...

doksanlı yıllarda melissa joan hart adında sarışın bir genç kadının başrolünde oynadığı dizi. ki kendisini daha önce nickelodeon'da yayınlanan clarissa adlı dizide de başrolde görmüştük. türkiye'de atv'de yayınlanırdı. çok popüler olduğu için eğlenceli birkaç sinema ve tv filmi de çekilmişti. doksanlarda çocuk olmaya dair en eğlenceli ayrıntılardandır.
devamını gör...

şimdi bu adam sağda solda gençlik bitmiş diye de konuşuyordur. gözü kör olasıca.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim