habitus
bireyin önceden öğrendiği şeyleri
kendi kültürü kendi alışkanlığı haline getirmesi anlamına gelen aristotales'in eserlerinde geçen kelime.
kendi kültürü kendi alışkanlığı haline getirmesi anlamına gelen aristotales'in eserlerinde geçen kelime.
devamını gör...
tuhaf
sözlükteki en güzel kelimelerden biridir. hem anlam olarak hem de fonetik açıdan. kullanmaktan çok ama çok keyif alırım. garip anlamına gelen sözcük kullanan kişinin yüklediği anlamları da saygı ve minnetle alır ve kabul eder.
daha önce karşılaşmadığımız ve karşılaştığımız zaman da tam olarak nereye koyacağımızı bilemediğimiz olaylar karşısında kullanabileceğimiz bu sözcük kendinden emin ve tam bir devrimci ruh taşıdığı için de delikanlıdır.
ama tabii bu tanım yeterince açıklayıcı olmadığı ve ben asla kısa tanım yazamadığım için örneklendirmem gerekecek.
mesela hepimizde huy olan mavi rengin üzerine düşen kırmızı tuhaftır. tuhaftır çünkü biz hep ara rengin peşindeyiz ve rengarenk olmak için feda ettiğimiz her şey gökyüzünde yarım ay şeklinde bize göz kırpar.
göz demişken; her göz yuvarlak değildir ve bu da tuhaftır. çünkü tuhaf güzeldir. tam yuvarlak olmayan gözlerin içinde diğer renklere kafa tutan bir renk varsa eğer bu daha da tuhaftır. tanım anlamsızlaştıkça köprüden önceki son çıkışı kaçırma korkusu dolsa da içime uzattıkça uzatasım var cümleleri. çünkü mavi, yeşil, siyah ve kahverengi her şeyin rengi olabilir. sadece bir renk göze özeldir.
daha belalı tanımlar da yazmışımdır elbette ama ilk defa bir tanımın içinde sıkışıp kalmış gibi hissediyorum. sanki son cümleden önce bir kuş cıvıltısı duyacakmışım gibi. her zaman duyuyor muyum acaba o kuş sesini? ve bu yazdıklarım kendini asan yüz kiloluk zenciden daha mı anlamsız?
serbest çağrışımı doğduğu güne lanet ettirdiğimize göre bu tanımı bitirmeden önce en tuhaf doğa olayı olan yağmurdan da bahsedelim. neden aramadan yapalım bunu? yağmur sadece sevdiği insanların tenine değer yağdığı zaman, diğerlerinin ıslaklığı kozmik bir yanılsamadır.
bu tuhaf tanımı anlamsız örneklerle süsleyerek hem sözcüğün anlamını hem de benim bu sözcüğü neden bu kadar sevdiğimi anlatabilmiş olduğumu umuyorum.
tuhaf güzel bir sözcüktür ve ben tuhaf insanların hangi kitapları okumadığını bilirim.
daha önce karşılaşmadığımız ve karşılaştığımız zaman da tam olarak nereye koyacağımızı bilemediğimiz olaylar karşısında kullanabileceğimiz bu sözcük kendinden emin ve tam bir devrimci ruh taşıdığı için de delikanlıdır.
ama tabii bu tanım yeterince açıklayıcı olmadığı ve ben asla kısa tanım yazamadığım için örneklendirmem gerekecek.
mesela hepimizde huy olan mavi rengin üzerine düşen kırmızı tuhaftır. tuhaftır çünkü biz hep ara rengin peşindeyiz ve rengarenk olmak için feda ettiğimiz her şey gökyüzünde yarım ay şeklinde bize göz kırpar.
göz demişken; her göz yuvarlak değildir ve bu da tuhaftır. çünkü tuhaf güzeldir. tam yuvarlak olmayan gözlerin içinde diğer renklere kafa tutan bir renk varsa eğer bu daha da tuhaftır. tanım anlamsızlaştıkça köprüden önceki son çıkışı kaçırma korkusu dolsa da içime uzattıkça uzatasım var cümleleri. çünkü mavi, yeşil, siyah ve kahverengi her şeyin rengi olabilir. sadece bir renk göze özeldir.
daha belalı tanımlar da yazmışımdır elbette ama ilk defa bir tanımın içinde sıkışıp kalmış gibi hissediyorum. sanki son cümleden önce bir kuş cıvıltısı duyacakmışım gibi. her zaman duyuyor muyum acaba o kuş sesini? ve bu yazdıklarım kendini asan yüz kiloluk zenciden daha mı anlamsız?
serbest çağrışımı doğduğu güne lanet ettirdiğimize göre bu tanımı bitirmeden önce en tuhaf doğa olayı olan yağmurdan da bahsedelim. neden aramadan yapalım bunu? yağmur sadece sevdiği insanların tenine değer yağdığı zaman, diğerlerinin ıslaklığı kozmik bir yanılsamadır.
bu tuhaf tanımı anlamsız örneklerle süsleyerek hem sözcüğün anlamını hem de benim bu sözcüğü neden bu kadar sevdiğimi anlatabilmiş olduğumu umuyorum.
tuhaf güzel bir sözcüktür ve ben tuhaf insanların hangi kitapları okumadığını bilirim.
devamını gör...
sosyal medya kullanmayan insan
kullanmıyorum, ihtiyaç da hissetmiyorum.iş dışında son derece içe dönük yaşamayı seviyorum.
devamını gör...
kaşar peynirinin yakıştığı yemekler
o kadar çok cinsiyet üzerine dayalı başlık görüyorum ki "yemekler" kelimesini "erkekler" diye okudum ya.
kaşar bir çok şeye tat veriyor ayıramam.
kaşar bir çok şeye tat veriyor ayıramam.
devamını gör...
geceye enstrümantal bir parça bırak
ufak bir tavsiye; loş, sessiz bir ortamda ve de kulaklikla en son ses dinleyiniz.
devamını gör...
ırkın hayatımızdaki önemi
sanal bir önemdir.
ırk ve din kavramı sağ partilerin en büyük enstrümanlarıdır. (gerçek) solun ise elinde sadece emek vardır. mantıklı insanların oluşturduğu toplumlarda insanların en büyük derdi hayatını kazanmak olur. böyle toplumlarda toplumun çoğunluğunu oluşturan çalışan kesimin ihtiyaçlarına sol partiler cevap verir. azınlıkta kalan sermaye sahibi kesimler de sağ partileri destekler. böyle düşündüğümüzde sürekli olarak sol partilerin iktidara gelmesi gerekir. oysa ki ülkemizde ve dünyanın pek çok ülkesinde sağ partiler söz sahibi olabilmektedir. bunun nedeni sağ partilerin elinde ırk ve din gibi sanal enstrümanların olmasıdır. gerçek sorunlarının önüne bu sanal sorunları koyan çalışan kesim de sağ partileri desteklediği için gerçek sorunları bir türlü çözülemez ve bu böyle sürüp gider. bazen düşünüyorum da insan türü aslında pek de zeki bir tür değil.
ırk ve din kavramı sağ partilerin en büyük enstrümanlarıdır. (gerçek) solun ise elinde sadece emek vardır. mantıklı insanların oluşturduğu toplumlarda insanların en büyük derdi hayatını kazanmak olur. böyle toplumlarda toplumun çoğunluğunu oluşturan çalışan kesimin ihtiyaçlarına sol partiler cevap verir. azınlıkta kalan sermaye sahibi kesimler de sağ partileri destekler. böyle düşündüğümüzde sürekli olarak sol partilerin iktidara gelmesi gerekir. oysa ki ülkemizde ve dünyanın pek çok ülkesinde sağ partiler söz sahibi olabilmektedir. bunun nedeni sağ partilerin elinde ırk ve din gibi sanal enstrümanların olmasıdır. gerçek sorunlarının önüne bu sanal sorunları koyan çalışan kesim de sağ partileri desteklediği için gerçek sorunları bir türlü çözülemez ve bu böyle sürüp gider. bazen düşünüyorum da insan türü aslında pek de zeki bir tür değil.
devamını gör...
kitap okuyan sevgili
rica ediyorum allah'ım bana denk gelsin.
ruhumuz mıknatıs olsun lütfenn, sen oku ben okuyayım, gülelim, kitabı bitirdikten sonra onun hakkında konuşmak heycan verici. hissediyorum bulacağız birbirimizi. belki bir sahafta, belki kitap okurken bankta, seni bekliyorum...
ruhumuz mıknatıs olsun lütfenn, sen oku ben okuyayım, gülelim, kitabı bitirdikten sonra onun hakkında konuşmak heycan verici. hissediyorum bulacağız birbirimizi. belki bir sahafta, belki kitap okurken bankta, seni bekliyorum...
devamını gör...
hastası olunan sözler
hayat kısa ama geniş.
devamını gör...
kırık telefon camı
telefonunun ön camının yara alması sonucu oluşan durumdur.
bir yazarın kozalak futbolu oynarken başına gelmiştir.
geçmiş olsun.
bir yazarın kozalak futbolu oynarken başına gelmiştir.
geçmiş olsun.
devamını gör...
altını çizmek
huzur veren, rahatlatan, mutlu eden durumları tekrarlayınca iyi gelen,
huzur kaçıran, tatsız durumları tekrarlayınca
iyi gelmeyen durum.
can sıkanı, keyif kaçıranı anarak altını çizmemek evladır.
huzur kaçıran, tatsız durumları tekrarlayınca
iyi gelmeyen durum.
can sıkanı, keyif kaçıranı anarak altını çizmemek evladır.
devamını gör...
bu kadar insan aptal olamaz
geçen bir arkadaş yazmıştı , siz bu ülkenin cahilliğini hafife alıyorsunuz diye.
yapılan yanlışlara istinaden sarf edilen hayretler cümlesi.
yapılan yanlışlara istinaden sarf edilen hayretler cümlesi.
devamını gör...
karambol (yazar)
kim ifşa etti adamı dağıtırım lan burayı!
devamını gör...
çay ile en iyi giden bisküvi
bisküvilerin en güzeli: probis .
devamını gör...
iyi insanlara devamlı nankörce muamele edilmesi
şu hayatta kime iyi niyet, güleryüz gosterdiysem, centilmence, fedakarca ve pozitif davrandiysam, er ya da geç beni pişman etmeyi başardı. çiğ, kırıcı, duyarsız davranışlar sergiledi. kendinden soğuttu. alacağınız olsun lan. daha da yüzümü goremezsiniz. tanım: insanoğlunun ve kizinin çiğ süt tükettiğinin kanıtı realite.
devamını gör...
bir insanla ilişkiyi kesmek için yeterli sebepler
yeterince kullanılmak, aptal yerine konmak. insan insanı kullanır ama bunun hududunu aşarsan o götverenliğe girer
devamını gör...
analog saat
aslında bizim için tanıdık bir saat. küçüklüğümüzde ilk öğrendiğimiz saat, analog saat okumadır. saati okurken, çeyrek kala veya çeyrek geçe dilimlerinde duraksama yaşardık. dijital göstergeli saatlerin çıkması, analog sözcüğünü de beraberinde getirmiştir. eskiden analog değil, sadece saat sözcüğü kullanılırken, dijital saatlerin hayatımıza girmesiyle birlikte ondan ayırabilmek için analog saat ismini almıştır.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
kuzguncuktan san marinoya yol yaptım
metrobüs değil helikopter kiraladım
ama bir baktım
kaçak yollarla girmişsin yine yakalandın.
metrobüs değil helikopter kiraladım
ama bir baktım
kaçak yollarla girmişsin yine yakalandın.
devamını gör...
üst üste hapşırmak
ilk çok yaşa yetmemiştir. ölümsüz olmaya çalışıyordur.
devamını gör...
nina simone
jazz ve blues müzikte olan ritmik improvisasyon afrika kültüründen gelir. afrika'da insanlar düğün, cenaze törenleri, tarlada çalışsalar bile dans eder ve müzik söyler yani kısaca kanlarında taşırlar ritmi.
devamını gör...
