25 eylül 2021 değerimin bilinmemesi
bizim ne zaman değerimiz bilindi ki? dedirtiyor*
devamını gör...
halychtidae
yaklaşık 140 tanımı olmasına rağmen nickaltısının açılmamış olmasına şaşırdığım yazardır.
neyse kendisine hoş geldin diyor, sözlükte keyifli vakit geçirmesini umuyorum.
neyse kendisine hoş geldin diyor, sözlükte keyifli vakit geçirmesini umuyorum.
devamını gör...
insanın var olma sebebi
yalnızca din bunun cevabını verebilir ve verir. istediğiniz kadar uğraşın, istediğiniz filozofun görüşlerini okuyun zerre fark etmez. sonuç altında rasyonel bir temel olmayan bir inanç olacaktır. hem bunları düşünenlerde sizin gibi beşer olacaktır. bu sorunun cevabını amasız fakatsız ancak tanrı verebilir. yaşadığım dönemin çok benzeri yaşamış tolstoy bu arayış dönemini itiraflarım adlı kitapta güzelce anlatmıştır. islam dini için bu var olma sebebi benim için muallak. allah elbette kulluk ve kendisini tanımamız için yarattı fakat melekler sorduğunda cevaplamadığı sorular var. bizim içimizde büyük bir sır gizli ve ilahi bir mesaj olduğu kanaatindeyim.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
tedavülden kalkmış para gibi hissettiriyor hayat bazen insana;
adın var ama değerin yok,
senden bir şey olmuyor, yetkili merci dışında imha da edilemiyorsun.
olsa olsa nostaljik bir hatıra diye saklanırsın, bin yılda bir yüzüne bakılır.
o da eski liralar, delikli kuruşlar gibi itibar bekleme yani,
gereksiz bir gereklilik gibi...
adın var ama değerin yok,
senden bir şey olmuyor, yetkili merci dışında imha da edilemiyorsun.
olsa olsa nostaljik bir hatıra diye saklanırsın, bin yılda bir yüzüne bakılır.
o da eski liralar, delikli kuruşlar gibi itibar bekleme yani,
gereksiz bir gereklilik gibi...
devamını gör...
temizlikçi gelmeden önce evi temizlemek
nezaketli yurdum insanının davranışıdır. arka planı araştırılmalıdır.
devamını gör...
10 bin karma puan
an itibariyle ulaştığım karma puandır. emeği geçen yardımı dokunan herkese çok çok teşekkür eder şükranlarımı sunarım. biz kocaman bir aileyiz demeyip koca bir klişeyi yerle bir ediyorum. haydi sözlük ahbap biraz daha destek verin.
devamını gör...
pandora
aynı zamanda bir mücevher markasıdır.
devamını gör...
benimle çıkar mısın sorusu
senelerce neden böyle aptal bir kalıbı kullandığımızı bir kere daha düşündürten başlıktır. yahu neden yaptık biz bunu niye çıkıp demedik yahu sevgili olur musun demek varken neden çıkmak diyoruz bu duruma diye isyan etmedik anlamıyorum.
devamını gör...
efsane kitapların ilk cümleleri
--! spoiler !--
it was the best of times, it was the worst of times, it was the age of wisdom, it was the age of foolishness, it was the epoch of belief, it was the epoch of incredulity, it was the season of light, it was the season of darkness, it was the spring of hope, it was the winter of despair, we had everything before us, we had nothing before us, we were all going direct to heaven, we were all going direct the other way – in short, the period was so far like the present period, that some of its noisiest authorities insisted on its being received, for good or for evil, in the superlative degree of comparison only.
(gbkz: a tale of two cities)
--! spoiler !--
meali:
--! spoiler !--
zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana - sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece 'daha' sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.
(gbkz: iki şehrin hikayesi)
--! spoiler !--
it was the best of times, it was the worst of times, it was the age of wisdom, it was the age of foolishness, it was the epoch of belief, it was the epoch of incredulity, it was the season of light, it was the season of darkness, it was the spring of hope, it was the winter of despair, we had everything before us, we had nothing before us, we were all going direct to heaven, we were all going direct the other way – in short, the period was so far like the present period, that some of its noisiest authorities insisted on its being received, for good or for evil, in the superlative degree of comparison only.
(gbkz: a tale of two cities)
--! spoiler !--
meali:
--! spoiler !--
zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, aydınlık mevsimiydi, karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana - sözün kısası, şimdikine öylesine yakın bir dönemdi ki, kimi yaygaracı otoriteler bu dönemin, iyi ya da kötü fark etmez, sadece 'daha' sözcüğü kullanılarak diğerleriyle karşılaştırılabileceğini iddia ederdi.
(gbkz: iki şehrin hikayesi)
--! spoiler !--
devamını gör...
nisa bölükbaşı
türkiyede ünlü olmak için hiçbir şey yapmanıza gerek olamadığını kanıtlayan kişi.
eminim çekyada kimse umursamıyordur
eminim çekyada kimse umursamıyordur
devamını gör...
regl anıları
hiç olmadı çünkü ağrısından tüm günümü evde geçiriyorum
devamını gör...
türkiye
18 yaşında ve maddi durumum kötü olmasına rağmen uğruna savaşacağım şey. şu her an başka ülke hayali kuran kendi kendimizi yiyip bitiren gençleri gördükçe daha da hırslandığım zamanlar bunlar. pes etmeyeceğim etmeyin. her şeye rağmen bu ülkeyi yüceltelim. atatürk ülkeyi dünya gücüyken mi aldı?
devamını gör...
kırıcı olmaktan korkmak
korktukça insanların üstünüze gelmesi/oynaması olayıdır. ve bu, en son zıvanadan çıkarabilir kişiyi.
devamını gör...
duku
dıştan bakıldığında kayısıya benzetilen duku güney doğu asya’da yetişen bir meyve. kabuğu akrep sokmaklarına karşı tedavi olarak kullanılıyor. tadı ise üzüm ve greyfurt arasında.
kaynak
kaynak
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
bir süredir bir yerde çalışıyorum.
çeşit çeşit insanlar var. bazıları gülümsetiyor bazılarını hiç sormayın...
bir iki duruma şahit oldum.
kasa arkasında indirimde ürünlerden bir çift ürün istedi. erkek deodarantı. iki çeşidi var, ikisini de istediler. biri turunculu diğeri de kırmızılı. kocası karısının iki bileğine de deodarantı sıktı, "koklar mısın? "dedi. kadın" neden ben de denedin ki? "deyip bileklerini uzattı. kocası" sen hangisini beğenirsen onu alacağım. "dedi.
çok basit bir olay belki ama çok güzeldi.
...
el ele tutuşup tatile gelen çiftleri gördükçe kıskanmıyorum ama üzülüyorum.
zoruma gidiyor, bir kez ellerinden tutup onu öpmemiş olmam, o sokaklarda gezmemek...
her şerde bir hayır vardır, öyle mi? ben bu durumu lehime çevireceğim. hayat her an devam ediyor ve her saniye ölümüme yaklaşıyorum. ondan mütevellit iyi olmaya çalışıyorum.
çeşit çeşit insanlar var. bazıları gülümsetiyor bazılarını hiç sormayın...
bir iki duruma şahit oldum.
kasa arkasında indirimde ürünlerden bir çift ürün istedi. erkek deodarantı. iki çeşidi var, ikisini de istediler. biri turunculu diğeri de kırmızılı. kocası karısının iki bileğine de deodarantı sıktı, "koklar mısın? "dedi. kadın" neden ben de denedin ki? "deyip bileklerini uzattı. kocası" sen hangisini beğenirsen onu alacağım. "dedi.
çok basit bir olay belki ama çok güzeldi.
...
el ele tutuşup tatile gelen çiftleri gördükçe kıskanmıyorum ama üzülüyorum.
zoruma gidiyor, bir kez ellerinden tutup onu öpmemiş olmam, o sokaklarda gezmemek...
her şerde bir hayır vardır, öyle mi? ben bu durumu lehime çevireceğim. hayat her an devam ediyor ve her saniye ölümüme yaklaşıyorum. ondan mütevellit iyi olmaya çalışıyorum.
devamını gör...
keko
dağdan gelip bağdakini kovmacalar, siz çıkın burası bizim demeçleri, yazar öldürmeceler, aptal tanımlar, gereksiz taşlamalar, kuru hicivler, kimin ruhusun bilmiyorum. ama kaos çıkarmaya devam edersin zaten burada pek kalamazsın kekocum. bu arada nickiyle bu kadar benzeyen başka yazar görmedim... kendinin bile hatırlamadığın tanımlarında başarılar.
devamını gör...
kadınlar camiye giremez
tanrının gay olduĝunu gösterir.
ne o, bir tek onlar mı kul?
kadının sesine bile tahammül yok, biri öldüĝünde ölenin yalnızca erkek çocuklarının adı zikrediliyor sevdiğimin memleketinde.
kadınlar ne yapabilir ki zaten? soyadını yürütecek çocuklar doğursun temizlik ve yemek yapsın, ütü yapsın, kocasından 10 metre geriden yürüsün, çarşıya giderken çok bol giysin, erkek sözünü bitirmeden kadın asla konuşmasın. sadece bacaklarını açsın. islam bunu istiyor.
belki de artık var olmasını istemediğim tanrı bile.
ne o, bir tek onlar mı kul?
kadının sesine bile tahammül yok, biri öldüĝünde ölenin yalnızca erkek çocuklarının adı zikrediliyor sevdiğimin memleketinde.
kadınlar ne yapabilir ki zaten? soyadını yürütecek çocuklar doğursun temizlik ve yemek yapsın, ütü yapsın, kocasından 10 metre geriden yürüsün, çarşıya giderken çok bol giysin, erkek sözünü bitirmeden kadın asla konuşmasın. sadece bacaklarını açsın. islam bunu istiyor.
belki de artık var olmasını istemediğim tanrı bile.
devamını gör...
ozon tabakası
ozonosfer olarak da bilinen ve güneş'in zararlı ışınlarını atmosferden öteye geçirmediği için insan sağlığını koruyan atmosfer tabakası.
3 oksijen atomundan oluşan ozon adlı gazla dolu bu tabaka. atmosferin yaklaşık 15. kilometresinden 35. kilometresine kadar bu tabaka devam eder. ultraviyole de dediğimiz morötesi ışınların geçişini engeller.
70'li yılların sonundan itibaren artan teknolojik aletlerde kullanılan birtakım karbonlu bileşikler nedeniyle, bu tabakadaki ozon hacminde bir azalma oldu. o günden beri de tabakanın tam olarak eski haline dönmesi ne yazık ki sağlanamadı. dönem dönem ozon deliği dediğimiz bu seyrelme durumu iyileşmeler gösterse de, ne yazık ki tam olarak eski haline dönüp o şekilde sabitlenemedi.
3 oksijen atomundan oluşan ozon adlı gazla dolu bu tabaka. atmosferin yaklaşık 15. kilometresinden 35. kilometresine kadar bu tabaka devam eder. ultraviyole de dediğimiz morötesi ışınların geçişini engeller.
70'li yılların sonundan itibaren artan teknolojik aletlerde kullanılan birtakım karbonlu bileşikler nedeniyle, bu tabakadaki ozon hacminde bir azalma oldu. o günden beri de tabakanın tam olarak eski haline dönmesi ne yazık ki sağlanamadı. dönem dönem ozon deliği dediğimiz bu seyrelme durumu iyileşmeler gösterse de, ne yazık ki tam olarak eski haline dönüp o şekilde sabitlenemedi.
devamını gör...
üniversitedeki kadınların yüzde 70’i başörtülü değilse orada özgürlük yoktur
cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı fahrettin altun'un eşi fatmanur altun'un kısaca siyasal islamcıların özgürlük anlayışını özetleyen özlü sözdür.
--- alıntı ---
cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı fahrettin altun'un eşi fatmanur altun, sosyal medya hesabından boğaziçi üniversitesi hakkında yaptığı paylaşımda "türban" üzerinden kıyasta bulundu.
altun, üniversitede fazla sayısıda türbanlı akademisyen yoksa orada özgürlüğün olamayacağını söyledi. altun'un paylaşımda, "apartheid" kelimesini kullanmasıda dikkat çekti.
altun, paylaşımında, "türkiye’de kadınların yüzde 70’i başörtülü. eğer bir ünviversitenin kadın hocaları içinde başörtülü olanların oranı buna yakın değilse o üniversiteyi bırakın “özgürlükçü, demokrat, çoğulcu”olmayı, temsil konusunda bile apartheid düzeyindedir bazı ünviversitelerde hala tek başörtülü hoca yok. bu hangi düzey?!" ifadelerini kullandı.
apartheid ne demek?
fatmanur altun’un kullandığı "apartheid" kelimesinin anlamı ise şu şekilde: apartheid afrika’nın güneyinde bulunan güney afrika cumhuriyeti ile bu devlete bağlı güneybatı afrika’da 1948 – 1994 yılları arasında resmî devlet politikası olarak iktidarda bulunan ulusal parti hükûmeti tarafından uygulanan ve bu doğrultuda yasalar çıkartarak ırksal ayrımcılığı savunan sistemdir.
--- alıntı ---
haber kaynağı
--- alıntı ---
cumhurbaşkanlığı iletişim başkanı fahrettin altun'un eşi fatmanur altun, sosyal medya hesabından boğaziçi üniversitesi hakkında yaptığı paylaşımda "türban" üzerinden kıyasta bulundu.
altun, üniversitede fazla sayısıda türbanlı akademisyen yoksa orada özgürlüğün olamayacağını söyledi. altun'un paylaşımda, "apartheid" kelimesini kullanmasıda dikkat çekti.
altun, paylaşımında, "türkiye’de kadınların yüzde 70’i başörtülü. eğer bir ünviversitenin kadın hocaları içinde başörtülü olanların oranı buna yakın değilse o üniversiteyi bırakın “özgürlükçü, demokrat, çoğulcu”olmayı, temsil konusunda bile apartheid düzeyindedir bazı ünviversitelerde hala tek başörtülü hoca yok. bu hangi düzey?!" ifadelerini kullandı.
apartheid ne demek?
fatmanur altun’un kullandığı "apartheid" kelimesinin anlamı ise şu şekilde: apartheid afrika’nın güneyinde bulunan güney afrika cumhuriyeti ile bu devlete bağlı güneybatı afrika’da 1948 – 1994 yılları arasında resmî devlet politikası olarak iktidarda bulunan ulusal parti hükûmeti tarafından uygulanan ve bu doğrultuda yasalar çıkartarak ırksal ayrımcılığı savunan sistemdir.
--- alıntı ---
haber kaynağı
devamını gör...
