verilen linke tıklarken, "abartmışlardır lan o kadar da değildir." dedirten evler.

yanılmışım. oğlum gece burada gardiyan gezer. yat zamanı vardır burada. bu nasıl yapı şeklidir? binaları yan yana dikmek o kadar mı zor?
devamını gör...

yazmak rahatlamaktır. kelimelere dökemediğiniz hislerinizi, duygularınızı, öfkenizi, kızgınlığınızı, küskünlüğünüzü, sevginizi her şeyi daha rahat kağıtlara dökebilirsiniz. ruhunuz huzur bulur yazarak. kullanılmayan eşyalarla dolu bir oda misali, içinizi boşaltırsınız. illa birine de yazmak gerekmez. kendiniz için yazarsınız, yazmak için yazarsınız. bazen sizi anlamayan, dinlemeyen birine yazarsınız. her ne sebeple yazarsanız yazın, yazmak en ucuz hobi ve en basit trapidir.
devamını gör...

takipçi sayısı çok olana beşi bir yerde mi takıyorlar?
1 takipçisi olan yazar.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zaman mefhumu sürrealist bir çalışma
hezeyanlarla kaplı örtük bir çatışma
kayıp bir ruhu kurtarmak için
kaybolmuş bir rıhtım boyunca
bir rivayete göre
en nihayetinde yol alan hayaller
sancılı zamanın bitişini bekler
ona dönüşür
bir hayale inanmak
olmayana olmayanı oldurmak için
için için yanarken
makus talih tekerrür eder.
devamını gör...

bu korkuyu özgüven problemi olanlar yaşar. hepimiz sevişiyoruz arkadaşlar. herkes herkesin geçmişine saygı duymalı. ben benimle geçirdigi zamana bakarım. kimsenin geçmişi kimseyi ilgilendirmemeli bence.
devamını gör...

1999 depremi sırasında dönemin sakarya valisi, yanına gelen ve sert eleştirilerde bulunup isyan eden depremzede bir kıza tepki göstermiş, hatta tokatlamaya kalkmıştı. vali bu hareketiyle kamuoyunda epey tepki toplamıştı. o olaydan sonra vali, ne tesadüfse bıyığını kesmişti. dikkat çeken bu imaj değişikliği karşısında gazeteci fatih altaylı, valiye bıyığını kesmesinin sebebini sordu. vali de tıraş olurken kazara jileti bıyığına kaçırdığını, mecburen kestiğini söyledi. cevaptan tatmin olmayan altaylı aynı soruda ısrar edince dayanamayan vali :
sayın altaylı, tıraş olurken yanlışlıkla kestim dedim ya, ne yapsaydım, yarım bıyıkla mı dolaşsaydım? demişti.
devamını gör...

peki o zaman neden piknik yapmıyoruz?
devamını gör...

yonca evcimik'in tozlu raflarda kalmış lakabı.
devamını gör...

yeryüzündeki en yaygın bağımlılıklardan biridir.

kahve ve çay, ucuz ve rahat ulaşılabilirliği, üstüne legal oluşuyla bugün hemen herkesin hayatında. eşsiz kokusu, kıvamı ve çeşitli işlenme türleriyle bizi içine çeken, rahatlamamızı sağlayan içecekler bunlar. öyle ki sigarasını kahvesiz/çaysız içemeyen, bir fincan kahve olmadan güne başlayamayan milyonlarca insan var. her ne kadar bu örnekler size çok masum gelse de, yüzünüzü güldürse de bu çay ve kahve çılgınlığı, kafein bağımlılığını da beraberinde getiriyor.

sadece çay ve kahveden örnek vermiş olsam da meşrubat olarak içtiğimiz hemen her içecekte kafein bulunuyor (çikolatalı her şey, soğuk çay ve kola gibi çeşitli endüstriyel içecekler). öyle ki kafeinsiz diye satılan kahvelerin dahi bir fincanında 4 mg kadar kafein bulunduğu söyleniyor. bir bardak çayda 40-80 mg, bir fincan kahvede ise 70-100 mg kafein bulunduğu su götürmez bir gerçek (tabi ki çayın demliliği ve kahvenin sertliği, işleme biçimine göre kafein miktarları değişebilir).

kafein bağımlısı olduğumuzu nasıl anlarız?
bir gün içinde ortalama ne kadar kahve, çay ve endüstriyel içecek tükettiğinizi hesaplayabilirsiniz. günde ortalama 7-8 bardak çayla birlikte 2-3 fincan kahve içen hemen her insanda kafein bağımlılığı baş gösteriyor. ilk başlarda günde 300 mg ile temelleri atılır, daha sonraları bu miktar 700 mg'ın üstüne çıkar. kafein bağımlılarının günlük aldıkları kafein miktarı 700 mg civarlarında dolaşıyor.

bununla birlikte vücuduna yeterli miktarda kafein almayan bağımlılar, belli bir noktadan sonra uyku problemleri, halsizlik, konsantrasyon eksikliği, motivasyon düşüklüğü, düşünsel aktivitede yavaşlama ve asabiyet gibi belli başlı belirtiler gösteriyor.

günde 4-5 fincan kahve içen ve 10 bardak çayın altına düşmeyen bir bağımlı olarak tanımımı yazdım, kahve-sigara yapmaya gidiyorum... *
devamını gör...

bir hikayesi yoktur,öyle sıradandır.
devamını gör...

evin direği.
devamını gör...

insanların sizi sevmesini sağlamanın bilimsel yoludur. bunu yaptım hadi insanlar beni sevsin demekle olmaz tabii ki. önce iyi ahlaklı, dürüst, çalışkan, cana yakın olacaksınız.

mr. 100 dolar yani benjamin franklin amerika birleşik devletleri’nin kurucu babaları arasında yer alan , çok yönlü bir insan. yayımcı, yazar, kaşif, bilim adamı, diplomat ve siyasetçi yani ne ararsan var adamda. zamanında demiş ki:

“bir zamanlar size iyilik yapan biri sizin ona borçlu hissetmenize kıyasla yeni bir iyilik yapmaya daha hazır olacaktır.”

franklin ünlü otobiyografisinde politikadaki bir rakibinden nadir bulunan ve sadece onda olan bir kitabı ödünç istediği hikayeyi anlatıyor. rakibi, franklin’in istediği kitabı vermeyi kabul ediyor ve ardından franklin kendisine bir teşekkür notu gönderiyor. ikili, hayatlarına yakın arkadaşlar olarak devam ediyor.

peki bu nasıl olmuş? franklin'e göre birinin sizden hoşlanmasını istiyorsanız ondan küçük yardımlar isteyin çünkü iyilik yaptığımız kişilere kendimizi daha yakın hissedermişiz, işin mantığı buymuş.

gördüğünüz üzere dünyayı iyilik kurtaracak. iyilik yap iyilik bul, kim kazanmış kötülükten?
devamını gör...

konuşarak anlaşabilmek, fikirleri saygı çerçevesinde tartışabilmek.
devamını gör...

doğalgaz sayacı ile aramızda manidar bir bakışma yaşanmasına vesile olmuştur.

fırıl fırıl dönüyor zalım...
devamını gör...

“kalbim bir şeyleri bekliyormuş gibi atıyor.”

gogol.
devamını gör...

birbirinin eşi olan, gerçek ikizlerdir.. tek döllenmiş yumurtanın ikiye bölünüp ayrı çoğalan ve büyüyen embriyo kümelerinden oluşur.. tam olarak nedeni bilinemiyor ama aslen doğal biyolojik nedenlere bağlı (hormonal yapı, embriyogenez başlangıcı) olarak görülse de günümüzde çoğunlukla kısırlık tedavilerinin (tüp bebek vs.) sonucu oluşurlar..
devamını gör...

eskiden çocuk dergilerinde bir bölüm yer alırdı.

iki resim arasındaki yedi farkı bulun diye. şöyle bir göz gezdirdik mi , tak diye buluverirdik o farkları.

sıkıntı şu ki; bu mevzuda o yedi farkı bulmak mümkün değil.
devamını gör...

ösym sınavlarında verilen şekerleri eve götürmek bunlardan biridir.
devamını gör...

ilk filmde köpek yatağa çıkmadığı için keanu reeves'in yüzüne pastırma yağı sürmüşler.

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim